Gheorghe Zamfir CKM deydi,

Çok güzel hareketli bir hafta daha geçti,hem de  Sevgililer Günü Haftası, benim kendime gönül hediyem, Gheorghe Zamfir konseri oldu.Sizlere, tüm sevdiklerime de, sevgililer günü hediyesi olarak, sanatçının Love Songs albümünden Unchained Melody’i seçtim.

 Bu muhteşem pan flüt ustası İstanbulda CKM de idi.Dünyanın en ünlü sanatçılarından olan Romanya’lı Zamfir 56 yıldır flüt çalıyor.Bu kadar iyi çalmasının  sırrını “Bu bana Tanrı’nın  bir lütfu diyor.”

Önce akerdeon çalarak başlayan sanatçı sonra özel yeteneğini, güçlü diyafram ve göğüs sisteminin olduğunu  keşfedip Pan Flüt çalmaya başlıyor.Bükreş Konservatuarına başladığı andan  itibaren de bu yaşına kadar hala aynı enerji ve çoşkuyla çalabiliyor.Pan flüt çalma benim için dua etmek gibi, akerdeon çalsaydım bu kadar meşhur olamayabilirdim, diyor. Pek bilinmeyen, ve varlığı çok eskilere dayanan  bu müzik aletini dünyaya tanıtan sanatçı, doğadaki tüm sesleri içinde barındıran tek müzik aleti olduğunu söylüyor.CKM deki konserde kendisine, bir zamanlar masterclass öğrencisi olan  Aydın Yavaş eşlik etti. Aydın Yavaş’ı çok kabiliyetli ve başarılı bulan usta hoca, öğrencsi ile  birlikte ortak bir  tango albümü yapıyorlarmış.
Gheorghe Zamfir’in albümleri 700 milyon adet satmış.Michael Jackson’dan sonra en çok satılan sanatçıyım diyor. 1941 yılında Romanya’da doğan sanatçının 120 adet ödülü var.
Çok ünlü film müziklerini seslendiren , sanatçı pan flüt hem geçmişi, hem geleceği hissettirebilen bir müzik aleti, onun için her ülkenin ezgilerini, tarihini, folklorunu  rahatça seslendirebiliyorum, diyor.
Phantom Of The Opera ile başlayan CKM deki konserde de Türk Müziğinden de parçalarda da Aydın Yavaş ile beraber düet yaptılar. Finali de Memleketim şarkısı ile yaptılar. Çok keyifli geçen  iki saat sonunda da, Zamfirin sihirli flütünün sesi uzun süre daha kulaklarımız da duyulmaya  devam etti. 70 yaşındaki sanatçı bu Tanrı armağanı yeteneğini ömür boyu sürdürmeye kararlı, Türkiye’ yi de çok seviyor. Daha çok konserlerine gitme fırsatımız olsun inşallah diyorum. Doğuştan
gelen bu yeteneği ile dünyanın pan flüt kralı olmaya devam etsin. Hayatı çok mücadeleler ve zorluklarla geçen Zamfir 550 sayfalık da bir kitapla hayatını  yazmış.Geçtiğimiz hafta burçlara göre kimlere ne hediye vermeli diye bir yazı okudum. Ben de tipik bir ikizler burcu olarak kendimi düşündüğümde yazılanlar çok uyuyordu. Evet bana kitap, konser bileti, seyahat verebilecek en güzel hediyeler,bu güzel güne de Zamfir gibi dünyaca ünlü bir ustanın denk gelmesi çok değerli bir hediye oldu benim için. Herkese kucak dolusu sevgiler

Üç Şirket Kurdu, Endeavor Ödülünü Aldı…..

Bir sene içinde sırasıyla Peak GamesKrombera ve Lidyana.com’u kurdu.2011 Endeavor   ödülünü aldı. Şuanda Lidyana.com’un Co-Founder & CEO’su olarak çalışıyor.Henüz 29 yaşında. Bu çok başarılı genç adam Hakan Baş.                                         1983 doğumlu Hakan Baş, çok başarılı bir girişimci, Orta Okul ve Lise öğrenimini çok sevdiği Üsküdar Amerikan Lisesinde tamamlıyor,  Lisans diplomasını Cornell University, MBA yüksek lisansını ise Yale University’den almış. Burcunun  terazi, yükselenin ikizler; olduğunu söyleyen Hakan Baş burcumun tüm özelliklerini taşıyorum diyor.12 yaşına kadar Galatasaray’da sonrada Fenerbahçe’de profesyonel olarak yüzen Hakan Milli rekortmen bir yüzücü ama futbolu daha çok seviyorum diyor. Lisans ve yüksek lisansı arasında 1 sene New York’ta Bank of America’da, 2 sene İstanbul’da Raymond James Financial’da investment banking yapıyor. MBA sonrası Türkiye’ye dönüşünde kurumsal hayattaki son tecrübesini  Garanti Bankası Strateji departmanında 1 aylık VP görevi yapıyor.. Sonrasın da da 2010 Kasım ayında hep hayal ettiği  girişimciliğe adım atma fırsatını buluyor.Sırasıylada üç şirketi ortaklarıyla arka arkaya kuruyor. Lidyana’da başarılı futbolcu Arda Turan, markafoni Yönetim Kurulu Başkanı Sina Afra, Yemeksepeti Kurucusu Nevzat Aydın ile Peak Games ve Krombera Kurucu Ortağı Hakan Baş başta olmak üzere Türkiye’nin en başarılı internet girişimcileri  buluşuyorlar. Mücevherleriyle ünlü Lidyalılardan esinlenilerek ismi konulan Lidyana.com, kullanıcılarına pek çok ünlü markanın takı ve aksesuarlarının yanı sıra kişiye özel tasarımlarını da özel bir alışveriş deneyimiyle sunuyor. Yaklaşık 2 milyon TL yatırımla kurulan Lidyana.com, Türkiye sınırları içerisinde herkesin bildiği ve kendi zevkine uygun ürünlere ulaşabildiği bir platform haline gelmeyi ve bir yıl içerisinde bölgesel düzeyde hizmet ağlarını genişletmeyi hedefliyor. 2000’den fazla farklı ürün barındıran ve her geçen gün yeni bir tasarımcı ve marka eklenen Lidyana.com kataloğu Merve Hasman’ın objektifinden çıkıyor. Sadece kadınları değil, erkekleri de hedefleyen sitede ürünlerin fiyat aralığı ise 15 TL ile 1.500 TL arasında değişiyor. Kadın aksesuar ve takılarının yanı sıra erkekler için kol düğmeleri, bileklikler, kolyeler ve kemerler de Lidyana.com’da yer alıyor. Satılan ürünleri bir iş günü içerisinde adrese teslim eden ve üründen memnun kalınmadığında ücretsiz geri gönderimle birlikte para iadesi yapan Lidyana.com, üründe herhangi bir deformasyon söz konusu olduğunda ise ücretsiz tamir sağlıyor.

Etkin Girişimciliği Destekleme Derneği Endeavor,  bu yıl Ürdün’de 17-19 Ekim 2011 tarihleri arasında gerçekleşen 40. Uluslararası Seçim Paneli’nde yedi ülkeden katılan girişimciler arasından Türkiye’nin ülke adayları , Hakan Baş ve Sidar Şahin de şirketleri Peak Games ile Endeavor Girişimcisi unvanını elde etti.
Krombera geleneksel pazarlama anlayışını yenilikçi mecraya entegre eden  hizmet dijital iletişim ajansı olarak,  dijital dünyadaki pazarlama fırsatlarını güçlü ve dinamik ekibi ile  düşünüyor, sosyal medyada pozitif farkındalık yaratıyor ve  harika çözüm önerileri sunuyor.
Yandaki fotoğraf
Krombera’nın
pazarlama
çalışmalarından
NFL final maçının sosyal medyaya yansımaları da büyük ses getirdi. 9.3 milyon sosyal medya yorumu ile rekor kıran Super Bowl’da, maç süresince saniyede 10.000 civarında tweet atıldı.
                                                                                           Hakan girişimci olmayı çok istiyordu, yapmak istediklerini hayal etti,kurguladı, çok çalıştı ve gerçekleştirdi.Sporcu yapısı ve disiplini de ona bütün başarılarında katkı sağladı. Hep hedefleri vardı, hedeflerinde engel tanımadı, kısa zamanda başarıya ulaştı.
Hakan’ın işlerini, başarılarını ilk duyduğum günden beri hayranlıkla takip ediyorum,  heyacan duyuyorum. Genç Kagider çalışmalarının başlatıldığı şu günlerde gençlerimize de çok güzel örnek ve motivasyon olacağına inanıyorum. Hakan’ın deneyimlerini başarılarını, GENÇ KAGİDER Etkinlikleri’nde gençlerle de paylaşmasını anlatmasını arzu ediyorum.                                    Sevgili Hakan hep çalışmalarının, başarılarının  takipçisi olacağım. Ürünlerini de çok beğeniyorum, takip ediyorum. Çok özel başarılar, hep seninle olsun, gönlündekilerin hepsini hayata geçir, çok genç ve çok başarılı bir örnek oldun. Ailenin, hepimizin gurur kaynağısın. Sevgiyle kal.

Genç Kagider Atakta, Film ve Lansman

Genç Kagider projesi danışma kurulu üyesi Sabancı üniversitesi son sınıf Mühendislik Fakültesi öğrencisi Recep Doğan konuşmasında Genç Kagider projesinde yer alması ile ilgili duygularını şöyle dile getirdi…”İlk başlarda, bir erkek olarak çalışmalara katılmanın garip karşılanacağını bile düşünmedik değil. Ancak sonradan farkettik ki aslında bu problem; erkeklerin problemiydi ve yine erkekler tarafından çözülmesi ve erkekler tarafından desteklenmesi gereken bir durumdu..Yani erkeklere de farkındalık yaratmak gerekiyordu. Kadın girişimciliğinin ve istihdamının önündeki engel ve problemleri yaşayan kadınlar dışında , erkekler tarafından topluma anlatması daha etkili olacaktı. “

Türkiye’de kadınların ekonomik özgürlüklerine sahip olmalarının,kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri maddiyatı kendileri çalışarak kazanmalarının,bağımlılıktan kurtulup,kendilerine inanmaları ve özgüvenlerini arttırmalarının Aileye,topluma ve ülkeye kazançlarını vurgulamak için başlattığımız bilinçlendirme projemiz GENÇ KAGİDER’e bugün startı verdik.
Çalışan Kadın
Güçlü Aile
İleri Toplum
Gelişen Türkiye
demektir…
Çocuğu doğuran anne,çocuğun gelişimine ve eğitimine en büyük desteği veren gene anne.
Unutmayalım ki erkeği doğuran büyüten de anne.
Anne ne kadar güçlü,ne kadar özgüvenli olur,kendini ezdirmez ise yetiştirdiği kızlar kadar erkekler de özgüvenli ve güçlü olacak ve toplumun gücünü arttıracak.Bu nedenle kadının ekonomik gücünü kazanması için üniversitelerde kız-erkek birarada yapılacak çalışmalar ile değişimi gerçekleştirmek istiyoruz.
VE Tüm Genç Kızlara şöyle sesleniyoruz.Ekonomik gücünüz elinizde olursa, hayallerinizi ve geleceğinizi SİZ kendiniz şekillendirirsiniz.
Bağımlı yaşamaz,ailenizde bir birey olarak varlığınızı sürdürür,gerçek bir EŞ olarak eşitlik içerisinde mutlu bir aile yaşamı sürersiniz.
Toplumda üretken bir birey olarak daha fazla saygı görür,kendinize daha fazla saygı duyarsınız.
Gelin diplomalarınızı evinizde duvar süsü olarak değil,mutlu ve güvenli bir geleceğin anahtarı olarak kullanın.

Genç Kagider

21 Şubat 2012 ”Genç KAGİDER Günleri” Sabancı Üniversitesi’nde; Milli Basketbolcumuz ve Beşiktaş Kadın Basketbol Takımı Kaptanı Yasemin Horasan bizlerle.

Kadınların kurduğu işletmeler ekonomiyi ne şekilde etkiliyor? Okumaya devam et

Çalışan Anneye 300 Lira Destek,Türk İşyerlerinde Daha çok Kadın

“Türk İşyerlerinde daha çok kadın”Dünya Bankasının uluslararası internet sitesinde yayınlanan makalenin konusu, ve Gülden Türktan’ın Milliyet Gazetesi Ekonomi sayfası röportajı, ikisinde de, sevindirici, haberler ve  gelişmeler var. Haftanın iki önemli ve güzel haberini, aşağıda detaylarıyla paylaştım. Herşey gönlünüzce olsun.

HER AVM’YE KREŞ ÇALIŞAN ANNEYE 300 LİRA DESTEK

SONGÜL HATISARU/HAFTANIN SÖYLEŞİSİ

Gazetelerin ekonomi sayfalarında yurtiçinden ve dışından girişimci kadınların başarı öykülerine rastlarsınız, büyük şirketlerin, finans kuruluşlarının tepe yöneticileri olan kadınlarla yapılmış röportajlar görürsünüz, onlarca şirketi çatısı altında barındıran holdinglerin ortakları arasında yer alan kadınlarla ilgili haberler okursunuz. Gelir ve istihdam dağılımıyla ilgili bir çıkarım yapmak için sadece yazılı ve görsel medyadaki algının yarattığı verilerden yola çıkacak olsaydık, kadınların pek çoğunun kayıtlı bir işi olduğunu, gelirin kadınlaerkek arasında adil bir oranda bölüşüldüğünü söyleyebilirdik. Okumaya devam et

Aşk, Aşk, Aşk, Her Yerde Aşk

Çok soğuk bir haftayı daha sonlandırdık. Haftanın en güzel günlerinden birinde çok sevdiğim bir arkadaşımın Tasavvufta Aşk Sohbetine katıldım. Haftalar öncesinden her şeyi iptal edip ona katılabilmek için kendimi programlamıştım. Çünkü geçen senede bir kez katılma fırsatım olmuştu, ve çok severek, beğenerek, mutluluk duyarak dinlemiştim. Kaçırmak istemedim. Sohbet çok samimi, sıcak bir ortamda , yirmi kişi civarında dinleyici ile oldu. Biz sohbeti yapacak arkadaşımla birlikte beş altı kişi birbirimizi tanıyorduk, diğerleri yabancı idi.Hava şartları çok kötü günlerden biri olmasına rağmen salon tamamen dolmuştu.Gönlü güzel, ruhu güzel, enerjisi güzel, kendisi güzel arkadaşım herkes geldikten sonra sohbete Yunus Emre‘nin bir deyişi  ile başladı.           Yaradılanı severim,   Yaradandan ötürü                                                                                                

Bu minicik beyitte herşeyi anlatmış, Yunus Emre.  Aşk, Yaradılandan Yaradan’a, Yaradandan Yaradılan’a giden bir yol. Tasavvuf da da bu çok güzel bir sözle anlatılıyor, El ele, El Hakka. Kendimizi sevmekle başlayan, insan insanın aynasıdır da dendiği gibi diğer insanları, tüm yaradılanı sevmek, ve hepsini severek tanrı aşkını anlayabilmek. Anladığımızı, sevgimizi de yansıtarak, paylaşarak çoğaltmak. Tanrının sevgisine layık olmaya çalışmak. Sevgili Ayşe (Ayşe Şakar)Her Şeyde  Aşk’ı, farklılıklarını  da çok güzel örneklerle, hikayelerle  anlattı.  “Bu farklılıkları oluşturanlar çeşitli  baharatlar gibidir. Çocuğumuza aşkımızda farklı bir baharat, annemize aşkımızda farklı, sevgiliye aşkımızda farklı baharatlar tadlar var” diye örnekledi. Arkadaşım sohbeti iki saat boyunca Tasavvufda  Aşk yolunda nasıl bir disiplin vardır,ve nasıl yol alınır,o yolda nasıl edep vardır, nasıl sınavlardan geçiyoruz,   başlıkları ile devam etti.  Herkes gayet memnun, daha da uzun dinlemeye hazırdı.  Hepimiz  için,  aşk ister sevgiliye olsun, ister çocuğumuza olsun, ister doğaya, çiçeğe, müziğe olsun, her tadıyla güzel,her şekliyle güzel. Belki karşı cins  anlamında sevgilimiz olmadığı zamanlar olabilir, ama aşk her yerde, her şeyde,   yaradandan ötürü, tüm yaradılana var. Yaradana sınırsız aşkımız, sevgimiz var.

Sevgililer gününü belki bazılarımız ticari amaçlı ve gereksiz buluyoruz, evet bence de aşkın sevginin günü yok, ama ayrıca o günde de kutlamanın zararı da yok. Herkes kendine göre kutlamalı.                                                                                                                                 Ama isteyerek, bekleyerek  değil, aşk vermektir, istemek değil. Vererek en güzel armağanı sonunda siz alıyorsunuz zaten. Tasavvufda Aşk  konusunda arkadaşım saatlere sığmadı.Şimdiye değin, yazılanlar, söylenenlerin de   ölçüsü yok. Herşey ölçülü ve yerinde  olmalı, ama aşkın sınırı yok. Bende sayfalara sığmayabilirim, ama gerisini sizin de sınırsız sevgi dolu, gönüllerinize  bırakacağım..

Benim artık bir Çikolatacım var.       Evet söylemesi bile çok güzel geliyor kulağıma.                                   Hemen evimin yanında, üniversiteden çok sevdiğim bir arkadaşım bir Çikolatacı açtı. Rengarenk kutularda, ambalajlarda her boyda, şekilde farklı tadlarda çikolatalar.Nereye gidersem, kime gidersem hemen uğrayıp , bir kutu çikolata alıyorum. Benim tercihim, hep portakallı ve krokanlılardan yana.                        Her seferinde başka bir kutu yada ambalajda yapılması, üzerinin kurdelaları, çiçekleri, uğur böcekleri, minicik kalpleri ile çok hoşlar.

Evet artık sevgililer günü ne alacağım diye düşünmüyorum, benim tüm sevdiklerime alacağım hediyeler belli.

Kocaman aşkıma portakallısından, anneme krokanlı, çocuklara karamel, portakal, krokan karışık, biraz da renkli drajelerden. Sizde tüm sevdiklerinize, takımınızın renkleri ile sarı kırmızı, sarı lacivert, siyah beyaz renklerde sürprizler  yapabilirsiniz.

Çikolatacıya uğramak isterseniz Fenerbahçe, Bağdat caddesi arasında, Dr. Faruk Ayanoğlu caddesinde Göz Hastanesine gelmeden hemen önce .Facebook sayfalarından da Çikolatacı diye ulaşabilirsiniz. Sevgili Asuman’a ve Özkök ailesine, caddemizde böyle bir keyif ve güzellik kazandırdıkları için çok teşekkürler.