Sevgili Ayşen’in Alkışlanacak Başarısı

Sevgili Ayşen Zamanpur’un hepimizin bildiği çok başarılı bir girişimcilik öyküsü var. Başarı, başarıları getirmeye devam ediyor, devam edecek.Kutluyorum, sevgiyle kucaklıyorum. Başarılar hep seninle olsun.

Sılk&cashmere, Fon Kuruluşu Eastgate Capıtal Group ile Ortak Oldu

Silk& Cashmere CEO’su Ayşen Zamanpur, uluslararası özel fon kuruluşu Eastgate Capital Group ile ortaklık konusunda anlaşmaya vardığını, anlaşma sonrasında şirketin çoğunluk hissesinin Zamanpur ailesinde kaldığını açıkladı Silk& Cashmere CEO’su Ayşen Zamanpur, uluslararası özel fon kuruluşu Eastgate Capital Group ile ortaklık konusunda anlaşmaya vardığını, anlaşma sonrasında şirketin çoğunluk hissesinin Zamanpur ailesinde kaldığını açıkladı.

Silk&Cashmere CEO’su Ayşen Zamanpur, yaptığı yazılı açıklamada, 2012’de 20.yılını kutlayan şirketin, 22 ülkede başarıyla büyüdüğünü, 2008 yılından bu yana sürekli yabancı yatırımcıların ilgisini çeken Silk&Cashmere’in, birçok teklifle karşılaştığını söyledi. 2011 yılına kadar bu konuda girişimde bulunmayan şirketin, 2011 başından beri sürdürdüğü görüşmelerini başarıyla tamamlayarak uluslararası seçkin özel bir fon olan Eastgate Capital Group ile ortaklık konusunda anlaşmaya vardığını açıklayan Zamanpur, anlaşma sonrasında şirketin çoğunluk hissesinin Zamanpur ailesinde kaldığını bildirdi. Ortaklık için imzayı atan Zamanpur, son derece istikrarlı ve karlı bir büyüme sağladıklarını belirterek, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Son yıllarda ciddi bir atağa geçtik, 5 yıllık stratejik planımızda daha da iddialı bir büyüme söz konusu. Bu hedefimize yürürken yanımızda bize güvenen ve markamıza ortak olan Eastgate Capital Group’un bize güç vereceğine inandık. Doğru ve sağlam bir yatırımcı ile anlaşmış olmaktan ekipçe mutluluk duyuyor, şimdi ilk günden beri ana hedefimiz olan ve bu konuda ciddi adımlar da attığımız kaşmir ve ipekte dünya markası olma amacımıza çok yaklaştığımızı hissediyoruz.” – İstanbul

Çok Başarılı Bir Y Kuşağı öyküsü

Hande ‘yi (Hande Çilingir) Kagiderde İletişim Komitesinin düzenlediği son oryantasyonlardan birinde tanıdım.O gün oryantasyona katılan tüm yeni üyeler, hem oldukça genç, hatta çok genç hem de hep çok farklı başarıları olan , ışık saçan pırıl pırıl üyelerdi.Hepsini dinlerken göğsüm  kabardı.  Heyacanlarını bende hissettim, başarılarını ve girişimcilik hikayelerini dinlerken çok mutlu oldum, gurur duydum.

Hande de o gruptaki çok özel gençlerden biriydi, ilk fırsatta Hande’nin çarpıcı öyküsünü yazmak sizlerle paylaşmak istedim.                         Kagider Yeni Yıl yemeğinde rastlayınca, bana o güzel hikayesini yazarak göndermesini istedim.Şimdi tekrar yazmak için okuyunca dahada heyecanlandım ve  hayranlık duydum.    Hande,1984 doğumlu Kagiderin en geç üyesi,  başarıları lise  yıllarında başlamış O dönemde münazaralar en önemli ilgi alanı, bu konudaki başarıları onu o dönemlerde sayısız plaket kazanmasına neden oluyor.Bence böylece iyi bir pazarlamacı olmasının temeli o günlerde atılmış oluyor.                                                      Üniversite yıllarını şöyle anlatıyor,”Üniversite giriş sınavında ailem ve çevrem benden büyük bir başarı beklerken, sınavım pek de istediğim gibi geçmemişti ve birçok insanın isteği olan ancak benim beklentilerime göre biraz düşük kalan, İstanbul Bilgi Üniversitesi İngilizce İşletme bölümünü tam bursla kazanmıştım. Aslında derler ya, ‘her işte bir hayır vardır’ diye, burayı kazanmam, girmeyi  çok istediğim başka bir okulun kapısını açtı. 1. yılın sonunda, yüksek not ortalaması getirdim ve The London School of Economics, Ekonomi&Yönetim programına girmeye hak kazandım.”

Hande üniversite hayatı boyunca, hep hem çalışıyor, hem okuyor.böylece hem para kazanıyor, hem tecrübelerini artırıyor. Alarko, Zorlu Holding, PepsiCo gibi birçok uluslararası firmada çalışıyor, böylece Pazarlama ve Satış konusunda kendini geliştiriyor. Hem okul hem çalışma hayatı içinde pek öğrenciliğini yaşayamıyor olmasına rağmen STK larda, sosyal projelerde görev almak için hep zaman yaratmaya çalışıyor. Bunların içinde   kendisi için en anlamlısı, kuruculuğunu ve eş başkanlığını yürüttüğü ‘Bilgiaid’ projesi ve bu projenin 2007 yılında, TOYP (Türkiye Genç Girişimciler) yarışmasında, yılın sosyal projesi ödülünü kazanması.  Bu proje kapsamında, öncelikle, bazı özel üniversitelerde, Pizza stantları kuruyorlar, tıpkı bir şirket gibi çalışan bu yapıda da, Finans Direktörü, Satın Alma, Pazarlama gibi departmanların başında da hep öğrenciler var, 3 ay gibi kısa bir zaman da da 15.000.-TL kazanıyorlar. Toplanan tüm gelir ile bazı ilköğretim okullarına laboratuvarlar yaptırıyorlar.                                                                                                                       Proje, pizza ile birlikte mısır stantları ile devam ediyor.

2007 yılında, yani mezuniyet senesinde,   yüksek lisans yapmaya, yükselen ekonomilerden Çin’e gidip, orda Çince öğrenmeye karar veriyor.. Başarı bursu ile, Çin’e gidip, 1 sene boyunca, Şangay Üniversitesi’nde ‘Uluslararası Çin Kültürü ve Dili’ öğrenimi görüyor.. Aynı zamanda, giderlerini karşılayabilmek için, bir cam firmasında yarı zamanlı olarak çalışıyor.

Öğrenimimi tamamladıktan sonra, aralarında Fiba Holding, Turkmall gibi şirketlerin de bulunduğu ve Çin’de gayrimenkul yatırımları yapan bir firmanın Pazarlama&Satış departmanında çalışmaya başlıyor. Pozisyon ve şartlar bakımından oldukça iyi bir şekilde profesyonel kariyerine devam ederken, girişimcilik ruhu ağır basıyor, ve bir süre sonra, çok önceleri üniversiteden bir sınıf arkadaşıyla düşündükleri, projeyi  hayata geçiremek için  uygun zamanı geldiğine inanıp  Türkiye’ye dönüyor.

Hande Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilecek bu iş fikrinin ortaya çıkışını özetle şöyle anlatıyor.”Bir gün gazete okurken gördük ki,  Fethiye (Muğla’da) yaz-kış yaşayan, burda mülk satın alan İngiliz aile sayısı 7000’i bulmuş ve artık Doğu Londra’da bile her 10 kişiden 4’u İngiliz iken, Fethiye’de bu oran çok daha artmış. Dolayısıyla, Fethiye gibi eşsiz güzellikteki bir bölgede, okul açarak, yurtdışından gelecek öğrencilerin, hem İngiliz öğretmenlerden ders almalarını hemde bu yöreye yerleşmiş İngiliz ailelerin yanında kalmalarını sağlıyarak hep birlikte aktivitelere katılarak İngilizceler’ini geliştirecekleri bir proje hayal ettik. Eğitim alanında ve finansman olarak da bize destek olması açısından, yanımıza 3 ortak daha alarak da, 2009 yılında bu projeyi hayata geçirdik. Amacımız, İngiltere ve Malta’daki konsepti bu ‘küçük İngiltere’de uygulamak, hatta ordaki dil okullarından daha iyi bir eğitimi, eşsiz bir doğada ve öğrencilerle geçirecek bolca zamanı ve güzel evleri bulunan İngiliz ailelerle birlikte yapacağımızı tüm dünyaya göstermek ve uluslararası bir okul kurmaktı. 2 sene boyunca, yönettiğim pazarlama takımı ile birlikte, Orta Doğu, Avrupa ve Uzak Doğu’da sayısız ülke gezerek okulu tanıttık.

Hande Suriye seyahatinde

Buralardaki eğitim acentalarını, Fethiye’ye davet ederek İngiliz ortamını ve Fethiye’nin güzelliklerini gösterdik. Çek Cumhuriyeti, Polonya, Arnavutluk, Fransa, İtalya, Suriye, Suudi Arabistan, Libya, Dubai bügune kadar öğrencilerimizin geldiği ve benim de ziyaret ettiğim 28 farklı ülkeden sadece birkaçı.                    Şu an okulumuz, 33 dönüm üzerinde kurulmuş,  en yeni teknolojiler ile uyumlu bir şekilde düzenlenmiş sınıfları , spor alanları, havuzu, dinlenme alanları bulunan bir kampüs üzerinde eğitim hayatına devam ediyor.”

Hande Fethiye Ölüdeniz de 12 farklı ülkenin eğitim acentası ile

Hande hep çok yoğun çok çalışıyor, kendine hiç zaman ayıramıyor, tatil yapamıyor, ama idealleri peşinde zevkle, tatilini de işini de aynı potada mutlulukla yapmaya devam ediyor, ama STK sız da yapamıyor, Kagidere  ulaşıyor.

İyikide bizimle, onunla olmaktan, hikayesini başarılarını paylaşmaktan hepimiz çok mutlu olduk. Kagidere daha çok zaman ayırabildiğinde bu mutluluğumuz çok daha artacak, kendisine sevgiler, sevgiler, diyorum, tekrar tekrar kucaklıyorum.

Hande Kagider Yeni Yıl Yemeğinde

Çok güzel, çok değerli, bir yılbaşı anısı

Mekanlar değişse de zamanlar değişse de anların yaşattığı duygular hiç değişmeyecek…  mutlulukları, tadları  hep özlemle hatırlanacak,  

Tüm ailenin,  bir arada olduğu yılbaşılar, en güzel anılar….

Bu sene fiziksel olarak hepimiz bir arada olamadık, ama gönül linkimizle bir aradayız. Sevgiyle, sevdiklerimizle ….

31.12.2008  Anneler ve kızları….

Kagiderde Herkes Çok Renkli Çok Farklı…….

Yılın son girişimci yazısı çok renkli, çok gösterişli, masal tadında yeni yıl armağanı gibi ve mutlaka Kagiderli bir arkadaşımız olsun istedim.                                                         Seçim yapmak çok zordu,    Kagiderde herkes çok renkli, çok özel, sonunda, bizleri  kendi gibi renkli, masal tadında, sihirli dünyasına defalarca  davet eden, sürpriz, şampanyalı, kırmızı çamaşır hediyeli,   Yeni Yıl davetleri yapan sevgili arkadaşım Handan’ı  (Handan Özgür Ercengiz) seçtim.

Handan, Magic Form‘un ikinci kuşak çalışanı, ortağı, yöneticisi, rengi.                   Kurucusu sevgili kayınpederi,Çetin Ercengiz , eşi Gürsel Ercengiz, ailenin diğer fertleri, hepsi çok renkli, dinamik, çok özel mutfak becerileri olan farklı  yetenekli insanlar.                   Hayallerini gerçekleştirirken de büyütürken de hep bu yeteneklerini kullanmışlar ve bu dünyaya, gülerek, mutlulukla, neşeyle  bakan ruhları ile katılmışlar.                          Tanıdıkça şaşırıyorsunuz, sonra artık hiç birşeye şaşmamak lazım diyorsunuz, kanıksıyorsunuz.

Güzel mağazalarına, sihirli dünyalarına,  gelenlere ikram ettikleri macoronlar sevgili kayınpederi, tarafından her akşam evde yapılıyor.Hemde en iyisini yapmak iddiasıyla. Netice müthiş, inanamıyorsunuz.

Sevgili eşi  de herzaman mutfakta harikalar yaratıyor. Canları oğulları da onların izinde.  Çok neşeli, çok başarılı, çok renkli, bir aile.Neticesi de mükemmel.                        Handan’ın enerjisine, pozitif duruşuna yetişmek çok zor. Çok şey anlatmaya gerek yok.    Bu arada albümünden sadece bir iki resim koymaya daha doğrusu seçmeye çalıştım.

Mutfakta başlayan müthiş girişimcilik öyküleri var.Sınır tanımaz başarmak , en mükemmeli yapmak duygusu aileyi bugünlere taşımış.Ürünleri, mağazaları, farklılıkları, sevgileriyle, başarılı iş ve aile yaşamları  pür neşe ve  canlılıkla devam ediyor,hep böyle devam etsin, bizleri de hep böyle içine çeksin, katsın.

 Washington TİAW Dünya Kadınlar Konferansı’nda Kagideri Handan temsil etti.  Amerika da tek başına, ama kendi deyimiyle dev bir kadro gibiydim, diyor. Handan katıldığı davetlerde, toplantılarda duyduğu heyacanı, çoşkuyu bütün hücrelerimde hissettim, ve on yaş gençleştim diye anlatıyor.


Handan’ın her anı, seyahatleri, ailesi ile paylaşımları, Kagidere katkıları hep dolu dolu,hep güleryüzlü, hep rengarenk, hep sihirli , hep masal gibi,

Vals için davet edildiği Viyana da eşi ile

Bu müthiş neşe, enerji, mutluluk hep seninle olsun Handancım, sende hep bizimle.

2011 Kagider   Ödülün ve gururunla,         sevgiler ve mutlu yıllar