Girişimciler İçin; Teşvik ve Hibe Fırsatları

Bugün sizlerle sevgili Hande Çilingir’in hazırladığı Girişimci Adayları ve Girişimciler için Teşvik ve Hibe Fırsatları yazılarının KOSGEB bölümüyle ilkini paylaşıyorum. Faydalı olacağını umuyorum, bu bilgilendirme yazıları  TÜBİTAK, KALKINMA AJANSLARI VE BANKA KREDİLERİ  ile devam edecek.Sonra da Kosgeb’le ilgili uygulama  bilgilerini  daha detaylı paylaşmayı planlıyorum.Sevgiler, sevgiler…

KOSGEB-Logo1

KOSGEB

  1)KOBİ Proje Destek Programı

 PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ

  • İşletmelere özgü sorunların işletmeler tarafından projelendirildiği ve projelendirilen maliyetlerin desteklenebildiği bir programa ihtiyaç duyulması,
  • KOBİ’lerde proje kültürü ve bilincinin oluşturulması,
  • İşletmelerin proje yapabilme kapasitelerinin geliştirilmesi,
  • Esnek destekleme sistemine ihtiyaç duyulması.

PROGRAMDAN YARARLANMA KOŞULU

Programdan yararlanmak isteyen işletmelerin KOSGEB Veri Tabanında yer alması koşulu aranır.

PROGRAM VE PROJE LİMİTLERİ, SÜRESİ

Program Süresi                    3 yıl

Proje Süresi                          6-24 ay(+12ay)

Destek Üst Limiti                 150.000 TL (Geri ödemesiz)

Destek Oranı                        1.ve 2. Bölge için %50

                                                3.ve 4. Bölge* için %60


DESTEKLENECEK PROJE KONULARI

  • İşletmelerin; üretim, yönetim-organizasyon, pazarlama, dış ticaret, insan kaynakları, mali işler ve finans, bilgi yönetimi ve bunlarla ilişkili alanlarda sunacakları projeler desteklenir.

 

DESTEKLENECEK PROJE GİDERLERİ

  • Bu program kapsamında desteklenecek proje giderlerine Kurul karar verir. Ancak, arsa, bina, inşaat, tadilat, tefrişat ve benzeri, taşıt aracı, vergi, resim ve harçlar, sosyal güvenlik primleri, haberleşme giderleri, proje ile ilgili olmayan personel giderleri, enerji ve su giderleri, kira giderleri, finansman giderleri, proje ile ilişkilendirilmemiş diğer maliyetler desteklenmez.
  • Proje ile ilişkilendirilmiş makine-teçhizat, hammadde ve malzemeye ilişkin KOSGEB desteği, Kurul tarafından karar verilen toplam KOSGEB destek tutarının % 10 (on)’unu aşamaz. Proje kapsamında alınacak yazılım için sağlanacak KOSGEB desteği bu sınırlamaya dahil değildir.

 

Daha fazla bilgi için Bknz.: *http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=3

2) Tematik Proje Destek Programı

 

PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ

  • KOBİ’lerin kendi işletmelerini geliştirmeleri ve Meslek Kuruluşları tarafından küçük ve orta ölçekli işletmelerin geliştirilmesi amacıyla daha fazla proje hazırlamalarının teşvik edilmesi,
  • Makro strateji dokümanlarında işaret edilen öncelikler dikkate alınarak belirlenen tematik alanlarda bölgesel ve sektörel ihtiyaçların karşılanması,
  • KOBİ’lerin uluslararası mevzuat ve önceliklere uyumunun sağlanması,

PROGRAMDAN YARARLANMA KOŞULU

Programdan yararlanmak isteyen işletmelerin ve meslek kuruluşlarının KOSGEB Veri Tabanında yer alması koşulu aranır.


TEMATİK PROJE DESTEK PROGRAMI DESTEK UNSURLARI 

 

  Çağrı Esaslı Tematik Program Meslek Kuruluşu Proje Destek Programı
Başvuru Yapabilecekler KOBİ’ler ve Meslek Kuruluşları Meslek Kuruluşları
Program Süresi  – 3 Yıl
Proje Süresi Proje Teklif Çağrısında Belirlenir 24 Ay (+12 Ay)
Destek Oranı 1. ve 2. Bölgede % 50

3. ve 4. Bölgede % 601. ve 2. Bölgede %50

3. ve 4. Bölgede % 60Destek ÖdemesiGeri Ödemeli ve Geri Ödemesiz seçeneklerleGeri ÖdemesizDestek Üst LimitiProje Teklif Çağrısında Belirlenir150.000 TL


Çağrı Esaslı Tematik Program Desteklenecek Proje Giderleri

  • Personel ücretleri ve seyahat giderleri,
  • Makine-ekipman, yazılım ve donanım alımı veya kiralanması giderleri (azami %25),
  • Sarf malzemesi giderleri,
  • Hizmet alım giderleri,
  • Genel idari giderler (azami %10).


Meslek Kuruluşu Proje Destek Programı Desteklenecek Proje Giderleri

  • Kurul tarafından uygun bulunan ve aşağıda belirtilenler dışında kalan giderler destek kapsamındadır;
  • Bina inşaat yapımı, tadilatı, gayrimenkul alımı, makine-teçhizat, tefrişat, taşıt aracı, vergi, resim ve harçlar, sosyal güvenlik primleri, haberleşme giderleri, finansman giderleri, proje ile ilgili olmayan personel giderleri, enerji, su, kira giderleri, proje ortaklarından alınan danışmanlık ve hizmet alımı giderleri ve proje ile ilişkilendirilmemiş maliyetler.

 

Daha fazla bilgi için Bknz.: * http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=4 

3)İşbirliği Güç birliği Destek Programı  

 

PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ

  • KOBİ’lerin işbirliği-güçbirliği anlayışında bir araya gelerek “Ortak Sorunlara Ortak Çözümler” üretilmesi,
  • KOBİ’lerin tedarik, pazarlama, düşük kapasite kullanımı, rekabet gücü zayıflığı, finansman başta olmak üzere tek başlarına çözümünde zorlandıkları birçok soruna çözüm bulunması,
  • KOBİ’lerin bir araya gelerek kapasite ve rekabet gücü yüksek işletmelere dönüşmesi,
  • Ölçek ekonomisinden yararlanılarak kaynak tasarrufu sağlanması,
  • KOBİ’ler arasında ortaklık ve işbirliği kültürünün geliştirilmesi.

PROGRAMDAN YARARLANMA KOŞULU

Programdan yararlanmak isteyen işletmelerin, KOSGEB Veritabanında kayıtlı olmaları ve KOSGEB Birimine proje başvurusu yapmaları esastır.

İŞBİRLİĞİ – GÜÇBİRLİĞİ ORTAKLIK MODELLERİ

  • Proje ortağı işletmelerin mevcudiyetlerini koruyarak kurulacak olan işletici kuruluşa ortak olmaları,
  • Proje ortağı işletmelerin bir kısmının ya da tamamının kendilerini feshederek kurulacak işletici kuruluşa ortak olmaları,
  • Proje ortağı işletmelerin bir kısmının kendilerini feshederek ortaklardan birinin bünyesinde birleşmesi,
  • Her bir ortaklık modelinde en az 5 işletmenin bir araya gelmesi şartı aranır.

kosgeb-destekleri-hibe-programi


DESTEKLENECEK PROJE KONULARI

  • Hammadde, ara mamul, mamul, lojistik ve diğer hizmetleri daha hızlı ve ucuz temin edebilmeleri amacıyla ortak tedarik,
  • Müşteri istekleri ve pazarın talebi doğrultusunda ürün ve hizmet geliştirmeleri, ürettikleri ürün ve hizmetleri yeni pazarlara sunmaları amacıyla ortak tasarım,
  • Ürün ve hizmet kalitelerini yükseltmek ulusal ve uluslararası pazar paylarını artırmak, marka imajı oluşturmak, uluslar arası pazarın ihtiyaçlarına cevap vermeleri amacıyla ortak pazarlama,
  • Ürün ve hizmet standartlarını geliştirmeleri amacıyla ortak laboratuar,
  • Üretim ve hizmet kapasitelerini, çeşitlerini, verimliliğini ve kalitelerini artırmak amacıyla ortak imalat ve hizmet sunumu konularında sunacakları projeler desteklenir.


PROGRAM VE PROJE LİMİTLERİ  

    

Proje Süresi                    6-24 ay (+ 12 ay)

Destek Üst Limiti           250.000 TL (Geri Ödemesiz),   500.000 TL (Geri Ödemeli)

Destek Oranı                   1. ve 2. Bölge için %50    

3. ve 4. Bölge için %60

 

Daha fazla bilgi için Bknz.: * http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=5

4)AR-GE, İnovasyon ve Endüstriyel Uygulama Destek Programı

 

PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ

  • Bilim ve teknolojiye dayalı yeni fikir ve buluşlara sahip KOBİ ve girişimcilerin geliştirilmesi,
  • Teknolojik fikirlere sahip tekno-girişimcilerin desteklenmesi,
  • KOBİ’lerde Ar-Ge bilincinin yaygınlaştırılması ve Ar-Ge kapasitesinin artırılması,
  • Mevcut Ar-Ge desteklerinin geliştirilmesi,
  • İnovatif faaliyetlerin desteklenmesi,
  • Ar-Ge ve İnovasyon proje sonuçlarının ticarileştirilmesi ve endüstriyel uygulamasına yönelik destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulması.

PROGRAMDAN YARARLANMA KOŞULU

İşletme ve girişimcilerin Programdan yararlanmak için ilgili KOSGEB Birimine proje başvurusu yapmaları ve proje başvurusu yapan işletmelerin KOSGEB Veritabanına kayıtlı olmaları esastır.

PROJE SÜRESİ

  • Ar-Ge ve İnovasyon Programı için en az 12 (on iki), en çok 24 (yirmi dört) ay,
  • Endüstriyel Uygulama Programı için en çok 18 (on sekiz) ay,
  • Her iki program için de Kurul kararı ile 12 (on iki) aya kadar ek süre verilebilir.


AR-GE, İNOVASYON VE ENDÜSTRİYEL UYGULAMA DESTEK PROGRAMI   

     

AR-GE, İNOVASYON VE ENDÜSTRİYEL UYGULAMA DESTEK PROGRAMI Destek Üst Limiti(TL) DESTEK ORANI (%)
Ar-Ge ve İnovasyon Programı
İşlik Desteği İşliklerden bedel alınmaz
Kira Desteği 12.000 75
Makine-Teçhizat, Donanım, Hammadde, Yazılım ve Hizmet Alımı Giderleri Desteği 100.000 75
Makine-Teçhizat, Donanım, Hammadde, Yazılım ve Hizmet Alımı Giderleri Desteği (Geri Ödemeli) 200.000 75
Personel Gideri Desteği 100.000 75
Başlangıç Sermayesi Desteği 20.000 100
Proje Geliştirme  Desteği Proje Danışmanlık Desteği 25.000 75
Eğitim Desteği 5.000
Sınai ve Fikri Mülkiyet Hakları Desteği 25.000
Proje Tanıtım Desteği 5.000
Yurtdışı Kongre/Konferans/Fuar Ziyareti/Teknolojik İşbirliği Ziyareti Desteği 15.000
Test, Analiz, Belgelendirme Desteği 25.000
Endüstriyel Uygulama Programı
Kira Desteği 18.000 75
Personel Gideri Desteği 100.000 75
Makine-Teçhizat, Donanım, Sarf Malzemesi, Yazılım ve Tasarım Gid. Desteği 150.000 75
Makine-Teçhizat, Donanım, Sarf Malzemesi, Yazılım ve Tasarım Giderleri Desteği (Geri Ödemeli) 200.000 75

Daha fazla bilgi için Bknz.: * http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=6

5) Genel Destek Programı

 

PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ

  • Proje hazırlama kapasitesi düşük KOBİ’ler ile KOSGEB hedef kitlesine yeni dahil olmuş sektörlerdeki KOBİ’lerin de mevcut KOSGEB desteklerinden faydalanması,
  • KOBİ’lerin kaliteli ve verimli mal/hizmet üretmelerinin sağlanması,
  • Mevcut KOSGEB desteklerinin revize edilerek daha fazla KOBİ’nin bu desteklerden yaygın şekilde faydalanması,
  • KOBİ’lerin rekabet güçlerini ve düzeylerini yükseltmek amacıyla genel işletme geliştirme faaliyetlerinin teşvik edilmesi,
  • KOBİ’lerin yurt içi ve yurt dışı pazar paylarını artırmak amacıyla tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin geliştirilmesi.
  GENEL DESTEK PROGRAMI DESTEKLERİ DESTEK ÜST LİMİTİ  (TL) DESTEK ORANI    (%)
1. ve 2. Bölgeler 3. ve 4. Bölgeler
1 Yurt İçi Fuar Desteği 30.000 % 50 % 60
2 Yurt Dışı İş Gezisi Desteği 10.000
3 Tanıtım Desteği 15.000
4 Eşleştirme Desteği 15.000
5 Nitelikli Eleman İstihdam Desteği 20.000
6 Danışmanlık Desteği 15.000
7 Eğitim Desteği 10.000
8 Enerji Verimliliği Desteği 30.000
9 Tasarım Desteği 15.000
10 Sınai Mülkiyet Hakları Desteği 20.000
11 Belgelendirme Desteği 10.000
12 Test, Analiz ve Kalibrasyon Desteği 20.000
13 Bağımsız Denetim Desteği 10.000

PROGRAMDAN YARARLANMA KOŞULU

  • Programdan yararlanmak isteyen işletmenin, KOSGEB Veri Tabanında yer

alması koşulu aranır.

  • Programdan yararlanmak isteyen işletme KOSGEB Birimine başvuru yapar. Başvurusu

kabul edilen işletmeden taahhütname istenir.

Daha fazla bilgi için Bknz.: * http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=7

is-adamlari-kosgeb-destekleri-hakkinda-bilgilendirildi_842918_340_226

 6)Girişimcilik Destek Programı

PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ

  • Ekonomik kalkınma ve istihdam sorunlarının çözümünün temel faktörü olan girişimciliğin desteklenmesi ve yaygınlaştırılması,
  • Başarılı ve sürdürülebilir işletmelerin kurulması,
  • Girişimcilik kültürünün yaygınlaştırılması,
  • İş Geliştirme Merkezlerinin kurulması ile girişimciliğin geliştirilmesi,
  • İstihdamın artırılması,
  • Yerel dinamiklere dayalı girişimciliğin desteklenmesi.

PROGRAMDAN YARARLANMA KOŞULU

Uygulamalı Girişimcilik Eğitiminden Yararlanma Koşulu;

  • Uygulamalı Girişimcilik Eğitimlerinin hedef kitlesi kendi işini kurmak isteyen gerçek kişiler olup, eğitimler genel katılıma açık olarak düzenlenebileceği gibi, genç girişimci, kadın girişimci ve üniversite öğrencileri gibi belirli bir hedef kitle grubuna yönelik olarak da yapılabilir.

Yeni Girişimci Desteğinden Yararlanma Koşulu;

  • KOSGEB veya kurum ve kuruluşlar tarafından gerçekleştirilen bir Uygulamalı Girişimcilik Eğitimini,
  • 24/05/2005 tarih ve 25795 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan KOSGEB Destekleri Yönetmeliği kapsamında düzenlenmiş olan bir Genç Girişimci Geliştirme Programı ile KOSGEB’in işbirliği ve denetimi çerçevesinde başka kurumlar tarafından düzenlenen bir girişimcilik eğitimini,
  • KOSGEB tarafından yürütülmüş olan Birinci ve İkinci Özelleştirme Sosyal Destek Projesi kapsamında düzenlenmiş bir Küçük Ölçekli İşletme Kurma Danışmanlığı Desteği (KÖİDD) Programı’nı

tamamlayarak, eğitime veya programa katıldığını belgeleyen ve eğitimi veya programı tamamladıktan sonra işletmesini kuran girişimciler yararlanabilir.

Girişimcilik Destek Programı 3 alt programdan oluşur:

  • Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi
  • Yeni Girişimci Desteği
  • İş Geliştirme Merkezi (İŞGEM) Desteği


Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi

  • Minimum 60 saatlik eğitim ve atölye çalışmasından oluşan eğitim programını kapsar (girişimcilik özelliklerinin sınanması, iş fikri egzersizleri yapılması ve iş planı hazırlanması)
  • Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri KOSGEB veya diğer kurum ve kuruluşlar (üniversite, İŞKUR, meslek kuruluşu, belediye v.b. tarafından düzenlenebilir,
  • Eğitimler, genel ve özel hedef grupları (gençler, kadınlar, dezavantajlı gruplar) için düzenlenir,
  • Eğitimlere katılanlardan ücret alınmaz.

Kosgeb150bin

 7) Yeni Girişimci Desteği

Bu destekten;

  • Uygulamalı girişimcilik eğitimini tamamlayarak işini kuran girişimciler ve
  • İŞGEM girişimcileri faydalanabilir.  


Yeni Girişimci Desteği Destek Unsurları 

DESTEK UNSURU   ÜST LİMİT (TL) DESTEK ORANI (%) (1. ve 2 . Bölge) DESTEK ORANI (%) (3. ve 4. Bölge)
İşletme Kuruluş Desteği Geri ödemesiz 5.000

60

(Kadın veya özürlü girişimci:70)

70

(Kadın veya özürlü girişimci:80)

Kuruluş Dönemi Makine, Teçhizat ve Ofis Donanım DesteğiGeri ödemesiz10.000İşletme Giderleri DesteğiGeri ödemesiz12.000Sabit Yatırım DesteğiGeri Ödemeli70.000


İş Geliştirme Merkezi Desteği

  • İş Geliştirme Merkezleri, bünyesinde barındırdığı işletmelere, işletme geliştirme danışmanlığı, uygun koşullarda iş yeri mekânı, ortak ofis ekipmanı, ofis hizmetleri gibi hizmetler sunarak işletmelerin en kırılgan oldukları ilk yıllarını sağlıklı bir şekilde aşmalarını ve büyümelerini sağlamak amacıyla kurulan ve işletilen merkezlerdir.
  • İşletme Geliştirme Merkezlerinin kuruluş başvurusu; belediyeler, üniversiteler, özel idareler, kalkınma birlikleri, meslek kuruluşları ve kar amacı gözetmeyen kooperatifler tarafından münferiden veya birlikte yapılabilir.


İş Geliştirme Merkezi Desteği Destek Unsurları

   DESTEK UNSURU   ÜST LİMİT (TL) DESTEK ORANI  (%) (1. ve 2 . Bölge) DESTEK ORANI (%) (3. ve 4. Bölge)
İŞGEM Kuruluş Desteği (18 ay)
  • Bina tadilatı
  • Mobilya Donanım
  • İŞGEM Yönetim

Geri ödemesiz750.000

600.000

125.000

25.000

6070

İŞGEM İşletme Desteği (36 ay)

  • Personel
  • Eğitim,Danışmanlık
  • Küçük tadilat

Geri  ödemesiz100.000

30.000

50.000

20.000

6070

Daha fazla bilgi için Bknz.: * http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=8

8)Gelişen İşletmeler Piyasası Kobi Destek Programı

 

PROGRAMIN AMACI
Gelişen İşletmeler Piyasası KOBİ Destek Programı” ile gelişme ve büyüme potansiyeline sahip küçük ve orta ölçekli işletmelerin;

  • İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Gelişen İşletmeler Piyasası’nda işlem görmesinin sağlanması,
  • Sermaye piyasalarından fon temin edilmesine imkan sağlanması

PROGRAMIN KAPSAMI
Program kapsamında, KOBİ’lerin paylarının Gelişen İşletmeler Piyasası’nda işlem görmek üzere halka açılma sürecinde;

  • Piyasa danışmanı danışmanlık hizmet bedeli,
  • Bağımsız denetim hizmeti bedeli,
  • Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) kurul kaydına alma ücreti,
  • İMKB Gelişen İşletmeler Piyasası Listesine kabul ücreti,
  • Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) masrafı,
  • Aracı kuruluşa ödenecek aracılık komisyonu,

PROGRAMDAN YARARLANMA KOŞULU

  • Programdan yararlanmak isteyen ticari şirket statüsündeki işletmenin, KOSGEB Veri Tabanında yer alması koşulu aranır.
  • KOSGEB tarafından geri ödemesiz destek olarak söz konusu maliyetler, KOSGEB tarafından karşılanacaktır.

PROGRAMIN UNSURLARI, ORANI VE ÜST LİMİTİ

Program kapsamında sağlanan desteğin toplam üst limiti 100.000 (Yüzbin) TL olup, destek unsurlarının üst limit ve oranları aşağıda tablo halinde verilmiştir.

Destek Unsurları Destek ÖdemesiÜst Limiti (TL) Oranı (%)
Piyasa danışmanı danışmanlık hizmet bedeli (azami 2 yıl) 60.000 75
Bağımsız denetim hizmeti bedeli 20.000 75
SPK kurul kaydına alma ücreti 10.000 100
İMKB Gelişen İşletmeler Piyasası Listesine kabul ücreti
Merkezi Kayıt Kuruluşu masrafı
Aracı kuruluşa ödenecek aracılık komisyonu 10.000 75

Daha fazla bilgi için Bknz.: * http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=24

8) Kredi Faiz Desteği

PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ

Kredi Faiz Desteği programları ile KOSGEB tarafından; küçük ve orta ölçekli işletmelere uygun koşullarda finansal destek temin edilerek,

  • üretim, kalite ve standartlarını artırmaları,
  • finansman sorunlarının çözümü,
  • istihdam yaratmaları,
  • uluslararası düzeyde rekabet etmelerinin

sağlanmasıdır.

PROGRAMDAN YARARLANMA KOŞULU

KOSGEB Veri Tabanında kayıtları onaylı ve KOSGEB desteklerinden yasaklı olmayan gerçek/tüzel kişiliği haiz işletmeler yararlanabilir. Yatırım, işletme ve ihracat amaçlı Kredi Destek Programı çerçevesinde kullanacakları banka kredileri için başvuru koşulları ve diğer şartlar KOSGEB tarafından belirlenir.

  • KOSGEB’in 2003 yılından itibaren sağladığı finansal destekler, Bakanlar Kurulu Kararı gereğince 2008 yılına kadar üç kamu bankası aracılığıyla sağlanmış, 2008 yılı Mayıs ayında ise yeniden düzenlenen Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında, halen Türkiye’de faaliyette bulunan kamu bankaları, özel bankalar, katılım bankaları ile yapılan Protokollerle KOBİ’lere kullandırılacak kredilerin faiz/kar payı, komisyon vb. giderlerinin program türüne göre kısmen ya da tamamen karşılanması şeklinde sürdürülmektedir.
  • KOSGEB KOBİ kredi faiz desteğinin vadesi azami 48 (kırksekiz) ayı, üst limiti işletme başına 300.000(üçyüzbin) TL’yi geçemez.

Daha fazla bilgi için Bknz.: * http://www.kosgeb.gov.tr/Pages/UI/Destekler.aspx?ref=32

Eda’dan Samimi İtiraflar

Bugün sizlerle paylaşmak istediğim hikaye tipik bir Y kuşağı temsilcisi, Eda Bilol‘a ait

Eda pırıl, pırıl parlayan kocaman gözleri ile etrafındakileri hemen pozitif çekiciliği ile etkileyen Y kuşağı girişimcilerinden.Kagider’de bir yandan Y kuşağı ile ilgili eğitimler verilirken, onlarla nasıl çalışmalı, onlarla nasıl daha iyi anlaşmalı derken, aramıza hızla yeni yeni Y kuşağı girişimciler de katılıyor. Her geçen gün de artarak. Ben kendi adıma hep söylüyorum; uzun senelerdir,  onlarla çalışmayı, birlikte vakit geçirmeyi seviyorum, ve öncelikli tercih ediyorum.Gelecek onlarla değişecek, güzelleşecek inanıyorum.

Eda ile  Kagider’e katıldığından beri birbirirmizi çok  görmesek de sosyal medyadan takip etme şansımız var. Bir araya gelmek için de çaba içindeyiz. Biraz mesafeler uzak. Ama önümüzdeki günlerde daha çok bir arada olmak dileğimiz.Eda ile sosyal medyanın dışında yazışıyoruz, aynı komitede çalışıyoruz, beraber çalıştığımız bir proje var, ve ben size bugün bu pırıl, pırıl genç girişimci Y kuşağı genci Eda’nın girişimcilik hikayesini kendi anlatımıyla paylaşacağım. Sonra Eda ile sizlere hazırlayacağımız farklı bir yazımız daha olacak, Eda’nın blogger olma hikayesi.İkisi de şimdiye kadar yazdıklarımdan çok farklı, güzel enerjili, çok beğendiğim hikayeler, çalışmalar.  Sizlerin de beğeneceğinizi umuyorum, ben çok keyif alarak, okudum,   yazdım. Bugünkü  hikayede de her kuşağın ilgisini çekecek, çok güzel samimi itiraflar,kendi  öz eleştirileri  var. Sonunda da yeni projelerin girişimlerin haberi var. Y kuşağı olunca böyle, önlerinde daha çok uzun zamanları  var, hayalleri var, çoğalan enerjileri var. Hepsi heyacan verici.DSC00046-1

Eda yazısına  eğitim tercihi ve sonrasında ki karar değişikliğini anlatarak başlıyor.

“1987 doğumluyum. Kasım ayında doğmuş ve erken okula başlamış olmanın avantajıyla 21 yaşımı doldurmadan üniversite mezunu oldum.

Fen Lisesi ardından bir kararsızlık yaşarken, çocukluk hayalim olan Mimarlık bölümünü tercih etme kararı aldım. İstanbul Kültür Üniversitesi Mimarlık Bölümünden mezun olduktan sonra Floransa’da Florence Design Academy’de İç Mimarlık mastırı yaptım.

İstanbul’a geri döndüğüm ilk günden beri (görüşmeleri daha mastır bitmeden başlamıştı) bambaşka bir konu olan aile şirketimizde başlamak istedim.

Genlerindeki ve ruhundaki girişimcilik arzusu baskın gelmiş.  

Birçok ailenin aksine babam gelmemem konusunda çok ısrarcı oldu. Mesleğimi yapmamı istemesinin yanı sıra, 2008-2010 yılları arasında az-çok herkesi sarsan krizin de etkilerinden yeni sıyrılıyor olduğundan bu ortamdan uzak tutmak istedi.

Staj yapması, girişimcilik ruhunun çıkmasına destek oluyor.

İnatçı ve girişimci ruhum mimarlık yapmayı reddediyordu. Yaptığım staj ve etrafımdaki örneklerden, bunun benim için (her ne kadar tasarım aşığı olsam da) doğru yol olmadığını hissediyordum.  

Eda’nın satış işi yapmayı tercih etmesi; ona  girişimcilik için en iyi tecrübeyi kazandırıyor.

Bir süre, eğlenceli ve değişik bir deneyim olacağından, doğrudan satış işi ile uğraştım.     Hiç tanımadığım insanlara, pek de ucuz olmayan ve yeni bir ürünü tanıtmak, alt ağlar oluşturmaya çalışmak çok değişik bir deneyim oldu. Sonrasında iş hayatına adım attığımda gerçek anlamda faydasını gördüğümü belirtmeden geçemeyeceğim.

Özellikle üniversite dönemi  ya da sonrasında bu tip bir deneyimi kesinlikle tavsiye ediyorum! Tek başına, ‘hayır, ilgilenmiyorum…vb.’ cevapları alarak yine de ilerlemeyi hedef edinmek çok farklı bir duruş, vizyon kazandırıyor insana.

6 ay gibi bir süre bu tecrübeden ve ufak da olsa ek bir kazançtan sonra düzenli iş hayatının zamanının geldiğine karar vererek, tekrar babamla karşılıklı oturdum.

(Bu arada belirtmek isterim ki bu inadın karşılığını veremeyeceğimden de bir o kadar korkuyordum.)direnedaEda direniyor.

Uzun süren bir konuşmanın ardından, daha fazla beklemeyerek yaz ortası başlamaya karar verdim.

Ve şu an 3. Senem bitiyor.

Şirketimiz kökeninde 100 senedir makine mümessilliği sektöründe ve yıllarını tekstil makineleri konusuna vermiş iken, 2008 yılı itibari ile metal işleme makineleri sektörüne de giriş yapmıştır.

Kısacası %70 belki %80 ya da kim bilir daha fazla oranda ‘erkek egemen’ bir sektör.

İlk başladığımda, alışabilmem adına tercüme ve benzeri işlerle ilgileneceğim söylense de bir anda kendimi okyanusun ortasında buldum.DSC05591-1

Başarılı ilerlememizde en önemli etkenin, babamın profesyonel davranarak beni, yıllarını geçirmiş, bana ‘mentor’ luk edecek kişilere, kaba tabiri ile ‘eti senin, kemiği benim’ mantığında teslim etmiş olmasıdır.

Tabi ki hikayenin buradan sonraki 1-1,5 senelik sürecinin zorlu olduğunu belirtmeliyim ve işte benim başarısızlıklardan geçen yolum…

Her ne kadar egosu olmayan bir karaktere sahip olduğuma inansam da, her insanın kırılma noktaları var.

Sekreterlikten, satış ve satış sonrasına, marketing’e kadar geniş kapsamda bir görev tanımı olduğunda yılmak kolaylaşıyor.

Ama 3.senemin dolmasına yaklaştığım bu günlerde, o günlere çok dua ediyorum. Çünkü bu sayede yeni katılan personellere yol gösterecek konuma gelmiş oluyorum. 

Çok ‘uç’ olabilecek başarısızlık hikayelerim yok… zamanında benim de basite aldığım, fakat sonradan önemini anladığım anekdotlarım diyebilirim.

1 kişi bile olsa okuduğunda ‘Evet, ben de bu durumdayım!’ diyerek kendine bir pay çıkarabileceğini ümit ediyorum .

Örneğin, ilk başlarda en zor gelen şey telefonlar oldu!

‘O kadar okumuşum, mimar olmuşum. Telefona mı bakacağım, randevu mu alacağım?!’ düşüncesi içimi kemirmedi desem yalan söylemiş olurum.

Benim çocuklarımda ilk staj yaptıklarında bunu hep yaşadılar, oğlum bana ben faks çekmem, getir götür yapmam dediğinde;  ancak işleri, yapılanları, sistemi çabuk öğrenip, kendini kabul ettirebileceğini  söylemek bize düştü tabii.Baban da seni doğru ellere teslim ederek bunu hemen sağlamış.Kızım da, çok daha küçük yaşlarda bir arkadaşımın tekstil işinde sömestr tatilinde çalıştığında; anne bana para verecekler mi? ilk sorusu olmuştu.Ben de ona kızım; benden  üstüne para istemesinler de  diye yanıtlamıştım. Ama sonuçta ikisi için de çok değerli tecrübeler oldu.bengisukart

Benim şansım Allah vergisi yüksek oranda sabrım.  Bu sayede uzunca bir süre kendimce ‘bu benim işim mi?’ dediğim görevleri sakince yaparak tecrübe kazandım.

Bu kısımların aile ile çalışmak ile alakası yok. Ekibimize benden sonra katılan ve ben yaşlarda bir arkadaşımız ile ne yazık ki bu ‘egosal’ problemi birebir yaşadım ve üzücü bir şekilde ekibimizden ayrılarak beni güç durumda bıraktı.

Çevremde yaşıtlarımda bu sorunu çok görüyorum. (Amacım kendimi ayrı tutmak değil, lakin karşılaştığım tavırları ben hiç sergilemeyerek en basit görevi bile benimsediğim, özenle yaptığım için kendime bu konuda konuşma hakkını görüyorum.  )

Benim gördüğüm, çağ ilerledikçe sabır azalıyor. Üniversite mezunu olunca önde başlanıp, üstün olacağı zannediliyor. Saygısızlık ve büyüklerin tecrübelerini yok saymak artıyor.

Bir Mimar tanıdığım önceleri çok dikkate almadığım ama zamanla ne demek istediğini daha iyi anladığım bir cümle kurmuştu.

‘Ustaya o öyle olmaz, böyle olur diyebilmek için gerekirse kaynağı eline alıp yapmasını bilmelisin.’DSC_0045

Kısacası, ilerleyebilmek için önce mutfağa girmek gerektiğini ve iyi bir aşçı/işletmeci olmak için gerekirse bulaşık da yıkanacağını benimsemek gerekiyor.

Telefonda konuşmak o kadar basit gelmesine rağmen, hiç değil!

İlk dönemlerimde basit bir randevu için yetkili kişiye ulaşmak benim için işkence halini almıştı. Zamanla ‘telefonda konuşma sanatı’ nı etrafımdaki güzel örnekleri modelleyip içine kendimden de katarak istediğim kişiye ulaşır oldum.

Ama bunun için çok fazla ‘ Hayır!’, ‘İlgilenmiyoruz!’, ‘… Bey/Hanım, müsait değil’ duymam gerekti.

Netice ile, biraz sabır, biraz gözlem ve modelleme ile çok da uzun yıllar veremeye gerek yok.

Bu konuda Anthony Robbins’in ‘Sınırsız Güç’ kitabının da rehberlik ettiğini belirtmeliyim.

Biraz daha ‘satış’ a yönelik bir örnek vermem gerekir ise bana ‘bahşedilen’ yedek parça satışları güzel bir örnek olur sanırım.

Doğal olarak taze ve heyecanlı birine en az yoğunluktaki satışlar verilir. Amaç hareketlendirmek değil, riskin az olmasıdır tabi ki.

Aylarca tek tek onlarca müşteriyi aradım. Tabi ki burada ‘esas adam ’lar ustalar olduğu ve genelde telefonda tanımadıkları hem de bir ‘hanım’ sesi duydukları anda mecburiyet olmadıkça muhatap olmuyorlar. Arada çok pes ettim. Hatta sevdiğimi ve keyif aldığımı düşünmeme rağmen bırakıp mimarlığa geri dönmeyi planladığım oldu. Ama bu kolay yol olacaktı. Erkek egemen alanda ‘muhatap’ alınmanın bir yolunu bulmam gerekiyordu. Azimle aynı müşterileri aradım. Sonra baktım bana alışmaya başladılar ama satış hala yok. Biraz sistemi kurcalamaya karar verdim. Hesap kitap kısmını da öğrenmem gerekiyordu. Eh bu konularda herkes pek sabırlı olmuyor. Dolayısıyla kendi kendinize çözmek zaman alıyor. Ama dedim ya inatçıyım.

Birkaç zaman sonra çözdüğümde fiyatlarımızın daha uygun olması gerektiğini bütün hesaplarıyla sundum. Kabul ettirmem, matematik işin içine girince, çok da zor olmadı.

Takip eden bir sene içinde %20 oranında artış olmuştu bile satışlarda!

IMG_2468

Hayalim zannettiğim mimarlık bölümünü okuyup sonrasında bambaşka bir yola, bambaşka bir sektöre girmiş olmam başarısızlık olabilir mi? emin değilim.

Bir nevi sıfırdan başlamak oldu pek tabii. Mimarlığın kattığı proje yönetimi, detay inceliği, tasarım… vb. özelliklerin büyük katkısı olsa dahi, bir makine ya da tekstil mühendisi olarak çok daha farklı bir konumda, çok daha emin adımlarla ve çok daha kolay bir geçiş yapmış olabilirdim, iş hayatına. Günümüzde, ne yazık ki yanlış meslek seçimleri çok yaygın.

Aile baskısı, çevre baskısı, kararsızlık, yanlış bilgilendirme…. Gibi birçok nedeni olabiliyor. Önemli olan bunu fark ettiğinde sıfırdan başlamak, yeni bir yol çizmek diye düşünüyorum.

Asıl tutkumun mimarlık ya da iç mimarlıktan öte yaratmak, geliştirilebilir projeler üretmek olduğunu anladığımda mastırımı bitiriyordum.

Hem mimarlık bölümünü hem de iç mimarlık mastırımı büyük keyifle okudum. -Hala da tasarım yapıyorum- Ama bir şeyler eksikti, daha fazlasını istiyordum. Daha fazla hayata dokunabilmek, belki içinde bulunduğum sektöre bile katkı sağlayabilmek. Bununla ilgili de ilk büyük girişimim, güzel bir ekip çalışmasıyla yakında hayata geçiyor olacak.

Eda’dan haberler bitmeyecek, bitmesin, çok beğendiğim blogunun hikayesini de ayrıca kendisinden bekliyorum. Ben aşağıda biraz blogunun tanıtımını yaptım, devamı gelecek.

Eda’nın blogunun  adı da bir o kadar güzel.

IMG_2345-21

Kafam Bi Online.  

Önce adı çekici geliyor, okuyunca, haberler, fotoğraflar içinde kayboluyorsunuz. Tam kafambionline hali, elinize güzel bir magazine almışsınız gibi, sayfaları çeviriyorsunuz, magazinden farkı; oradan oraya zamansız, habersiz, dalıveriyorsunuz. Aaa ben neredeyim oluyorsunuz, Eeee kafambionline yani!

Boyner’e Legion d’Honneur Nişanı

Sevgili Ümit Boyner, çok sevdiğim çok takdir ettiğim başarılı, güzel insan, güzel kadın,güzel dost, iyi anne, iyi  eş,TÜSİAD eski başkanı, Kagider eski başkan yardımcısı, daha nice güzel sıfatları olan, onları en iyi şekilde taşıyan, hakeden özel bir isim.Dün de ona çok yakışan bir nişana; Fransa devletinin  en prestijli nişanlarından Legion d’Honneur sahibi oldu.Çok gurur duydum, sevgiyle  kutluyorum,Gila Benmayor’un haberi ile de paylaştım. Sevgiler, sevgiler

Gila BENMAYOR

12 Kasım 2013
Boyner’e Legion d’Honneur nişanı

TÜSİAD eski Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, dün gece İstanbul’daki Fransız Sarayı’nda yapılan törende, Fransız devletinin en prestijli nişanlarından olan Legion d’Honneur’un sahibi oldu.

Tören için Ankara’dan İstanbul’a gelen Fransa Büyükelçisi Laurent Bili konuşmasında, “sivil toplumun gelişmesine katkılarının yanı sıra, Fransa ile Türkiye ve Türkiye-Avrupa Birliği arasındaki ilişkilere ve kadın sorununa katkılarından ötürü” Ümit Boyner’in Legion d’Honneur “Chevalier” nişanına layık görüldüğünü söyledi.
Törende Fransızca yaptığı konuşmasının tercümesini Türkçe olarak bizzat yapan Laurent Bili’den sonra söz alan Ümit Boyner’in büyük alkış alan konuşması özetle şöyle:
“Ben bu nişanı Türkiye’de katılımcılık, eşitlik ve dayanışma için çalışan sivil topuma verilmiş bir onur olarak kabul ediyorum. Beni bu nişana kadın konusundaki çalışmalarımı da göz önüne alarak layık gördüğünüz için özellikle müteşekkirim. Türkiye’de kadın konusu bir zihniyet devrimi gerektiriyor. Girişimcilikten eğitimde fırsat eşitliğine, kadına karşı şiddetten kadın istihdamına kadar, kadının insan hakları konusunda en temelden en tepeye atak olmak, çözüm üretmek zorundayız.”
Konuşmasında TÜSİAD çatısı altındaki Boğaziçi Enstitüsü’ne de değinen Ümit Boyner, “Vizyonumuz Fransa-Türkiye ilişkilerini ve iki ülkeyi ilgilendiren tüm konuları bağımsız, objektif bir platformda, yapıcı ve üretken bir yaklaşımla tartışmaktı. Bugün geldiğimiz yere bakınca beklentilerimiz üstünde bunu başardığımızı görüyor ve gurur duyuyoruz” diye konuştu. Fransız Sarayı’ndaki törende ailesi ve yakın dostları Ümit Boyner’i yalnız bırakmadı. Başta TÜSİAD eski başkanlarından eşi Cem Boyner olmak üzere Boyner ailesinin tüm fertleri, TÜSİAD’ın ilk kadın başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Yandex Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz, Legion d’Honneur nişanını daha önce almış olan Güler Sabancı, Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer-Haluk Dinçer, Bülent ve Oya Eczacıbaşı, Ayvalıklı dostları Halis ve Alev Komili, Lucien Arkas Fransız Sarayı’nın davetlileri arasındaydı.

Last Vegas

last-vegasAltmışlarının sonunda dört çok iyi çocukluk arkadaşı Billy, Paddy , Sam ve Archie Las Vegas’da Billy’nin otuzlu yaşlarda ki sevgilisi ile evlenmeden önce bekarlığa veda  partisi için bir araya gelirler.

last-vegas_3358089

Billy o yaşına kadar evlenmemiştir, daha önce üç arkadaşa düzenledikleri bekarlar partisini şimdi Billy için yapacaklardır. importimagesource=MClast-vegas-955085Ama aralarında sorgulanması gereken şeyler vardır.Yıldızlar çok iyi seçilmiş, çok başarılılar. Konu çok güzel işlenmiş. Ben çok beğendim ve çok eğlendim.

Last_vegas

Las Vegas’da geçmesi de çok renk katmış. Çok sevdiğim eğlenceler diyarı Las Vegas’da geçen bu güzel filmi kaçırmayın.

7 Las Vegas

Oyuncular; Michael Douglas, Robert De Niro, Morgan Freeman, Kevin Kine, Mary Steebugen Yönetmen; John Turteltaub 2013 yapımı Komedi Drama Amerikan filmi.

Last_Vegas_3Yazmak, paylaşmak istedim, sevgiler, sevgiler…

Miyase Bülbül ile Alkali Yaşam

Sevgili Miyase’yi, Miyase Bülbül  ile Alkali Yaşam‘ı hep yazıyorum.Ama her gün yazacak paylaşacak çok şey var. Öğrenecek, alışılacak çok şey var.Ben her seferinde merakla okuyorum, kitabımı başucuma koydum. Miyase’nin bizler için yazdığı püf noktaları da sizlerle paylaşacağım.Her seferinde bir şeyler daha öğrenmekte yarar var.Nasıl değişirim, onlarsız yapamam, dediğimiz çay kahve gibi,alışkanlıklarımız var, tereyağ gibi, kafamızı karıştıran sorularımız var… Hepsini paylaşacağım.

Sevgiler, sevgiler

Miyase diyor ki!

***KAHVE DEĞİL ELMA;yarın sabah bir değişiklik yapın güne kahve ile değil bir elma ile başlayın uykunuzun daha çabuk açıldığını daha enerjik ve canlı olduğunuzu hatta uzun bir tatil sonrasındaki ilk iş günü daha neşeli olduğunuzu hayretle farkederseniz şaşırmayın alkali elmanın marifetidir.
iyi haftalar ALKALİYAŞAM ALAKALİ MUTFAK

elma-cayi-firinda180dereceBen de günde bir türk kahvesini içiyorum, ama yanına bol alkali, ya da limonlu suyumu da alarak…Çayımın yanında da limon ve su mutlaka oluyor. Ama onu da günde bir kere içiyorum.Elma ise olmazsa olmazım sabahları mutlaka bir tane yiyiorum.

Miyase diyor ki!
***hadi alkali olmaya en zevkli yanından başlayalım BİTKİ ÇAYLARI İÇEREK
yarın daha alkali olmak için siyah çay yerine adaçayı, yasemin çayı, zencefil çayı, ıhlamur içebilir, çayınıza taze limon suyu sıkarak vücudun alkali dengesini bulmasına yardımcı olabilirsiniz. zor değil değil mi?
ALKALİ YAŞAM ALKALİ MUTFAK
Bitki-Cayi-1024x761Ben de bol bol bitki çayı içiyorum.Hem de keyifle ödem için, gaz için, uyku için, gerginlik için, kış için, bağışıklığımızı güçlendirmek için, öksürük, grip için her modeli keyifli güzel.Sunumu da eve yaydıkları koku da, her çeşidi başka mutlu ediyor. 
Miyase diyor ki!

***kitabımda da yazdım ve hep yazacağım kan tahlillerini yaptırıp, uzman görüşü almadan gereksiz vitamin ve antibiyotik kullanmak hem vücudu asitlendiren hemde ilaçların etkisini gerektiğinde etkisiz hale getiren bir durumdur. İşte sonuç artık bakteriler, virüsler antibiyotiklere karşı bağışıklık kazanmış, bugün bütün gün haberler bunun üstüne, dünya şaşkın…

Çok inanıyorum ve doktor vermeden vitamin almıyorum.Doğal bitkileri beslenmeyi daha etkili buluyorum.

***TEREYAĞ FAYDALI MI?
Karatay televizyonda tereyağın faydalı olduğunu söylüyor alman bir doktorda tereyağ yiyin dedi dün haber kaynakları bunu yayınladı evet doğrudur açık alanda doğal yeşillikleri yiyerek ve gezerek beslenen hayvanlardan elde edilen ve ısıtılmadan tüketilen günlük 25 gr tereyağ faydalıdır. iyi yağdır. eğer gerçekten marketlerde ki yağları almayıp gerçek köy tereyağ dediğimiz yağı bulursanız.
ancak herkesin söylemeyi unuttuğu bir şey var ki tereyağ ısıtmadan tüketmek eğer yemekte kullanmak istiyorsanız önceden ısıtılmış çelik bir tavaya koyup altını iyice kısın kendi erisin ya da benmari usulü eritin.

Tereyağ sevenlere benim pek tereyağ ile ilgim yok zaten.

Miyase diyor ki!

Alkali-Yaşam***ALKALİ BESLENME BİR DİYET DEĞİLDİR

yakın çevremde sıklıkla duyduğum alkali beslenmenin kısa ve uzun dönemlerde bir diyet gibi yapılması ve sonra tekrar eski alışkanlıklara geri dönülmesi. bu gerçekten düşündürücü ve ne yazık ki böyle bir isimle çıkan ilk kitaptan dolayı yanlış bir algı.
ALKALİ BESLENME VÜCUDUN ANATOMİSİNE UYGUN VÜCUDUN DOĞAL DENGESİ OLAN ASİT-ALKALİ DENGESİNİ KORUYARAK GENEL SAĞLIĞA KATKIDA BULUNAN BESLENMENİN FORMÜLÜDÜR. YASAKLAR VE KISITLAMALARLA DOLU OLMAYAN BİR BESLENME FORMÜLÜDÜR.

bu formül genel olarak sağlıklı bir kişide %75 alkali besinlerle %25 asidik atık bırakan besinlerle günlük beslenmenin ayarlanması, hasta veya t edavi gören kişilerde %85-90 alkali %15-10 asidik besinlerle beslenmek, doğanın içinde büyük şehir dışında bol oksijen alarak ve hareketli bir yaşamı olan kişilerde %70-65 alkali % 30-35 asidik besinlerle beslenme olarak alınmalıdır.
günlük beslenmenizden tamamen vazgeçmek yerine ufak değişimlerle alkali besin alma düzeyinizi arttırabilirsiniz.
ALKALİ YAŞAM ALKALİ MUTFAK- MİYASE BÜLBÜL

alkali-yasam-alkali-mutfak

Bu güzel hatırlatmalardan sonra aşağıda sevgili Miyase ile Yaprak Çetinkaya‘nın Formsante dergisi için yapmış olduğu, çok faydalı soru cevaplar var.Onu da eklemek istedim.

Yasaklar listesi yok, diyet listeleri de… Tek hedefiniz alkali besinler ile asidik besinleri dengelemek. Bir gün asit yükünüz arttıysa ertesi gün alkaliye ağırlık vermeniz yeterli… Bu sırada fark etmeden kilo da vereceksiniz. Ancak bununla kalmıyor; yeni yaşam tarzınızda vücudunuzun asitlenmesini artıran olumsuz duygulardan arınmak, olumlu düşünmek, sık sık gülümsemek, açık havada keyifli yürüyüşler yapmak ve her gün güzel bir uyku çekmek de yer alacak. Bir alkalist olmaya hazırsanız sözü “Alkali Yaşam-Alkali Mutfak” kitabının yazarı, Çiğ Beslenme Uzmanı Miyase Bülbül’e bırakıyoruz.

Doğanıza uygun yaşamaya karar vermenizin hikayesi nasıl başladı? Hayatta her şeyin değişimi, ummadığınız bir zaman ve biçimde, hiç beklemediğiniz kişilerden maddi manevi yediğiniz darbe ile başlar. Peşinden koştuğunuz ideallerinizin, anlam yüklediğiniz insanların, verdiğiniz mücadelenin ne kadar boş olduğunu anlarsınız. Doğrunun, dürüstlüğün, emek ve alınteri ile kazanılmış değerlerin izindeyken, yalan ve sahtekarlıkla değerlerinizin elinizden yitip gittiğini görürsünüz. Yaşam böyledir. İnişler ve sonra çıkışlarla süslenmiş bir yarış. Bu yarışta önemli olan zorluklara karşı koyabilmek için güçlü, güçlü olabilmek için sağlıklı, sağlıklı olmak için kendinle barışık, kendinle barışmak için doğal olmaktır. Kendinize olan inancınızı kaybetmeden ayaklarınızın üzerinde sağlam durmak. Sağlam durmak, doğanın verdiğine, evrenin ve Yaradan’ın sunduğu nimetlere ve doğanıza sahip çıkmakla mümkün oluyor. Ve kararınızı verirsiniz; kendinizi sağlam tutmak için değişmelisiniz. Değişirsiniz. İşte benim hikayem de buna benziyor.

“Sağlıklı yaşam” ifadesi sizin için ne anlama geliyor? Son yıllardaki sağlıklı yaşam furyası için ne düşünüyorsunuz? Sağlıklı yaşam fiziksel, ruhsal ve toplumsal açıdan tam anlamıyla uyumlu ve dengeli olmak anlamına geliyor. İyi hissetmek, hissettirmek ve yaşama karşı dayanıklı, sabırlı ve sağlam olabilmek. Sağlıklı yaşam; edinilen tecrübelerin, alınan derslerin, öğrenilen tüm bilgilerin, kendinle ve başkalarıyla olan ilişkilerin tamamıdır. Sağlıklı yaşam furyasını bir noktada takdir ediyor, bir noktada kafa karıştırıcı buluyorum. Mümkün olduğunca çok bilginin paylaşılması güzel ancak aynı zamanda kafa karıştırıcı. Her gün yeni bir şey söyleniyor. Yeni bir şey yazılıyor. Herkes ayrı bir diyet öneriyor. Sağlığına sahip çıkmak isteyen kişiler bilgi kirliliği ile karşı karşıya ve şaşkın. Önerilen diyetler ya da verilen bilgiler kimi için fayda sağlıyor kimine ise zarar veriyor. Kimi ciddi ele alıp araştırıyor, okuyor, sorguluyor. Kimi boş verip, bildiğini okumaya devam ediyor. Herkes sağlıklı olmak için kendince bir yol tutuyor. Sağlık konusunda artan bilgiye, giderek modernleşen hastanelere, tam donanımlı yetiştirilmiş uzmanlara ve gelişen gıda sektörüne karşın hastalıklar, obezite, yorgunluk, halsizlik, stres ve depresyon giderek artıyor. Burada ters bir orantı, bir yerde eksiklik var. Kitapta yıllar içinde değişen yaşam koşullarının sağlığımıza olumsuz etkilerinden bahsediyorsunuz.

DSCF1037

Bu koşullar altında sağlıklı yaşamak nasıl mümkün olabilir? Sağlıklı yaşam kararı, bir sonun başlangıcıdır. Başlangıçlar zordur ve çok çalışma ister. İnanmak ve inandığının peşine düşmek tüm olumsuzluklar içinde imkansızı imkanlı kılıyor. İmkansızı imkanlı kılmak için önce kendine, kendi bedenine saygı ve sevgi duymak lazım. Kendine saygısı olan kişiler, koşullar ne olursa olsun koşulları değiştirmenin, doğru olana sahip çıkmanın, gerçek değerlerin, doğal besinlerin mücadelesini veriyor. Organik beslenme, organik besin akımı yıllar önce birkaç kişinin çabası iken bugün toplumların sahip çıktığı bir akım oldu. Çevre koruyucu eylemler giderek arttı. İnsanlık doğanın yapısını bozmak yerine korumanın ve geliştirmenin değerini anlamaya başladı. Modern toplumlarda gıda, çevre ve sosyal kirlilikler içinde yaşarken görevimiz etrafımıza ışık tutarak değişime zemin yaratıyor. Sadece fast food, hazır gıda ve konserve yemekten vazgeçerek sağlığımız ve sağlık bilinci için önemli bir adım atmış oluruz. Araba kullanmak yerine toplu taşıma araçlarını kullanmak, gereksiz sifon çekmemek, evlerdeki temizlik malzemelerini değiştirmekle adımımız büyüyor, kolalı ve sodalı içecek yerine su içmeye başlayarak, plastik şişe yerine cam şişe kullanarak bu adım dev gibi oluyor. Basitten başlayın zoru gerçekleştirin. İmkansız diye düşünmeyin yeter. İnanın sağlıklı yaşamın bir formülünü bulursunuz. Ve göreceksiniz ki yalnız değilsiniz.

indirAlkali yaşam felsefesi nedir?

Tarihçesi, dünyada ve Türkiye’de bilinirliği, uygulanırlığı nasıl? Alkali yaşam doğaya, doğal olana saygı duyarak, sevgi ve hoşgörü ile ruh, beden ve zihin sağlığına en uygun yaşam biçimi olarak görülüyor. Alkali yaşamın yüzde 60-65’ini beden sağlığı için alkali beslenmek, yüzde 35-40’ını ise akıl ve ruh sağlığı için alkali yaşam oluşturuyor. Alkali beslenmek vücudun doğasına uygun, sindirimi sonrasında alkali atık bırakan besinlere daha çok yer vererek günlük mönünün ayarlanması, alkali yaşam ise olumlu duygular taşımak, doğru nefes almak, spor yapmak, derin uyumak, denizde yüzmek gibi kendine değer vermeyi öğrenmek anlamına geliyor. Alkali yaşam felsefesi insanlık var olduğundan beri var. İlk insanlar daha çok alkali besleniyor ve alkali yaşıyordu. Dalından sebze, meyve, kökler ve doğal kaynak suları onların yaşam kaynağı idi. Eti çiğ yiyorlar, doğanın içinde ve doğal davranıyorlardı. Yıllar geçti, ateş icat oldu, mertlik bozuldu. Ateşin icadıyla medeniyet denen tek dişi kalmış canavar büyümeye başladı ve bugünlere geldik. Asidoz, çağın korkulu rüyası oldu. Giderek kirlenen çevre faktörleri toprakta bulunan mineral ve vitaminlerin, havada bulunan oksijenin azalmasına, kaynak sularının kaybolmasına yol açtı. Artan nüfusa yetişmek için uygulanan kimyasal tarım, besinlerin alkali değerlerinin azalmasına neden oldu. Hazır gıda sektörü asit artışını fişekledi. ABD’nin en duyarlı bölgesi Kaliforniya’dan başlayarak doğal tarıma, doğal yaşama dönüşüm başladı. Bugün tüm Amerika’ya yayılan bu akım, Avrupa’da en çok İngiltere’de ve kuzey ülkelerinde uygulanıyor. Ülkemizde ise geçen sene duyulmaya başladı ve hızla ilgi artıyor. Artacak da… Kendine değer veren, saygı duyan, kendini seven herkesin alkali yaşam felsefesini bir ucundan yakalaması lazım.

IMGP2779Asit-alkali dengesi nasıl oluşuyor ya da bozuluyor, bu denge insan sağlığını nasıl etkiliyor? Asit ve alkali aslında kimyasal kelimeler. Doğadaki her madde girdiği çözeltide ya asit atık ya da alkali atık bırakıyor. Bu atık değeri pH tablosu ile ölçülüyor. Bu tablo 1’den 14’e kadar bir çizelge. 7, nötr durumu simgeliyor. 7’de asit ve alkali dengede oluyor. Üstü alkali değerin artısını, altı asit değerin artısını gösteriyor. İnsan vücudunda da her besin sindirimi sonrasında asit ve alkali atık bırakıyor. Duygularımız da bu değerlerde etken oluyor. Negatif duygular asidik, pozitif duygular alkali değeri arttırıyor. Vücudun kendi doğal bir dengesi var ki bu pH 7,35 ile 7,45 arasında bulunuyor. Yani insan vücudu çok hafif alkalidir. İnsan kanı da alkalidir ve tüm sistem kanın alkali değerinin bozulmaması üzerine çalışıyor. Bu dengeye sahip ve koruyan kişiler genel olarak sağlıklı, enerjik, canlı ve genç görünen kişilerdir. Alkali beslenmeyi diyetten ayıran nedir? Kitabımda da açık açık yazdım. Diyet kelimesi dilimize İngilizce “diet” kelimesinden girdi. “Diet” kelimesinin son harfini attığınızda “die” yani İngilizce “ölmek, mahrum olmak” anlamına geliyor. Diyetin de mahrum olmaktan, ölmekten farkı yok. Her diyet bir şeyleri yasak ediyor yani yok sayıyor yani öldürmenizi istiyor. Diyet sevdiğin şeylerden mahrum olmak, zevklerini öldürmek, köreltmek anlamına geliyor. Alkali beslenmede ise yasak bulunmuyor. Genel sağlık durumunuza, yaşam koşullarınıza göre alkali besinler ve asidik besinleri dengeleyebilirsiniz. Örneğin içki yüksek asidiktir. Eğer genel olarak sağlıklıysanız akşam yemeğinizde bir bardak şarap içebilirsiniz. Ancak bir hastalığınız varsa, yorgun, halsiz, güçsüzseniz, sık, sık rahatsızlanıyorsanız vücudunuzdan fazla asidi atıncaya kadar içmemenizde fayda var. Önemli olan neyi neyle dengeleyeceğini bilerek yemek.

Alkali beslenmenin temel adımları neler? Alkali beslenmenin en büyük adımı alkali su içmek. İnsan vücudunun yüzde 70’i sudan oluşuyor. Gün boyunca sadece alkali su içerek bile, yani pH 8-8,5 ve cam şişede, vücudun pH değerinde alkali yönde büyük bir değişim oluyor. Sofranızda salatanın miktarını biraz arttırarak asit alkali dengenizde alkali yönde pozitif bir artış sağlarsınız. Beyaz unu kesmek, mayalı, maltlı ürün tüketmemek, çay ve kahveye şeker ilave etmemek, beyaz pirinç pilavı yerine bulgur pilavı tercih etmek, eti biraz azalmak, konserveden ve hazır gıdadan uzak durmak alkali beslenmenin önemli adımları.

kuru-fasulye_301481Alkali beslenmede besin kombinasyonları, bildiğimiz doğrulardan farklı mı? Ne yediğimiz, nasıl yediğimiz, tükettiğimiz besinlerin kalitesi, ne kadar iyi çiğnediğimiz, besinleri nasıl pişirdiğimiz kadar neyi neyle yediğimiz de önemli. Yıllarca kuru fasulye, pilav ya da etli kuru fasulye yedik. Şimdi ben size “Her ikisi de besin kombinasyonları açısından zararlı, yemeseniz iyi olur” diyeceğim. Kızacaksınız. Ancak gerçekler acıdır. Ne yazık ki uzmanlar “Besin kombinasyonlarında proteinlerle nişastalı karbonhidratları bir arada tüketmeyin, bitkisel proteinle hayvansal proteini aynı anda aman yemeyin” diyor. Kuru fasulyeyi tek başına ya da sebze ile birlikte yemek en doğru tüketim oluyor. Sindirim sistemini, dolayısıyla vücudunuzu yormaz, rahatsızlık vermez. Hatta inanın gaz şikayetiniz bile azalıyor. Alkali beslenmenin yasaklar listesi var mı? Alkali beslenmenin yasakları yok, formülü var. Formül kişinin sağlık durumuna göre değişiyor. Eğer rahatsız iseniz veya tedavi görüyorsanız yüzde 85-90 alkali atık bırakan besinlerle, yüzde 15-10 asidik atık bırakan besinlerle beslenmeniz uygun olur. Genel sağlığınız iyi ise yüzde 70-75 alkali, yüzde 25-30 asidik atık bırakan besinlerle günlük beslenmenizi ayarlamanız sağlığınızı korumakta size yardım edecek. Organik mi değil mi? Kafaların bu kadar karışık olduğu ülkemizde “organik” olarak tanımladığınız besinlerin özellikleri nedir? Pazarda satılıyor olması yeterli mi? Evet artık organik modası çıktı; organik, gerçek organik, hakiki organik hatta özorganik diyeni bile gördüm. Ülkem organik kelimesini çok sevdi. Bilen bilmeyen organik satıyor. Kendi toprağında yetiştirdi ve kimyasal tarım yapmadıysa organik diye adlandırılıyor. Ancak organik kelimesini tam anlamıyla kullanabilmek için en az 25-30 ve aslında 50 km mesafede kimyasal tarım yapılmaması, toprağın bir sene nadasa bırakılıp dinlendirilmesi gerekiyor. Kimyasal gübre kullanımı zaten hiç olmamalı. Organik tarım yapanlar Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan organik tarım sertifikası alıyor. Pazarlarda satılanlar organik pazar olmadıkça ve sertifika gösterilmedikçe organik değildir. Alkali beslenme eşittir çiğ ve vejetaryen beslenmek midir? Alkali beslenme tamamen çiğ beslenme ya da vejetaryen beslenme değil, ancak bitkisel proteine veya çiğ sebze tüketimine ağırlık verilmesi öneriliyor. Zira sebzeler yüksek ısıda pişirildiklerinde içlerindeki vitamin ve mineralleri, en önemlisi de enzimleri kaybediyor. Enzimler genel sağlığımız, sindirim sistemimiz, hücre yapımız için çok önemli… Vücut enzim depolarını kullanmak zorunda kaldığında hücre ve organlar yeniden enzim üretmek için ekstra çalışıyorlar ve yorulup yıpranıp erken yaşlanmaya neden olabiliyorlar. Sebzeleri tamamen çiğ olmasa da az bir süre buharda pişirerek hazırlamak diğer pişirme teknikleri arasında en sağlıklı olanı… Alkali beslenmede et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri yemekle ilgili bir yasak yok. Örneğin organik yumurta beyazı yüksek alkali bir besin, öneriliyor. Et eğer doğal yaşamda yetişmiş bir hayvandan alındı ise bol sebze ve salata ile asidi nötr hale getirerek rahatça yenilebiliyor. Formül 1’e 3 veya 4’tür; yani 100 g etin yanında 300 g sebze, salata yenilebiliyor.

Alkali tarifler Kremalı Mantar Çorbası (yüksek alkali) Malzemeler * 1 kase taze mantar (iyice yıkanmış, bez üzerinde kurutulmuş, ince kıyılmış) * 1/2 kase badem (12 saat alkali suda bekletilmiş ve kabukları soyulmuş) * 3/4 kase alkali su * 1/2 kase taze mantar (normal doğranmış) * Deniz tuzu, karabiber, kırmızı biber * İnce kıyılmış taze maydanoz Hazırlanışı Bademi ve suyu blender’da kısa süre karıştırın. Kıyılmış mantarı bu karışıma ekleyin ve bir süre daha karıştırıp baharatları ekleyin. Doğranmış mantar ve kıyılmış taze maydanozla servis yapın. Eğer sıcak olmasını isterseniz karışımı çelik tencereye alıp doğranmış mantarı ekleyin, kısık ateşte tahta kaşıkla karıştırarak beş dakika ısıtın. Biraz koyu kıvamda ancak ılık olacaktır. Baharatlarını ekleyerek kıyılmış maydanozla servis edin. Yaprak ÇETİNKAYA Formsanté Dergisi

Kaynak: http://www.estanbul.com/aadan-zaye-alkali-yasam-385912.html#.UmkBkWfz50o.facebook