Yeni Yıla Detoksla Girmek….

Sizlere sağlıkla yaşam için detoks nasıl yapalım, neler kazanıyoruz, nerede, nasıl  yapabiliriz, diye yazmayı planlarken sevgili, tatlı Blog’çum Eda çok pratik bir detoks ürünü anlatmış, önce onu paylaşayım, sonra benim deneyimlerimle devam dedim.
İşte Eda’nın kafambionline‘deki yazısı.  Ben biraz alıntı yaptım, ama oradan okumak daha keyifli ve açıklamalı. Yeni yıla başlarken çok iyi olur diyorum, sevgiler, sevgiler…
IMG_3581-1
Yurt dışında Bİ çok insanın yaşamının çoktan Bİ parçası haline gelmiş olan
RAW FOOD (Ham Yiyecek) tüketiminin, Türkiye’deki öncüsü JUICO.
Şipşirin, siparişinizden, arınma sürecinize kadar her an ulaşabildiğiniz ilgili bir takım!
Kısaca JUICO‘dan bahsedecek olursak;
Yaşam tarzımızda çok da büyük değişiklikler yapmadan sağlığımızı korumanın mümkün olabileceği anlayışı ile ortaya çıkmış bir “juice cleanse”, yani taze meyve – sebze suyu karışımlarıyla detoks markası.
IMG_3588-1
Peki “juice cleanse” nedir?
Juice cleanse ile amacımız, belli bir süre boyunca katı yiyecek tüketmeyerek sindirim sistemimizi dinlendirmek ve vücudumuzun bu sayede toksinlerden arınmaya ve yeniden yapılanmaya odaklanmasını sağlamak. Program süresince, hayvansal proteinlerden, kafein ve işlenmiş gıdalardan uzak durarak, vücudun alkali dengesinin düzenlenmesine de yardımcı oluyoruz.
(Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.)
Daha önce benzer tecrübeleri olanlar rahatlıkla kendilerine uygun programı seçeceklerdir.
Lakin hedefimiz geri kalanları tanıştırabilmek!
Yapabilir miyim?
Acıkırım ben.
Şekerim düşer.
İmkansız!
Yorumlarının sahiplerine sesleniyorum!
IMG_3582-1
YA-PA-Bİ-LİR-Sİ-NİZ !

Peki ama NASIL ?
İlk sefer için naçizane KafamBiOnline tavsiyesi Bİ günlük ‘JUICO CLEANSE’ lerden birini tercih etmeniz.
Bİ sonraki sefer 3 günlük ya da 6 günlük kürler ile daha derin Bİ arınma yaşamak için giriş yapmış olursunuz 🙂
1 güne bile cesaret etmekten çekiniyor musunuz?
ya da
sadece bazı öğünlerimi hafifletmek istiyorum mu diyorsunuz?
O zaman ‘TEKLİ JUICO’lardan da tercih edebiliyorsunuz 🙂
‘Emin olamadım?! Kafamda deli sorular…!’ durumu hakim ise de mail ya da telefon aracılığı ile birebir görüşerek size uygun yöntemi belirleyebiliyorsunuz!
IMG_3579-1
Kaçış yok! Sonra teşekkür edeceğinize eminim.
İkna oldunuz mu?
Evet yanıtını duyduğuma inanarak sipariş ve detaylarına doğru ilerliyorum. 🙂
Öncelikle, başlamak istediğinizden 1 gün önce sipariş vermeniz gerekiyor.
Buradaki listede göreceğiniz yerlere teslimat yapabiliyorlar.
Dilerseniz, indirimli olarak:), Kağıthane’deki yerlerinden kendiniz de teslim alabiliyorsunuz.
1-2 gün öncesini hafif yiyecekler, alkol ve kahve tüketmek yerine bitki çaylarıyla da geçirirseniz etkisi çok daha artıyor!
Siparişiniz esnasında yapmanızın ya da yapmamanızın iyi olacağı şeylerle ilgili detaylı bir e-mail paylaşıyorlar. Ezberlemeye gerek kalmıyor. 🙂IMG_3607-1

 

Eklem Ağrılarınız Varsa…

Eklem ağrlıları, romatizmal şikayetleri olanlar için çok güzel bir yazı okuyunca sizlerle paylaşmak istedim.  ROMATOID ARTHRIT ve benzerleri hastalıklardan ben de 2011 den beri tedavi görüyorum. Zaman zaman çok zor anlarım oldu, özellikle bu tip hastalıkların ismini bile duymamışken, hastalığı yaşamam ve ani ataklarla, karşılaşmam, beni ve hayatımı çok zorladı. Şimdi bilerek, korunarak, güvendiğim doktorlarımın destekleriyle hayatım çok daha kolaylaştı. Ama hep dikkatli ve kontrollü yaşıyorum. Zaman zaman ataklarım, şikayetlerim oluyor. Ama hiç olmazsa ne yapacağımı biliyorum.Aşağıda ki yazıda hem çeşitli eklem ağrıları için bitkisel faydalı çözümler var, hem ROMATOID ARTHRIT ile ilgili güzel bilgilendirme ve öneriler var. Ben de çoğunu yapıyorum, ve faydasını görüyorum. Alkali ve Raw Food beslenmenin de çoğu tedavide ve sağlıklı yaşam için çok etkili olduğunu bilen olarak anlatılan her şey daha da anlamlı geliyor. Sizlerle de paylaştım, sevgiler, sevgiler…

10801535_956694527692613_2058680490705626682_n

YÜZLERCE YILDIR RUSLAR TARAFINDAN KULLANILAN ,
EKLEM AĞRILARINI DOĞAL TEDAVİ İKSİRİ
Romatizma , Kireçlenme , Eklem ağrıları ( Travma, ağır kaldırma, kırıklar, arthrit,  romatizma, ve diğer birçok sağlık faktörlerin bir sonucu olarak ortaya çıkan ) 

Malzemeler:

1 yemek kaşığı süzme bal
1 yemek kaşığı öğütülmüş acı hardal tohumu tozu
1 yemek kaşığı kaya tuzu yada Himalaya tuzu ince öğütülmüş
1 yemek kaşığı kabartma tozu (Karbonat )

Cam bir kaseye tüm malzemeyi koyun, güzel ve homojen bir karışım elde edinceye kadar iyice karıştırın içine çok az su yada sızma zeytinyağı katarak krem görüntüsü oluşana kadar karıştırmaya devam edin ve bu karışımı bir krem kabı içine aktarınız.

Kullanım şekli :
Ağrıyan bölgenize , el, bilek , dirsek, diz , ayak …..vd .krema şeklindeki bu karışımdan sürün üzerine streç film yada bir yünlü kumaş, tercihen bir eşarp ile sarın.
Ama, dolaşımı bozmaması için yeterince gevşek bıraktığınızdan emin olunuz ,
1.5 -2 saat kremi üzerinde bırakın. Daha sonra yıkayınız.

Eğer gece uyurken yapabilirseniz daha da etkili olacaktır ancak uygulama yaptığınız alanı fazla sıkmadığınızdan ve dolaşımı bozmadığınızdan emin olunuz .
Uygulama alanını sabah yıkayabilirsiniz.

Ağrılarınız geçinceye kadar aynı tedaviyi hergün tekrarlayın.
İlk uygulamadan sonra bile ağrılarınızın azaldığı ve rahatlamaya başladığınızı fark edeceksiniz .
Bu karışımdaki miktarlar küçük alanlar için örneğin parmaklar , el gibi , bir kaç tedavi için yeterlidir, uyguladıktan sonra kalanını bir kavanoz içinde buzdolabında saklayınız.

Ayrıca bu uygulamanıza destek amaçlı olarak aşağıdaki karışımı da hazırlayıp tüketirseniz eğer çok daha kısa sürede faydasını görmeye başlayacaksınız.

indir (1)Ağız yolundan doğal destek için karışım formülü :
2 tatlı kaşığı Zerdaçal
Yarım çay kaşığı taneden yeni çekilmiş Karabiber
1 Tatlı kaşığı Zencefil
1 yemek kaşığı Yemeklik Hindistan cevizi yağı yada Sızma zeytinyağı içinde iyice karıştırarak her gün yerseniz inanılmaz faydasını göreceksiniz

Not : Bu karışım sizi aynı zamanda Kansere karşıda koruyacaktır ve tedavinize de yardımcı olacaktır .
Zerdaçallı karışımın yeme şeklinde kullanım süresi hakkında önemli not :
Bu karışımı 2 ay tüketip, 3 hafta ara verecek şekilde
yada
3 ay tüketip 1 ay ara verecek şekilde kullanınız .

Önemli : Bu karışımın içinde Zerdaçal olduğundan , şiddeti Demir eksikliği anemisi,
Reflu ve şiddetli Karaciğer ve Safra kanalı fonksiyon bozukluğu sorunu olanların bunu tüketmemeleri gereklidir.

Keza ;
indirSabah kahvaltısı esnasında ve Gece yatmadan önce , % 100 Vişne suyundan ,
1 Bardak içmeyi de mutlaka alışkanlık haline getiriniz .

Vişne suyu içerisinde ki yüksek Anthocyaninler sayesinde doğal anti-enflamatuar etki göstererek kas ve eklem dejenarasyonlarını geriye çevirebildiği , keza gut hastalığında ürik asit seviyesini düşürdüğü , kilo vermeye yardımcı olduğu , stres hormonu olan Kortizol seviyesini düşürdüğü , kalp krizlerini önlediği ,
kolesterolü düşürdüğü , kanser hücrelerinde proğramlı ölümü başlattığı , metastazı engellediği ,
Alzheimer ve Parkinson hastalarında yaşam kalitesini artırdığı , sinir hücrelerini koruduğu klinik çalışmalarla gösterilmiştir .

Yatmadan önce içilen 1 bardak % 100 Vişne suyu aynı zamanda ,Melatonin salınımını artırarak iyi ve kaliteli bir şekilde uyumanıza ve hormonal sisteminizin düzenli çalışmasına da yardımcı olacaktır.

% 100 Vişne suyu bulmanız zor olacaksa eğer , marketlerden dondurulmuş Vişne alarak bunlardan 1 bardak dolusu kadarını , Smothie blender ( yani Yüksek hızlı blender -buz kırma fonskiyonlu ) , Arçelik firmasında mevcut ) dan geçirerek suyunu evde kendiniz hazırlayabilirsiniz . Böylece içine şeker yada tatlandırıcı katılmadığından da emin olabilirsiniz.

ROMATOID ARTHRIT problemi olan kişiler için özel bilgilendirme :

1- Besin Intolerasyon testi yaptırmayı unutmayınız .. besin tahammülsüzlüğünüzün olduğu besinleri mutlaka beslenme rejiminizden çıkartmaya özen gösteriniz.

buyuksehir-den-mama-ve-glutensiz-gida-yardimi-4861426_4666_o2- İçinde GLUTEN olan tüm unlu mamülleri ( Buğday unundan yapılan her şey ) hayatınızdan çıkarınız . Sadece Mısır ekmeği kullanmaya özen gösteriniz.
Keza Gluten içeren , arpa, çavdar ve yulaf içiren her türlü ekmek, simit, poğaça, kek, pasta, börek, çörek, bisküvi, makarna, pizza, ketçap, salça, hazır çorbalar ve salata sosları, hazır yoğurt, rokfor peyniri, jambon, , aromalı kahve, meyan kökü ve soya sosu çikolatalı süt, mayonez, dondurma, alkollü içeceklerden: bira, cin, viski de beslenme rejiminizde bulunmaması gerekenlerden önemli olanlarıdır.

3- Hazır maya kullanılan tüm besinlerden uzak durunuz sadece ekşi maya ile yapılmış tam buğday ancak Gluten içermeyen undan yapılmış olmak şartıyla tüketebilirsiniz ancak bundan tam emin olamayacağınız için en iyisi , evde siz kendiniz Gluten içermeyen un alıp ekmek yapabilirsiniz ) yada en isabetlisi Mısır ekmeği kullanmaya özen gösteriniz.

4- Probiyotik içeren besin maddelerinden tüketimine özen gösteriniz ( Ev yapımı , içinde sirke kullanılmamış Turşular ( Salatalık, Pancar, Lahana gb ) ,
keza orjinal Nar ekşisi ve Boza tüketimine de özen gösteriniz.
ve Eczacınızla konuşarak Enterik kaplı Probiyotik takviyesi alarak mutlaka kullanınız.

5- Süt ve taze süt ürünlerinden (peynir vb ) uzak durunuz .
Süt ürünü tüketmeden yapamam diyenler içinse ; Sadece ev yapımı , %100 keçi sütünden yapılmış yoğurt kullanın. Çünkü ; Süt ürünleri enflamasyonu artırmaktadır , ve süt ürünleri tükettiğiniz sürece Romatizma ağrısı çekmeye devam edeceksiniz, bu sebeple süt ürünlerinden mümkün mertebe uzak durunuz.

6- D vitamini seviyenizi mutlaka ölçtürünüz ( 25(OH) D3 ) , eksikliği durumunda doktorunuzun size önerdiği dozda takviye alınız. Doktorunuza sorarak yanında mutlaka Magnezyum ve Boron ( Günde 6-9 mg ‘ a kadar ) takviyesi de almayı da unutmayınız … !!!
Özellikle Boron arthrite bağlı ağrı tedavilerinde çok önemlidir ve başlı başına tedavi etkinliği sağlamaktadır . Bu hususa özellikle dikkat …!!!

7- Haftada 2- 3 kez , Paça çorbası ve Kemik suyuna pişmiş çorbalardan tüketmeyi unutmayınız ( içeriğinde Bağ doku ( Kollajen ) ve kök hücreler , Arthritin tedavisinde destek sağlayacaktır.

8- Deterjanlardan uzak durunuz …Organik temizlik malzemeleri kullanmaya dikkat ediniz.

9- Haftada en az 3 gün ANANAS yemeye dikkat ediniz . Günlük ananas tüketim miktarı ortalama 3 parmağınızın kalınlığı kadardır. Daha fazla tüketmeyiniz.
Ananas bulmanız zor ise , Doktorunuzla konuşarak içeriğinde BROMELAIN ENZIMI olan , gıda takviyesini Eczaneden alıp kullanabilirsiniz.
Bromelain enzimi aynı zamanda sindirime yardımcı olurken Kanserden korunmanıza da takviye olacaktır .

10- Omega-3 desteği için özellikle Balık, Semiz otu ,Badem, Ceviz, Kuru Fasulye, Yeşil yapraklı sebze tüketimine dikkat edilmelidir . Özellikle Omega-3 yağ asidi seviyesi çok yüksek olan , Organik Keten tohumundan günde 1 yemek kaşığı Keten tohumunu döverek yada Siemens marka Kahve çekme makinesinde un haline getirerek salatanızın üzerine serperek kullanabilirsiniz.
Keten tohumu her seferinde taze olarak hazırlanmalıdır çünkü çok kısa bir süre içinde okside olmaktadır dolayısıyla bir kaç günlük hazırlanması ÖNERİLMEZ !!! Keten tohumu unu , hergün taze olarak hazırlanmalı ve hemen tüketilmelidir . Haftada en az 2-3 kez Omega-3 yağ asidi yönünden zengin bu besin maddelerinden yemeye özen gösteriniz. Yukarıdakileri yapamadığınız durumlarda ise ; takviye olarak Kaliteli Balık yağı kapsüllerinden de kullanabilirsiniz. ( 3 gr kadar ) . Ancak kan inceltici, pıhtılaşma önleyici ilaç kullanıyorsanız Balık yağı kullanımı önerilmemektedir. Bu hususa lütfen dikkat . Dolayısıyla mutlaka doktorunuza danışmayı unutmayınız …

11- Keza BOSWELIA ekstraktı da özellikle Romatoid Arthrit tedavisinde sabah ,ve akşam 1 adet ,dozlarında pek çok bilimsel çalışmada önerilmektedir .
Doktorunuz onayladığı takdirde destek tedaviniz içine eklenebilir.

11- Yemeklerinizde , yağ olarak sadece Sızma zeytinyağı, Organik Hindistan cevizi yağı yada Keçi terayağı kullanınız, diğer tüm yağlardan ise uzak durunuz.

.

2015 Fotoğraf Yılı ….

Bir fotoğraf sergisi yazısı paylaşıp bir kaç sergi, ve bir çok fotoğrafı daha koymayı planlarken  Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği, IPRA’nın 2014 yılı Dünya Başkanı sevgili Zehra Güngör’ ün  halkla ilişkiler.com sitesinde bu gün yayınlanan yazısını okuyunca hemen onu da paylaşmak istedim.İyi okumalar, sevgiler….
MAVİ KÖŞE

CİLALI İMAJ DEVRİ VE GÖRSELLİK

8 Ocak 2015 , Perşembe 09:14

CİLALI İMAJ DEVRİ VE GÖRSELLİK

Bu yıl artık iletişimde görselliğin yılı olmalı…

Her yıl modacılar bir sonraki yılın moda renklerini açıklamak için yarışa dursunlar, iletişim dünyasının da moda dünyasından geri kalmayıp bir konsepti açıklamasına öncülük edip, 2015-2016 yıllarının görselliği öne çıkartacağı bir yıl olmasını öngörüyorum.

Geçtiğimiz yıl, Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği, IPRA’nın 2014 yılı Dünya Başkanlığı yaptığım sırada, bilginin, birikimin yanısıra görselliğin de çok önemli olduğunu, bunu sosyal medya paylaşımlarına borçlu olduğumuzu her konuştuğum konferansta ve toplantıda vurguladım.

Bilgi görsellikle bir olunca…

Günümüz iletişim modelleri çok hızla değişmekte ve bilgi ancak görsellikle birarada olursa değer kazanmakta. O nedenle önümüzdeki yıllar iletişimde fotoğrafın yılları olacak.

Bir saatlık sunumun, konuşmanın anlatacağı çok şeyi bir kare fotoğraf anlatabilecek.

Mike Parkinson, daireyi çizerek göstermenin onu tarif etmekten daha kolay olduğunu söyler ve eğer tarif etmek gerekirse, şöyle zor ve dolambaçlı bir tanım kullanılması gerekir der: Daire, her noktasından merkeze eşit uzaklıkta olan bükülmüş bir eğri çizgidir.

Dairenin bu dayanılmaz tanımı yerine bir çemberi görmek de söz konudur…

Akılda kalmak mı?

Görsellik akılda kalmanın ilk şartı. Akılda kalırken, kriz yaratan hallerin de en önemli başlangıcının “gözle görünen” olduğunu unutmamak lazım. İmajın ve itibarın  toparlanmasının görsellikle başladığını, söz ve akılla bittiğini kim inkar edebilir ki…

Nasreddin Hoca’nın “ye kürküm ye” fıkrası bugün fıkra olmaktan çıkıp, iletişimin, itibarın birinci kuralı oldu nerdeyse. Ancak…

Görüntü ve görselin üçüncü boyutunun içini doldurmak da bir o kadar zorlaştı artık. İletişimin hızını görüntü ile yakalamaya çalışan iletişim sihirbazları, mesajı ulaştırdıkları alıcının anlık algısına bu görsellik yöntemiyle seslenir seslenmez, alıcının “hakikat” istediğinin de farkında olmasıyla birlikte içi dolduracak yüksek fikirlere gereksinim duymakta. İşte burada rekabetin diz boyu olduğunu görmekteyiz. Öğrenme, fikir ve hizmet geliştirme rekabetinin boyutunun görselliği tamamlayacak kıvamda olması bekleniyor.

İşe alınmalarda beden dili, kılık kıyafet, oturup kalkma gibi faktörler anahtar, evet, biliyoruz ama, “Yaşamdan ne bekliyorsun?; Neden bu kariyeri seçtin?; Nasıl bir iş modeli ile başına geçeceğin departmanı yöneteceksin?” sorularının içini doldurmak ise ayrı bir ustalık ve beceri.

Psikolog Albert Mehrabian bir yazısında iletişimin yüzde 93’ünün sözsüz olduğunu söylerken, John Berger de “Görmenin Yolları”- Ways of Seeing adlı kitabında, “Görme sözcüklerden önce gelir. Çocuk konuşmaya başlamadan önce bakar ve tanır” açıklamasında bulunur.

Gazete haberciliği ve görsellik

Biliyor musunuz, bir gazete haberin yüzde 70’inin fotoğraftan ibaret olduğunu. Gazetelerin yazı işleri yönetmenleri muhabirlerin yaptıkları haberlerin önce fotoğraflarını görmek isterler. Hatta çoğu zaman fotoğrafın haberi yapılır. Fotoğraflarda yüzlerin baktığı cepheler, fotoğrafın kadrajları haberi etkileyen unsurlar olarak bilinir.

Bugün gazete ve dergilerde bu özelliklere ne kadar dikkat ediliyor ondan pek emin değilim ama, bu konuda birşeyler öğrendiysem, hiç görevim olmadığı halde, muhabirken “üstüme vazife” edinip Bab-ı Ali’nin en iyi teknik adamı diye tanınan Tevfik Yener’den fotoğraf kullanımıyla ilgili çok şey öğrendiğimi söylemeden geçemeyeceğim. Herşeyde olduğu gibi, bu konuda da çok şey öğrenmek acı verse de “öğrenmek” dünyanın en güzel şeyi.

Ama gene de biliyorum ki, “show biz” çağındayız ve dikkat edin bakın görsellik hep kazanan olacak. “Cilalı imaj devri”nin silahı görsellik ve onun ambalajı fotoğrafa hoşgeldin diyelim 2015’te.

İletişimin bu kodlarıyla yol alacak bizim sektörün mahallesinde bu yıl.

Hepinize bol iletişimli bir yıl dilerim. Bir sonraki aya kadar kalın sağlıcakla…

 

Dr. Zehra Güngör Twitter hesabına ulaşmak için lütfen tıklayın

Son Umut

Son Umut filmi soluksuz izlenecek bir film olmuş.Çok önemli bir tarihi olayı yabancı bir gözle bu kadar tarafsız ve incitmeden çektikleri için emeği geçen herkese teşekkür borçluyuz. Bizim tarihimiz de çok önemli günlerin yaşandığı, büyük kayıplara neden olan Çanakkale savaşı ve sonrası işlenirken 1. Dünya Savaşının neden olduğu vahşeti insani yönden değerlendiren Russell Crowe filmden çıkarılacak derste;herkese son umut olarak sunuyor. Hikaye  barıştan yana bir anlatım içinde.
son-umut
Avustralyalı bir çiftçi olan Connor’ın (Russel Crowe) Çanakkale Savaşı döneminde cepheye gönderdiği üç oğlunu ölü ya da diri bulmak istiyor, Türkiye’ye gelerek  savaşın gerçekleriyle yüzleşiyor.
Döneme ait bir mektuptan öğrendiği gerçek bir yaşam öyküsünden esinlendiklerini söyleyen ünlü oyuncu Russell Crowe, bu kez yönetmen koltuğuna oturarak, bir Anzak torunu olduğunu ve bu hikayeyi anlatmak istediğini söylüyor verdiği röportajlarda.

Filmde evlatlarını bulmak isteyen acılı baba Sultanahmet’e ve Çanakkale’ye kadar uzanıyor ve önce düşmanları sandığı subaylar Hasan (Yılmaz Erdoğan)  ve Cemal (Cem Yılmaz)  ile sonradan dost oluyor, ön yargılarını yıkıyor…

Kurak arazide kuyu suyunu hisleriyle bulma konusunda özel bir yeteneğe sahip olan Connor, kendi evlatlarının hangi toprağın altında olduğunu da eliyle koymuş gibi bulurken, film cesurca savaşın acımasızlığı ile anlatılıyor.

Dönemin hem dini, hem kültürel hem de Cumhuriyet’e yaklaşan dönemsel temalarının hiçbirine saygısızlık edilmemiş, unutulmamış. İşgal direnişi de perdeye çok iyi yansımış. İstanbul’da işgal güçlerine karşı düzenlenen sokak protestoları, Kuvayi Milliye yürüyüşünün filme eklenmesi kaydadeğer olmuş. Bu konularda Türkiye ile uzun ve samimi ilişkiler içerisinde olduğunu söyleyen senarist  Andrew Knight ve Andrew Anastasios‘un katkıları çok olmuş.

Yönetmen: Russel Crowe
Oyuncular: Russel Crowe, Olga Kurylenko, Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan, İsabel Lucas
Avustralya yapımı bir film…

Filmi izlemenizi özellikle tavsiye ediyorum. Aşağıda da Mustafa Balbay’ın pazar günkü güzel yazısını ekledim.Sevgiler…

6701

04 Ocak 2015 Pazar

2023 yılına dek, her yıl pek çok tarihi olayın 100. yılı… 2015’te bugün de güncelliğini koruyan üç önemli  100. yıl var; Sarıkamış Harekâtı, Ermeni dramı, Çanakkale zaferi.
Her biri tarihimize çok farklı bakmamızın, dünyada farklı algılarla karşılanmamızın kapısını açan bu üç olayı, 100. yılda aklın ve bilimin ışığında en gerçekçi şekilde anımsamak, yeni kuşaklara taşımak, geleceğimiz açısından çok önemli.
1912-1913 Balkan Savaşı’nın ve göçünün yaralarını saramamış Osmanlı, 22 Aralık 1914-15 Ocak 1915 arasındaki Sarıkamış Harekâtı’nda 60 bin gencini yitirdi.
200 yılı aşkın süredir sürekli toprak kaybeden Osmanlı, Anadolu’nun derinliklerinde de Ermenilerle sorun yaşayınca 14 Ermeni mebusunun da bulunduğu İstanbul Meclisi’nden 24 Nisan 1915’te büyük acılara neden olan Ermenilere zorunlu göç yasasını çıkardı.
1699 Karlofça’dan beri her savaştan yenilgiyle çıkan Osmanlı, 1915’in ilkbaharından sonbaharına dek Çanakkale’de kimliğini bulan bir zafer kazandı.

***

2015’te, üç 100. yıla nasıl bakacağız?
Cervantes’in, bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim sözünü tarihe uyarlamak gerekirse şunu söyleyebiliriz:
Bana, 2015’in üç 100. yılına nasıl baktığını söyle, sana siyasi görüşünü söyleyeyim…
Zira her üç olayın da bugünkü siyasi yelpazenin renklerine açık ya da koyu tonlarda karşılık gelen yönleri var.
Bu yılın tarihsel konularını oluşturacak bu olaylarla ilgili çok yazıp çizeceğiz. Ben de siyasi kimliği olan bir yazar sorumluluğu içinde kütüphanemi buna göre yeniden düzenledim.
Russell Crowe’un başrol oynadığı, ilk kez yönetmenlik koltuğuna oturduğu Son Umut filmini de yukarıdaki düşüncelerin ışığında izledim. Filmin senaristleri Andrew Anastasios ve Andrew Knight’ın Türkiye’yi, Anadolu topraklarını, tarihini çok iyi bildikleri, bunları perdeye yansıtırken olağanüstü bir duyarlılık ve incelikle hareket ettikleri filmin her karesinden anlaşılıyordu.
Film, Çanakkale Savaşları’nın bitiminden 4 yıl sonrayı, 1919’u anlatıyor. Olaylar Avustralya’dan 3 çocuğunu Çanakkale’ye göndermiş, dönmeyince aramaya çıkmış baba Connor’ın çabası etrafında dönüyor. İstanbul’un İngiliz, Batı Anadolu’nun da Yunanistan işgali altında olduğu o dönem tüm gerçekliğiyle yansıtılmaya çalışılmış. Bunun yanında yakında Mustafa Kemal’in geleceği de güzel, izleyene heyecan veren bir motifle işlenmiş. Anlaşılan “elin yabancısı” Mustafa Kemal’e “bizim yöneticilerimizden” daha saygılı!
İngilizlerin o emperyal, yenilgi kabul etmez yanları da vurgulanmış; İngiliz subay İstanbul’u işgal etmiş olmanın da güveniyle, “Çatışmaları kaybettik ama savaşı kazandık” diyor.
Ama film Çanakkale’nin, az sonra kurulacak Türkiye Cumhuriyeti’nin önsözü olduğunu da hissettiriyor.

***

Bütün bunlardan öte filmin özünü, savaşın vahşeti oluşturuyor. 40 milyonu aşkın insanın yaşamını yitirdiği 1. Dünya Savaşı, pek çok “ilki” de içeriyor. Bunlardan biri, dünyada ilk kez savaşın sadece cepheyi değil tüm taraf ülkelerin yaşamını etkilemesi. Bir başka deyimle cephenin, insanların yaşadığı tüm coğrafyalar olması. Bu da kayıpların korkunç boyutta katlanmasına neden oldu.
Russell Crowe bize 21. yüzyıldan 20. yüzyıla nasıl bakmamız gerektiğine ilişkin son bir umut sunuyor. Önce insan deyin, önce yaşam deyin, diyor. Savaşta can veren bir askerin arkasında o acıya dayanamayıp yaşamına son veren anne, yaşamını oğluna adayan baba var, diyor.
Samimiyetle söylemek gerekirse teşekkürler “Russell” kardeş… Sözcük oyunuyla selamlamak gerekirse sağ olasın “Asıl” kardeş!

Yeni Yılda Eğlenceli, Neşeli Umutlar…

2015 Girerken gönlüm yeni, tatlı huzurlu,  umutlarla dolu, daha iyi sosyal ve ekonomik şartlar içinde, daha huzurlu, daha adil, ülkemizde ve tüm dünyada barış içinde  bir yıl geçireceğimize inanıyorum, inşallah yanılmam…Yüzlerimiz gülsün, neşemiz,daim olsun, benim minik prensim gibi, eğlencemiz bol olsun.Özellikle onlardan, onlarla geleceğin güzel olacağından umutluyum.Herkese sevgiler, mutlu, sağlıklı, neşeli, huzurlu bir yeni yıl diliyorum…

10701933_10154597173865323_7909903426611643609_nMinik prensim  hızla büyüyor, artık beş yaşında.11 Eylül’de yeni yaşına  bastı. Seneye okula başlayacak. Sakin  ve huzurlu bir çocuk. Yaramaz değil, kıskanç, hırçın, hiç değil.

1174528_10154772687930323_5214749689707858703_nArkadaşları ile uyumlu. Müzik ile arası çok iyi. Mırıl mırıl şarkılara eşlik ediyor.

945762_10153104643090323_414842603_n

Önceleri Latin Müzik meraklısı idi, sonra Türk Pop, şimdide Yabancı Pop müziği daha çok seviyor.DSC_0019Okulunu seviyor, arkadaşlarını seviyor, evini seviyor.İnsanları seviyor, hayvanları seviyor.

10711051_10154658876465323_8563489215137631991_nGeçen ay hocası bir mesaj yollamış.Aslan’ı anlatan bir mesaj. Mesajda en hoşuma giden Aslan ile ilgili; hocasının  “eğlenceli ve neşeli bir çocuk “ tanımı yapmış olması.

1 (44)

Evet Aslan neşeli ve eğlenceli bir çocuk.Harika; hep neşeli olsun, hep güler yüzlü olsun.Hep iyi huylu olsun.Hep mütevazi,onurlu, gurur duyulacak olsun.

559725_10153261361070323_2081951182_n

Çocuklarımızın neşesi bizim neşemiz, mutluluğumuz. Gelecek onlarla güzelleşecek.

IMG_1838Onunla her buluştuğumuz da  farklı bir program yapmaya çalışıyoruz.

1794730_10153017793369311_2979506931880062350_n

Kidzmanya çok eğlendiği güzel vakit geçirdiği yerlerden biri. Müzik de en büyük tutkusu. Kendi kendine de, müzik dinleyerek şarkılara eşlik ederek, hem kendini hem çevresini çok iyi eğlendirebiliyor.Bazen çalmayı da denemiyor değil!!!!! Bu yıl programımızda  çocuk korosu çalışmaları var.

942709_10152833076840323_1357279573_n

Sizler nasıl düşünüyorsunuz bilmiyorum ama, ben hemen büyümelerini hiç istemiyorum, hatta hiç istemiyorum. fotograf (127)Hep böyle, saf, temiz, çocuk beyinleri ve narin minik bedenleri ile kalsalar.O minicik, tatlı muzip yüzleri, elleri,her şeyleri küçükken çok güzel.

1743688_10153876134435323_1787571493_n

Ama büyüyorlar, büyüyecekler,  mutlulukları, neşeleri,iyi yürekli gönülleri de onlarla büyüsün. Hep iyi, dürüst, sevgi dolu eğlenceli kalsınlar.Biz de onlarla gelecek güzel günlerin hayalini yaşayalım.Yeni yılda yeni umutlarla, sevgilerle…