Benim favorilerim

Blogumda yaz sezonunda, hayata dair sayfalarımda beğendiğim,  güncel, ya da her zaman,her dönem favorim olan tarzları, stilleri, davetleri, ikramları,yaşamları, daha çok  paylaşacağım. En önemli özelliği, beğenilerimin yaşı olmayacak. Yaşsız, stiller. Hayatımda hep çok beğendiğim, 20 li 30 lu,40lı,50li, gençler olduğu gibi, 60,70,80,evet, hatta 90lı  yaşlar da da  çok beğendiğim, tarzları, stilleri, yaşam tarzları  ile hayranlık duyduğum, çok özel insanlar var. Onları aksesuarları, giyimleri, sofraları, yaşam tarzları, evleri ile sizlere aktarmaya çalışacağım. Çünkü sizlerin de seveceğinizden, beğeneceğinizden eminim.Böylece de, şu günlerde, tenimizi ısıtan güneşle,birlikte, favorilerimin de  hepimize  yeni, taze, farklı,  enerjiler getireceğinden kuşkum yok..

Bu gün hemen; birçok konuda, giyim, aksesuar davet, ikram, ev dekorasyon, çok beğendiğim,  çok zevkli, çok pratik, çok kendine özgü, çok enerjisi yüksek, sevgili Ezgi’mle başlıyorum.Senelerdir babasıyla tekstilde  dış giyim ihracatı yapan Ezgi,geçen seneden beri de,  online satış yapan sitesinin, ModaZigi‘nin modellerinin seçicisi ve yaratıcısı.

Paylaştıkça göreceksiniz, giyim konusunda Ezgi’nin çok kendine özgü bir stili var. Hem spor, hem abiye, hem soft, hem frapan,ama kendi içinde müthiş ahengli,hiç bir şey abartı, ya da fazla durmuyor.Ama mutlaka Ezgi’nin üstünde çok farklı ve albenili.

Çoğu kişinin hiç almayacağı denemeyeceği şeyleri, o üstünde o kadar iyi taşıyor ki, onun üstünde görünce mutlaka almak istiyorsunuz.Özellikle de aksesuarları hem çok farklı ve hem çok iyi kombinler yapıyor. Kendime de hemen kurukafalı  set siparişi verdim.Gelinine özenmiş demeyin diye de sizlerle  de paylaşıyorum.Güncel çekicilik için çok güzel. Her zaman gereksiz israf yapma, yaşına yakışan klasik takılardan çok şaşma, tarafımla da, yazın geldiğinde de kızıma hediye ederim gibi, kendimi rahatlatıyorum.

Önümüzdeki günlerde sofra, ikram, davet, giyim, moda,ev, yaşam, hatta güzellik ipuçları ile hep sizlerle olacağım. Ezgi de, herzaman favori beğenilerim sayfalarımda, yaşsız stil ikonlarımla birlikte benimle olacak.

Prensle Tiyatroda

Bu hafta prensimle önce arabalarımızla oynadık, haftanın şarkılarını söyledik,” yağmur yağıyor,” ve “onun arabası var” yine favori şarkılarımızdı.Yeni resimli, oyunla öğrenme kitabımızı okuduk,birbirimize sorular sorduk. Gazeteden, çocuklar için  kültür, etkinlik, eğlence  haberlerine baktık. Gideceğimiz tiyatronun yerini öğrendik.

Yemek vakti beraber masamızı hazırladık, Aslan herzamanki gibi, bana yardım etti.

Sonra tiyatroya gitmek için yola çıktık. Tiyatroya geldiğimizde bize oyun başlamadan önce balondan kılçlar yapıp verdiler.Bizim renk seçimimiz mavi oldu.Çocukların yüzlerine değişik makyajlar yapılıyordu, ama Aslan istemedi.yerimize yerleştik, heyacanla oyunun başlamasını beklemeye başladık.

Oyunun adı Meraklı  Penguenler’di,Oyunun yönetmeni ve yazarı M.Tevfik Tunga, çocuklar için  müzikli eğlenceli ve öğretici bir oyun hazırlamış.

Oyun dört penguen ve iki (fok) ayı balığı arasında geçiyor. Arkadaşlarını kaybeden iki penguen tüm zorlukları yenerek, arkadaşlarını bulmayı başarıyorlar. Sevgilerinin karşılığında arkadaşlarına kavuşuyorlar, onların bu güzel davranışı sayesinde ayı balıkları da doğruyu, güzeli, sevgiyi  öğrenmiş oluyorlar.

Seyrederken çok güldük, alkışladık, ve  oyuncuların, oyun sırasında sahneden sordukları soruları,  tüm çocuklarla  beraber cevapladık.

Perde arasında da, sahneye çıkıp dekorları kontrol ettik, Aslan henüz üç yaşından küçük, oyunu tam anlayamadı, müziklerini, danslarını, komik yerlerini çok beğendi tabi. Ara sıra sıkıldığı anlar oldu ama hiç ayrılmak istemedi, sonuna kadar merakla izledi.

Oyunun sonunda hep beraber, tüm oyuncuları alkışladık,bir daha ki sefer başka bir oyuna gelmek dileğiyle,  evimize döndük.

Evde dinlenip biraz uyuduktan   sonra,  kulübe  gitmeğe karar verdik. Çünkü Aslan deniz kenarında olmayı, denizdeki gemileri,

oradaki minik kedileri görmek istiyordu.Hummer’ı mızı da yanımıza aldık.Gemileri ve gün batımını seyrettik, karanfilleri kokladık, kedilerle oynadık, ya da daha doğrusu kovaladık. Akşam yemeği için siparişlerimizi verdik. Sonra da hep beraber yemeğimizi yerken tiyatroyu, meraklı penguenleri konuştuk.Artık eve gitme vakti gelmişti,Aslan annesine, babasına bugün yaptıklarını anlatmak için sabırsızlanıyordu.Yolda, Aslan’ın da beğendiği  Latin müziği  dinleyerek keyifle döndük. Biz, tontonumuzu evine bırakınca,  onunla geçirdiğimiz harika gün için çok mutlu, ayrıldığımız  için buruk, gelecek haftayı şimdiden özlemeye başlamıştık bile.

CKM de Hüsnü Şenlendirici ile

CKM yi çok seviyorum. Araba parkından asansörle zemin kata çıktığımda, sergiler, kitapçılar, mavi,penbe , lila koltuklarıyla Hayal Kahvesi hepsi her an beni  sevgiyle karşılıyor.Her şey tam bana göre,etkinlik takvimlerine bak, kitapçılarda vakit geçir, sergileri gez, yeni aldığın kitabı, heyacanla  Hayal Kahvesinde otur oku, arkadaşlarını bekle. Koşa koşa gel konsere yetiş, ya da vakitli gel, konser girişinde dostlarınla konuş sohbet et. Mutlaka tanıdık, beş on kişi var. Sonra konser salonunda özlediğin sevdiğin, beğendiğin sanatçıyla, orkestra ile, şef ile,ya da yepyeni bir grup ya da solist ile bambaşka dünyalarda müziğin sihriyle kaybol. Tüm ruhun yıkansın, serinlesin, ürpersin, hatta ayakların yerden kesilsin. Evet bütün güzel, hoş,  duyguları CKM de yaşayabiliyorum. CKM  de kaçırdığım, gidemediğim, ya da ayarlayıp, son anda kaçırdıklarım  içinse çok üzülüyorum.Hemen aklıma gelenlerden  Buket Uzuner söyleşisini kaçırdım, İstanbul Klarnet Korosu ve Hüsnü Şenlendirici’yi  kaçırdım.Ama çok sevdiğim arkadaşlarım gitti, onların anlatımlarını paylaşacağım, önce İSTANBUL KLARNET KOROSU “THE GREAT CLARINET CIRCUS”

Istanbul Clarinet Choir -Great Clarinet Circus Concert -Liber Tango

Resimde konserlere hiç hayır demeyen grup, Nazan Türkşen, Oya Ulcay ve Nehla Veidedeoğlu,

Nazan’ın anlatımı ile                                                                                                              “2009 yılına ülkemizde ilk Klarnet Korosu olarak kurulan topluluk, genç sanatçılardan oluşuyor.Uluslararası ödüllere de sahip olan topluluk, Avrupa Birliği Kültür Köprüleri Projesi Etkinlikleri kapsamında yurtışına turne de gerçekleştirmiş. 2011 yılında koro yılın en iyi topluluğu seçilerek Donizetti Klasik Müzik ödülünü almış, ayrıca Bulgaristan’da gerçekleştirilen 4.Uluslararası Virtüözler Yarışmasında çeşitli ödüller almış. Orkestra şefi Serdar Yalçın‘ın yurt içi ve yurtdışı başarıları saymakla bitmiyor.CKM Nisan ayındaki konserde solist Hüsnü Şenlendirici idi. Hüsnü Şenlendirirci’nin son senelerdeki yükselişini çoğumuz  biliyoruz. O gece klarneti ile harika bir müzik şöleni sundu. Onu seneler önce Açık Hava Tiyatrosunda, tanımış ve çok beğenmiştim. Bu konser de de, hem çok sevilen ünlü eserler  ve  ayrıca kendi bestelerinden  de örnekler verdi. Opera severlerin sevgilisi Hakan Aysev, konuk sanatçı olarak bize Ege dolaylarından bir ezgi söylediki duygulanmamak  mümkün değildi.Ben ve arkadaşlarım bu konserde İSTANBUL KLARNET KOROSU ‘nu ilk kez dinlemiş olduk.Hüsnü Şenlendirici’yi ise ikinci kez,keşfettik.Duygu yoğunluğu ile yaşadığımız bu konser umarım CKM nin düzenli etkinliklerinden  biri olarak devam eder.”

CKM her ay Borusan Filarmoni şef Sasha Goetzel ile,(her konserde, çok sempatik, başarılı ve çok dinamik şef, Sascha, orkestrayı  kendi de uçarak yönetiyor, beni de uçuruyor.)

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası şef Paul Mann ve  İdil Biret ile muhteşemdi.

Çağdaş Bale topluluğu Dünya Dans Günü etkinliği çok güzeldi,                                                      daha niceleri söyleşiler, tiyatrolar, sinemalar, imza günleri,  evet CKM bu sezonda hep favori mekanım oldu. Kadıköylü olmanın ayrıcalığı ……

Anneler Günü Yine Şampiyonluk

2007 de Amerika’da,anneler gününü Laguna Beach Las Brisas’da Başak’la  kutlamışdık.

Onun U.S.C mezuniyet töreni için bir gün önceden Amerika’ya uçmuşduk. Türkiye’de ligin son maçları henüz oynanmamıştı. L.A de Cumartesi sabah mezuniyet töreni, pazar sabahı maçlar ve anneler günü kutlanacaktı. Cumartesi mezuniyet töreninde, her taraf okulun renkleri ile Sarı Kırmızı idi. Her yer, bahçeler, çiçekler, balonlar.Tören resimlerimiz  sarı kırmızı   renklerle başka keyifli neşeli, oldu.                                                 Anneler gününde  brunch için, okyanus sahilindeki bu çok sevdiğim Mexico restoranta gitmeyi çok önceden kararlaştırmıştık, ve Başak rezarvasyon yapmışdı. Brunch’dan önce de sabahın  erken saatlerinde,  ligin son  maçlarının nerede seyredileceği programı da  belli idi.

Necil USC mezuniyet  töreninde  sarı kırmızı renklerle bol bol poz verdi.

Maçların sonunda da o müthiş sonuç ve şampiyonluk, tabi, Necil’in forması da bavulda hazırdı.                                                                                                                             Türkiye saatiyle Pazar akşamı,Los Angeles saatiyle Pazar sabahı. Maçlar biter bitmez,çok büyük bir mutluluk ve çoşkuyla ,Laguna Beach Las Brisas daydık.                                                                                       Başak’ın mezuniyeti, şampiyonluk, ve anneler günü süper üç kutlama için

Bu sene de benzer  bir programı   Mehmet ve Ezgi ile yaptık.Hafta başında, Mehmet’in çok önemli bir başarısını kutlamak ve anneler gününde de birarada olmak için, pazar sabahı buluşmaya karar vermiştik.

Bu sefer formayı giyen Necil değil, minik prensdi.

Cumartesi akşamı şampiyonluk da gerçekleşince yine üç süper kutlama için bu sefer Mehmet ve Ezgi’nin organizasyonu ve davetiyle Nişantaşında Hardal’da bruchdaydık.

Bu sene Başak çok uzaklarda, biz buradaki aşklarımla Mehmet Ezgi, Aslan ve adaşım, canım, Meral ile kutladık.                                                   Las Brisas da şampanyalı,özel kokteyleri ile, tropik ve Mexico mutfağı karışımı bir menü vardı.                 Hardal’da ise, enfes menemenli, peynirli, çaylı  simitli,Türk Kahvaltısı, yanında her çeşit meyva , sonunda mutlaka,bizlere  Türk Kahvesi, ve diğer kahveler ile klasik kahvaltı yaptık.

Kahvaltılarda en önemli ortak özellik her yerde bol bol çiçeklerin olmasıydı.Her çeşit, her renk harika çiçekler.                                                       Mayıs ayının harika gülleri, papatyalar,frezyalar, orkideler, hem mekanlarda, masalarda, hem de çocuklardan annelere hediyelerinde. Çiçeklerin hepsi,çok çekici, çok zarif, çok gönül okşayıcı idi.                                 İki buluşmada da, en büyük mutluluk,sevdiklerimizle, çocuklarımızla  beraber olmak, onların başarıları  ve ortak aşkımız, Galatasarayın Şampiyonluğunun birarada kutlanması oldu.

Sabahın erken orjinal kahvaltısını da annemle yapmışdım.

Annem de kendi yetiştirdiği, taze otlarla çeşitlendirilmiş,nane, maydanoz, dereotlu, tam bir Akdeniz kahvaltısı hazırlamıştı. Onun masasında da, menekşeler vardı. Ben de istediği ortancaları götürdüm.   Yine konuşulan, kutlanan en önemli konu şampiyonlukdu.                         Anneler için çocuklarıyla yapılan herşey  çok değerli, çok keyifli, ortak aşkları Galatasarayın şampiyonluğunu kutlamak ise çok daha çoşkulu, duygulu, heyacanlı.                                                                                                           Teşekkürler çocuklar, bana harika  günler,duygular yaşattınız, hiç unutamayacağım, güzellikte…herşeyimsiniz, canımsınız, sizleri çok seviyorum.Teşekkürler Galatasaray sen, en büksün, ailemizin ortak aşkısın,

Galatasaray  şampiyonluğu, tüm Galatasaraylı annelere EN GÜZEL ARMAĞAN oldu.

Anneler Günümüz Kutlu Olsun

Özel günlerden çok, her an sevgimizi paylaşmayı değerli bulanlardanım.

Canım annem, canım kızım, onlarda birbirlerini çok seviyorlar.

Anneler günü olsun, babalar günü olsun, sevgililer günü olsun,yılbaşı olsun, her an yaşanılan, çok güçlü duyguların özel bir günde ayrıca kutlanmasından, tüm dünyada hep birlikte düşünülerek, kutlanarak da hatırlanmasından  da ayrıca mutluluk duyuyorum.

 Anneler ve Çocuklar…… Canlarım, aşklarım,kızım,oğlum, gelinim, annem,İsmihan

Kim sevildiğini hissetmekten, hatırlanmaktan,kutlanmaktan hoşlanmaz ki.En önemlisi de sevildiğini, hissettirmek, hatırlamak, kutlamak, mutlu etmeye çalışmak. İlla sizin biyolojik, ya da aile bağları ile  anneniz, babanız  olması, şart değil, ya da illa beraber olduğunuz sevgiliniz,eşiniz olması şart değil. Kutlamaya değer çok güzel sevgilerimiz var.

Annem ve Minik Prensim 

Bildiğim en önemli gerçek, severek, sevgili olunuyor.Karşılıksız seviyorsunuz, bir şey beklemeden, yürekten. Hissediyorsunuz, o güzel çoşkuyu , sonra da hissettiriyorsunuz, ama sizin olsun diye değil, illa size de sevgi olarak geri dönsün diye de değil, ama o da sevildiğini hissetsin,bilsin. Bu güzel sıcacık duygu ona da iyi gelecek, kendini iyi  hissettirecek, evrene de sevgi ve güzellik olarak dönecek.

Annem ve çiçekler, en sevdikleriyle Romantika’da

Sevmek hepimizin ilacı, kurtarıcısı,en değerli duygusu.                                                           Anneciğim anneler günün kutlu olsun,