İdemama İle Tanışın…

Türkiye’nin  2014 yılı Kadın Girişimcisi Yarışmasında Gelecek Vaat eden kategorisinde  bu yıl iki firma  ve bu iki firmanın  sahibi üç özel girişimci kadın kazandı. idemamaİdemama işte o firmalardan biri.Kurucuları da Rahşan Tan ve Leslie Kandiyoti Mori. Rahşan ile yaklaşık dört sene önce EWMD çalışmalarında beraber olmuştuk. EWMD Türkiye’nin  logo ve kurumsal kimliklerini Rahşan yapmıştı. Çok çalışkan, yapıcı, pozitif, eğlenceli, ve o dönemde yeni çalışmalar, başlangıçlar  içinde olan bir reklamcıydı. Yarışma gecesi kazananlar arasında kendisini görünce çok sevindim, sonra İdemama fikrini önce onlar anlattılar, dinledim. Sonra ben de araştırınca ne kadar basit, aynı zamanda çok  faydalı bir proje ve iş olduğunu daha iyi anladım. Hem kobiler için hem tasarımcılar için. Mutlaka tanışıp deneyin,sitesine girdiğiniz zaman da çok beğeneceksiniz, yarışmalar, talepler, teklifler…Sanki oyun siteleri gibi.. eğlenceli, keyifli…idemama.com

Idemama Nedir?

idemama.com bir tasarım hareketidir. İyi tasarımı, markalaşmayı, iletişimi sadece büyük markalara ozgu bir lüks olmaktan cikarip kucuk ve orta olcekli markalara, hatta baslangic asamasindakilere bile esit sartlarda sunmayi hedefler. Amacimiz hem iyi tasarimi pahali ve lüks olarak algılayan, bu nedenle de iletişim kurmakta zorlanan markalara bu goruslerini sonsuza kadar degistirecek bir platform sunmak hem de Turk tasarimcilari destekleyerek seslerini daha uzaklara ve daha genis kitlelere duyurmak.

Sistemin markalara getirdigi cesitli avantajlar var. Her seyden once logo, isim, brosur, fuar standi, internet banner’i vs. gibi onlarca tasarim ihtiyaci icin Turkiye’nin onde gelen profesyonellerinden hizmet alacaksiniz. Hizmet almak istediginiz isin fiyatini kendi butcenize gore belirleyeceksiniz. Bir tane, iki tane degil onlarca alternatif icinden kendi begeninize uygun olanini sececeksiniz. Zamanlamanızı kendiniz belirleyeceksiniz. Hizli, ucuz, bol alternatifli ve sizi rakiplerinizden ayristiracak nitelikte calismalar ile ihtiyaclarinizi karsilayacaksiniz. Markaniz icin onlarca yaratici beyin dusunecek siz sadece tek kaynaktan yani idemama.com’dan tum bu beyin gucunu markaniza yonlendirebileceksiniz. Markaniz icin yepyeni kapilar acilacak, yepyeni bir enerji kaynaginiz olacak.

Yaratici beyinler icin de ruyalarindaki calisma ortamini olusturmaya calistik. Onlarca projenin icinden istediginiz isi ve markayi secme sansiniz olacak, ustelik istediginiz yerden, istediginiz zaman, istediginiz sekilde calisabileceksiniz. Ic camasiriyla ya da çamaşırsız, tuvalette ya da bir cafe’de olmaniz hic fark etmeyecek sadece yuklediginiz calismanin orjinalliginden sorumlu olacaksiniz. Calistiginiz marka ile yuz yuze gelmeyecek, uzun ve sıkıcı toplantilar yapmak zorunda kalmayacaksiniz. Ne kadar cok proje icin is uretirseniz o kadar cok para kazanma sansiniz olacak.

Idemama.com hem yaratici beyinler icin hem de markalar icin ozgur ve kazancli bir kapi araliyor.

kobi-lerin-markalasmada-en-buyuk-destegi-6184175_8755_o

İdemama kurucusu Rahşan Tan ve Leslie Kandiyotu anlatıyor;

Biz, idemama’nın mamaları, yıllarca Türkiye’nin önde gelen reklam ajanslarında çalıştık. Bir çok yerel ve uluslararası büyük markaya hizmet verdik, onların sektörlerinde farklılaşabilmeleri, rakipleri arasından sıyrılabilmeleri için iletişimin gücünü kullandık. Ve fark ettik ki iyi iletişim, yani “iyi tasarım” temellerine oturtulmuş, markanın ihtiyaçları, amaçları, hedef kitlesi, sektörün gereklilikleri ve konvansiyonları göze alınarak yapılan iletişim sadece bu büyük markaların sahip olduğu bir lüks olmamalı.

Biz diyoruz ki, “iyi tasarım herkesin hakkı”.

Her marka Türkiye’nin önde gelen ajansları ile çalışma ayrıcalığına sahip değil, ancak kendi segmentinde tanınmak, rakiplerinden ayrışmak, fark yaratmak ve iş hacmini büyütmek zorunda. İşte biz de tam bu noktada işi markalar ve ürünler için düşünmek ve üretmek olan profesyonel tasarımcılarla yeni ve taze fikirlere ihtiyaci olan markaları biraraya getirecek bir platform oluşturduk. Özgün fikirler için, özgür bir platform…

İyi tasarıma verdiğimiz önem aynı zamanda iyi tasarımcıya verdiğimiz değerden kaynaklanıyor. İyi tasarımcıların, tasarım profesyonellerinin emeklerine, eğitimine, yaratıcılığına ve meslekleriyle olan tutkulu ilişkilerine saygı duyuyoruz. Onların haklarının korunduğu, özgürce çalışabilecekleri bir platformda onların emeklerine en az bizim kadar saygı duyacak markalarla onları buluşturuyoruz.

Markaların tasarım ihtiyaçları çok farklı yönlerde olabilir. Broşürden radyo spotuna, kartvizitten logoya, fuar standından, web sayfası tasarımına kadar çok geniş yelpazeli bir proje listesi ve bu ihtiyaclara cevap verebilecek farklilikta tasarimci ağı oluşturduk. Projelerin fiyatını ve zamanlamasını belirlemeyi markalara bıraktık. Yeterli alternatif sayısına ulaşılmadığı durumda paralarını geri isteme veya proje süresini uzatma konularında da onlara seçim hakkı tanıdık.

Tüm yenilikçi markaların seçme ozgürlüğü, bütçe özgürlüğü,fikir özgürlüğü, zaman ve mekan özgürlüğü, tüm tasarım profesyonellerinin de hayallerindeki çalışma ortamı için idemama.com ‘u yarattık.

İdemama’nın çok güzel, üstelik dinamik ve eğlenceli bir sitesi var, çok faydalı da bir blogu var.Ben girdim içinde kayboldum. Kullanmak da çok istiyorum.

2014 Türkiye’nin Kadın Girişimcileri

Bir Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması daha neticelendi.Sekizinci kez, yarışmanın neticelerinin belirleneceği geceye katıldığımda yine her sefer ki gibi çok heyacanlıydım. Katılanlar arasında her zamankinden daha çok;  iyi tanıdığım, arkadaşlarım, dostlarım,ve de çok sevdiğim  pırıl pırıl genç girişimciler vardı. Onların heyecanını ben de onlar gibi hissettim, diyorum, ama tabii onların ki çok daha yoğun duygular, heyecanlar içinde olduğu kesin.

10653857_10152948509494311_6341577360840557061_n

Ödül gecesine katılanlar içinde;  benim gibi heyecanla bekleyen Kagiderli arkadaşlarım, önümüzdeki senelerde girmeyi hedefleyenler, bu sene girip ama kazanana kadar girmeye devam edeceklerini söyleyenler, henüz girişimci olmamış ama girişimci olup bu yarışmayı da şimdiden hedef koyanlar, yarışmaya katılıp neticesini bekleyenler ve onların yakınları vardı. Herkesin birbirinden farklı yoğun heyecan içinde olduğu dün gece neticeler açıklandı. 17 firma finale kalmıştı, ve 6 firma ödül aldı.Kazananların hepsi birbirinden değerli iş fikirlerini,  çalışmalarını,  bizlerle paylaştılar.Dört firmayı temsil eden kadınları tanıyordum, girişimcilik hikayelerini ve çalışmalarını çok iyi biliyordum.Onlara çok çok sevindim, ilk kez tanıdığım ve hikayelerini de dün öğrendiğim iki kadına da, çalışmalarına, işlerine duydukları aşka da hayran oldum. Ne mutlu sizlere…  Sizden sonrakilere, bütün girişimci kadınlara harika örnek oldunuz, defalarca kutluyorum.Çok gurur verdiniz, mutluluk kattınız, sevgiler..

10702055_10152948503559311_8892205066237357427_n

 

  1. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması Ödülleri Sahiplerini Buldu
    26.09.2014 13:27:05

KAGİDER, Garanti Bankası ve Ekonomist Dergisi işbirliği ile 2007 yılında hayata geçirilen Türkiye’nin Kadın Girişimci Yarışması 25 Eylül günü Conrad İstanbul Otel’de 8. kez gerçekleştirildi.

Birbirinden başarılı kadın girişimcileri buluşturan ödül töreninde dört kategoriden altı birinci seçildi. Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, KAGİDER Başkanı Gülden Türktan ve Ekonomist dergisi Yayın Direktörü Rauf Ateş’in açılış konuşmalarının ardından kadın girişimciler ödüllerini aldılar.

Türkiye’deki kadın ve erkek işgücü oranlarına konuşmasında yer veren Karadere kadın ve erkek arasındaki eşitsizliğe değindi ve “biz Garanti olarak, toplumu oluşturan iki yarımın ancak el ele verip yürüdüğünde bir tam edeceğine, eşitsizliği yok ederek “gerçekten” gelişebileceğine inandık ve bu yola baş koyduk. Bu çabayla hayata geçirdiğimiz yarışmada, bu yıl da inanılmaz başarı hikayeleriyle karşılaştık. Tüm katılımcılara gösterdikleri cesaret nedeniyle sonsuz teşekkürler” dedi.

Türktan konuşmasında kadın girişimciliğinin önemine vurgu yaparak “kadının “ben başardım” demesi bizler için çok anlamlı. Girişimcilikte kadın sayısının artması için çalışan bir sivil toplum kuruluşu olarak, kadının enerjisine inanıyor ve güç birliği içinde hareket ettiğimizde aşılamayacak engel yok diyoruz” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Konuşmasında dünyadan ve Türkiye’den istatistikler paylaşan Ateş Türkiye’de kadın girişimci oranının yüzde 7,5 olduğunu belirtti. Ateş konuşmasına “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması ve benzer başka girişimlerle, bu oranı birkaç yıl içinde yüzde 10’un üzerine taşımamız gerekiyor” diyerek devam etti.

KAGİDER ailesi olarak birinci seçilen tüm kadın girişimcileri ve finalistleri tebrik ederiz ve başarılarının daim olmasını temenni ederiz.

İşte 2014’ün birincileri:

Türkiye’nin Kadın Girişimcisi: Göknur Atalay

Türkiye’nin Kadın Sosyal Girişimcisi: Bedriye Hülya

Türkiye’nin Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimcisi: İksir Sema Aydın ile Pınar Kaftancıoğlu

Türkiye’nin Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcisi: Başak Taşpınar Değim ile Rahşan Tan ve Leslie Kandiyoti Mori

Ottamania By Deniz Alp-Dibeklihan

Bazen biri ile karşılarsınız, bambaşka bir dünyadan gelmiş gibidir, söyledikleri ile davranışları ile   sizi şaşırtır,farklı etkiler, düşündürür…

270720141013522996113

Dibeklihan Bodrum’da mağazaları, galerileri, tasarım atölyelerini gezerken tanıştım, Deniz Alp ile. Deniz bir hayal prensesi gibi, mağazasıda onun hayallerinin sarayı…Çok sıcak,çok  zarif, çok farklı bir tasarımcı girişimci ve çok genç, 1988 doğumlu, ama aynı zamanda söylemlerinde çok olgun…Cemil İpekçi ve daha bir çok değerli sanatçı ile çalışmış.Anadolu kültürünün değerli parçalarını buluyor, değerlendiriyor, yeniden güncel kullanılır yapıyor.

Sandıktaki danteller  ile  eski kıyafetleri  harmanlayarak Heidi tarzı kıyafetler yaratmış.Yine dantellerle yaptığı harika şapkalar var, kaftanlar, cepkenler, yelekler, takılar inanılmaz güzel. Osmanlı dönemine ait ipek kumaşları ve çok uzun yıllardan beri sandıkta duran değerli  yazmaları kendi özel tasarımları ile yeniden kullanıma sunmuş.

tasarimci-deniz-alp-eskileri-yenilerle-harmanladi-DHA-caea37ba57eafcc7bd318db148662ad7-3-t

Deniz Alp, Bodrum Yakaköy’de Dibeklihan Sanat Köyü’ndeki Ottomania By Deniz Alp satış mağazasında, kendi tasarladığı ürünlere ve konusunda uzman sanatçıların eserlerine yer vermiş. indirKendi tasarladığı, atölyesinde yaptığı el işi takıların ve  kıyafetleri mağazasında satıyor.Mağazanın her köşesinden ayrı güzellikler, şaşırtan tasarımlar çıkıyor.İçeri girince saatlerin nasıl geçtiğini farketmiyorsunuz. Dibeklihan’ı gezmek ve arkadaşlarımla yemek yemek için gittiğim gün; Deniz’in anlattıkları ve tasarımlarıyla  önce kendim saatlerin nasıl geçtiğini anlamadım.Sonra arkadaşlarım geldiğinde de; onlar da çok  beğendiler, hepimiz ne alacağımızı neye bakacağımızı şaşırdık. Her tasarımın hikayesi var, tarihi değeri var.Sevgili Deniz alışveriş ve sohbet sırasında bizi çok özel hediyeleri ile de şaşırttı, hayran bıraktı. Hepimiz elimiz de paketler ve Deniz’in hediyeleri Gümüşlük’teki evinin bahçesinden toplayıp getirdiği lavantalarla masamıza gitmekte zorlandık dersem şaşırmayın. Yemekte bekleyen eşler olmasaydı, biraz zor ayrılacaktık. Deniz ile Gümüşlük’ü keşfetmek, onun gözü anlattıkları ile dolaşmak sözü le ayrıldık. En kısa zamanda sözümüzü tutarız umut ederim.

lavenderDeniz’cim lavantaların Bodrum’daki evin banyosunda çok hoş oldular, her gördüğümde seni hatırlatıyorlar. Tekrar Bodrum’da olduğum da inşallah denk gelir daha uzun buluşuruz.Şaşırtan, güzel  haberlerini her zaman alacağımdan da eminim.Başarılar sevgiler.

Deniz’in mağaza kartlarındaki iki güzel ünlü deyişi sizler için paylaştım, ve arkasından röportaj var.

tasarimci_deniz_alp_eskileri_yenilerle_harmanladi

Love’m

“Aşk’a uçarsan  kanatların yanar. Aşk’a uçmazsan kanat neye yarar?”Mevlana

Bird’s

“No Love without Freedom , No Freedom without Love.

Muğla Şehir Haber Portalında çıkan röportajı ile Deniz Alp aşağıda…

Henüz 1988 doğumlu olmasına rağmen politikadan sanata, yaşamın pek çok alanında adından söz ettirmeyi başaran genç ve güzel bir girişimci Deniz Alp…
27 Temmuz 2013 Cumartesi 15:58

 ‘Ottomania By DNZ ALP’ markasının sahibi, tasarımcı Deniz Alp ile Dibeklihan Sanat Köyü’ndeki İncik-Boncuk isimli dükkanında sohbet ettik. Genç tasarımcının Osmanlı kültürüne duyduğu ilgi, sanata verdiği emek ve sahip olduğu olağanüstü donanıma hayran kalmamak elde değil. İşte o keyifli ve bir o kadar hayranlık verici sohbetten kalemimize bulaşanlar…Bugüne dek pek çok alanda isminizi başarıyla duyurdunuz. Yaptığınız her işte başarıyı yakalamanızın ve bu genç yaşta sahip olduğunuz özgüvenin sırrı nedir?Teşekkür ediyorum. Başarılı olmak ne istediğinizi bilmekten geçer. Öncelikle hangi alanda yetenekli olduğunuzu keşfetmeniz gerekir. Ardından o alanda yeterli eforu sarf etmeniz ve fedakarlık. İste o zaman harikalar yaratabiliyorsunuz ve bunun verdiği keyif başarıyı da beraberinde getiriyor. Özgüvene gelince… Tek basına özgüven hiçbir şeydir. Dik durabilmek için bilgi, kültür, edep gibi pek çok donanım gereklidir. Ben her zaman bu daimi yolculuğun, öğrenmenin devam ettiğinin bilincinde olmaya çalışıyorum. Başarılı olabiliyorsak ne âlâ…Yarattığın ‘Ottomania’ markasından söz edelim biraz da… Nedir Ottomania? Açıkçası benim gelenekçi bir yapım var. Osmanlı döneminden Osmanlı kültüründen çok etkileniyorum. “Ottomania” bu açıdan beğenilerimi ve çalışmalarımı ifade ediyor. Ayrıca, buıaı Dibeklihan İncik Boncuk’a çok yakıştığını düşünüyorum. Çünkü aynı fikirdeler. Burası benim için bir ‘wonderland’… Her dokunuşun, gelen ziyaretçiler tarafından hissedilmesi müthiş keyif. Sanırım beni peşinden sürükleyen tarafı da bu.Peki bu yılki “Ottomania” markanıza ait koleksiyonlarınızdan biraz bahseder misiniz?Bu yıl “OTTOMANİA 2013 Summer Collections” olarak üç farklı çalışmamız mevcut. İlki aşktan ilham alarak hazırladığım “Love’M” isimli koleksiyonum. Hatay’da Süryani ustalarımızın el işçiliği ile bezenmiş özel bir çalışma. Tasarımları bana ait. Bize aşkı, aşka yolculuğu, kaçışı ifade eden bir koleksiyon. Hani çok severiz ancak korkularımız bizi frenler ya… İşte o akıl ve kalp arasında savaştığımız ikilemi ifade ediyor. Zaten “Love’M” koleksiyonumuzun sloganında bulunan İranlı şair Sadi Şirazi ve Mevlana’ya ait “Aşka uçarsan kanatların yanar/Aşka uçmazsan kanat neye yarar”…Ne de güzel anlattınız aşkı… Peki sizde durumlar nasıl?Bitecektir korkusuyla aşktan kaçtığımızda, iyi kötü yaşayabileceklerimizden de mahrum kalırız. Oysa ki Romeo ölmeli, Titanic batmalı ancak aşk her şeye rağmen yaşanmalıdır. Tabii bunu yapabildiğimi söyleyemem. Benim önceliklerim biraz daha farklı.Ne gibi?Ailem yıllardır burada esnaflık yapıyor. Ben her zaman daha dikkatli yaşamam gerektiğinin bilincinde oldum. Çünkü yaşım ve yapım gereği aşktan evvel ayaklarımın yere basması gerektiğinin kanaatindeyim. O çok bildik “kariyer” kavramı kelime olarak hedefimi ifade etmese de “Toplumda saygınlık” öncelikli hedefim olmuştur.Yanılmıyorsak, ikinci koleksiyonunuzun adı “Bird’s”tü değil mi?Evet. Daha önceki çalışmalarımdan bilindiği üzere kuşlar benim favori anahtarım. Pek çoğumuzda olduğu gibi benim için de özgürlüğü, masumiyeti ve barışı ifade ediyor. Bu açıdan aşkı ve özgürlüğü sentezlediğim bir koleksiyon hazırladım. Yine tasarımı bana ait olan bu çalışma, Mardin Midyat’da Ermeni ustalarımızın özenle işlediği parçalardan oluşuyor. Üçüncü ve son olarak “We Are Handymania” isimli koleksiyonumu hazırladım. Bu koleksiyonum Ankara Nallıhan’da ev hanımlarımızın, sandıktan çıkma eski dantel ve iğne oyalarımıza Hindistan’dan getirdiğimiz doğal taşların nakşedilmesiyle oluşuyor.Bu güzel çalışmada, ev hanımlarına da destek vererek bir istihdam yaratmışsınız anladığımız kadarıyla.

Hemcinslerimin her zaman yanındayım. Bu çalışma beni de çok memnun etti açıkçası. El yapımı, Doğal ve de geleneksel zafiyetimizin özeti olan bu koleksiyondan “We Are Handymania”ismi ile çalışmalarımdaki perspektife bir vurgu da bulunuyor.

Dikkat çeken farklı koleksiyon ve çalışmalarınız var mı?

Gümüş çalışmalarımın dışında, 14,18 ve 24 ayar Altın ve Pırlanta takı koleksiyonumuz görülmeye değer. Tamamen el işçiliği bulunan bu özel koleksiyonumuz su sıralar yüzde 70’e varan indirimde. Meraklılarına duyurmak isterim.

Bu dükkanın içinde insanın kaybolası geliyor. Ne tarafa baksak bir sanat eseri var. İmzalar kime ait?

Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Dibeklihan içerisindeki İncik-Boncuk Dükkanımız küçük bir galeri konseptinde dekore edildi. Sanata ve Sanatçıya “Ottamania” olarak desteğimiz devam ediyor.Bu sezon her biri birbirinden kıymetli 8 ayrı sanatçı ile çalışıyoruz. Örneğin Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı sanatçılarımızdan Sabri Nuray Gencer’in el yazmaları, heykel ve cam altı boyamaları, Gulperi Panha Angin’in seramik çalışmaları, Eser Batbay’a ait Osmanlı döneminde padişahların kullandığı Şifa gömleğinden esinlenerek hazırladığı “Kaside-i Bürde” isimli muhteşem çalışması, Yağlı boya tablo çalışmaları ile Oğuz Kaynar ve Mine Arasan, Ebrû Sanatçımız Ayber Altunkaya’nın Dubai’den getirdiği ipek kumaşlara 9 işlemden geçirerek nakşettiği sallarımız ve Seydi Çelik’e ait bronz çelik tozu gibi karışımlardan oluşan heykellerimiz var. Hepsi elbette birbirinden değerli sanat eserleri…

Sanata ve sanatçıya verdiğiniz destek çok güzel. Peki bu işin zorluğu yok mu?

Sanat ve sanatçıya destek olmak büyük bir özveri istiyor. Bu konuda elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Çünkü sanatın bilgi kültür gibi insana kattığı pek çok şey dışında, kendimizde saklı kalmış o küçücük yanımızı bulup ortaya çıkarmasından müthiş keyif alıyorum.

Bir de dikkatimizi çeken ve şu sıralar çok konuşulan “Altın tabaklar” dan bahseder misiniz?

Açıkçası biz de bu koleksiyondan olumlu tepkiler alıyoruz. Tamamen el işçiliği ile hazırlanmış Osmanlı Hanedanının ziyafet sofralarını yansıtan bu görkemli seri, Anadolu’nun bin yıllık kültürünü yansıtan Rumi desenleriyle bezenmiştir. Yapımında 24 ayar altın kullanıldı.

Bu güzel sohbet için teşekkür ederiz. Emeğinize sağlık…

Dibeklihan Sanat Köyü’ndeki Ottomania By DNZ ALP, haftanın 7 günü sabah 09.00’dan akşam 01.00’e kadar gün boyu ziyaretçilerini ağırlıyor. Gözlerinize bayram ettirmek ve mistik bir yolculuğa çıkmak için bundan güzel bir fırsat bulamazsınız…

Dans Tutku Olunca

Bu gün harika bir girişimcilik hikayesi daha; dans tutkusunun peşinden giden sevgili Yonca’nın hikayesini paylaşacağım. Yonca’yı beş sene önce tanıdım, çok özel, sürpriz  bir doğum günü partisi onun dans etkinliklerinden birinde olmuştu.Doğum günü kutlanacak kişi kocaman aşkımın çok yakın arkadaşı ve Yonca’nın abisi olunca, bu çok keyifli sürpriz partide ben de Yonca’yı tanıdım.Bu çok özel kadın bizi kapıda son derece modern, dans kıyafetleri ile karşıladı.Bütün gece de ekibiyle hem dans etti, hem bizleri ağarladı. 7162_10151629621458895_1704956215_nAbisinden bu tutkusunun nasıl başladığını öğrenince çok daha hayranlık duydum.Dans etmeyi çok seven,hep güzel dans etmeyi isteyen ama hiç de beceremeyen ben Yonca’ya nasıl hayran olmazdım ki.Yonca üstelik tekstil hayatını bırakıp tutkusunun peşinden gidip bu işe başlamıştı. Yonca’nın dans klübü,Mundo Latino da  geçen sene 15 yılını kutladı.Önce bu kutlama için hazırladıkları videoyu sizlerle paylaşıyorum..
Yonca  tutkusunu dansa olan sevdasını nasıl da güzel anlatıyor,ve bu tutkunun peşinden gitmekten çekinmiyor.Girişimcilik hikayesi de böyle başlıyor.Severek yapılan işlerde başarı zaten gelir diyoruz, bir de tutku olursa, o zaman yaşam sevincimiz hiç azalmaz, hayatımız her zaman heyacanla, aşkla devam eder.Dans  zaman zaman kısa sürelerle  hobyim oldu. Daha uzun vakit ayırabilmeyi hep isterim. Spor yerine biraz da dans girse daha da güzel olmaz mı? Ne dersiniz?
Aşağıda web sayfalarındaki Mundo Latino’nun tanıtımı sonra da Yonca’nın kısa girişimcilik öyküsü var. Her yönü ile çarpıcı, hem hikaye hem işin işinde dans olması.
945200_10151844431258895_2000518597_n
“Dans bizim tutkumuz. Bu tutkumuzu sizinle de paylaşabilmek, sizi dansla düşlediğiniz dünyaya götürebilmek için buradayız. Mundo Latino’da.
 
Dansetmeyi öğrenmek istiyorsanız, ‘dansedemem ama keşke edebilsem’ diyorsanız, mutluluğun, , cesaretin paylaşıldığı benzersiz bir sosyal ortamın parçası olmak istiyorsanız…Mundo Latino uzun yıllara dayanan deneyimi ve zengin programıyla size özel fırsatlar sunuyor. Hayatınızda istediğiniz ve özlediğiniz değişimi yaratmanız için sizi bekliyor.
 
Mundo Latino düzenlediği bireysel ve grup dans dersleri, uluslararası arenadan isimleri konuk ettiği dans etkinlikleri, yaptığı festivaller, yarışmalarla 1999’dan beri Türkiye’de sosyal latin dansların öncüsü, dünyada ise dans camiasının aranan saygın üyelerinden biri.  Kurucuları Yonca Gülgeç Occleshaw ve Mehmet Ceyhan deneyim ve bilgilerini dansseverlere aktarmakla yetinmiyor, dünyada dans alanındaki tüm güncel gelişmeleri de takip ederek Türkiye ile dünya dans camiası arasında köprü oluyor.
 
Düşlediğiniz dünya için sizi dansa davet ediyoruz.
 
Mundo Latino,güven,başarı,en kaliteli hizmet…
1383712_10151928751158895_767480894_n

YONCA GÜLGEÇ OCCLESHAW

“Yaratıcı fikirleri ve girişimci kişiliği ile farklı etkinliklerin mimarı

 
2007 Uluslararası Ingiltere Salsa Kongeresinde, ’’Life Time Achievement Award’’-Hayat Boyu Başarı Ödülü’nün sahibi
Dünyanın 67 ülkesinde geçerli UKA (United Kingdom Alliances Licentiate)  sosyal danslar eğitim sertifikası sahibi.
 
İngiltere Leicester’da De Monfort Üniversitesi’nden mezun olan Yonca Gülgeç, 2000 yılında herkesi şaşırtan ani bir kararla 22 yıllık Tekstil Mühendisliği kariyerini sona erdirdi… 
 
Yonca’nın çocukluğunda bale yaptığını bilen dostları ve yakınları bu kararı anlayışla karşıladılar. Yonca gerek üniversitede gerekse daha önceki yıllarda profesyonel voleybol oynamış, üstelik dans ve müzik her zaman hayatının en önemli parçaları olmuştu. 
 
Aslında Yonca Gülgeç’in kariyerini geride bırakmasına ve profesyonel olarak dansa başlamasına giden olaylar zinciri 2000’den çok daha önce başlamıştı. 1998 yılında, daha sonra “hayatımı değiştiren kadın” diyeceği Adriana Santana’yla tanıştı. Group Palanke’nin dansçısı ve vokalisti olan Santana’dan Salsa dersleri almaya başladıktan sonra artık dönülmez bir yola girmişti bile. “Latin Ateşi” içinde alevlendi, öyle ki ona yaklaşan herkesi de aynı ateşle yakıyordu! 
 
Bir süre için çifte bir hayat yaşadı, gündüzleri sürdürdüğü tekstil mühendisliği kariyerini akşamları Salsa’yla birleştiriyordu. Salsa onun için sadece bir hobiyken bile gelecekte Salsa dünyasına yapacağı gerçek yolculuğun ilk adımlarını atıyordu. Londra’dan meşhur eğitmenleri Türkiye’ye davet ediyor ve Salsa workshop’ları düzenliyordu. Dünyaca ünlü dans hocalarından aldığı dersler sonrasında kendisi de bilgilerini etrafındakilerle paylaşmaya  başladı.
 
2002 yılından itibaren bilgisini daha da artırmak için yılda 2-3 kez yurtdışındaki Salsa kongrelerine katılmaya başladı. Girişken karakteri ve sınır tanımaz yaratıcılığıyla Salsa’nın en güncel trendlerini hızla yakaladı. Böylece Mundo Latino, Türkiye’de “Sosyal Latin Dansları”nın lideri olarak yerini aldı ve gelecek Türk Latin Dansçılarının ilham kaynağı haline geldi.
10610752_10152595230238895_7819379240575304138_n
 Aşağıda da da Yonca ile yapılmış güzel bir röportaj var,  sevgiler, sevgiler…
Esra TunalıgilDiplomalı TüketiciŞeffaf Gazete.com
 MUNDO LATINO 15 YAŞINDA
Mundo Latino , Yonca Gülgeç Occleshaw ve Mehmet Ceylan ile yaklaşık 1 yıl önce tanıştım. Dans, Mundo Latino ekibi için bir tutku. Dans etmek, dans etmeyi öğrenmek, mutluluğu ve cesareti paylaşmak için herkesi Mundo Latino’ ya ve etkinliklerine davet ediyorlar.
10649876_10203906967209098_5316065818225947408_n

 

 

Yakın, sıcak ve aynı zamanda profesyonel yaklaşımları, 1999′ dan beri Türkiye’ de sosyal latin danslarının öncüsü olmalarıyla, uluslararası arenadan konuk ettikleri isimlerle düzenledikleri etkinliklerle, ‘fark yaratan’ bir ekip.

image

1- Mundo Latino’ yu tanımayanlara kısaca tanıtır mısınız?

Mundo Latino, hem bir dans merkezi, hem de etkinlikler, organizasyonlar, festivaller düzenleyen bir kuruluş.

Merkezimizde ağrılıklı olarak Latin dansları öğretilmekte. Bununla birlikte, Hip Hop, Oryantal Dans, Ege Dansları( Sirtaki, zeybetiko.. gibi), Zumba gibi diger dans disiplinleri de yer alıyor.

Yaptığımız  diğer işleri sıralarsam;

– Kurumsal işler için lansmanlara proje üretir. Konsept showları düzenler.

– DJ servisi verir. Etkinlikler icin dansçı ve canlı müzik  sağlar.

– YGO markaları orange-wear, ayakkabı ve dans giyimi (yeni) ..Eski bir Tekstilci olarak bu iş kolunu yeni başlatmak üzere hazırlık aşamasındayız.

2- 15 inci yılını kutladığınız Mundo Latino’ nun başlangıç hikayesini anlatır mısınız?

Üniversiteyi istediğim Tekstil Dalında okuyabilme sevdasıyla 17 yaşımda İngiltere’ ye gittim , yaklaşık 6 sene kaldım.Leicester Polytechnic (şimdiki De Monfort Üniversitesi) ve Tekstil Mühendisi olarak çalışma hayatıma burada başladım.

Çok severek büyük bir enerji ile icra ettiğim mesleğimden 13 sene önce radikal bir kararla vazgeçtim.1998 yılında piyasalar ve Tekstil krize girmişti. Ben o sıralarda son 9 senedir, bizzat, imalatını Istanbulda kendim kurduğum, hazır giyim ihracaatı yabancı bir şirkette Genel Müdür yardımcısı olarak çalışmaktaydım.Orada GM yardımcısı olmaktan öte bir pozisyondaydım. Herşeyini kendim hayata geçirdiğim için orası benim için aile , hayat, yaşam biçimi idi. Kısacası 600 kusür bireyden oluşan bir Tekstil ailem vardı..Ve mesleğimde gerçekten çok başarılı bir dönemdeydim. Ancak işlerin çıkmaza girdiği o dönemde firma şanssız bir döneme girdi ve yabancı patronumuz Türkiyeyi bırakıp gitmek durumunda kaldı..O tarihlerde yaşanan tatsız olaylar sanıyorum beni çok etkiledi ve çalışmayı denediğim başka hiç bir yer bana zevk vermedi. Mesleğim Tekstil ve  düzenli spor hayatımda önemli bir yer teşkil ediyordu.

Arkadaşlarımla Bir akşam eğlenmek için gittiğimiz 5 yıldızlı otelin barında sahne alan Kolombiyalı müzik grubunun yaptığı müzikler beni mıknatıs gibi çekti ve solistleri Adriana Santana (hayatımı değiştiren kadın!)nın sahnedeki dansı ve adımları beni büyüledi adeta ve çaldıları müziğin salsa olduğunu ve dansın salsa olduğunu ögrendim..

İşte herşey o günden sonra başladı. Adriana dans eğitmeni olmadığını söylerken bana bildiği ne varsa daha doğrusu  ne hissediyorsa ögretmeye başlamıştı.Neredeyse hergün iş çıkışında ona gidiyor ve öğrenmeye çalışıyordum. Adriana vasıtasıyla onun Londra’ daki arkadaşı Salsa eğitmeni Carlos Paz ile tanıştık. Carlos’u workshop’lar vermek üzere İstanbul’a davet ettik. Bu arada Türkiye’nin ilk dans barı Swiss Otel’ deki Taşlık Dans Bar’ a gitmeye başlamıştık. Şimdi ki ortağım Mehmet Ceyhan oranın DJ’ liğini yapıyordu..Onunla da tanışmamız öyle oldu. Orada dans eden insanlar ise daha çok Latin Salon Dansları yapıyordu. Yani Sosyal Latin Dansları ve Latin Amerikan Salon Dansları arasındaki ayırım henüz kimse için net değildi..Sanırım girişimci kimliğim henüz sektör haline gelmemiş dans piyasasında bu boşluğu gördü ve hobi olarak da olsa yurtdışından eğitmen getirterek workshoplar düzenlemeye başlama içgüdüsünü bana verdi!

O sıralar hem mesleğimi hemde dans organizasyonlarını birlikte yürütmeye başlamıştım..Yapacak ve öğrenilecek o kadar çok şey vardı ki…Ve büyük bir keyifti bu!

Yoktan birşeyleri var etmek..Gene Yonca’nın mücadeleci yanı ağır basıyordu.. Yurtdışından eğitmen getirterek düzenli workshop organizasyonları, salsa partileri vs.. derken dans oldukça vaktimi almaya başlamıştı ve Mehmet Ceyhan la birlikte aynı zamanda dans da öğreniyorduk . Kendisi zaten modern, hip hop, break dans yaptığı için ve muhteşem bir müzik kulağı oldugu ve çok kolay öğrendiği için benim de ilerlemem çok kolay oldu. Onun yanımda oluşu bana bu işe ciddi olarak girmeme vesile oldu. Onun desteği ve katkıları  olmasaydı sanırım başlamak  çok kolay olamazdı..

Ve işte o sabah kalktım ve kendi kendime dedimki ‘Tekstil burada bitti!’.  Mehmet’ i telefonla aradım ve tekstili bırakıyorum diye haber verdim..Böylelikle MUNDO LATINO kurulmuş oldu. O yaşta alınmış radikal bir karardı ama önü çok belirsiz olsa da; çok açıktı!

2- Kendinizden bahseder misiniz? Kariyer değişikliğine neden olan dans tutkusunun sizin için anlamı nedir?

Dediğim gibi mücadeleci bir yapım var..Yenilikleri seviyorum.. Çok çalışkan olduğumu da düşünüyorum

Aynı zamanda paylaşmayı seviyorum ..bu ne olursa olsun..Benim sahip olduğum birşey olabilir, bir parça yemek olabilir yada bilgi olabilir. Küçük yaştan beri özgür hayatım  oldu..vede hareketli..

İşte zaten DANSIN BENİM İÇİN ANLAMINI tarif etmiş olmuyormuyum bütün bunlarla?

3-Çalışma arkadaşlarınız ve ekibinizden söz eder misiniz? Sizi bir araya getiren ve bunca sene birlikte tutan özellikleriniz nelerdir?

Ortağım Mehmet Ceyhan, 15 yıllık dostum..Yaptığımız bu işte birbirimizi çok tamamladığmızı düşünüyorum.. Benim vizyonum, organizasyon becerim ve iş tecrübem, onu ise sanata ve müziğe olan yeteneği ve ortak bir tutku.. DANS! Bizi bunca zaman birarada tutan en önemli faktörler.

‘’Hülya Çaylak’’.. Küçüçüktü bizimle başladığında..Müthiş bir dansçı ve dans eğitmeni..Aynı zamanda profesyonel olarak bir gazetede Ekonomi Editörü olarak çalışmakta..Dans ailemizin diğer bir ferdi..’’

Volkan Kayataş’’..Hayatına dansla dokunduğumuz , bir diğer yetenek.. Müzik ve dans hayatının en önemli olgularından..Hepimizi birlikte tutan.. Önce birbirimize ve yapılan işe saygı..ve tabiikii DANS TUTKUSU..

4- Dans insanlık için ortak dil ise, neden yaygın değil?

Evet belki ülkemizde çok yaygın değil.. Bununda eğitim sisteminden gelen temel nedenleri var biliyoruz ki.

Ancak tabii ki DANS derken tüm dans disiplinlerini ele almak gerekir.Sadece Latin Dansları değil.. İnsanoğlunun binlerce yıldan bu yana, hatta daha konuşmaya başlamadan çok önce kullandığı en temel iletişim biçimi.. Binlerce, hatta onbinlerce yıldır dünyanın her köşesinde, birbirinden farklı zamanlarda, farklı din, ırk, ulus, dil ve yaştan insanları hiçbir ayrım gözetmeksizin buluşturan bir etkinliğin özel bir anlamı olmalı. Tangodan oryantale, valsten baleye, hip-hoptan zeybeğe, ilk bakışta birbirine hiç benzemeyen birçok tür, aslında insanlığın ortak paydası. Savaşı da, düğünü de, tapınmayı da anlatsa, birşey hiç değişmiyor: insan her yerde insan; insan her zaman aynı…

5- İlkeleri, stratejisi ve müşteri profili olarak Mundo Latino’ yu İstanbul’daki diğer dans okullarından ayıran ne gibi özellikleri var?

Ben bu soruya karşılık olarak hemen ‘Vizyonumuzu’ yazmak isterim;

‘Türkiye’nin en yenilikçi, en kaliteli ve en iyi hizmeti veren DANS ve Organizasyon Şirketi olarak deneyimli hocaları ve kariyer sahibi çalışanları ile dünün deneyimlerinden faydalanan, yarına doğru sağlam adımlarla ilerleyen, bugün için çok çalışan, prensiplerinden taviz vermeyen Mundo Latino , dinamik ve yenilikçi projeleriyle çağdaşlarına ve meslektaşlarına örnek olan, “dansı” sanatın içinde  bir ifade biçimi olarak anlamlandırmanın yanısıra, bir duruş biçimi haline getirmeyi başarmıştır.

Sosyal Latin Danslarını ülkemize tanıtan ve bununla birlikte pek çok ‘ilk’ lere imza atan Mundo Latino sektörün ilklerinden. Bu konuda çok fazla alçak gönüllü olmamak lazım belki de..:-)

6- Herkes dans edebilir mi? Yaş ve sağlık gibi dikkat edilmesi gereken unsurlar var mı?

‘ENGELSİZ DANS’ diye düşünürsek evet edebilir.

7- Yakın geçmişte uluslararası arenadan davet ettiğiniz önemli isimler kimler?

TOKE DE KEDA ‘ Eddie Blazquez

La Excelencia ‘( Orq. SCC)

Juan Matos& Amneriz Martinez

Ataca & Alamena

Relle Niane

Bunlar sadece bir kaçı

8- Dansı kültürlerin önemli bir parçası kabul edersek, eğitimini verdiğiniz dansların geçmişleri ile ilgili bilgi aktarımını da video, sunum, sohbet tarzı etkinlikler aracılığıyla bilgi olarak aktarmayı düşünür müsünüz?

Tabiiki düşünürüz.. Nitekim bu şekilde seminerler yapıyoruz..Çok keyifli oluyor..

9- 15 inci yıla özel etkinlikleriniz neler?

15 sayısını baz alan çeşitli konularımız olacak..

Dans çalışmaları adına promosyonlarımız, indirimli gruplarımız olmakta

Mundo Latino 15 yılın içinden videomuzu hazırladık.

Henüz büyük kutlama etkinliğimizi gerçekleştirmedik. 2014 yılı içinde böyle bir etkinlik hazırlığı yapmaktayız

image

10- Dans çalışmalarınıza ve etkinliklerinize katılanların kişisel bakış açıları ve dans etme nedenleri farklılıklar gösterebiliyor. Dansın anlamı kişisel olarak da değişebiliyor. Bazısı için tutku, bazısı için aşk, bir diğeri için sosyalleşme…gibi…..belki hatta bazıları için ‘tepki’ veya ‘kaçış’ bile olabilir….Farklı içsel nedenlerle dans etmek isteyenlerin ruhsal ihtiyaçlarına cevap vermek de pazarlama stratejisi oluşturmak açısından kolay olmasa gerek. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Elbette  oldukça karmaşık olabiliyor . Zaten çoğu zaman bizler sadece dans eğitmeni olmuyoruz..Psikolog, anne,  abla, abi gibi sıfatlarla ilişkilerimize devam edip, işimizi götürüyoruz.Aslında kısacası belli bir müddet sonra AİLE oluyoruz ve ilişkiler öyle devam ediyor..Görüldüğü gibi DANS kavramı çook geniş

11- Size nasıl ulaşabilirler? Etkinliklerinizi nasıl takip edebilirler?

Sitemiz  www.mundolatinodance.com, dan ulaşabilirler. Aynı zamanda, sitemizdeki Facebook ve Twitter link’ lerinden gene bizimle irtibata geçebilirler.

https://www.facebook.com/pages/Mundo-Latino-Dance-Promotions/370783518269?ref=ts&fref=ts

Teşekkür ederim.

Hepimizin iç ritmimizi bulma dileğiyle,

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Geleceğin Patronları

                                                                                                                                    Finansbank’tan Geleceğin Patronlarına

Büyük Fırsat

 

indirFinansbank, yenilikçi projelerini hayata geçirmek isteyen girişimci adaylarını 21 Eylül’e kadar “Geleceğin Patronları” yarışmasına davet ediyor.

Finale kalacak ilk i 10 projenin sahibi, Bilkent Üniversitesi (FİDE) Fikirden Değere “Girişimcilik Eğitim Programı”na ücretsiz katılma hakkına sahip olurken projesini melek yatırımcılara sunma fırsatı yakalayacak ve Finansbank’tan özel koşullar ile kredi kullanma hakkı elde edecek .

Ayrıca birinci seçilen finalist, geri ödemesiz 50.000 TL’lik sermaye desteği ödülünün de sahibi olacak.

 images (1)

Müşterilerine klasik bankacılık hizmetlerinden fazlasını sunan Türkiye’nin finansçısı Finansbank, yenilikçi ve istihdam yaratma potansiyeli olan proje sahibi girişimcileri desteklemek üzere Bilkent Üniversitesi işbirliğiyle Geleceğin Patronları’nı arıyor. İlki geçtiğimiz yıl düzenlenen “Geleceğin Patronları” yarışması bu yıl da istihdam ve katma değer yaratma potansiyeli olan orijinal projelerin hayata geçmesini sağlamayı hedefliyor.

Geleceğin Patronları yarışmasına başvuran proje sahiplerine, Bilkent Üniversitesi tarafından iş modeli oluşturmaları ve projelerini melek yatırımcılara doğru şekilde sunabilmeleri adına bir eğitim desteği verilecek; ayrıca yarışmanın sonunda başarılı olan girişimcilere para ödülü ile sermaye desteği sağlanacak.

Yarışmada ilk elemeyi geçen katılımcılar, Bilkent Üniversitesi ile Fikirden Değere Girişimcilik Eğitimi’nin “İş Modeli Oluşturma” eğitim programına katılacak. Bu eğitimi başarıyla tamamlayan 10 girişimci, yine Bilkent Üniversitesi tarafından verilecek olan FİDE İş Planı ve Yatırımcı Sunumlarına Hazırlık eğitimini alarak iş dünyasının önde gelen isimlerinden oluşan Büyük Jüri karşısında projelerini birebir anlatma fırsatı bulacak. Jüri tarafından birinci seçilen finalist, geri ödeme talep edilmeksizin şirket kurulumunda kullanılmak üzere sermaye desteği olarak 50.000 TL’lik işletme sermaye destek ödülünün sahibi olacak. Ayrıca ilk 10 finalist projelerini anlatmak üzere melek yatırımcılarla bir araya gelme fırsatı yakalarken, Finansbank’tan da özel koşullar ile kredi kullanma hakkı, ve bunun yanı sıra iletişim, network ve hukuki danışmanlık desteği kazanacak.

Tüm katılımcılara fikirlerini hayata geçirmek üzere eşsiz bir fırsat sunan Geleceğin Patronları yarışmasına, geliştirmek istediği bir projesi olan veya kurduğu işini geliştirmek isteyen tüm üniversite ve yüksekokul mezunları katılabiliyor. Başvuru süreci 18 Ağustos’ta başlayan Geleceğin Patronları yarışmasına kayıtlar 21 Eylül 2014 tarihine kadar geleceginpatronlari.com üzerinden yapılabilecek. Finale kalan 10 proje, 17 Kasım’da açıklanacak. Yarışmanın ödül töreni ise iş dünyasının ve finans sektörü temsilcilerinin de katılımı ile 19 Aralık’ta gerçekleştirilecek.

indir (1)

Yenilikçi iş fikri ile kendi işinin patronu olarak sektöre değer katmak isteyen ve finansal kaynağa ihtiyacı olan yeni girişimcileri desteklemenin temel önceliklerinden biri olduğunu belirten Finansbank Kobi ve Tarım Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Metin Karabiber, Geleceğin Patronları yarışmasının girişimcilerin ihtiyaçlarını tespit ederek yeni fikirlere değer katmak ve yol göstermek amacıyla hayata geçirilen çok önemli bir proje olduğunu söyledi.

“Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Geleceğin Patronları yarışması ile başarılı projeleri girişimci kredisi paketimiz ile destekleyeceğiz. 2014’te de kaynağımızın önemli kısmını yeni kurulan işletmelere finansman ve teminat desteği olarak vermeye hız kesmeden devam ediyoruz. Amacımız, kendi işinin patronu olma heyecanını duyan yaratıcı girişimcileri cesaretlendirmek, yönlendirmek ve ödüllendirerek destek olmak” diyen Karabiber, Geleceğin Patronları yarışmasının girişimci adayları için sadece finansman anlamında değil, süreç boyunca iki aşamada devam edecek Fikirden Değere (FİDE) eğitim programı açısından da eşsiz bir fırsat sunduğuna dikkat çekti.

 

Detaylı Bilgi İçin:

Effect İletişim                                                                     Effect İletişim

Fatma Selvi / fatmaselvi@effect.com.tr                       Şafak Utku /safakutku@effect.com.tr

0216 474 00 04 / 118                                                       0216 474 00 04 / 131