Sevgililer Gününüz Kutlu Olsun

Benim için; Şubat ayı en sevdiklerimin doğum  günlerinin çok  olduğu bir ay. Sevgililer günü de  Şubat ayında olunca, Şubat ayı baştan sona hareketli sevgi dolu kutlamalarla yoğun geçiyor. Ben zaten sevgililer günü için özel bir güne gerek duymayan her gününü sevgiyle geçirenlerdenim. Ama sevgililer gününe de karşı değilim.Sevgilisi olmayanların da 14 Şubat’da  üzgün, mahsun, mutsuz,  nasıl oluyorlar, onu da anlamıyorum. Benim için sevgilinin anlamı çok geniş. Kocaman aşkım, çocuklarım, minik prensim, canım ailem, sevdiğim yakınlarım, dostlarım, tüm sevdiklerim benim sevgilim. Yaşadığım an, aldığım nefes, bana bunları veren yüce tanrıma aşkım, hepsi birbirinden büyük, güçlü sevgiler.Böyle bolluk içinde insanlar beni de birisi kutlar, hediye alır mı? diye niye bekliyorlar; onu hiç anlamıyorum. Niçin çabalar ben kutlayayım, ben vereyim, ben hatırlayayım, diye değil.Çevremizde hepimizin kutlayacağımız o kadar çok neden ve kişi varken, neyi bekliyoruz, kimi bekliyoruz, neden veren kutlayan biz olmuyoruz.

133_1242

Evimizdeki taze çiçekler, her sabah uyandığımızda bizi çoşkuyla, sevgiyle kutluyor, mutlu ediyor.

Kocaman aşkımla ben sevgililer günü programımız da çok sevdiğimiz bir dostumuzu, kaldığı bakım evinde ziyaret etmeyi, onunla olmayı planladık. Aslında çok daha önce gitmeyi planladık ama beceremedik, kısmet böyle özel bir güneymiş.

Elimdem gelse, tüm sevdiklerimi özellikle gözleri yollarda bir dost, bir yakınını  bekleyenleri kutlayabilsem, ulaşabilsem.

mucevher_277615Sevgililer günü hediyesi bekleyenler, neden vermek değil de sadece almayı planladıklarını hiç anlayamadığım gibi, sıradan bulup çiçek , koku gibi hediyeleri kabul etmeyip mücevher ve benzeri istekleri  olanlar, olağan dışı organizasyonlar bekleyenleri de hayretle dinliyorum, izliyorum.  Bunların hepsi olur,  maddi değeri çok yüksek olan hediye, ya da çok olağanüstü bir  organizasyon, neden olmasın. Ama sipariş ile olmaz, yeri gelir, yürekler öyle düşünür arzu eder, anlamı olur,manevi değeri, maddi değerinin çok daha üstünde olur, hepsi olur.

Şimdiye kadar  herkes nasıl düşünüyorsa, düşündü, düşünecek, ben size ben neler hissediyorum, yapıyorum, onlardan biraz anlatıp tüm sevdiklerimin sevgililer gününü kutlayacağım. Benim için gününde şart değil, öncesi ve sonrasında bir kaç haftayı neredeyse tüm Şubat ayını bu mood da geçiriyorum. Bu ayın buluşmalarını, davetlerini fırsat sayıp tüm sevdiklerimle kutlamalar yapmaya çalışıyorum.Yeni yıl, kutlamaları davetleri gibi. Ama hiç birini de abartmadan, yeri geldiğinde, sözlü kutlama, evime gelenlere hatırlatıcı  bir ikram, davet edildiklerime uygun bir hediye gibi.

133_1184

Canım arkadaşımın evindeki davette, özel itina ile pişirdiği meyvalı, şekersiz kepek unlu kek, keçi boynuzu sosla yaptığı şekersiz tatlılar, inanılmaz güzeldi.Kalpli kurabiyeler, ise sadece işin görsel kısmı olarak kaldı.

Kocaman aşkımla her zaman, her öğün yediklerimiz, peynir simit bile olsa özenle keyifle yiyoruz. Ama o gün ne olsun derseniz, şampanya ile havyar neden olmasın derim.Kırmızı ya da beyaz şarapla peynir tabağı ve francala, benim hep favorim. Francala da;  Makro’nun çavdarlı kepeklilerine bayılıyorum.  Fırında balık,  harika salata . Çukulata, ya da  özellikle beyaz çukulatalı meyvalı pastalar, kalpli kurabiyeler.Kesinlikle az çeşit, hafif yemekler olmalı diyorum.

Bütün yukarıda yazılanları farklı farklı zamanlarda  yaptım. Bu sene ne yaptım, ve ne yapacağımı merak ediyorsanız,  çilek muz  ve ananasla çukulatalı fondüyü , kalpli, çukulatalı  kurabiyeleri, özel yapım kekleri, fırında balık, şarap, ve salataları kullandım.Özenle çin börekleri pişirdim. Kocaman aşkım için  iyi yapılmış taramayı son güne bıraktım.

72651_10152575283730323_1460137435_n

Minik prensimin geldiği gün hazırladıklarımı ona özel, çok renkli servislerle sunmaya çalıştım.Beğenip yiyince de dünyalar benim oldu.

Bu senenin en güzel kutlamalarından biri minik prensimiz ve çocuklarımızla beraber olduğumuz kutlama oldu. Her şeyin özellikle   minik prensimin hoşlanacağı şekilde olsun arzu ettim. Sonuçta çok mutluluk verici idi. . Uzun zamandır çok iştahsızken çok iştahla balığını salatasını sonra kalpli kurabiyelerini yemesi müthişdi. Ona özel kasesinde çukulata sosuna meyvalarını batırarak yiyişi,tüm suratını çukulata yapışı hiç unutmayacağımız  anılar oldu.

Sizler de de mutlu anılar, çok güzel anlar olmuştur, ya da bugün olacaktır,yalnız bu gün değil, hep sevgiyle yaşayın, sevmekten vazgeçmeyin, hiç sevgisiz kalmayın,  dileklerimle… sevgiler sevgiler, diyor, sevgililer gününüzü kutluyoruuuuuuuuuuum.

Bir Konser, Bir Film

Borusan Filarmoni Orkestrası (BİFO), şubat ayı konserlerinin ilki geçen hafta Caddebostan Kültür Merkezi’nde idi. Ünlü İtalyan çellist ve besteci  Giovanni Sollima  konserin solisti idi.  “Sollima ile Halk Masalları” adlı konserde, Gürer Aykal yönetimindeki BİFO, sanatçının kendi bestesi olan “Viyolonsel ve Orkestra için Halk Masalları” adlı yapıtın Türkiye prömiyerini gerçekleştirdi. Sollima’yı hayranlıkla dinledim ve izledim. Gözümü hiç sanatçıdan alamadım. Viyolenseli ile bestesi ile nasıl bütünleşti, nasıl bambaşka dünyalara uçtu bizi de arkasından uçurdu, aldı götürdü.

giovanni-sollima-bifo-ile-6-subat-ta-ckm-de-4303185_1518_o

Müzik otoriteleri tarafından minimalist ve post-minimalist olarak tanımlanan İtalyan besteci ve çellist Giovanni Sollima, bestelerinde cazdan rock müziğe hatta Akdeniz etnik müziğine kadar pek çok müzik türünden esintiler barındırıyor.Konserde; violenselini zaman zaman  gitar gibi, zaman zaman vurma çalgı gibi kullanan Sollima hem dinleyicilerle hem orkestra arkadaşlarıyla da çok farklı, çok sıradışı, bir iletişim içinde idi.

Nasıl bir tesadüfse dün akşam TV de  seyrettiğim müthiş filmde (Kalbini Dinle) vilonsel çalan genç kızla gitar çalan gencin aşkı olağanüstü güzel konu ve müzikle anlatılmıştı.

August_Rush_Movie_Poster_by_JudeMer

Yetenekli ve karizmatik İrlandalı gitarist ile genç ve güzel çellist New York’taki Washington Square’de karşılaşırlar, ancak bu sıradan bir gece değildir. Büyülü anlar yaşayan ikili bir süre birbirlerinden ayrı düşeceklerdir. Ancak onları ufak bir çocuk bir araya getirecektir: Küçük bir yetim olan August Rush sokaklarda kendi müziğini yapmakta ve sihirli bir güç tarafından korunmaktadır. Küçük August yeteneğini giderek herkese kanıtlamaktadır.

Her zaman müziğin ilahi gücüne inananlardanım. Müzik, en güzel  mutluluk kaynağımiz, ruhumuzun ilacı, vitamini enerjisi. Filmde de küçük August kaybettiği ailesini müziğinin gücüyle, bulacağına inanıyor, ve bu amaçla istekle besteler yapıyor.Bestelerin ulaşacağı kişi sayısı ne kadar çok olursa onları bulma şansının da o kadar artacağına inanarak besteliyor, ve çalıyor.

august-rush-movie-stills-27

İster klasik, ister  rock olsun.İster violensel, ya da gitar hepsi muhteşem yorum ve bestelerle evrensel bir sihir oluşuyor, bu harika film de de bu duygu, bu mucize çok iyi işlenmiş. Çok güzel çelist Lyla Novacek’i Keri Russel,  çok yakışıklı karizmatik  gitarist Louis Connely’i Jonathan Rhys Meyers,  minik olağanüstü besteci August Rush’u Freddie Highmore  oynuyor. Filmin en önemli rollerinden olan Witzard’ı ise her zamanki oyun gücüyle  Robbin Williams canlandırmış.

Bu haftanın müzik açısından benim için çok şanslı süper bir hafta olduğunu düşünüyorum. Arka arkaya, harika bir konser,sonra çok iyi bir film,sizler için  de daha güzellerini diliyorum.Sevgiler, sevgiler..

Teb’den Girişimci Evi

Girişimcilik alanında yeni bir bankacılık hizmeti başlatan TEB, KOBİ bankacılığı’ndaki danışmanlık tecrübesini girişimci evi ile sürdürüyor.Bu güzel haberi sizlerle paylaşmak istedim.

20802477_01

TEB’in “Girişim Bankacılığı” kapsamında; işletme, finans, muhasebe, marka-patent danışmanlığı gibi imkanları ücretsiz olarak sağlamak amacıyla tasarladığı ve Türkiye’de bir ilk olan TEB Girişim Evi, 29 Ocak Salı günü Ataşehir’de TEB Genel Müdürü Varol Civil ve TEB KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Turgut Boz’un ev sahipliğinde, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın katılımıyla açıldı.

Girişimciye destek
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, “KOBİ’lerimizi, girişimcilerimizi  doğru şekilde yönlendirecek danışmanlara ihtiyacı var. Bu nedenle TEB’in bu çalışmalarını takdirle karşılıyorum” dedi. TEB Genel Müdürü Varol Civil, “Reel sektöre sunduğumuz desteğin, ‘Girişimcilerin Danışman Bankası’ olmamızla birlikte daha da güçleneceğine eminiz. Amacımız, inovatif yaklaşımıyla Türk Bankacılık sektörüne yeni açılımlar kazandıran bir banka olarak, yenilikçi ve parlak fikirli girişimcilerimizin yanında yer almak. TEB Girişim Evi de, Türkiye’de bugüne kadar hayata geçirilen en geniş Girişim Bankacılığı konseptinin ilk adımı olmasıyla önem kazanıyor” dedi.

Kuluçka merkezi var
TEB Girişim Evi’nde 2 toplantı odası ve 50 kişilik bir eğitim salonu yer alıyor. Yüksek katma değer üreten girişimcilere danışmanlık hizmeti veren bir danışmanın sürekli olarak hazır bulunacağı TEB Girişim Evi’nde bir de Kuluçka Merkezi olacak. E-business, bilişim ve yazılım üzerine projeleri olan girişimcilere fiziki bir çalışma ortamı sunmak üzere geliştirilen bu Kuluçka Merkezi’nden de 25’i sürekli, 25’i ise dönemsel olmak üzere 50 girişimci yararlanabilecek. Bilgisayar, yazılım, internet gibi IT altyapılarının girişimcilere sağlanacağı Kuluçka Merkezi’nde ayrıca; “Danışmanlık / Mentorluk”, “İş Yönetim Danışmanlığı”, “Akademik Destek” gibi girişimciler için önem taşıyan ek hizmetler de sunulacak.

20802627_01

Mobil Rönesans

“Mobil Rönesans’ta kadınlar daha güçlü konuma geçmeli”

Ocak ayı kahvaltı toplantısı konuğu Serpil Timuray’dı. Bu çok önemli toplantıya katılamadım, ama Kagiderin web sitesindeki paylaşımı aktarmak istedim. Sevgiler, sevgiler.

indir

KAGİDER Ocak ayı kahvaltı toplantısı 24 Ocak’ta Avantgarde Otel’de gerçekleşti. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray’ın katılımıyla gerçekleşen toplantıda “İletişim Teknolojileri ve Kadının Ekonomik Güçlenmesi” başlığından yola çıkarak pek çok konu masaya yatırıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan KAGİDER Başkanı Dr. Gülden Türktan şunları vurguladı: “Türkiye ekonomisinin bugün geldiği noktada hedeflerine ulaşması için aşması gereken üç konu var:

1)    İstihdam piyasasındaki sorunları çözmek, yani genel olarak istihdamı artırmak, ama özellikle kadın istihdamını yükseltmek;

2)    Eğitim alanında sistemik bir değişime gitmek, eleştirel ve yaratıcı düşünmeyi desteklemek;

3)    Küresel trendlere daha yakından entegre olmak.

“Bu üç alanın hepsinde iletişim teknolojilerinin ne kadar büyük bir araç olabileceği çok açık. Durum bu kadar net iken, iletişim teknolojilerini toplumsal ve ekonomik fayda için nasıl kullanabileceğimizi düşünmek zorundayız.”

Serpil-Timuray_

Serpil Timuray, kahvaltı toplantısında Vodefone’un KAGİDER’le ortaklaşa yürüttüğü “Teknolojide Kadın Hareketi” programı hakkında da bilgi verdi; “Teknolojik İş Fikri” yarışmasının sonuçlarının 8 Mart’ta açıklanacağını duyurdu.  

Serpil Timuray, konuşmasında şunları vurguladı: “Günümüzde karşılamamız gereken temel bazı zorluklar var. Ülke ekonomilerinin ajandasındaki en önemli konulardan biri, ‘sürdürülebilir ekonomiyi nasıl yakalayabiliriz’ sorusu. Bunun iki cevabı var: Birincisi, teknolojiyi daha fazla kullanarak, yenilik ve inovasyonu sağlamak. İkincisi ise kadın. Kadının güçlendirilmesi, cinsiyet eşitliğinin sağlanması, akıllı ekonomi modeli olarak görülmesi gerekiyor.”

Serpil Timuray, Vodafone’un “Çiftçi Kulübü Programı” ile ilgili şu anektodu anlattı:

“Bu programda, çiftçilerimiz ürünleriyle ilgili SMS atıyorlar, biz de sanal ortamda onun tanıtımını yapıyoruz. Geçenlerde bir çiftçimiz bizi aradı, 400 ton patates siparişi aldığını söyledi, ama bu sipariş İngiltere’den geldiği için ne yapması gerektiği konusunda yine ilgili arkadaşlarımıza danıştı. Bu haberler bizi çok sevindiriyor. Tarım alanında çalışanların yarıdan fazlasının kadın olduğu düşünülünce, mutluluğumuz daha da artıyor.”

Serpil Timuray konuşmasını şöyle sürdürdü: “Dünyada akıllı telefon kullanımı, geçen yıl 700 milyondu. Bu yıl bu rakam 1 milyara ulaştı. Önümüzdeki 3 yılda ise 2 milyara ulaşması bekleniyor. Bu artış, çok önemli. Mobil teknolojiler gelecekte gelişmeye devam edecek, hatta bu önümüzdeki döneme ‘Mobil Rönesans’ diyoruz. Öyle ufkumuzu açacak dönüşümler bizi bekliyor ki, bu Mobil Rönesans’ta kadınlarımızı daha güçlü bir konuma geçirmeliyiz. Teknolojiyi kullanarak, kadını güçlendirerek çok büyük bir fark yaratacağımıza inanıyoruz.”

KAGİDER’in kahvaltı toplantısı, Serpil Timuray’ın salondan gelen soruları yanıtlamasıyla sona erdi.

Davet İçkileri

Davet vermek, her zaman terapi, hoşluk enerji kaynağı benim için. Onun için bu ara bir iki davet de yapıp, bir iki de davet yazısı arka arkaya yazabilirim.

Hoş geldin içkisi benim için çok önemli.Bu konuda çok değişik alternatifleri, zamana, mevsime, davete göre değişik kullanıyorum. Alkollü olması da şart değil, gündüz yazın, değişik sunumlu ev yapımı limonatalar, ya da naneli ayranlar, yada buzlu ve bir damla meyva suyu ilaveli limonlu  sodalar, buzlu çaylar,kahveler. Akşamları şarap çeşitleri olduğu gibi, narlı , çilekli Şampanyalar,bazen Margaritalar, çeşit çeşit Sangrialar,bir ara illa Apple Martini’ler ,hele bu aralar, Limonçello ve Grappaları ya da bizim nefis Türk Likörlerimizi alışagelmiş yemek sonrası ikram etmenin  dışında; bol buz ve farklı bardaklarda çok soğutulmuş sunmak.Daha birçokları, hepsi, zaman zaman benim favorilerim oluyor.Bu gün anlatacağım ilk içki ise o güne  kadar tatmadığım ama tadınca da çok beğendiğim, farklı bir seçim oldu.

Arkadaşımın davetinde hoş geldin içkisi Caipirinha idi.

28

 

Misket limonu ve esmer şeker bardağın içinde limonon suyunu bırakıncaya kadar eziliyor.. Üzerine bardağı dolduracak şekilde kırık buzlar koyuluyor. Cachaca ilave ediliyor, servis ediliyor.

Tek yapılacak şey gelirken bir şişe Cachaca getirmek.

IMGP2361

Caipirinha,Brezilyalıların dünyaya tanıttığı ve sevdirdiği  ve bütün dünyaya yayılan ve çok ve sevilen bir kokteyl türü. Brezilya’da sokaklarda olmak üzere her yerde bulabileceğiniz , bu kokteyl ülkemizde de  oldukça popüler bir kokteyl.

Portekizcesinde “Küçük Köylü Kız ” anlamına gelen caipirinha’yı sevgili arkadaşlarımız Nihal ve Murat İnsel Büyük Güney Amerika, Brezilya seyahatlerinde, her akşam üstü keyifle içince; dönerken yanlarında Cachaca ve şekerleri limonla ezmek için tahta bir içki karıştırıcısı  ile gelmişler,bize de evlerine gittiğimizde hemen güzel misket limonları kokuları içinde hazırlayıp ikram ettiler.Hepimiz  için de seyahat anılarını dinlerken  çok keyifli bir hoş geldin içkisi oldu.

??????????????????????????????????????                                                                    Şimdi de benim yaptığım, yaparken de sunarken de çok beğendiğim ve de beğeni aldığım bir hoş geldin içkisi tarifi veriyorum.Keyifli davetleriniz olsun.                                                                            Ananaslı Sangria                                                                                                                    3 bardak Ananas suyu , 1 şişe sek beyaz şarap, 1 bardak kanyak, 1 adet soyulmuş 2 cmlik küpler halinde kesilmiş ananas 1 paket iri doğranmış taze nane, 1 adet ince dilimlenmiş portakal.  Bir sürahiye tüm malzemeyi ekleyip karıştırın. Buz ilave ederek servis yapın.Ben yaptığımda fotoğraf çekmeyi düşünmediğim için yukarıdaki fotoğraf bana ait değil,onun için de nane yaprakları yok. Bir daha yaptığımda orjinal fotoğrafı çekip koymalıyım. Sevgiler sevgiler