Kaşmir Yolu

Sevgili Ayşen Zamanpur‘un kitabının çıktığını duyar duymaz hemen alıp okumak istedim. Ben hep bir kaç kitap, hatta bir çok kitabı; bir arada okuyanlardanım.Hızlı da okumam, döne, döne, evire çevire okurum.Ama Kaşmir Yolu’nda bunların hiçbiri olmadı. Tek kitaba odaklandım, elimden bırakamadım, benim için olabilecek en hızlı şekilde okudum.

602406_10151135382282689_1818782615_n

Sevgili Ayşen kitabına “Bu benim ilk ve son romanım” diye başlıyor. Temennim devamı olsun.Doğan Kitapdan çıkan bu çok güzel roman aynı zamanda harika bir yol gösterici kitap özelliği taşıyor.Girişimciler için çok değerli referans kitap, biyografi, anı, yaşam öyküsü ve roman hepsinden var.Sevgili Ayşen kitabı okumaya başlarken bir sözleşme yapalım, diyor, beğenmediğiniz yerleri atlayın, ama sevdiklerinizin altını çizin. Öyle istemese böyle güzel bir kitabı çizmeye kıyamazdım, ama o isteyince keyifle çizerek okudum.Sizlerle  paylaşmaya gelince mümkün değil, baştan sona her sayfadan her bölümden çok keyif aldım.Sizlere de yapacağım en yararlı paylaşım alın ve okuyun demek. Ama izin verirse Ayhan Hanım bölümünü paylaşmayı çok isterim.

Bir bayram günü dedesinin bahçesinde ki koyunu severken yıllar sonra keçilerin peşinden koşacağını hiç bilmiyordu. 

319787_10150848748997689_1758330234_n

Doğan Kitabın tanıtımında;Kaşmir Yolu çok güzel özetlenmiş. Ben de aynen aldım.

Türkiye’den İç Moğolistan’a uzanan bir tutku yolculuğu…
Silk&Cashmere’in hikâyesi… “Dünyayı fetheden
kaşmirci”nin… Projelendirilmiş bir tutkunun hikâyesi…
20 yıl…163 mağaza ve corner… 26 ülke…
Kaşmir ve ipeğin peşinde kat edilen binlerce kilometre…

Kaşmir Yolu…

Aynı zamanda bir annenin hikâyesi…
Bir genç kızın düşlerinin adım adım gerçeğe dönüşmesinin…
Bir iş kadınının umutlarının ve hayal kırıklıklarının
hikâyesi…
“İçimizden biri”nin tutkuyla bir marka yaratma, düşlerini
gerçeğe dönüştürme macerası…
Ayşen Zamanpur’un eşsiz yaşam öyküsü ve muhteşem
girişimcilik başarısı…

149429_10150857759907689_860133724_n

Sevgili Ayşen ile Kagider’le ilk katıldığım yıl bir bankanın davetlisi olarak katıldığımız yemekte tanışmıştık.                                                                                                                        Hemen ne kadar “fırlama çıkıntı, arkadaş canlısı, komik, deli pot, biraz anarşist, kural dinlemez, asi” olduğunu anlamıştım, demiyorum tabii. Ama o kendini böyle anlatıyor. O günden  benim aklımda kalan ise farklı, asi ruhlu,komik ve çok renkli olduğu. Bu çok özel, ve çok başarılı kadını katıldığı panellerde defalarca keyifle dinledim. Kitabında çok yer verdiği sevgili  ekibi ve eşi ile ofislerinde  tanışma fırsatım oldu.Her zaman mağazalarının hem kendim, hem hediyelerim, için müşterisi takipçisi oldum.

31015_10151109794912689_566644808_n

Kaşmir Yolu, hem girişimcilere, hem de bir başarı öyküsü okumak isteyenlere, hem hepimize hitap ediyor. Bu kez yazar kimliği ile karşımızda olan Ayşen Zamanpur da yapıtını bir
anı ya da iş dünyası kitabı olarak tanımlamak yerine, “bu
benim ilk ve son romanım” diyerek bir ipucu veriyor
okurlara…
Zamanpur kitabıyla ilgili olarak şunları dile getiriyor;
“Silk&Cashmere’in öyküsünü yani Kaşmir Yolu’nu anlatmak
için, sınırsız bir istek duydum yıllardır. Öylesine gerçek, o
kadar keyifli, o kadar tutku dolu bir öykü ki, belki sadece
bilimsel gerçeklere dayandırıp bir referans kitap
yazabilecekken, üstelik eğitimini aldığım bir konu olduğu için
bunu daha iyi yapabileceğimi bilirken, açıkçası, öylesi bir
roman içime sinmedi.
Hâlâ başkahramanlarından biri olduğum bu cânım öyküyü, şimdi pek çok
konuşmamda yaptığım gibi, ‘Madde 1: Girişimciliğe giriş’, ‘Madde 2: Nasıl marka
olunur?’, ‘Madde 3: Çin’de yatırım yapmanın zorlukları’ gibi sıralamak, benim ve
tüm ekibimizin yaşadıklarını böylesine azımsamak, kategorize etmek, büyük
haksızlık olur diye düşündüm. Kendime, markamıza emek veren herkese, saf
kaşmire, saf ipeğe, hatta o güzel yumuşacık keçilerimize haksızlık yapmak
istemedim. Gözümü kararttım.”

292616_10150853851187689_1442470990_n
Silk&Cashmere’in öyküsünde baş kahraman kendisi olsa da, yanında güçlü bir
ekip olmadan tüm bu başarıların gerçekleşmeyeceğinin altını çiziyor Zamanpur;
“Aslında bir romanda/uzun hikâyede olması gereken tüm unsurları içeriyor bizim
öykümüz. Bizim diyorum, çünkü biliyorum ki, ben şu anda rahat odamda bu
satırları yazarken yüzlerce kişi ter içinde markamız için çalışıyor. İç Moğolistan’da
ortak olduğumuz fabrikada, çekik gözlü Ming, gözünü kazağın yakasına dikmiş,
bizim detaylı kriterlerimize göre kalite kontrolü yapıyor. Barselona bayimiz Jose bir
alıcıya İspanyolca kaşmiri anlatıyor. Akmerkez mağazamızda Nurten kasa alırken,
Barış da bir müşterimize paket yapıyor. Tasarım ekibimiz baş başa vermiş, gelecek
seneki koleksiyon için katalog karıştırıyor ya da yüzü aşkın tonu olan pembelerden
pembe beğeniyor. Bu öykü benim, bu öykü bizim, hepimizin… Hadi gelin benimle
20 yıldır nefes nefese yürüdüğümüz kaşmir yolunun gizemli ve tutku dolu
yolculuğunu sizler de yaşayın.

304332_10151059590457689_1538220059_nUzun zamandır bu kadar keyifli roman  okumamıştım, ayrıca tüm girişimci adaylarına ve girişimcilere özellikle tavsiye edebileceğim, bir kitap.Çok keyifle bir solukta okudum, ama hemen yazamadım, şimdi yazarken tekrar okumak istediğimi hissettim. Bunun için bu ara yanımda taşıyacağım kesin.

Yazar HakkındaÖnce anne sonra her şeyim…
Robert Kolej, Boğaziçi Üniversitesi, Şişecam Planlama, Benetton bayiliği ve son
yirmi yıldır Silk&Cashmere!…
Çook uzun zamanadır evli…
Yasemin ve Ferhat’ın annesi…
Yeter bence tüm bu sözler beni tanımlamak içincontent_pic1Sevgili Ayşen seni tanıdığım için çok mutluyum, romanından çok keyif aldım,bütün başarılarınla çok gurur duyuyorum.Tüm dünyada çok değerli bir marka ve iş oluşturdun, hepimizin gururusun.Bu müthiş hikayeyi, öyküyü o kadar güzel anlatmışsın ki, çok güzel bir roman olduğu kadar,  çok değerli bir belge, yol gösterici olmuş, sevgiler, sevgiler…

Gençlerle Gelecek Güzelleşecek

Genç Girişimcilerimizden  gelen çok beğendiğim iki haberi  sizlerle paylaşmak istedim. Önce Begüm Özdoğularlı‘nın sosyal projesi,  Begüm’ün çok özel girişimcilik hikayesini ve özel sosyal proje çalışmalarını daha önceki yazılarımda da hep paylaştım, bu da beni çok mutlu eden Begüm’den  yeni yılın ilk  proje haberi. Proje de ona destek veren, yanında olan çok değerli arkadaşlarımız da var. Başarılar, her zaman sosyal sorumluluklar alındığında, çok daha değerli oluyor, katlanıyor.

IMGP2310

Çok genç, çok aktif,çok renkli,  bu güzel arkadaşımızın haberini de yeni yıl davetindeki güzel fotoğrafıyla  birleştirdim.

Genel hedef;

Toplumun en dezavantajli grubu olan Romen vatandaşlarımızın nüfusu hızla artmaktadir.
2020 senesinde Trakya bölgesindeki Romen  nüfus oranının %30’ları  bulacağı dikkate
alındığında ülkemizin en dezavantajlı grubu olan Romen vatandaşlarımızın topluma kazandırılmasının
önemi daha da artmıştır. Son yıllarda devlet politikalarında da önemli destekler verilen Roman vatandaşlarımızın toplumda yer edinebilir hale gelmeleri için sadece devlet büyüklerinin değil sivil toplum kuruluşlarının da üzerine önemli görevler düşmektedir.

Roman vatandaşlarımızın yaşadığı sorunlardan bazıları şöyledir;

Toplumdan dışlanmış olmaları sebebiyle kendilerine ayrılan, gelişmemiş mahallelerde , olumsuz koşullarda yasamaları,
Nüfus oranının sadece % 7’sinin   Lise ve üniversite mezunlarından  oluşması
Kendilerine olan ön yargı sebebiyle eğitimli bile olsa istihdam edilmekte zorlanmaları,
Aile planlaması konusunda bilinçlendirilmedikleri için  doğum oranlarının yüksek olması,
Eğitim alıp meslek sahibi olan kişilerin toplumun önyargıları sebebiyle Romen olduklarını gizleyerek sosyal hayatta var olmaları.

Romanlarin var oldukları meslek gruplarından bazıları;

Çiçekçilik
Çalgıcılık
Kurbağa toplayıcılığı
Eskicilik
Atik Kağıt Toplayıcılığı

-Süpürgecilik

-Park bekçiliği

Eğitimli grup arasında ise;

Avukat

Doktor

  Öğretmen

  İş adamı  vs.
Roman vatandaşlarımızın avantajları;

– Kadına karsı şiddetin en düşük olduğu grup. ( Anaerkil bir toplum yapısında olmaları )
– Her ne kadar sağlıksız bir ortamda büyüseler de sağlık problemlerinin en az yaşandığı gruplar olması
– Kanserli hasta sayısının  düşük olması,
– Müzik kültürlerinin cok yerleşik olması sebebiyle müzisyenliğe yatkın olmaları

-Hızlı düşünüp çabuk karar verebilme yetilerinin kuvvetli olması,

– Göçebe bir kültürden gelmeleri sebebiyle yaratıcılıklarının kuvvetli olması,

Edirne Valiliği olarak Roman grubu için yapılması planlananlar;
– 2013 yılının Roman yılı ilan edilmesi. Bu kapsamda Valilik  , Kalkınma ajansı ve Avrupa Birliği projeleri ile;

– 100 kadına Moda Tasarım Eğitimi verilerek ünlü tasarımcı  Gülşah Saraçoğlu’nun yönetiminde pazarlanması

– 200 kadına sabunculuk eğitiminin verilmesi, bu eğitimlerden sonra çıkan ürünlerin özel firmalar tarafından pazarlanarak gelirlerinin kadınlara iletilmesi,

– 1000 issiz erkeğe sanayinin ihtiyaç duyduğu metal, makine, kimya, tekstil, turizm, satış gibi alanlarda eğitim verilerek bölge firmalarının kendi bünyelerinde istihdam etmesini sağlamak,

– 200 kişiye girişimcilik eğitimleri verilerek eğitimler sonunda Ekonomi ve Sanayi Bakanlığından alabilecekleri desteklerde yol haritası çizmek,

– Lise ve üniversite öğrencilerinin katılımcı olarak hedeflendiği 5 konferans ve 1 çalıştay düzenleyerek Romen vatandaşlarımızın toplumdan dışlanmasının ülkemize nasıl bir olumsuz dönüşümü olacağının örnekleriyle aktarılması ve yeni nesilin  Romen vatandaşlarımızla iç içe yaşamayı kabullenerek iletişimlerini kuvvetlendirmeleri gerekliliğinin farkındalığının artmasının sağlanması,

– Dünya kadınlar gününde Roman kadınlarına yönelik İstanbul ve Edirne de 2 çalıştayın  düzenlenmesi ve unlu fotoğraf sanatçıları tarafından  çekilen Roman kadınlarının fotoğraflarının
üç farklı sergi salonunda sergilenmesi,

-Kadına karşı şiddetin en az görüldüğü bir grup olan Romanlarda erkeklerin hassas kültürlerinden dolayı ödüllendirilmesi,

Begüm’cüm 16.Ocak 2013 çarşamba günü yanında olmayı çok isterdim, seni ve emeği geçen herkesi gönülden kutluyorum. Sevgiler, başarılar….

________________________________________________________________________________________________________________________________________________________

16 Ocak 2013  Edirne faaliyeti
1- İş dünyasının önemli Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri ve iş adamları Edirne’yi ziyaret edecektir. Her kurum ve bireyin ziyaret sebebi şöyledir;

İstanbul Genç Girişimciler Derneği Başkanı İnanç KABADAYI ;

–              Kadınların yaptığı ürünlerin tanıtım ve satışında destek vermek, üye firmalara proje süresince

görülen her gelişmeyi aktarmak,
Turk Kanser Dernegi Baskani Burak DURUMAN

–     Roman vatandaşların kanser konusunda bilgilendirilmesi ve Türk Kanser Derneği olarak

Roman vatandaşlarımızın yanında olduğunu vurgulamak,

TİM Başkan Vekili Mustafa ÇIKRIKCIOĞLU

–           Kurbağa ve salyangoz toplayıcılığı  yapan Roman vatandaşlarımızla yapılan ihracatlarla  ülkemize yıllık 7 milyon doları geçkin bir girdi sağlamaktadırlar. Roman Vatandaşların kendi işletmelerini kurdukları takdirde ihracatlarını geliştirmek adına da kurum olarak destekler esirgenmeyecektir.

adına destek vermek, istihdamda daha fazla yer almaları için iş dünyasını bilinçlendirmek

Focus Mesleki Eğitim Kurumlar CEO’su  Begüm ÖZDOĞULARLI

–       Roman vatandaşlara yönelik yapılacak bütün eğitim programlarını organize etmek, eğitimler

sonunda çıkan ürülerin pazarlanmasına destek olmak.

–       Yapılacak bilinçlendirme toplantıları ve çalıştayların konuşmacılarını ve programların

organizasyonlarını sağlamak

Magic Form İç Giyim Yönetim Kurulu Eş Başkanı Handan ERCENGİZ

 

–       Sabunculuk eğitiminde yapılacak sabun tasarımlarını yapmak ve mağazalarında

satışlarını yaparak Roman kadınlarımıza gelir olmasını sağlamak.
Moda Tasarimcisi Gulşah SARAÇOĞLU

–       Roman giyim , tasarım eğitimleri vererek Edirne’de valiliğin uygun gördüğü bir

yerde kendi marka adıyla bir atölye oluşturmak, ve bu ürünlerin kendi mağazalarında satılmasını sağlayarak kadınlara bir gelir sağlamak.

Tatlı, Çılgın, Fütürist Ufuk Tarhan

Sevgili Ufuk’u  ilk kezGaranti Bankası’nın 5 il 5 zirve projesinde üç yıl önce tanıdım, dinledim. Beni çok etkiledi. Bu müthiş kadının anlattıklarından etkilenmemek mümkün değil. O günlerden itibaren hayatıma UZGÖRÜ‘ ler girdi. Evet Ufuk Tarhan uzgörüyü anlatırken artık öngörüler değil, uzgörüler var diyordu. Ben de o günden itibaren uzgörüleri anlam ve kelime  olarak   hayatıma da işime de yaşantıma da; daha bilinçli soktum.Ekibimle de müşterilerimle de paylaşır oldum. Ben de  yaşamın hızına ayak uydurmanın çok kolay olmadığını, özel çaba gerektiğini, teknolojiye çok önem vermenin gerektiğine inananlardanım.Ama Ufuk bu konuda çığır açanlardan.

UFUK TARHAN

Bu tatlı çılgın, Fütürist  kadını tanımanız lazım.Geçtiğimiz ay, çok özel bir toplantıda, bize hayatını çok esprili bir şekilde anlatırken hayat görüşünü mesajlarını da aralara serpiştirerek bizi yine soluksuz, bıraktı. Zamanın nasıl geçtiğini anlamadan onu dinledik. Çok keyif aldık. Ben de hem o akşamdan notlarımı, hem Ufuk ile çok beğendiğim söyleşileri yazıları mesajları çok gecikmeden sizlerle paylaşmak istedim. Ufuk gibi başlayarak….                                    GELECEK GÜZEL GELECEK

UFUK-TARHAN-SECRETCV-M-GEN (1)

M-GEN Gelecek Planlama Merkezi Kurucusu, Fütürist, İş-Gelecek Tasarımcısı, Teknoloji Misyoneri, Blogger, Internet Yazarı… Son olarak ´iş Avatar´ı – Business Avatar                             Ufuk Tarhan’ın hayatını değiştiren, ilk çarpıcı etkiyi 14 yaşında okuduğu Tanrıların Arabası kitabı yapıyor.  Hayatında mutlak bu budur kalkıyor, sorgulama başlıyor.

tanrilarin-arabalari-erich-von-daniken-1989__12863465_0

ODTÜ Ekonomi mezunu olan Ufuk Tarhan ODTÜ li olmak hayatımda ki çok önemli ikinci olay diyor. ODTÜ’de hayatından imkansızı siliyor, analiz etmenin ve insan olmanın sosyal olmanın ne kadar ulvi olduğunu öğreniyor ve hep derneklerde sosyal sorumluluklar alıyor. Öğrenciyken çalışmaya başlıyor.Evleniyor, çocuk yapmaya çalışıyor,ve bir kızı oluyor. O  dönem cam üstüne resimler yapıyor, sergiler açıyor. Sonra 1982 yılından itibaren, su motoru, bilişim, telekomünikasyon, tarım ve hayvancılık, ilaç dağıtım gibi sektörlerde ve çeşitli şirketlerde üst düzey yönetici olarak yirmi yıl  çalışıyor.Teknolojinin nelere kadir olduğunu görüyor. Bu ara boşanıyor, on sene bekar yaşıyor.

2001 krizi sonrasında gerçekleştirdiği cesur, yaratıcı uygulamalar nedeniyle 2002 yılında, Dünya Gazetesi tarafından Bilişim Sektörünün En Başarılı İş Kadını seçiliyor.

Bir seyahati sırasında yurt dışında  Fütürist dergisini görüyor,Türkiye’de 2005 de Türkiye Fütürist derneğini kuruyorlar. 2006 da Türkiye’nin ilk fütürist şirketi M-GEN’i kuruyor, girişimci oluyor.

Tarhan; fütürist, buluşçu, stratejik, sürdürülebilir geleceğe dönük başarılı iş modelleri ve uygulamaları ile tanınıyor.

2008´de evrensel ölçekte gelecek tasarımı yapan, The Venus Project´in kurucusu Jacgue Fresco’yu  getirerek, Türkiye´nin ilk Fütüristler Zirvesini´ni tasarlıyor, ve gerçekleştiriyor.

FUTURISTLER-ZIRVESI-2011-UFUK-TARHAN-5-K

2009´da Türkiye´de yine bir ilk olan Bahçeşehir Üniversitesi CO-OP eğitim modelini tasarlayıp, uyguluyor. Yurt içi ve dışı otoritelerce, İş Dünyası-Üniversite entegrasyonunda en başarılı modellerden biri diye nitelenen CO-OP, Tarhan´ın en çok ses getiren projelerinden biri oluyor.

2009´da Türkiye´nin ilk Fütürizm Okulu’nu  gerçekleştiriyor.

2010´da; 1967´den bu yana yayınlanan ve dünyanın en saygın Fütürizm kaynaklarından biri olan The Fütürist dergisinin Türkçe hazırlanmasını sağlayarak, Türkiye´ye ilk kez fütürist bir yayın getiriyor.

2010 da Türkiye´de ilk kez ´´Tablet Seminer´´ adı altında yeni bir seminer modeli uygulamaya başliyor. Tablet seminerler; ´´hayati ipuçlarının bir uzmanla yalınlaştırılarak etkin kullanıma sunulduğu üçer saatlik, sinema-tiyatro biletine yakın bedelde, kolay, pratik, insan-insana iletişime dayalı´´ paylaşım ortamlarıdır, diyor, Ufuk Tarhan.

Sosyal ağları ve paylaşım sitelerini çok etkin kullanan Tarhan, geniş bir takipçi kitlesine sahip, popüler bir blogger, internet yazarı aynı zamanda.

300413_285855771442022_1847980328_n

Fütürizm, future-horizon scanning (gelecek-ufuk taraması) yöntemleriyle çalışan, gelecek- uzgörü-sosyal medya-nesil farkları-mega trendler üzerine konferans ve seminerler veren Tarhan; Türkiye’deki ilk ve tek kadın fütürist konuşmacı.

Tarhan iş-gelecek planlama tasarım-danışmanlık-uygulama hizmetleri, eğitmenlik, executive seviyeler için moderatörlük, yönetici menejerliği yapıyor.

Yayınları

Gençlerin başucu kitabı olarak tanınan, ‘’Düşlediğin Gelecek’’ – 2006

Verne Wheelwright ile yazdığı ‘’Kişisel Gelecek Planlaması’’ – 2008

Dünyanın ilk-tek-en kısa; kişisel arıtım&yalıtım’ kitapçığı olan ‘to do! – not to do!’ – 2009

Çok sayıda, sektörel ve toplumsal sivil toplum örgütünde başkanlık, yönetim kurulu üyeliği yapan Ufuk Tarhan; örgütlülüğe inanıyor, gençlere yüklenilmesine ve savaşa karşı. Sıkı bir teknoloji misyoneri, blogger, sivil toplum gönüllüsü olan Ufuk Tarhan’ın konuşmasından seçtiklerimi  de aşağıda paylaştım.

Teknolojiye balıklama dalın.Özellikle kadınlar teknolojiyi çok daha iyi kullanmalı.

Discover yourself out. Create yourself again, again and again.

En iyi Best Future Designer‘ım diyor.

Gelecek vizyonu Siberyoner ve Webratör olmak.

Teknoloji ile insanin bütünleşmesi lazım , robotlarla yaşam başlıyor.

Tanrısal Güçlere erişeceğiz. Gelecek Referanslı Olmalıyız.

“GELECEKTE KADINLAR GENÇ GÖRÜNECEK” Saba Tümer ile

Yukarıdaki televizyon programında sevgili Ufuk nasıl, sakin,tatlı, pozitif, uzgörülerini, Fütürizmin nasıl başladığını  bizlere aktarıyor, özetliyor. Evet olumlu güzel gelecekleri yaratmak bizim elimizde.Böyle düşünmeyi öğrenmeliyiz, benimsemeliyiz.  Çocuklarımızı rahat bırakalım, beş on sene sonra bu günkü değerler tamamen değişmiş olacak. Hayallerimize dikkat edelim, olumlu şeyler yapalım,bunu benimseyelim. Hayat Ne Güzel Olacak.

Bence sadece gelecek için değil, zamanda kalmak  da gereksiz, hep olumlu pozitif düşünmek her güzelliğin, mutluluğun nedeni.

Gece 3-4 de kalkıyor, dijital dükkanı açıyor.Sevdiği işi yaptığı için hiç yorulmuyor.İkinci kez evlendiği kocası sevgili Ufuk Tarhan’ın tam zıt karakteri, tarihçi ve monşer. Ama o kadar iyi anlaşıyorlar ki Ufuk bu mutluluğum için çok daha uzun seneler yaşamak istiyorum, diyor.

Ufuk’çum seni tanıdığım günden beri çok ilgiyle, beğenerek takip ediyorum. Söylediklerinde çok haklısın. Teknoloji ile bütünleşmeli, sosyal medyayı  çok iyi kullanmalıyız.Gelecek Güzel Gelecek, ama biz de o dili öğrenmeli ve sürekli kendimizi yenilemeliyiz.

Başarılar, sevgiler Ufuk güzel enerjini hep takip ediyorum, bilelısin.

Kagider’den Kadınlara Çok Güzel Duyuru

Değerli KAGİDER Üyeleri,

Türkiye Vodafone Vakfı ve Türkiye Bilişim Vakfı işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz Teknolojide Kadın Hareketi projesinin ikinci fazı olan Teknolojide Kadın Hareketi Yarışması’na başvurular 25 Aralık 2012 tarihi itibariyle başladı.

Kadınları teknolojiye dayalı yeni fikirler üretmeye ve ürettikleri fikirleri hayata geçirmeye teşvik etmek ve teknoloji ve yenilik odaklı kadın girişimciliğini desteklemek amacıyla gerçekleştirdiğimiz yarışmanın, kadınların iş fikirlerini hayata geçirmelerinde önemli bir vesile olacağına inanıyoruz. Yarışmanın birincisi 15.000 TL, ikincisi 10.000 TL, üçüncüsü 7.500 TL hibe ödülüne sahip olacak ve ayrıca ilk üçe KAGİDER tarafından bir sene mentorluk verilecektir.

Daha fazla kadına ulaşmak için sizlerin de yakın çevrenizi Teknolojide Kadın Hareketi Yarışması’na yönlendirmenizi rica ederiz.

Başvuru Tarihleri: 25 Aralık 2012 – 06 Şubat 2013

Başvuru Linki: http://www.teknolojidekadinhareketi.org

 

Saygılarımızla,

Sevgili Hande’den Yeni Başlangıçlar

Herkese sevgili Hande’den çok güzel bir mektup var. Çok genç yaşta çok özel projeler gerçekleştiren Hande’nin (Çilingir) başarılarını soluksuz takip ediyorum, sizlerle de paylaşmak istedim.

 Herkese merhaba,

KAGİDER üyeliğim yaklaşık 1 seneyi doldurdu ve bu süreç içerisinde, aranızdaki birçok değerli kişi ile tanışma imkanı buldum.

KAGİDER bünyesinde ilk katıldığım etkinlik olan ‘Tanışma Toplantısı’nda, yurtdışında devam eden profesyonel kariyerimi, başlangıçta çoğu insana sadece ‘hayal’ gibi görünen farklı bir proje için, bir gecede bırakmaya karar verdiğimden bahsetmiştim. Fethiye’de bir İngilizce dil okulu açacak, burda yaz-kış yaşayan İngilizler’in yanında, yurtdışından gelecek öğrencileri konaklatacak, böylece İngilizce’yi, İngilizler’den öğrenmelerini sağlayacak, geri kalan zamanlarda ise Fethiye gibi doğa harikası bir bölgede keyifli zaman geçirme imkanı sunacaktık. Bunu yaparken de, burayı, dünya standartlarında, uluslararası bir okul haline getirebilmek adına, yabancı öğrencileri hedefleyecektik. Gezilen farklı  40’a yakın ülke, kapısı çalınan yüzlerce acenta, İngiliz aileleri örgütleme, 33 dönüme varan bir kampüsü yönetme çabaları ve yatırımların da katkısıyla, hayalimize ulaştık ve okul henüz 3 senenin sonunda 28 farklı ülkeden 3000’den fazla öğrenci ağırladı.

Geçtiğimiz yaz sonu, muhtelif sebeplerden dolayı, aslında ‘bebeğimiz’ olarak gördüğümüz ve arkasında çok büyük emekler barındıran bu projeden ‘çıkış’ yapma zamanımızın geldiğini gördük. İşe başlarken kurguladığımız ‘çıkış stratejimizden’ biraz farklı olsa da, başında çoğu kişinin inanmadığı bu işten, okulumuzu, Türkiye’nin en fazla yabancı öğrenci getiren kurumu haline getirmiş olmanın gururu ve mutluluğu ile ‘çıkış’ yapmış oldum.

http://sociapl.us/video/

Arkasından, daha önce size bir konferans aracılığıyla kısmen duyurmuş olduğum, Sosyal Ticaret üzerine başka bir projeye, uzun araştırmalar sonucu, yeni bir takım kurarak başladık. Bu proje için de, Galata Business Angels’dan, bugüne kadar yapılmış en yüksek yatırımı aldık, şimdi de TÜBİTAK ile bir destek sürecindeyiz. E-ticaret pazarının büyüyen hacmi ile birlikte, Sosyal Ticaret de henüz yeni ortaya çıkan ancak hızla yükselmesi beklenen bir kavram. Projemiz kapsamında, özetle, e-ticaret sitelerinin, müşterilerinin arasındaki iletişimi arttırarak, satın alma kararlarına yardımcı olacak, dolayısıyla e-ticaret sitelerinin trafiklerini ve satışlarını arttıracak, teknolojik Sosyal Ticaret Uygulamaları sunuyoruz. Bu uygulamalar işlevsellik ve fonksiyon olarak yine Türkiye’de bir ilk olduğundan, aynı heyecanı bu iş için de yaşıyoruz. Yaklaşık 2 ay önce satışlarımıza başladık ve halihazırda Türkiye’nin önde gelen parekendecilerinin online mağazaları ve bazı büyük e-ticaret siteleri, partnerlerimiz oldu. Aşağıdaki kısa videodan,  uygulamalarımızın kısa tanıtımını izleyebilirsiniz. Kısa dönemde yurtdışına açılma planlarımız olduğundan, videomuz da İngilizce, bunun için şimdiden özür diliyorum.