Bir Konser, Bir Film

Borusan Filarmoni Orkestrası (BİFO), şubat ayı konserlerinin ilki geçen hafta Caddebostan Kültür Merkezi’nde idi. Ünlü İtalyan çellist ve besteci  Giovanni Sollima  konserin solisti idi.  “Sollima ile Halk Masalları” adlı konserde, Gürer Aykal yönetimindeki BİFO, sanatçının kendi bestesi olan “Viyolonsel ve Orkestra için Halk Masalları” adlı yapıtın Türkiye prömiyerini gerçekleştirdi. Sollima’yı hayranlıkla dinledim ve izledim. Gözümü hiç sanatçıdan alamadım. Viyolenseli ile bestesi ile nasıl bütünleşti, nasıl bambaşka dünyalara uçtu bizi de arkasından uçurdu, aldı götürdü.

giovanni-sollima-bifo-ile-6-subat-ta-ckm-de-4303185_1518_o

Müzik otoriteleri tarafından minimalist ve post-minimalist olarak tanımlanan İtalyan besteci ve çellist Giovanni Sollima, bestelerinde cazdan rock müziğe hatta Akdeniz etnik müziğine kadar pek çok müzik türünden esintiler barındırıyor.Konserde; violenselini zaman zaman  gitar gibi, zaman zaman vurma çalgı gibi kullanan Sollima hem dinleyicilerle hem orkestra arkadaşlarıyla da çok farklı, çok sıradışı, bir iletişim içinde idi.

Nasıl bir tesadüfse dün akşam TV de  seyrettiğim müthiş filmde (Kalbini Dinle) vilonsel çalan genç kızla gitar çalan gencin aşkı olağanüstü güzel konu ve müzikle anlatılmıştı.

August_Rush_Movie_Poster_by_JudeMer

Yetenekli ve karizmatik İrlandalı gitarist ile genç ve güzel çellist New York’taki Washington Square’de karşılaşırlar, ancak bu sıradan bir gece değildir. Büyülü anlar yaşayan ikili bir süre birbirlerinden ayrı düşeceklerdir. Ancak onları ufak bir çocuk bir araya getirecektir: Küçük bir yetim olan August Rush sokaklarda kendi müziğini yapmakta ve sihirli bir güç tarafından korunmaktadır. Küçük August yeteneğini giderek herkese kanıtlamaktadır.

Her zaman müziğin ilahi gücüne inananlardanım. Müzik, en güzel  mutluluk kaynağımiz, ruhumuzun ilacı, vitamini enerjisi. Filmde de küçük August kaybettiği ailesini müziğinin gücüyle, bulacağına inanıyor, ve bu amaçla istekle besteler yapıyor.Bestelerin ulaşacağı kişi sayısı ne kadar çok olursa onları bulma şansının da o kadar artacağına inanarak besteliyor, ve çalıyor.

august-rush-movie-stills-27

İster klasik, ister  rock olsun.İster violensel, ya da gitar hepsi muhteşem yorum ve bestelerle evrensel bir sihir oluşuyor, bu harika film de de bu duygu, bu mucize çok iyi işlenmiş. Çok güzel çelist Lyla Novacek’i Keri Russel,  çok yakışıklı karizmatik  gitarist Louis Connely’i Jonathan Rhys Meyers,  minik olağanüstü besteci August Rush’u Freddie Highmore  oynuyor. Filmin en önemli rollerinden olan Witzard’ı ise her zamanki oyun gücüyle  Robbin Williams canlandırmış.

Bu haftanın müzik açısından benim için çok şanslı süper bir hafta olduğunu düşünüyorum. Arka arkaya, harika bir konser,sonra çok iyi bir film,sizler için  de daha güzellerini diliyorum.Sevgiler, sevgiler..

Teb’den Girişimci Evi

Girişimcilik alanında yeni bir bankacılık hizmeti başlatan TEB, KOBİ bankacılığı’ndaki danışmanlık tecrübesini girişimci evi ile sürdürüyor.Bu güzel haberi sizlerle paylaşmak istedim.

20802477_01

TEB’in “Girişim Bankacılığı” kapsamında; işletme, finans, muhasebe, marka-patent danışmanlığı gibi imkanları ücretsiz olarak sağlamak amacıyla tasarladığı ve Türkiye’de bir ilk olan TEB Girişim Evi, 29 Ocak Salı günü Ataşehir’de TEB Genel Müdürü Varol Civil ve TEB KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Turgut Boz’un ev sahipliğinde, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın katılımıyla açıldı.

Girişimciye destek
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, “KOBİ’lerimizi, girişimcilerimizi  doğru şekilde yönlendirecek danışmanlara ihtiyacı var. Bu nedenle TEB’in bu çalışmalarını takdirle karşılıyorum” dedi. TEB Genel Müdürü Varol Civil, “Reel sektöre sunduğumuz desteğin, ‘Girişimcilerin Danışman Bankası’ olmamızla birlikte daha da güçleneceğine eminiz. Amacımız, inovatif yaklaşımıyla Türk Bankacılık sektörüne yeni açılımlar kazandıran bir banka olarak, yenilikçi ve parlak fikirli girişimcilerimizin yanında yer almak. TEB Girişim Evi de, Türkiye’de bugüne kadar hayata geçirilen en geniş Girişim Bankacılığı konseptinin ilk adımı olmasıyla önem kazanıyor” dedi.

Kuluçka merkezi var
TEB Girişim Evi’nde 2 toplantı odası ve 50 kişilik bir eğitim salonu yer alıyor. Yüksek katma değer üreten girişimcilere danışmanlık hizmeti veren bir danışmanın sürekli olarak hazır bulunacağı TEB Girişim Evi’nde bir de Kuluçka Merkezi olacak. E-business, bilişim ve yazılım üzerine projeleri olan girişimcilere fiziki bir çalışma ortamı sunmak üzere geliştirilen bu Kuluçka Merkezi’nden de 25’i sürekli, 25’i ise dönemsel olmak üzere 50 girişimci yararlanabilecek. Bilgisayar, yazılım, internet gibi IT altyapılarının girişimcilere sağlanacağı Kuluçka Merkezi’nde ayrıca; “Danışmanlık / Mentorluk”, “İş Yönetim Danışmanlığı”, “Akademik Destek” gibi girişimciler için önem taşıyan ek hizmetler de sunulacak.

20802627_01

Mobil Rönesans

“Mobil Rönesans’ta kadınlar daha güçlü konuma geçmeli”

Ocak ayı kahvaltı toplantısı konuğu Serpil Timuray’dı. Bu çok önemli toplantıya katılamadım, ama Kagiderin web sitesindeki paylaşımı aktarmak istedim. Sevgiler, sevgiler.

indir

KAGİDER Ocak ayı kahvaltı toplantısı 24 Ocak’ta Avantgarde Otel’de gerçekleşti. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray’ın katılımıyla gerçekleşen toplantıda “İletişim Teknolojileri ve Kadının Ekonomik Güçlenmesi” başlığından yola çıkarak pek çok konu masaya yatırıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan KAGİDER Başkanı Dr. Gülden Türktan şunları vurguladı: “Türkiye ekonomisinin bugün geldiği noktada hedeflerine ulaşması için aşması gereken üç konu var:

1)    İstihdam piyasasındaki sorunları çözmek, yani genel olarak istihdamı artırmak, ama özellikle kadın istihdamını yükseltmek;

2)    Eğitim alanında sistemik bir değişime gitmek, eleştirel ve yaratıcı düşünmeyi desteklemek;

3)    Küresel trendlere daha yakından entegre olmak.

“Bu üç alanın hepsinde iletişim teknolojilerinin ne kadar büyük bir araç olabileceği çok açık. Durum bu kadar net iken, iletişim teknolojilerini toplumsal ve ekonomik fayda için nasıl kullanabileceğimizi düşünmek zorundayız.”

Serpil-Timuray_

Serpil Timuray, kahvaltı toplantısında Vodefone’un KAGİDER’le ortaklaşa yürüttüğü “Teknolojide Kadın Hareketi” programı hakkında da bilgi verdi; “Teknolojik İş Fikri” yarışmasının sonuçlarının 8 Mart’ta açıklanacağını duyurdu.  

Serpil Timuray, konuşmasında şunları vurguladı: “Günümüzde karşılamamız gereken temel bazı zorluklar var. Ülke ekonomilerinin ajandasındaki en önemli konulardan biri, ‘sürdürülebilir ekonomiyi nasıl yakalayabiliriz’ sorusu. Bunun iki cevabı var: Birincisi, teknolojiyi daha fazla kullanarak, yenilik ve inovasyonu sağlamak. İkincisi ise kadın. Kadının güçlendirilmesi, cinsiyet eşitliğinin sağlanması, akıllı ekonomi modeli olarak görülmesi gerekiyor.”

Serpil Timuray, Vodafone’un “Çiftçi Kulübü Programı” ile ilgili şu anektodu anlattı:

“Bu programda, çiftçilerimiz ürünleriyle ilgili SMS atıyorlar, biz de sanal ortamda onun tanıtımını yapıyoruz. Geçenlerde bir çiftçimiz bizi aradı, 400 ton patates siparişi aldığını söyledi, ama bu sipariş İngiltere’den geldiği için ne yapması gerektiği konusunda yine ilgili arkadaşlarımıza danıştı. Bu haberler bizi çok sevindiriyor. Tarım alanında çalışanların yarıdan fazlasının kadın olduğu düşünülünce, mutluluğumuz daha da artıyor.”

Serpil Timuray konuşmasını şöyle sürdürdü: “Dünyada akıllı telefon kullanımı, geçen yıl 700 milyondu. Bu yıl bu rakam 1 milyara ulaştı. Önümüzdeki 3 yılda ise 2 milyara ulaşması bekleniyor. Bu artış, çok önemli. Mobil teknolojiler gelecekte gelişmeye devam edecek, hatta bu önümüzdeki döneme ‘Mobil Rönesans’ diyoruz. Öyle ufkumuzu açacak dönüşümler bizi bekliyor ki, bu Mobil Rönesans’ta kadınlarımızı daha güçlü bir konuma geçirmeliyiz. Teknolojiyi kullanarak, kadını güçlendirerek çok büyük bir fark yaratacağımıza inanıyoruz.”

KAGİDER’in kahvaltı toplantısı, Serpil Timuray’ın salondan gelen soruları yanıtlamasıyla sona erdi.

Davet İçkileri

Davet vermek, her zaman terapi, hoşluk enerji kaynağı benim için. Onun için bu ara bir iki davet de yapıp, bir iki de davet yazısı arka arkaya yazabilirim.

Hoş geldin içkisi benim için çok önemli.Bu konuda çok değişik alternatifleri, zamana, mevsime, davete göre değişik kullanıyorum. Alkollü olması da şart değil, gündüz yazın, değişik sunumlu ev yapımı limonatalar, ya da naneli ayranlar, yada buzlu ve bir damla meyva suyu ilaveli limonlu  sodalar, buzlu çaylar,kahveler. Akşamları şarap çeşitleri olduğu gibi, narlı , çilekli Şampanyalar,bazen Margaritalar, çeşit çeşit Sangrialar,bir ara illa Apple Martini’ler ,hele bu aralar, Limonçello ve Grappaları ya da bizim nefis Türk Likörlerimizi alışagelmiş yemek sonrası ikram etmenin  dışında; bol buz ve farklı bardaklarda çok soğutulmuş sunmak.Daha birçokları, hepsi, zaman zaman benim favorilerim oluyor.Bu gün anlatacağım ilk içki ise o güne  kadar tatmadığım ama tadınca da çok beğendiğim, farklı bir seçim oldu.

Arkadaşımın davetinde hoş geldin içkisi Caipirinha idi.

28

 

Misket limonu ve esmer şeker bardağın içinde limonon suyunu bırakıncaya kadar eziliyor.. Üzerine bardağı dolduracak şekilde kırık buzlar koyuluyor. Cachaca ilave ediliyor, servis ediliyor.

Tek yapılacak şey gelirken bir şişe Cachaca getirmek.

IMGP2361

Caipirinha,Brezilyalıların dünyaya tanıttığı ve sevdirdiği  ve bütün dünyaya yayılan ve çok ve sevilen bir kokteyl türü. Brezilya’da sokaklarda olmak üzere her yerde bulabileceğiniz , bu kokteyl ülkemizde de  oldukça popüler bir kokteyl.

Portekizcesinde “Küçük Köylü Kız ” anlamına gelen caipirinha’yı sevgili arkadaşlarımız Nihal ve Murat İnsel Büyük Güney Amerika, Brezilya seyahatlerinde, her akşam üstü keyifle içince; dönerken yanlarında Cachaca ve şekerleri limonla ezmek için tahta bir içki karıştırıcısı  ile gelmişler,bize de evlerine gittiğimizde hemen güzel misket limonları kokuları içinde hazırlayıp ikram ettiler.Hepimiz  için de seyahat anılarını dinlerken  çok keyifli bir hoş geldin içkisi oldu.

??????????????????????????????????????                                                                    Şimdi de benim yaptığım, yaparken de sunarken de çok beğendiğim ve de beğeni aldığım bir hoş geldin içkisi tarifi veriyorum.Keyifli davetleriniz olsun.                                                                            Ananaslı Sangria                                                                                                                    3 bardak Ananas suyu , 1 şişe sek beyaz şarap, 1 bardak kanyak, 1 adet soyulmuş 2 cmlik küpler halinde kesilmiş ananas 1 paket iri doğranmış taze nane, 1 adet ince dilimlenmiş portakal.  Bir sürahiye tüm malzemeyi ekleyip karıştırın. Buz ilave ederek servis yapın.Ben yaptığımda fotoğraf çekmeyi düşünmediğim için yukarıdaki fotoğraf bana ait değil,onun için de nane yaprakları yok. Bir daha yaptığımda orjinal fotoğrafı çekip koymalıyım. Sevgiler sevgiler

Davet Anılarım

Davetler bana her zaman terapi etkisi yapıyor. Her davetten sonra küçük olsun büyük olsun, kendimi daha iyi daha enerji dolu ve mutlu hissediyorum.Her davete kim olursa olsun,ne amaçla olursa olsun özen göstermeyi, özel detayların olmasını  arzu ediyorum, dikkat ediyorum.Tanrı bana güç versin, ömür boyu, misafirlerim, konuklarım olsun, keyifle  ağarlayayım. Aralık ve Ocak ayı yeni yıl davetleri ile dolu olan aylar.Bize gelenler olduğu gibi, konuk olduğum da  çok davet oldu. Hepsinden ilgi çekici olanları minik minik yazacağım. Bu gün yazmak istediğim, davetlerimde çok kullandığım ve de çok sevilen benim için de çok değerli anıları olan bir kiş tarifi.

İşimi yeni kurduğum günlerde, çalıştığımız bankanın müdürü iken tanıştığım, zaman içinde çok sevdiğim çok zarif ve becerikli arkadaşım, büyüğüm sevgili Semiha Sabuncuoğlu, bana tanıştığım günlerden itibaren, yani 1980lerin başından, aşağı yukarı 2005 yıllarına kadar, hep tecrübe ve becerileriyle senelerce destek vermiştir.Bu destekler paylaşımlar, yeni iş kurduğum dönemlerde, iş fikri, pazar alternatifi olduğu gibi,yemek ve davet konusunda da bana çok katkıları olmuştur.Onun  dostluğuna, misapirverliğine,  pratikliğine,  becerisine her zaman hayran olmuşumdur. Üç sene önce ani bir şekilde aramızdan ayrılan bu çok değerli dost,beni hayatımda çok etkileyen bir kaç insandan biridir.Onu kaybetmek de beni çok sarsan önemli olaylardan biri oldu..Allah rahmet eylesin, nurlar içinde yatsın.

Önemli sayılacak, yemek davetlerim olduğu  zamanlarda; mutlaka bana yardım etmek, ona özel bazı spesiyalleri yapıp getirmek konusunda çok bambaşka bir yaklaşımı vardı.O kadar farklı ve reddedilmez bir yapısı vardı ki ne desem içine sinmez ya bana yardıma gelir, organizasyona dahil olur, ya da destek gönderirdi.İnanılmaz lezzetlerin içinde saklandığı harika bir yemek defteri vardı. Ben bütün dostluğumuzun sürdüğü seneler çoğunu tatdım. İçinden kendi tarzıma uygun olan bu müthiş tariflerinden üç tanesini kendime seçip aldım, ve davetlerde  kullanmaya başladım. Sonra da zaman içinde gördüm ki ne kadar değişik farklı şeyler yapsam da bu üç tarif hep numberone oluyor. Her yaşta herkesin sevdiği illa sorduğu tarifini istediği üç çeşit.Bu gün sadece birini yazıyorum, bekleyen tüm arkadaşlarım ve sizler için.

Patlıcanlı Kiş;

541865_10152387531575323_1867301470_n

Sevgili Semoş’umun tarifi ile,

125 gr Becel, 1 çay bardağı zeytinyağı,2 çorba kaşığı yoğurt, 1 yumurta, 1 paket kabartma tozu , aldığı kadar un.(3 su bardağı gibi)

Yukarıdaki malzemelerle hamur hazırlanıyor.Elde edilen hamur, tart kabına konmadan  buzdolabında  yarım saat kadar  bekletilip dinlendiriliyor.Sonra tart kabı Becel’le iyice yağlanıyor,hamurun  ilk yarısı konuyor, sonra arasına hazırlanan patlıcanlı  malzeme konuyor.Hamurun ikinci yarısı da üstüne konuyor.200 derecede ısıtılmış fırında üstü, altı, içi iyice pişene kadar  pişiriliyor.Kibrit çöpü kontrolü ile fırından çıkarılıp biraz bekletilip servis yapılıyor.Tart kabı olarak ben  yandan açılan kilitli yuvarlak  tart kapları kullanıyorum. İçini hazırlamak için; 3 büyük ya da 2 bostan patlıcanı ateş de,ya da ızgarada  közleniyor.2  kaşık un, tereyağında kavruluyor, közlenmiş ayıklanmış temizlenmiş patlıcanlar bütün bütün içine atılıyor.Tahta kaşıkla eziliyor, göz kararı sütle macun kıvamına getiriliyor.Biraz karabiber ve rende kaşar konuyor, tuzuna bakılıyor, ve artık pişirilmiyor. Sonra da bu malzeme buzdolabında dinlendirilmiş tart hamurunun arasına koyup pişiriliyor.