Sürdürülebilir Ekonomi için Kadının Güçlenmesi

Haftanın çok önemli toplantısına katılmayı çok istedim, programladım,ama gidemedim.Aşağıda iki haber yazısı ve resimlerle haberi ekledim.

PEPSİCO TÜRKİYE VE KAGİDER ‘KADIN LİDERLERİN ÖNCÜLÜĞÜ-SÜRDÜRÜLEBİLİR EKONOMİ İÇİN KADININ GÜÇLENMESİ’ KONULU FORUM DÜZENLEDİ
Dünyanın en güçlü iş kadını Indra Nooyi’nin onur konuğu olduğu
forumda, kadının iş dünyasındaki konumu tartışıldı.
Kurumsal kültüründe kadın erkek eşitliğini temel ilke kabul eden
PepsiCo Türkiye ve Türkiye Kadın Girişimcileri Derneği KAGİDER’in Four
Seasons Bosphorus’da düzenledikleri “Kadın Liderlerin Öncülüğü –
Sürdürülebilir Ekonomi için Kadının Güçlenmesi” forumuna başta PepsiCo
CEO’su Indra Nooyi olmak üzere, iş, akademi, medya ve sanat dünyasının
önde gelen temsilcileri katıldı.
“Kadın Liderlerin Öncülüğü – Sürdürülebilir Ekonomi için Kadının
Güçlenmesi” konulu forum, Forbes Dergisi tarafından dünyanın en güçlü
4. kadını olarak gösterilen PepsiCo dünya CEO’su Indra Nooyi’nin
katılımıyla İstanbul’da yapıldı. Etkinliğe, Indra Nooyi’nin yanı sıra
Türkiye Kadın Girişimciler Derneği Başkanı Dr. Gülden Türktan, Sabancı
Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Nakiye
Boyacıgiller, PepsiCo Asya Pasifik Bölge Başkanı Ümran Beba, PepsiCo
Batı Avrupa Bölgesi Başkanı Debra Crew, PepsiCo Türkiye Yiyecek Genel
Müdürü Ecek Aksel, Milletvekili Şafak Pavey, Eczacıbaşı Holding
Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Hürriyet Gazetecilik Yönetim
Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı ve sanatçı Serra Yılmaz katıldı.
Etkinliğin açılış konuşması “Eşitlik kültürünün sürdürülebilir
ekonomik gelişme için önemi, toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifi
ile iş dünyasına bakış” başlığı ile KAGİDER Başkanı Dr. Gülden Türktan
tarafından yapıldı. Açılış konuşmasının ardından PepsiCo Yiyecek
Türkiye Genel Müdürü Ece Aksel’in takdimi ve sunuş konuşmasıyla
başlayan forumda, Prof. Nakiye Boyacıgiller, PepsiCo Başkanı Indra
Nooyi ile “İş dünyasında kadının güçlenmesinde kadın liderlerin rolü,
Indra Nooyi’nin liderlik anlayışı nedir?” konuları üzerine devam eden
bir sohbet gerçekleştirdi.
Indra Nooyi, “PepsiCo’da biz, işimiz için doğru olanı yaparken
bunun dünya için de en iyisi olduğunu biliyoruz” sözleriyle başladığı
konuşmasında şu görüşlere yer verdi: “Bu yaklaşımımızın en önemli
unsurlarından biri, tüm ortaklarımız ve çalışanlarımız için güvenli ve
onları destekleyen bir iş ortamı yaratabilmemizdir. Bu yüzden, çok
kültürlü, farklı kuşaklardan insanları kadınlar için de liderliğini
gösterebilecekleri bir işgücü yaratmaya çalışıyoruz. Yapılan
çalışmalar yönetim kurullarında ve lider konumunda daha fazla kadın
barındıran şirketlerin, hem finansal anlamda hem de diğer boyutlarıyla
daha üstün performans gösterdiğini ortaya koyuyor. İşgücümüzün
farklılıklar barındırması ve kapsayıcı olması, aynı zamanda dünya
üzerindeki tüketicilerimizi daha iyi anlamamıza ve onların
ihtiyaçlarını karşılamamıza da katkı sağlıyor. Biz PepsiCo’da kadının
rolünü bir sosyal sorumluluk değil iş sorumluluğu olarak görüyoruz”
diye konuşan Nooyi sözlerini “Dünyadaki tüm kilit pozisyonlarda
erkekler yerine kadınlar olsaydı ne ekonomik kriz ne de savaşlar
olurdu. Daha çok kadın eğim imkanı bulur, çocuklar daha mutlu olurdu
ve daha iyi bir toplumda yaşardık” diye bitirdi.
Indra Nooyi ile sohbetin ardından gerçekleşen panel, Prof.
Boyacıgiller’in istatistiksel veriler ışığında iş dünyasında farklı
pozisyonlardaki kadınların konumları hakkında yaptığı konuşma ile
başladı. Ardından, Ümran Beba ve Debra Crew, iş dünyasından birer
kadın lider olarak, kadının güçlenmesine dair düşüncelerini
paylaştılar. Beba ve Crew, ekonomide daha fazla aktif kadın olmasının
getirilerini, ülkemizde, Avrupa’da ve dünyada kadının ekonomik
güçlenmesi için iş dünyasının neler yapabileceğini değerlendirdiler.
Panelin bir diğer katılımcısı olan vekadın-erkek eşitliği ile
insan hakları konularında çalışmalar yürüten Şafak Pavey, aktif bir
siyasetçi olmasından da yola çıkarak, ekonomide kadının güçlenmesi
için siyasi alanda neler yapılabileceğine dair düşüncelerini dile
getirdi.
Pavey’in ardından söz alan Bülent Eczacıbaşı, iş dünyasında üst
düzey bir erkek lider olarak kurumunun kadın güçlenmesine neden
öncelik verdiğini ve Eczacıbaşı Holding’in kadın güçlenmesi
konusundaki örnek çalışmalarını anlattı. Ardından Vuslat Doğan
Sabancı, özel sektör, medya ve sivil toplum alanında aktif çalışmalara
imza atan bir kadın lider olarak kadının ekonomik güçlenmesinin
önemine bu üç perspektiften birden değindi. Son olarak söz alan Serra
Yılmaz da, aktif bir kadın sanatçı olarak sanatın toplumu dönüştürücü
etkisini ve kadın sanatçıların farklı disiplinleri birleştirici ve
kamuoyunu etkileyici güçleri göz önünde bulundurulduğunda toplumsal
cinsiyet eşitliğini hayata geçirmek konusunda neler yapılabileceğini
tartıştı.
Four Seasons Bosphorus’da gerçekleşen “Kadın Liderlerin Öncülüğü –
Sürdürülebilir Ekonomi için Kadının Güçlenmesi” forumunu takip eden
200’den fazla davetli arasında, Türkiye’nin iş, sağlık, sanat ve medya
dünyasından önde gelen kadın temsilciler yer aldı.


Hanan Ercengiz, Indara Nooyi

Handan Ercengiz ve Şafak Pavey

Kagider grup Ayşegül Özsan,Yeşim Seviğ,Handan Ercengiz,Dilek Bil,Nuran Evrensel

Kadınlar Günümüzün Armağanı, Ödül Haberi,Hepimizin Ümit’i ve Nur’u oldu.

Bu hafta yaşananları anlamakta zorlanıyorum.  Bakanımız Fatma Şahin’le Antalya beraberliğimizde ki ılımlı yaklaşımından  sonra, medyadaki çok farklı beyanatını çözemedim, ve çok şaşırdım.Ama Kadınlar Günümüz de   yüreğimizi mutlulukla dolduran çok güzel ödül  haberi, hepimizin Ümit’i ve Nur’u oldu.
Meral Tamer çok güzel, özetlemiş, bende paylaştım.
Hepimizin Kadınlar Günü Kutlu Olsun.

Hoffmann’ın Fantastik Kadınları ve Benim Kadınlarım

Soprano Irina Iordachescu and mezzosoprano Cristina Iordachescu – Iordache – two sisters singing the Barcarolle from ‘Les contes d’Hoffmann’ by Offenbach, together with pianist Gonul Apdula

29.02.2012, dört  yılda bir gelen gün, sessiz, sedasız bu sene de geldi, geçti. Ben bu geceyi, bu ayı, son dört aylık  dönemi Hoffmannın Masalları’nı seyrederek uğurladım.Geride bıraktım. 

Süreyya Operası’nın harika atmosferi, çok zarif,kendine özgü, seyircileri ile bu çok soğuk akşamda, yanımda çok sevdiğim iki  arkadaşımla, çok keyifle, mutlulukla, müzikle, şarkılarla çoşarak, hatta uçarak , büyüleyici, rengarenk ışıklar ve kostümleriyle  masal dekorlarının içinde kaybolarak seyrettim.Offenbach‘ın bu fantastik operasını  Recep Ayyılmaz sahneye koymuş.Kendi deyişiyle “Bu bir fantazidir ne yapsan mubahtır” cümlesini tekrarlaya tekrarlaya akışı geliştirdim, diyor. Çok da iyi yapmış. “Eser benim  fantazimi bir çırpıda sarıp sarmaladı, yaratıcılığı had safhada dürtükleyen ender yapıtlardan  biri olduğuna inanıyorum.” diye ekliyor.

Bence seyredenlerin de fantazilerini ,en yüksek noktaya ulaştırdı.Ben akşamdan beri biraz Hoffmann’ın, biraz Offenbach’ın, biraz  Recep Ayyılmaz’ın galiba en çok da kendi fantezilerimin içinde sizlere yazmak istedim.

Hoffmann’ın beşi de birbirinden farklı fantastik kadınından özellikle oyuncak bebek karakteri Olympia penbe kostümleriyle Nazlı Deniz Boran‘a çok yakışmıştı, çok başarılıydı.Tüm büyük kadro, kostümler, dekor, orkestra hepsi çok başarılı idi. Çok  büyük emeklerle  sahneye konan bu oyunu kaçırmayın derim.Offenbach’ın hayatı, Hoffmann’ın gerçek olan yaşamı, yeni yorumlar, dünyada ilk sahnelenişi,(10 Şubat 1881) Türkiye’de ilk sahnelenişi,(11 Mayıs 1955)ve evrimi oyunu seyrettikten sonra sizi tekrar tekrar içine çekiyor.

Kasım, Aralık,Ocak, Şubat son dört ayın benim için farkı, yazmaya başladığım dönem olması.Yoğun geçen, bu dört ayda sezon heyacanı, yeni yıl heyacanı,yeni yıl kararları, dinamiği enerjisi, güzel başarılar, toplu aktivitelerin sinerjisi, dostlukların tazelenmesi, biraraya gelinmesi hepsi çok değerli günler anlardı. Zor, günler yok muydu, tabiki vardı. Üzüntüler, sıkıntılar, acılar, ayrılıklar hepsi vardı, hem de bolca vardı. Ama hepsi beni daha çok olgunlaştırdı,daha çok düşündürdü, yaşanan anın kıymetini daha da anlamlı yaptı. Hayat bize verilmiş en büyük hediye, onu farkederek yaşamak şükretmek çok önemli.

Şubat ayının benim için önemli  iki aktivitesini aşağıda resimleriyle paylaştım.İlki, Sabancı Üniversitesin’de,ilk Genç Kagider  buluşması. Kagider ve gençler birarada.  Herkes  mutlu,sevgili Münteha Adalı’nın  hayalleri sonunda gerçek oldu.

Şubat’ın son haftası genelde, her yer çok soğukken Antalya’da çok güzel bir hafta, çok önemli ve güzel bir buluşma. Önemli kararlar alındı, Türkiye’nin her yerinden gelen girişimci kadınlar ortak sorunları, beraberce çözmek için, birlikte güç olmak için  bir arada idi.

Sevgili Zeynep Silahtaroğlu bizi bütün konukseverliğinle ağırladı, koşuşturdu, bakanımız Fatma Şahin, sevgili Milletvekili arkadaşımız Belma Satır bizlerleydi.  Selma Akdoğan, Şule Yüksel, Aydan Baktır, Devrim Erol, Dilek Bil, Münteha Adalı,Sevim Güral, başkanımız Gülden Türkkan, Anadolunun her tarafından gelen değerli girişimci kadın gönüllülerimiz,Kagiderli arkadaşlar  hep birarada tek  yürek ve çoşkuyla gelecekte, hep birlikte, daha fazla girişimci kadın için, emek harcadılar, katkı verdiler. Sonuçta da önemli hedefler hep birlikte alındı.

Antalya’da ki toplantıda ,  Kadıköy Grubumuz‘un da  hep birlikteki resmi, benim için çok değerli  anlardan biri, hepimize benden hediye,  benim gönlümden ışıltılarla.

Önemli günlerden  birkaç resmi ve anıyı sizlerle paylaştıktan sonra, ben de sizi kendi fantazilerinizle bırakıyorum. Sevgiler