Bombanın Ardından Yaşananlar

Onedio’nun çarpıcı haberini gönlüm istemeden paylaşıyorum.Çünkü acılarımızı hafifletecek hiç bir sözüm, yok…

Onedio Özel

11 Ekim, 11:25‘te eklendi

Bir bombanın ardından yaşananlar, pek çoğumuz için ölü ve yaralı sayısından ibaret oluyor. Oysa o bombanın patlamasıyla başlayan ilk saniyeden itibaren çok daha fazlası yaşanıyor. Görülen zararlar konuşulmuyor, yalnızca yaralı denen insanların ne yarasına sahip olduğundan bahsedilmiyor… Adli Tıp doktorlarından Dr. Joseph Erdem tarafından yazılan bu yazıda tüm bu zayiatı okuyacaksınız…

Bir Adli Tıp Doktoru Tarafından Yazılan Bu Yazıyı Mutlaka Okumalısınız: "Bir Patlamanın Anlatılmayan Anatomisi"
Patlayıcı madde infilakında sadece insanlar ölmez. Kollar bacaklar kopar, gözler kör olur, işitme kayıpları, süregen ve geçici hafıza kayıpları ve travmalar da olur. Bir tnt gücündeki patlamada bile, 350-400 metrekare çevredeki bütün kuşlar, ciğerleri patlayarak ölür. Aynı etki, patlamaya 100-200 metre yakındaki sokak kedi ve köpeklerine de olur. Etrafta kırılan camını bile değiştirecek parası olmadığı için, kaç gece soğukta yatacak evler olur.

Bir Adli Tıp Doktoru Tarafından Yazılan Bu Yazıyı Mutlaka Okumalısınız: "Bir Patlamanın Anlatılmayan Anatomisi"
Patlamanın ilk blust etkisi ses hızındadır. Patlamaya yakınlık oranınca, ilk önce akciğer, dalak, bağırsak, östaki borusu gibi içinde basınç olan organlar patlar. Sonra, yaklaşık 3000 derece alevi ile sizi kavurur. En son, şarapnel-parça etkisi ile sizi yaralar. Bütün bunlar saniyenin yarısında olur.

Bir Adli Tıp Doktoru Tarafından Yazılan Bu Yazıyı Mutlaka Okumalısınız: "Bir Patlamanın Anlatılmayan Anatomisi"
Terörizm amaçlı bir patlamadan sonra, en çok da ölen insan sayısından bahsedilir. Ancak asıl etkisi ölü sayısından çok arkada kalanlarda görülür. Patlama ile ölenlerin yakınlarındaki travmalar, patlamadan sağ ya da yaralı çıkmış insanların o can pazarında parçalanmış insanları gördüğünde yaşadığı travmalar, hayat boyu ruhi ve bedensel sakat kalanlardan kimse bahsetmez. Hele o kadar insanın öldüğü bir bombalamada, sokakta kaç kuş, kedi, köpek öldü kimse saymaz…

Bir Adli Tıp Doktoru Tarafından Yazılan Bu Yazıyı Mutlaka Okumalısınız: "Bir Patlamanın Anlatılmayan Anatomisi"
Ancak, bir patlamanın kimsenin bahsetmediği gerçeğinde bunlar da vardır. Kolu kopmuş 15 yaşında bir kızdan kime ne? Kaç kuş mu ölmüş? Otopsi için patlamada parçalanmış çocukları, morgta elimizde iğne iplikle birleştirirken ne hissederiz kimse bilmez… Televizyonda sadece ölü yaralı sayısı duyarsınız, ki o da yalan dolandır.

En çok size anlatılmayan detaylara bakın. Asıl bomba o detaylarda saklı.

En çok size anlatılmayan detaylara bakın. Asıl bomba o detaylarda saklı.
Dr. Joseph ErdemAdli Tabip

Kriminal Psikiyatri & Klinik Psikoloji Uzmanı

Aziz Sancar “Türk’üm O Kadar”

Çok gurur  verici  bir haber; ve ülkemizin gerçeği...iki gündür hayatımız da yeni bir ışık parıldadı Türkiye için bu çok önemli haberi  www.internethaber.com un yazısıyla paylaştım. Sevgiler

NOBEL ödülü alan Aziz Sancar’ın ailesi ‘Türkiye’nin özeti gibi. Bir kuzeni HDP milletvekili, ağabeyi ise albay. Aziz Sancar ise ‘Ben Türküm o kadar’ diyor.

NOBEL Kimya ödülünü kazanan ilk Türk bilim adamı olan Aziz Sancar etnik kimliği ile tartışma konusu oldu. BBC röportaj için aradığında ‘Arap mısınız’ diye sordu. O ise ‘Ben Türküm o kadar’ diyor.Aziz Sancar ailesi şaşırttı Arap mı Kürt mü?

Türkiye sevdalısı olan Aziz Sancar’ın bir kuzeni HDP milletvekili. Ağabeyi ise TSK’da albay rütbesine çıkmış. Aziz Sancar ailesine Mardin’de ‘Bajari’ deniyor. Bu bölgedeki Arap kökenli olanlara verilen bir isim.

Aziz Sancar’ın amcası, 1937’de Savur Belediye Başkanlığı da yapan Şevket Sancar. 1932’de genç Türkiye Cumhuriyeti zamanı, Almanya’dan ‘Savur Tayyaresi’ olarak bilinen savaş uçağı ‘Yunkers’lerden bir tane satın alıp THK’ya bağışlayanlar arasında. Sancar’ın babası Abdülgani Sancar çiftçi. Annesi Meryem Sancar, ev kadını. 8 öz, üç üvey kardeş. Aziz Sancar, kardeşlerin 7’ncisi.

2 AĞABEYİ TSK MENSUBU

AZİZ SANCAR’IN KUZENİ HDP MİLLETVEKİLİ

Prof. Dr. Aziz Sancar’ın kuzeni HDP Mardin Milletvekili Prof. Dr. Mithat Sancar. Mardin taşından yapılmış evi, Aziz Sancar’ın babası Abdülgani Bey yapmış. Doğduğu ve ders çalıştığı odada ders kitapları duruyor. Hepsi, “Gurur duyuyoruz. Kürt, Türk, Arap fark etmez” deyince Abdülgani Sancar, duvardaki bayrağı işaret edip “Biz Türk’üz, anadilimiz Arapça” diyor.
Mithat Sancar, konuşuyor: “Savur’da Kürt-Arap ayrımı yoktur, Bajari-Gundi yani şehirli-köylü ayrımı vardır. Araplara Bajari denir. Ailemiz gibi Aziz Bey de Bajari yani şehirlidir. Araplar da Kürtlere Gundi yani köylü der.”

Aziz Sancar’ın etnik kimliğinin araştırılıp tartışılmasını ayıplıyor. “Aziz Bey duysa çok üzülür. Anadili Arapça olsa da toprağımızın insanı demek doğru olur. Zaten göç nedeniyle köylü-şehirli ayırımı da ortadan kalktı.”

En büyük ağabeyi Kenan Sancar, 1985’te Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı, emekli tuğgeneral. Kurmay olmadığı halde Tuğgeneral olan ender albaylardan.

Ağabeyi Tahir Sancar, emekli Yarbay. Küçük kardeşi Hasan Sancar, makine mühendisi. Ablaları Yıldız, Edibe, Seyran Sancar ev kadınları. Ağabeyi Orhan Sancar, emekli işçi.İsveç Kraliyet Bilim Akademisi’nin Nobel Kimya Ödülü’ne layık gördüğü Prof. Dr. Aziz Sancar, ödülü tıp dalında beklerken kimya alanında almasının kendisi için sürpriz olduğunu söyledi. NOBEL ödülü almasını sağlayanın ABD’deki hayatı değil temel harcının Türkiye olduğunu belirten Aziz Sancar “Sağolsunlar annem babam okuyama büyük önem verirdi’ dedi.

AZİZ SANCAR : TÜRKÜM O KADAR

69 yaşında bilim alanında Nobel alan ilk Türk olan Aziz Sancar tam bir Türkiye sevdalısı. Nobel ödülü sonrasında yabancı medyaya da sürekli bu konularda mesajlar veriyor. Profesör Aziz Sancar Türkiye’de iyi bir eğitim olduğunu belirterek şunları söylüyor;

‘TEMELİ VEREN TÜRKİYE’

“Biz genelde memleketimizi tenkit etmeyi severiz. Fakat bizim memlekette çok güzel bir eğitim var. Türkiye’de ilkokulumuz, ortaokulumuz, lisemiz, üniversitelerimiz bedavadır. Bana bu imkânlar sağlandı. Türkiye’de üniversitede okurken, orada gördüğüm eğitim, buradaki üniversitelerin seviyesindeydi. Türkiye bizlere çok güzel eğitim sağlıyor. Bunu Amerika’da yapamazsınız. O bakımdan ben bu ödülü memleketime ve Cumhuriyet devrinin başlattığı eğitime borçluyum. Ben buraya geldim başarılı oldum ama bana bu temeli veren Türkiye’deki eğitimdi. Ben buraya 1974’te geldim, o geldiğim dönemde Türkiye’nin bugünkü imkânları yoktu. Fakat Türkiye beni hazırlamıştı. Buraya geldiğimde araştırma yapabilecek düzeydim.”

GENÇLER BENİM YAPTIĞIMI YAPMASIN DÖNSÜNLER

Genç beyinlere “hiç yılmamaları” tavsiyesinde bulunan Sancar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dış ülkelere gitsinler, oraları görsünler, çalışsınlar fakat benim yaptığımı yapmasınlar. Türkiye’ye dönsünler. Ben dönemezdim. Askerliği yaptıktan sonra Dicle Üniversitesi’nde bir hekimle görüştüm, oradaki imkânlara baktım, sadece Dicle Üniversitesi’nde değil Hacettepe’de bile, o dönem istediğim araştırmaları yapamazdım. O nedenle dönmedim. Ama şimdi Türkiye çok değişti. Tavsiyem, evet buraya gelin, burayı görün ama sonra Türkiye’ye dönün.”

‘TÜRKİYE 10 YILA AVRUPA’YI YAKALAR’

Türkİye’de çok yetenekli bilim insanları bulunduğuna işaret eden, Avrupa ve Amerika’da başka çok başarılı, pırıl pırıl Türk bilim insanları da bulunduğunu belirten Prof. Dr. Aziz Sancar, şöyle konuşuyor: “Türkiye devleti bilime büyük yatırım yapıyor. O bakımdan ben ümitliyim. Gelecek 10 yıl içinde sanırım Avrupa düzeyine yakın oluruz. Amerika’da Nobel ödülü alabilecek düzeyde araştırmalar yapan insanlarımız var. İnşallah onlar da kazanırlar. Ümitliyim, inşallah başka Nobel ödülleri alanlarımız olur.”aziz-sancar-ve-eşi.jpg

AZİZ SANCAR’IN YABANCI EŞİ KONUŞTU

Aziz Sancar Gwen Sancar ile evli. Nobel ödülü alan eşi hakkında konuşan Gwen Sancar, “Eşimin başarısı, bu ülkeye gelen göçmenlerin ne yapabileceği, nasıl katkı sunabileceği noktasında müthiş bir örnek. Göçmenlerin ABD’de bilime, dünya bilimine katabileceklerini göstermek açısından bu büyük bir olay” diye yorumluyor.

‘TÜRK’ÜM O KADAR’

Kendisine birçok medya kuruluşundan ulaştıklarını ve bundan memnuniyet duyduğunu belirten Sancar, ancak bazı sorulardan ve sosyal medyada kökenine ilişkin yorumlardan rahatsızlık duyduğunu dile getirdi. İngiliz yayın kuruluşu BBC’nin aradığını aktaran Sancar, “Sordukları ilk soru ‘Arap mısınız, kısmen mi Türk’sünüz’ oldu. ‘Arapça ve Kürtçe konuşmuyorum, ben Türk’üm’ dedim. Güneydoğulu olunca bundan kaçamıyorsunuz ama kendimi öyle biliyorum, BBC’ye de söyledim size de öyle söylüyorum” diye konuştu.

kenan-sancar-aziz-sancar-ağabeyi.20151009085049.jpgTUĞGENERAL AĞABEYİ KONUŞTU

Prof. Dr. Aziz Sancar’ın Nobel Ödülü’nü alması, İzmir’in Seferihisar İlçesi’nde yaşayan ağabeyi emekli Tuğgeneral Kenan Sancar’a da büyük sevinç yaşattı. Kenan Sancar (83) şunları anlattı:
“Ben subay olduktan sonra Aziz’i Ankara’ya yanıma aldım. İlkokul üçüncü sınıftan itibaren yanımda okudu. Ortaokul ve lise eğitimini tekrar Savur’da yaptı. Böyle bir başarı elde edeceği zaten belliydi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni dereceyle bitirdikten sonra Mardin’e döndü. Savur’un köyünde iki yıl sağlık ocağında doktorluk yaptı. Burada hasta köylüler için Kürtçe öğrendi.”

‘ÖNCE REDDETTİ’

Yaklaşık iki yıl Mardin Savur’da kaldıktan sonra TÜBİTAK’ın bursuyla kardeşinin ABD’ye gittiğini anlatan Kenan Sancar, kardeşinin en son bir ay önce eşiyle Seferihisar’a yanına geldiğini de anlatan Kenan Sancar, o günkü sohbetlerini de şöyle anlattı:
“Bilim çalışmalarıyla ilgili fazla bir konuşma da yapmadı. Sadece isminin Nobel için geçtiğini söyledi. Bu kadar önemli bir olayı, ‘bakalım ne olacak’ sözleriyle, geçiştirdi. Kansere karşı bilimsel araştırmalarını sorunca, ‘Bir bomba patlatabiliriz’ dedi. Onunla gurur duyuyorum. Kanser tedavisi için de kendisinden bir başarı bekliyorum. Aziz kısa zamanda ona da bir çare bulacaktır. Bizim için onun başarılı olması, özel bir durum değil çünkü kendisi dünyadaki üç önemli isimden birisidir.”