Suzan Sabancı Dinçer’den başarılı olmanın sırları

Suzan Sabancı Dinçer’den başarılı olmanın sırları
Sevgili Suzan Sabancı’yla  Kagider de gerçekleştirilen bir arama konferansında beraber olma fırsatım olmuştu.Cana yakınlığından, şeffaf ve açık oluşundan, özgüveninden, özellikle de  enerjisinden  çok etkilenmiş ve takdir etmiştim. Daha sonra da katıldığı bazı toplantılarımızda,ve  konuşmacı olarak geldiğinde herkes gibi bende hayranlıkla dinledim.Çok net, çok faydalı, çok anlaşılır bir şekilde,  global krizi  Amerika da , dünyada ve bizde, nedenleri ve getirecekleri konusunda, bankalara etkileri konusunda  değerlendirmişti. O gün anlattıklarıyla olayı  çok güzel ve net özetlemişti.   Kagider üyesi olmasından hep çok gurur duydum, duyuyorum. Hepimiz kendisini,  çalışmalarını, başarılarılarını basından takip ediyoruz. Bu yazıyı hem özel, hem iş hayatının bir özeti gibi olduğu için daha da severek okudum, ve sizlerle de paylaşmak istedim. Sevgiler
Tarih : 2011.11.15  14:37:0
Akbank’ın Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, anne ve başarılı olmanın sırlarını anlattı.

Hem 7/24 Bankacıyım hem de 7/24 anne

-Kriz neden Türk bankalarını etkilemedi?

Ekonomik kriz sonrasında dünyada büyük bir çalkantı yaşanıyor. Türkiye’nin konumuysa çok güçlü. Bunun nedeni şu: 2001’de kendi finansal krizimizi yaşadık. Bu çok ağır bir krizdi ancak şansımıza, dünyanın geri kalanı iyi durumdaydı. Piyasalarda para ve likidite vardı. Kendi reformlarımızı yapıp güçlendik. Bugün Türk bankaları güçlü durumda. Kaliteli aktif yapıları, güçlü sermaye yapıları, fazla borçlu olmamaları ve geleneksel bankacılık yapmaları Türk bankalarını krizden korudu. Ancak tabii ki bundan sonraki dönemde “Durumumuz iyi” diyerek rehavete girmemeli ve bu durumu fırsata çevirmeliyiz. Önümüzdeki yıllar Türkiye için çok büyük potansiyel vaat ediyor.

Okumaya devam et

Sinem’ im ve Takıları

Her zaman gençlerle çalışmaktan, onların başarılarından, farklılıklarından çok daha fazla mutlu oluyorum, keyif alıyorum.Çalışanlarım özellikle gençler olsun istiyorum.Yeni genç girişimciler daha da heyacanlandırıyor, beni.Kendi gençlik yıllarımı hatırlıyorum.O günkü  çoşkumu heyacanımı, azmimi, gayretlerimi. Kagiderin oryantasyonların da genç üyelerimizin girişimcilik öyküleri başarıları beni çok daha farklı etkiliyor, heyacanlandırıyor.

Konunun bilirkişileri, 1970 – 2000 yılları arası doğmuş  ve farklı çalışma anlayışları olan gençleri Y kuşağı olarak adlandırıyor.

Y kuşağı sadece doğum yılları ile değil, aynı zamanda sosyal medya’yı aktif kullanan,  hiyerarşik çalışma anlayışı değil de işbirliğine dayalı bir çalışmayı tercih eden, fikirlere açık, bilgiyi paylaşmaktan korkmayan, online dünya ile offline dünyanın iyi bir sentezi olabilenlerden  oluşuyor.

Yeni iletişim teknolojilerinden pek anlamayan, hiyerarşik çalışma anlayışını destekleyen, kontrol odaklı, bilgiyi kısıtlı bir kesimden alıp  paylaşmayı pek tercih etmeyenler ve konumunu korumaya odaklananlar ise, X kuşağı , Baby Boomer olarak adlandırılan jenerasyonu oluşturuyor.

Geleceğin şirketleri, hiyerarşik yapılı değil, işbirliğine dayalı çalışan şirketler olacak, onun için gelecekte Y kuşağı insanının düşünme ve davranma anlayışına  fazlasıyla ihtiyacımız olacak.

Bu sayfalarda paylaşmak istediğim çok başarılı  Y kuşağı gençlerimiz var.Bugün ben, benim göz bebeğim, çok sevdiğim Sinem’i (Sinem Öztürk) anlatmaya çalışacağım.Sinem çok genç pırıl, pırıl, çok zarif, sade, kibar, yaşından çok olgun, saygılı,çok yetenekli, ailesinin en güzel taraflarını taşıyan bir genç kızımız.

Sinem, üç sene önce  abisi uzun dönem askere gittiğinde, ikisinin ortak olduğu gıda sektöründeki şirketleri Cemser de, yönetici ortak olarak tüm şirketi üstlendi ve başarıyla yönetti.Aynı zamanda o dönemde okulu bitirdi, projelerini teslim etti, sonra da yüksek lisans yapmaya başladı.Kendi tanımıyla Yıldız Teknik Üniversitesinde Bilgisayarlık Ortamında Mimarlık okudu.

Abisi döndükten sonra hem kendi şirketlerinde görevlerine devam etti,hem bizim gayrimenkul proje danışmanlık şirketimiz de çok önemli bir danışmanlık üstlendi.Değerli bir projemizin dairelerinin müşteriye teslim aşamasında, tüm müşteri taleplerini projede gerçekleştirilmesini sağladı.Çok zor, çok hassas bu işi iki sene boyunca hiç problemsiz götürdü.Bazen çok üzüldü, daraldı, ama sorumluluklarını hiç bırakmadı, başarıyla ve tüm müşterilerini mutlu ederek, projeyi bitirdi.Hatta kendisinden, çok memnun kalan müşterilerimizden  (çok güldüğümüz, şaşırdığımız) bahşiş almaya bile zorlandı.

İki sene önce Gayrimenkul Konseptin, tüm sosyal medya çalışmalarının blog, facebook, teknik  ve kreatif yapılarını oluşturdu.Sinemin zevkini çok beğeniyorum, ya da benim zevkimle çok örtüşüyor, ona nasıl birşey istediğimi anlatsam, o hemen en güzelini yapıp hazırlıyor. Sinem şu sıralar tüm katıımcıların gönüllü olarak destek verdiği ve bizim de parçası olduğumuz önemli bir çevre dostu ana okulu projesinde  Kadıköy Belediyesi ve yapımcı şirketler arasındaki organizasyonu bizim adımıza üstlendi ve tüm sorumluluğu aldı, proje başarıyla devam ediyor.

Bu sene de kişisel blogum yaz-gi yı  hazırlarken ona biraz kafamdakileri anlatmam, yeterli oldu, gerisini o yaptı.Ön sezgileri çok kuvvetli, benim bilmediğim, öğrenmem gereken tüm konuları hazırlayıp tam benim yutacağım hap gibi hazırlayıp koydu.Sonrasını da ben beceriyorum artık. Gençler bazı konularda bizden çok farklı şeffaf ve pratikler.Bizim gibi hiç bir şeyi döndürüp dolaştırıp uzatmıyorlar.Ne istediklerini, ne istemediklerini çok daha kolay anlatıyorlar.Bazen anlatmıyorlar bile, sadece yapıyorlar.Onları böyle oldukları için daha çok seviyorum.Daha yapmacıksız, daha net.Evet Sinem benim gözbebeğim, üç senedir, gurur kaynağım, mutluluğum, moral kaynağım enerjim.Onu tanımaktan, onunla çalışmaktan çok mutluyum.Ben de onun her işinde çok mutlu ve başarılı olmasını istiyorum.

Sinem çok başarılı, yüksek mimarlık eğitimini tamamladı.Şu anda kendi şirketinin yönetici ortağı, halasının şirketlerinin herzaman proje danışmanı jokeri; ve son çalışması, takı yapmaya başladı.Zevklerini, becerilerini takılar üzerinde uygulamaya başladı, yaptıklarını da bir internet sitesinde satmaya başladı.

Geçen hafta da yeni tasarımlar, malzemeler için Londra idi.Herkesin sevdiği işi yapması ruhunu koyması en büyük başarıyı getireceğine inancım sonsuz.Sinem’inde ruhunu, sevgisini koyarak yaptığı yeni girirşiminde çok başarılı olacağına inanıyorum.

Ona mutluluklar, başarılar sevgiler diliyorum.

Yılın İşkadını Arzuhan Doğan Yalçındağ

Sevgili Arzuhan Doğan Yalçındağ’ı kutluyoruz.

Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Kulübü’nün (ENSO) her yıl verdiği ‘Yılın İşkadını Ödülü’nü bu yıl Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı ArzuhanDoğan Yalçındağ aldı

Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Kulübü’nün (ENSO) geleneksel ‘Yılın İşkadını Ödülü’ bu yıl Doğan HoldingYönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ’a verildi. Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen törene katılan Arzuhan Doğan Yalçındağ, ödülünü Öğrenci Faaliyetler Koordinasyon Kurulu Kulüplerarası Kurul Başkanı İhsan İlter Özgür’den aldı. Yılın İşadamı Ödülü ise Hüsnü Özyeğin’in oldu.

Çok şanslısınız

Gençlerle iş deneyimlerini paylaşıp tavsiyelerde bulunan Arzuhan Doğan Yalçındağ, “Ben de bir Boğaziçiliyim ve bu yüzden çok heyecanlıyım. Boğaziçi Üniversitesi, yurtdışında da saygın görülen bir markadır. Sırf bu itibarlı üniversitedeokuduğunuz için çok şanslısınız” dedi.

Boğaziçi Üniversitesi’nde sosyoloji okurken Prof. Demir Demirgil’in ekonomi derslerine girdiğini belirten Arzuhan Doğan Yalçındağ, Demirgil için, “Sadece ekonomi değil aynızamanda hayatı da anlatıp öğretirdi. Onun isminin verildiği salonda ödül alacağımı öğrendiğimde daha da heyecanlanmıştım” diye konuştu.

Mutlu aile hayatı

Arzuhan Doğan Yalçındağ, konuşmasında kendi hayatında örnekler vererek, şöyle devam etti: “Burada okurken mantığım ve kalbimin arasında kaldım ve kalbimin sesini dinleyerekLondra’ya aşkımın peşinden gittim. Ve ne doğru bir karar verdiğimi şimdi anlıyorum. Çünkü mutlu bir aile hayatı iş hayatını çok olumlu etkiler. İlk iş tecrübem strateji ve iş geliştirme biriminde çalışmak oldu. Fakat daha sonra bu iş kolundan memnun olmadım. Konforumdan ödün vererekMilpa’da Katalog ve Satış Biriminin başına geçtim. Burada öğrendiğim en önemli şey insanları idare etmek oldu. Tüm sorumluluğu almayı, kredileri doğru kullanmayı ve birim yönetmeyi de burada öğrendim.”

Kadının işi daha zor

İş hayatında kadınların çektiği zorluklara değinmek istediğini belirten Arzuhan Doğan Yalçındağ, “Üzgünüm ama belirtmem gerekiyor; iş hayatında kadınların işi daha zordur. Pek çok ülke bu sorunu daha önce aştı. Biz de aşmaya çalışıyoruz. Kadın yöneticiler artmaya başladı. Umarım ileride uluslararası şirketlerde de Türk kadınlarını yönetici olarak görürüz” dedi. Türkiye’yi yükselen bir yıldız olarak gördüğünü söyleyen Yalçındağ, üniversite öğrencilerine İş hayatında potansiyelle birlikte rekabetin de arttığını ve ülkece heyecanlı bir döneme girildiğini vurguladıktan sonra konuşmasını öğrencilere “Zeki, çalışkan ve çok şanslısınız” diyerek bitirdi.

Kanal D sektöre canlılık getirdi

ÜNİVERSİTELERDEKİ organizasyonların bir katmadeğer yarattığını, buralardan geçen öğrencilerin sektörlere başarı kazandıracağını ve sektörün başarısının ülkenin başarısı olduğunu belirten Arzuhan Doğan Yalçındağ, Kanal D’den bir örnek vererek şunları söyledi: “Kanal D kurulduktan sonra sektörde ciddi bir yükseliş yaşandı. Şu an özellikle televizyon dizileri çok ciddi bir istihdam yaratıyor. Artık binlerce insan gelişen dizi sektöründe çalışıyor ve bunun da ülke ekonomisine önemli ölçüde katkısı var. Pek çok yabancı ülkeye de bu diziler ihraç edilebiliyor.”

Güler Sabancı’nın başarısı

Güler Sabancı  2011 yılında Türk İş Kadınlarının dünyadaki gururu oldu. Çok mutluyuz.
Güler Sabancı ‘5 Öncü Kadın Lider’ arasında

Dünyanın en saygın gazetelerinden Financial Times yazarları ve editörleri 2011 yılının kendi alanlarındaki en etkili kadınlarını seçti.

“Öncülerin Liderleri” başlığı ile ilk kez yayınlanan listede Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı iş dünyasından seçilen en etkili beş kadın arasında yer aldı. Güler Sabancı’nın Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı olmasının yanı sıra, bir filantopist olarak bu yıl Clinton Küresel Vatandaşlık Ödülünü kazandığı belirtilirken, çalışmaları arasında Sabancı Üniversitesi’nin de yer aldığı vurgulandı.
Politika, moda, sanat
İş dünyasından seçilen diğer isimler ise Kraft CEO’su Irene Rosenfeld, Pepsico CEO’su Indra Nooyi, Avon CEO’su Andrea Jung ve Xerox CEO’su Ursula Burns oldu. Financial Times yazarları ve editörleri iş dünyasının yanı sıra politika, sanat, moda, bilim ve teknoloji, edebiyat, eğlence ve spor gibi çeşitli alanlarda da dünyanın en etkin isimlerini belirlediler. Bu isimler arasında Hillary Clinton, Christine Lagarde, Angela Merkel, Kate Middleton, Lady Gaga, Victoria Beckham, J.K. Rowling, Rihanna, Iwona Blazwick, Petra Kvitova, Ginni Romety, P.J Harvey, Dilma Rousseff gibi isimler yer aldı.
Güler Sabancı, geçtiğimiz ay da
Financial Times tarafından düzenlenen “Dünyanın Zirvedeki 50 İş Kadını” listesinde ikinci sırada yer almıştı.