Geleceğin Kadın Liderleri Projesi…

Son katılma  tarihi.. 01  Ağustos 2015…

Geleceğin Kadın Liderleri Projesine Başvurular Alınmaya Başladı!

KAGİDER’in Sanofi’nin desteği ile hayata geçirdiği; genç kadınların yeteneklerini geliştirerek geleceğin liderleri olmalarını amaçlayan Geleceğin Kadın Liderleri projesine başvurular başlıyor.

Genç kadınların iş arama süreçlerini kolaylaştırarak, toplum ve iş hayatındaki yerlerini kuvvetlendirmek amacıyla 2010 yılında başlatılan proje, beşinci yılında da genç kadınların iş arama süreçlerini kolaylaştırarak, toplum ve iş hayatındaki yerlerini kuvvetlendirmeyi ve profesyonel iletişim ağlarını genişletmeyi amaçlıyor.

Projede yer alacak katılımcılar, işe girişlerde kendilerine faydalı olabilecek; CV Yazma, İş Aramada Teknolojinin Kullanımı, Mülakat Simülasyonları gibi eğitimlerin yanı sıra, iş hayatlarına yön verecek Hedef Belirleme, İş Ahlakı, Etkin İletişim, Kariyer Planlaması ve Profesyonel Oryantasyon eğitimlerini alarak sertifikasyon sürecinden geçirilecektir. Ayrıca katılımcılar; farklı sektörlerin temsilcilerinden, o sektörlerle ilgili doğrudan bilgi alma şansını yakalayacaklardır.

Kimler Başvurabilir?

* 20 – 25 yaş arası,

* Üniversitelerden 2014-2015 eğitim döneminde iyi derece ile mezun olmayı planlayan / olan,

* Tercihen burslu okumuş,

* Tercihen İngilizce bilen,

* Tercihen iş tecrübeli (staj, part-time iş, vs değerlendirilecektir),

* Yüksek kariyer hedefleri olan, başarı odaklı,

* Çalışma motivasyonu yüksek,

* Tercihen sivil toplum kuruluşlarında sosyal gönüllülük yapmış genç kadınlar

Eğitimlerin sonunda katılımcı genç kadınlar sertifikalandırılacak ve katılımcılara iş arama süreçlerinde 6 ay boyunca yönlendirme yapılarak mentorlük verilecektir.

KAGİDER’e başvuran adaylar yukarıdaki kriterlere uygunlukları açısından bir elemeden geçirildikten sonra; yapılacak yüz yüze mülakatlar sonucu eğitim programına dâhil edilecektir. Seçilen adayların ilgili eğitimlere katılma taahhüdü vermeleri beklenmektedir. Eğitim programı bedelsizdir, ancak İstanbul’da gerçekleşecek eğitimler sırasında oluşabilecek yol ve konaklama giderleri adaylara aittir.

Ekim ayında gerçekleştirilecek eğitim programına başvurular 1 Ağustos 2015 tarihine kadar yapılabilmektedir. Proje hakkında daha detaylı bilgi almak ve eğitim programına başvurmak içinwww.geleceginkadinliderleri.org adresini ziyaret edebilirsiniz. #gkl2015

Bayramı Beraber Geçiririz Diye Planlamıştım….

Bu sene de bayramı annemle beraber geçiririz diye planlamıştım. Evimiz de sakin, huzurlu, sağlıkla, geçen seneki gibi..Ama olmadı, anneciğimi Nisan ayında kaybettim. Bu annemsiz ilk bayramım. Planladığım gibi İstanbul’dayım. Bayramın ilk günü onu ziyarete gittim. Her zaman evine aldığım çiçekleri bu sefer mezarına götürdüm. Mezarlık kalabalıktı, gürültülüydü, bayramda mezarlıkta olmak çok da iyi bir fikir değil gibi.  Ben adet olsun diye değil, annem ile olmak için gitmek istemiştim. Ama o ortamda zor.Onunla en çok kendi kendime iken konuşabiliyorum, duygularımı, anılarımı paylaşabiliyorum. Kendimi çok yorgun hissederek eve döndüm, geçen sene beraber geçen Bayramımızı  yazmışım. Onu okudum, ağladım, anımsadım, nurlar içinde yatsın. Zor günlerimiz de çok oldu, ama güzel günlerimiz anılarımız da çok. Onları hatırlamak, gülümserken ağlamak, ağlarken gülümsemekten başka,  bu ara yapılacak çok fazla bir şey yok.Bayramlar sevdiklerimizle bir arada çok daha güzel anlamlı, telefonla bile olsa arayabilmek, sesini duymak, ya da aranılmayı  beklemek… Her geçen sene bunun kıymetini daha çok anlıyoruz.Geçen seneki yazımı tekrar paylaşırken; Herkese sağlıkla, sevdiklerinle, sevgiyle, huzurlu bir Bayram diliyorum.

Bayram’da İstanbul’da

Bir bayram daha geçti, çok özel, sakin, huzurlu, bir bayram yaşadım. Bayramdan iki gün önce Bodrum’dan istanbul’a döndük. Bayram’da annemle olmak için.Şehir boştu, çok sıcaktı, sokaklar, arabaların içi sanki alev alacak gibiydi. Ama evler huzurlu serin. Arife ve bir  öncesi bayram hazırlığı ile geçti;  evimiz için  alışverişler; taze çiçekler, yapma çiçekler, çikolatalar, cezeryeler,Havuçlu-Top-Tarifi-9yemeklik ve ikramlık  taze sebzeler,meyvalar, salatalar, etler, balıklar….Annemin bayram da giyeceklerini hazırladık, yeni giysiler de ekledik. Onunla baş başa geçireceğimiz günlere hazırlandık. çünkü yardımcımız da bayram iznine çıktı, kardeşim  de ben gelince evine döndü.Gelecek gidecek kimsemiz de olmadığını biliyorduk, çünkü tüm yakınlarımız,  bayram tatili diye uzaklardaydı.Uzaklarda olan ben de onunla baş başa bayrama hazırlanıyordum.530957_10151481194614311_1009808557_nKimse gelmeyecek de olsa bayram için gönlümüzce hazırdık.Evimiz, yemeklerimiz, ikramlıklarımız, giysilerimiz, hepsini hazırladık, gözden geçirdik.Sanki annem ve ben bayramcılık oynayacaktık. Evlerimiz çok yakın; sabah kalkar kalkmaz hazırlanıp anneye gidiş, beraber güzel hafif ve sağlıklı kahvaltı. Sonra gazete sohbetleri ve çay keyfi, bazen de televizyona takılarak sohbet ettik.Ben çok az televizyon seyredenlerden, annemse TV seyretmeyi çok sevenlerden;  ben de annemin sayesinde, bazen onunla TV seyretmekten;  çok keyif alıyorum.Onun sevdiği programlarla onun dünyasını paylaşıyorum. Genelde anneler için haberler hava durumları öncelikli seyirler, bense her zaman tahammül edemiyorum..Hem seyrediyorlar, hem de dehşet saçan, haberleri tekrar tekrar dinleyip, anlatıp seninle de görüş birliğine varmak istiyorlar;  çok da üzülüyorlar.Bütün bu çeşit haberlerden uzak durmaya, annemi de uzak tutmaya çalıştım. Annemin bunların dışında severek izlediği benim de onunla olduğumda severek izlediğim  programları seçtik, bulduk.10511168_748485335214147_7563657319059946757_nBunlardan en güzeli seyahat programları, beraber dünyayı geziyoruz. Bayram da Dünyayı Geziyorum‘u  keyifle izledik. Dünyanın çok farklı, çok özel köşelerinde koltuklarımızdan kalkmadan, heyacanla gezdik.Hatta seyahat ediyor olsak bu kadar detay yakalayamayacağımız da hem fikir olduk.Two-Greedy-Italians-mainAnnemin  sayesinde her zaman yeni  programlar keşfetmek de ayrı heyacan veriyor.. Bu sefer ki keşfim; Bloomberg’de Two Greedy İtailians.  İki İtalyan şef Antonio Carluccio ve Gennaro Contaldo bir yandan İtalyanın farklı yönlerini tanıtıyorlar,  bir yandan da o yörelere ait tariflerle yemek hazırlamanın keyfini ekrana taşıyorlar.Çok güzel bir program, hem hoşlanarak ve merakla seyrettiğim  yerlerde geçiyor, hem de severek yapıp, yiyebileceğim  cinsten yemekler.Nadir TV seyreden ben bile seyredilecekler listeme ekledim.indir (4)Yine kendi kendime iken seyretmediğim; ya da vakit bulamadığım; magazin programları, şehir, sosyete, ünlülerden  haberler, onlarla röportajlar, ve ille de yarışmaları annemle çok zevk alarak seyrettim. İstanbul’un, Bodrum’un Alaçatı’nın en top köşelerinde dolaştık.. Yine bu bayram Ajda Pekkan-Muazzez Abacı konserinin TV’den yayınını ve hazırlıklarını keyifle dinledik, izledik.Üzüntülerimiz, sıkıntılarımız, sağlık sorunlarımız da  vardı tabii, mümkün olduğunca yok saymaya, anlık , günlük önlemlerle çözmeye çalıştık. Her gün uğrayan hemşireyi bayram misafirimiz gibi ağarlamak istedik.asdBayramda konuk edebileceğimiz tek alternatifimiz; kocaman aşkımı bir gün kahvaltıya bir gün kahveye, bir günde bayram yemeğine çağırarak değişiklik yaratmaya çalıştık. Yemeklerimiz de her öğün farklı özenli  menüler hazırladık. Beğendili, pilavlı tas kebapları, fırında balıklar, taze sebzeler, salatalar yaptık. Annemin tarçınlı elmalı paylarından  pişirip, evin çok güzel tarçın elma kokmasını sağladık.Evet her anımız çok güzel, heyacan serüven dolu izlemelerle,sohbetlerle, güzel kokular, lezzetlerle geçti. Her gün farklı giysilerimizi giydik.10492583_848618791823919_5377387781221338018_nTelefonlarımızı sevgiyle açtık. Tüm sevdiklerimizi sosyal medyadaki fotoğraflarından takip edip, kendimizi onların yanında, onlarla gibi hissettik,mutlu olduk. Annem öğle sonrası istirahat ederken;ben de Kalamış’da bol, bol yüzdüm, İstanbul’da kalan arkadaşlarımızla, dostlarla buluştuk, bayramlaştık. İlk gün büyük aşkımız Mehmet bizle oldu; onunla sakin sakin, uzun uzun sohbet ettik, küçük prensim bayram fotoğrafları gönderdi, biz de ona bizim fotoğraflarımızı çekip gönderdik; ve çocukluğumdan beri yapmayı en çok sevdiğim şeyi yapıp bol bol kitap okudum.Bayram kitabım KürşatBaşar’ın Yaz‘ı oldu. Çok severek okudum. Evet çok özel, çok güzel bir bayram daha böyle geçti; tanrıma binlerce kere şükrediyorum bu güzel anlar, günler için. Sizlerin de bayramı çok güzel geçmiştir, inşallah diyorum. Sevgiyle kalın, geçmiş bayramınız kutlu olsun.

Pazarlar,Hele de Bodrum’da…

Çoğumuz pazara gitmeyi seviyoruz ama, ne kadar vakit bulup gidiyoruz. Şehirlerde, çok zor, benim için en azından…Ama Bodrum’da her kes mutlaka pazara gider, kısa dönem gelenler bile denk getirip gitmeye çalışır. Misafirler mutlaka götürülür, Bodrum klasikleri içinde özellikle bir Yalıkavak pazarı mutlaka vardır. Perşembe sabahları sıcak yaz günleri erkenden kalkılır, pazara gidilir. 11062361_970706962949690_275487186756930563_n

Canım arkadaşım Uğurkan Erez’de ablası ile Bitez pazarını tercih etmiş, keyif yapmış…

Biz de Bodrum’da aynı şeyi yapıyoruz. Çarşamba günü sabah erkenden kalkıp Gündoğan pazarına gidiyoruz. O gün sabah yürüyüşü, yüzmesi,iptal… kahvaltı ile vakit kaybedilmiyor, uyanılıyor, ve pazara gidiliyor. 11183459_996191123725824_3211107620425397449_nÖnce pazarın ortasında bahçe içinde çok şeker bir yer var, kafe restoran ne derseniz, deyin.Harika çayı, kahvesi kahvaltısı var. Bakış Restaurant &Çökelek ve Kahvaltı Evi.Çorbası da muhteşem, pidesi, çiğ böreğide var. Bizim için mercimek çorbası ve çay, bazen çok farklı ve güzel geliyor. Bazen mini bir kahvaltı..bu keyifler bittikten sonra kafeden yukarı doğru gidince tekstil ve yiyecek dışındaki çeşitlerin olduğu bölüm var. Rengarenk elbiseler, aksesuarlar, şortlar, bluzlar, havlular, örtüler…Neye ihtiyaç varsa, ya da bakım fikrim olsun, sabah yürüyüşü bu gün böyle olsun diyorsanız, sonuna kadar  yürüyorsunuz. images (4)Sonra da aşağıya dönüş başlayınca gözüne kestirdiğiniz taze sebzeleri meyveleri, otları, peynirleri sırayla alıyorsunuz.Benim favorim hep yöresel olanlar. Bu ara  pembe kocaman domatesleri, taze soğan gibi pırasaları, yuvarlak yeşil kabakları özellikle alıyorum. Alırken soruyorum, öğreniyorum, nasıl pişer,neye yarar, pazar sohbetleri çok keyifli oluyor. Sabah kahvaltı keyfi, ile birlikte yörenin güzelliklerini bulmak, alabilmek, orada yaşayan insanlarla sohbet etmek, arkadaşlara, eşe dosta rastlamak, hepsi çok iyi geliyor. Ne yapın yapın, pazara gidin, sohbet edin, bir şeyler yiyin için. Uzun vakit ayırın, sonra da aldıklarınızla keyif yapın.fotoğraf-14-540x440Yalıkavak pazarına giderseniz, kahvaltı, ya da çay kahve  alternatifi çok fazla. Ben yine yöresel lezzetler yapan yerleri tercih ediyorum.Bu sene tam pazara girerken bir kahvaltı yeri keşfettik. Necmiye Abla’nın Yeri… Karadeniz mutfağının tüm güzellikleri, kuymak, kaygana, mısır ekmeği, özel reçeller, börekler….anlatmakla olmaz mutlaka gitmelisiniz. Önce kahvaltı sonra pazar…

Bodrum’dan Sevgiler İle Midyeci Şehmus…

Yaz bu sene zor ısınıyor, çoğu yer hala soğuk ve yağışlı .Ama Bodrum çok güzel, çok sıcak değil, kalabalık hiç değil, hafif rüzgarlı. Çok keyifli, huzurlu…Deniz çok güzel, yüzdükçe yüzmek istiyorsunuz. En azından benim için öyle. makarnaYaz, sıcak günler de gündüzler zor geçer, özellikle Bodrum’un içi çok sıcak olur. O güzelim semt pazarlarına gitmek çok zordur, sabah çok erken saatlerde gitmek gerekir. Şimdi her yer de tatlı  hoşa giden bir sıcaklık var. Ilık rüzgarlı bir hava, hatta gölgede, evlerde, akşamları oldukça serin. Yani muhteşem Bodrum günleri yaşıyoruz, sevdiklerimiz, dostlarımız bizlerle. Çok sıcak ve kalabalık olmadan keyif yapılacak günler…Buradan sizlere Bodrum’un güzel mekanlarını başarılı girişimcileri yazmak istiyorum. Bir de her yaz yaptığım gibi daha önce yazdığım yazıları tekrar paylaşmak istiyorum. Yeni yerler yeni keşifler, başarı hikayeleri beni çok mutlu ediyor, umut veriyor. 11410455_1463169993997746_365436353_aBu sene Gündoğan’da açılan yerleri ile Midyeci Şehmus benim için ilk keşiflerim içinde  bunlardan en güzeli oldu. Şehmus 1981 den beri bizlerle, özel sepetleri  içinde midye dolma yapıp satan güzel aile. Anne Elvan ve ablalar yapıyor, baba ve erkekler satıyor, şimdi de bir restoran açmışlar. Bayıldık desem az olur. Nedir, nasıldır derken tabağımıza konan her şeyi piranalar gibi anında yedik. Hepsi çok lezzetli. Menülerinde neler var derseniz, midye dolma, midyeli pilav, midye çorba, midyeli pilav, Napoliten soslu midye, midye tava, kalamar, karides güveç, levrek marine, harika salatalar, tatlılar… Gerisini siz tadarak keşfedin. Hepsi mükemmel..15

Senelerdir, plajımıza, özel kutusu , beyaz giysileri ile gelen Yasin Özay,  8 yaşından beri Bodrum’da ailesi ile  midyecilik yapıyor. Midye baba mesleği. Babası Şehmus Usta Bodrum’un ilk midyecisi. Aile aslen Mardinli. Ama artık ailece İzmir’de yaşıyorlar. “Midyeleri annemle kız kardeşlerim hazırlıyor, babam ben ve erkek kardeşlerim satıyoruz” diyordu. Bizim için de tam bir Bodrum ve Gündoğan klasiği idi. Şimdi restoran açtıklarını duyunca mutlulukla arkadaşlarımızla gittik, ve hayran olduk. Makarnası, çorbası, pilavı, karides güveci, ızgara kalamarı ve özel ev açması baklavalarını yedik. Çok başarılı, çok lezzetli idi. Ayrıca söylemem gerekir, ben de arkadaşlarım midyeyi çok sevdiğimizi söyleyemeyeceğim. Çocuklarımız ve arkadaşlarım tutkunu iken biz çok nadir yeriz. Ama yediklerimizi çok sevdik, restoran fikri ve çeşitler harika. . Her gün saat 13.00’ten akşam geç saatlere kadar plajları ve sahili dolaşıp satarlarken şimdi yine gündüz sahilde, akşam restorandalar. Tüm aile harika bir işbirliği ile koşuşturuyor.Biz aile işbirliğine, lezzetlerine, güler yüzlü hizmetlerine bayıldık… Sizlere yazacağım çok şey var ama Midyeci Şehmus Usta ilk sırayı kolaylıkla aldı.

11981 yılından günümüze Bodrum Gündoğan’da Midye Dolma denince ilk akla gelen, beyaz önlüğü ve hijyen kurallarına gösterdiği titizlik ile yerli-yabancı, ünlü-ünsüz müşterilerinin beğenisini kazanan Şehmus Usta’ya uğramadan Bodrum’dan ayrılmayın..

Babam’a Sevgilerle….

Babalar günü kutlarken;………..

DSC_0057-1

Babama daha çok benzerdim. Her şeyiyle değil, ama yapısal benzemelerimiz,  çoktu. Bazı huylarımız da çok benzerdi. Çok uzun yıllar oldu babamı kaybedeli ama sanki daha dün gibi, her yaşadığımız, paylaştığımız. Babam güzel sofraları, misafiri çok severdi. Her zaman çok şıktı, itinalı idi,  sabah akşam tıraş olurdu, evde hasta, istirahatte olduğu günlerde bile pantolonu, gömleği ve  kıravatının üzerine  şık robe de cahambre giyerdi. Boynuna ipek fular koyardı.Annem  de babam da bir gün bile özensiz, olmadılar..Her sabah en erken saatlerde kalkıp giyinip, güne başlarlardı, hiç bir zaman ev halleri olmadı.Hep iyi giyimli, bakımlı ve şıktılar. Hatta babam sabah ayrı traş olur, akşam yemeğe oturmadan ayrı traş olurdu…Gezmeyi, seyahati, hayatı da çok severlerdi. Babam tarihe çok düşkündü, çok fazla  fıkra bilir, ve çok güzel anlatırdı.Hem de her zaman herkesin her yaşın seveceği dinleyeceği, eğlendirirken düşündüren fıkralardı. Seni ani kaybettik, büyük şok yaşadık, hiç hastalanmadan, acı çekmeden ani bir ölüm seni bizden ayırdı, keşke daha uzun seneler yaşasaydın, beraber olsaydık… Baba kız özel sevgisi bizim için  de geçerli idi. Ölümünün ardından uzun zaman, her aklıma geldiğinde saatlerce kendimi tutamaz ağlardım. Çok çalışkan, çok hareketli, çocuklarını ailesini, gezdirmeyi çok  seven bir baba idin. Seninle babalar günü anımız yok, hatırlamıyorum, o zamanlar böyle popüler kutlamalar yoktu galiba… Ama hayatta olsaydın, yine nasıl şık giyinir, hazırlanır, anneme sevdiğimiz yemekleri hazırlatır bizi beklerdin… diye düşünüyorum. Sana özel günlerde bir hediye alacağımız zaman, bana değil, soframa bir şey al derdin. Ben de özellikle bu konularda sana çekmişim. Şık sofraları, değişik sunumları çok seviyorum, seni hep güzel, şık, itinalı, halinle, misafirlerimiz, özel gezmelerimiz, programlarımızla  hatırlıyorum. Canım babacığım, nurlar içinde ol, babalar günün kutlu olsun….Anneciğim, sana da en güzel sevgilerimle…