Esra’nın Pastaları…

133_1339Tesadüfen tanıştım, tanıştığım an sevdim, hemen sipariş verdim.Pastam hem çok leziz hem çok sağlıklı hem de çok özel dizaynda yapılmıştı.Kocaman aşkımın doğum gününde onun iş hayatının önemli sembolü Büyük Ansiklopedi’yi Esra pasta olarak hazırlamıştı.Okuma gözlüğünü ve ayracındaki sarı kırmızı renkleri de eklemişti. 133_1347Fikir de aramızda yaptığımız minicik sohbette oluştu.Böyle bir pastanın yarattığı şok sevinç  de müthişti.Pırıl, pırıl, genç çalışkan yetenekli pastacı Esra Şaşmazer‘i o günden beri de yazmak istiyorum. Fotoğraflamak istiyorum.Ama Esra’cık çok yoğun sürekli koşturuyor. Çünkü Esra aynı zamanda her gün bir finans şirketinde çalışıyor. Aldığı siparişleri hafta sonu ya da akşamları hazırlıyor. Gününde de götürüp teslim ediyor. Hep gülerek, neşeyle, sevgiyle… Her seferinde de pastalarını, kurabiyelerini  heyacanla, merakla  çok  güzel , kocaman gözlerini  açarak acaba beğenecekler mi? endişdesiyle bakarak teslim ediyor.En büyük mutluluğu sipariş verenin beğenisi.

1057503_10151470868707539_240323858_n

Sevgiyi göstermenin farklı yolları vardır ama yediden yetmişe herkes için ortak olan,gülümseten hediye anne kurabiyesidir..O’na sevginizi göstermek,özel günlerinizde dostlarınızla paylaşmak,çocuklarınıza güzel anılar yaratmak için Madame Cookies size keyifli kurabiyeler sunuyor….gülümseten kurabiyeli günler.

Esra böyle anlatıyor; Madame Cookies‘i

1057985_10151474281452539_874096819_n

“Yaptığım pastalar ile insanların güzel anlarında imzam olmasını istedim diyor..”.İşte birkaç imza pasta fotoğrafını sizler için seçtik.

1058745_10151474272472539_578187801_n

“İlerde butikr üretim alanı olu bişturmak istiyorum,yaratıcı arkadaşlarla çalışmak istiyorum” diyen ; Esra’nın benim çok sevdiğim, maske şeklindeki bir doğum günü pastası;

702518_10151178958482539_1066225985_n

Bu da çok beğendiğim bir yeni yıl yemeği pastası….

Böyle gönülden yapılan, yaratıcılığı, kalitesi, ön planda olan her pasta , ve benzeri ikramların güzel olmaması, beğenilmemesi mümkün mü?

1060493_10151474278192539_576167429_n

Buna ne demeli…Gurme lezzetler için mutfak atölyesine katılan Ruhi Bey’in doğum günü pastası…

1062485_10151474278717539_612387530_n

Pasta olduğuna inanmak çok zor, kime yapıldıysa kıskanmamak mümkün değil; hiç unutulmayacak bir anı…

979811_10151474283117539_943026556_n

Paskalya yemeği  için daha güzel bir hediye olabilir mi?

1057527_10151474281802539_446316568_n

Bence bu inci pasta verilirken; şaşkınlık anı geçmeden de  inci kolyenin orjinali çıkarılmalı…Harika bir anneler günü hediyesi….

1057702_10151474272047539_1401694034_n

Bu kurabiyeleri kime vermeli siz düşünün…Bütün bu çok özel ve  sadece size özel olacak seçenekler sadece bir telefon uzağınızda…133_1252

Esra’yı keşfeden sevgili Zehra Güngör. Ben de ondan duyarken bir anda tanıştım ve müşterisi oldum.Hem de çok takdir eden beğenen müşterisi oldum. Hepimiz özel günlerimizde özel anılar, özel kutlamalar isteriz. Hiç unutulmayacak, gözümüzün önünden silinmeyecek. O zaman hemen Esra’yı arıyorsunuz; o birkaç sorudan sonra sizin kafanızdakini hayata geçirmek için çalışmaya başlıyor. Önce tasarımı örnek fotoğraflarla anlatıyor, beğendiriyor. Sonra da yapımına  geçiyor.

Esra Muğla Üniversitesi iktisadi ve idari bilimler fakültesi  iktisat bölümü mezunu; okulu bitirdikten bir sonra finans şirketinde çalışmaya başlıyor. Sonra da  çok severek yaptığı pasta ve kurabiye becerilerini hobbyden öteye  götürmek, işe dönüştürmenin yollarını bulmaya çalışırken Zehra Güngör ona destek veriyor. Koçu mentörü oluyor. Esra’nın şimdi bir şirketi var.  Henüz pastaları kurabiyeleri evinden yapıyor. Canı kocası ,Özgür; ona her aşamada yardımcı oluyor. imageKocası da Güzel Sanatlar Akademisi mezunu. Yaratıcılığını ve becerilerini dövmeler yaparak ortaya çıkaran çok farklı bir alanda çalışıyor.İkisi de farklı konularda yaratıcılıklarını konuşturuyorlar.Sevdikleri işi yapıyorlar. Gelecek için güzel hedefleri var. Belli bir döneme kadar da evden çalışmayı sürdürmek istiyorlar.Esra ayrıca başka bir işte çalışıp güzel bir mücadele veriyor. Bu iki güzel pırıl pırıl gence saygı duymamak, sevmemek mümkün mü?

Sınır tanımayan bu genç girişimcilik hikayesini çok beğeniyorum, onun için paylaştım, gurur duyuyorum.Başarılarının devamını, hayallerinin en kısa zamanda en güzel noktalara ulaşmasını diliyorum, sevgiler sevgiler… tonlarca….

Genç Kızlarımız İçin;

Milla-300x300Trendyol‘un sahibi Demet Mutlu; başarılı, enerji dolu, pırıl pırıl,  bir genç girişimci. Hikayesini, başarısını duyduğumda, ilgimi çok çekti. Kendisini görüp, hikayesini kendi anlatımıyla dinleyince çok daha sevdim, hayran oldum.Demet’in  gençlere, özellikle genç kızlarımıza  örnek olacak güzel  hikayesi ve tavsiyeleri var.Çok daha önce paylaşmalıydım, ama her anın paylaşım değerlerinin  çok farklı dokunmalara, neden olacağını düşünüyorum.

Demet işini kurarken kendi moda beğenisini  ve Amerika’da kullandığı internetle alışveriş sistemini biraraya getirerek işe başlıyor.

Demet Mutlu, şöyle anlatıyor öyküsünü:

İnşaatçı ve çok yoğun çalışan annesi ona ilk rol modeller oluyorlar.

demetmutlu2_dNew York’ta doğdum. Babam işadamı, inşaat projeleri yapardı. Hem New York’ta, hem Türkiye’de. Annem ise Citibank’ta çalışıyordu. Babam (Bilal Mutlu) genç yaşta New York’a gitmiş. Şu an 76 yaşında ve halen aktif. Aslen Ankaralı. Annem ise Adanalı. Tarsus Amerikan’da okumuş, sonra İstanbul  ardından New York. Orada da babamla tanışmışlar. İkisinin de yoğun iş hayatı vardı. Benim için güzel rol model oldular. Bana küçük yaştan itibaren hep ‘yapabileceğim’ anlatıldı. New York’ta aslında 3 yıl kaldım. Sonra İngiltere’de ilk okulun 3, 4 ve 5’inci sınıflarını okudum.İtalya’da da lise okudum. New York’ta işletme eğitimi aldım. Türkiye’ye döndüm.

7 yıl profesyonel hayatta çalışıyor.Girişimci olmak fikriyle hep başarılı girişimcilerin sohbetlerini izliyor, dinliyor.Dijitalin pazarlama gücünü farkediyor.

İşletme mezunu olarak hep küresel şirketlerde çalıştım. Finans bölümünde, üretimde, iş geliştirmede ve pazarlamada hepsinde tecrübe edindim. İstanbul, İsviçre, Japonya ve New York’tan sonra da Harvard’da MBA yapma kararı aldım. Çünkü girişimci olmak istiyordum, bunun için de iyi bir eğitimim olmalıydı. Okulda, iş projeleri yapıyorduk. Çok sayıda başarılı girişimci gelip bizimle sohbet ediyordu. Birçok önemli şirketin iç yapısını zaten bizzat görmüştüm. Ancak en çok yeni iş geliştirme, proje yönetme bana çok heyecan vermişti. Japonya çok ilginç bir deneyimdi benim için orada daha 2005 yılında dijitali yaşadım, öğrendim. Dijitalin pazarlama gücünü gördüm.

imagesRihanna ile proje

ABD’de çalıştığım şirketin ‘zencilere kozmetik’ pazarlamadaki başarısızlığını aşmak için bir proje yönettim. Sarışın mavi gözlü kadınlarla sunulan kozmetiğin zenci kadınları çekmeyeceğini anlattım ve Rihanna ile anlaşıp o projede büyük başarı elde ettik. Meşhur Umbrella şarkısıyla ilk çıkışında, bizim projemizle yeni bir alan açtık.                                                                                                                             Bir arkadaşım internette bir kozmetik projesi yaptı ve başarılı oldu. O benim için cesaret vericiydi. Ben de internetten ‘moda’ satmaya karar verdim. İstanbul’daki tasarımcıların ürünleri ile Türkiye genelindeki kadınların hatta İstanbul’un Beşiktaş Nişantaşı Osmanbey dışındaki semtlerinde oturanların bile buluşması zordu. Tasarımcıların da mağazaları yoktu. İşte bu aradaki bağlantıyı internetle yaparız diye düşündüm. Üstelik moda benim de tutkumdu. Türkiye’de bu alanda büyük boşluk olduğunu düşünüyordum.

Satışa başladıktan  6 ay sonra ortaklık için kapımız çalındı

Demet Mutlu, internetten moda satma fikriyle çıktığı yolda 300 bin dolarlık başlangıç sermayesiyle hareket ettiklerini anlatıyor ve şöyle devam ediyor: “İnovatif bir girişim yapmadık. ABD’deki benzer iş modelini uygulamış oldum. Modaya odaklandım, 18 Mart 2009’da şirketi kurduk, Eylül 2009’da lansman ve satış başladı. Babam başlangıçta ‘seni bunun için mi bu kadar okuttuk’ diyordu (bugünlerde fikri değişti). Satış başladıktan 3 ay sonra Tiger Global geldi. 4.3 milyon Euro’luk kaynak geldi. Reklam, pazarlama, teknoloji yatırımı yaptık. Moda organizasyonlarına sponsor olmaya başladık. Kleiner Perkins ortaklık istedi, iş daha da büyüdü. Şu an trendyol.com’un yüzde 60’ı fonlarda. ‘Büyük olanın parçası olmak çok daha akıllıca.”

Trendyol-250x250Alışverişin yüzde 80’ini kadınlar yapıyor

Demet Mutlu, trendyol.com’un ‘yüzü’ olarak seçtikleri şarkıcı Hadise’nin Türk kadınları tarafından çok sevildiğini söylüyor ve şu bilgileri aktarıyor: “Üyelerimizin yüzde 70’i kadın, alışverişin yüzde 80’ini kadınlar yapıyor. Onların en sevdiği popüler ismi marka yüzümüz yapmak istedik. Hadise’nin ‘O Ses Türkiye’deki performansından etkilendik. İsabetli karar vermişiz. Büyüme hızlandı.”

100_0459

Demet’in  Genç Kagider’in geçen seneki  panellerinden birinde,” Genç kızlarımızın bir kısmı okuyor, iyi eğitim alıyor, sonrada çalışmıyor, evinin kadını olmak istiyor, bu konuda onlara ne demek isterseniz. ” diye sorulduğunda;  verdiği cevabı ve kendinden örneklemeyi çok beğendim.Aşağıda çok değerli bulduğum bu saptamasını özellikle genç kızlarımız için ekledim.

“Başarı bir bütündür. İş kadını işinde olduğu kadar; evinde iyi bir eş ve anne ise başarısı onunla daha da bütünlenecek ve büyüyecektir, diyen Demet Mutlu  sadece evinin kadını olarak yaşamak isteyen kadınların; bir müddet sonra kendini eksik yetersiz hissedebileceği, eşine eşlik etmekte zorluklar yaşayacağına inandığını, annesinin de bu konuda  kendisine çok iyi örnek olduğunu anlattı. Kendisi de işlerinin en yoğun olduğu kuruluş dönemlerinde, cesurca evlilik yapmaktan çekinmiyor.

Biz de çevremize baktığımızda genelde başarılı iş kadınlarının, evinde de aynı başarıyı sürdürdüklerini özellikle çok görüyoruz.Girişimci olmanın özel bir yetenek istediğine inananlardanım. Ama kızlarımızın ister girişimci olsunlar , ister profesyonel hayatı seçsinler, ister evli, ister bekar; mutlaka çalışmalarından yanayım.Çalışma hayatını  evliliğin  ilk yılların da, özellikle çocukları küçükken  zor gibi görebilirler. Ama inanın öyle değil, hepsinin çareleri bulunuyor. Zamanlama, şartlar dengesi içinde kurulduğunda;çocuklar daha sağlıklı, bilinçli mutlu, özgüvenli  yetişiyorlar. Her çalışan kadın hem kendi için, hem ailesi için  büyük gurur kaynağı oluyor. İşinde  çok başarılı, çok aktif hem de bir çocukla yetinmeyip üç dört çocuğu da başarıyla büyüten örnekler oldukça fazla. Sizlere önümüzdeki günlerde böyle bir iki girişimcilik öyküsünü  hemen anlatmalıyım.

Çok başarılı, güzel ve genç örnek Demet Mutlu’nun ileride de farklı başarı  haberlerini  paylaşmak isteyeceğimden eminim.

Girişimciler,  işini kurarken, büyütürken finans ve ortaklar nasıl bulur, bu konuda yeni bir yazı serisi başlatacağımı geçen hafta yazmıştım. Önümüzdeki günlerde başlayacak.Demet de bu konuda çok değerli bir örnek, çok başarılı ortaklıklarla, onların finans ve mentörlük katkılarıyla  işini çok büyüten süper bir örnek. Aşağıda Demet’in milliyet.com.tr de çıkan işi trendyol‘la ilgili röportajı ekledim.Sevgiler, sevgiler…

Bizim de bir garaj öykümüz oldu sonunda. Ve garajda bir kadın var üstelik. Girişimci işkadını Demet Mutlu’nun üç yıl önce kurduğu fırsat sitesi Trendyol.com büyüdükçe büyüyor. Şirketine ortak olan her işadamı kârını ettikten sonra hisselerini yeni bir ortağa bırakıyor neredeyse. Yalçın Ayaydın şirketteki payını ABD eski Başkan yardımcısı Al Gore’a bırakmış durumda. Al Gore Türkiye ziyaretinde şirketin Ayazağa’daki merkezine gidip bilgi aldı.

İnsan inanmakta zorlanıyor. Üç yıl önce internet üzerinden kıyafet satmak üzere kurulan bir sitenin değeri 300 milyon doları bulmuş. Şirkette 850 kişi çalışıyor, ciro 150 milyon doları aşmış. Şirket demek ne derece doğru onu da bilmiyorum. Trendyol.com daha çok bir film, fotoğraf stüdyosunu andırıyor. Fotoğraf muhabiri arkadaşım Hüseyin Özdemir’le indiğimiz alt katta girdiğimiz 10 odada da mankenlerle çekim yapılıyordu. Siteye koymak için günde 5 bin çekim yapıyorlarmış. Kulis bölümlerinde makyaj yapanlar, kıyafet değiştiren mankenler, kıyafetleri taşıyanlar… Demet Mutlu da bir patrondan çok yönetmene benziyordu.
300 bin dolarla işe başladı
New York doğumlu Demet Mutlu sonrasında İngiltere ve İtalya’da okumuş. Ortağı Begüm Tekin ile çıktıkları yolda daha altıncı aydan itibaren ortaklık teklifleri almışlar. Emre Kurttepeli, Yalçın Ayaydın, Sidar Şahin’in  bir dönem ortak olduğu şirket bugüne kadar 50 milyon doların üstünde yabancı yatırım çekti. İsviçre, Japonya, Amerika’da küresel şirketlerde finans, üretim, pazarlama alanlarında çalışan Demet Mutlu, 2008’de Harvard’daki işletme masterını yarım bırakıp Türkiye’ye döndü. İnternetten moda satma fikriyle 300 bin dolarlık başlangıç sermayesiyle sitesini kurdu. Üç ay sonra Tiger Global ortak oldu siteye. Arkasından Kleiner Perkins… ABD’li Fortune dergisinin ‘Dünyanın En Güçlü 10 Kadın Girişimcisi’ arasında gösterdiği Demet Mutlu ile hazır giyim ve e-ticaret pazarını konuştum.
Tüketiciyi ücretsiz iadeyle yakaladı
* Herkes restoran ya da alışveriş sitesi açmak istiyor… Bu kadar kolay mı, herkese ekmek var mı?
Ama herkes! En son eşimin 60 yaşındaki kuzeni de, “Bir fikrim var, site açmak istiyorum” deyince, “Eyvah” dedim. Açmak çok kolay, üç beş bin dolara açıyorsunuz. Ama büyütmek zor. İnternette küçük rakamlarla büyüyemiyorsunuz. Mesela biz 3 milyon üyeye eriştikten sonra para kazanmaya başladık. İnternette iş yapıp da büyüten marka haline getiren girişimci sayısı çok az. Bir defa çok iyi bir ekibiniz olmalı. Yaptığınız işle ilgili olmanız lazım sonra. Ben ve ortağım Begüm modayla çok ilgili omasak bu kadar tutunabilir miydik, emin değilim. Sonra size yatırım yapabilecek büyük yatırımcıları arkanıza almanız lazım. Bunları yapabilirseniz evet kolay! Müşterileri her anlamda tatmin etmeniz lazım. Çünkü hızlı değişiyor her şey. Bakmayın siz, Türkiye’de çok gelişmiş bir sektör değil bu. Biz hata yapa yapa öğrendik. Ücretsiz iade sistemini ilk biz getirdik. Bu müşteri memnuniyetini ciddi şekilde artırdı.
* İşinizin ne kadarı moda bilgisi, ne kadarı internet?
Ben de ortağım Begüm Tekin de internet dahisi falan değiliz. Modayı çok severiz. Bu ihtiyacı görüp böyle bir site açtık. Daha önce başka siteler de vardı çok başarılı olan. Ama bu kadar moda odaklı, mankenle çekimle, styling’le, Türk tasarımcılarla, kadınlara odaklı bir site yoktu. Konseptiyle, sitenin tasarımıyla… Orada bir ihtiyaç vardı. Perakendeye baktığınızda kadınlar yüzde 70 oranında alışveriş yapıyor. Fakat dönüp internete baktığınızda çoğunlukla erkeklerin alışveriş yaptığını görüyordunuz. Biz bu ihtiyacı gördük.
İnternette alışveriş sabah yoğun
* Şu an itibariyle kaç bin işlem gerçekleşti?  (Demet Mutlu ile geçen çarşamba sabah saat 11.30’da buluştuk.)
15 bin işlem olmuş şu saat itibariyle. Hafta sonu daha da yükseliyor ama rakamlar.
* O zaman daha çok sabah saatlerinde alışveriş yapılıyor…
Kesinlikle. Fiziksel mağazalarda akşamüstleri daha çok alışveriş olur. İnternette ise sabah saatlerinde. Hafta sonlarında rakamın bu saatlerde 50 bini de bulduğu oluyor. İnsanlar daha çok iş saatlerinde alışveriş yapıyor internette.
* Toplam perakende pazarındaki satışların ne kadarı internet üzerinden gerçekleşiyor?
Toplam perakende pazarının büyüklüğünün 137 milyar TL olduğu görülüyor. Bunun yüzde 2’si online. Birkaç yıl içinde yüzde 10 olacağını düşünüyoruz. Servis kalitesini iyi tutan ve müşteri memnuniyetini sağlayan şirketler hızlı büyüyecek o nedenle.
Müşteriler kadın, kartlar erkeğin
* Ne kadar sıklıkla alışveriş yapılıyor?
Her 3 saniye de bir ürün satılıyor. Ortağım Begüm Tekin’le daha altıncı aydan itibaren yatırımcı ortaklardan teklifler aldık. Siteyi 300 bin dolar başlangıç sermayesiyle kurdum. Şu anda dünyanın en büyük teknoloji fonu New York merkezli Kleiner Perkins ve Tiger Global ortağımız. Kleiner biliyorsunuz Amazon, Google ve Twitter gibi şirketlerin de yatırımcısı. ABD eski Başkan Yardımcısı Al Gore da yatırımcımız. Türkiye’ye geldiğinde yatırım yaptığı şirketi görmek istedi. Merkezimizi ziyaret etti.
* Müşterilerinizin ne kadarı erkek ne kadarı kadın?
6.5 milyon aktif müşterinin yüzde 80’i kadın, yüzde 20’si erkek. Kredi kartı ödemelerinden bakarsanız ise yüzde 75’i erkek. Kadınlar daha çok erkeklerin kredi kartını kullandıkları için ödeme üzerinden bakarsanız erkekler ağırlıklı.
* Modada ihtiyaç gördünüz ve buna yatırım yaptınız. Şu an yatırım yapsanız neye yapardınız?
Oyun sektörüne yaptım. Sidar Şahin’in kurucusu olduğu Peak Games adlı oyun sitesine yatırım yaptım. Milyonlarca kişi bu siteye giriyor. İkinci moda sitemiz http://www.modagram.com’u açtık. Çok da iyi gidiyor. Çok değişik markalar var orada. Siteyle aynı adı taşıyan kendi markamızı yarattık. Bu markanın koleksiyonları da sitede satılıyor. Erkek koleksiyonları da satılıyor. Bu sitemizde çocuk ve ev tekstili, aksesuarı ürünleri yok. Bu site fırsat sitesi değil. Normal sezon ürünleri satılıyor. Her markanın her ürünü değil koleksiyonlardan seçilmiş ürünleri satılıyor. Moda butik havasında full fiyattan satış… İkinci bebeğimiz bu… Sağlık sektörünün çok gelişeceğine inanıyorum. Hatta doktorsitesi.com diye bir site açtık.
* Üretime de girdiniz yani…
Evet, birkaç ay önce kendi markamızı yarattık. Bir tasarım ekibi kurduk. 100 atölyeye fason üretim yaptırıyoruz. Bu yıl deri detaylar, dantel detaylar çok moda. Bu sitede tüm Türkiye’de 48 saat içinde sipariş teslimi yapılıyor.
‘Türk kadınları sonsuza kadar ayakkabı alabilir’
* Kadınlar en çok ne alıyor?
Elbise ve ayakkabı. Bu site vasıtasıyla Türk kadınlarının sonsuza kadar ayakkabı alabileceklerini gördüm. İnanılmaz sipariş veriyorlar. Ayakkabıyı çok seviyorlar. Bunu kendi aramızda da tartıştık. Belki de yollarımızın tozlu ve kötü olması etkilidir. Ayakkabıyı çok sevdikleri ortada. Yeter ki fiyatı ucuz olsun… Türk kadınındaki ayakkabı sevgisi sanmıyorum ki hiçbir ülkede olsun… Erkekler ise gömlek ve tişört…
n Sizin kaç çift ayakkabınız var?
200. Benim de ayakkabı zaafım var…
trendyol-logo
Önümüzdekİ yıl yurt dışına açılıyor
* Türkiye’den milyar dolarlık internet şirketleri bir gün çıkacak mı?
Bizim hedefimiz bu. 2015’te 1 milyar dolarlık değerlemeye gelmek istiyoruz. Projeksiyonlarımızı buna göre yapıyoruz.
* Hangi adımlarla bunu sağlayacaksınız?
Trendyol ve Modagram sitemiz Türkiye’de daha da büyüyecek. Ama sadece lokal kalarak bunu sağlayamayız. Önümüzdeki yıl yurtdışına satışa başlayacağız.
* Amazon modeli ile büyüyeceksiniz yani…
Aynen. Yabancı müşterilerimiz Dubai’den, Kuveyt’ten, İtalya’dan Trendyol ve Modagram’a girip alışveriş yapılabilecek. Buradan yollayacağız siparişlerini. Bu gerçekten çok zor bir operasyon. Ciddi yatırım isteyen bir operasyon. Bütün altyapıyı buna göre uyarlayacağız. Yazılımı yaptık. Tuzla’da 12 bin metrekarelik depomuzu hazırladık. Dünyada Amazon bunu çok iyi yaptı. Biz de modanın Amazon’u olmak istiyoruz. Türkiye bir tekstil cenneti. Çok kaliteli ürünler, çok özel tasarımcılarımız var. Ne zaman bir Türk tasarımcının kıyafetini giysem yurtdışında birisi yaklaşıp mutlaka, “Kıyafetiniz nereden?” diye soruyor. Türk markalarının yurtdışına açılması için bir platform olacağız. Binlerce marka bu şekilde yurtdışına açılmış olacak. Bizim hedefimiz Türk tasarımcılarını, markalarını, konfeksiyonunu dünyaya tanıtabilmek. İlk etapta Ortadoğu ile başlayacağız. Sonra Avrupa, Amerika ve Asya’dan gelecek siparişleri karşılayacağız.
3 milyon üyenin altı zarar yazıyor
* Sizinki gibi bir sitede para kazanmak için ne kadar üyeye sahip olmalı?
İnternet işinde kesinlikle büyümeniz gerekiyor. Biz hırsımızdan değil internette iş yapmanın dinamikleri böyle işlediği için bu kadar hızlı büyüyoruz. Bu sektörde ufak ufak büyüyüp de kalan görmedim. Başarılı şirketlerin hepsi hızlı büyüyenler. Böyle bir işte en az 3 milyon üyeniz olmalı. Altı zarardır.

İşinizi Büyütmek mi İstiyorsunuz?

10.000 Kadın Girişimci Sertifikası Programı 4.Yıl Kayıtları Başladı.

Özyeğin Üniversitesinin 10.000 Kadın Projesi çok başarılı bir şekilde devam ediyor. Katılımcılar çok memnun.web ve facebook sayfalarından daha ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

Ben de sizlerle paylaşmak istedim.Sevgiler, sevgiler

programınhedefleri1

8806037018_308174d9f7_bkimlerbasvurabilir

Onlar Başardı, Sıra Sizde,

6896501691_82d9dea561_b

Finansal Okuryazarlık

539109_200723293401648_347295693_nGeçen hafta önce sevgili Dilek Bil‘den FODER‘in güzel haber ve  daveti geldi.Benim için çok değerli bir haber ve davetti.  Çok katılmak isterdim, ama İstanbul dışında olduğum için katılamadım, ama dün beraber olduğum arkadaşlarım, uzun uzun bu güzel çalışmayı ve daveti konuştuk, çok ilgiyle dinledim, sordum. Bugün basında çıkan haberleri okudum. FODER’in sitesine girdim. Hemen sizlerle de paylaşmak istedim.Önce  derneğin başkan yardımcısı olan Kagider’in de geçmiş  dönem başkanlarından sevgili Dilek Bil’in haberi..

Finansal Okuryazarlik ve Erişim Derneği (FODER)’i 2012 senesi sonunda kurduk.

Kurucu üyelerinden olduğum ve şu anda YK Baskan Yardımcılığını yürüttügüm derneğin amacı; finansal okuryazar bir Türkiye için eko-sistem oluşturmaktır.

FODER, devlet,özel sektör ve diğer sivil toplum kuruluşlari  ile işbirliği yaparak ülke çapında bireylerin finansal okuryazarlık, finansal erişim farkındalıklarını ve olanaklarını oluşturabilmek için 1)bilinçlendirme, 2)eğitim, 3)araştırma,  4)uygulamalara destek, 5)politikalar üretilmesi çalışmalarına basladı.

FODER OECD tarafindan akredite edildi, OECD Finansal Eğitim bölümünün parçası oldu, Finansal Eğitim Ulusal Strateji konusunda SPK ve TCMB ile çalışmaya başladı. 22 Mayis , Çarşamba günü , 1.Finansal Okuryazarlik Zirvesi’ni de TEB  sponsorluğu ile gerceklestiriyoruz.

Tabiiki finansal okuryazar  bir toplumda kadınının güçlenmesi dernek stratejisinin odak noktalarından biri ve 2. panel konumuz. Paneli ben yönetiyor olacağım,önemli ve konularında uzman konuşmacılar var, umarım katılabilirsiniz.

271_ozlem_Denizmen

Böyle başlıyordu, sevgili Dilek Bil’in haberi çok gitmek isterdim.Kutluyorum, bu çok değerli çalışmalarından dolayı, tüm emeği geçenlere de ayrı ayrı teşekkürler. Herkes için çok gerekli bir dernek olacağına  inanıyorum.                       Dernek başkanı Özlem Denizmen’i her zaman yazılarında takip ederim, çok değerli bulurum, dinlemek isterdim.Toplantıya katılan arkadaşlarım, daveti, organizasyonu, Dilek Bil’in moderatörlüğünü Özlem Denizmen‘in konuşmasını, 2 paneli ve konuşmacıları, sunumları  ayrı ayrı beğeniyle anlattılar.Ben önce Parasını Yöneten Hayatını Yönetir! diyen Özlem Denizmen’in açıklamalarıyla başlayan alımlar, sonra sevgili Meral Tamer’in yazısını ekledim.

“finansal okuryazarlık” günlük hayatımızda paramızı yönetmek için bilgi sahibi olmamız anlamına geliyor. Kişisel Finans Uzmanı Özlem Denizmen; hem bireylere hem de girişimcilere ve şirket sahiplerine finansal okuryazarlık ile ilgili bilgiler veriyor, para konusundaki hatalarımızı tespit ediyor, adım adım para yönetimini nasıl yapacağımızı anlatıyor. Mesela ev mi almak istiyorsunuz, ya da bir araba? Özlem Denizmen sizler için 5 adımda para yönetimini hayaller-hedefler, bütçe yönetmek, borçları kapatmak, birikim yapmak, yatırım yapmak olarak sıralıyor ve bakın neler söylüyor.Yukarıdaki linkten TEB’de ki sayfalara girip bakabilirsiniz.

Geçtiğimiz Çarsamba günü düzenlenen 1. Finansal Okuryazarlık ve Erişim Zirvesi‘nin yankılarını şimdide  Milliyet ekonomi yazarı Meral Tamer, bugünkü köşe yazısında çok güzel anlatmış, aşağıda paylaştım. Sevgiler sevgiler.

Enflasyonsuz Türkiye’nin Finansal Okuryazar Halkı

indir (3)

24.05.2013
Finansal okuryazarlık, ülkemiz için yeni bir kavram: Kişilerin kendi parasının yönetiminde bilgiye dayanarak karar vermeleri ve birikimlerini akıllıca değerlendirip, bütçelerini doğru yönetebilme yetkinliğine sahip olabilmeleri anlamına geliyor.
Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği FODER de devlet, özel sektör, akademi ve STK’larla işbirliği yaparak bu konuda ülke çapında farkındalık yaratmak üzere 6 ay önce kurulmuş çiçeği burnunda bir dernek.
Danışma Kurulu’nda Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz, TÜSİAD Yönetim Kurulu üyesi Cansen Başaran, JP Morgan’dan Koray Arıkan ve White&Case’ten Aslı Başgöz gibi ağır topların yer aldığı FODER’in Kurucu Başkanı Özlem Denizmen, Başkan Yardımcısı ise KAGİDER eski Başkanı Dilek Bil.1200 kişi katıldı
Önceki gün FODER’in Türkiye Ekonomi Bankası TEB ile birlikte Çırağan Sarayı’nda düzenlediği ilk etkinliği olan Finansal Okuryazarlık Zirvesi’ndeydim. Müthiş bir olaydı. Sabahın 8.30’unda Çırağan’ın 900 kişilik Balo Salonu dolup-taşmış; toplantıya 1200 kişi geldiğinden, dışarıda kalanlar için koridorlara ekranlar kurulmuştu. Salonu dolduranlar arasında kenar mahallelerden hayatında ilk kez lüks bir otelin kapısından içeri girenler bile vardı.
TEB-FODER1
 Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vahdettin Ertaş, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mukim Öztekin, TEB Genel Müdürü Varol Civil ve FODER Başkanı Özlem Denizmen zirvede
İşim gereği bu tür toplantılara hayli sık katılan bir gazeteci olarak yıllardır, bu denli değişik kesimlerin biraraya getirildiği bir toplantıyı hatırlamıyorum.TEB şubeleri okul oldu
Açılışta TEB Genel Müdürü Varol Civil konuşmaya başladığında bu izdihamın nedenini kavradım. TEB, finansal okuryazarlık seviyesini yükseltmek amacıyla geçen yıl Aile Ekonomisi Projesi’ni başlatmış. Bu çerçevede TEB şubeleri sınıflara, şube müdürleri de öğretmenlere dönüştürülmüş ve kapılar, bankanın müşterisi olsun-olmasın herkese açılmış. Anlayacağınız her kesimden ve gelir grubundan insan, TEB şubelerine gitmeye alışık olduğu için Zirve’ye davet edildiklerinde de koşa koşa gelmişler… Mükemmeldi.Enflasyonsuz dönem
FODER Başkanı Denizmen konuşmasına, hepimizin kulağına küpe olabilecek bir noktaya dikkat çekerek başladı: “Siz anlattığınız kadar değil, karşınızdakilerin anladığı kadar başarılısınız!” Aynen öyle…
İşte FODER de Türkiye’de artık enflasyon döneminin kapandığı ve eski yöntemlerle parayla para kazanmanın zorlaştığını hatırlatarak, mortgage ve bireysel emeklilik gibi 10 yıl öncesinde olmayan yeni finansal ürünlerin ve teknolojik gelişmelerin rasyonel kullanımı konusunda toplumda farkındalık yaratacak. Finansal okuryazarlık arttıkça halen bankacılık sisteminin dışında olan 20 milyon kişinin sisteme dahil edilmesi kolaylaşacak.Finansal bilgi istemiyor!
Bu arada Dünya Bankası ve Sermaye Piyasası Kurulu işbirliğiyle geçen yaz 40 ilde 3009 yetişkinle gerçekleştirilen Türkiye Finansal Yeterlilik Araştırması’nın sonuçları hayli ilginç. Görüşülen kişilerin % 84’ü basit bölme işlemine doğru cevap vermiş; ancak aynı kişilere basit faizle ilgili soru sorulduğunda doğru cevap verenlerin oranı % 36’ya, bileşik faizle ilgili soruda % 26.1’e kadar gerilemiş. Diğer bazı sonuçlar şöyle: Halkımızın uzun vade algısı 6 ay; aile ve yakın tanıdıklar, borç almak gerektiğinde ilk sırada yer alıyor; borç alanların % 51’i borcu borçla kapatıyor. “Finansal bilgiye ihtiyaç duyuyor musunuz?” sorusuna % 58.4’ü hayır diyor.
Dünya Bankası verilerine göre Türkiye’deki yurtiçi tasarruf oranı 1998’de GSYH’nın % 24.3’üyken 2012’de % 13’e gerilemiş durumda. OECD verileri, finansal okuryazarlığın ülke tasarruf oranını da artırdığını gösteriyor.

Geleceğin Kadın Liderleri Aranıyor

Kagider ve Sanofi işbirliği ile hayata geçirilen çok önemli projenin yeni dönem eğitimleri başlıyor.Bilgi için www.geleceginkadinliderleri.org‘a girmeniz yeterli.Bu önemli  haberi, tekrar, bu sefer  gazete yazıları ile  paylaşıyorum, sevgiler sevgiler…

3589_479731678765999_2093894985_n

255423_482473091825191_1991482368_n
29420396_01