Eklem Ağrılarına Jelatin Tedavisi

Eklem ağrılarınız  romatoid artrit (RA) yani eklem iltihaplanması veya osteoartrit şikayetleriniz varsa, kemik erimesi sorunları yaşıyorsanız  faydalı bir yazıyı arkadaşım göndermiş. Çoğunu mutlaka duydunuz, ya da yapıyorsunuz, ya  da okuyup geçiyorsunuz. Ama ağrılar yaşamınınızı zorlaştırdığında görüyorsunuz ki doktorların çok çareleri yok.. Henüz nedeni ve tedavisi bulunmayan bir hastalık. Şartlar sizi zaman zaman proteze doğru götürüyor. Belki bunları denemek istersiniz.. Zararı olmayan ayrıca artı çok faydası olan jelatin tedavisi çok kolay ve akla uygun… Ben de uzun zamandır bol bol paça çorbası içmeye çalışıyorum. Ama şimdi bu yazıyla birlikte hemen jelatin tedavisini deneyeceğim.Yazıyı derleyen site Bayanlarbilir’ e de ayrıca teşekkürler…http://www.bayanlarbilir.com/eklem-agrilarina-dogal-cozum-2574

Eklem ağrısına jelatin tedavisi : Jelatin bağ dokularımızı geliştirmeye ve yenilemeye yarayan aminoasitler içerir. Ayrıca eklemleri koruyan kıkırdakları güçlendiren kolajen açısından da zengindir.

Kas ve eklem ağrısı bir incinme, fazla basınç ve benzeri durumlarda oluşabilir. Eklem ağrısından dolayı kişinin yaşam kalitesi etkilenir çünkü bu ağrı günlük aktiviteleri yapmaya engel olur. İyi haber şu ki, bu durum doğal yollarla tedavi edilebilir ve kısa sürede rahatlık veren tedavi yöntemleri vardır.

Kas ve eklem ağrısını rahatlatmak için alternatif ve doğal tıpta bir çok yöntem olsa da bugün sizlere ağrıyı 7 günde alacak bir yöntem sunacağız. 

Bu yöntem ne içeriyor?

  • Başlamak için, yaklaşık 150 gram jelatin alın, özellikle tatsız olanını tercih edin. (Bu miktar bir aylık tedavi için yeterli olacak)
  • İki yemek kaşığı jelatini  ¼ bardak suya koyun ve bir gece bekletin.
  • Bir sonraki sabah jelatin şişmiş olacak ve biraz bal, yoğurt veya meyve suyu ile yiyebilirsiniz.Boş mideye ve kahvaltıdan en az 30 dakika önce yemeniz önemli.
  • Bu tedaviyi bir ay uygulamalısınız, ama kas ve eklem ağrısı çekenler 7 günde daha iyi hissedeceklerdir. Özellikle sırt, eklem, omurga ve boyun ağrısı çekenler için idealdir. Bu yöntem eklemlerin yağlanmasına yardımcı olacak. 

jelatin1

Jelatin eklemlere neden iyi geliyor?

Jelatin marketlerde yaygın, ucuza alabileceğimiz ve tatlılarda kullanabileceğimiz bir ürün.İçeriğinde yüksek oranda protein vardır, bu da hayvan kolajeninden elde edilir (ineklerin kemik ve derisinden alınır), tariflerde sabitleştirici, bağlayıcı ve yoğunlaştırıcı olarak kullanılır.

Jelatinin eklemlere iyi geldiği söylenir çünkü içinde prolin ve hidroksiprolin adlı iki aminoasit bulunur. Bunlar bağ dokularının onarır. Jelatin yemek yardımcı olacaktır, dolayısıyla iç eklemlerin bağ dokularını tamir etmekte faydalıdır.

jelatin

Jelatinin diğer yararları

Jelatinin sağlığa bir çok yararı vardır. Aşağıda bunlardan bazılarını sıraladık:

  • Arginin ve glisin aminoasitleri açısından zengindir, bunlar kas gelişimini uyarır. 
  • Kolestrol veya yağ içermez, ayrıca metabolizmayı destekler, dolayısıyla kilo vermeye yardımcı olur.
  • Yemeklere jelatin ekleyerek, et ve süt ürünlerinin sindirimini kolaylaştırabilirsiniz.Ayrıca jelatin karın şişkinliğine iyi gelir ve hormonları düzenler. 
  • Düzenli jelatin tüketimi osteoartrit ve kemik erimesini önler. 
  • Tendon ve bağlara esneklik ve güç kazandırır.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Saç ve tırnak uzamasını destekler.
  • 18 aminoasit içerir, bunların 8 tanesi vücudun kendi kendine üretemeyeceği ve sadece gıdalardan alabileceği aminoasitlerdir.
  • Florür içerir. Bu kimyasal madde küçük miktarda kullanılması durumunda diş minelerini korumaya yardımcı olur. 
  • Deri kolajeninin yeniden üretimine yardımcı olur, bu da kemik, tendon, bağ ve kıkırdakların zayıflaması durumunda ihtiyaç duyduğumuz bir maddedir.
  • Mide yanması, gastrit gibi mide hastalıklarıyla savaşmak için birebirdir ve aşırımide asidi üretimini engeller.
  • Doygunluk veya tokluk yaratırken iştahı da kontrol altına alır, bu yüzden kilo vermede yardımcıdır.Eklem Ağrısına Ne İyi Gelir – Eklem ağrılarına doğal çözümSabahları parmak, bilek, kol ya da bacak eklemlerinizde şiddetli ağrılar ile uyanıyorsanız romatoid artrit (RA) hastalığına yani eklem iltihabına yakalanmış olabilirsiniz. Eklem iltihabında hareket esnasında eklemlerden çatırtı sesi de gelebilir. Kıkırdak veya kemik ve eklem arasında kısım hasar alır ve kemiklerin sürtünmesi artar. Bu da ağrıya ve çatırtı seslerine neden olur. Eklem iltihabı için günümüzde kalıcı bir tedavi olmasa da isterseniz evde yapabileceğiniz bitkisel çözümlerle ağrı çekmeden hayatınızı normal şekilde sürdürebilirsiniz.Eklem ağrılarına doğal çözümEklem iltihabı için kürler:Eklem şişmesine ne iyi gelir : Bezelye kürüBezelye içerisinde bulunan A, B, C ve E vitaminleri, demir, kalsiyum ve potasyum nedeniyle eklem ağrılarına oldukça iyi gelen bitkisel bir çözümdür. Ayrıca düşük yağlı bir gıda bezelye protein ve lif açısından da zengindir.

    Gerekli Malzemeler:

    3 yemek kaşığı bezelye

    250 ml su

    2 diş sarımsak

    Bir tutam tuz (İsteğe bağlı)

    Bir tutam karabiber (İsteğe bağlı)

    Hazırlanışı:

    Yeşil bezelyeyi geceden ıslatın.

    Sabah bezelyeyi süzerek içerisine ezilmiş sarımsakları ekleyin. Bu karışımı bir avuç olarak günde 2 kez tüketin. İsterseniz tat vermesi için tuz ve karabiber de ekleyebilirsiniz. Eklem ağrılarına iyi gelen bitkisel kürü en az 2 ila 3 ay kadar devam sürdürmelisiniz.

    Zerdeçal: Eklem ağrılarına doğal çözüm

    Çok sayıda araştırma, zerdeçalın ağrı ve eklem şişlikleri ve eklem hassasiyetlerinde eklem iltihabını azaltarak ağrıyı ortadan kaldırdığını ortaya koymuştur. Ve zerdeçalın hiçbir yan etkisi yoktur. Zerdeçala alerjiniz yok ise dilerseniz içeceklerinizin içine ekleyerek tüketebilirsiniz. Örneğin akşamları süt ısıtıp zerdeçal ekleyerek içebilirsiniz.

    Kara kimyon (Hint kimyonu)

    Flavonoidler ve antioksidanlar dolu olan siyah kimyon iltihap kurutucu bileşikler içeren mükemmel bir baharattır. Salisilik asidi yok ederek acıyı hafifletir.

    Kullanımı:

    2 çay kaşığı kara kimyonu bir bardak suya ekleyin. Suyu azalana kadar karışımı kaynatın. Ardından soğumaya bırakın. Bu karışımı günlük olarak yatmadan önce ve sabah uyandıktan sonra içebilirsiniz.

    Rezene: eklem ağrıları için bitki çayı

    Rezene içinde fito besinler ile antioksidan özellikleri barındırır. İnflamasyonu azaltmaya yardımcı olurken içeriğindeki C vitamini sayesinde eklem iltihabını tedavi edici özeliği de vardır. Rezenenin çayı yaparak içebilir, yemeklerinize ekleyerek baharat olarak da kullanabilirsiniz.

    Rezene çayı yapılışı:

    1 tatlı kaşığı rezene tohumunu alın ve sıcak bir su içersinde bekletin. Kesinlikle kaynatmayın. Sadece ezilmiş rezene tohumu bir kaba koyun ve üzerine sıcak su dökün. 10 dakika kadar dinlendirin. Günde 2 ya da 3 kez tüketebilirsiniz. Rezene hoş kokusu ve tadı olan bir bitki olduğu için tatlandırıcı kullanmanıza da gerek kalmayacaktır.

    Çemen otu tohumu

    Lif ve protein açısından zengin bir bitki olan Çemen otu tohumu; demir, A vitamini, B1 vitamini, C vitamini, fosfat, flavonoidler, saponinler, trigonelline ve diğer alkaloidleri kapsayan geniş bir bileşen grubuna sahiptir. İltihap giderici (anti-enflamatuar) özellikleri bu tohumları eklem ağrıları için de kullanabilirsiniz.

    Bir çay kaşığı çemen tohumunu geceden ıslatın. Sabah suyunu süzerek tohumunu çiğneyin. Tadı biraz acı olsa da çemen otu tohumu eklem ağrılarına hızlıca etki eder. Eğer tadı çok acı gelirse bir bardak su ile birlikte ilaç gibi yutabilirsiniz. Çemen otu tohumunu toz olarak kullanmak isterseniz 1 bardak sıcak su ile karıştırarak da içebilirsiniz. Bu uygulamayı düzenli olarak 2 ya da 3 ay yaparsanız eklem ağrılarınızda kesin olarak kurtulabilirsiniz.

    Eklem Ağrıları İçin Doğal Çözümler ve Tarifler

    İhtiyacınız olanlar:

    Zencefil tozu-50 gr

    Çemen tozu tohumu -50 gr

    Zerdeçal – 50 g

    Hazırlanışı:

    Çemen otu, zerdeçal ve zencefil tozunu bir kap içerisinde iyice karıştırın. Hava geçirmez bir kaba koyarak nem almayan bir yerde saklayın. Her sabah ve akşam bu karışımdan bir tatlı kaşığı alın. Ilık su ile karıştırın ve için.

    Hardal yağı ve kafur

    Eklem ağrıları ve şişmiş eklemler için bitkisel yağlarla masaj yapabilirsiniz. Bu en eski yöntemlerden biridir.

    İhtiyacınız olanlar:

    Hardal yağı-1 fincan

    Kafur – 10 g

    Hazırlanışı:

    Bir tencereye koyduğunuz hardal yağı üzerine kafuru ekleyin. Birlikte kaynatın. 15 dakika kadar ılınmasını bekledikten sonra ağrıyan ve şişen eklem bölgelerine dairesel hareketler ile masaj yaparak uygulayın.

    Susam

    Susam içeriğindeki yağ asitleri, kalsiyum, magnezyum ve bakır, eklemlerdeki yangı, ağrı ve iltihabı azaltılmasında yardımcı olur. Bu nedenle eklem ağrıların azalması için kullanılabilir. Yemeklerinizin içerisine susam tohumu serpebilir ya da susam kürü yaparak doğrudan içebilirsiniz. Bir bardak su içerisinde susamları geceden ıslatın. Bu tohumlar ile birlikte suyu her sabah içebilirsiniz.

    Eklem ağrıları için bazı bitki ve meyve suları:

    Eklem ağrılarından kurtulmak için gün içerisinde bazı meyve ve bitkilerin sularını içebilirsiniz. Örneğin maydanoz, brokoli ve ıspanak beta-karoten gibi iltihap giderici bileşenler içerir ve bu bitkilerin suyunu içerek eklem ağrılarını yok edebilirsiniz. Aynı şekilde havuç, elma ve zencefilde bulunan bakır ve  bromelain enzimi bakımından zengin olan ananas da suyu içilmesi gereken meyveler arasındadır.

    Meyve ve sebze suyu karışımları:

    Havuç, kereviz ve lahana suyunu karıştırarak bir tutam maydanoz ekleyin. Geceden ince ince dilimlediğiniz patatesleri kabuklarıyla bir bardak suda ıslatın. Sabah süzerek suyunu için. Ayrıca vişne suyu, havuç, pancar ve salatalık suyu, turp ve sarımsak suyu da eklem ağrılarına iyi gelen bitkisel çözümler arasındadır.

    Eklem ağrıları için diyet listesi

    Bazı besinler eklem ve vücut iltihabını olumsuz yönde etkileyen bir yapıya sahiptir. Bu nedenle kendinize bir diyet listesi oluşturabilirsiniz. Öncelikle düşük yağlı, düşük kolesterol içeren sebze ve tahıl kompleks karbonhidratlar tüketmelisiniz. Bu şekilde eklemlerde oluşan iltihap yavaş yavaş yok olur ve küçük arterlerdeki yağlar erimeye başlar.

    Diyette uymanız gereken noktalar:

    Vücudunuzun detoksa ihtiyacı vardır. Bu nedenle her sabah ve akşam bir bardak ılık su içerisine 1 çay kaşığı bal ve 2 çay kaşığı limon suyu ekleyerek karıştırıp için. Gaz üretmenizi sağlayan ve şişkinliğe neden olan gıdaları tüketmekten mümkün olduğunca kaçının. Diyet listenizde özellikle lahana, karnabahar, ıspanak, brokoli ve patates yer almamalı.

    Sebze çorbaları ve yine sebze sularından bol bol tüketebilirsiniz. Çünkü antioksidan ve iltihap sökücü maddeler barındıran sebzeler eklem iltihabının oluşmasını engeller. Örneğin, havuç suyu, salatalık suyu ve vişne suyu tüketerek eklem iltihabından korunabilirsiniz. Salatanızı yerken kesinlikle çok tuz koymamalısınız. Mümkünse tuzsuz sadece limon suyu ile salatanızı tatlandırın.

    Meyvelerde bolca tüketebilirsiniz. Özellikle her gün bir elma, portakal, üzüm ve papaya tüketebilirsiniz. Kabak bitkisi de içerisinde bolca iltihap kurutucu maddeler bulundurur. Bu nedenle haftada en az bir akşam kabak yemeği yerseniz eklem ağrılarınız kısa sürede geçecektir. Baharatları yemeklerde sık sık kullanabilirsiniz. Fakat baharatları pişirmemeye özen göstermelisiniz. Pişirdiğinizde içerisindeki yararlı maddeleri yok etmiş olursunuz. Özellikle kimyon, kişniş, zencefil, şeytantersi, sarımsak, rezene ve zerdeçal gibi baharatları kuru halleri ile pişirmeden tüketiniz.

     

Alaçatı Şıklığı ve Alaçatılı

Alaçatı,  yaz içinde çok kalabalık olmasının dışında hep çok şık, farklı ve hoş gelmiştir bana. Bu sene tam sezon başlamadan biraz önce Alaçatı’ya gitme, orada yaşayan dostlarla beraber olma şansı yakaladık. Harika iki gün geçirdik. Bu sefer daha önce gittiklerimizden farklı bir Alaçatı’yı keşfettik. Keşke daha fazla kalabilseydik dedik… Tekrar gitmek ve çevresindeki çok güzel yerlerde de daha çok vakit geçirmek için  planlar yaptık.Alaçatı’yı gezerken iki güzel kitap da bana eşlik etti. İsmail Gezgin’in Alacaat’dan Alaçatı’ya ve Mehmet Culum’un Alaçatılı’sı  Nerelere gittik, nereleri beğendiniz derseniz. İlk akşam, Alaçatı Port’da Ferdi Baba’da da çok lezzetli balık mezeleri ve balık yedik. Bölgenin en sevilen balık restoranlarındanmış, biz de çok beğendik..Çeşme, Alaçatı bölgesinde yaşayanlar,  anladık ki Bodrum’u çok sevmiyorlar. Evet Bodrum’dan çok farklı, yaşam ve doğası var. Yaşayanların da geçmiş senelere dayanan aile kökenlerinden gelen alışılmışlıkları var. Benim seneler önce gelip Bodrum’a aşık olduğum gibi, onlar da Alaçatı’yı ve çevreyi çok seviyorlar.  Benim kısmetim de Bodrum varmış ama bende tüm Ege kıyılarını çok beğeniyorum, seviyorum. Alaçatı da onların başında gelenlerden..

Alaçatı’da geçmiş yıllarla yaşananları Kırmızı Kitabevi’den aldığım kitaplarımı okuyup. gezerken daha da duygusal bağlar oluştu. O çok güzel sokaklarda kimler oturmuştu, neler yaşanmıştı..Hele Alaçatılı kitabını okuyunca çok da hüzünlendim. Tarihler boyu  çok göçler yaşanmış Alaçatı’da..Bazen ekonomik nedenlerle, bazen ülkeler arası sorunlar, tatsızlıklar, savaşlar nedeniyle, bazen dinleri nedeniyle. Türkler ve Rumların yaşadığı Alaçatı halkının dönem dönem tamamına yakını göç etmiş Ama hiç yağmalanma, yakıp yıkma yaşanmamış…Aşağıda çok güzel mimarisi olan bu bölgede; şimdi korunmaya alınmış evlerde, sokaklarda yaşananları biraz anlatmak için tarihi ile ilgili bilgi paylaştım. Ama sizde Alaçatılı’yı okuyarak gezin derim..Alaçatı da her yer çok şık, hiç özenli güzel farklı olmayan bir yer yok.Dünyanın çok yerinde şıklıklar var, ama Alaçatı’nın tam bir butik tarzı var.Otelleri, restoranları, kafeleri, evleri, bahçeleri, her yer minik bir butik mahalle. Şimdi çok şık ve çok sosyetik mekanların olduğu Hacımemiş meydanı, ve camisinin de çok güzel hikayeleri var, tüm sokakların ve birbirnden güzel evlerinde..Öyle olunca çok farklı bir Alaçatı yaşadım bu sefer, ve sonbaharda tekrar gelip uzun uzun kalmaya adayım.. Bu kadar güzelliği her zaman  bir arada  bulmak kolay değil. Hem de her yer çok yakın.. Alaçatı’da bir ucundan gir bir ucundan çık her yer yürüme mesafesinde; çevre güzellikler de arabayla çok yakın, gün içinde her gün bambaşka güzellikleri keşfetmek mümkün.. Evet sonbahar da kalınacak yerler listesine ekledim. Biz Alaçatı’da çok değerli dostlarımızla buluştuk, Alaçatılı’yı  okuyunca anladım ki burada hep çok güzel dostluklar yaşanmış. Müslüman, Hiristiyan iki ayrı dinin insanları birbirlerine hep kucak açmışlar, dost olmuşlar. Belki o duyguları hissetmek de çok güzel geldi..

Biz ikinci günü sevgili arkadaşımız, Bilgin Gökberk‘in yerini seçtik.Del.y...Bilgin çok yakışmış Alaçatı’ya.. çok sıcak , çok güzel bir yer yapmış kendine, bu arada söyleyeyim, çok şeker bir İtalyan ahçısı var.Pizzalar makarnalar, salatalar menü  çok güzel.Kendinizi İtalya’da hissettiren bir mekan.. Çok beğenerek keyifle yedik… Çok titiz Bilgin, her şeyin en iyisini yapmak istiyor, onu da çok çok iyi yapmış..çok şık dememe gerek yok… Şık olmayan bir yer yok Alaçatı’da..ve yanına da Kırmızı Kitabevini açmış. En sevdiğim mekanlar kitapçılar; hep en yakınımda olsunlar istediğim, içinde uzun uzun vakit geçirebileceğim yerler…Bu ikili daha da farklılaştırmış, zenginleştirmiş mekanı.. Her hafta kitap imzalatma günleri var. Bizim olduğumuz haftanın konuğu  Uğur Dündar‘dı.Biz de sevgili Uğur Dündar’a kitaplarımızı imzalatma şansı yakalamış olduk.   .

Bilgin ile hep İtalya seyahati yapıp onun anlattığı İtalya’yı keşfetmeyi çok istemiştik. Onu yapamadık ama pizzalarını makarnalarını salatalarını yedik ve onunla Alaçatı’yı keşfettik. Onun sevdiği mekanlarda vakit geçirdik, onun dostları sevdikleri ile tanıştık, ve tabii sevgili dostlar  Turgay Kıran ve Deniz Anapa‘nın yeni yerleri La Maison Alaçatı‘ya uğradık…İstanbul ve Bodrum’dan sonra  bu sezon Alaçatı’da da açılan mekan çok şıktı, çok hoştu.Sevgili Deniz Anapa iki aydır, Alaçatı’da gece gündüz çalışıp, bu çok güzel yeri hazırlamış. Çok yorulmuş, ama emeklerine değmiş..Biz de açılışa yetişmiş olduk, güzel dostlarımızı kutladık. Allahtan Bodrum’da da varlar diye de kendimizi biraz olsun rahatlattık.13434873_1033370356743126_8292788921682594610_n

Senelerdir görmeyi arzu ettiğim sevgili Sedirli Ev ve çok tatlı şeker sahibesi Zeynep Erdem ile ile tanıştım sonunda..Sedirli Ev Alaçatı’nın en bilinen çok sevilen mini oteli, kahvaltıları da dillerde, en güzeli Zeynep’in yakınlığı sıcaklığı.Sedirli Evin yerini bulup beğenmesinden bu günkü haline getirmesine kadar hep çok yürekten, isteyerek, bir şeyler katarak çalışmış.

Zeynep… Alaçatı’yı sevmiş, istemiş ve böyle sıcak kendinizi evinizde  hissedeceğiniz bir yer yapmış.. Zeynep’in de çok güzel önerileri oldu.. Caz dedi hemen peşine takıldık. Take Five‘e gittik. Yavuz & Mustafa Darıdere’yi izlerken harika kahvelerimizi ve içkilerimizi içtik. Çok güzel bir gece geçirdik. Mekanının işletmecileri Cihangir ve Ayşegül caz sevgileri,  birikimleri  ve konukseverlikleri çok güzel bir yer yapmışlar. Hem de çok kalabalık sokaklardan kurtulma şansı yaratmışlar…Zeynep çevrede gidilecek yerleri anlattı, hemen sonbahar planları yaptık.. İki gün yetmiyor tabii, ama yine çok şey yaptık, çok şey biriktirdik.

Otelimiz Gubiba yı da çok sevdik, çok beğendik, sahibesi Berrak Korukçu’da orjinal Çeşme’li. O da uygun  bir yer bulunca Alaçatı mimarisine uygun çok güzel bir mini otel yapmış, dünyanın her tarafından güzellikler toplamış getirmiş, işinin başında, sevgi dolu çok zarif bir genç girişimci..Bize çayın yanında, kahvaltıda sevgili Burcu Akıl ile her gün farklı bir sürpriz yaptılar..Her daim, çok ilgi ve özen gösterdiler…Gülen yüzleri, gönülden konukseverlikleri  her şeye değdi, zaten …

Pazar deyince; hemen otelin karşı sokağında Cumartesileri kurulan pazara gittik..Şipşirin bir pazar..dillere destan otları, peynirleri,reçelleri kadar giysileri aksesuarları da çok hoş bir pazar.  Yıllardan beri orada kuruluyor olması bana çok hoş ve özel  geldi…Okuyarak gezilecek yerlerden Alaçatı.. Hacımemiş hikayeleri çok…Berrak’ın plaj tercihi Bablyon muş.. Bana çok huzurlu iyi geliyor dedi. Biz Bodrum’dan geldiğimiz iki günde, çok plaja gidelim olmadık..Ama ilk gün akşam üstü Çark Plajında akşamüstü keyfi yapmayı da ihmal etmedik.

Bilgin’den öneriler, Meydan Cafe ve Furun‘a gittik, çok beğendik..Asma Yaprağı‘na gidemedik, aklımız kaldı..Roka Bahçe sevgili Zeynep’in tercihi idi, ona da uğrayamadık. Ama dediğim gibi Alaçatı’da her yer çok şık ve çok güzel.. Fiyatlara gelince bizim gittiğimiz her yer Alaçatı için makul ölçülerde idi.Bence beğenilmelerinin önemli nedenlerinden biri de bu.. Ucuz mu hayır, Alaçatı ucuz olacak bir yer değil.. Her şey özel, farklı ve maliyetide öyle, tam butik bir mahalle.. fiyatlarda butik fiyatı, olması gerektiği gibi..Her yerde antikacılar var, butikler takı mağazaları var.. Bilgin’in önerileri ile  gittiğimiz eskinin retro teknoloji ürünleri ile bizi çok farklı anılara  götüren müze gibi Pop Alaçatı  mağazasını ve cam kavanozları, damacanaları, hamur kapları ile Eskiden mağazasını çok beğendik.   Her yer bir tur mesafesinde ama içlerinde uzun keyifli saatler geçirmek mümkün.. Benim için Alaçatı sezon kalabalığı dışında daha farklı, çok daha güzel..Güzel dostlara buradan çok teşekkürler, sevgiler.. Alaçatı’ya gitme kararı aldığımız ilk günden itibaren bizleri, çok sıcak  ilgileri ile  bekleyen ağırlayan Işın Çelebi, Şükran Çelebi‘ye , Sevgili arkadaşımız Bilgin Gökberk‘e, Sedirli Ev Zeynep Erdem’e, Gubiba Hotel Berrak Korukçu ve Burcu Akıl’a programı yapan can arkadaşlarımız, İnsel ve Ergen ailelerine çok çok teşekkürler…Alaçatı sizlerle çok daha güzeldi…Yine gelmek, uzun kalmak  dileğiyle sevgiler, sevgiler..

Çocuklarımıza, Gençliğe Emanet….

Atatürk 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını o dönemin gençleri anneannelerimiz, dedelerimize, armağan etti, onlar da  annelerimize babalarımıza emanet  etti, 1JYMZE0-23-nisan-bayrami-ve-ataturkonlar da bize emanet etti, miras bıraktı, biz de en iyi şekilde korumalı ve çocuklarımıza, torunlarımıza bırakabilmeliyiz. Bu ülke kolay kazanılmadı, yoktan var oldu… Umutsuz adam iken, Türkiye Cumhuriyeti oldu… Atamızın dediği gibi Gelecek en değerli varlığımız çocuklarımıza, gençlerimize emanet….23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız Kutlu Olsun… Çocuk ruhumuz, neşemiz de hiç bitmesin, solmasın….

Aylar Sonra….Özgür Yaşama Devam….

Evimizi boşaltalı  sekiz ay oldu, planladığımız gibi, Bodrum, Ege kıyıları  ve Amerika’da değişik yerlerde altı ayı geçirdik…  İkinci altı aya İstanbul Büyükada’da başladık. İstanbul’da olmak istediğimiz dönemlerde;  farklı bir yaşam yaşamak için Büyükada çok cazip geldi. İstanbul içinde ama çok farklı bir yer, Büyükada…Sizlerle adayı iki ayrı yazımda paylaşmaya çalıştım… Büyükada hayallerimdeki kadar güzel geçti…Herkesin ada değişti, eski ada değil demesine rağmen biz bahar ayları içinde adada olduğumuz için hayalimdeki gibi büyülü, gizem dolu güzellikler dolu idi..12794356_10154235231389311_358077309579774349_n.Ayrıca bu güne kadar farketmediğim de hiç bilmediğim çarşısı esnafı, yerlisi ile çok güzel bambaşka bir dünya yaşadık… Şehirden adaya dönüş, hep muhteşem oldu… Hepimizin acaba dediği adadan bir yerlere gitmek de son derece kolay, keyifli, hızlı oldu… Sonra programda yine Bodrum vardı… Bodrum’da ilk kez baharı yaşadık…Yeşillerin mavileri örtecek kadar bol ve güzel olduğu rengarenk çiçeklerle bezendiği, mimozaların inanılmaz bol olduğu dönemlerde Bodrum’da bahar da  uzun yaşayabilmek bizim için de bir ilk oldu… Aslında programımda, Nisan ayında Nice’e gitmek o bölgede uzun kalmak, hem doğa, hem tarih, hem sanat açısından çok yoğun olan bölgede yaşamak, özgürce koşturmadan galerilerde, müzelerde, caddelerde, sokaklarda, sahilde, pazarda, ayrı ayrı özelliklerdeki tüm çevre kasabalarında  dolaşmayı Cote D’azur da uzun yaşamayı çok istedim. Yine oradaki dostlarla olmayı  planladım…Detaylı programlar da yaptım ama olmadı..İşlerimiz zamanında bitmedi… kocaman aşkım belki biraz yerleşik düzen aradı, özel hobileri ile olmak istedi…Sonunda ben de ona katıldım… zorlamadım… 12963464_10154373813269311_31072948760720882_nBodrum’un güzelliğinde baharı yaşadık, işlerimizle uğraştık…Bol bol fotoğraf çektim, özellikle de doğayı.Saatleri ışığı ayarlayarak dolaşmak ve fotoğraf çekme şansım oldu…Kendimle daha çok vakit geçirebildim. İç sesimi dinlemeye çalıştım. Ama bu dönem  ülkem de yaşananlar  o kadar acıtıcı oldu ki  iç sesimi duyamadım desem doğru olur…

Sırada yine zaman zaman İstanbul var, işler var… dostlarla buluşma hasret giderme var… sonra bu yaz hep Ege kıyıları, adalar ağırlıklı programlar var, evimiz aşkımız Bodrum var…Sonra kış programları… sıcak ülkeler, güneşi bol alan yerlerle devam diyoruz.12654483_10154156715839311_7671158283038829719_n

Bodrum dışında sekiz aydır,  farklı yerlerde, farklı evlerdeyiz. İki bavulla sınırlı özel eşyalarımızla dört mevsimi, dünyanın farklı yerlerinde çok farklı evlerde yaşadık. Şimdiye kadar dört ev değiştirdik…Bu ara kısa seyahatlerimizde otellerde kaldık tabii…Mutlu  muyuz!!!!! Evet, hem de çok….Aslında kolay değil,  ama isteyerek programlanınca muhteşem…Özellikle kışın yaz gibi bahar gibi yaşamak, sıcak yerlerde olmak çok güzel.. Güneş bana iyi geliyor… Hayat canlılık, özgürlük  veriyor. Açık havada bol zaman geçirebilmek de öyle…Bir müddet sonra evimize tekrar yerleşmeden önce farklı düşüncelerde olabilirim. Sadece bol güneşli evler ve özgürce dolaşmak isteyebiliriz.Bizi kısıtlamayan evler ve yaşam….10330228_10154178589149311_1691852356768190683_n

Bu dönemde en çok yapmak istediğimiz şey, gittiğimiz yerlerde sevdiklerimizle  de buluşmak onlarla da bu serüveni paylaşmak istedik… Onu da yapınca çok mutlu olduk…Çok uzaklara gitmemize rağmen Amerika’da hem can dostlarımızla hem çocuklarımızla bir arada çok güzel zaman geçirebildik…12821597_10154233491329311_2352775958626746166_nUzaklarda olunca görüşemediğimiz sevdiklerimizi özlüyoruz.. Ama kavuşunca da ayrı güzel. Yoğun duygular, hasret gidermeler, kavuşmalar yaşamak da güzel… Yani kısacası ben bu işi sevdim… Yaşadığım evleri, yerleri sevdim… Beğenmezseniz değiştirebiliyorsunuz…10422926_10154077348544311_643228127866697087_nEvleri bulduğumuz airbnb ile hiç sorun yaşamadık…Size söylemek istediğim en önemli şey ise şu… Ben seyahati değişik yerler görmeyi yaşamayı hep çok sevdim. Kocaman aşkım ise hiç sevmez. Değişik bir kafeye bile götürmek çok zordur. Hep bildiği yerlere gitmek ister, öyle rahat eder… Gittiği yerleri de kendi yeri yapar,  ya da en sevdiği hep kulüp de olmaktır…. Bu serüvene çıkarken herkes Necil sıkılacak, geri dönmek isteyecek, diye düşündüler…Ama öyle olmadı… Gittiği yerlerde yine kendine uygun mekanlar arkadaşlar ortamlar buldu, o kadar keyif aldı ki dönmek istemedi… Şimdi de tekrar gitmek için planlar yapıyor…Bence işin başka güzel bir yanı da her yeni ev;  yeni yer; yeni heyecan yeniden doğuş gibi… Harika bir tazelenme, yeni farklı güzel duygular hissetme, dostlarınla çocuklarınla paylaşma isteği ve çabası…Anlatacak paylaşacak güzel şeyler, özleme, tekrar gitme arzusu… Hatta oralarda mı yaşasam planları yapma… Hepsi bizim yaşlarımız için çok güzel ve yaşam isteği, enerjisi  veren duygular…Yeni şeyler, öğrenme, tatma, yaşama, yeni insanlar tanıma, gençlik iksiri gibi… Ne dersiniz ? Yola devam, yeni yaşamlarla tanışmaya  devam…Güzel bir hafta sonu dileğiyle sevgiler…