Genç Kagider’le Harika Panel

Bugün Genç Kagider’in Yıldız Teknik Üniversitesi Etkinliği ‘nde  fırtınaya rağmen panele katılabilen, dört değerli katılımcı   tüm soruları, bütün samimiyetleri, farklı yorumları, anlatımları ile cevapladılar. Hepimize çok değerli saatler yaşattılar.Hiç bitsin istemediğimiz panele keşke, olumsuz hava koşulları etkilemese de daha fazla katılım olabilseydi. Gençlere katkı, eğitim, rol model olması için düzenlenen panelde sadece gençler değil, tüm konuklar ve panelistler birbirlerinden çok şey öğrendiler ve etkilendiler. Çok bilgi,enerji,duygu, tecrübe dolu bir paneldi.Emeği geçen herkese defalarca teşekkürler.

En genç panelist Demet Mutlu ilk konuşmacıydı.Heyacanlı, tutkulu, konuşma şekliyle 2.5 yılda çok başarılı olan şirketi Trendyol.com‘u nasıl kurduğunu  anlattı, ve gençlere tavsiyelerini aktardı.Demet için annesi   çok önemli rol model olmuş.Çok meraklı, çok araştıran, Demet iyi bir eğitim, ve farklı konularda, profesyonel  çalışmalardan sonra mastırını girişimcilik üzerine yapıyor,her zaman örnek aldığı girişimcilerle, panellerde,söyleşilerle biraraya gelmenin yollarını arıyor.  İş olarak da çok sevdiği moda dünyasını ve Japonya’da  yaşadığı yıllarda, kendi uyguladığı internetten alımı Türkiye’de uyguluyor.Başarının sırlarını;” İş kurmada fikri bulmak, işin en kolay tarafı.Sonrası çok zor, pazarlama,finans,yönetici olmak,yatırımcı almak,iyi bir lider olmak,ekip seçmek,onları geliştirmek,eğitmek,çok önemli.İyi bir temel eğitim şart, tecrübe şart,belki kendi işinde olduğu gibi,iyi ve tamamlayıcı bir ortak çok değerli olabiliyor,” diyor.Yine başarının sadece iş hayatıyla, ya da sosyal hayatla değil,ikisi bir arada olursa tam oluğunu anlattı.Eşinin ona çok destek olduğunu, ondan çok şey öğrendiğini, sadece iş hayatında başarılı olmanın, insanları mutlu etmeyeceği için,, başarının da eksik kalacağına dikkatleri çekti. Çalışmamak gibi bir alternatifi veya düşüncesinin hiç bir zaman olmadığını çalışmanın hayatında olmazsa olmazı olduğunu, keyif, enerji kaynağınının çalışmak oluğunu söyledi.Yine kendi iş yerinde çalışanların %50 sinin kadın, yöneticilerin de %60 ının kadın oluğununu anlattı.Dinlemeyi çok arzu ettiğim Demet Mutlu’nun çok hızlı ve çoşkulu anlatımına hayran olmamak mümkün değildi.Çok genç, çok cesur, çok akıllı,çok şık ve zarifdi ayrıca.

Diğer değerli panelist Bonnyfood kurucusu Didem Alsoy‘da kendine has esprili anlatımı ile eşinin hayatında  çok değerli ve kendisine yardımcı olduğunu anlattı.”Annemizi, babamızı, hatta çocuğumuzu seçme şansımız yok, ama yegane seçebileceğimiz kişi  eşimizdir.”dedi. İyi ortak seçmenin de iş hayatında çok önemli olduğunu, kendi işiyle, örnekledi.Aynen Demet Mutlu gibi, iş hayatı ile sosyal hayatın dengesinin faydalarını, başarısının sırrı  oluğunu anlattı. En iyi kararı eşiyle evlenmek, en iyi proje çocuğu, en iyi işi Bonnyfood olarak kendini tanımladıklarını paylaştı.Rol modellerden çok şeyler öğrendiğini,iyi rol modelin pusula, kötü yöneticinin de çok önemli tecrübe ve kazanç olduğunu örnekleriyle tecrübeleriyle anlattı.

Kahve molasında çok güzel ikramların yanında Bonnyfood’un ikramı da göz kamaştırdı.Kahve Dünyasının, Doğuş Çayın standları,Kadıköy Şifa’nın sandviçleri, tatlı tuzlu kurabiyeleri ile çok çeşitli alternatifler vardı. Herkes arada da panelistlerle sohbet etme, uzun uzun konuşma fırsatı buldu.Hepimizin içini ısıtan, umutlandıran, mutlu eden, heyacanlandıran sohbetler……

İkinci bölümde,Toplum Gönüllüleri Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Emine Tuğba Jabban, önce kendi toplum gönüllüsü olma, hikayesini anlattı.Sonra yaptıkları çok değerli projelerini  ve bunların neticelerini paylaştı.

Toplum Gönüllüsü olmanın   gençlerin başarılı olmasında çok etkili oluğunu, ekonomik kalkınmadan önce toplumsal kalkınmanın da çok önemli oluğunu anlattı.” Sosyal Girişimci,diğerkam olur, diğerinin farkında olur. Kendi yararı kadar,diğerlerinin yararlarını da korur, gözetir..Yaratıcı olmak, güvenmek, pes etmemek, tutkulu ve cesur olmak, toplum gönüllüsü olanlar için çok önemli vasıflar,” oluğunu çok hoş etkileyici, duygu yüklü ses tonuyla anlattı.Toplum için çalışanlar , kendileri için bir şeyler yaparlar, birlikte çalışmayı öğrenirler, diye ekledi.Gandhi ‘nin güzel sözüyle de bitirdi, Dünyada görmek istediğiniz   değişimi, önce kendinizde başlatın. Tuğba’nın bu panelde gençlerle paylaştığı çok önemli ve değerli konu kendi gönüllülük örneği ile de çok etkileyici idi.

Son Konuşmacı Semih Yalman‘da hepimiz nefeslerimizi tuttuk, Kadına bakışışımızı , yanlış algılamalarımızı, düzendeki çarpıklıkları, en önemli gerçeğin özümüzdeki sevgi oluğunu, çok çarpıcı farklı bir sunumla anlatarak hepimizi tekrar,tekrar  düşündüren oldu.

Kagider YK üyesi,sevgili Münteha Adalı, baştan sona çok iyi bir moderatör oldu. Kagideri, kadın ve genç konusundaki yaklaşımını,J.P Morgan ile başlatılan projenin, amaçlarını çok güzel anlattığı gibi, çok değerli, işlerinde,konularında çok farklılık yaratan dört panelisti , anlatımlarında hem yeterince özgür, hem son derece konuları bağlayıcı, merak edilenleri açıklatıcı sorularıyla , hepimizin bir an olsun dikkatlerinin dağılmadan panelin akışını sağladı.

Panel baştan sona o kadar  çoşku ve heyacanla devam ettiki, gelirken hepimiz, müthiş bir fırtına mağduru olarak gelmemize rağmen panel boyunca sadece olduğumuz anı yaşadık, değerlendirdik.Hiç fırtına, nasıl döneceğiz, dışarıda neler oluyor, diye düşünemeden, saatler 18.00′ e yaklaşmıştı. Herkes çok şey farketmiş,hissetmiş, paylaşmış, düşünmüş, düşündürtmüştü.Panelistler, birbirine konuklar, panelistlere, Münteha’ya , Genç Kagider Ekibi’ne, J.P Morgan temsilcisi Belma Özmen‘e, herkes  birbirine teşekkür ederek, böyle güzel değerli bir gün yaşamanın mutluluğu içinde hiç bitsin istememize rağmen ayrılmak  zorunda kaldık.

Senelerdir, Genç Kagider  mücadelesinde  hep tutkuyla  emek veren sevgili Münteha tekrar, tekrar teşekkürler,emeklerinin, güzel neticelerini en kısa zamanda görmen ve görmemiz en değerli  mutluluğumuz olacak.

Çok Değerli Ödüllerin Sahibi Gururumuz Berna İlter

Sevgili Berna müthiş bir girişimci ona ödül dayanmıyor, her aldığı ödül birbirinden değerli.                             Uzun süredir biraraya gelmeye çalışıyoruz.Berna’nın devamlı seyahatleri var,ayrıca Kayseri’de yaşıyor,hayat çok hızlı akıyor, bu nedenle bir türlü beceremiyoruz.         Ama spontane beraberliklerimiz zaman zaman oluyor. Onu ilk tanıdığım günden beri, gördüğüm en önemli özelliği, az konuşan, iyi dinleyen biri oluşu.  Berna yı Kagider’e ilk üye olduğu günlerden beri tanıyorum, birbirimizin hep takipçisi olduk. Ben başarılarıyla hep gurur duydum, haber yazılarımda hep Berna var. Bugün de onu,biraz ortak arkadaşımız sevgili Transtaş’ın sahibi, Berna Akyıldız’dan,  biraz medyada ki haberlerden,  biraz kendi duygu ve düşüncelerimle  yazmak istedim. Aşağıdaki güzel röportajda da kendi anlatımı var, paylaştım.

Berna çok araştırmacı, çok hızlı davranıyor, ülkelerin ekonomik, siyasi yapılarını inceleyip, hemen karar verip, hemen düşündüğünü uygulamaya geçirenlerden. Aklına koyduğunu yaparken de son derece şeffaf, hızlı ve samimi.Son derece de pratik düşünenlerden.Böylece iyi ilişkiler kuruyor,başarılı oluyor. Çok cesur, çok çalışkan, sevgi dolu, çok da genç.Aşağıda kendi anlatımından girişimcilik öyküsünü okursanız, nasıl, cesur ve girişimci ruhlu olduğunu anlayacaksınız.

Her zaman kadın için, ülkesi için çalışmayı görev sayanlardan. Evli ve bir kızı var, ailesi ve çocuğu da hep çok değerli ve hayatının önceliklerinden.Kagider’de çoğumuzun yatağı Berna’dan çünkü ilk çok özel, kaliteli hijyen,trendy ve ergonomik yatakları o yapıyor.Her zaman panellere, konferanslara başarılı örnek girişimci kadın olarak katılıyor, paylaşıyor.

Berna İlter, 9 Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce İşletme 1996 yılı mezunu..
– Londra Metal Borsası’nda “Uluslararası Finans, Metal Ticareti, Futures& Options” konusunda eğitim aldıktan sonra, BRN Uluslararası Danışmanlık ve Dış Ticaret Limited Şirketi’ni 2001 yılında kurdu.
– Birçok firmaya uluslararası pazarlama ve dış ticaret danışmanlığı yaptığı süreçte Tanzanya, Kenya, Nijerya ve Nijer gibi pazarlarda Türk ürünlerini tanıttı. Tanzanya’ya mobilya, Nijerya’ya çelik kapı sattı.
– 2006 yılında ODTÜ İnşaat Mühendisliği mezunu eşi Mustafa İlter ile birlikte 800 metrekarede 10 kişiden oluşan bir ekiple başladıkları yatak üretimi, yine aynı yıl sonunda 2 milyon 100 bin dolarlık bir ihracat rakamına ulaştı.
– Bugünkü ihracatı 20 milyon dolar (Türkiye’nin toplam yatak ihracatı ise 46 milyon dolar).
– Dünyadan 5 kıtada 500’den fazla satış noktasında BRN markalı ürünleri satılıyor.. Mobilyanın merkezi İtalya, tüm Avrupa ülkeleri, Benelüks ülkeleri, Kuzey Amerika, Kuzey Afrika ve Ortadoğu bu satış noktalarının bulunduğu bölgeler arasında..
– Kayseri’de 24 bin metrekarelik bir alanda kurulan Türkiye’nin en büyük ve en modern üretim tesislerinden biri olan fabrikasında sektörün trendlerini belirleyen ürünlerini tüm dünyaya ihrac ediyor.
– Halen BRN Yatak Türkiye’nin yatak ihracatının lider firması…
– Türkiye pazarına yenilikçi ve alternatif satış kanallarıyla girecek… Tüm dünyaya gerçekleştirilen ihracattan edindiği tecrübeyi, iç pazarda Türk tüketicisine sunmayı hedefliyor.
– Sektörde kadın titizliğini yansıtan hem geleneksel hem yenilikçi hem de farklı ürün gamıyla sağlığı, hijyeni ve kaliteyi ön planda tutuyor..
– Berna İlter, Kayseri Sanayi Odası’na seçilen ilk kadın meclis üyesi…
Ödüller…

BRN Yatak…

– Avrupa İş Ödülleri’nde (European Business Awards) “Yenilikçilik, Inovasyon ve En İyi Uygulamada” 15.000 firma arasından finale kalarak Avrupa’nın en başarılı 10 girişimcisi arasına girdi ve “Ruban D’Honneur 2011” nişanına layık görüldü.

– BRN Yatak, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Harvard Üniversitesi bünyesindeki AllWorld Network tarafından belirlenen Türkiye’nin en hızlı büyüyen 25 şirketi arasında yer aldı.

– Yine Dünya Gazetesi, DHL ve Akbank işbirliğiyle hazırlanan 2009 Türkiye geneli “İhracatın Yıldızları” yarışmasında “Yeni Pazarlama Ulaşma Başarısı” konusunda ödül aldı.

– 2009 Kayseri Sanayi odası Özel Ödülü “Krizde Ihracat ve Istihdamı Artırma ve Yenilikçi Ürünler”…

– 2007 yılında Garanti Bankası ve Ekonomist Dergisi tarafından Türkiye’de ilk kez düzenlenen “Türkiye’nin Kadın Girişimci” Yarışması’nda Türkiye birincisi seçildi.

– 2006 yılında Kayseri Ticaret Odası tarafından “2006 Yılı Başarılı Genç İhracatçısı” seçildi.

– 2001 yılında Dünya Gazetesi tarafından “İllerin En Başarılı Kadınları” kategorisinde ödüle layık görüldü.

Kayserili Berna İlter’in Kayserili şirketlerin ürünlerini ihraç etme hevesiyle başladığı ticaret büyüdü, sanayiciliğe dönüştü. Yataklarda yayları presleyip, süngeri rulo yapan sistemlerle ‘navlun’ sorununu aşan İlter, 45 ülkeye yılda 20 milyon dolarlık yatak satıyor.

Berna, kendi anlatımıyla Sadi Özdemir ropörtajında

KAYSERİLİ Berna İlter İzmir’de işletme okuyup döndüğü kentinde “Kayserili firmaların ürünlerini ihraç etme hevesiyle” girişimci oldu. Önce, başka firmaların ürünlerini alıp, ihracat yaptı. Sonra yatak üretimine başladı. İlter, farklı ülkelerin vatandaşlarına göre yataklar üreterek 45 ülkeye yılda 20 milyon dolarlık ihracat yapan bir sanayicisi olmayı başardı. Bu yıl iç pazara girme kararı aldığını söyleyen Berna İlter, önce Türk tüketicisinin ‘nereden yatak almak istediğini’ araştırıyor. Kayseri’de 24 bin metrakerelik fabrikasında 249 kişilik istihdamla yatak üreten BRN Yatak Baza Ev Tekstili San. Tic. Ltd. (BRN Yatak) Yönetim kurulu Başkanı Berna İlter, şöyle başlıyor öyküsünü anlatmaya:

/_np/0560/15670560.jpg

Annem Hatime Hanım emekli öğretmen, Babam Nazmi Bey de emekli assubay. İzmir’de İngilizce işletme okudum. Uluslararası finansa merak sardım. Ailenin tek kızı olarak mezuniyetten sonra Kayseri’ye döndüm. O dönemde yeni özelleştirilmiş Çinkur’da çalışmaya başladım. İhracat birimi kuruyorlardı ben de orada başladım. 3 yıl Çinkur’da çalıştım. Metal üretiliyordu ama fiyatları Londra Metal Borsası belirliyordu. Futures ve options piyasaları araştırdım ve fiyatları hedge etme yollarını öğrendim. Beni Londra Metal Borsası’na gönderdiler. Çinkur’a çok uygun krediler çıkarabildik. 24 yaşındayken metal sektöründe yaptıklarım duyuldu. Danışmanlık teklifleri geldi.

Danışmanlık ve dış ticaret

Çinkur kapanınca metal konsunda Özkoyuncular’a danışmanlık yaptım. Londra Metal Borsası işlemlerini yapıyordum, prim alıyordum. 2001 krizi patladığında ben BRN Uluslararası Danışmanlık ve Dış Ticaret’i yeni kurmuştum. Ya gidip Boydak Dış Ticaret’te çalışacaktım (çünkü o dönemde en iyi dış ticaret şirketi orasıydı) ya da yoluma devam edecektim. Kayseri’nin ürettiği ürünleri inceledim. Emaye tava, tencere, ocak, fırın (Afrika’ya yönelik), çelikkapı v.s. Tanzanya’da bir fuar buldum ve bu tür ürünleri alıp gittim. Mobilya ve çelik kapı sattım, 40 bin dolarlık bağlantı yapıp döndüm.

Komisyon yerine ‘al-sat’

Cesaretlendim ama komisyoncu olmak da istemiyordum. ‘Çelik kapı en iyi nereye gider, güvenliği en kötü ülkeler hangileri’ diye araştırdım. Nijerya’da karar kıldım. Kayseri ile Nijerya arasında çelik kapı ticareti başlattım. Nijerya’ya gittim ve ayrıca inşaat malzemeleri satanlarla konuştum. Çelik kapı satarken ahşap kapı, ardından koltuk istediler, inşaat malzemeleri de satmaya başladım. Ürünleri alıp kendim satıyordum. Çünkü ihracatta kalite çok önemliydi. Sonra Kuveyt’e Kayseri’den farklı ürünler göndermeye başladım. 2006’ya kadar böyle devam etti. Tanzanya’daki fuarda benden biri yatak kumaşı istedi. Kayseri’de kumaşı Boydak üretiyor. 25 sentlik farkla anlaşamadık. Sonra Avustralya’dan yatak kumaşı istediler. Boyteks’in kumaşlarını Avustralya’ya satmaya başladım. Polonya’dan da Avrupa’ya girdik. Yatak kumaşı isteyenler; yay, keçe de istemeye başladı. Bir süre sonra da bitmiş ürün talebi geldi.

Alman hijyen delisi Fransız yaylıda yatmaz ABD’li yumuşak sever

45 ülkeye yatak ihracatının sırrını da “Her ülkenin vatandaşı ne istiyorsa onu üretiyoruz” diye açıklayan Berna İlter, şu bilgileri aktarıyor:
Holandalı’lara çift kişilik satılmaz.
Almanlar için en önemli şey hijyen.
Fransızlar yaylı yatakta yatmaz.
ABD’liler çok yumuşak yatakta yatarlar.
İranlılar çok sert yatakta yatar. Hatta yaylar arasına takoz ve çift keçe koydururlar.
İngilizler, İrlandalılar yumuşak, dar ister.
Japonlar yere serebilecek yatak ister, rulo yapıp dolapta tutar.
Yunanistan’da keçe yasaktır, malzeme doğal olacak, pamuk olacak.
Ruslar, turuncu yeşil, mavi yatak ister, beyaz çok az satılır.
İran’da Bern adıyla 45 mağaza ürünlerimizi satıyor ama en iyi pazarımız Avrupa. Hollanda’da büyük bir depomuz, Belçika’da şirketimiz ve markamız var. İç pazara internetten başladık. Fırsat sitelerinden 4 günde 299 liradan 2 bin visco yatak sattık.

ABD’den sipariş alınca Boyteks destek verdi

KAYSERİ’de-ki sanayicilerin dayanışma ruhuna da gönderme yapan Berna İlter, şöyle konuşuyor: “Kanada’ya ihracat yapmaya başladım. Fason üretimde sorun yaşıyorum. Eşime gittim (kendisi inşaat mühendisi)  800 metrekarelik yer tuttuk. Eşim batabilecek parayı hesaplamış ve öyle ‘tamam’ demiş. 5 dikiş makinesi 2 kenar kapatma aldık. 10 da işçi. ABD’ye de üretmeye başladık ama 300 bin dolarlık kapitone lazım, paramız yok. Banka teminat mektubu vermiyor. O anda -Boyteks bana çok büyüklük yaptı. ‘Siz yapabildiğinizi yapın, kalan kısmını burada tamamlarız’ dediler. Ben o makineyi alana kadar Boyteks bana böyle destek oldu.”

Yatak kılıfı dikip ihracatı patlattı

BERNA İlter, şöyle devam ediyor: “Katalog hazırladım; dünyada kaç çeşit yatak varsa koydum. Almanya’da fuara katıldık. Çok büyük sipariş aldık. Hemen Kayseri’de 6 bin 500 metrekarelik yer tuttuk. Bitmiş yatak ihracatı zordu. Havaleli ürün. Özel pres yaptırdım yayları sıkıştırarak süngeri rulo yaparak 100 yerine 500 yatak sığdırdım. Avrupa’da işçilik yatak kılıfında yoğunlaşmıştı ve çok pahalıydı. ‘Kılıf ihraç edelim’ dedim. İngiltere’yle başladık, ihracatımız patladı. Kılıf işinde de çok büyüdük. Avrupa’da her yere ürün yapar olduk.”

Berna’yı  bu çok değerli ödüller için, çok iyi örnek girişimci kadın olduğu için, panellerde, konferanslarda, paylaştığı için defalarca kutluyorum. Her zaman Kayseri’nin, Türk Kadının,Dünya Kadınının başarılı örneği olmaya devam diyorum.

Eşiyle,kızıyla, sevdikleriyle,  gönlünce keyifli yaşamlar hep onunla olsun.

Sahilde Sabah Keyfi

Sabahları kalkar, kalkmaz, kendimi deniz kenarında bulmak Fenerbahçe,Dalyan Caddebostan arası yürümek, müthiş güzel,  mutluluk ve enerji kaynağım.Yaşadığım semti çok sevmenin en büyük nedenlerinden biri.Baharlar ve kış, sahil hep başka güzel.

Tekneler, martılar, yürüyüş, bisiklet, koşu parkurları, günün her saati yürüyen gerçek yürüme sevdalıları.

Yolun kenarında köşkler, bahçeler, tenis kortları, jimnastik yapan, yoga yapan gruplar, kardiyo aletleri ve kullanıcıları,

Sahilde, kumlar üzerinde iki salaş kafe, plajlar, özel klüplerin arazileri,tesisleri, deniz manzaralı evler,önce sabah çok erken yürüyen, çalışanlar ve erken yaşayanlar, sonra her saat farklı yaşam kesitlerinden, kadınlar, erkekler, çocukları, köpekleri, bakıcıları….

Bankta oturanlar, müzik dinleyerek koşanlar, bisiklete binenler, jimnastik yapanlar,kitap okuyanlar, çimenlere uzananlar,sohbet edenler,

Bazen denizin vahşi sesi, dalgalı hali, bazen ışıl ışıl, parlayan sakin hali ve herzaman martılar,

Asırlık ağaçlar,köşkler, bahçeleri,baharda fışkıran doğa, harika çiçekler, yeşiller her tonda,

Yürürken iş konuşanlar, dedikodu yapanlar,yabancılar,

Köpeklerin buluştuğu özel alan, bazan sabahları, müzik şöleni, bazen film çekim platoları, hava ısınınca denize girenler, güneşlenenler,

Bazen benim gibi fotoğraf çekenler, deniz de renk renk sörfler, yelkenliler,gemiler,feribotlar,şilepler,

Sahilden caddeye dönen köşelerde çiçekçiler, harika rengarenk çiçekler,

Renklerine aşık dünya tatlısı zarif şık bayanlar,                                                        yürüdüğüm sahile aşık olmamın bir çok nedeninden sadece birkaçı, yaşattığı duygular sevinç, özlemle koşmak, deniz kokusu,                                                                           tanrım şükürler olsun, çok sevdiğim bir yerde  yaşıyorum, yürüyorum,kokusunu alıyorum,tadını hissediyorum, sevdiklerime, dostlarıma, hep tanıdık yüzlere, bazen hiç tanımadıklarıma rastlıyorum.Bütün günün enerjisini doldurup dönüyorum.Herkese mutlu,ışıltılı, sevinç, neşe  dolu hafta sonları

Meltem Kurtsan ve Harika Oryantasyon ……….

Dün yaşadığım uzun ve her anı başka güzel keyifli günün neresinden başlayayım bilemedim.Ama işte yüreğimin sesiyle sonuç bu oldu. Sabah Kagider de çok keyifli, yoğun  Üye İlişkiler toplantısından sonraki oryantasyon da, sevgili Münteha Kagider sunumu yaparken çok önemli bir şeyi hatırtlattı, ve uygulamaya ekledi,hepimiz de üzülerek paylaştık.Ne acı, çok yoğun yaşarken çok önemli şeyleri atlıyabiliyoruz, demek. Sevgili kurucu başkanımız       Meltem Kurtsan‘ın, diğer başkanlarımızın da  Kagider Biz ‘de hiç resmi yok. Bunu üzülerek hatırladığımız da yeni üyeler de sevgili Nur Ger‘in gecesinde tüm başkanlar bir aradaydı, yazıldı ama biz kimlerdi bilemedik dediler. Bu çok önemli eksiğimizin süper hızla halolacağına eminim. Oryantasyon da  en eski  bendim, tabii ilk günlerimizi , yoğun anımsadım, mutlaka kuruluş öncesi çalışmaları ve ilk günleri ayrıca yazmayı hep yine arzu ve temenni ettim. Bu yoğun duygularla da akşam İş Kuleleri Konser Salonun’da birşeyler okurken, birden çok güzel tatlı sesiyle ve süper yeni görüntüsüyle sevgili Meltem Kurtsan’ı buldum. Yanında da Kagider’in en vefalı gazeteci dostu sevgili Gila Benmayor’u.  Meltem’i görünce nasıl sevindim, nasıl özlemişim, nasıl göremedim diye üzülmüştüm. Eskiler yeniler hepimiz için sevgili Meltem’in son halini hemen sayfama koymak istedim.Birazcık zamanımızda hem Meltem ile hem sevgili Gila ile sohbet edebildik, çok iyi geldi.Daha çok sohbetlerimiz  paylaşımlarımız olsun inşallah.

Konser harikaydı, İş Kulerinde Konser keyfi de başka keyif. CKM evimin yanı diye çok mutluyum, ama karşıda konserleri de çok özlemişim. Sabahtan karşıya geçtiğim için erken gidebilme şansım oldu. Kapıda sevgili dostum, İş Kulelerinin yöneticisi Nilgün Baykara ile karşılaşmak, sohbet edebilmek, ortak dostları konuşmak, çay keyfi yapmak süperdi, üstüne Çağdaş Minyatür ustamız Mehmet Pesen‘in sergisini rahat rahat  gezebildim.1923 doğumlu çok değerli sanatçının 40lı  yıllardan bugünlere kadar geniş bir koleksiyonu var, sergide.Uzun uzun anlatmak istiyorum.İstanbul’a konserlere, etkinliklere erken gitmek gibi bir şansımız hiç olmuyor, ama bugün karşıda olmam bana neler neler daha yaşattı. İlk gününden beri takip ettiğim, Tekfen Filarmoni Orkestrası, kurucusu, çok değerli örneğim, enerji kaynağım, sevgili Nihat Gökyiğit‘i Orkestra Şefi Saim Akçıl‘ı 23 farklı ülkeden gelen orkestra üyelerini Tekfen gruptan çok sevdiğim dostlarımı görme şansım oldu. Sevgili Hıncal Uluç’a ne zamandır  rastlamıyordum, onu da görme şansım oldu.  Eskiden AKM konserlerinde, olduğu gibi hep tanıdık, bir çok dostla, arkadaşla, müzik severle, olmak müthişdi. Yine en sevdiğim sanatçılardan   Gülsin Onay‘ın solist olması, günü taçlandırdı.Hepsini daha sonra tek tek anlatacağım.Bu gün sadece harika oryantasyonu ve Meltem ile karşılaşımı sığdırabileceğim. O bile zor gözüküyor.

Kagider oryantasyonlarına katılmak  bana çok keyif veriyor.Son dönemde katıldığım üç oryantasyon ise beni çok fazla mutlu etti. Aramıza yeni katılan arkadaşlar hep çok özel, çok başarılı, bunun yanında genel yaş ortalamamızı oldukça  düşüren çok genç yeni üyelerimiz Y kuşağımız sürekli artıyor. Üye ilişkileri komitesinin bu çok önemli aksiyonlarından biri dün yapıldı. Yedi  yeni arkadaş kendini tanıttı.Yedisi de birbiriyle yarışır gibiydi, arka arkaya, işlerini, hayatlarını, sosyal çalışmalarını, anlatırken bizler de hayranlıkla ve  hayretle izledik. Enerjileri, motivasyonları,cesaretleri, iş yapış şekilleri, hedefleri, gençler özellikle hep, çıtaları çok yüksek başlatıyorlar, başarıyla da büyüyerek gidiyorlar.Kagider kadınları hep hiperaktif, bundan da çok memnunlar. Zamanı yönetme problemleri yok. Müthiş sorumluluk ve yoğunluluklarına, yenileri hiç düşünmeden hemen ekliyorlar. Onun için oradaydılar zaten. Hepsinden öğreneceğimiz çok şey var. Bu yeni yedi ismi hemen yazabilmek için sabırsızlanıyorum.Bugün birer satırla giriş yapayım istedim.

Sevgili Gonca Ergün bir önceki oryantasyondan listemde , genç Y kuşak gözdelerimden.Çünkü 1983 doğumlu, 2009 da 21 yaşında şirketini kuruyor,Türkiye de ilk kez çağrı sistemi ile tahsilat sistemini başlatmış. Çalıştığı isimler sektörlerin en büyükleri, 100 çalışanı var, büyümeler ve yeni projelerle devam. Başlıkları bile sığdırmak zor.Uzun uzun anlatacağım, çok yakında.

Firdevs Uzun  avukat, özellikle şirket hukuku konusunda etkin çalışmaları var.Yurt dışı eğitim ve işbirlikleri var. 1974 doğumlu, bence o da Y kuşağı. Hepimizin için çok değerli bir iş konusu var.                                                                                                                           Nuray Karaoğlu, yayıncılık dünyasından, eşiyle çok  önemli ilkleri başarıyorlar.Benim de Necil vasıtasıyla tanıdığım Nuray ve eşi Türkiye de ki  ilk Ansiklopedi Yayımcı şirketi. Milliyet Büyük Ansiklopedi’yi hazırlayıp yayınlıyorlar. STK deneyimleri çok.Toplumdan aldığını topluma ver ilkesi ile parlayan yıldız Kagider’i seçtim diyor. Uzun süredir de eşinle paylaştıkları işin dışında, kendi şirketinde SBS ve ÖSS Yayın seti pazarlaması yapıyor. Üç yetişkin  erkek çocuk, eşi ve köpeğiyle, uğraşmak da keyfi, mutluluğu. Y kuşağı değil ama görüntüsü o kadar genç ve alımlı.                                                                                                                  Beylem Birsen güleryüzlü tatlı sarışın arkadaşımız,aile şirketlerini kurumsallaştırma mücadelesine çok önem  veriyor.Neticesinde de aileye de şirkete  de kadın ve yeni nesil olarak farklılık ve başarı getiriyor. Otomotiv yedek parça sektöründe, Kim Demiş Kadınlar Anlamaz’a çok başarılı örnek oluyor. Sadece 1979 doğumlu.                                                                                                                            Bahar Sunman başka bir mücevher,Elektonik Tıp Sistemeleri Mümessillikleri var, işinde çok başarılı, süper isimlerle çalışıyorlar, ayrıca Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı olarak harika projelerin başında, hepsi benim de duyup hayran olduğum,çok değerli projeler, master yapıyor, başlıklar bile, sayfalar alabilir, daha sonra yazacağım.                                                                                                                            Orkide Gökhan yine çok başarılı Halkla İlişkilerci, çalıştığı isimler yine hep en büyük kuruluşlar, Özyeğin Üniversitesi Danışmanlığı bize Genç Kagider’de çok katkı sağlayacak, iletişim komitemizde olacak, tabii bütün Halkla İlişkilerciler gibi çok renkli bir yapısı olduğu kesin.                                                                                                                                       Derya Türkkorkmaz da tam hiperaktif yapısı, fütürist yaklaşımı,  sahip olduğu İnsan Kaynakları şirketinin  kuruluş öyküsü, sosyal çalışmaları ile dinlerken yorulduklarımızdan, harika ışıl ışıl gözleriyle müthiş yoğunluğuna Kagider’i özellikle Genç Kagider’i keyifle ekledi. X Kuşağı, Y Kuşağı ile ilgili bizlerle özel  paylaşımlar yapacak, söz verdi.

Oryantasyonun en önemli konularından biri Genç Kagider idi.Sevgili Münteha’nın çok emek verdiği proje çok kıymetli, hepimizin , özellikle yeni katılımcı üyelerimizin çok faydaları olacağı kesin.Herkes birşeyler üstlenip çok önemli sorumluluklarla ayrıldı.Bu da büyük mutluluk ve ilk günden süper bir katılım oldu. Yeşil-İş katılımı söylememe gerek yok, hepimiz gibi yeni üyelerimiz de zaten çevreci yaklaşımlarla bizzat işin içinde. Yeşil İş Kagider ile gönüllü paylaşım içinde olacaklar. Gün bitmeden  hepsinden katılım mesajları gelmeye başlamıştı.

Sevgili Meltem Kagider kurulalı 10 sene oluyor, sizlerin yola çıkışı daha da fazla, çok doğru bir adım ve başlangıç ile nasıl güzel günlere ulaşıldı.Binlerce teşekkürler sana ve seninle kuruluş mücadelesi başlatan çok sevgili arkadaşlara.

Harika günün birazının başlıklarını anlatmaya çalıştım, sevgiler

Onun Arabası Var

Yakışıklı prensim ‘in en çok sevdiği, ilk öğrendiği,çok güzel söylediği şarkı,

Erkek çocukların hepsinin araba tutkusu malum,

Benim canikomunda en büyük aşkı tutkusu arabaları

Onun en büyük aşkı arabaları benimki ne dersiniz………..

Son üç gündür hava çok güzel,  her yerde, yeşiller başka güzel,çiçekler başka güzel, deniz başka güzel, sevdiklerimizle olmak çok güzel,muhteşem konserler arka arkaya, benim programım, günlerim hep çok  değerli görseller, izlemeler, seyirler, olaylar, heyacan veren toplantılar, duygularla dolu, hepsinin dışında, programlamadan gelişen bir çok güzel olay, gelişme var.

Hepsini sizlerle paylaşmak istiyorum. Tüm aşklarımı ve sevdiklerimin aşklarını …

Bu gün ise, pazar ve en güzel aşklarımdan, yakışıklı prensimle beraber olacağım  gün,  başka bir şey düşünemiyorum, onu çok özledim.