Karıncaları Uzaklaştırmanın Doğal Yolları…

Evlerde, özellikle yazlık evlerde zaman zaman karıncalar oluştuğuna hepimiz rastlamışızdır…Çok sevdiğimiz, çok faydalı, karıncalara zarar vermeden onları nasıl uzaklaştırırız sorusu  hepimizin aklından geçiyordur, mutlaka… evde-karinca1Kışın Amerika’da kiraladığımız evin mutfağında  da karınca görünce biz de evin housekeeper’ına gösterdik… Onun da uygulaması da çok enteresandı. Bildiğimiz toz şekerini aldı, bahçeli evin mutfak camının dışına toz şekerleri serpti, ve karıncaların bu yolla hemen evin dışına gideceklerini söyledi…

Ben de bu sene ilk karıncaları evimizde gördüğümde  hemen doğal yolları tekrar araştırdım, ve uyguladım… sizlerle de böcekler.org’un yazısını paylaşmakta yarar gördüm..

Çok pratik önlemlerden biri de; kapı ve cam önleri yada karıncaların bulunduğu yere yarım limonu dörde bölüp ortasına bir tatlı kaşığı kuru nane koymak,  karıncalar o bölgeye bir daha gelmiyor…
Bir süre sonra kuruyan kabuğun yerine yenisini koyarak devamlılık sağlayabilirsiniz.Aşağıda ise çok çeşitli yöntemler var, hangisi size uyarsa, sevgiler, sevgiler…

Evimizin davetsiz misafirleri karıncalar aslında o kadar da ısrarlı canlılar değil. Onları küstürmek diğer haşerelere göre çok daha kolaydır. Karınca nasıl gider ve doğal yollarla karıncaları uzaklaştırmak mümkün müdür sorusunun cevabını bu yazıda bulabilirsiniz.

Kaynak : http://www.bocekler.org/2014/06/karnca-nasl-uzaklastrlr-ve-neye-gelmez.html

Karıncaları uzaklaştırmanın doğal yolları / Bariyerler – Ev koşullarında karıncaları uzak tutmaın yollarından biri de karınca bariyerleri kullanmaktır. Bazı maddelerden bariyer oluşturursanız karınca bu bariyerleri geçmez ve dönüp başka bir yere gider. örneğin yere bir tebeşir çizgisi çekildiğinde karıncanın bu bariyeri geçmediğini biliyoruz. Bariyer olarak yaygın kullanılan maddeler aşağıdaki gibidir.

Tebeşir Zerdeçal Tarçın Toz kömür Narenciye yağı (limon, portakal) Kırmızı veya karabiber Vazelin (kapı ve pencereler) Bebek pudrası (öldürüyor) Beyaz sirke ve su Salatalık kabuğu Kokular Bazı kokuları bu canlılar sevmiyor. Karınca neye gelmez diyenler bu kokularla hazırlanmış doğal spreyler deneyebilirler. Bunun için aşağıdaki maddelerden sprey hazırlayıp evde kullanabilirsiniz. Bu maddeleri evinizde bulundurursanız kokuyu alan karıncalar uzak duracaklardır.

İşte karıncaların sevmedikleri bazı kokular. Nane yaprakları: taze veya kuru Lavanta yağı Karanfil: kuru veya yağı Kafur yağı Defne yağrağı Sarımsak Limon suyu Kahve telvesi Sirke

Karınca kovucu sprey yapımı Sarımsak Kırmızı biber Su Sarımsağı rendeleyin. Diğer malzemelerle karıştırın ve bir fısfısın içine koyup mutfağınız püskürtün. Karıncaları kovmak için bazit ama etkili bir çözümdür.

Karınca savurucu sprey sirke su 10 damla çay ağacı yağı Malzemeler karıştırılır ve bir püskürtme aracıyla kapı altlarına sıkılır. Karıncalar gelmesin diye bu yöntemi kullanabilirsiniz.

Sirkeli karınca kovucu Sirke ve su eşit oranda karıştırılır. Daha sonra 1 yemek kaşığı okaliptüs veya nane yağı ilave edilir. karıncaların yollarına püskürtülür.  (daha etkili hale getirmek için tarçın, sarımsak tozu ya da kırmızı biber ekleyebilirsiniz)

Tuzlu su çözümü Karınca ile mücadele etmenin en ucuz çözümlerinden biri de tuzlu sudur. Suyu kaynatıp tuz ekleyin ve karıştırın. Bir fısfısın içine doldurup karıncaların bulunduğu alanlara sıkın. Tuz yerine kırmızı veya kara biber, veya rende sabun da kullanabilirsiniz.

Parfümlü karıncasavar Karıncalar sert parfüm kokusundan hoşlanmazlar. Pamuk topları hazırlayın ve üzerlerine parfüm sıkın. Sonra bu parfümlü topları evinize yerleştirin. Koku olduğu sürece karıncalar kaçacaklardır.

Karıncaların sevmediği yağlar/ Parfümlü yöntemi karıncaların sevmediği yağları da kullanarak uygulayabilirsiniz. Bu yağlar karınca nasıl gider sorusunun cevabı olmaktadır. Okaliptüs, Tarçın, Karanfil, Nane, Narenciye yağları

Karıncaları öldüren maddeler Karıncalar doğanın dengesini sağlamada çok yararlı böceklerdir. İlk önce karıncaları kaçırmanın ve evden uzaklaştırmanın yolları denenmelidir. Bulunduğu ortamlara karınca asiti denen maddeyi saçan bu canlılar birçok zararlıyı uzak tutarlar. Ancak evlerde bulunan karıncaların bir takım zararları da yok değil. Gıdalara ve bitkilere zarar verir, mikrop taşırlar ve insanları sokabilirler.

Mısır unu Mısır unu öldürücü olduğundan dolayı en son tercih edeceğiniz çözüm olmalıdır. Bu madde karıncaları kaçırmaz öldürür. Karıncaların bol olduğu bölgelere mısır unu serpilir. Bunu yiyen karıncalar sindiremeyip ölürler.

Bebek pudrası Karıncaları öldüren bir diğer maddedir. Karıncaların nefes yollarını tıkayan pudra onların ölmesine neden oluyor.

Kabartma tozu + Pudra şekeri Bu karışımı yiyen karıncalar sodadan dolayı ölüyorlar.

Marangoz karınca yemi Marangoz karınca denilen iri ahşap yiyen karıncalara karşı borakslı karışım kullanılabilir. Ancak bu karışımın öldürücü olduğu  unutulmamalıdır. (Borik asit 1 yemek kaşığı, (yaygın olarak boraks adıyla satılır) 1 tatlı kaşığı şeker, fıstık ezmesi veya bal ve su 120 ml. Karışım karıncaların bulunduğu alanlara püskürtülür.

Kaynak : http://www.bocekler.org/2014/06/karnca-nasl-uzaklastrlr-ve-neye-gelmez.html

Çocuklarımıza, Gençliğe Emanet….

Atatürk 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını o dönemin gençleri anneannelerimiz, dedelerimize, armağan etti, onlar da  annelerimize babalarımıza emanet  etti, 1JYMZE0-23-nisan-bayrami-ve-ataturkonlar da bize emanet etti, miras bıraktı, biz de en iyi şekilde korumalı ve çocuklarımıza, torunlarımıza bırakabilmeliyiz. Bu ülke kolay kazanılmadı, yoktan var oldu… Umutsuz adam iken, Türkiye Cumhuriyeti oldu… Atamızın dediği gibi Gelecek en değerli varlığımız çocuklarımıza, gençlerimize emanet….23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız Kutlu Olsun… Çocuk ruhumuz, neşemiz de hiç bitmesin, solmasın….

Aylar Sonra….Özgür Yaşama Devam….

Evimizi boşaltalı  sekiz ay oldu, planladığımız gibi, Bodrum, Ege kıyıları  ve Amerika’da değişik yerlerde altı ayı geçirdik…  İkinci altı aya İstanbul Büyükada’da başladık. İstanbul’da olmak istediğimiz dönemlerde;  farklı bir yaşam yaşamak için Büyükada çok cazip geldi. İstanbul içinde ama çok farklı bir yer, Büyükada…Sizlerle adayı iki ayrı yazımda paylaşmaya çalıştım… Büyükada hayallerimdeki kadar güzel geçti…Herkesin ada değişti, eski ada değil demesine rağmen biz bahar ayları içinde adada olduğumuz için hayalimdeki gibi büyülü, gizem dolu güzellikler dolu idi..12794356_10154235231389311_358077309579774349_n.Ayrıca bu güne kadar farketmediğim de hiç bilmediğim çarşısı esnafı, yerlisi ile çok güzel bambaşka bir dünya yaşadık… Şehirden adaya dönüş, hep muhteşem oldu… Hepimizin acaba dediği adadan bir yerlere gitmek de son derece kolay, keyifli, hızlı oldu… Sonra programda yine Bodrum vardı… Bodrum’da ilk kez baharı yaşadık…Yeşillerin mavileri örtecek kadar bol ve güzel olduğu rengarenk çiçeklerle bezendiği, mimozaların inanılmaz bol olduğu dönemlerde Bodrum’da bahar da  uzun yaşayabilmek bizim için de bir ilk oldu… Aslında programımda, Nisan ayında Nice’e gitmek o bölgede uzun kalmak, hem doğa, hem tarih, hem sanat açısından çok yoğun olan bölgede yaşamak, özgürce koşturmadan galerilerde, müzelerde, caddelerde, sokaklarda, sahilde, pazarda, ayrı ayrı özelliklerdeki tüm çevre kasabalarında  dolaşmayı Cote D’azur da uzun yaşamayı çok istedim. Yine oradaki dostlarla olmayı  planladım…Detaylı programlar da yaptım ama olmadı..İşlerimiz zamanında bitmedi… kocaman aşkım belki biraz yerleşik düzen aradı, özel hobileri ile olmak istedi…Sonunda ben de ona katıldım… zorlamadım… 12963464_10154373813269311_31072948760720882_nBodrum’un güzelliğinde baharı yaşadık, işlerimizle uğraştık…Bol bol fotoğraf çektim, özellikle de doğayı.Saatleri ışığı ayarlayarak dolaşmak ve fotoğraf çekme şansım oldu…Kendimle daha çok vakit geçirebildim. İç sesimi dinlemeye çalıştım. Ama bu dönem  ülkem de yaşananlar  o kadar acıtıcı oldu ki  iç sesimi duyamadım desem doğru olur…

Sırada yine zaman zaman İstanbul var, işler var… dostlarla buluşma hasret giderme var… sonra bu yaz hep Ege kıyıları, adalar ağırlıklı programlar var, evimiz aşkımız Bodrum var…Sonra kış programları… sıcak ülkeler, güneşi bol alan yerlerle devam diyoruz.12654483_10154156715839311_7671158283038829719_n

Bodrum dışında sekiz aydır,  farklı yerlerde, farklı evlerdeyiz. İki bavulla sınırlı özel eşyalarımızla dört mevsimi, dünyanın farklı yerlerinde çok farklı evlerde yaşadık. Şimdiye kadar dört ev değiştirdik…Bu ara kısa seyahatlerimizde otellerde kaldık tabii…Mutlu  muyuz!!!!! Evet, hem de çok….Aslında kolay değil,  ama isteyerek programlanınca muhteşem…Özellikle kışın yaz gibi bahar gibi yaşamak, sıcak yerlerde olmak çok güzel.. Güneş bana iyi geliyor… Hayat canlılık, özgürlük  veriyor. Açık havada bol zaman geçirebilmek de öyle…Bir müddet sonra evimize tekrar yerleşmeden önce farklı düşüncelerde olabilirim. Sadece bol güneşli evler ve özgürce dolaşmak isteyebiliriz.Bizi kısıtlamayan evler ve yaşam….10330228_10154178589149311_1691852356768190683_n

Bu dönemde en çok yapmak istediğimiz şey, gittiğimiz yerlerde sevdiklerimizle  de buluşmak onlarla da bu serüveni paylaşmak istedik… Onu da yapınca çok mutlu olduk…Çok uzaklara gitmemize rağmen Amerika’da hem can dostlarımızla hem çocuklarımızla bir arada çok güzel zaman geçirebildik…12821597_10154233491329311_2352775958626746166_nUzaklarda olunca görüşemediğimiz sevdiklerimizi özlüyoruz.. Ama kavuşunca da ayrı güzel. Yoğun duygular, hasret gidermeler, kavuşmalar yaşamak da güzel… Yani kısacası ben bu işi sevdim… Yaşadığım evleri, yerleri sevdim… Beğenmezseniz değiştirebiliyorsunuz…10422926_10154077348544311_643228127866697087_nEvleri bulduğumuz airbnb ile hiç sorun yaşamadık…Size söylemek istediğim en önemli şey ise şu… Ben seyahati değişik yerler görmeyi yaşamayı hep çok sevdim. Kocaman aşkım ise hiç sevmez. Değişik bir kafeye bile götürmek çok zordur. Hep bildiği yerlere gitmek ister, öyle rahat eder… Gittiği yerleri de kendi yeri yapar,  ya da en sevdiği hep kulüp de olmaktır…. Bu serüvene çıkarken herkes Necil sıkılacak, geri dönmek isteyecek, diye düşündüler…Ama öyle olmadı… Gittiği yerlerde yine kendine uygun mekanlar arkadaşlar ortamlar buldu, o kadar keyif aldı ki dönmek istemedi… Şimdi de tekrar gitmek için planlar yapıyor…Bence işin başka güzel bir yanı da her yeni ev;  yeni yer; yeni heyecan yeniden doğuş gibi… Harika bir tazelenme, yeni farklı güzel duygular hissetme, dostlarınla çocuklarınla paylaşma isteği ve çabası…Anlatacak paylaşacak güzel şeyler, özleme, tekrar gitme arzusu… Hatta oralarda mı yaşasam planları yapma… Hepsi bizim yaşlarımız için çok güzel ve yaşam isteği, enerjisi  veren duygular…Yeni şeyler, öğrenme, tatma, yaşama, yeni insanlar tanıma, gençlik iksiri gibi… Ne dersiniz ? Yola devam, yeni yaşamlarla tanışmaya  devam…Güzel bir hafta sonu dileğiyle sevgiler…

Nimri Projesi İle Dünya Birinciliği

Bu gün yine Nimri projesini yazmak istiyorum. Sevgili Özgül Öztürk Aksu; Nimri projesinin neden birinci olduğunu aşağıda  yapılanları anlatarak özetlemiş…. En güzel böyle bir kararı hayata geçirmek. Niyet etmekle başlayıp, yola çıkıp her zorluğa göğüs gerip ortaya koymak… Harika bir örnek, gençlere, bizlere, dünyaya… 12961523_10153437449537539_4280435722620365253_nAyrıca ülkemiz için Özgül’ün köyü için harika bir tanıtım…Projede değerlere, çevreye sahip çıkma, beraberce bir şeyler yapma, paylaşma, katkı verme, destek olma, sanat, eğitim, ekonomi, tarih alanında çok güzel, çok keyifli  şeyler yapılmış, başlatılmış. Hem köylerimizin, hem hepimizin böyle bir uğraşa, ne kadar ihtiyacı var…  Belki bizimkiler; yani anneciğim ve babacığımın, çok seneler önce aileleri İstanbul’a  yerleşmiş, göç etmiş… Hiç köyümüz kasabamız neresi görmedim bilmiyorum. Ne yazık yapmışım, kardeşim ile gitsek görsek, hiç olmazsa diyorum. Fotoğraflar çeksek, hikayelerini, mutluluklarını, dertlerini  dinlesek,paylaşsak… bizim dedelerimizin, ninelerimizin, annelerinin, babalarının yaşadığı yerleri, anlattıklarını bulmaya izlerini sürmeye çalışsak…  Ya da yaşadığımız çevredeki en yakın köylerimizi keşfetsek, şu an da en kolay, en ulaşılır olanı ile başlamak umuduyla… Teşekkürler Özgül, tekrar tekrar teşekkürler… hepimizin gönlüne ışık oldun, taht oldun… sevgiler…

12931246_1111502482215224_8537491515496006441_nBeraberce bir şeyler yapmak, konuşmak, şarkı söylemek, üretmek, sonra beraberce kutlamak, sevinmek… Hem de doğduğumuz, ya da annelerimizin, dedelerimizin doğduğu topraklarda…Ve doğa yaşantısı içinde; doğayı koruyarak  bunları yapmak, birbirimize el vermek destek olmak…Hepimize iyi gelecek bir proje…belki bizler de bir yerlerden başlarız…12961568_10153612337818041_5853428073318656048_n

NİMRİ PROJESİ NEDEN
DÜNYA BİRİNCİSİ OLDU?..
* Köyün asırlardır NİMRİ olan adı, 1970lerde Pınarlar olarak değiştirilmişti..Bir kampanya başlatıldı ve köyün adı geri alındı.
*Köyün dayanışma kurulunda hiç kadın üye yoktu..Yeni bir yönetim oluşturuldu ve kadın sayısı 0’dan 9’a yükseldi. 9 kadın 9 erkekten oluşan kurulun başkanı da kadın seçildi. Kadın üye alımı arttırıldı..
* 6000 çam fidesinin ekim işçiliği, İMECE usulü tüm köylünün katkısıyla yapıldı..
* Kendi köyünde yaptığı karbon emisyon sıfır çalışmaları rol model alınsın diye bir Ege köylüsü Nimri’ye davet edildi..
* 69 adet çeşmenin haritada yeri belirlendi. 3 adedinin onarımı, İstanbul’dan gelen gençlerin gönüllü çalışmasıyla yapıldı..
* Şifalı bitkiler, kadim bilgiler atölyesi düzenlendi..
* Ekolojik Mimariye dair bilgilendirme ve sunum yapıldı..
* Story Teller Judith Liebe, köye davet edildi, çocuklara masal atölyesi düzenlendi.
* Çocuklara ayrıca resim atölyesi düzenlendi. Köyün ortak alanındaki birkaç duvarı boyadılar.
* Köye sanatçıların davet edilmesiyle, sanat çalışmaları düzenlendi.
* İstanbul’da kahvaltı oturumları, kültür etkinlikleri, kermes, kadınlar günü etkinlikleri, piknik organizasyonları yapıldı..
* Köylünün desteği ile gençlere eğitim bursları organize edildi.
* Her yaz köyde 1 hafta bir festival düzenlendi.
.* Yaz aylarında 250’ye yakın katılım sağlandı.
* Festivalin son gecesi, herkesin evde hazırladığı yöresel yemekler ORTAK SOFRA başlığı ile köyün ortak alanında hep birlikte şenlik havasında ve sazlı, türkülü bir eğlence ile beraber yendi, eğlenildi.
* Köyün yaşlılarıyla sözlü tarih çalışması başlatıldı.
* Yapılan etkinlikler ile dayanışma arttı ve her yaştan insanın katılımı sağlandı..
Özgül Öztürk Aksu

Ne Yapsam Nasıl Yapsam…

Bir zamandır, yazamıyorum, yazma enerjimi kaybettim.Ne yapsam, nasıl yapsam durumundayım…Ülkece yaşadıklarımızın olumsuz etkileri benim de kolumu kanadımı bağladı… Hele çocuk istismarları çok canımı acıttı. Bir de arkasından  Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Sema Ramazanoğlu’nun  şok beyanatı…

Benim söyleyecek ne sözüm, ne de yazacak yazım kalmadı. Her şey boş değersiz, faydasız gözüktü…Ben mutlulukları, güzellikleri, sevgiyi, dostluğu,umutları, başarıları  yazmayı, paylaşmayı seviyorum. Son zamanlarda yaşananlar, hepimizi  üzerimizden dev silindirler geçmiş gibi, mutsuz, tatsız, umutsuz yaptı. Bunları da söylemek istemiyorum. İçimdeki sevgiyi, ülkeme olan aşkımı, heyecanımı tekrar tazelemek, umutlarımı yitirmemek istiyorum. Sizlere yazarken her zaman ki gibi çoşkuyla, yazmak anlatmak, paylaşmak istiyorum.

 

Yazamadığım süreçte bol bol fotoğraf çektim, İnstagram hesabımı @meralvaruy da sıklıkla kullandım… Orada çok da bir şey  yazmadan; fotoğraflarımı  günaydın, sevgiler diyerek paylaşmaya çalıştım…12472417_1078505225521324_1876362173129879806_n

Sonra sevgili arkadaşım Özgül Öztürk’un önce Avrupa sonra Dünya birinciliği ve Özel juri ödülünü alan “Toprağın Kadınları” projesi ödülleri ile tekrar yazmak, bir yerlerden başlamak, bir yol bir çözüm bulmak istedim. Çok iyi değilim, çok mutlu değilim… Bir tarafım oldukça çok acıyor, kanıyor… Ama güzel şeylerin varlığı, birbirimize enerji, katkı olma duygusu  yine umutlandırıyor.

Nisan ayıyla harika bahar günleri başladı. Doğa her yerde kendini yeniliyor, çiçeklerin bazıları fışkırmış durumda… bazılarında tomurcuklar içinde her an açabilecek durumda…Güzel haberler de arka arkaya geliyor.

Canım arkadaşım Uğurkan Erez’in Fashion tv ve Fashion one tv ödül töreninde ” Ömür Boyu Meslek ve Onur” ödülü alması çok sevindirdi, mutlu etti…Gerçekten ne güzel bir onur ve gurur..Hep çok çalışan, çalışmaktan, başarmaktan mutlu olan, mutluluğunu kazandıklarını her zaman ailesi,yakınları, sevdikleri ile paylaşan, hep yardımsever, hep gönül dostu, duygulu hassas arkadaşımı ve onun etrafına saçtığı, yansıttığı çok güzel enerjiyi tekrar tekrar kutluyorum.Tanıdığım günden beri aşkla çalışan koşturan arkadaşımın bu uğraşları, çabaları katkıları  ömür boyu sürecek biliyorum…Ona çok yakışan bir ödül aldı…

Bir ara  düşünürdüm, başarı mı mutluluk getiriyor… Mutluluk mu başarıyı… Artık eminim…mutluluk başarıyı getiriyor. Her ne yaparsak yapalım, aşkla, gönülden sevgiyle, keyifle yapalım, o zaman mutluyuz ve de başarılıyız. Öyleyse umutlarımızı kırmadan aşkla yaşama devam…Paylaşacak güzellikler hala var…