Kafam Bi Online’dayım

Sevgili Eda Bilol Salı günü bloguna harika bir yazı eklemiş,herkesi birkaç dakikalığına harika bir mola yaptırmak için. Hem de Sevgililer Günü öncesi, SÜPER fikirlerle, harika da müzikle görsellerle.Çok beğendim, paylaşıyorum,ekleyecek söyleyecek  hiç bir şeyim yok, hepsi Kafam Bi Online ‘ da 
Hediye hazırlamak da bir sanattır!
Hediye sanatının en önemli kısmı da paket yapmaktır.
Hem yeşilci, hem farklı, hem pratik, hem hoş..
Pek de Bİ fazla yükü var…
Ama korkmayın bin türlü de öneri var 🙂
Çayınızdan ya da kahvenizden bir yudum alın,
►’e basın
gerisini bize bırakın 🙂
/
Preparing a gift is an art!
The most important part of gift art is wrapping up.
Green, different, also practical and charming..

Has quite a Bİt of weight on its shoulders…

Do not be afraid though, there are tons of suggestions 🙂
Take a sip of your tea or coffee,
press ►
and
leave the rest to us 🙂
Evde biraz kağıt ya da gazete
Belki son gelen hediyeden bir kurdele
İşte bu kadar basit tüm mesele
Yeşilim, yeşilsin, yeşiliz böylece..
 Some newspaper or any piece of paper at home
Maybe some ribbon from the latest gift
And that’s the whole story, see how simple it is
Thus, i, you , we become green..
Kurdele istemez, biraz kraft kağıdı bir de kalem yeter mi diyorsun?
Are you saying, no need for ribbon, some kraft paper and a pen is enough?
Belki de çok yeteneklisin..
Maybe you are so talented..
Yoksa hem yetenekli, hem yeşilci misin?
Or are you both talented and green?
Yetenek çok değil ama her türlü yeşilci isen endişelenme,
Rulolar, kurdele ve etiket ne güne duruyor?
Don’t worry if the talent is not that much but you are green,
What are the rollers, ribbons and stickers for?
Çok acelem var ama güzel de olmalı!
I am in a hurry but it has to be pretty!
Vaktim,paket kağıdım, kağıt bardak altlığım bir de mandalım ya da bantım var!
I have time, wrapping paper, paper doilies and some clips or tape!
Gazete kağıtlarını kullansak da mı kurtulsak?
Should we get rid of the newspapers by using?
Desenli kağıt az kalmış, harf ya da şekil mi kessek de süslesek?
Not enough patterned paper, should we decorate as cutting letters or shapes ?
Minik birine mi hediye gidiyor?
Is the gift going to a small one?
Yoksa Bİ yetişkine mi?
Or to an Adult?
Ya da babaya sürpriz var..
Or there is a surprise for the dady..
Bazen de cinsiyet ayrımı yok, bol bol kara tahta boyası var!
Sometimes no gender but a lot of chalk board paint!
Peki, çirkin Bİ kutu nasıl kuğuya dönüşür?
Well then, how can an ugly box to a swan?
Ve final…
Sınır tanımam,

hem çılgın, hem yetenekli,

hem yaratıcı, hem de sabırlıyım diyorsanız…
And the final…

If you say, i have no limits, i am crazy and talented,
both creative and patient…

Sevgi dolu kollarla paket gibi sarıp sarmalandığınız, harika Bİ gün dileriz!

We wish you a wonderful day, wrapped up as a gift with arms full of love!

Sanat Objesi Olarak Sanatçı

56 sanatçı tarafından ünlü ressamların en sevilen 42 tablosunun canlandırıldığı sergi CKM ‘ de. Bu çok güzel sergiyi CKM de başladığı gün gördüm, çok beğendim ama şimdi anlıyorum ki sizlerle paylaşmak da çok gecikmişim. Bu hafta son günleri. Zaman çok çabuk geçiyor.İnşallah uzatırlar.inci kupeli kız yasemin mori “Sanat Objesi Olarak Sanatçı” sergisinde ünlü sanatçı Müşfik Kenter  de  2012’deki vefatından kısa bir süre önce projede melek olarak yer almış. Yapı Kredi Private Banking sponsorluğun daki projenin küratörlüğü Nilgün Yüksel, fotoğraf çekimleri ise Niko Guido ve konuk sanatçı Hakan Çağlav tarafından yapılmış. 1012831_10152199508796419_1505617442_n sanat-icin-sanat-objesi-oldular_57221_b Yapı Kredi Bankasının  bu  değerli projesinde; amaç da çok önemli.Sanatın özellikle çocuk ve gençlerin hayatlarında çok önemli bir yer aldığını düşüncesiyle yola çıkılmış.  Fotoğraflara Türk Eğitim Vakfı’na bağış yaparak sahip olabiliyorsunuz.. Vakıfta biriken bağışlarla, sanat eğitimi almak isteyen öğrencilere destek sağlanmış olacak.” cem-davran-sanat-objesi-olarak-sanatci-projesi-icin-poz-verdi Projenin aynı zamanda fikir sahibi olan küratör Nilgün Yüksel  dört yıl önce planlamaya başladığı projeyi hayal ederken nasıl düşündüyse, Yapı Kredi’nin desteğiyle projenin hayalindeki gibi gerçekleştiğini ifade ediyor. 47012-haberbuyuk Çağrı yapılan tüm sanatçıların davete gönüllü olarak olumlu yanıt verdiğini  anlatan Yüksel, projeye katılan sanatçıların, benzedikleri ve Macide Tanır  ile Leyla Erbil örneklerinde olduğu gibi, yaşça benzemedikleri resimleri canlandırmaya da çalıştıklarını belirtiyor. Toplam 150 kişinin katkı sağladığı projede; Hülya Koçyiğit, Kurzwell’in “Sarı Elbiseli Kadın”, Yasemin Mori, Vermeer’in “İnci Küpeli  Kız”, Macide Tanır, El Greco’nun “Tövbekar Magdalene”, Edip ve Ayten Akbayram çifti de Grant Wood’un “Amerikan Gotik” isimli eserlerini canlandırmış.Projeye Destek veren diğer sanatçılar ise, Mustafa Alabora Şenay Gürler, Haldun Dormen, Ahu Türkpençe gibi çok değerli isimler. Günseli Kato ise Metisse’nin “Kırmızı Madam” adlı tablolarını canlandırmışlar. sanat-objesi-olarak-sanatci-nin-galasi-yapildi-5549674_5504_400 Sargent’in “Okuyan Adamı” olarak Cem Davran, Goya’nın “Satürn”ü kompozisyonunda Hayko Çepkin, Kees von Dongen’in “Gelincik”i olarak Pelin Batu, Max Becmann’ın tablosundaki karakterler olarak Gripin grubu, Paolo Veronesse’in “Salome”u kılığında Serra Yılmaz objektiflerin karşısına geçmiş. Kadıköy Belediyesi Caddebostan Sanat Galerisi’nde 17 Ocak’ta açılmış olan  sergi, 14 Şubat’a kadar ziyaret edilebilecek. Sergideki fotoğrafların her biri, Türk Eğitim Vakfı’na yapılacak 5 bin liralık bağış karşılığı satışa sunulmuş. DENZ-ALAN

Canlandırmaları fotoğraflayanlar, ağırlıklı olarak Niko Guido ve konuk fotoğraf sanatçısı olarak Hakan Çağlav olmuş. Çağlav, 14 fotoğrafın çekiminde görev almış.Fotoğraf sanatçısı Hakan Çağlav da çekimlerde kendisini en etkileyen fotoğrafın sorulması üzerine, sanatçı Müşfik Kenter  ile yaptığı çekimden etkilendiğini söyleyerek; “Edward Burne Jones’in bir resmini canlandıran Kenter için “Ölümünden 3-4 ay önce çalışma imkanı yakaladık. Fotoğrafı çok enteresandı. Eşi ile beraber çekmiştim. Melek figürünü canlandırmıştı. O fotoğrafı unutamıyorum” diyor.. 1517706_10151955288323212_1641824079_n Nico Guido ise siz Fridalaştırabildiklerimizden  misiniz diyor.? Frida’yı canlandıran ise gazeteci, yazar Mine Söğüt 01fc411827dfef27d57c9e9c3c0394d9“Sanat Objesi Olarak Sanatçı” projesi kapsamında her alandan sanatçı ve yazarlara çağrı yapıldığı projeye    destek veren sanatçıların ünlü tabloları canlandırdığı çekimler, Bodrum ve İstanbul’daki özel stüdyolarda, profesyonel bir ekip tarafından gerçekleştirilmiş. Toplam 150 kişinin katkı sağladığı projede, eserlerin ve reprodüksiyonlarının anlatıldığı bir de katalog hazırlanmış.Bu değerli serginin fotoğraflarını paylaşırken sizlerle fotoğraf sanatçıları Niko Guido, Hakan Çağlav’ı kürotör ve Nigün Yüksel’i de karelerin içine almaya çalıştım.Sevgiler…

Gençlere Girişimcilik Fırsatları

TÜBİTAK’tan 3 farklı yarışma http://bit.ly/1glQHRw

TÜBİTAK ve BİDEB, üniversite öğrencilerine yönelik 3 farklı yarışma düzenliyor. Öncelikli olarak girişimcilik kültürünün gençler arasında yaygınlaşması amacıyla Üniversite Girişimcilik ve Yenilikçilik Yarışması düzenliyor. Yarışmanın başvuruları 28 Şubat’a kadar devam ediyor.

Tübitak’tan Üniversiteliler İçin 3 Farklı Girişimcilik Yarışması

TÜBİTAK Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkanlığı (BİDEB), 2014 yılında üniversite öğrencilerine yönelik 3 ayrı yarışma düzenliyor. Girişimcilik & yenilikçilik, yazılım projeleri ve sanayi odaklı bitirme projeleri baz alınıyor.

Yarışmaların başvuru tarihleri 2 Ocak 2014 itibari ile başladı. Üç yarışmanın da final sergisi ve ödül töreni 23-25 Haziran 2014 tarihleri arasında yapılacak. Her bir yarışma sonunda tabii ki ödüller de var.

Dereceler Öğrenci ödülleri Danışman ödülleri
Birincilik 10.000 TL 5.000 TL
İkincilik 7.500 TL 3.750 TL
Üçüncülük 5.000 TL 2.500 TL

Projelerinizin yarışmaya katılmak için değer olduğunu düşünüyorsanız aşağıdaki linklerden yarışmaları inceleyebilirsiniz.

  • Üniversite Girişimcilik ve Yenilikçilik Yarışması için buraya,
  • 2238-universitegirisimcilikyarismasi1
    • Lisans Öğrencileri Yazılım Projeleri Yarışması için buraya,
    • 2242-lisansogrencileriyazilimprojesiyarismasi1
      • Sanayi Odaklı Lisans Bitirme Projeleri Yarışması için buraya tıklayınız.
      • 2241b-sanayiodaklilisansbitirmeprojeleriyarismasi1

Favorim; Mercimek Köfte

Mercimek köftesi her zaman favori yemeklerimdem oldu. Kendim içinde misafirlerim içinde;yapılması da kolay ve zevkli, her saate, her mevsime uygun…Aşağıdaki mercimek köftesi tarifini sevgili Miyase Bülbül’ün sitesinden aldım.Onun tarifi ile daha da sağlıklı, keyifli, lezzetli…
LEZZETLİ BİR ALKALİ YEMEK:))))MERCİMEK KÖFTE
Değerli Alkalistler; sizin için lezzetli, sağlıklı ve doyurucu bir tarifimiz var. Bugün, pek çoğumuzun vazgeçilmezi olan kırmızı mercimek köftesi hazırlayacağız.+Malzemeler:
1 su bardağı kırmızı mercimek (bir gece alkali suda bekletilmiş)
1 litre alkali su
2 su bardağı ince bulgur
2 adet kuru soğan (soyulmuş, ince doğranmış)
6-7 adet yeşil soğan (yıkanmış, ince doğranmış)
1 çay bardağı sızma zeytinyağı
1 yemek kaşığı biber salçası
1 yemek kaşığı domates salçası
1 demet maydanoz (yıkanmış, ince kıyılmış)
1 tatlı kaşığı karabiber
Dilediğiniz kadar acı kırmızıbiber
1 tatlı kaşığı deniz tuzu
Yıkanmış taze marul yapraklarıHazırlanışı:
Kırmızı mercimeği yıkayıp bir gece alkali suda bekletin. Ertesi gün suyunu süzüp önceden kaynattığınız bir tencere suyun buharında ve kısık ateşte iyice yumuşayıncaya kadar tutun. Mercimeklerin hafif sulu kalmasına dikkat edin. Tüm suyu giderse köfteler kuru olur. Suyunu kaybederse, buhar yaptığınız sudan bir çorba kaşığı veya daha fazla üzerine dökün. Mercimekleri bir tepsiye alın, ince bulguru ilave ederek tepsinin ağzını kapatıp 40-45 dakika bekletin. İnce doğranmış kuru soğanı çelik tavada zeytinyağıyla kısa bir süre soğumaya bırakın. Demlenmiş mercimekli bulgura salçaları, baharatları, tuzu, ince doğranmış yeşil soğanı, maydanozu ve soğumuş kavrulmuş soğanı da ekleyerek yoğurun. Malzemeler karışınca, köfte şekli vererek, servis tabağına yerleştirdiğiniz marulların üstüne dizin. Bol limonlu yeşil salatayla birlikte servis yapın.

1488332_550025241760880_350496867_n

“Hayata İz Bırakmak Ses Getirmek İstedim”

Bu gün çok özel bir  arkadaşımı, çevre dostu mimarlık ofisi sahibi Özgül Öztürk‘ü sizlere tanıtmak istiyorum.Çevreci iş kadınlarımıza her geçen gün yenileri eklenirken Özgül uzun süredir bu konuda aktif çalışyor, gönlünü sevgisini  koyuyor. boza-ben1Doğa ve  hayvan dostu, özüne ailesine ilkelerine bağlılığı, müzik tutkusu ile Özgül’ün girişim ve hayat hikayesi bize çok farklı çerçevelerden mesajlar veriyor.   İlk tanıştığımız gündü, bana mimar olduğunu iki sene önce de ” Ses getiren bir şeyler yapmak istedim, onun için perküyson çalmaya başladım.” dedi. Bu kendini ifade ediş kısmı  hiç aklımdan çıkmadı tabi. Bize çok yakın ofisi vardı, onun için zaman  zaman ofislerimizde buluştuk. Kagider’e yeni üye olmuştu. O zamanlarda daha üyeler birbirlerini  evlerinde, ofislerinde  büyük gruplar halinde ağarlamıyorlardı.  Kagider’li arkadaşlarını  kahvaltıya ofisine çağıran  ilk arkadaşımız bence.Özgül sıcak kanlı, hep cıvıl cıvıl, hep renkli,  sevgi dolu yüreği ile hemen farkediliyor. Özellikle çevre dostu  olması, bu konuda emek verip farkındalık yaratmaktan öte ona başka misyonlar da yüklemiş.  İşinde, evinde ofisinde, doğada   çalışmalar yapıyor.Çok tatlı arkadaşım Özgül yazdı ben de paylaşıyorum,önce çevre dostu çalışmalarla başladım;sonra feng-shui ve köklere gidiş, hayat hikayesi ve girişimcilik öyküsü ile de sonlandırdık, fotoğraflarla da sizlere daha anlamlı  aktarmaya çalıştık. İyi okumalar sevgiler. 1531666_10151821183855974_1576676268_n“Uzun yıllar şehrin göbeğinde olup da doğanın içindeki ofisimizde Mimarlık ve Dekorasyon hizmeti verirken, 2008 senesinde arkadaşlarımız tanıdık çevremizle birlikte tamamen kendi enerjisini üreten, doğaya saygılı, doğal malzemelerden yapılmış yaşama alanı tasarlayıp uygulamak hayalimi gerçekleştirmek  için Kaz dağlarında yer arayışına gittik, araştırdık, bulduk. Tek başına tamamını  maddi anlamda üstlenebilecek güce sahip değildim. kazdaglari-ekomimari Projeler çalışılmaya başlandı. Grup içerisinde aynı yaşam alanını 2 katlı ev yapmaktansa çok daha yüksek katlı binalar yaparak çok daha fazla gelir elde edebileceğimiz sesleri gelince proje hayata geçemedi, kaldı. İşbirliği yapılması düşünülen işlerde ortak bilinç aynı yerden bakmıyorsa,  henüz o işbirliği için doğru zaman olmadığını gördüm. kazdaglari-kerpic-duvar-benKrishnamurti’nin sözü tam da bu duruma en uygun sözdü : “Eğer bir amaç için bir araya gelmişseniz orada gerçek bir işbirliği yoktur. Eğer bir aradayken mutluysanız işte o zaman gerçek bir işbirliğinden söz edilebilir. Çünkü eğer bir fikir sizi birleştirebiliyorsa bir başka fikir de bölebilir” kazdaglari-fırın-dekoratif kil siva 2010 senesinde Antalya’ya taşınmamızla Ekolojik Mimari, Doğal Yapılar konusunda çalışmalar içinde bulundum.  Kaz dağları’nda Ekomimari ve Doğal Yapılar Atölyesinde 2 Amerikalı 1 Fransız öğretmenden kerpiç ev, saman balyasından ev, dekoratif kil sıva yapma konusunda çalışmalara katıldım. İçtiğimiz şarap şişeleri dönüşerek tohum ambarının camları oldu. Yörenin kendi toprağından çıkan kil, duvar ve sıva malzemesi olarak kullanıldı. Doğanın kendi içindeki bütünlük, döngü ve muhteşem düzen harika.  Şehirden uzakta dağ, orman ve birkaç köyde bulunma, çalışmalara katılma  mutluluğunu yaşadım. MOGOLcadiri_YURT_karkasGönüllü çalışmalarda bulundum. Kolektif çalışma ve ortak akıl ile ortaya çıkan işlerin tadı bambaşka. Antalya Beycik’te Flora Akdeniz Bahçesinde Moğol Çadırı YURT yapımında yer aldım. “Başka bir dünya mümkün”  Malzemeleri geri dönüştürerek mekanlarda kullanmayı, tüketimi azaltırken, yaşama değer katmayı, doğal kaynakları kullanarak enerji verimliliğini dikkate almayı önemsiyorum. Hong Kong’da yaşayan Çin’li    Feng Shui, Çin Astrolojisi ve İ Ching Ustası Grand Master Raymond Lo’dan  Uluslararası standartlarda kabul gören, IFSA (Uluslararası Feng Shui Derneği) tarafından onaylı,  2. Sene sonunda toplam 5 modülden oluşan Feng Shui eğitimi aldım. Feng Shui, yaşadığınız çevre ile ilgili hislerinize bilimsel bir yaklaşım sunar. Nasıl, neden soruları binlerce yılın birikimi içinde yanıtlarını bulur. MogolCadiri_Yurt-bitmishali fengshui-1Çinliler 3500 senedir mekanların insanlar üzerindeki etkisini araştırmışlar ve bu, bir bilim, bir yaşama sanatı haline gelmiş. Feng Shui, insanları her bakımdan besleyecek, mutlu edecek mekanları yaratmanın yollarını gösteren kadim bir metafizik bilimidir. Çinliler bu kadim bilgileri kullanırken referans olarak insan ve doğayı inceler, önemli olan insanın kendi doğasını tanımasıdır.fengshui-2 14- 16 Haziran 2013 tarihlerinde İstanbul’da Al Gore’un verdiği Climate Reality  Leaders eğitimine katılıp sertifika aldım. Kurumlarda veya etkinliklerde iklim değişikliğinin boyutlarını gösteren sunumlar yapmaya yetkiliyim. ClimateRealityLeaders-AlGore 2013 son çeyreğinde Eko Yapı Dergisi – Erke Tasarım işbirliğinde  LEED (Leadership in Energy and Environmental Design /Enerji ve Çevre Dostu Tasarımda Liderlik) GREEN ASSOCIATE EĞİTİMİ aldım.  Amerikan kaynaklı olması etkisiyle de dünyada tanınırlığı ve kabul edilebilirliği en yüksek yeşil bina sertifikasyonudur.yesilis-konferansı Bu sene 22.yılı tamamlayacağım  mesleğimde Mimarlık ve Dekorasyon  tasarım, proje ve uygulama deneyimimi, son yıllarda sürdürülebilirlik, ekoloji ve feng shui üzerine yaptığım çalışmalar ve araştırmalarla, bilgi ve tecrübelerimi  paylaşmak ; doğaya ve insana saygılı, havayı, suyu, toprağı kirletmeden, mekanların ve o mekanın enerjilerinin de insanlar üzerindeki etkisini dikkate alarak, gelecek nesillere temiz yapılı yaşam alanları bırakmak, yaşama değer katarak, farkındalık yaratmayı hedeflemekteyim. 2010-2013 arası Antalya’da geçen zaman akabinde 2013 ikinci yarısı itibariyle tekrar İstanbul’dayız.kargi-cit-fethiye 2012 yılında ise, kardeşlerim, kuzenlerim, amcalarım, ailem ve tanıdıklar ile 200 kişiye yakın bir topluluk olarak,  uzun yıllar önce dedelerim ve babalarının İstanbul’a göç etmesiyle hiç yaşamadığım ama köklerimin Elazığ’da olduğunu bildiğim hiç gitmediğim köyümüze Nimri’ye gittim. Ben çok değerli yabancı öğretmenlerden doğal yapılar konusunda eğitim alırken  atalarımın yaşadığı kendi köyümün eski yapılarının ne kadar güzel kerpiç sıvalı, ardıç ağaç iskeletli, taş yapılar olduğunu gördüm. Köy ile aramda kurulan ilk bağ o zamandır. Yıllar öncesinde büyük şehirlere başlayan göç ile köyde sürekli yaşayan insan sayısı yok denecek kadar az kalmış. Deprem sonrası 60 yaş üzeri kesimin köyde ev  yaptırma isteği ile tatil amaçlı gidenlerin  başlaması akabinde yeni yapılaşma çok kötü olmuş, eski ise değeri bilinmeden kenarda kaderine bırakılmış halde idi.  Köyün uzun yıllardır devam eden ve bugünlere kadar büyüklerimizin kuruculuğu sayesinde gelen, ama pek aktif olmayan derneğinin yönetimini,  İstanbul’da yaşamış eğitimini almış, gençlerden oluşan ve büyük destek alan yeni bir liste ile yeni yönetimi oluşturduk. Üstelik Doğu Anadolu’da bulunan köy derneğinin daha önce bir adet kadın üyesi yokken , derneğin yeni başkanı kadın olup,  9 kadın 9 erkek ile yeni yönetimi kurarak, pek çok kadını da derneğe üye yaptık. Mimari, köy ve civarında doğal hayatın korunması, geliştirilmesi,  çevre bilinci ve duyarlılığının arttırılması yönünde çalışmalar, kültürel,dayanışma, imece, değerler, türküler, hikayeler, anılar , şifalı otları, kadim bilgilerini derleme çalışmaları ile hedefler koyduk. Bu çalışmaların bir kısmı son birkaç yıl içinde sosyal medya ve internet sitesi aracılığıyla başlamıştı zaten, biz ivmeyi artırarak herkesin katılımını hedefleyen, eşitlikten yana, ayrım gözetmeden, kadının varlığını ve dinamiğini önemseyen taze kan getirdik aslında. Köklerimizle buluştuğumuz, daha büyük bir çemberde bağların kuvvetlenmeye başladığı ata topraklarında, kendi adıma – bugüne kadar aldığım mimarlık eğitimi-doğa sevgisi-ekolojik mimari deneyimimin buluşmasına, yol bulup önemsediğim değerlere ufak da olsa katkım olmasına niyet ediyorum, önemsiyorum. ozgul-2yas-1972  Ankara doğumluyum. Ankara’lılığım babamın mimarlık öğrenciliği son sınıf bitirme projesi teslimi ile 33 gün kadar sürmüş… Başkentte Deniz Gezmiş’in arandığı, sıkıyönetim halleri, gece sokağa çıkma yasağı ve annemin sancısı tutmasıyla Jandarma aracı eşliğinde 20 Mart gecesi hastaneye gidilir, 20 yaşındaki gencecik annem ürker, beklerler gece boyu, ben de ürkmüşüm belki kim bilir ve baharın ilk günü olan 21 Mart’ta gelmeyi seçmişim. Ne güzel bir gündür gece gündüzün eşit olduğu, orman haftası, dünya şiir günü, uluslararası ırk ayrımı ile mücadele günü, doğanın uyanışı, nevruz … Her sene kendime özgü ritüellerle kutlar ve kutsarken kıpır kıpır olur içim yeniden tazelenirim sanki, doğum dakikamı  yıllardır aksatmadan  arayan anneme ve gelmeme vesile olan babama şükran duygularımla … Babam çocukluğumda mimarlığı bırakmış ticaretle uğraşmaktadır, bununla birlikte doğduğum zaman kız meslek lisesi mezunu olan el becerisi kuvvetli annem, babamın bitirme proje maketini yapar ve paftalarca şablon yazılarını yazarken, babam beni sallar uyutur diğer köşede. Kağıt kokusu, T cetveli, mimarlık sevgisi o günlerden kalmış gizli bir yerlerde herhalde. Balıkesir’de babamın askerliği ile 2 senelik Balıkesir dönemi, 30 ağustos ve 29 Ekim’de annemle beraber,  halkça  kutladığımız törenlerde babamı izlemeye  gidişlerimiz, 4 yaşına (ta ki kardeşim doğana kadar) kadar anne ve babama Aytül ve Cemil diye hitap ederek törende birkaç karış boyumla “Cemiiiiiiil Cemiiillllll” diye el sallayışlarım, anne tarafından ilk torun olarak anneannemle aramızdaki özel sevgi bağı, birbirimize düşkünlüğümüz, onu çok özleyişlerim … Babamın askerlik sonrası müteahhit olarak Antalya’da çalıştığı şehrin mandalina, portakal, limon, narenciye, turunç koktuğu, şehrin henüz beton yüzünü sadece Konyaaltı, Bahçelievler civarında gördüğü zamanlar … 2010 da tekrar giderek 3 sene yaşadığım Antalya’da artık AVM li, sahili baştan sona bol otelli,  yine de yeşili ve temiz havası olan bir Antalya buldum karşımda. 1976’da 19 yaşındaki dayımı ani bir vefat ile kaybedince, anneannemin üzüntüden felç geçirmesi, ailede ani şok ve İstanbul’a geri dönüşümüz… annem-babam-kardeslerim-ben-2003 Gözlemleyici, anne ve babamın tabiriyle cin gibi bıcırık bir çocukmuşum. 9 aylıkken konuşup yürümeye başlamışım. 3 yaşında okuyup yazıyordum. Aytül(anne) ve Cemil(babam) ın maskotuymuşum evde minicik komik  hallerde. Okumaya devam et