Sevgili Zehra Güngör’ü on senedir tanıyorum, başarılarının, sevgi dolu, yüreğinin,müthiş enerjisinin takipçisiyim, ama her geçen gün biraz daha tanıyınca, onunla ilgili bildiklerim kadar bilmediklerimin de çok olduğunu görüyorum.
Tanıdıkça da yazmak zorlaştı, sonunda her gönlüme düştüğünde farklı bir tarafını yazmalıyım dedim. Bir kere de değil, defalarca anlatmalıyım, Zehra’nın paylaşılacak, örnek olacak, ders alınacak gurur duyulacak, çok şeyi var.Ben merak edilenleri de ekledim.

Gazeteciliğe 1982′de başladı.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin 1996′da en iyi röportaj ödülünü, 1998′de en iyi seri röportaj ödülünü, 1999′da röportaj dalında yılın gazetecisi ödülünü aldı. 1999 yılında
STAGE İletişim Danışmanlığı’nı, 2008’de de
Dokuz Organizasyon’u kurdu. Bu çok aktif müthiş kadın “Kendi enerjimi, kendim üretiyorum,”diyor.Galiba işin sırrı burada.Ekim ayında yazdığım Zehra’nın
İPRA 2014 Dünya Başkanı haberinde sizlere söz vermiştim.
Mavi ojelerinin ve dövmelerinin sırrını yazacağım diye. O zaman oradan başlamalıyım diye düşündüm. Aylin Löle’nin kitabında Zehra’nın girişimcilik hikayesini okurken; oradaki fotoğrafında gördüm, hayretler içinde kaldım, 2005 de aynı ton ve güzellikte mavi ojeleri vardı, ama gerçek tarih 2000 imiş. O tarihten beri özel mavi ojelerinden hiç vazgeçmemiş. Nedeni de mavi rengin iletişimin simgesi oluşu.

Kolundaki dövme adının simgesi, sağ bacağındaki dövme kendisi için sol bacağındaki dövme bizlerin görmesi için.Renkleri, sembolleri, duruşları ile dövmeleri Zehra’ya çok yakışıyor.Zehra seyahat tutkunu, gittiği ülkelerden de zenginleşen 10.000 adetlik kitap ayracı ve 98 adet çeşitli maske koleksiyonu var. Müzik dinlemeyi, çok seviyor. Tüm güzel sanatların yakın takipçisi,doğa dostu, ormanda yürümek olmazsa olmazlarından. Çok yoğun olmak, onu sevdiği şeylere vakit ayırmaktan alıkoymuyor, son derece, pratik ve zamanı yönetmesini iyi biliyor.

1999’da çok başarılı, ödüllerle, çok özel röportajlarla devam eden 17 yıllık uzun gazetecilik yaşamını bırakıp girişimciliği seçmesi hep ayrı ayrı anlatılması gereken hikayeler.Benim gençlik yıllarımda, çok isteyip de cesaret edemediğim gazetecilik hayatına girişi, ve orada çok iyi noktalara gelmesi,seneler sonra geldiği noktadan vazgeçip sıfırdan tekrar başlaması; girişimcilik hayatında başarıları, sonra eğitimine devam edip doktor ünvanı alması; (İzmir Bornova Anadolu Lisesi
(BAL) ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi
Halkla İlişkiler bölümünde
“Halkla İlişkiler’de Toplam Kalite Yönetimi” konulu yüksek lisansını yaptı. Aynı üniversitede ”
Diplomaside İletişim Yönetiminin Uygulanması” konulu doktora tezini tamamlayarak
iletişim doktoru ünvanını aldı.) üniversitede de öğretim görevlisi olması hepsi Zehra’yı çok özel yapan,emek isteyen, cesaret isteyen kararlar.
Stage İletişim Danışmanlığı’nı kuran Zehra Güngör, risk almayı seviyor, heyacanı seviyor.Ama kontrolü de elden bırakmıyor. Bu çok başarılı iş kadının çok sevdiği, destek verdiği çok şeker mentileri de var.
Old Times Madame Cookies‘in yaratıcıları
Esra Akça Şaşmazer ve Özlem Şaşmazer. Mentileri de onu çok seviyor.Onlar da ayrıca yazmam gereken çok yaratıcı genç ve başarılı girişimciler;

Ben Zehra ile ilgili çok bilinenleri size aktarırken; özellikle de herkesin bilmediği güzellikleri, özelleri de paylaşacağım.
Zehra tipik bir Ayvalık, Ege kadını;gülüşü güzel, duruşu güzel;
enerjisi hemen farkediliyor.
Yeditepe ve
Okan Üniversiteleri’nde halkla ilişkiler ve iletişim dersleri de veren
Dr. Zehra Güngör, İngilizce, Almanca, İspanyolca ve Yunanca biliyor.Kendi gibi basın sektöründen sevgili Ruhi Sanyer ile evli ve canı herşeyi Melisa’nın annesi. Doğayı, otları, zeytiyağlıları, sofraları donatmayı, seviyor.Ayvalık’a her gittiğinde tüm sebzeleri, otları, hatta deniz mahsullerini getirip evinde özenle pişiiyor,ikram etmeyi seviyor. Zeytinyağlı bamya, taratorlu börülce,karidesli kiş,hep severek pişirdiklerinden bazıları…

Sevgili Zehra; herkese hemen illa ilk görüşte yakın olmuyor. Hatta annesi kendisine bu konuda zaman zaman sitem ediyor,sen nasıl iletişimcisin diye. Zehra hiç aldırmıyor tabi. O olduğu gibi, hissettiği, gönlünden geldiği gibi yaşıyor. Hiç yapmacıksız, hep doğal.Ama sevdiklerini çok seviyor, her zaman arkasında duruyor, yanında oluyor. Onun için de çok seviliyor. Hep çok iyi anne, eş ve çok iyi dost.Sevgi dolu, ama sıkmadan, özgürce,hep aşkla sevenlerden.

Her konuda detaylarda titiz. Başarılarında;
bu titiz yaklaşım çok önemli, kendisi bunu İPRA başkanlığına seçilmesini anlatırken;
“Matematiksel bir çalışma yaptım.” diyor. Özgüveni yüksek bu da onu çok açıksözlü, yapıyor.O dönemde ketum davrandım; kimseye birşey söylemedim, ama IPRA’ya üye olurken başkanlık hedefi koydum, ve adım, adım,planlayarak 11 yıllık emekle bu günlere nasıl ulaştığını anlatıyor. Önce YK’ya seçilmesi; sonra 14 kişilik YK da; ve erkek egemen bir grup olan IPRA’da kadın ve Türk Kadını olarak hem maddi hem manevi bir özveri ile mücadeleyi başlatıyor. Doğru iletişim kadar doğru işler de yapmanın önemini biliyor. Mücadelenin sonunda tek başına kalmayı da göze alıyor.Takım oyununu göz ardı etmiyor. Devamlı empati yapıyor, her zaman çeşitli dünya ülkelerinden oluşan tüm grubun sempatisini kazanmaya özen gösteriyor. Ülkesini ve İstanbul’u öne çıkarmak, tanıtmak için uğraşıyor.Her adımını düşünüyor, hesaplıyor, planlıyor. Kendi şirketi her zaman yanında destekçisi oluyor.Geçen sene henüz başkanlık ile ilgili kesin bir şey olmamasına rağmen, İstanbul’u tanıtan çok güzel arka planlarla fotoğraf çekimleri hazırlıyor, yaptırıyor. Sadece bu çalışmaları adım adım anlatmak, bile çok uzun bir hikaye.
2008 yılından bu yana Türkiye’yi temsilen
IPRA’da
Yönetim Kurulu üyesi ve iki dönem
Altın Küre Ödülleri (GWA) Jüri Başkanı olarak çalışmalarını sürdüren
Dr. Zehra Güngör,
IPRA Dünya Başkanlığı koltuğuna Ocak 2014′te oturacak.1955 yılında kurulan Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği (International Public Relations Association-IPRA),
80’den fazla ülkede bulunan yaklaşık bin kadar üyesiyle dünya halkla ilişkiler sektörünün en önemli uluslararası derneği.
IPRA, son dönemde Chicago, İstanbul, Pekin ve Lima’da düzenlenen Dünya Halkla İlişkiler Kongreleri ile etik kurallar açısından halkla ilişkiler sektörünün dünya üzerinde önemli bir yol göstericisi oldu.
IPRA,
Birleşmiş Milletler, UNESCO ve OECD gibi uluslararası kuruluşlar tarafından tanınarak bu örgütlerle yakın ilişkisini sürdürmektedir.
www.ipra.org

Zehra Güngör 2014 hedeflerini anlatırken; “Kişisel farklılıklar ve ayrımlar konusunda fark yaratmak, IPRA’nın olmadığı ülkelerde IPRA’yı tanıtmak istiyorum,” diyor.Ayrıca “Coçuk ve kadınların farklılaştığı bir dünyadaki iletişim modellerini gündeme getireceğim,daha çok seyahat edip farklı temaslar kuracağım;Türk kadını olarak da ülkemi en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyorum.” diyor.
Aşağıda Sevgili Zehra’nın Burcu Noyan ile yaptığı her satırında başarılarının tesadüf değil, çok azimle, istekle titizlikle çalışmasının neticesi olduğunu göreceğiniz, çok güzel bir röportajı ekledim.
Ama daha sonra girişimciliğe geçişinin ilk günlerini yaşadığı zorlukları, kararlığını, azmini ve ofisinde ekibinle müşterileriyle bugünlerini, en kısa zamanda anlatma sözü veriyorum.
Zehra gibi bir arkadaşım, olduğu için kendimi çok şanslı, mutlu hissediyorum. Sevgili Zehra seninle çok gurur duyuyoruz. Çok değerli çalışmalarının, başarılarının, önerilerinin takipçisiyiz. İyi ki seni tanımışım, senin dostluğun çok büyük bir zenginlik.Sevgiler kucak dolusu.
“Kendi enerjimi, kendim üretiyorum”
Tarih : 2012.07.27 18:23:28
Başarılı geçen gazetecilik yaşamının ardından Stage İletişim Danışmanlığı’nı kuran Dr. Zehra Güngör, risk almayı sevdiğini söylüyor. Kurduğu ajansla bu yıl 12. yaşını kutladıklarını belirten Güngör, farklı sektörlere girebileceğinin sinyalini veriyor.
GÖZLEM / BURCU NOYAN
“Sıfırdan başlıyorsun, hiç bilmediğin ya da ucundan kıyısından biraz bir şeyler bildiğin sektöre girmek… Keyif aldığın ve başarılı olduğun bir işi bırakarak risk almak… Özellikle 2001 krizinin ayak sesleri duyulmaya başlarken… Cesurca atılmış bir adım benimkisi” Stage İletişim Danışmanlığı Başkanı Dr. Zehra Güngör’e ait bu cümleler. Üniversitede İngiliz Dil ve Edebiyatı öğrenimi görürken içindeki yazma merakıyla başlıyor aslında mürekkep aşkı. Başarılı bir gazetecilik kariyerinin ardından ise, bu kez “masanın öte tarafı” yani halkla ilişkiler dönemi başlıyor Zehra Güngör’ün. Kolay bir süreç değil yaşadıkları. Bir yandan çok sevdiği ve başarılı olduğu “kalemi”, öte yandan sadece surlarını görebildiği “bilinmezliğin kalesi”
Okumaya devam et →