Gençlere Girişimcilik Fırsatları

TÜBİTAK’tan 3 farklı yarışma http://bit.ly/1glQHRw

TÜBİTAK ve BİDEB, üniversite öğrencilerine yönelik 3 farklı yarışma düzenliyor. Öncelikli olarak girişimcilik kültürünün gençler arasında yaygınlaşması amacıyla Üniversite Girişimcilik ve Yenilikçilik Yarışması düzenliyor. Yarışmanın başvuruları 28 Şubat’a kadar devam ediyor.

Tübitak’tan Üniversiteliler İçin 3 Farklı Girişimcilik Yarışması

TÜBİTAK Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkanlığı (BİDEB), 2014 yılında üniversite öğrencilerine yönelik 3 ayrı yarışma düzenliyor. Girişimcilik & yenilikçilik, yazılım projeleri ve sanayi odaklı bitirme projeleri baz alınıyor.

Yarışmaların başvuru tarihleri 2 Ocak 2014 itibari ile başladı. Üç yarışmanın da final sergisi ve ödül töreni 23-25 Haziran 2014 tarihleri arasında yapılacak. Her bir yarışma sonunda tabii ki ödüller de var.

Dereceler Öğrenci ödülleri Danışman ödülleri
Birincilik 10.000 TL 5.000 TL
İkincilik 7.500 TL 3.750 TL
Üçüncülük 5.000 TL 2.500 TL

Projelerinizin yarışmaya katılmak için değer olduğunu düşünüyorsanız aşağıdaki linklerden yarışmaları inceleyebilirsiniz.

  • Üniversite Girişimcilik ve Yenilikçilik Yarışması için buraya,
  • 2238-universitegirisimcilikyarismasi1
    • Lisans Öğrencileri Yazılım Projeleri Yarışması için buraya,
    • 2242-lisansogrencileriyazilimprojesiyarismasi1
      • Sanayi Odaklı Lisans Bitirme Projeleri Yarışması için buraya tıklayınız.
      • 2241b-sanayiodaklilisansbitirmeprojeleriyarismasi1

Genç Fikirler Güçlü Kadınlar Projesi

Genç Fikirler, Güçlü Kadınlar¨ projesi, 18 – 30 yaş arası gençler aracılığıyla ile özellikle kaynaklara erişimin sınırlı olduğu kesimlerde kadınların konumlarının güçlendirilmesi ve kadına karşı ayrımcılığın önlenmesine yönelik olarak teknoloji kullanımı ile yenilikçi çözüm önerileri ve/veya sosyal girişimcilik projeleri üretmeyi hedefleyen Genç Fikirler Güçlü Kadınlar projesi Fikir Kampı 04-05 Mayıs 2013 tarihinde Kütahya’da gerçekleştirildi.İlk kampa Kütahya ilinden 1752 kişi başvurdu!

Şimdi sıra Erzurum ve Gaziantep’te!

Proje hakkında daha detalı bilgi için:

http://www.gencfikirlerguclukadinlar.com/

Fotoğraf: Genç Fikirler, Güçlü Kadınlar¨ projesi, 18 – 30 yaş arası gençler aracılığıyla ile özellikle kaynaklara erişimin sınırlı olduğu kesimlerde kadınların konumlarının güçlendirilmesi ve kadına karşı ayrımcılığın önlenmesine yönelik olarak teknoloji kullanımı ile yenilikçi çözüm önerileri ve/veya sosyal girişimcilik projeleri üretmeyi hedefleyen Genç Fikirler Güçlü Kadınlar projesi Fikir Kampı 04-05 Mayıs 2013 tarihinde Kütahya'da gerçekleştirildi.</p>
<p>İlk kampa Kütahya ilinden 1752 kişi başvurdu! </p>
<p>Şimdi sıra Erzurum ve Gaziantep'te! </p>
<p>Proje hakkında daha detalı bilgi için: </p>
<p>http://www.gencfikirlerguclukadinlar.com/

Beyaz Yakalı Girişimci

 Fatmanur Erdoğan çok severek takip ettiğim Kariyer Yolculuğu blogunun yazarı, bir kitap yazdı. BEYAZ YAKALI GİRİŞİMCİ-Girişimci Hayata Yumuşak Geçiş

Fatmanur Erdoğan’ı yazılarından  beğeniyorum, okuyorum, takip ediyorum. Kitabının  çıktığını ve de girişimciler için yazdığını görünce, hemen alıp okumak sizlerle de paylaşmak istedim. Sevgili Fatmanur’u bugüne kadar hakkında çıkan yazılarla ve özellikle blogunda yazdığı yazılarıyla tanıyorum. Size de onu; ilgili birkaç yazıyı, görseli paylaşarak anlatmak istedim. Girişimciler için çok faydalı olduğunu düşündüğüm kitabını da yine hakkında çıkan yazılarla paylaşmak istedim. Bu güne kadar sizlerle paylaştığım girişimcilik hikayelerinde kitapta anlatılan tavsiye edilen örnekler hep var.Fatmanur çok doğru ve değerli tespitler yapmış.Kitapta  da toplu bir bakış açısıyla anlatmış, size hangisi uyarsa.Karar sizin.

fatmanur-erdoganFatmanur Erdoğan Hakkında

Fatmanur ErdoğanTürkiye’nin ilk kariyer ve yönetim blogunun kurucusudur. 

Hürriyet Daily News gazetesinde girişimcilik üzerine yazdığı köşe yazılarıyla girişimci ruha sahip olanların başarıyla yükselmelerine destek olmayı amaçladı.

Kariyerine Norveç’te Norsk Hydro Agri International’da başladı. Singapur’da FMCG sektöründe çalıştıktan sonra, uzun yıllar ABD’nin Kaliforniya eyaletinde, University of California, Santa Barbara Extension’ın global pazarlama stratejilerine yön verdi. Pazarlama alanındaki çalışmalarıyla Ventura County, California Addy Awards gümüş ödülüne layık görüldü. Pacific Coast Business Times tarafından ‘40Under40’ genç girişimci lider ödülünü kazandı.

Yurtdışında 10 yıl yaşadıktan sonra, BSH Bosch ve Siemens Ev Aletleri şirketinin kurumsal iletişim departmanını kurdu ve yönetti. Abdi İbrahim İlaç Sanayii’nin kurumsal sosyal sorumluluk süreç tasarım çalışmalarını başlattı. The Coca-Cola Company’nin 91 ülkeden oluşan Coca-Cola Avrasya ve Afrika Grubu’nun kurumsal ilişkiler ve sürdürülebilir gelişim stratejilerinin oluşturulmasında etkin bir rol aldı.

Girişimci bir yönetici olan Fatmanur Erdoğan, Uludağ Üniversitesi’nde İşletme okudu; University of California, Santa Barbara’da Pazarlama, Grafik ve Web Tasarım programlarını tamamladı; Yorkville University’de Psikolojik Rehberlik ve Danışmanlık üzerine yüksek lisans yaptı. Erdoğan, Yeditepe Üniversitesi MBA Programında “İnovasyon İçin Kurumsal Kültürler ve Liderlik” dersi vermektedir.

indir (3)Beyaz yakalıdan girişimci olur mu?

Hazırda işiniz varken, düzeninizi oturtmuşken, geliriniz belliyken girişimci hayata geçmeyi düşünür müydünüz? Birçok kişi bu rahatlığı ve garantili durumu bırakmak istemiyor. Fakat bazıları da kurumsal hayatı devam ederken hep yapmak istediği işi yapabilmek için can atıyor. Bir yandan şirket diğer yandan yepyeni bir iş alanı… İkisi nasıl yürüyecek? Fatmanur Erdoğan, Beyaz Yakalı Girişimci adlı kitabında girişimciliğe heveslenen beyaz yakalılara tavsiyelerde bulunuyor.

Beyaz yakalı girişimci, eğitimi olan, iyi şirketlerde kariyer yapmış, başarılı, bir yandan da girişimci ruha sahip kişilere deniyor. Sayıları da git gide artıyor. Hazırda bir işi, düzeni varken bir girişimde bulunmak cesaret istiyor. Şu anda yaptığı işi bırakmasa bile girişimine zaman ayırması gerekecek. İşin tutup tutmayacağı batıp batmayacağı da kesin değilken neden böyle bir şey yapılsın? kariyeryolculugu.com’un kurucusu ve Beyaz Yakalı Girişimci kitabının yazarı Fatmanur Erdoğan bunu şöyle açıklıyor: “Beyaz Yakalı Girişimcilerin aklında hep bir gün kendi işlerini yapmak oluyor. Bazıları aile ve çevrenin baskısıyla başka şirketlerde çalışan ama arayışları daim olan kişiler oluyor. Bazıları için elde ettikleri deneyim artık onları tatmin etmiyor ve daha çok üretken olabilecekleri bir kariyer arayışı içinde oluyorlar. Diğer bir sebebi şirketlerin hiyerarşik yapıları, kuralcı yaklaşımları, ya benim düzenime uyarsın ya da gidersin tarzı liderlik anlayışları sayılabilir.”

İnsanların saygı gösterdiği bir kariyerden sonra bilinmeyen bir alanda ilerlemeye çalışmak cesaret işi. Özellikle de ilk yıllarda. Girişimcinin kendini kabul ettirmesi ve ürününü, hizmetini satması ilk yıllarda zor oluyor. Tanınırlık, güvenilirlik gerekiyor. Referans işler birikene kadar kapıların yüzünüze kapanmasına da hazırlıklı olmak gerekiyor. Eğer tek başınaysanız daha rahat hareket edebiliyorsunuz. Ama bir aileniz varsa onlar da yeni kariyerinizden etkileniyor. Düzenli bir gelirden vazgeçiyorsunuz. Genellikle yatırımı geri alabilmenin iki seneyi bulduğunu belirten Erdoğan, bunun en az iki sene alışık olunan hayattan mahrum kalınması anlamına geldiğini söylüyor.

57 (1)Üçüncü denemede başarılı oluyorlar

Kurulu düzeni bırakmak zor. Bu nedenle beyaz yakalıların büyük bir kısmı böyle bir değişime gitmiyor. Uluslararası bir şirkette çalışıyorsanız, sizinle iş yapmak isteyen çok kişi oluyor. Sadece şirket ismi nedeniyle sizinle temas kurmak istiyorlar. Girişimciliğe geçiş yapıldığında ilgi azalıyor. Bu da 20 yılını büyük şirketlerde geçirmiş beyaz yakalılar için zor bir süreç. İtibarını ve gücü kendinizden almamaya alışmışsanız, süreciniz daha da zorlaşır diyen Erdoğan, beyaz yakalı girişimcilerin bir müddet gelir kaybı yaşamayı da göze alabildiğini söylüyor. Yıllarca maaşı zamanında yatanlar için dengesiz bir hayata geçmek büyük sıkıntı. Kararınızı verdiniz, girişimci olacaksınız. Ölçtünüz, biçtiniz ve bir şekilde işe başladınız. Her şey istediğiniz gibi gitmeyebilir. Erdoğan, istatistiklere göre, girişimcilerin genellikle 3. iş denemelerinde istedikleri başarıyı elde ettiklerini söylüyor. Bir kısmı da bu işin onlara göre olmadığını tecrübe ederek farkediyor. Hiç denememektense, deneyimlemeyi tercih ediyor. Bunun çok önemli bir özellik olduğunu belirten Erdoğan, günümüzde işinden, iş yerinden ve yöneticisinden memnun olmayan çalışanların sayısı yüksek olduğunu söylüyor. Bu kişilerin çoğu da hayal kuruyor fakat aksiyon alamıyor. Bir kısmı da cesaret ediyor ve iş istediği gibi gitmese bile, bu tecrübe onu profesyonel hayatında daha başarılı yapıyor.

Girişimcilik işsiz olmakla eşdeğer

Bir yandan iş bir yandan binbir zorlukla ilerletmeye çalıştığınız girişiminiz… Bu dönemde çalıştığınız kurumun tutumu önemli. Bazı girişimcilerin bu süreçte şirket hedefiyle kendi hedefleri örtüşmediği için kurumsal hayatı bıraktığını belirten Erdoğan, çevik şirketlerin zaten bu kişilerin hedeflerine ulaşabilmeleri için destek olduklarını söylüyor.

Girişiminizi yaptınız, hatta biraz da yol aldınız. Fakat sıkıntılar bitmiyor. Profesyoneller için en önemli sıkıntılardan birinin girişimciliğin işsiz olmakla eşdeğer olması diyen Erdoğan, bu durumun beyaz yakalı girişimcinin kendini yeni işinde kabul ettirene kadar devam ettiğini söylüyor. Ancak o zaman sosyal baskıdan kurtulabiliyorlar. İnternet girişiminde bulunanların işi daha zor. Evde laptop’unuzda iş yapıyorsanız, vay halinize. Yazık çocuğa, gül gibi işini bıraktı diye düşünülüyor. Fiziksel bir dükkanınız da yoksa, ne iş yaptığınızı anlatmak zor. Çevreden gelen eleştirilere dayanmanın en iyi yolu da halinizden anlayan kişilerle, yani girişimcilerle vakit geçirmek.

Türkiye’den örnekler

Türkiye’de de beyaz yakalı girişimciler var. Erdoğan bunlara örnekler veriyor: Özüm Sönmezalp, Türkiye’nin prestijli bir kurumunda, iyi bir konumda çalışırken ayrılıp daha önce bu alanda deneyimi olan Kemal Gürer ile birlikte Burger House’ı kuruyor. Türk markası olan bu girişim, uluslararası alanlara da açılıyor. İngiltere’de şube açtılar ve şimdi planları arasında Güney Afrika’da 5 şube açma planları bulunuyor.

Diğer bir girişimci Fiba Holding’in kurucusu Hüsnü Özyeğin. Yapı Kredi Bankası’nda üst düzey bir pozisyondan ayrılıp, kendi şirketini kurdu. Özyeğin Üniversitesi Girişimcilik alanında yaptığı çalışmalarla öne çıkıyor.

trendyol.com kurucuları da Beyaz Yakalı Girişimcilere iyi bir örnek. Kurucularından Demet Mutlu, başarılı bir eğitim hayatı arkasından, memur olarak bir şirkette çalışmaktansa, start up girişiminde bulunmayı tercih ediyor. Belli bir kurumda unvan almak için koşturmak yerine tutkusunun ve ideallerinin peşinden koşuyor. Harvard’dan mezun olup ismi bilinmeyen bir şirket kurmak da büyük cesaret, özgüven ve öngörü gerektirir. CFO’su Mehmet Akgün, Amazon.com’da finans müdürüyken, Türkiye’de bir start-up a CFO olarak katılıyor. Kısaca Beyaz Yakalı Girişimci, kendi tutkuları doğrultusunda hareket edebilme cesaretine sahip, girişimci ruha ve davranışa sahip, eğitimli, başarılı, çok meraklı ve potansiyeli yüksek olan dinamik bireylerden oluşuyor.

posta-gazetesi-fatmanur-erdoganGirişimciliğe geçişte tavsiyeler

-Halihazırda çalıştığınız bir şirket varsa ve kendi işinizi yapma hayaliyle tutuşuyorsanız, keskin bir geçiş yerine kademeli geçişi deneyin. Şu an X şirketinde gıda ürünleri satan bir pazarlama direktörüyseniz ve ticarete atılmak istiyorsanız, evinizden küçük adımlarla ticarete atılmanız ya da ticaret yapan bir tanıdığınızla birlikte bir müddet hareket etmeniz faydalı olur.

– Yaptığınız işten farklı bir alana geçecekseniz, o alanı tanımak, networkünüzü kurmak için zaman geçirin. Yeni bir alan hakkında öğrenmeniz gereken çok detay olacaktır.

-Eğer girişiminiz aynı sektörde olursa, networkünüz sağlam, bilgi ve tecrübeniz de kuvvetli olacağından geçişiniz yumuşak olacaktır.

-Aileniz ve sorumluluklarınız yüksekse, onlarla fikirlerinizi paylaşın. Girişimci hayat, stabil memur hayatından farklıdır. Aileniz de sizinle birlikte durumdan etkileneceği için, onların da hazır olması ve sizi desteklemesi yararlıdır.

-Finansal olarak yüklü girişimde bulunacaksanız, kaynaklarınızı iyi planlayın.                         Yukarıdaki güzel yazıyı  Hürriyet İK dan Zeynep Mengi’den aldım. zmengi@hurriyet.com.tr

ELLE-COVER-STORY-FATMANUR-ERDOGAN-155_156_ELLE150Kitap Hakkında Yorumlar

“Girişimciliği ve girişimcilerin deneyimlerini akıcı bir anlatımla gözler önüne seriyor. Girişimci bir hayatın size göre olup olmadığını keşfetmenizi sağlayacak etkili bir kitap. Girişimciliğe gönül vermiş herkesin girişimci hayata adım atmadan önce Fatmanur’un bu kitabını okuması gerekir.

-Norbert Klein, CEO, BSH Bosch ve Siemens Ev Aletleri A.Ş. Turkey

“Girişimciliği tanımlamak çok kolay değil. Belki en yakın ve açıklayıcı olanı “girişimciliği” bir ruh hali olarak tarif etmek. Fatmanur Erdoğan’ın yakaladığı ve aslında hazırladığı bu kitabı farklı kılan da buradaki yaklaşımı. Psikolojik olarak girişimciliğe yaklaşım ile aslında Erdoğan, bir yaşam biçimini anlatıyor. Bu açıdan içerik olarak Türkiye’de alanındaki en ilgi çekici çalışmalardan biridir. Kitapta sizi başarıya götürecek ‘girişimcilik ruh hallerini’ bulmak mümkün. Yapay formüller yerine, kendi girişimci ruh hallerinizi keşfederek ilerlemenin yolu açıklanırken, girişimcilik alında dünyaca tanınmış isimlerden örnekler ve sözler, anlatılan yaklaşımları renkli kılıyor.”

-Volkan Akı, Turkish Time, Genel Yayın Yönetmeni

61“Girişimcilik üzerine yazılmış ilham verici, çok değerli bir kitap. Fatmanur Erdoğan, bizlere yeni ürün ve hizmetler geliştirebilmek için yaratıcı ruhumuzu kullanma yöntemlerini, inovasyon için keşif yollarını gösteriyor. Merak duygunuzu harekete geçirmeye ve cesaretinizi bulmaya destek oluyor. Fikirlerinizin akması ve başarıyla sonuçlanan girişimlere imza atmanız için gereken gücü size kazandırıyor. Merakınızı cezbettiren başarı örnekleri ve yüksek tempolu anlatımıyla girişimcilik yolculuğundakilerin başucu kitabı.”

-Nancy Overholt, Direktör, Institute of International Education, USA

“Fatmanur öyle güzel biriktirmişsin ki hepimizin iş hayatındaki keşkelerimizi, iyi ki yapmışımlarımızı, yine olsa acaba öyle mi davranırdımlarını… Uzun zamandır birbirine çok benzeyen kişisel gelişim kitaplarının girişimcilik alanındaki boşluğunu dolduracak bir kitap olmuş. Yirmili yaşlarının başlarındaki her Türk gencine bu kitabı okutabilmeyi öyle isterdim ki… Bu durumda kitabı elinde tutan ve bu yazıyı okuyanlardan ricacı olayım; mümkün olduğunca fazla kişiye hediye ederek okumalarını sağlayalım. Emin olduğum ise, bu kitapta okudukları sayesinde hayatında önemli kararlar alacak birçok kişi için bir başucu kitabı değil, başının tacı kitabı olacak…”

-Mustafa Demiralay, Yeşim Tekstil Üretim Direktörü

Mustafa Demiray’a ben de katılıyorum. Optimist Yayınlarından çıkan bu çok güzel kitabı çevremde ki gençlere tavsiye etmekten, hediye etmekten çok mutlu oluyorum.

Yüz Yüze 100 Yüz

Kagider üyesi ve TOG kurucu üyesi sevgili arkadaşım Tuğba Jabban geçtiğimiz hafta bizi çok güzel bir haberle sevindirdi. TOG’un projesi Yüz Yüze 100 Yüz kitabını tanıttı. Ben de hemen aldım, aynen Tuğba’nın dediği gibi küçük boyutta olanını çantama koydum,her an çıkarıp merakla okuyorum. Gençlerin çok başarılı bir çalışması olmuş. Tuğba’nın yukarıda  video anlatımını, aşağıda da bizlere yolladığı yazısını, biraz da kitabı paylaştım.Tuğba’nın anlatımından hem TOG’un, hem kitabın öyküsünü dinleyin istedim. Ben her dinlediğimde heyacanlanıyorum, yeni enerjiler umutlar doluyorum. Tuğba;Bu proje için, Gençlerle Toplumsal Barışı Yakalamak, diyor, TOG için Gönüllülük Okulu diyor.Soli Özel kitaptaki renklilik karşısında sarhoş oldum,diyor. Ben de kitabı kendime alırken, hemen bir arkadaşıma da hediye aldım. Şimdi de hediye vereceğim gençleri ve benim gibi bu konuda çalışan gönüllü çalışan arkadaşlarımı listeledim. Sizlere de önermek ve paylaşmak istedim. Kitap da 50 Toplum Gönüllüsü gencin, konusunda usta çok özel 50 farklı kişi ile yaptığı röportajlar toplanmış. Gençler bu röportajları yapmadan önce hem eğitim almışlar, hem çok iyi araştırma yapmışlar, sonunda da çok farklı çok değişik bir çalışma çıkmış ortaya.

61147_101331583263638_1471795_n

“Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG)  kurucularından olduğum ve on yıldan beridir yönetiminde  çalıştığım gençlerin öncülüğünde bir barış projesi.

Topluma, insanlığa dair çok şeyi sorguladığımız bu dönemlerde umut ışığı veren;  gençlerin enerjilerini olumlu yönde kullandıkları durumlarda  daha güzel yarınların geleceğini hissettiren  bir yapı .

TOG’ un 10. yılı için bir kitabımız var.  On yılda TOG da gönüllü olan  50 gencin,  yaptıkları işlere özgün bir duruşla yaklaşan ,alanlarında öncü girişimler yapmış  kişilerle yaptıkları söyleşilerin kitabı

YUZ YUZE 100 YUZ .

Gençlerin dilinden sorularla dünyayı, toplumu ,hayatı okuduğumuz bir kitap.

Kitabı okuyun, en çok da gençlere okumaları için hediye edin  demek isterim.

İki farklı boyutta satılıyor. Çantanızda taşıyacağınız boyda 10 TL, dostlarınıza kalıcı bir hediye olarak almak isterseniz büyük boyutta 50 TL.

Hepinize çok sevgiler,

Tuğba Jabban”

indir

Kitapta yer alan isimler, farklı alanlarda, toplumsal barışa katkı sağlayan ve farklılıklara saygıyı ilke edinen Toplum Gönüllülerinin ulaşabildiği kişilerden oluştu.

Eğitim, girişimcilik, medya, sanat, spor gibi alanlarda fark yaratan isimleri Toplum Gönüllüsü gençlerle buluşturan YÜZ YÜZE 100 YÜZ, içerdiği deneyim ve fikirler aracılığıyla günümüz gençliğine mesaj ulaştırmayı amaçlıyor. TOG, eleştirdiklerini değiştirebilmek için üreten, önyargılardan arınmaktan vazgeçmeyen, değişimle güçlenen gençlerin vakfı olarak 10. yılında yayımladığı bu kitapta toplumda barışı isteyen, yenilikçi, farklı olana saygı duyan kişilerle okura sesleniyor.

kitap_kapak
Arzu Kaprol, Aynur Doğan, Berkun Oya, Cem Mansur, Erdil Yaşaroğlu, Gülse Birsel, Hasan Saltık, İshak Alaton, Ömer Madra, Şafak Pavey, Yaşar Kemal, Yavuz Turgul, Yeşim Ustaoğlu gibi iş, spor, medya, akademi ve kültür-sanat dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren kitaptaki söyleşileri yapan Toplum Gönüllüleri ile konuklarının eşleştirilme süreci de TOG ruhuna uygun şekilde yapıldı. Bir mimarlık öğrencisinin uluslararası ödüller almış bir ustasıyla, bir kitap kurdunun hayran olduğu bir yazarla, genç bir gönüllünün TOG’un kuruluş yıllarında etkin görev yapmış, başarılı bir yöneticiyle karşı karşıya gelmesi de on yıllık yolculuğun güzel yansımaları…

548063_500710116640965_386687523_n

Editörlüğünü İzzeddin Çalışlar’ın gerçekleştirdiği kitabın yayın kurulunda TOG eşbaşkanı Mehru Aygül, TOG mütevelli heyeti ve yönetim kurulu üyesi Tuğba Jabban, TOG mütevelli heyeti üyesi Suzan Bayazıt, TOG genel müdürü Yörük Kurtaran ve Kaynak Geliştirme ve İletişim Departmanı yöneticisi Betül Selcen Özer de görev aldı.

Gelecek Sizlere Emanet

Mezuniyet törenleri hayatımızda çok önemli anlar, günler. Bu sene yeğenimin İstek Vakfı, Özel  Atanur Oğuz Anadolu Liseleri  mezuniyet törenine katıldım. Klasik diploma alma, kep atma, bayrak teslim etme, and içme töreni. Hep bu tür törenlerde çok duygulanıyorum, ve bol bol ağlıyorum. Yine aynı şekilde duygulandım, ve bol bol, burnumu çeke çeke ağladım.

Tören konuşmaları başladıktan sonra, Atatürk’ün geleceğimizi gençlere emanet ettiği,söyleminin aktarıldığı ve  gençlerin de bu sorumluluğu alacak, ve taşıyacaklarına dair sözleri, söylemleri, başladığı anda; ben ağlamaya başlamıştım..Nasıl ağlamam bu gencecik pırıl pırıl çocuklarımız, kendi ve ülke gelecekleri için, artık sorumluluk alacak. Evet Atamız diyor ki, ey Türk Gençliği gelecek sana emanet, gerekeni yap, (her şartı da tek tek anlatarak) zorda kalırsan da korkma, her şartta seni güçlü kılacak genler sende mevcut. Nasıl açık bir anlatım, nasıl güzel bir söylem,nasıl detay, detay,tanrım sen ne büyüksün, şükürler olsun ki her dönem her an bize yol gösteren mucizevi bir liderimiz var.Gençler de büyük bir çoşkuyla, Atalarına söz verdiler. Kendi söylemleriyle gelecek günlerde,neler yapacaklarını, tüm öğretmeleri, veliler, misafirler önünde bir kez daha tekrarladılar, and içtiler. Sonra İstiklal Marşımızı hep birarada söyledik. Bu duygusal anları kızımda da oğlumda da defalarca yaşadım. Tören sırasında hep onların diploma törenleri, heyacanları gözümün önündeydi.Lise biterken, Üniversite biterken bambaşka heyacanlar, duygularla biraz daha hayatın içinde kendileri için ve ülkeleri için sorumluluk aldılar. Şimdi sıra yeğenler de.

Mezuniyet törenlerinin bütün okullarda yapıldığı bu ay, Güler Sabancı ve Rahmi Koç‘un sahip oldukları  okullarının  mezuniyet törenlerinde yaptıkları konuşmaları gazetelerden okudum,ve çok  beğendim, sevgili gençlerle de  paylaşmak istedim. Bunu da en sevdiğim gazeteci ve yazarlardan olan Güngör Uras‘ın yazısı ile aktardım.

“Batı ülkelerinde ve özellikle ABD’de üniversitelerin mezuniyet törenleri önemlidir. Bu törenlerde sektöründe öne çıkan isimler öğrencilere öğüt verir.

Bizde de vakıf üniversitelerinin mezuniyet törenlerinde bu tür konuşmalar yapılır oldu.
Koç Üniversitesi ile Sabancı Üniversitesi mezuniyet törenlerine ve bu törenlerdeki konuşmalara önem veriyor.

İki üniversitenin bu yılki mezuniyet törenlerinde Rahmi Koç ve Güler Sabancı konuştu.


Koç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Rahmi Koç, “Bir taraftan global dünya diyoruz, diğer taraftan da her ülke kendi bacağından asılmak durumunda kalmıştır, kendi menfaatlerini korumak, kendi politikasını çizmek, kendi kendine ayakta durmak mecburiyetinde bırakılmıştır. Dolayısıyla dikkatli olmanız, hadiseleri yakın takip etmeniz, hata yapmamaya özen göstermeniz ve fırsatları kaçırmamanız lazımdır.

Avrupa, kendi açtığı yaraları sarmaya çalışmaktadır. Amerika iç politika ve bozuk bilanço ile bocalamaktadır. Serbest piyasa ekonomisinin itici gücü Amerika, Avrupa ve Japonya bugün ayakta durma sıkıntısı çekmektedirler. Global sağlık sorunları ve iklim değişiklikleri başlı başına bir dert olmaktadır” dedi.

Sabancı Üniversitesi’nin mezuniyet töreninde ise Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, “Zorluklardan fırsatlar yaratmayı düşünün, fırsatlarda zorluklar aramayın” diye konuştu.
Güler Sabancı öğrencilere hayatla ilgili şu tavsiyelerde bulundu: “Karşınıza çıkan fırsatlara sahip çıkın, kıymetini bilin, değişimden korkmayın, özgür düşünme, ön yargısız farklı düşünce ve görüşlere açık olma, üniversitemizin sizlere kazandırdığı en önemli özelliklerdir. Esnek olun, değişimi yaratın ve yön verin. Geleceği düşünerek kendinizi geliştirmeye devam edin, her zaman pozitif olun, zorluklardan fırsatlar yaratmayı düşünün, fırsatlarda zorluklar aramayın. Üniversitenizde kazandıklarınızla ikliminizi gittiğiniz yerlere taşıyın. Şayet hangi limana gideceğinizi bilmiyorsanız hiçbir rüzgar sizler için doğru rüzgar değildir” dedi.

İki üniversitenin mütevelli heyetlerinin başkanlarının konuşmalarında ağırlık taşıyan nokta küresel kriz.

Rahmi Koç, küresel liderlerin krizleri önleme veya çözmede güçsüz kalmalarına dikkati çekiyor. Gemisini kurtaran kaptandır deyiminin önemini vurguluyor.

Güler Sabancı ise geçlere zorluklardan korkmamalarını yılmamalarını, kendilerine bir hedef belirleyerek o hedefe ulaşmaya çalışmalarını söylüyor.

Bunlar belli deneyim sahipleri için olağan sayılacak gerçekler. Fakat hayata yeni atılan gençler için bu tür öğütler çok önemli. Hele bunları ifade edenler hayatta başarılı olmuş kişiler ise.”

Engin’im arkadaşlarının ortasında, çok mutlu, Üniversite İmtihanlarının neticesinden umutlu, biz de gelecek onlarla daha güzel olacak diyoruz artık.

Her zaman sohbetine, özellikle genel kültür, spor, felsefe, konularındaki bilgisine, hayran olduğum, çok sevgili yeğenim de artık hem Üniversite okuyacak, hem de hayatın biraz daha içinde yaşayarak eğitiminin son dönemine başlayacak.Onu tekrar tekrar tebrik ediyorum, ve resimdeki gibi hep gülen, güldüren mutlu bir gelecek için, hem kendisi adına, hem ülkesi adına  marş marş diyorum.
________________