Category Archives: Girişimcilik
Tanıdıkça Yazmak Zorlaştı

1999’da çok başarılı, ödüllerle, çok özel röportajlarla devam eden 17 yıllık uzun gazetecilik yaşamını bırakıp girişimciliği seçmesi hep ayrı ayrı anlatılması gereken hikayeler.Benim gençlik yıllarımda, çok isteyip de cesaret edemediğim gazetecilik hayatına girişi, ve orada çok iyi noktalara gelmesi,seneler sonra geldiği noktadan vazgeçip sıfırdan tekrar başlaması; girişimcilik hayatında başarıları, sonra eğitimine devam edip doktor ünvanı alması; (İzmir Bornova Anadolu Lisesi (BAL) ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler bölümünde “Halkla İlişkiler’de Toplam Kalite Yönetimi” konulu yüksek lisansını yaptı. Aynı üniversitede ”Diplomaside İletişim Yönetiminin Uygulanması” konulu doktora tezini tamamlayarak iletişim doktoru ünvanını aldı.) üniversitede de öğretim görevlisi olması hepsi Zehra’yı çok özel yapan,emek isteyen, cesaret isteyen kararlar. Stage İletişim Danışmanlığı’nı kuran Zehra Güngör, risk almayı seviyor, heyacanı seviyor.Ama kontrolü de elden bırakmıyor. Bu çok başarılı iş kadının çok sevdiği, destek verdiği çok şeker mentileri de var. Old Times Madame Cookies‘in yaratıcıları Esra Akça Şaşmazer ve Özlem Şaşmazer. Mentileri de onu çok seviyor.Onlar da ayrıca yazmam gereken çok yaratıcı genç ve başarılı girişimciler;
Ben Zehra ile ilgili çok bilinenleri size aktarırken; özellikle de herkesin bilmediği güzellikleri, özelleri de paylaşacağım.Zehra tipik bir Ayvalık, Ege kadını;gülüşü güzel, duruşu güzel; enerjisi hemen farkediliyor. Yeditepe ve Okan Üniversiteleri’nde halkla ilişkiler ve iletişim dersleri de veren Dr. Zehra Güngör, İngilizce, Almanca, İspanyolca ve Yunanca biliyor.Kendi gibi basın sektöründen sevgili Ruhi Sanyer ile evli ve canı herşeyi Melisa’nın annesi. Doğayı, otları, zeytiyağlıları, sofraları donatmayı, seviyor.Ayvalık’a her gittiğinde tüm sebzeleri, otları, hatta deniz mahsullerini getirip evinde özenle pişiiyor,ikram etmeyi seviyor. Zeytinyağlı bamya, taratorlu börülce,karidesli kiş,hep severek pişirdiklerinden bazıları…
Sevgili Zehra; herkese hemen illa ilk görüşte yakın olmuyor. Hatta annesi kendisine bu konuda zaman zaman sitem ediyor,sen nasıl iletişimcisin diye. Zehra hiç aldırmıyor tabi. O olduğu gibi, hissettiği, gönlünden geldiği gibi yaşıyor. Hiç yapmacıksız, hep doğal.Ama sevdiklerini çok seviyor, her zaman arkasında duruyor, yanında oluyor. Onun için de çok seviliyor. Hep çok iyi anne, eş ve çok iyi dost.Sevgi dolu, ama sıkmadan, özgürce,hep aşkla sevenlerden.GÖZLEM / BURCU NOYAN
“Sıfırdan başlıyorsun, hiç bilmediğin ya da ucundan kıyısından biraz bir şeyler bildiğin sektöre girmek… Keyif aldığın ve başarılı olduğun bir işi bırakarak risk almak… Özellikle 2001 krizinin ayak sesleri duyulmaya başlarken… Cesurca atılmış bir adım benimkisi” Stage İletişim Danışmanlığı Başkanı Dr. Zehra Güngör’e ait bu cümleler. Üniversitede İngiliz Dil ve Edebiyatı öğrenimi görürken içindeki yazma merakıyla başlıyor aslında mürekkep aşkı. Başarılı bir gazetecilik kariyerinin ardından ise, bu kez “masanın öte tarafı” yani halkla ilişkiler dönemi başlıyor Zehra Güngör’ün. Kolay bir süreç değil yaşadıkları. Bir yandan çok sevdiği ve başarılı olduğu “kalemi”, öte yandan sadece surlarını görebildiği “bilinmezliğin kalesi”
Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması
Hep Şaşırtan Oldun
Sevgili Fisun Usta çalışkanlık, mütevazilik, konukseverlik, yardımseverlik söz konusu olduğunda sınır tanımazlığı ile beni hep çok şaşırtan oldu. Bu çok başarılı, çok özel iş kadınının harika bir yüreği var.Her zaman doğrunun, güzelin, sevginin takipçisi.Onu Kagider’e üye olduğu günden beri tanıyorum. Her zaman sevgi dolu yüreğiyle Kagider’e faydalı olmaya çalışan Fisun işinde, akıl almaz çalışkanlığı, araştırmacılığı ile sürekli kendini yeniliyor, ve sektöründe çok başarılı olmayı fazlasıyla hak ediyor.Fisun; sosyal proje çalışmalarında da son derece özverili ve gönüllü katkılarıyla hepimize örnek ve önder oluyor.Onu tanımak, dostu arkadaşı yakını olmak, hepimiz için çok büyük şans. Güzel arkadaşım, girişimcilik hikayesini yine çok mütevazi tavrı ile anlattı, ben de paylaşmaya çalıştım.
Sevgili Fisun hep çok çalışkan, çocukluk yılların da da…
Öğrencilik yıllarımda okul sonrası her gün,yaz tatillerinde sürekli ailemize ait atölye ve mağazalarda çalıştım.
Her zaman araştırmacı….
Tezgahtarlık,kasa takibi,fason üretim derken küçük bir işletmenin hem yönetimi ile ilgili her türlü deneyimim oluştu,hem de ileride çok faydasını gördüğüm dikiş,kumaş ve tekstil konusunda uzmanlaştım. Aile işlerimizin gelişmesinde önemli katkılarım oldu.
Hayatında, işi, ailesi, çocukları, ve sosyal çalışmaları hep bir arada, hep dengeli….
Liseden mezun olduğumda evlendim ve 2 çocuğum var.
Onlar büyürken okullarında,Okul Aile birliklerinde ve derneklerinde faal olarak çalıştım.Okul yapımlarında,hastane tefrişatlarında,okulların burs fonlarının oluşturulmasında ve bir çok Sosyal Yardım projelerinde etkin görev aldım.Aynı zamanda aile işleri de devam ediyordu tabii.
Bu arada eşimin ailesine ait otellerde tekstillerin yıkama ve ütüleme işinin çok kötü olduğunu fark ettim.Kafamda bir iş fikri oluştu.Hemen araştırmaya başladım.Gördüm ki bir çok otelin de sorunları aynı.O yıllarda otel çamaşırları genel olarak otellerin içinde kendi personelleri tarafından yıkanıyordu.
Piyasada bağımsız olarak hizmet veren profesyonel çamaşırhane yoktu.Bu hizmet boşluğunu fark edince harekete geçtim.
Aynı zamanda cesur, risk almaktan çekinmiyor, girişimci…
Çeşitli araştırmalar sonucunda ilk endüstriyel OTEL çamaşırı yıkayan atölyemi 1988 yılında açtım.
Makinelerin seçiminde ,proje kapsamında yerleştirilmesinde eşim yardımcı oldu.
Kaliteden asla ödün vermeyen,müşteri memnuniyetini her zaman önde tutan anlayışla sürekli büyüyen bir performans yakaladık.
Bugün Pak markası sektörün lideri konumunda,piyasada kaliteli ve istikrarlı hizmetiyle saygın bir yere sahiptir.
Yüksek kalite standartları ve hijyen önemli…
Bunu hakketmek kolay olmadı tabii.PAK pazarlama konusunda çok agresif olmadan kalite ve müşteri talepleri doğrultusunda büyüdü.Portföyümüze giren çok uluslu ilaç fabrikalarının yüksek kalite standartlarının yönlendirmeleri ile her zaman hijyen koşullarını izlemeyi benimsedik.
Bu politika PAK’a çok şey kazandırdı.
2007 yılında artan talebi karşılamak üzere tamamen farklı bir yerde farklı personelle sadece sağlık kuruluşlarına ve hastanelere hizmet verecek hijyenik bariyerli makinelerle yeni bir tesis kurduk.
Sektöründe hijyen konusunda öncü…
Türkiyede öncüsü olduğumuz hijyenik bariyerli sistemle, enfeksiyon riski içeren sağlık sektörüne hijyen bilincini kazandıran ve uygulayan ilk firmayız.
Gerçekten hijyenik mi yıkıyoruz ,sorusu düşüncelerimden hiç çıkmıyordu.
Biz otel çamaşırı yıkayan fabrikamızda İSO kalite belgesini almıştık ancak hastanelerden gelen enfekte kirlilerin yıkama sonrası dezenfekte olduğunun belgelendirilmesi için bir kuruluş ne yazık ki Türkiye de yoktu.Yurt dışında ne yaptıklarını incelediğimizde ,karşımıza Almanya’da Hohenstein enstitüsü çıktı.
Böylece başvurumuzu yaptık ,tüm masraflarını karşılayarak Türkiye’ye gelişlerini sağladık.
Bu arada Türkiye’deki bu boşluğu anladıklarında geliş o geliş.İstanbul,Kadıköyde kendilerine bir mülk alarak ,ofis açıp hizmet vermeye başladılar.
Biz onlardan öğrendiklerimizle uygun ekipman,işçilik ve dezenfeksiyon garantili hizmet veren ,sadece hastane çamaşırı yıkayan tesisimizi geliştirdik.Dezenfeksiyon etkisi yüksek aynı zamanda tekstilin rengine ve dokusuna saygılı özel kimyasalları çalışmakta olduğumuz firmadan talep ettik.Önceleri yurt dışından gelen bu kimyasallar artık Türkiye’de üretiliyor.
Hohenstein Enstitüsü bizi çalışmalarımızda 1,5 yıl denetledi.13 Mayıs 2008 yılında RAL sertifikalarımızı,basına açık düzenlediğimiz bir seromoni ile aldık.Bu seronomiye sektörün önde gelenlerini,Dünya Enfeksiyon birliğinde yer alan hocamız Prof.Bülent Gürler’i davet ettik.Hohenstein yöneticisi Herr Schönebeck ve Bülent Hocamız katılımcılara çarpıcı örneklerle Hijyen konusunda bilgiler verdi.
Biz PAK olarak hijyenik yıkama anlayışının Türkiye’de yaygınlaşması konusunda uğraşıyoruz.
Başarılarının en önemli nedeni…
Yeniliklere açık olmak,kaliteden ödün vermeden ilkeli ve disiplinli çalışmak,sürekli araştırıp öğrenmek bizi farklı kıldı ve başarıyı beraberinde getirdi.
Endüstriyel yıkamanın en zor yanı KİRLİ-TEMİZ devir teslim anıdır.Müşteri verdiği kirlinin eksiksiz olarak geri gelmesini ister,Çamaşırhane ise verdiği temizi belgelemek ister.İşte bu bitip tükenmek bilmeyen bir sayım işidir.Ne yıkanacak çamaşır biter,ne de sayılacak .İtiş kakış yürür gider.
Araştırmacı ruh her zaman devrede….
İşte bu zorluklardan dolayı ,dünyada ilk kez tarafımızdan uygulanan çipli sistemimizin keşfi doğdu.
İki oğlunun da Fisun ile çalışmayı seçmeleri sizce tesadüf mü?
Benim 2 oğlum var demiştim.Onlar bu arada büyüdü,okullarını bitirdi.Büyük olan inş.yük.mühendisi,küçüğü makine mühendisliği kuvvetli Bilişim Teknolojileri mezunu. Babaları da inşaat mühendisi olduğundan ben birlikte çalışırlar diye düşünürken her ikisi de benimle çalışmayı seçti.Böylece Pak firması özelliklerine ,teknolojiyi de katmış oldu.
Aile yardımlaşması, işlerine yeni güçler, özellikle de teknoloji desteği getiriyor….
Çocuklarımla beraber,hamaliyesi,deneme yıkamaları bende,yenilikler,teknik araştırma ve geliştirmeler onlarda olmak üzere yaklaşık 3 yıllık bir ARGE sürecinin sonunda RFTT ismini verdiğimiz sistemimizi keşfettik.
RFTT Radyo frekanslı tekstil takip sistemidir.
Radyo frekansı ile okunan,çamaşır yıkamaya dayanıklı elektronik etiketler,dünyada ilk kez bizim tarafımızdan üretildi.Elektronik çip barkotun en ileri seviyesidir.Barkotta olduğu gibi bu etiketleri her birini tek tek bir okuyucunun karşısında tutmak zorunda kalmıyorsunuz.Geniş ama kontrollü bir alanda saniyeler mertebesinde yüzlerce farklı olarak sisteme tanıtılmış etiketli ürünü zahmetsizce okutabiliyorsunuz.Böylece torbalanmış kirli ürünler el değmeden doğru olarak sayılmış oluyor.
Dünyada ilk kez 400 kerenin üzerinde yıkamaya ve basınc altında sıkıp,ütülemeye dayanıklı elektronik etiketi,bunları etkin bir şekilde algılayan okuyucu sistemini geliştirdik.Şık görünümlü,üzerinde bilgisayar ve yazıcı bulunan cihaza yurtdışına da yollayacağımız düşüncesiyle Lady bug ( uğur böceği )adını verip sistemin patentini aldık.RF destekli tekstil takibi ve çamaşırhane yönetimi için özel bir yazılım geliştirdik.Ürünümüzü ilk kez CNR Hostech Uluslar arası otelcilik donanım ve teknolojileri fuarında tanıttık,bunu yurtdışındaki çeşitli uluslar arası fuarlar takip etti.
Sürekli daha iyi,daha farklı, yenilikçi olma çabaları ….
Bu arada sistemimizi yıkamasını yaptığımız firmalarda kullandığımız için sürekli karşılaşılan ufak tefek sorunları yaşayarak çözdük.Böylece sistemimiz kusursuz hale geldi.
Bu sistem kullanıcılarına belli başlı yararlar sağlar:
Kapalı bir torbanın içindeki,sisteme önceden tanıtılmış ürünleri el değmeden sayar,tanır ve listeler.
İşleri hızlandırır,karışıklığı önler.
Her bir tekstil için istatistik tutar.
Kayıp muhasebesini,aktif envanteri,tekstil yıkama sayılarını ve bu gibi tabloları oluşturur.
Güvenli hizmet alımını ve doğru kirli-temiz devir-teslimini sağlar.
Çalışanların performansını gösterir.
Vazgeçilmez olmak tüm çalışmaların doğal neticesi oluyor.
Biz hizmet sektöründe kaliteli hizmetimize ek olarak rftt sistemimizle bir fark yarattık. Artık herkes bizimle çalışmak istiyor.
2009 yılında Garanti bankası sponsorluğunda Kagider’in organize ettiği Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışmasında,2600 kadın arasından ilk 10 arasına seçilen Fisun Usta; başarı öyküsünün de girişimcilere,gençlere ilham kaynağı olmasını çok istiyor.
Fisun Usta’dan gençlere tavsiyeler…
İşinizi severek yapın,yeniliklere açık olun,araştırın,öğrenin ve mutlaka piyasadaki eksikleri fark edin.Kaliteyi kovalayın ve kendinize inanın ,başarı size gelecektir.
Gişimcilik risk almaktır.
Başarının en bilindik sırrı işini severek yapmak.
Sosyal medyayı asla ihmal etmeyin, sürekli yeni beceriler kazanın.
Geçmiş artık referans olmaktan çıkıyor, gelecek için planladıklarımız referansımız oluyor.
Herkes GELECEK sorumluluğunu alıp, ben ne yapabilirim diye bakmalı hayata.
SEN NE İSTERSEN O OLUR, SEN NE İSTERSEN O OLURSUN.
Güzel arkadaşım,harika konukseverliği ve mütevaziliği ile bizi evinde ağarlarken…
Fisun Usta tüm güzel özelliklerinin yanısıra; özel hayatında da da işyerinde de doğa dostu, çevre dostu bir anne ve iş kadını. İş yeri bu konuda da çok özel bir “Yeşil Kobi” örneği.
Sevgili Fisun; tüm girişimciler ve gençler için, çok değerli bir örneksin. Çok değerli toplum gönüllüsüsün, çevre dostusun, çok özel bir dostsun,her zaman yanımızda ol, seninle daha güçlü, daha gönüllüyüz.Sevgiler, tonlarca…
Teb’den Girişimci Evi
Girişimcilik alanında yeni bir bankacılık hizmeti başlatan TEB, KOBİ bankacılığı’ndaki danışmanlık tecrübesini girişimci evi ile sürdürüyor.Bu güzel haberi sizlerle paylaşmak istedim.
TEB’in “Girişim Bankacılığı” kapsamında; işletme, finans, muhasebe, marka-patent danışmanlığı gibi imkanları ücretsiz olarak sağlamak amacıyla tasarladığı ve Türkiye’de bir ilk olan TEB Girişim Evi, 29 Ocak Salı günü Ataşehir’de TEB Genel Müdürü Varol Civil ve TEB KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Turgut Boz’un ev sahipliğinde, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın katılımıyla açıldı.
Girişimciye destek
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, “KOBİ’lerimizi, girişimcilerimizi doğru şekilde yönlendirecek danışmanlara ihtiyacı var. Bu nedenle TEB’in bu çalışmalarını takdirle karşılıyorum” dedi. TEB Genel Müdürü Varol Civil, “Reel sektöre sunduğumuz desteğin, ‘Girişimcilerin Danışman Bankası’ olmamızla birlikte daha da güçleneceğine eminiz. Amacımız, inovatif yaklaşımıyla Türk Bankacılık sektörüne yeni açılımlar kazandıran bir banka olarak, yenilikçi ve parlak fikirli girişimcilerimizin yanında yer almak. TEB Girişim Evi de, Türkiye’de bugüne kadar hayata geçirilen en geniş Girişim Bankacılığı konseptinin ilk adımı olmasıyla önem kazanıyor” dedi.
Kuluçka merkezi var
TEB Girişim Evi’nde 2 toplantı odası ve 50 kişilik bir eğitim salonu yer alıyor. Yüksek katma değer üreten girişimcilere danışmanlık hizmeti veren bir danışmanın sürekli olarak hazır bulunacağı TEB Girişim Evi’nde bir de Kuluçka Merkezi olacak. E-business, bilişim ve yazılım üzerine projeleri olan girişimcilere fiziki bir çalışma ortamı sunmak üzere geliştirilen bu Kuluçka Merkezi’nden de 25’i sürekli, 25’i ise dönemsel olmak üzere 50 girişimci yararlanabilecek. Bilgisayar, yazılım, internet gibi IT altyapılarının girişimcilere sağlanacağı Kuluçka Merkezi’nde ayrıca; “Danışmanlık / Mentorluk”, “İş Yönetim Danışmanlığı”, “Akademik Destek” gibi girişimciler için önem taşıyan ek hizmetler de sunulacak.
















