Girişimcilik hikayemi merak edenler, özellikle de gençler için ben de yazmaya çalıştım. Aslında kısa bir özet yapıp, daha önce Aylin Löle’nin yazdığı hikayemi paylaştım.
Benim için iş kurma fikri lise çağlarında oluşmuştu.Hem de çabuk okuyup işimi kurayım diye birinci sınıftayken, müdürümüzle konuşup dışarıdan imtihanlara girenler gibi bende lise bitirme sınavlarına girmeyi teklif etmiştim.Belli bir yaşın üstünde olmak gerekiyormuş kabul etmediler.Sonra lise ikinci sınıfta ilk kez çalışıp, bir uluslararası turizm kongresinde staff olmuştum.
İlk işim,1970 de, Skal Turizm Kongresinde, AKM de Opera’da İnci Pirinçcioğlu, Günseli Başar ve dünyanın her tarafından katılan turizmcilerle ile
Acele et, ve güçlü ol.Bu komutlar, beni her zaman yönlendiren hayatımı organize eden güçler oldu. Lise sonda evlenme kararı aldım.Onun için üniversite tercihim, o yıllarda devam mecburiyeti olmayan Marmara Üniversitesi İşetme Bölümü oldu. Okulum o dönemde,Şişli’de daha önce özel okul olan Şişli İktisat binasındaydı. Yani evime yürüyüş mesafesinde.Okulun birinci yılında evlendim.Hiç kimsenin inanamamasına rağmen ben okulumu herkesle aynı yıllarda, aksatmadan bitirdim.Üçüncü sınıfta da kızım dünyaya geldi.Hepsi bir arada sıkıntısız, haloldu. Hep kendi işimi kurmayı hedeflerken, kocamı çalışmam fikrine ikna edebilmem için önce bankada çalışmaya başladım.O dönemde kadınlara en uygun gözüken kurumsal iş banka idi. On beş ay çalıştıktan sonra, istifa ettim ve hocam Öztin Akgüç‘ün mali müşavirlik ofisinde staj yapmaya başladım. Amacım ben de hocam gibi Mali Danışmanlık Ofisi sahibi olmaktı.
Ama orada iş hayatımın önemli bölümünü oluşturan iş ve ortaklık teklifini aldım. 1980 de kurduğumuz, şirketle 2000 li yılların başına kadar ev ve otel tekstili yaptım. İnişli çıkışlı, bazen çok zor, mücadelelerle dolu,bazen çok keyifli bir işim oldu.Havlu çarşaf imal ettim,tüm otellere marketlere, toptancılara sattım.Yurt dışında fuarlara katıldım. Club Med’ler Sheraton’lar Etap’larla başlayan çalışmalarım, sonra Türkiye genelinde bütün otel tatil köyleriyle çalışır hale geldim.
Printemp,Carrefour, Metro gibi zincirlerin hep ilk açılış dönemlerinden itibaren ev tekstili üreticileri oldum. Migroslar, Çarşı’lar (Boyner) YKM’ ler, toptancılar ve diğer ev tekstili satanlar hep müşterim oldular. Türkiye’de kabak lifinden sabunlukları yapan ilk firma oldum.Kabak liflerini, Alanya’da hem yetiştirdim, hem sabunluk haline getirip sattım.Tüm bu dönemle ilgili anılarımı Aylin Löle‘nin kitabında çıkan anlatımıyla aşağıda ekledim.2000 li yılların başında, ev tekstilin de tüm dünyada uzak doğunun etkisiyle kriz yaşanır olunca, ben de imalatı zora düşmeden bırakma kararı aldım. 2000-2005 yılları arasında ev tekstili imalatını durdurup,eşim ve çok sevdiğimiz ortağımız ile Fransa’dan kumaş mümessillikleri ve tekstilde b2b portalı ile devam ettik. O ara 2003 de Kagider üyesi oldum.

Kagiderde kurduğum çok güzel ilişkilerde iki Kagiderli arkadaşımla yeni bir iş kurduk. İlk işimin amacı para kazanarak güçlü ve özgür olmaktı. Yeni kurduğumuz iş de ise, para kazanmak ama keyifle, şartıyla başladık .Bunu da hep birinci ilke olarak sürdürdük.O güne kadar hep yatırım amacı olarak hayatımın önemli bir yerini işgal eden Gayrimenkul,iş konumuz oldu.
Mimar olan ve bu konuda senelerini vermiş, Proje ve İnşaat şirketi olan ortağımızla Gayrimenkul Proje Geliştirme, Satma, Kiralama şirketi kurduk.Üçümüz için yepyeni heyacan veren keyif veren bir iş oldu.Sektörde çok farklı ve yepyeni bir sistemle başladık. Başarılı olduk. Kurumsal olmak, Kalteli olmak,Çevreci olmak,İlk leri başlatmak için çok emek verdik.

Gayrimenkul Konsept’de Kagiderli iki ortağım Nuran Evrensel, Ayşe Köroğlu ve ekip bir aradayız.
İso ve EFQM Kalite Belgeleri aldık. Sosyal Medyayı başarılı kullandık. Ses getiren, başarılı projeler başlattık, teslim ettik. Altıncı yılın sonunda üç ortak gelecek günlerde,şirket için, gereken vakti hep birlikte, ayıramıyacağımızı anlayarak, yeni iş almadan, sonlandırma kararı aldık. Elimizdeki projelerle ilgili çalışmalarımız da devam ediyor. Bu önemli karardan sonraki günlerde spontane gelişen, Quantum Koçu Aynur Tümen ile bir araya gelmem, benim içimdeki gizli bir isteği hayata geçirdi, ve yazmaya başladım. O günden beri de blogumda girişimcilik hikayeleri,haberleri yazıyorum. Ayrıca bana mutluluk veren olayları duyguları paylaşıyorum.Yeşil Kagiderli olarak çevre dostu farkındalık sürecimi paylaşıyorum.Yine çok çalışıyorum. araştırıyorum, izliyorum, seyrediyorum, geziyorum, takip ediyorum, fotoğraflıyorum ve anlatmaya çalışıyorum.Bu dönemimdeki çalışmalarım sadece keyif aldığım işler, zorlamadan, gönülden,gönlümün sesini dinleyerek yaptığım işler. 2013 de hem yaz-gi için hem yeni oluşturmayı düşündüğüm fotoğraf blogum için beni çok heyacanlandıran projelerim var. Gayrimenkulleri yatırım amacı olarak değerlendirirken, nasıl bir strateji geliştirmeliyiz, konusunda hem kendimin ve ailemin hem sevdiklerimizin, keyifle çalışabileceğimiz dostlarımızın gayrimenkullerinin doğru değerlendirilmesi, gayrimenkul yatırım stratejilerinin oluşması için çalışmalarımız,Gayrimenkul Yatırım Stratejileri olarak devam ediyor.
Aşağıda Aylin Löle’nin İŞ’te Kadının Gücü kitabında anlattığı ilk dönem girişimcilik hikayemi onun anlatımıyla paylaşıyorum.Kitapta kuruluş yıllarında karşılaştığım zorluklar için,Aylin Löle “Case Study” diyor.Şimdi düşündüğümde ben bile şaşırıyorum. Evet istediğim buydu.Kendi işim olsun istemiştim, büyük mücadeleler vermiştim.Üretmek, çalışmak beni hep çok mutlu etti.Çok zor günlerim de oldu ama hiç pişmanlık duymadım. Yeni girişimci adaylarının, en çok sorduğu sermaye nereden bulacağız konusu ise benim hiç bir zaman problemim olmadı. Sermaye için, bir yere girer çalışırsın kazandığınla da iş kurarsın, ne kadar paran varsa da o kadar sermayeli bir iş kurarsın, gerisini kazanır, işi döndürürsün diye hep başladım, ve başardım. Benim için,istemek, kararlı olmak, azmetmek, çok çalışmak,her zaman etik,dürüst,yenilikçi,takipçi, işine, çalışanına, müşterisine,paydaşlarına, rakiplerine saygı ve sevgi dolu olmak başarıyı olmazsa olmaz yapan temel kurallar. İş’te Kadının Gücü / Aylin Löle Varuy’u farklı kılan, ‘sıfırdan’ başlama azmi…Yaşadığı krizler karşısında pes etmiyor, ‘kaderine küsmüyor’ ve daha da önemlisi yoluna devam ediyor…Ta ki başarana dek…Varuy’un girişimcilik hikayesinin satır aralarında ise bir girişmciye en çok gerekli olan kriz yönetiminin ipuçları gizli…Onun girişimcilik hayatı boyunca yaşadığı deneyimler, adeta ‘case study’ niteliğinde….Girişimciliğin sırrı belki burada…Her şeye rağmen ayakta kalabilmekte…Direnip, yeniden başlamakta…!
“Hayatımda iş önemli oldu ama,hiçbir zaman sadece iş olmadı, ailem, kendim de çok önemliydim.Bu dengeyi de kurdum.Hep iyi bir anne, iyi bir evlat, iyi bir eş, ve kendinle barışık, hobilerine, seyahatlere, konserlere,spora vakit ayıran bir programla yaşadım. Nasıl yaptın derseniz, zamanı programlıyarak. Yapamadığım dönemlerde, yaşadığım oldu,negatif etkilerini farkettiğimde hemen gerekeni yaptım. Tercihim sadece işin kölesi olmamaktı. Bunu da yaptım.”
Okumaya devam et →