Yosemite Natural Park’a Gidelim!!!!!!!!

Amerika’nın batı yakası doğa harikası  Milli Parklarla dolu.Üç senedir, kızım arkadaşları ile bu parklara gidiyor, konaklıyor, kamp kuruyor, ve fotoğraflar çekiyor. 1936455_10103750959468985_1513279870482483327_nHenüz biz ona katılamadık.Ama çektiği fotoğraflar anlattıkları, anlatırken yüzünün ifadesi muhteşem. Her gittiği yere tekrar gitmek için de ayrıca programlar yapıyor.Farklı mevsimlerde, uygun günlerini ayarlayıp, hazırlanıp keyifle yola çıkıyor. Bu yılbaşı tatilin de  de yine böyle bir geziyi çok önceden planlamıştı. 1918334_10103757506418845_4895961755060991104_nDefalarca gitmesine rağmen bu sefer de karlı halini görmek için tekrar Yosemite’ye  ve sonra da harika kıyılara Big Sur’a  gitti. 993817_10103758245881955_8432954652947611834_nBiz de onunla beraber Big Sur ve Carmel bölgesini adım adım daha önce gitmiş ve çok beğenmiştik.Dün Yosemite ve Big Sur dönüşü, bu güzel yerleri bize de anlattı, çektiği fotoğrafları bir kısmını gösterebildi, çoğu raw çektiği için henüz hazır değildi… Bu muhteşem parklar için artık yavaş yavaş sıra bize geliyor. Ben de bu güzellikleri bana uygun olacak koşullarda görmeyi çok istiyorum. Yeni yıl isteklerime koydum,….Annem öyle derdi, canım, yor yora kızım Allah verir. Çok da güzel bir anne kız masalı anlatırdı, sonrasında… Ben de öyle yapıyorum, hem kendim için hem ilgilenirseniz sizler için…Başak gördüklerini yazarsa paylaşırım. Ben bu gün, sabah anlattıklarını  araştırayım derken genç çift Çağrı ile Bilge’nin yazılarını keşfettim. Bilge o kadar güzel, içten  anlatmış, fotoğraflamış ki çok beğendim. Yola çıkmadan önce öncelikle (böyle hazırlanıp yazdığıma göre demek ki kesin gideceğim,)  Yosemite Milli Park yazısını  paylaşayım, Başak’tan dinlediklerimi, sizlere de Bilge’den aktarayım istedim.   Önce Başak’ın çektiği iki Yosemite ve  bir Big Sur fotoğrafını koyarak başladım,..sevgiler, sevgiler… Sıra bize de gelsin, doğada olmayı seviyor, ilgileniyorsanız size de gelsin diyerek…

ABD Batı Yakası Gezisi: 7. ve Son Durak: Yosemite Milli Parkı

 

ABD Batı Yakası Gezisi: 7. ve Son Durak: Yosemite Milli Parkı

Bir süredir anlata anlata bitiremediğim Batı Yakası gezimizin son durağı, Yosemite Milli Parkı oldu. Ben bu son durağı yazarken, siz de okurken aşağıdaki çok sevdiğim şarkı çalsın fonda. Ağza dolanma garantili, dikkat.

Eveet. San Francisco’daki bol koşturmacalı 2, toplamda ise 11 günlük yorgunluktan sonra, 12. günümüzde Yosemite’nin bize iyi geleceğini düşünerek çıktık yola.

Kısaca bilgi vermek gerekirse, 3.108 km²’lik bir alanı kapsayan, her yıl yaklaşık 3.5 milyon kişi tarafından ziyaret edilen ve UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan bir park burası. Çok büyük kayalıkları, buzulları, şelaleleri, akarsuları ve dev sekoya ağaçları ile meşhur. Sekoya ağaçları, bu büyüklükteki kayalar ve parkın neredeyse %95’inde var olan vahşi hayatı hariç tutarsak, Türkiye’de birçok farklı mesire yerinde gördüğümüz güzelliklerin bileşimi gibi düşünülebilir 🙂 Yani genel olarak görülen manzara, Grand Canyon’daki kadar değişik bir manzara değil. Bu arada, Grand Canyon yazımı okumadıysanız, şuradan ulaşabilirsiniz.

San Francisco-Yosemite arası yol, araba ile yaklaşık 3.5-4 saat sürüyor. Biz sabah erken saatlerde çıktığımız için öğle vakitlerinde Yosemite’ye vardık. Parka 20 dolarlık ücret ödeyerek, 7 günlük giriş hakkı kazanılıyor. Grand Canyon ve burada şahit olduğumuz bu 7 günlük bilet fikrini çok takdir ettim ben, güzel bir uygulama. Biz parka El Portal yolu üzerinden giriş yaptık, farklı kapılardan girmek mümkün. Ama aşağıdaki gibi kayaların arasından geçmek istiyorsanız bu yolu kullanmanız gerekiyor 🙂

Yosemite Milli parkı gezi yazısı fotoğraf

Yosemite Milli parkı gezi yazısı fotoğraf

Bu parka gelirken kesinlikle hava durumunun dikkate alınması lazım. Bizim Batı Yakası gezisi için getirdiğimiz kıyafetler pek kalın olmadığı için, parkta arabadan iner inmez resmen donduk. Tamamen doğa ile başbaşa olacağınız bu parka bahar ya da yaz aylarında gitmenizi şiddetle tavsiye ederim. Bizim bir daha gelme imkanımız olmadığından mecburen Aralık ayında yaptık bu geziyi. Yolda ve parkta kar olacağına dair beklentimiz de vardı aslında, çok şükür ki biz oradayken hiç kar yağmadı. Fakat hava gerçekten çok soğuk ve rüzgarlıydı.

Bir diğer tavsiyem de, kapıda bilet için ödeme yaptığınız esnada verilen haritayı iyice incelemeniz. Zira parkın içindeki tabelalar çok yönlendirici ve yeterli değil. Hatta parkın içinde görmek istediğiniz noktaları ön bir araştırma ile belirleyip haritada işaretlemek çok daha faydalı olabilir. Gitmek isteyeceğiniz noktalar arasında 1-2 saat gibi ciddi mesafeler var. Yani, parkın her yerini görmek isteyenler için kesinlikle 1 günden fazlası lazım. Biz 2 gün peşpeşe gittik çünkü havanın erken kararması en buyuk sıkıntımız oldu. Havanın geç karardığı aylarda, bir tam gün genel hatlarıyla bu gezi için yeterli olabilir bence.

Girişte verilen haritada, vahşi hayvanlarla karşılaşmamız durumunda neler yapmamız gerektiği uzun ve detaylı bir şekilde anlatılıyordu. Bu bana önce, klasik aşırı ihtiyatlı bir Amerikan uyarısı gibi geldi. Daha sonra arabayı park ettiğimiz her yerde, arabanın içinde görünür ya da görünmez şekilde yiyecek bırakmanın tehlikeli olduğu uyarılarını gördük. Bir de, yiyecekleri (ve dolayısıyla kendinizi) ayılardan korumak için büyük çöp kutularını andıran kilitli yiyecek depolarını gördükten sonra bu uyarıların ihtiyatın ötesinde bir durum olduğunu kavramış bulunduk 🙂 Daha sonra internette gördüğüm fotoğraflar da, her an bir ayı ile burun buruna gelebileceğimizi resmen kanıtladı.

Yosemite Milli parkı gezi yazısı fotoğraf

Her ne kadar bu durumdan heyecanlansak da, iki gün hiçbir vahşi hayvanla karşılaşmadık. Belki çok ıssız yerlere gitmediğimiz içindir, belki de ayılar kış uykusundadır bilemedim şimdi 🙂

Parkın içinde görülmesi gereken en önemli ve güzel yer, kesinlikle Yosemite Valley. Zaten birçok popüler nokta da bu vadi içerisinde yer alıyor. Tunnel View, El Capitan, Glacier Point, Yosemite Village, Upper ve Lower Yosemite Falls, Half Dome ve Bridalveil Fall burada görebileceğiniz yerlerden bazıları. Bunların bir kısmı için ana yoldan ayrılıp bir süre patikalardan yürümek gerekiyor. Biz ilk gün bu vadi içindeki yerleri gezdik sırasıyla. Çok fazla yürüme gerektirenlere ise hava koşulları nedeniyle yalnızca uzaktan bakarak yetindik.

Yosemite Milli parkı gezi yazısı fotoğraf

DSC02588

DSC02615

DSC02635

Yosemite Milli parkı gezi yazısı fotoğraf

Yosemite Milli parkı gezi yazısı fotoğraf

Tunnel View manzarası gördüğüm en güzel doğa manzaralarından biriydi diyebilirim. İkinci fotoğrafı çektiren biz olmasak, bir poster önünde poz vermişiz diyeceğim 🙂

Yosemite Milli parkı gezi yazısı fotoğraf

Yosemite Milli parkı gezi yazısı fotoğraf

İkinci gün ise ilk iş olarak Mariposa Grove adındaki sekoya ağaçları ile meşhur bölgeye gittik. Burada yaklaşık 500 adet yetişkin sekoya ağacı bulunuyormuş. Sekoya ağacının en önemli özelliği, muhtemelen dünya üzerindeki en büyük ve en yaşlı canlılar olmalarıymış. Yaşları 3,000 yılı geçebiliyormuş bu ağaçların. Şaka gibi.

Bizim sekoya ağaçlarını görme maceramız şöyle oldu. Araç park yerinde yer olmayınca, ben arabadan inip şöyle hızlıca bir bakayım dedim ilerilere doğru. Dev ağaçların gölgesinde kalan yolun buz olduğunu fark etmemle beraber tepe taklak olup yapıştım yere. Bir miktar dağın başında olduğumuz için epey endişelendik bir yerimi kırdım mı acaba diyerekten ama çok şükür bir şey olmadı. Birkaç saat ağrıyan el bileğim dışında. O anın paniği ile olacak ki, park yeri bulamayışımızın da kızgınlığıyla, hiçbir şey göremeden döndük Mariposa Grove’dan. En çok merak ettiğim yer olmasına rağmen kısmet değilmiş dedik, napalım. İnternetten bulduğum birkaç fotoğraftan anlaşılabileceği üzere masal gibi bir yer burası. Şöyle ki;

Yosemite-MariposaGrove_01

DSC02759

Bir zamanlar gövdesinden araba geçen, şimdi ise devrilmiş halinin görülebildiği meşhur Wawona Tree de yine bu bölgede yer alıyordu ama biz göremedik ne yazık ki.

wawona-postcard1

Mariposa Grove’dan çıktıktan sonra da, parkın diğer ucundaki Tuolumne Meadows‘a gidecektik ama düşme olayından sonra ne yalan söyleyeyim tüm gezme şevkimizi kaybettik. Öyle olunca da tekrar Yosemite Valley’e dönüp, fazla uzaklaşmadan güvenli yerlerde bir süre takıldık 🙂

DSC02798

Yosemite Milli parkı gezi yazısı fotoğraf

Yosemite Milli parkı gezi yazısı fotoğraf

DSC02808

Parkta çok büyük bir alanın yanmış olduğunu görünce merak edip sonrasında öğrendiğim şey ise çok ilginç. Bu parkta çıkan yangınlara bir süredir kontrollü bir şekilde izin veriliyormuş. Yangından kaynaklanan ısının sekoya ağaçlarının çoğalmasına yardımcı olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış. Konuyu daha detaylı merak edenler şu videoyu izleyebilirler. Bir de kuruyan, devrilen ağaçlar vardı parkın her yerinde, hiç dokunulmamış. Ekolojik sebeplerle bırakıyorlarmış öylece, devrildikleri yerlerde hayvanlara habitat oluşturdukları için. Görüntüyü yer yer biraz bozsalar da, ben sevdim bu doğal halini her şeyin.

Son bir bilgi. Son zamanlarda medyanın dakika dakika takip ettiği bir gelişme oldu Yosemite’de. Parkın içindeki El Capitan adlı dev kayanın Dawn Wall adlı yüzeyi serbest kaya tırmanışı açısından dünya üzerindeki en zorlu yerlerden biriymiş. Burayı tırmanan iki sporcunun, tırmanışlarını tamamladıkları 19. günlerine kadar her dakikası takip edildi. Videolarını izleyip de hayran kalmamak mümkün değil. Bu tırmanış şekli, sporcuların tırmanmasına yardım eden bir halattan ziyade, yalnızca güvenliklerini sağlayan bir ip yardımıyla yapılıyormuş. Parmak uçları o kadar kötü yara oluyormuş ki tırmanırken, bir müddet sırf bu yaralar kabuk bağlasın, biraz olsun iyileşsin diye mola vermeleri gerekiyormuş. Gerçekten inanılmaz.

Gel gelelim nerede konakladığımıza.. Biz Yosemite’deki ilk günümüzün gecesinde, parka 60 km mesafedeMariposa denilen yerdeki 5th Street Inn adlı otelde kaldık. Odamız stüdyo bir daire şeklindeydi ve gerçekten çok güzeldi. Parka olan mesafesi uzun olsa da, gezimizin son gecesini güzel bir odada konaklayarak geçirdiğimiz için biz çok memnun kaldık. Bir de otelin hemen yanındaki Pizza Factory‘de bir pizza yemişiz ki, tadı hala damağımda!

DSC02689

İki gün üst üste doganın tadını çıkardıktan sonra, New York uçağımızı yakalamak üzere koyulduk tekrar San Francisco yoluna. Bir süredir çok alıştığımız kiralık arabamızı iade edip, uçağımıza bineceğimiz kapıya geldik. Tam da o sırada tüm ekranlarda 2015 için Times Meydanı’nda yapılan geri sayım vardı, yeni yıla giriyorduk 🙂

O andan kaç saat sonra, hangi şehir sınırları içerisinde yeni yıla girdik bilmiyorum. Ama hayatımızda ilk defa gökyüzündeyken yeni yıla girmiş olduk 🙂 İnşallah bütün bir yıl uçmayız dilekleriyle!

Batı Yakası yazılarımın sonuna geldim ya, hiç bitirmek gelmiyor içimden, lafı uzattıkça uzatıyorum 🙂

Şarkıyla başladık, bir başka nefis West Coast şarkısıyla bitsin o zaman,

Bu arada, İngilizce klavyem yüzünden Türkçe karakter olmaksızın yazdığım tüm Batı Yakası serisini bıkmadan düzelten biricik Çağrı’ya, yazılarımı okuyan ve bana çok güzel dönüşler yapan tüm arkadaşlarıma/aileme ve tabii ki bu anıları blogunda ölümsüzleştiren canım ablam Burçay’a teşekkür etmek boynumun borcu oldu. Sağ olun, var olun 🙂 Ben bu gazla daha çoook yazılar yazarım 🙂

Sevgiyle,

Bilge Nilsun Kale

 

Not: Çağrı’yla beraber yazdığımız tüm ABD yazılarının linklerini kaçıranlar için burada tekrar vereyim: Orlando Universal Eğlence Parkı, Orlando, MiamiŞikago, Vaşington, Columbia Üniversitesi, Newport, Boston/Salem

Ve bu yazı dizisi: Batı Yakası Gezisi 1Batı Yakası Gezisi 2, Batı Yakası Gezisi 3, Batı Yakası Gezisi 4, Batı Yakası Gezisi 5, Batı Yakası Gezisi 6, Batı Yakası Gezisi 7, Batı Yakası Gezisi 8

New York yazıları için takipte kalın 🙂

DSC02802

Grand Kanyon’da…

Grand Kanyona gitme fikri bir senedir, programladığımız bir şeydi. Las Vegas turumuzun sonunda 2-3 gün ekleyip arabamızla gitmek ve kalmak istiyorduk. Her şeyi ona göre planladık. Ama hava koşulları bu mevsimde çok iyi olmayabilir, bilgileri ile, son anda Las Vegas’daki otelimizden bir tur alıp gitmeye razı olduk. Aıabamızı otelde brakıp, çok araştırarak en iyisi olduğuna inandığımız bir özel turla, sabah saat 6 da yola çıktık.4 saat gibi yol gittik, Kısa molalar verdik. Nevada, Arizona ve sonunda Grand Kanyon’a ulaştık.

12376486_10154054161609311_7984291852164004979_n

 

Gerçekten olağan üstü yerler.. Dünyanın en güzel noktalarından biri, Birleşmiş Milletler’in koruma altına aldığı yerlerden. Bölgeyi müthiş bir doğal  park haline getirmişler.Çok geniş bir alan.Biz turun seçtiği çok önemli iki nokta da, yürüyerek dolaşıp, harika fotoğraflar çektik. Hayran olduk, ama yetmedi, dönerken aklımız oralarda ve anlatılanlarda kaldı.

12373239_10154054162034311_8865568950550280230_nŞimdi uygun mevsimde bir kaç gün kalarak bölgeyi, kızılderili köylerini, doğal ortamı yaşayarak daha iyi keşfedebileceğimiz bir seyahat yapmayı arzu ediyoruz. Bunun için çok araştırma yaptık,giden arkadaşlarımın anlattıkları var. Ben tekrar gidebilme şansımız olursa sevgili Ayfer Onur‘un paylaşımlarını çok beğendim, onun için sizlerle de  paylaşmak istedim. Türkiye’de de Afyon  Bölgesindeki Ulubey kanyonunun  da dünyanın 2. büyük kanyonu olduğunu duyuyorum,  ona ve Erzincan’daki Karanlık Kanyon’a gitmek nasip olur inşallah…  Gidersem anlatırım, sevgiler, sevgiler…

Grand Canyon Gezi Rehberi

Grand Canyon Gezi Rehberi

1-001

Grand Canyon

Gezi programlarında izlediğimiz ve gezi dergilerinde gördüğümüz doğa harikasıGrand Canyon‘ı görme isteğimiz ABD’ye taşınmamızla birlikte alevlenmişti. Ve ilk batı ABD gezisine karar verdiğimizde planımıza dahil ettik. 2003 yılında  New Jersey‘denLos Angeles, San Diego ve Las Vegas‘a yaptığımız gezimizde günübirlik kanyonu ziyaret edebilmiştik. Daha sonra Los Angeles’a taşınınca da 2 günlük Grand Canyon gezisi yaptık.

1979 yılında Unesco Dünya Miras listesine alınan Grand Canyon National Park her yıl yaklaşık 5 milyon kişi tarafından ziyaret edilmektedir. Ayrıca ABD’de en çok ziyaret edilen milli parklardan biridir. Her iki gidişimizde de Las Vegas üzerinden Kanyonun güney bölgesini “South Rim” ziyaret etme fırsatı bulduk.  Öğrendiğimiz  kadarı ile en güzel manzaraları da South Rim sunuyormuş. Zaten kanyonu ziyaret edenlerin %90’ı da yıl boyunca açık olan South Rim’i tercih ediyor. North Rim hava şartlarından dolayı maalesef uzun süre ziyarete kapanıyor.Las Vegas’dan Grand Canyon’a otobüs ve helikopter turları düzenlenmektedir. Zamanınız kısıtlıysa helikopter veya otobüs turu tercih edilebilir. Ama zaman bakımından sorununuz yoksa araba ile gitmek ve yapmak istediklerinize göre bu bölgede birkaç gün geçirmek çok daha keyifli olacaktır. Las Vegas’dan South Rim araba ile yaklaşık 4 saat sürmektedir.

Las Vegas-Grand Canyon Yol

Las Vegas-Grand Canyon Yolu

Las Vegas’dan Grand Canyon’a giderken isterseniz yol üzerinde, kanyonun güney batısında kalan Skywalk’a uğrayabilirsiniz. Her iki gezimizi yaptığımız dönemde Skywalk henüz kurulmamıştı. O yüzden değer mi değmez mi diye bir yorumda bulunamayacağız. Ancak ekteki web sitesinden bakarak daha iyi karar verebilirsiniz. Giden bir arkadaşımızın yorumu çok da etkiliyeci olmadığına dair ve onun fotoğraflarından bir paylaşım yapıyoruz.

2-001

Skywalk – Grand Canyon

Grand Canyon (Büyük Kanyon) Hakkında Genel Bilgiler

Grand Canyon National Park ABD’nin en eski 15. parkıdır. Ayrıca Dünyanın Doğal yedi harikasından biri olarak kabul edilir. Park Arizona eyaletinin Coconino ve Mohove bölgelerinin 1.217.262  dönümlük alanını kaplar. Benzersiz jeolojik renk ve erozyon formlarına sahip  Grand Canyon, 466 km nehir boyunda (277 river miles), en fazla 29 km (18 miles) genişliğinde ve 1.6 km (1 mile) derinliğindedir. Kanyonun altındaki iç geçitlerin içindeki kayaların en eskisi 1.84 milyar yıl öncesine dayanmaktadır. Parkta 1500’den fazla bitki, 355 kuş, 89 memeli, 47 sürüngen ve 9 amfibi türü bulunmaktadır. Ayrıca 17 balık türü Colorado Nehri ve kollarında yaşamaktadır.Colorado Nehri Grand Canyon’u ikiye ayıran bir bariyer oluşturur. Kanyon boyunca ortalama mesafe sadece 16 km (10 miles) olsa da South Rim ve North Rim köyleri arasındaki mesafe 346 km (215 miles) ve araba ile 5 saat sürmektedir.

photo-hotspots

3-001

Colorado Nehri – Grand Canyon

Grand Canyon’a Ne Zaman Gidilmeli?

South Rim yıl boyunca açıktır ama North Rim 15-Mayıs ile 15-Ekim tarihleri arasında ziyarete açıktır. O yüzden gideceğiniz bölümü seçip ona göre hareket etmekte fayda var. Her iki kısımdan da görmek istiyorsanız tarihler belli. İlk kar düşmesi ile North Rim turistik ziyaretlere kapanıyor.

4-001

Grand Canyon

Sadece South Rim’i görecekseniz Mart-Mayıs ile Eylül-Kasım ayları en ideal dönemler olacaktır. Gündüzleri hava hafif serin olup bunaltıcı olmayacaktır ve yaz dönemindeki gibi aşırı kalabalık olmayacağından daha rahat dolaşabilirsiniz. Yazın yüksek sezon olduğundan kalabalık olması ile birlikte kalacak yer bulma konusunda da sorun yaşayabilirsiniz. Zaten kalınacak yer çok limitli. Kar severim soğukla aram iyi diyorsanız tabii ki kışın da gidebilirsiniz, ama birçok yürüyüş parkurunu yapamayabilirsiniz.  South Rim’de ücretsiz otobüs servisleri 1-Mart ile 30-Kasım arasında çalışmaktadır. Bu dönemde özel araca izin verilmeyen alanlara Aralık-Şubat arası izin verilmektedir.

5-001

Grand Canyon

 

İlk gidişimizde kısıtlı zamanımız olduğu için South Rim’de Grand Canyon Village’in batısının sonuna  kadar giden (Hermit Road) otobüslere binmiştik. Manzara izlemek için yapılan alanlarda inmiş bazı kısa mesafeli bölümleri yürüyerek hızlı bir şekilde doğanın bu göz alıcı sunumunu izleme fırsatımız olmuştu. Zamanımız yetersiz olduğu için biraz da hızlı hareket edip tadını çıkaramadığımız için aklımız Kanyon’da kalarak ayrılmıştık. İkinci gidişimizde Flagstaffbölgesinde iki gece konaklayarak günlerimizi daha iyi değerlendirme fırsatı bulduk. Yine aynı otobüs turunu yaptık ancak bu sefer izleme noktalarını genelde yürüyerek geçtik ve muhteşem bir gün batımını Kanyon’da izleme şansımız oldu. Tüm günümüzü Kanyon’da geçirip yaşadığımız her anın ve gördüğümüz olağanüstü güzelliğin tadını çıkarmaya çalıştık.

6-002

Grand Canyon

İleride Grand Canyon’a tekrar giderek yürüyüş parkurlarını tamamlamak istiyoruz. Bu yürüyüşler esnasında kanyonun tabanında Colorado nehri kıyısında kamp yaparak doğanın bize sunduğu bu muhteşem güzelliği  sindirerek daha uzun vakit geçirmeyi planlıyoruz. Tabii ki gün batımı kadar doğumları ile de ünlü kanyonda gün doğumunu da izleme fırsatını bulabileceğiz.

Grand Canyon’da Gün Batımı ve Gün Doğumu en iyi hangi noktalardan izlenir?

Kanyona vuran güneşin yansımaları eşliğinde gün batımları ve gün doğumlarını kanyonun her bir noktasından izlenmesi eminiz etkiyeci olacaktır.

7-001

Grand Canyon

Hopi Noktası (Hopi Point) gün batımı için en iyi yerlerden biri olarak bilinir. O yüzden gün batımlarında insan ve otobüs kalabalığı bu noktada daha yoğundur.

Yaki ve Yavapai Noktaları (Yaki and Yavapai Points) Sadece shuttle servisleri ile gidilebilen bu noktalar daha az kalabalık olacağından tercih edilebilir.

Lipan, Navajo ve Deset Manzara izleme alanları, aşağıda nehrin uzantısı ile kanyonun muhteşem manazarası eşliğinde buralardan da  izlemek zevkli olacaktır.

8-001

South Rim ve North Rim’de Yapılacaklar

Kişisel zevklerinize, zamanınıza ve hava şartlarına göre aktiviteler değişebilir. Doğa severler için Büyük Kanyon’da bulunmak bile başlı başına keyif verecektir. Gün doğumu ve gün batımı turları, kamp, yürüyüş, rafting, bisiklet, otobüs turları, helikopter, balon gezisi vs. ücretli-ücretsiz aktiviteler var.

South Rim: İlk uğranacak yer tabii ki Grand Canyon Visitor Center (Turizm Merkezi)  olmalı. Grand Canyon hakkındaki bütün bilgilere ulaşabilirsiniz. Tanıtım filmlerini izleyebilir, bisiklet kiralayabilir veya rehberli bisiklet turlarına buradan katılabilirsiniz. 1-Nisan ile 31-Ekim tarihleri arasında bisiklet servisleri var, diğer zamanlar hava şartlarına göre düzenleniyor.  Araba ile geldiyseniz aracınızı buradaki otoparklara bırakıp ücretsiz otobüsler ile kanyonun içindeki manzara izleme alanlarına gidebilirsiniz.

9-001

Grand Canyon

Parkın içinde 3 ayrı ücretsiz otobüs servis hattı var. Hermits Rest Route, Kaibab Trail Route veVillage Route.

Grand Canyon Village: South Rim için ulaşım ve aktivitelerin merkezidir. Historic Distric(binalar 1900 yıllarından kalma), banka, postane, market vs. olduğu Market Plaza, turist bilgi merkezi bu bölgededir.

SRVillageMap

The Scenic Hermits Road (Eski adı West Rim Drive) Özellikle kısıtlı zamanı olanlar tarafından en çok tercih edilen hattır. 1-Mart ile 30-Kasım tarihleri arasında sadece ücretsiz otobüslerle, yürüyerek veya bisiklet ile buradaki manzara izleme alanlarına ulaşabilirsiniz. Bu tarihlerde trafik  özel araçlara kapalıdır, Aralık-Şubat arasında otobüs çalışmadığından özel araca izin verilir. Bu hat boyunca 9 ayrı manzara izleme noktası vardır. İstediğinizde  inebilir ve bir sonraki otobüs ile diğer izleme noktasına geçebilirsiniz veya yürüyerek manzaranın tadını çıkararak dolaşabilirsiniz. En son durak Hermits Rest ve burada yiyecek-içecek, tuvalet ve hediyelik eşya mağazası var. En son geri dönüş otobüsü gün batımından yarım saat sonra kalkıyor, geri dönüşte bütün duraklara uğramıyor. Yol 11 km (7 miles) ve otobüsten hiç inmeden 75 dk. sürüyor. Ayrıca ücretli otobüs turları da düzenleniyor.

hermits-556

The Scenic Desert View Drive: Grand Canyon Village’in doğu tarafını kapsayan manzara izleme noktalarının olduğu 42 km (25 miles) uzunluğundaki yolu ister arabanız ile gezebilirsiniz, isterseniz ücretli otobüs turlarına katılabilirsiniz. Deset View Point isimli manzara izleme alanında ayrıca taş tarihi bir kule (watchtower) vardır. 21.5 metre yüksekliğindeki kulenin tepesinden açık bir havada 160 km’ye kadar panaromik manzara izlenebiliyor. Pueblo yerlilerinin yaşamı hakkında bilgi alabileceğiniz Tusiyan Harabeleri ve Müzesi bu bölgededir ve  ücretsiz gezebilirsiniz.

Kanyonun içinde 5 ayrı yürüyüş parkuru var. Biz katılmadık ama günlük veya gece kalmalı seçenekler var.

10-001

Colorado Nehri’nde rafting yapmak istiyorsunuz önceden rezervasyon yaptırırsanız iyi olur. Günlük yapabileceğiniz gibi uzun süreli programları da varmış. Fiyatları süreye göre değişiyor.

North Rim: Bu bölümde kalınacak yerler, yiyecek içecek, aktiviteler ile ilgili bütün servisler 15-Mayıs ile 15-Ekim tarihleri arasında açıktır. Gezinize ilk The North Rim Visitor Center turizm merkezinden bilgi alarak başlamanızı tavsiye ederiz. 8:00-18:00 arası açıktır. Çeşitli zorluklardaki parkurlardan birini veya birkaçını seçip günlük yürüyüşlere katılabilirsiniz. Ayrıca özel izinli grup yürüyüşleri de var. 13 yürüyüş parkuru olup süreleri 20 dk. ile 6 saat arasında değişmektedir. Birçoğuna rehbersiz gitme şansı varmış. Bazı parkurlarda kanyonu izleme alanları var ve her parkurun özelliği farklı. Turizm merkezinden parkurlar hakkında bilgi alabilir ve broşürlerde bütün detayları bulabilirsiniz.

North Rim Map

Ücretsiz izci programları var, meraklısı katılabilir. Katırlar ile 1 saatlik veya yarım günlük gezintiler var. 1 saat  40 dolar, 1/2 gün 80 dolar. Kaydınızı Grand Canyon Lodge’ın lobisinde bulunan  Grand Canyon Trail Rides masasından yaptırılabiliyor.

The North Rim Scenic Drive tur yapılabilir. Point Imperial ile Copa Royal noktalarına araba ile manzara eşliğinde gidebilir. İstediğiniz noktalarda durup fotoğraf çekmek ve manzara izlemek için molalar verebilirsiniz.

South Rim ile North Rim arasında tren turları var, fiyatları 65 dolardan başlıyor.

Parkın giriş ücreti araçlar için 25 dolar, yürüyerek, bisiklet veya motosiklet ile girişlerde kişi başı 12 dolardır. Giriş ücreti 7 gün boyunca ve her iki Rim’i de kapsar. Yılın bazı günleri ise giriş ücretsizdir. Ücretsiz olan günler;

Ocak ayında Martin Luther King Jr. Day,

Şubat ayında Presidents Day’in olduğu hafta sonu,

Nisan ayında National Park açılışın olduğu hafta sonu (genellikle 3. hafta sonu)

25 Ağustos  National Park Service Birthday

27 Eylül National Public Lands Day

11 Kasım Veterans Day

California Akbabası

Büyük Kanyon’da 2015 yılı itibarı ile toplam 72 adet Akbaba yaşıyormuş. Büyük Kanyon’daki Akbabalar Kuzey Amerika kıtasındaki en büyük ebatlı kuş türüymüş. Kanat açıklıkları yaklaşık 3 metreye varıyormuş. Bu akbaba cinsinin gelecekleri maalesef tehlikedeymiş. Her sene doğan yavrulardan ancak bir veya ikisi sağ kalabiliyormuş. Yavruları iki sebepten dolayı hayatta kalamamıyormuş. Birincisi kurşun zehirlenmesi; anne ve baba akbabalar avcıların silah ile vurduğu hayvanlardan kopardıkları parçaları yavrularına yedirirlerse yavrular maalesef zehirleniyormuş. Dolayısı ile biyologlar yavruların ebeveynlerini yakından takip edip sık sık kan testleri yapıyorlar. İkinci sebep ise 6 aylık olan yavru ilk uçuşunu Kanyon’da yapıyor ve eğer uçamazsa maalesef düşerek ölüyormuş.

11-001

California Akbabası – Grand Canyon

Grand Canyon’da Konaklama

Maalesef kanyonda kalacak yer bulmak sezonuna göre sıkıntılı olabiliyor. Kamp alanlarının ve var olan birkaç otel alternatifinin dolması halinde South Rim için kanyona en yakın bölgeler olan Flagstaff (80 miles) veya Williams (60 miles) alternatif olabilir. İkinci gidişimizde Flagstaff’ta bir otelde kalmıştık. Araba ile ulaşım bu bölgeden kolaydı.

Grand Canyon’da ve çevresinde kalabileceğiniz oteller, konaklama seçenekleri için linkitıklayabilirsiniz. Bu linkte ayrıca ABD’deki birçok milli park ve çevresindeki konaklama bilgisini de bulacaksınız…

Her iki gidişimizde de çok etkilendiğimiz kanyona daha uzun süreli gidip yapamadığımız aktiviteleri tamamlamak istiyoruz.

Colorado Nehri

Meteor Crater

Eğer ilginizi çekerse bu bölgeye kadar gelmişken 50.000 yıl önce Arizona’nın kuzeyinde Winslow bölgesine yakın çarpan meteorun yarattığı devasa krateri görebilirsiniz. Yaklaşık 168 metre derinliğinde, 1,6 km çapında ve çevresi 3,9 km uzunluğunda bir çukur oluştumuş. Detaylı bilgi ve güncel giriş ücretleri için linki tıklayabilirsiniz.

13-001

Meteor Crater

 

Grand Canyon fotoğraf albümü için linki tıklayabilirsiniz. Grand Canyon Fotoğraflarımız

Grand Canyon Tavsiyeler ve Bilgiler

  • Eğer sadece bir gününüz var ise kesinlikle “South Rim” tarafından parkı ziyaret edin.
  • Hava durumunu gitmeden önce mutlaka kontrol edin. Akşamları özellikle ısı düşüyor.
  • Yaz ayları için yanınızda güneş kremi, şapka ve bol su bulundurmayı unutmayın.
  • Yanınızda böcek, sinek gibi hayvan ısırıklarına karşı ilaç taşımanızda fayda var.
  • Gün batımına kalmayı planlıyorsanız yanınızda bir el feneri bulundurmanızda fayda var. Kanyonda ışıklandırma olmadığı aklınızda olsun.
  • Kanyon’da uzun süreli yürüyüş, rafting ve nehir kıyısında konaklamayı düşünüyorsanız mutlaka kamp veya yürüyüş için gerekli malzemeleriniz yanınızda bulunsun.
  • Kanyon’a yapılan turlu yürüyüş ve kamp seçeneklerini de gitmeden önce incelemenizde fayda var. Bazı turlar veya kalınacak yerler dolu olabiliyormuş.
  • Uzun yürüyüş parkurlarında giyindiğiniz ayakkabı, yanınızdaki su miktarı vs. park görevlileri tarafından uygun olup olmadığı kontrol ediliyor. Uygun değilse yürüyüşe katılmanıza izin vermeyebilirler.
  • Kanyonda kamp veya rafting yapmayı planlıyorsanız bazı bölümleri için izin alınma zorunluluğu var.
    ​İzin gereken yerler ve kamp şartları ile ilgili bilgi için linki tıklayınız… KAMP
    ​Rafting için gerekli bilgilere linkten ulaşabilirsiniz… RAFTING

 

Los Angeles Günleri…

11224106_10153951020979311_2149120751512765224_nGünler geçiyor,artık bir Los Angeles’li gibi yaşıyoruz. Pazar günleri  pazara gidiliyor,yürüyüş için ormana gidiliyor, günlük alışverişler farklı çeşitli marketlerden yapılıyor. Her semte yakın, pazar, orman, park, göl, golf sahası, ve çok çeşitli aktivite imkanlarıyla çok sayıda bollukta…Her kese göre yiyeceklerin satıldığı marketler var, ama değişik yerler de. Whools Food’lar organik yiyecekleri ve günlük hazır yemekleri, salataları, çorbaları ile güzel marketler.. Trader Joe’s larda öyle…Jon’s larda Süper King Marketlerde Türk Markaları ve ürünleri bol miktarda var…Hatta Kosher Marketlerde de Türk lezzetleri, ürünleri olabiliyor.

12311031_10154006428464311_1006245858097223773_nBen beğendiğim semtleri, restoranları özel yerleri  sizlerle paylaşmak istiyorum. Los Angeles dünyanının en güzel şehirlerinden biri. Çevresi de bir o kadar güzel.. İklimi güzel… Güneş bütün yıl boyunca bol bol ısıtıyor, ve ışıldıyor. Sabahları ve gün batımından sonra hava sıcaklığı farkı her mevsim çok oluyor…Gündüz, oldukça ince giyilse de akşamları yanınıza akşamlar için kalın bir şey almak gerekiyor. 12196130_10153964217134311_8951456509171744310_nLos Angeles yaşayanları spora, yogaya masaja, çok meraklı.. Her yerde bol bol, yoga, spor, masaj merkezleri var.Sabahları da özellikle hafta sonları insanlar mutlaka yürüyüşe çıkıyorlar. Sokaklar caddeler, spor kıyafetleri ve şortları ile yürüyen insanlarla dolup taşıyor,bu da insana  da iyi enerji veriyor. Hayvanlar sadece evlerde besleniyor, sokaklarda başıboş hayvan hiç yok. İnsanlar mutlu, huzurlu, saygılı, yardımsever, ve de kurallara uyuyorlar…Yollarda trafikte inanılmaz bir saygı anlayışı var. Yayaların öncelikleri çok. 12313744_10153996236404311_391053130981877216_nAraçlar birbirlerine hep saygılı, kurallara uyuyorlar.Keyifli yemeyi, içmeyi, happy hour saatlerini hafta sonu kahvaltılarını, brunchlarını seviyorlar. Doğayı seviyorlar, her yer de muhteşem ağaçlar var, yeşillik var. Ama kuralına göre sulayıp, bakıp çok su harcamamaya özellikle dikkat ediyorlar. Organik yiyecekler çok ön planda ve en fazla, yerel pazarlarda hep organik..Çok enterasan köpeklerin bile organik mamaları var. Glutensiz gıdalara çok önem veriyorlar. Pazarda markette restoranlarda hep glutensiz çeşitler mevcut…12219367_10153964216689311_1557376189163888380_nEvlerini seviyorlar, çok çeşitli çok farklı güzel iç ısıtan evler var.. Sıcak, sevimli güzel evler… Alışveriş seçenekleri sonsuz, herkese göre, giysi, aksesuar, hobi malzemeleri satan yerler mevcut… Markaların satıldığı yerler, mall’lar onların ucuzluk günleri, ayrıca, outletler, ve her zaman markaların tek tek ürünlerini ucuz fiyata bulunduran T-J Max, Marshall ve Ross gibi mağazalar mevcut. Amerika her zamanki gibi alışveriş cenneti. Ama her şey artık  Türkiye’de de olduğu için ve de dolar çok yükseldiği için eskisi gibi cazip gelmiyor. İhtiyaç almak için evet, fazlası için hayır.Bütün dünya mutfaklarından yemekler içeren restoranlar var. Ama Çin, Kore, Thai. Japon, Meksika daha çok…Fransız, İtalyan, mutlaka var. Bazı yerlerde Yunan restoranlar da var.Hepsi ilk günler çok güzel, ama sonra aman benim yemeklerim diyorsunuz, ben dedim, ama evinizde baklava bile açabilirsiniz. Her şeye de ulaşmanın yolu var. Dostluklar davetler, buluşmalar, misafire saygı önemli değerli… Biz her gelişimizde çok güzel vakit geçirdiğimiz için bu sefer de uzun kalmak istedik. Çok da iyi yapmışız…Önce güneşi ve yeşili ile gönülleri fetheden California’nın çevresinde muhteşem güzel yerler, doğa harikası natural parklar var. San Fransisko, Los Angeles San Fransisko arası muhteşem sahil, güneyde Orange County, Laguna Beach, Newport Beach, Dana Point..  Las Vegas‘a kolay ulaşım, San Diego, Nevada Arizona’da dünya harikası parklar… Sıkılmak, aaa ben beğenmedim demek mümkün değil…Daha önceki gelişlerim ile ilgili  Los Angeles yazısı yazmıştım. Şimdi Los Angeles ‘da yaşarken yapılanları yazmaya çalıştım.12249815_10153988151719311_3956657547162628553_n

Down Town harika bir kültür merkezi, Moca, (The Museum of Contemporary Art)  The Broad, Walt Disney Consert Hall ve niceleri, galerileri, sokakları binaları, buluşma noktaları ile muhteşem…Grand Central Market çok otantik ve ilgi çekici,

11990634_10153988152719311_7857612302881551961_nPersch akşamları gün batımında ve hafta sonları, muhteşem bir kafe restoran, harika şehir manzarası var… Otium, The Broad’ın karşısında güzel şık…

12341277_10154006430554311_5266032911463633777_nSilver Lake, tasarım vintage mağazaları, pazarı, restoranları ve kafeleri ile çok güzel şık bir semt. Ben Cafe Stella’yı öneririm. Silver Lake’de her yer, hareketli dinamik, pazarına rastlarsanız daha da eğlenceli, renkli… Bizim Galata ve Karaköy’ümüze benzettim.

12313870_10154006429554311_994334233016535745_n

Brentwood da şık semtlerden, kafeleri restoranları ile hoş,Tavern ve Village Farmers Marketi özellikle önerebilirim.

12345504_10154006428494311_814322419491690048_n

Ojai biraz şehire uzak ama sanatçıların yazarların çok olduğu çok şirin bir semt. Bir hafta sonu gezmesi için ideal. Cadde, açık hava kütüphanesi, şık butikleri ile çok sevimli.. Gün batımı muhteşem…Lokal restoranları, şarküterleri, ev yapımı şarapları çok hoş. Bana Santa Barbara tadı verdi, belki daha sakini doğalı…

10583870_10154069158549311_1700150558617868272_nSunset, güzel caddesi şık restoranları, kafeleri , mağazaları ile  hep güzel… Caffe Primo, Crevin  Katana...hep şık hoş…Biz bu sefer Panini restoranı keşfettik, harika pizzaları, salataları, home made şarapları ve konukseverlikleri ile gönlümüzü fethettiler…

Klasik turistik noktaları yazmıyorum...Hollowod Street, Dolly Theatre…Beverly Hills, Belair, caddeleri evleri ile çok güzel…

12376521_10154037476889311_9221676726808534461_nRodeo Drive markaların olduğu caddesi, Canon Ave, restoranları, cafeleriyle güzel…Bizim tercihimiz İl Pastio  oldu. Hoş bir İtalyan restoran. Bu bölgede ünlülere rastlamamak tuhaf. Ama ayırt etmek de zor. Çünkü son derece doğallar. Ama ışıkları farklı. Benim Rodeo Drive da şansım Silvester Stallone oldu. Hala çok hoş…The Broad da Chiara Ferragni, Aroma Cafe de Mahsun Kırmızıgül … mutlaka farketmediklerim de çok olmuştur.

12369019_10154037476254311_1983935581191874620_n

Melrose tasarımcıları, vintage mağazaları, kafeleri ile güzel. Türk restoran Mama’s Secret her zaman çayı kahvesi,kahvaltısı ile çok iyi…Ülkenizi özlediğinizde harika..Urtgh kafesi hoş, değişik veya  bilinen çok restoran kafe var. Üçüncü cadde de çok hoş, hareketli. Üçüncü caddenin bir ucu Beverly Hills Connection‘a bağlanıyor. Burada Sax Fifth Avenue’nun outleti  Nordstorm Rock outleti var.Ayrıca Marshall Ross, T-J Max hepsi bir arada. Şehir içinde ki outlet diyebilirim. Karşı köşede de Beverly Hills Mall var.Günümüzün favori mağazası Uniqlo da içinde 3.katta…

12390832_10154045476049311_2327642424649509217_n

Üçüncü caddenin diğer tarafında da The Grove ve Farmers Market var. Benim her zamanki favorilerim. Mağazalar, kafeler, caddeleri, su showları, treni ile mini masal şehrine benziyor. The Grove da girişte Yunan restoranı, içeride Fransız ve İtalyan restoranlar favorim. Değişik lezzetler, tatlar için de Farmer Market çok hoş…

 

Studio City’de ya da oraya yakınsanız, Midici, pizzası ile Serra’s Dance & Night müzikli geceleri ve Türk ev sahipliği ile süper…..12369250_10154037475989311_3989257388228241709_n

Koreatown’a gitmek güzel et yemek isterseniz, favorim…Kang Ho Dong Baekjeong...

12391821_10154045475654311_8597417327262265596_n

Little Tokyo rengarenk, cıvıl cıvıl hali ve Noddle restoranları ile her zaman eğlenceli…

12316287_10154006428814311_4258009128954403900_n

Orange County Laguna Beach, Newport Beach ve tüm bölge muhteşem.. Benim 20 senedir değişmeyen favorim Las Brisas

 

Kıyılara sıra gelmedi, onları bir başka yazıya diyorum.. Sevgiler… yeni yıla yeni mutluluklar, yeni heyecanlar, yeni umutlar, barış ve huzurla diliyorum…Bütün güzelliklerin birbirimize yansıdığı bir dünyaya  inşallah…Sevgiler en güzelinden…

 

 

Ilık Su İçmenin Faydaları…

 

warm-lemon-waterHer zaman ılık su içmek ,benim de olmazsa olmazım.. çok da faydasını gördüğüm bir alışkanlığım. Bazen mecbur kalıp,soğuk su içtiğimde  bütün dengem bozuluyor…Gün içinde de  yazın bile hep ılık ya da normal ısıda su içiyorum. Arkadaşım bu güzel bilgileri bana yollamış, ben de görünce hemen sizlerle paylaşmayı istedim. İyi hafta sonu dileklerimle, sağlıklı, huzurlu yaşamlarımız olsun…

İşte o güzel bilgiler…

Çoğu insan soğuk su içmeyi tercih edebilir. Ancak yapılan araştırmalar ılık su içmenin çok daha faydalı olduğunu gösteriyor.

1. Vücudu İçeriden Temizler

Ilık su içmek vücudunuzdaki zararlı maddelerin dışarı atılmasını sağlayarak detoks etkisi yapar. Ilık su içtiğiniz zaman vücut ısınız artar ve terlemeyle birlikte vücudunuzdaki zararlı maddeler dışarı atılır.

2. Metabolizmayı Hızlandırır

Yapılan araştırmalar 2 bardak ılık su içmenin metabolizmayı 40 dakika boyunca %30 hızlandırdığını göstermiştir. Soğuk su için de aynı sonuca ulaşılan bu araştırma, ılık suya zencefil ya da limon ekleyerek içmenin metabolizmayı çok daha fazla hızlandırdığını da göstermiştir.

Ayrıca zencefil ve limonun içinde bulunan pektin lifleri, iştahınızı bastırarak ihtiyacınız olandan fazlasını yemenizi engellemeye de yardımcı olur. Zencefil ve limon eklediğiniz ılık suyu yatmadan önce ve kahvaltıdan önce içerek etkisini artırabilirsiniz.

3. Adet Sancılarını Hafifletir

İçine ajwain tohumu eklediğiniz ılık su, adet sancılarını hafifletmek için oldukça etkili ve pahalı olmayan bir çözümdür. Ilık su karın kaslarını rahatlatarak, kas spazmlarının neden olduğu adet sancısını hafifletir. Ayrıca baş ağrısı, vücut ağrıları ve karın ağrıları olmak üzere diğer ağrı türleri hafifletmeye de yardımcı olur.

4. Boğaz Ağrısını Yatıştırır

Ilık su içmek balgam söktürücü etkisiyle boğaz ağrılarının hafiflemesine ve boğazın rahatlamasına yardımcı olur.

Ayrıca C vitamini açısından zengin olan limon ekleyerek içilen ılık su, bağışıklık sistemini güçlendirerek, vücudun soğuk algınlığı ve griple savaşmasına destek olur.

5. Saç Sağlına İyi Gelir

Ilık su saçların hızlı ve sağlıklı uzamasını sağladığı gibi, kepek oluşumuna da engel olur. Aynı zamanda saç derisini nemli tutar ve saç köklerinin aktivitesini artırarak sağlıklı ve parlak saçlara sahip olmanıza yardımcı olur.

6. Kabızlığı Azaltır

Sıcak su içmek bağırsak hareketlerini kolaylaştırır ve kabızlığı giderir. Her sabah aç karnına büyük bir bardak ılık ya da sıcak su içmek, bağırsak hareketlerini artırır ve şişkinlik, gaz ve kabızlık gibi mide problemlerinin sıklığını azaltır.

7. Sindirimi Geliştirir

Bazı çalışmalar ılık su içmenin sindirim üzerinde olumlu etkileri olduğunu göstermiştir. Bu konu, üzerinde daha çok araştırma yapılmasını gerektiriyor ancak şimdiye kadar birçok insan üzerinde yapılan araştırmalarda ılık suyun sindirimi kolaylaştırdığı görülmüştür.

8. Yaşlanma Belirtilerini Azaltır

Yaşlanma belirtilerini azaltmak için artık pahalı anti aging kremler kullanmanıza gerek yok. Çünkü ılık su bunu sizin için bedavaya yapabilir!

Ilık su, toksinlerin vücuttan dışarı atılmasına ve serbest radikallerden etkilenerek zarar görmüş hücrelerin tamir edilmesine yardımcı olarak cildin erken yaşlanmasına engel olur. Ayrıca cildin elastikiyetini artırır ve kırışıklıkları azaltır.

Vücudu içeriden temizleyen ılık su, aynı zamanda sık görülen cilt rahatsızlıklarına neden olan bakterileri de ortadan kaldırarak, akne ve siyah nokta gibi cilt problemleri yaşanmasına da engel olur.

9. Kan Dolaşımını Geliştirir

Ilık su kan dolaşımını geliştirerek, kanın ve taşıdığı besinlerin vücudun ihtiyacı olan bölgelerine daha hızlı ulaşmasına yardımcı olur.

Kan dolaşımının gelişmesi demek kandaki oksijen oranın artması anlamına geliyor. Bir parça limon ekleyerek içeceğiniz ılık su da, limonun içerdiği sitrik asit sayesinde kan dolaşımınızı hızlandıracaktır.

10. Bağışıklık Sistemini Güçlendirir

İçine biraz bal ve limon ekleyerek içeceğiniz ılık su, bağışıklıkta aktif rol oynayan lenfatik sistemi uyararak, vücuttaki toksinlerin dışarı atılmasını sağlar ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Zencefil ekleyerek içeceğiniz ılık su da çok faydalı bir bağışıklık sistemi dostudur.

Bu da Çinliler ile ilgili bilgiler…

Çine gitmiş olanlar iyi bilir, özellikle yaşlı Çinliler yanlarında sürekli bardak tipi termoslarda sıcak su, çay taşırlar. Kışın soğuk günlerde, hatta bunaltıcı yaz sıcaklarında bile hep sıcak su içerler. Çin restoranlarına gittiğinizde de masanıza ilk gelen bu hafif çayımsı sıcak su’dur.

Peki Çinliler neden sürekli sıcak su içer?

Vücudumuz için gerekli olan şeylerin %99′unu midemiz sayesinde alıyoruz. Yediklerimiz bizi fiziksel ve ruhsal olarak o kadar çok etkiliyor ki acı yememiz bizi daha agresif, tatlı yememiz ise bizi daha mutlu yapıyor. Hatta bu yüzden bilim adamları midemiz için 2.ci beynimiz diyorlar.

Midemize en iyi gelen şey ise sıcak su. Peki sıcak su bizim için neden iyi?

İşte binlerce yıldır bunun farkında olan Çinliler de her fırsatta sıcak su içiyor. Midemiz vücudumuzun için bir nevi “fırın” işlevi görüyor. Midemiz yediklerimizi bakteri ve enzimlerle eritmek için ilk önce uygun ısıya getiriyor, yani tekrar ısıtıyor. Soğuk su içmek ise midemizin daha fazla enerji harcamasına neden oluyor. Ve yanında alınan diğer besinlerin sindirimini de zorlaştırıyor. Özellikle yağlar soğuk suda çok daha zor çözünüyor. Çinliler ise yemekten önce ve sonra sıcak su içerek midelerinin extra efor sarfetmesini engelliyor.

Çinliler soğuk içecekler içtiğiniz veya soğuk besinler yediğiniz zaman içsel organların daha fazla büzüldüğüne, mevcut problemleri daha da kötüleştirdiğine inanıyor.

Yağlı bir tavayı soğuk suda yıkamaya çalışın. Yağlar donar ve yapışır. Ama aynı tavayı SICAK suda yıkarsanız, yağı çözer ve uzaklaştırır. Bedenimiz yağları içerir. Sıcak su sistemimizi temizler.

SICAK SUYUN FAYDALARI :

1 – Bedenin doğal serinletme sistemini çalıştırır. Bu kan dolaşımında artışa neden olur.
2 – İç organları ve kaburga kafesinin etrafındaki kasları gevşetir,daha derin nefes almanızı sağlar.
3 – Mide asidi etkilerini rahatlatır ve asit reflu semptomlarını rahatlatır.
4 – Sulanmayı ve besinlerin emilimini artırarak sindirime yardımcı olur.
5 – Kabızlığı giderir.
6 – Kilo verme : yemeklerden yarım saat önce içilen sıcak su iştahı azaltır ve kilo vermeyi hızlandırır. Nefes tekniği ilebirleştirilirse, yağ yakmak için hiper – oksijenlenme sağlar.
7 – Soğuk algınlığı, gripin süresini kısaltır, zatürreyi önler.

NE KADAR İÇMELİ, NE KADAR SICAK OLMALI, NE KADAR SIK İÇMELİ?

Günde 3 kez 1 fincan için, kahve sıcaklığında. Daha fazlası daha iyidir. Denemeye ne dersiniz?

Sabah kalktığınızda siz de güne sıcak su içerek başlamayı deneyin ve vücudunuzun nasıl tepki verdiğini kendiniz deneyimleyin. Eğer sıcak suyun tadı hoşunuza gitmiyorsa içine biraz zencefil, limon, portakal yada kivi dilimi katarak suyunuzu tatlandırabilirsiniz. Yada çin usulü yeşil çay içebilirsiniz.

Kaz Yemeyen Kalmasın…

Her şey çok çabuk geçiyor.Garanti Bankası, Ekonomist Dergisi ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nin (KAGİDER) işbirliğiyle bu yıl 9.su düzenlenen Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması sonuçlanalı 15 gün olmuş. 18 Kasım 2015 tarihinde düzenlenen ödül töreninde 4 kategorinin birincileri açıklandığı gece her sene olduğu gibi yine çok heyacanlandım, mutlu oldum, yeni seçilen girişimci kadınlarımızla büyük gurur duydum. İdil Bebe’nin kurucusu Mevlüde Uygun’un “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi” olduğu yarışmada “Yaşayan Müze” projesini hayata geçiren Zehra Sema Demir “Türkiye’nin Kadın Sosyal Girişimcisi” seçildi. Nuran Özyılmaz “Kars Kaz Evi” girişimiyle “Türkiye’nin Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimcisi”; “Medlis Engelli Yaşam Çözümleri”nin kurucusu Melis Tasacı ise “Türkiye’nin Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcisi” kategorisinde birinci oldu.11988665_10205338822093550_1183706301498985833_n

Yine kazanan girişimcilerin hikayeleri çoğumuzu ağlattı. Ağlarken, gururlandırdı, mutlu etti, umutlandırdı. Bütün kazanan ve katılan arkadaşları Türkiye’nin bu özel kadınlarını kutluyorum. Her sene yaptığım gibi hikayelerini de paylaşmak istiyorum. basında2Bu gün Kars Kaz Evi  girişimi  ile katılan  Nuran Özyılmaz‘ın hikayesinden  başlamak istedim. Bu sene yarışmayı izleyemedim. Ama her aşamasını takip ettim. Çok sevdiğim, çok başarılı arkadaşlarım katıldı, derece alanlar oldu. Almayanlar da yine yeniden katılmak kararı ile tekrar yeni heyacan ve güçle devam dediler. Neticeler belli olduğunda ben de internetten takipteydim. Hepsinin heyacanının onlarla yaşadım. Sevgili Nuran Özyılmaz’ı da ilk kutlayanlardan oldum. Sosyal medya aracılığılı ile çok uzaklarda da olsak tanışdık, Birbirimizi takibe başladık. Hikayesini detaylı okudum, dinledim. Çok güzel bir video hazırlanmış,Nuran Özyılmaz ile ilgili, hiç hikayeyi anlatmadan onu sizlerle paylaşmak, istedim. Kendi sesiyle, güzel görsellerle harika bir video, uzun değil, kısa öz ve çok keyifli gururlu bir hikayenin anlatımı. Yöresinde fark yaratan kadın girişimci kategorisinde birinci olan Nuran Özyılmaz Kars’ın da ilk kadın girişimcisi dört kız çocuk annesi. Yoktan var etme felsefesi ile işe başladım diyor. resim0022Kars Kaz Evi sadece bölgesinin değil, şimdi bütün Türkiye’nin tanıdığı bir lezzet noktası oldu.Nuran Özyılmaz çevrenin kadınlarının da çalışarak ekonomiye kazandırmış, kadınların ekonomik özgürlüklerine kavuşmalarını sağlamış. Sıcacık, güler yüzlü, bir kadın. Kars’lı kadınların Nuran ablası. Ayıca Kaz Yetiştiriliği ve Irkını Sürdürme Derneğini kurarak, Avrupa Birliğine de bir proje olarak sunmuş,böylece  işinin sürdürülebilirliği için de çaba başlatmış.  kars-kaz-evi-20Nuran Özyılmaz, aile bütünlüğünü bozmadan, işinin başında; ailesinin, çevresinin tüm Türkiye’nin gururu oldu. Dört masa ile başlattığı Kars Kaz Evi şimdi yepyeni bir mekana taşınmak için inşaata başlamış. Sıcacık bir Türk kadını, anne, yöresinin değerlerine değer katan pırıl, pırıl bir girişimci. Örnek bir girişimci …Defalarca kutlanacak çok güzel bir hikaye..İşte böyle beraber tanıyalım, istedim. En kısa zamanda Kaz Yemeğe İnşallah…Sevgiler,, sevgiler…