37.Vodofone İstanbul Maratonun’da

11217541_10153558427727458_8292951246469773446_n
1980168_10153735752342351_2012223886022697705_o15 Kasım37.  Vodofone İstanbul Maratonu‘nda   iyilik için koşacak bir sürü arkadaşım var.Ben de onlar kadar heyecan duyuyorum, onlarla gurur duyuyorum,  onlara maddi, manevi  destek olmaya çalışıyorum. Bu çok anlamlı etkinliği sizlerle de; sevgili Bahar Aykaç ve  3 Oda 1 Salon ekibinin hazırlıkları ve çalışmalarıyla paylaşmak istedim. Bol şans, diliyorum, şimdiden çok başarılılar, en çok bağış toplayanlarda 3.sıradalar. Saatler yaklaştıkça heyecanlar da artıyor, koşu için de  antremanlar devam ediyor. Aşağıda çok beğenerek takip ettiğim dekorasyon seyahat gayrimenkul yazan,  harika fotoğraflarıyla takipçilerini büyüleyen,   3 Oda 1 Salon ekibinin çalışmalarını Bahar Aykaç’ın yazısından paylaştım.Koruncuk Çocukları için İyilik Peşinde Koşuyoruz

3oda1salon Koruncuk Kahramanları Projesinde

Sosyal sorumluluk projelerine katkıda bulunabilmek,, ihtiyaç sahiplerine bir nebze de olsa dokunabilmek  bana hayatta  en çok mutluluk veren şeylerden biri. Özellikle anne olduktan sonra fırsat eşitliğinde yoksun çocuklar benin en hassas konularımdan biri oldu hep. Biz çocuklarımızı elimizden gelenin fazlasını yapmaya çabalayarak büyütürken, sadece yanlış ailede dünyaya geldiği için pırıl pırıl çocukların ilgisiz ve sevgisiz büyümesini kabullenemedim bir türlü…

Halbuki hepimiz sorunun bir köşesinden tutmaya çalışırsak bir şeyleri değiştirmeyi mutlaka başarırız diye düşünüyorum.  Koruncuk Vakfı çocuklar için geliştirilen en iyi projelerden biri bence. Ben bizzat Bolluca köyünü ziyaret ederek, o güzel çocuklarla tanışma fırsatı buldum. Hayırseverler orada harika bir köy yaratmış. Çocuklaraile ve kardeş olgusuna yabancı olmadan sevgi içinde büyüyorlar. Spor ve sanatla ilgilenme fırsatları var. Hepsinin dersleri de çok iyi. Ama tabii ki çocukların bu ortamlarını koruyabilmeleri için finansmana ihtiyaçları var.

koruncuk-evleribakim3

Adım Adım Organizasyonu da başka bir iyilik hikayesi. Adım Adım önderliğindeki yardımseverlik koşularında  2008-2015 yılları arasında 6.000 koşucu 8 sivil toplum kuruluşu için 66.000 bağışçıdan 9 milyon TL bağış toplamış ve 39.000 kişinin hayatlarını değiştirmiş.

Haydi biz de birşeyleri değiştirmeye talip olalım. Az çok demeyip yapacağımız yardımlar sayesinde, harika çocukların hayatına dokunalım. Belki bu yazı ve3oda1salon vasıtasıyla siz de bir yavrumuzun hayatını değiştireceksiniz. 3oda1salon olarak Koruncuk ailesindeki   ilkokul 1. sınıf öğrencisi Eren, 4.sınıf öğrencisiBaran ve lise 2. sınıf öğrencisi Kader’in bir yıllık masraflarını karşılamaya talip olduk. Herbirinin yıllık maliyeti 2800 TL. Ayrıca belki çoook daha fazlasını yapabiliriz diye çabalamayı da görev edindik.

Sistem nasıl işliyor ?

Biz 3 kişi 3oda1salon’u temsilen Vodafone 37. İstanbul Marathonu’nda Koruncuklara bağış toplamak amacıyle 15 Kasım’da  tam 15 km koşacağız J  Sizlerden beklentimiz de linki tıklayarak http://ipk.adimadim.org/kampanya/CC5639 Korunmaya Muhtaç Çocuklar hesabına ister kredi kartı ile ister havale yöntemiyle 10-20-50 TL gönlünüzden ne koparsa yardımda bulunmanız.

Topladığımız para doğrudan devlet kontrolündeki Korunmaya Muhtaç Çocuklar vakfına gidecek ve Koruncuklara yardım olacak.  Sonuçta hep beraber mutluolacağız J

Yıllardır bizi keyifle takip eden dostlarımızın bizi bu çabada yalnız bırakmayacağına inanıyorum. Belki de elele vererek onlarca çocuğun masrafını karşılarız. Neden olmasın?

Sevgiler

12194904_10153735783167351_7313938113181143604_o

Midici’nin Başarılı Patronu…

dcb560ae-9e1c-419b-a319-839f74d1dc1bLos Angeles da ilk haftamızda Sherman Oaks’da  glutensiz pizza yaptıklarını da öğrenince, her gidenin övgüyle anlattığı,  Pizzacıya gitmeye karar verdik. Başak  çok beğendiklerini, çok farklı, sıcak, dinamik, şık bulduklarını bizim de beğeneceğimizden emin olduğunu söylediğinde ben de çok merak eder oldum.Yaz başında ilk açıldıkları günlerde de  herkesi özel indirimle davet etmişler.indirRezervasyon yapılmıyor. Çok dinamik yapısı ile fazla bekletmiyorlar diye ilave etti. İçkilerde  saat 8 den sonra % 5o indirim de yapıyorlarmış. Biz özellikle daha erken gittik, belki daha kalabalık olur, çok da geç yemeyelim diye. Pizzacı; ama harika salataları ve aperetifleri de olduğunu, gitmeden biliyorduk. Akşam yemeğinde niyetimiz sadece pizza yemek değildi. Sonunda bu çok beğenilen restorana vardık, caddenin köşesinde çok hoş bir yer, mutfak tamamen önde ve açık, tüm pizzalar, yemekler  önünüzde yapılıyor. 90 saniyede pizza yapıyoruz, sloganları var. Midici Neopolitan Pizza‘nın (http://www.mymidici.com/home) içinde ışıklarla süslenmiş, muhteşem bir ağaç var, tavan tabi çok yüksek. 12196262_10153956693494311_7691691599340341060_nGüzel, sıcak, dinamik bir müzik insanları karşılıyor.Işıklandırma loş ama, ağacın ışıkları ortama çok yakışmış.Her yaştan insan ve  çocuklar da var. Değişik masalar, sandalyeler, koltuklar, bir birbirinden farklı ama bütün içinde çok uyumlu. Uzun davetkar bir barı var. Girişten itibaren çok sıcak, samimi bir karşılanma var. Sonrasında da çalışanlar içten davranışlarıyla   ilgili ve çok gülen yüzlü. midici5Başak’ın hissettiği gibi söylersem, profesyonel ilgisi değil, samimi davranışlar içindeler. Bu çok etkileyici.Önce pizzanızla ilgili tercihleri yapıyorsunuz. Aynı anda da önünüzde pizza hamuru ve seçtiğiniz malzemeler yerini buluyor. Fırına girecek hale geliyor. Biz ayrıca Greek salata ve et tabağı ve içkilerimizi söyledik. Sonra masamızı seçtik, tabaklarımızı çatallarımızı aldık, hemen içkilerimiz, çok kısa sürede de siparişlerimiz geldi.MidiCi-800px-ac9f80deHer an başka  bir arzumuz olup olmadığını soran güler yüzlü bir ekip etrafımızdaydı. Ortam çok keyifli, sipaşlerimiz, çok lezzetliydi.Başak masada, patronun çok genç ve yakışıklı olduğunu, onun çoğu zaman fırının önünde kollarını sıvamış pizza yaparken gördüklerini anlattı.indir (1) Henüz altı ay olmasına rağmen kendini çok sevdiren bu işletmenin sahibi,  Amit Kleinberger Menchie’s Frozen Yoğurtlarının CEO’ su, ortağı  olarak çok başarılı  iken bu yaz başı burayı açmış. Çok başarılı olmuş, şimdi yeni yerler için  çalışıyorlarmış.Ben de bu yakışıklı genç başarılı patronu merak ettim, ve araştırdım. Şimdi sizlerle de paylaşıcağım. Bu ara yemeklerimiz bitmiş keyifle sohbet ederken,  Senior Chef  Mario Vollera  masamıza  geldi, memnuniyetimizi sordu, arkasından Midici’nin ünlü Nutellalı tatlısı masamıza geldi, bunu her masaya yapıyorlarmış. 3141777_origEvet hiç bitmesin bu lezzetler, bu akşam dedirten saatler sonunda bitti, çok mutlu, çok keyifli,evimizde bir an önce Amit’in hikayesini araştırdım.Aşağıda Ventura Bulvar Magazine’de Karen Young‘ın   yazısında siz de okuyabilirsiniz.Ben çok keyifle okudum…Los Angeles’den ilk girişimcilik hikayesi sizlerle…Amit Kleinberg’in hikayesine tıklayarak ulaşabilirsiniz.

İki Günde Kanseri Yeniyor!!!!

İki günde kanseri yeniyor!
ABD’de yapılan araştırmaya göre, Anadolu’da yayla muzu olarak da bilinen “ışgın” isimli sebzenin kanser hücrelerinin gelişimini durdurduğu ortaya çıktı.

İki günde kanseri yeniyor!

Işgın Mucizesi…

Bu ara çeşitli otları ve onlardan yapılan yemekleri deniyorum, ama buna hiç rastlamamıştım. Böylesine faydalı olduğunu görünce hemen paylaşmak istedim. Çevremiz de o kadar çok kanser hastalığı var ki!!!!!

+- nın haberi…

ABD’nin Atlanta Üniversitesi’nde iki aşama hâlinde yapılan deneyler fareler üzerinde gerçekleştirildi. Işgında bulunan parietin isimli kırmızı pigmentler kanser hücrelerine enjekte edildi. Sadece iki gün içinde kanser hücrelerinin yarısının öldüğü görüldü. Pigmentlerin modifiye edilmiş bir çeşidinin de tümörlerin gelişimini azalttığı belirlendi. Araştırmadan çıkan bu bulgu yeni bir kanser ilacının da habercisi. Uzmanlar ışgından yapılmış kanser ilacının birkaç yıl içinde kanser tedavisinde kullanılabileceğini belirtiyor. Ancak her ne kadar deney sonuçları olumlu olsa da ışgının ilaca dönüştürülmesi için birçok yeni araştırma yapılması gerektiği belirtiliyor. Işgın hakkında bulunan keşif bilim dünyasında büyük bir heyecan yarattı. İngiliz Daily Express gazetesinde “Işgın hayatınızı kurtarabilir” başlığıyla yayımlanan haber dünya basınında büyük yankı buldu.

Anadolu’da ışgın olarak biliniyor

Kuzukulağıgiller familyasından olan ışgının Latince ismi Rheum ribes. Işgın Anadolu’da ışkın, aşgın, aşkın, eşkin, eşgin, ıçgın, ıçkın, uçgun, uçkun, uşgun ve uşkun isimleriyle de biliniyor. Doğu Anadolu bölgesinde ise yayla muzu ve dağ muzu olarak da bilinen bu sebzeye yetiştiği yöreye göre Van muzu ve Hakkâri muzu gibi isimler de veriliyor. Işgın, Güneybatı Asya’nın ılıman ve subtropikal bölgelerinde yetişiyor. Tozlaşması rüzgârlarla olan ve kendi cinsinin diğer türleriyle melezlenebilen ışgın tıbbi bitkiler sınıfına girdiğinden farmakolojik araştırmalarda çok sık kullanılıyor. Çiğ olarak yenen, zeytinyağlı, yumurtalı yemeği ve reçeli de yapılan ışkın oldukça farklı tariflerde kullanılıyor. Ancak Türk botanik bilimciler bilinçsiz ve uygun olmayan yöntemlerle toplanan ışgının Anadolu’da yok olma tehlikesi altında olduğu uyarısını yapıyor.

Los Angeles’da Pazar’dayız…

12186667_10153951019654311_1584655413208191586_oNereye gidersek gidelim, bölgeyi tanımanın en güzel yolu pazarlar.. Bu günün en keyifli saatleri Los Angeles’da Studio City Farmers Market‘te geçti.Çoğu organik olan sebzeler ve meyvelerın olduğu, küçük küçük doğranmış meyvelerın tattırıldığı pazarda….12196214_10153951019579311_5016480323484964372_n Başak anne, hem alışveriş yapalım, hem biraz meyve tadalım, hem biraz fotoğraf çekelim der demez, kapının önünde hazırdım. Belki Angelina Jolie‘ye de rastlayabiliriz demeyi de ihmal etmedi. Başak ile Market ya da pazar alışverişi yapmak  en sevdiğimiz şey. Birbirimize kendi beğenilerimizi, tercihlerimizi, özlemlerimizi, yaptıklarımızı  anlatıp, beraber pişirip , yiyeceğimiz çeşitleri seçmek, sonra da keyifle hazırlamanın ilk adımı…  12189378_10153951020964311_9050226341935000814_oLos Angeles inanamayacağım şekilde sıcak, 30 derecelerde… herkes şortlar  , askılı giysiler , ve parmak arası terliklerle..
Aynı Bodrum’daki gibi.. belki biraz daha sıcak…Ventura Bulvarı üzerinde, bir cadde öğleye kadar trafiğe kapanmış pazar olmuş. Ünlü olmasına rağmen küçük, derli toplu, ve de her pazar gibi çok renkli.. 11056885_10153951020089311_3243411225313635241_oBizim pazarlardaki gibi çeşitli yöresel yemek satan  yerler var. Bunlar çeşitli ülkelerin yiyeceklerini  satıyorlar..  Hint, Çin, Brezilya, Meksika mutfakları…Bir kenarda da çok özel, tencereye benzer  vurmalı çalgısıyla  Caribbean müziği yapan bir adam ve etrafında masalar var, acıkanlar aldıklarını yiyorlar, müzik dinliyorlar, ve bol güneş, tatlı tatlı ısıtıyor, hatta yakıyor. Her yaştan çocuklar, hatta bebekler var, herkes sakin, huzurlu, pazarın yediklerinin, müziğin, güneşin keyfini çıkarıyorlar. 11698852_10153951020849311_5913921407858520105_oBiz de önce meyvelerımızı tattık, çoğu hiç bilmediğim bir sürü meyve var, seçimlerimizi yaptık,  dönüşte almayı planlayarak pazarın sonuna kadar dolaştık.Sonra glutensiz tezgahından  mısır ve çeşitli sebzelerle hazırlanan menülerden alıp masalardan birinde keyifle öğlen yemeğimizi yedik. Glutensiz ürünlerin , yemeklerin  marketlerde, restorantlarda olduğu gibi, pazarda da tezgahının olması çok hoş. Ispanaklı ve biberli, menüleri seçtik. Mısır yaprağna  sarılı olarak sıcak sıcak tabaklarımıza kondu, yanına da çok güzel bir sos ile…12111959_10153951019899311_658713345477526362_nBu ara glutensiz yaşama 15 gündür devam ediyorum,ve  son derece mutluyum. Çok kolay alıştım. İstanbulda da ekmek, makarna, büsküvi ve atıştırmalık ürünlerde oldukça alternatif vardı, burada alternatiflerde sınır yok gözüküyor, pizzacıda bile glutensiz yemek mümkün.

12193852_10153951020269311_5854651431863889213_n Başak biz gelmeden yiyecek alışverişi yaptığı için, çok fazla şey almadık. Kereviz sapları aldık, evde atıştırmalık yapmak için…Yeşil kabaklar aldık. Bildiğimiz sebzelerde, bizimkilere göre, daha farklı, renkleri boyutları değişik..tabi lezzetleri de..12190119_10153951021884311_4655095230179427854_nMeyve olarak biraz jujube biraz hurma aldık, biraz snap pea   ve otlar aldık, kapanma saati geldiği için hatta acele ettik. Pazarın içindeki  Joan’s on Third’ de kahvemizi de içip evimizin yolunu tuttuk. L.A yi çok özlemişim. Her sefer başka değişiklikler keşfetmeye devam. Haftaya Hollywood pazarına gitmeyi de illa  ki planlıyoruz, şimdilik bu kadar…Sevgiler, sevgiler…