Sınırsız, Sırasız, Sadece, Sevgiyle

Sevgi dolu bir  gün daha geçti, sevgililer günü olmasa, sevgi olmuyor mu idi, oluyordu, ama dün yenilendi, tazelendi, dile geldi, kutlandı, hatırlandı. Sevgililer gününü heyecanla keyifle yaşıyorum. Hiç abartmadan, tüm aşklarımı, sevgilerimi, sırasız, sınırsız, kutlamaya çalışıyorum. Her günden farkı yok, ama dün yine, yeniden kutladık. Üstelik Cumartesi gibi bir güne geldi.  En eski aşkım annemle başladık,kocaman aşkımla tüm gün kutladık, orta boy aşkım, minik aşkım, geldiler kutladık, binlerce mil öteden en değerli aşkımla, yazıştık, konuştuk.Ticari mi?… Olsun. Ben iş kadınıyım, hareket berekettir, isteyen istediği kadar harcar, ama ticari olmamız şart mı? Değil. DSC_0260En değerli aşkımla iki yıldır, birbirimiz için fotoğraflarımız, hediye oluyor.Ne kadar değerli, unutulmaz sevgi dolu.Anneciğimin en sevdiği çiçekler, her zaman çiçeklerini tutkuyla sarıyor, sarmalıyor, Bu sene her yerde 0.99 tl idi harika menekşeler, rengarenk.Bir daldan koparmak da mümkün.Evet dün yeniden tazeledik, tazelendik, sevgililer günümüz bu gün de sürebilir, nasıl olsa Pazar; aslında hiç ama hiç bitmesin… sınırsız, sırasız sadece sevgiyle kalın. Sevgi her yerde, her zaman; If you look close enough, love is everywhere..Sevgiler, sevgiler…

 

ABD’deki Kitapta Tek Türk Kadın Girişimci

inline_100013275760894f213419bc1a1ABD’deki The Wharton School of The University of Pennsylvania’da girişimcilik dersinde okutulan kitapta yer alan Güvenç, bundan gurur duyduğunu belirtirken, “Tasarım yolculuğumun en büyük ödülü oldu” dedi.

ABD’de yayınlanan ‘Yükselen Ekonomilerden ve Gelişmekte Olan Ülkelerden İlham Verici Kadın Girişimci Hikayeleri’ (Women Entrepreneurs Inspiring Stories From Emerging Economies and Developing Countries) kitabına  Türkiye’nin ilk ve tek organik moda tasarımcısı Nejla Güvenç de girdi.

Nejla Güvenç, 2011 yılında yatırım bankası Goldman Sachs tarafından desteklenen, Harvard University ve The Wharton School of The University of Pennsylvania tarafından yürütülen ’10 bin Kadın Girişimci’ projesinde, rol model seçilen tek Türk kadın girişimci olurken, proje için hazırlanan kitapta hikâyesine yer verilen 24 başarılı kadın arasına girmişti. Nejla Güvenç, 2002 yılında yarattığı markası NEJ’i, ‘ekolojik bir serüven’ olarak nitelendirirken tasarımlarında organik malzemeler kullanıyor.

Aynı zamanda Moda Tasarımcıları Derneği (MTD) Yönetim Kurulu Üyesi olan Nejla Güvenç, Garanti Bankası’nın, Ekonomist Dergisi ve Türkiye Kadın Girişimcileri Derneği’nin (KAGİDER) işbirliğiyle 2011’de düzenlenen  Türkiye’nin Kadın Girişimci’ yarışmasında ‘Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimci’ dalında ikinci olmuştu.

DHA

 

Bu güzel haberi ben de gururla paylaşıyorum, Ayrıca şeffaf gazete de yayınlanan bir Nejla Güvenç defile haberi ile... sevgiler, sevgler…

ABD'deki 'Kadın Girişimciler' kitabındaki tek Türk kadın girişimci

Beethoven İle/Aydın Büke’den

Bach, Mozart, Chopin, Schumann’dan sonra şimdi de Beethoven’in hayatı; Müziğin Dönüm Noktası/ Aydın Büke’nin titiz araştırmacı çalışmasıyla…Biyografi yazıları okumayı çok seviyiorum. Bu da onların en güzel örneklerinden.

Sanattan Yansımalar‘ın haberi ile paylaşıyorum.

 

10e1Beethoven / “Müziğin Dönüm Noktası” / Aydın Büke

Belirli bir alanı ilgilendiren konularda yazılmış kitapların değerini arttıran, o alanın içinde icracı, akademisyen, araştırmacı olarak bulunanlarla, o alana meraklı okuyucuya hitap edebilmesi yeteneğidir.

Müzik alanında, yurdışında onlarcası yayımlanmış olmasına karşın, klasik batı müziği bestecilerinin

biyografilerini geniş bir yelpazenin yaranına sunabilecek asgari müştereği yakalamış biçimde yazan, Aydın Büke olmuştur. J.S. Bach, W. A. Mozart, F. Chopin ve Clara Schumann yaşam öyküleri tam da bu türdendi. Yâni icracı, besteci, öğrenci, müzikolog, meraklı gibi alanın değişik konumlarında bulunan herkesin okuyup çok şey öğrenebileceği kaynaklardı. Aydın Büke son olarak bu diziye “Beethoven-Müziğin Dönüm Noktası” başlıklı çalışmasını ekledi.

Önce tanımayanlar için kısaca Aydın Büke’den (d.1958) kısaca söz etmek isterim. Kendisi Mimar Sinan Devlet Konservatuvarı’nı tamamladıktan sonra Avusturya’da üç yıl süreyle uzmanlık çalışması yapmış bir flütist. Almanca ve İngilizce biliyor. İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nda sanatını icra ediyor. Mezun olduğu okulda müzik tarihi dersleri veriyor. Ama tüm bunlardan önemlisi, titiz bir araştırmacı olarak seçtiği konu ve kişileri çok değişik kaynaklardan araştırarak, ortaya yeni kaynak eserler çıkarıyor. Onun tam bir “İstanbul Beyefendisi” olduğunu da eklemeden geçemeyeceğim.

Büke, yeni kitabının önsözünde Beethoven’le birlikte “1700’lerin başından, 1800’lerin sonuna kadar geçen” zaman dilimini ayrıntılı olarak incelemiş olduğunu belirtiyor. Günümüzde “klasik” tanımı içine giren müziğin oluşumu ve köşe taşları açısından önemli bir dönem bu. Beethoven ise devrimci kişiliği ve yaklaşımı ile, Mozart-Haydn-Beethoven çizgisinin tamamlanmasıyla çağdaş müziğe yeşil ışığı yakmış bir büyük besteci. O’nun yaşamını ve müzik serüvenini incelerken Aydın Büke’nin, bugüne kadar yazılmış kitapların büyük bölümünü incelediğini, araştırmasını CD kitapçık yazılarına kadar götürdüğünü görüyoruz. Tüm bu kaynaklardan elde ettiği bilgilerle ortaya çıkardığı bileşimi, delikleri fazla büyük olmayan bir süzgeçten geçirerek anlaşılır bir Türkçe ile sunuyor.

Kitabın en önemli özelliklerinden biri, Beethoven’in yaşamında rol oynamış kişiliklerin portrelerine de, tarihsel gelişim içinde yer verilmiş olması. O dönemin siyasal tarihini bilmeyenler, Beethoven’i okurken, Avrupa’nın yaşadığı sancıları, beyliklerden devletlere geçişin sıkıntılarını, bu dönemde egemen olan güç ve kişileri de tanımış oluyorlar. Dönemin çeşitli Avrupa ülkelerinden diğer müzisyenlerinin, bu güçlerle ve Beethoven’le ilişkileri hakkında da fikir sahibi oluyorlar. Kitabın sonuna eklediği “Beethoven ve Çağı” başlıklı küçük bölüm, kitabın akışının daha iyi anlaşılmasına önemli bir yardımcı.

Büke’nin Beethoven çalışması, tüm konservatuvar öğrencileri başta olmak üzere, çeşitli orkestra üyelerinin de okuması gerekli bir kitap. Bu sezon verecekleri oda müziği konserlerinde programlarında Beethoven eserleri yer alan irili ufaklı topluluklar, eseri çalışırlarken bu kitabı da mutlaka okumalılar. İnanıyorum ki, daha iyi çalacaklardır.

Kaynak:Andante /Aralık 2014

Editör: Şefik Kahramankaptan

Can Yayınları, 380 Sayfa, Rafta 27, İnternette 20.25 TL

 

 

 

“İşimi Kuruyorum” Eğitimi

İşini kurmak isteyenler için de ,  kurmuş olanlar için de harika bir temel eğitim.Tarihler uyuyorsa kaçırmayın.10958576_659172660859837_5700852067965380659_n (1)

İş fikirlerinizi hayata geçirebilmeniz ve işinizi ileriye taşıyabilmeniz için size destek olabilecek üç günlük “İŞİMİ KURUYORUM” eğitimi 23 – 25 Şubat tarihlerinde KAGİDER’de gerçekleşiyor.

İş planı hazırlama, mali mevzuat, kurumsal kimlik, pazarlama satış ve daha pek çok sunumun, konusunda uzman kadın girişimciler tarafından verildiği eğitim içeriklerini ekte bulabilirsiniz.

Katılım talebinizi 19 Şubat Perşembe günü 17:00’ye kadar bildirmenizi rica ederiz.

Bilgi ve Kayıt için 0 212 266 82 61 – Mehtap Balcı mehtapbalci@kagider.org

‪#‎girişim‬ ‪#‎girişimci‬ ‪#‎işfikri‬ ‪#‎işgeliştirme‬

Kolay Değil….

1 Şubat’da başladığım Handan ile Mucize Detoks devam ediyor.Ama size harika gidiyor, çok güzel, çok mutluyum diyemiyeceğim. Oldukça zorlanıyorum, acı çekiyorum, kaçamaklar yapıyorum. Ama % 80 gibi uyguluyorum, diyebiliriz. İyi değil, hiç olmazsa % 90  yapabilsem. Bütün istediğim haftada yarım kilo vermek. Ama ben zaten çok zor kilo veririm. Çok yemem, ama hiç aç kalmaya gelemem. Akşamları sadece sıvı içmek bazen  bana daha çok acıkmış hissi veriyor.

Dün arkadaşım bana mesaj atmış, ne yediğini, ne yaptığını yazmadın, bari ben sana yazayım. Çünkü 2 kilo almışım  ben de yememeliyim, diyor. Ben de söz yarın yazarım dedim, ve yazıyorum. 1 Şubat’dan bu güne uğraşıyorum, didiniyorum. Sabah öğle güzel, akşamüstüne doğru zorlanıyorum, acıkıyorum. O saatlerde biraz bir şey yersem daha kolay çözüyorum. Ama yoğun koştururken yiyemezsem ve akşam bu halde sıvılara geçersem, oldukça kötü. Aslında bir günüm  bir günüme uymuyor.Ama ne olursa olsun, acıkınca zorlanıyorum Ama dayanacağım, bazen biraz dışına çıkıyorum. Hava çok güzel düzenli yürüyorum. Kapalı yerde yüzmek ve jimnastik yapmayı hiç sevmiyorum. Onun için bu hafta çok şanslıyım. 10670053_715603695181595_8313607598865062857_nÇorba içiyorum bol, bol. Maydanoz, kereviz, soğan, sarımsak, zencefil, havuçlu sebze çorbaları, bazen ıspanaklı, bezelyeli, brokokolili çorbalar. Kızım akşamları sebze meyva suyu yerine hep çorba içmeyi tercih etti. Akşamları iyi geliyor dedi. Ben de Life-Co da iken; sürekli içebileceğimiz bir detoks  çorbası  bar da hep sıcak bulunuyordu. İçine değişik baharatlar ve limon ekleyerek içiyorduk.Sularımı özellikle limonlu,alkali  bol bol aralarda içiyorum. Ilık olması iyi oluyor. Hatta çoğu zaman kant yapıp, ya da yaptırıp içiyorum.Kış sebzelerinden pancar, lahana, kereviz, enginar, bol salata yapıp yiyorum. Çorba ve salata tariflerimi paylaşacağım. Çoğunu yeni öğrendim,  ve çok severek yiyiyorum. Bir kaç tanesini yazacağım.

Bol tarçın kullanıyorum.Meyvalarıma, yoğurduma katıyorum.Ya da tarçınlı çay içiyorum. Günde bir tatlı kaşığı tarçın haftada yarım kilo zayıflatıyormuş.Handan’a hayran olmamak mümkün değil, anlatırken kolay gibi,ama uygularken kolay değil. Ama devam, bırakmak yok.Daha dört ay var. Belki ileriki günlerde alışır, daha kolay yaparım, ya da daha pratik yollar bulurum.

Aşağıda bir detoks çorbası tarifi paylaştım. Ben yaparken bu ara kış sebzelerinden, koyarak yapıyorum.Mutlaka zencefil, zerdaçal, maydanoz, kereviz, havuç katıyorum. Güzel ıspanak varsa,ya da lahana, ekliyorum. Normal kabak, ya da tatlı kabağı, hangisi  varsa ekliyorum. Hepsini koyacağım diye uğraşmıyorum. Önce taze güzel sebzeleri alıyorum, sonra da kafama göre pişiriyorum. Her seferinde başka güzel oluyor. Ama illa tarif diyenlere http://www.detoks.net ‘den  dan bir tarif ekledim, sevgiler, iyi hafta sonları…

detokscorbasi

Detoks diyetine uygun sebze çorbası

Detoks diyeti yaparken sebze çorbası içebilirsiniz. Sebze çorbası zayıf sindirim sistemi ya da mide ülseri olan kişiler için iyi bir alternatiftir çünkü böylece mide ve barsaklar bütün haldeki sebzelerin hantal ktlelerini ve atıklarını işlemek zorunda kalmazlar. Çorbayı pişirdiğinizde bazı vitamin ve enzimler yok olsa da, tüm gerekli mineraller ve iz elementleri kolayca özümsenmek üzere kalırlar ve bunlar detoks açısından en önemli besinlerdir.

Midede hiç sindirim gerekmediği için sebze çorbası gün içinde küçük miktarlarda alınabilir ya da yemeklerde pişmiş olan diğer sebzelerle birlikte tüketilebilir. Sindirime yardımcı olduğu için, besleyici ve sağaltıcı özelliklerini artırmak üzere sıcak sebze çorbasına bir kaşık organik miso da ekleyebilirsiniz.

Detoks diyeti için sebze çorbası tarifi

2 litre saf su
1 çorba kaşığı Kelt deniz tuzu
1 dilim zencefil kökü
2 adet ince doğranmış havuç
3 sap ince doğranmış kereviz
115gr ince doğranmış lahana
175gr ince doğranmış ıspanak
225gr küçük küp şeklinde doğranmış balkabağı
1 adet ince doğranmış kabak
5 adet taze veya kurutulmuş ve ince dilimlenmiş shitake mantarı
1 demek doğranmış maydanoz.

Malzemelerin hepsini alüminyum olmayan büyük bir tencereye atın. Kaynatıp, ardından altını kısıp kapağını yarım kapatarak, suyu yarıya inene kadar pişirmeye devam edin. Sıkı bir süzgeçten geçirerek bir kaba alın ve sebze posasını atın. Bu çorbadan yemeklerde veya yemek aralarında içebilirsiniz.