Tatlı Blogger Eda

IMG_2345-21Eda’nın girişimcilik hikayesini Kasım ayında paylaşmıştım, tabii blogundan da bahsetmiştim.Bu gün de blogunu yazmaya nasıl başladı, nasıl ilerledi?ileride hedefleri ne? onları analatacak bize. Eda Bilol çok genç girişimci ve iyi bir blogger, benim çok beğendiğim bir blogu var. Şaşırtan, beni cezbeden, keyifli vakit geçirten bir blog. Eda,  online alışveriş yapanlar için hazırlamış  blogunu. Nerede ne var?sorusuyla yola çıkmış. Ben  zor da kalmazsam, hiç online alışveriş yapmam.Ama bu blogu çok seviyorum. İçinde, çok sevdiğim, yazılara, önerilere, tüyolara rastlıyorum.Çok güzel fotoğraflarla seyahat anıları var. Üstelik çevreci bir blog, sağlıklı yaşam, beslenme önerileri, pratik fikirlerle dolu.Ben sadece ne arasam değil, neden hoşlansam, okumaktan keyif alsam hepsini bu blogda buluyorum.

Özellikle Eda yaşındaki gençlerin genelde bir, hatta birkaç blogu var, ama önemli olan açmak değil, sürdürebilmek, onu takip edenlerle devamlı bir iletişim  içinde olabilmek.Sağlıklı ve takipçisi büyüyerek devam edenler ise çok az.Bunu başarmak için hem yazmayı çok sevmek, hem de çok emek vermek gerekiyor. Aşağıda başarılı blogger arkadaşım Eda anlatıyor, ben de paylaşıyorum.Blog yazanlar, yazmayı düşünenler için de çok güzel bir yol gösterici. Ama Kafam-Bi-0nline ‘den bir şikayetim var, içine girince zamanı unutuyorum, oradan oraya uçuşuyorum. Siz Eda’nın blog hikayesini okurken ben de size aynısını yapacağım, yazının arasına koyduğum blogdan karelerle kafanızı karıştıracağım. Kafam-Bi-Online durumu yani Sevgiler, sevgiler…

8ceeae115aa191fd234fb1bf2503a5ca

Ayakkabılarınız düzenli yerleştirmek mi istiyorsunuz?

Blogumun Hikayesi…

Aslında kendimi bildim bileli yazı ve fotoğraf en büyük tutkularım!

Yazmak…. Tabiri caizse elim kalem tuttuğundan beri, ufak şiirler, kompozisyonlar, kendi çapımda öyküler, mini kitaplar derken genç kızlıkta günlük tutmak, kimi zaman öfkemi, mutluluğumu dökerek devam etti. Birikmiş kaç yazım vardır, kim bilir. Daha deneme tarzı olduklarından, ilerleyen zamanlarda başka bir blog altında toplamak gibi bir fikrim var.

Fotoğraf… Sanırım babama özenerek başladığım, sonra ise hayatımın bir parçası haline gelen bir tutku. Özellikle mastır dönemimde profesyonellerin yönlendirdiği bir kulüp ile bir sürü şehir gezip, fotoğraf hakkında daha ileri bilgiler edindim. Öyle bir hale geldi ki ev içinde bile kompozisyonlar yaratıp fotoğraf stüdyosu misali vakit geçirir oldum.

Uffizi_Gallery_Florence-1024x682

Fotoğraf’dan özellikle seyahat fotoğrafları çekmekten hoşlanır mısınız?

Blog yazma fikri ise birkaç senedir var. Ama bir çoğu kişide olduğu gibi ‘Kafamda o kadar çok şey var ki, hangisi ile başlayacağım?!’ sorusu erteledikçe ertelettirdi. Derken bir gün bir kitapla karşılaştım.  Hayatımda hep tıkandığım noktalarda bir işaret gibi birer kitap beni bulmuştur.

Salih Seçkin Sevinç‘in keyifli anlatımı gibi, bir o kadar da ışık gösterici, harekete geçirici kitabı ‘Pazarlama İletişiminde Sosyal Medya’yı bir solukta okudum. Ama hepsinden öte, kaç senedir yanmayan ışık bir anda yandı ve iki gün içinde blog açtım.

IMG_2455-1

Özel bir hediye mi? almalısınız.

Salih Seçkin Sevinç’ diyor ki; ‘Hangisinden başlayacağım demeyin, başlayın birinden…’ ‘İlerleyen zamanda farklı konularda farklı bloglar açabilirsiniz.’

Biraz düşündüm, benim en çok ne ilgimi çekerdi, insanlar bana hep neler soruyor, ne hakkında yazsam hem ben eğlenirim hem okuyanlar, hem de bir faydam dokunur…

‘Online Alışveriş’ !!

Hemen hemen her gün telefonum en az 1-2 kere ‘şunu nerden sipariş edebilirim?!’ sorusuyla çalar.  Aslında herkesin yaptığı gibi ben de ‘Google Amca’ya soruyorum. Tek fark benim biraz daha sabırlı ve mükemmelliyetçi olmamdan dolayı Google 15 sayfa sunuyorsa neredeyse hepsine tek tek bakmak, içinde kaybolmaktan büyük keyif alıyor olmam.

Samon-Pizza-600x370

Canınız deniz mahsulleri pizza yapmak istedi, sesli tarife mi? ihtiyacınız var.

Konuya karar verdik, süper! Peki adı ne olacak?! Öyle bir isim olmalı ki bir daha değiştirmemeliyim, komik, akılda kalıcı ve orijinal olmalı! Her zaman yaptığım gibi o kadar sorumluluk yükledim ki o isim bir türlü çıkmadı 2 gün boyunca. Derken…. Tahmin edeceğiniz gibi ‘kafa karışıklığı’ içerisinde kendime söylenmekle meşgulken, ‘kafam bi…’, ‘online çılgınlık’, ‘online alışveriş’….’Kafam-Bi-Online’ doğdu. Bayağı sancılı bir doğum oldu, ne yalan söyleyeyim.

İster kendine, ister özel birine, ister arkadaşa, ister aileye, ister öylesine, ister özel güne… değişik hediyeler, ürünler, fikirler arayanların önce bir ‘Kafam-Bi-Online’a bakmalı, denmesiydi hayal.

Ve galiba öyle de oldu .

533721_627543690600454_40641113_n

Davet mi? yapacaksınız.

İşin en enteresan tarafı birçok blog çok daha alt yaş gruplarına hitap ederken(yaşıtlarım arasından), Kafam-Bi-Online ın ağırlıklı takipçisi genç yetişkinler, kendini genç hisseden orta yaşlı yetişkinler! Bazıları belki asla online alışveriş yapmayacak ya da en azından şimdilik öyle olduğunu sanıyorlar! Ama yine de takip etmekten keyif aldıklarını, merakla beklediklerini söylediklerinde… daha ne isterim ki . Buna katkıda bulunan içimdeki 13 ündeki çılgın ergene ve yaşımdan 20 yaş daha büyük yetişkin kadına, kendi hallerinde birer çılgın oldukları, beni ben yaptıkları için teşekkür ediyorum.

Açılışı yaptık ve başladık ama ‘blog yazarı’ bugün ki yaygın kullanımı ile ‘blogger’lık’ pek de kolay bir hobi/iş değil. Herhangi bir hobiye benzemiyor. Öyle canınız istediğinde yazıp, aylarca dokunmazsanız önce takipçileriniz sonra Google sizi arka sıralara atıyor.

obj_146031-1024x768

Floransa’dasınız, nereye gideyim? ne yiyeyim mi? diyorsunuz.

Çok mu önemli?’ derseniz, bence önemli. Sanal ortamda neden yazıyorsunuz? Okunması için.

Yoksa günlük tutardınız, deftere, kağıda karalardınız.

İlk anda ‘megalomani’ gibi gelebilir ama benim ilkem şudur: ‘Kendi yazdıklarına, paylaştıklarına dönüp dönüp bakıyorsan, tekrar tekrar okuyorsan, o iş olmuştur. İnsan önce kendine beğendirmeli ki paylaşabilsin.’

Hızlı ilerlememdeki faktör sevgili Annem oldu.  Daha 3 yazı yazmışken, heyecanlanıp sahibi olduğu Sedirli Ev Otel’in tüm takipçileri ve kendi çevresiyle paylaşınca haliyle beklentiler yükseldi.  Dolayısıyla, kafamda planladığım gibi yavaş yavaş işleyerek ilerlemek hayal oldu  Hangi konuda her şey planladığımız gibi gider ki?!Dil-Peynirli-Biftek--600x370

Güzel bir et yemeği yapıp gönülleri mi? fethetmek istiyorsunuz.

Ardından hem şevk veren hem de güzel bir etkileşim sağlayan, Facebook Page açmak oldu.

Kesinlikle tüm blogların konularına göre diğer sosyal medya mecralarında olmalarını tavsiye ediyorum. Kesinlikle okuyucu/takipçi ile çok daha interaktif, içten ve sevgili Temel Aksoy’un tabiriyle ‘şeffaf’ bir ilişki sunuyor.

Facebook ile ilgili olarak verebileceğim ufak bir tüyo ise ‘facebook reklamları’. Güzel bir görsel, çekici bir cümle ve cüzi bir miktar yatırım ile süreci ciddi ölçüde hızlandırabilirsiniz.

1.yılını doldurmasına az kaldı, Kafam-Bi-Online’ın. Daha taze sayılır.  Ama süreçte çok gelişti ve gelişmeye devam edecek. Keyifle, hobi olarak başladığım blog yazarlığını, bir girişimci olarak, çok daha ileri boyutlara taşımayı hedefliyorum.

Hikayemi yazdığınızda sürpriz olarak Kafam Bi Online hakkındaki yorumlarınız o kadar mutlu etti ki!IMG_2566-1

Farklı bir pazar okuması ya da dinlemesi mi? bulmak istediniz.

Hayallerimdekini karşı tarafa ve özellikle de size aktarabilmek, bu yolda çok daha farklılıklar yaratmak için kat kat daha fazla şevk verdi.

Yürümeye yeni başlamış ama koşmaya hazırlanan Kafam Bi Online ın hikayesinin, benim gibi ertelemekte ya da cesaret edememekte olanları harekete geçirmesi dileklerimle…

cin-fizz-sesli-yemek-600x370Kafalar-Bi- Online iken bir bardak içkiye ne dersiniz?

Eda’cım yine çok keyifli saatler geçirdim, hem de yazını paylaştım. Blogundan yine  çok  güzel şeyler öğrendim. Ben de yenilendim, enerji depoladım.Yazacağım daha çok şey var, ama, bırakalım biraz da dostlarımız  keşfetsin istedim. Bu güzel blog daha güzelliklerle devam etsin, takipçinim, kucak dolusu sevgiler, başarılar….

Gecenin Kraliçesi

1545045_698704116828986_428145576_n1525648_10151899430936943_299781200_nSevgili Zehra Güngör 10 Ocak’ta geleneksel kolyesini takarak  İPRA’nın 2014 Dünya Başkanlığı görevini Fransa’dan gelen Christophe Ginisty‘den devraldı.
IPRA, Birleşmiş Milletler tarafından tanınan ve merkezi Londra’da olan 58 yıllık bir kuruluş. Güngör de 50’nci başkanı…Çok gurur verici bir geceydi.Zehra bu geceyi  sevdikleri ile paylaştı. Ailesi, çocukluk, okul arkadaşları, Kagider’den arkadaşları,meslektaşları, dostları,  yanındaydı.Sunuculuğunu Ahu Özyurt’un yaptığı gala yemeğinin onur konuğu,  halkla iletişimcilerin efsane ismi Betül Mardin‘di.Konuklara Zehra ile anılarının sorulduğu çok özel sıcak bir yemek oldu.

Sevgili Dr. Zehra Güngör her zamankinden daha   özel ve  daha da  farklı idi.Gecenin kraliçesi idi.1560607_10151887657989142_2034033005_nMavi ojeleri, ayağındaki ve bileğindeki döğmelere eklediği sırtındaki dövmesi, kırmızı elbisesi, incili tokalarla tutturulmuş saçları, sıcacık tebessümü  ile kusursuzdu.Bu çok başarılı kadının detaylardaki hassasiyeti onu her zaman daha da özel kılıyordu.Dr. Zehra Güngör’ün hikayesini ve İPRA başkanlığını  daha önce yazmıştım bu vesileyle tekrar paylaşmak istedim.

1525326_10202299407759913_214717004_n

Tanıdıkça Yazmak Zorlaştı

Tarih: Mart 2, 2013
Sevgili Zehra Güngör’ü on senedir tanıyorum, başarılarının, sevgi dolu, yüreğinin,müthiş enerjisinin  takipçisiyim, ama her geçen gün biraz daha  tanıyınca, onunla ilgili bildiklerim kadar bilmediklerimin de çok olduğunu görüyorum. Okumaya devam et

Avakado Soslu Makarna

Dün sevgili Selin Varol’dan güzel bir teklif  aldım. . Avakadolu salata yazımı okuyunca bloglarında paylaştıkları bir tarifi bana göndermiş, o kadar güzel anlatmış ki, hemen yapmak istedim, bu ara hep evde yumuşamak üzere aldığım avakadolarım da vardı. Ama, çok şiddetli grip olmuşum, henüz yapamadım. Ama hemen paylaşacak enerjiyi bulur bulmaz bloguma koydum, beraberce yapalım diye; sevgiler, sevgiler…

Selin Varol’un blogundaki hakkında bölümünde hikayelerini de okuyunca da çok içten ve tanıdık, ama bir o kadar da cesaret isteyen  duygular hissettim. http://www.cevizhane.org/en-saglikli-kremali-makarna/

En Sağlıklı Avakado Kremalı Makarna

Var mısınız lezzetli bir makarna yapmaya, herkesi mutlu etmeye ve bu tarif ile baş döndürmeye.

Sarımsağın baş döndürücü aroması, avakadonun kremamsı kıvamı, limonun ekşiliği hepsi bir araya geldiğinde ortaya müthiş lezzetli ve sağlıklı bir makarna çıkıyor.

Hatta oldukça kısa bir sürede toplam 15 dakikanızı alacak bir tarif.

Bu makarnaya ne krema, ne peynir ne margarin hiç bir şey bu kadar lezzet veremez. Alfredo sosta neymiş diyeceksiniz. O kadar iddialı. En önemlisi çok sağlıklı.

Tarif vejeteryan beslenenlerin favorisi ve çiğ beslenme kursunda kullandığımız bir sos.

creamy avocado pasta En Sağlıklı Kremalı Makarna

Malzemeler

İki Kişilik

  • 1 orta boy avokado
  • 1/2 limon suyu ve sunum için limon kabuğu rendesi
  • 1-3 diş sarımsak, tercihe göre azaltabilirsiniz
  • 1/2 çay kaşığı deniz tuzu
  • 1/4 bardak taze fesleğen, tercihe bağlı ben evde olmadığı için kullanmamıştım
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 2 kişi için tercihinize göre makarna , ben özellikle midye makarna tercih ediyorum ki sos makarnanın içine işlesin her lokmada biraz daha fazla sosa bulanmak istedim
  • Taze çekilmiş karabiber, toz karabiberin aksine taze çekilmiş karabiberin aroması ve kokusu çok daha hoş

Yapılışı

1. Orta boy bir tencerede 1 lt su ile makarnaları haşlayın. Önemli olan makarnayı su kaynadığı andan sonra tencereye almak. Önce su kaynıyor sonra bol tuz ilavesi yapıyoruz ve ardından makarnaları ekliyoruz.Al Dente kıvamında yani yaklaşık olarak 8-10 dakika haşlıyoruz.

2. Makarnalar pişerken biz bu sırada sosumuzu hazırlayabiliriz. Sarımsak, limon suyu , zeytinyağı blendıra aktarın ve karıştırın. Sonrasında dilimlenmiş avokado,fesleğen ve tuzu ekleyin ve tekrar blendırı çalıştırın. Ortaya pürüzsüz akıcı bir krema çıkacak.

3. Makarnalar hazır olduğunda, süzün ve geniş bir kaba alın.Üzerine hazırlamış olduğunuz sosu dökün ve makarnanın her zerresine bu sosun değeceği şekilde karıştırın. Tabaklara servis ettiğiniz sırada limon kabuğu rendesi ve taze çekilmiş karabiber ile süsleyin.

Önemli nokta, içerisinde avokado bulunması sebebi ile ateş üzerinde pişirmeyin ve tekrar ısıtmayın. Hemen tüketilmesi gerekiyor. Kuşkunuz olmasın geriye  kırıntısı dahi kalmıyor.

Biz bu makarnaya bayılıyoruz.

Davetlerden Seçtiğim Lezzetler

fotograf (124)Aralık ayının ilk günlerinden itibaren yeni yıl davetleri başladı. Hepsi başka güzel, şık, özenli, keyifli idi.Hepsini uzun uzun anlatmak istiyorum.Ama neresinden başlamalıyım, neleri en çok anlatmalıyım seçmekte zorlanıyorum.Öncelikle davetlerden beğendiğim favori listeme aldığım lezzetleri paylaşıyorum.

Bioritm Güzellik Merkezi çok leziz, şık kahvaltı sofraları ile hem 25.yılını kutladı,hem yeni yıla hoşgeldin davetlerini de  yapmış oldu. Dünya tatlısı Güzin ile Ayşegül Demirağ kardeşler işlerinde ki becerilerini sofralarına da taşımış,mükemmel ekipleriyle beraber  harikalar yaratmıştılar. Her şey çok güzeldi, boldu, keyifliydi, hem de sağlıklıydı. Ama ben özellikle Ayşegül’ün avakado salatası ile muammaralı ekmeklerini beğendim, ve hemen uyguladım, hem de kahvaltı dışında çok farklı zamanlarda.. Günün her saatine yakışıyorlar ama kahvaltıda da özellikle çok yakışmışlardı .

fotograf (127)

Avakado salatası;

Olgun avakadolar alınıyor, ya da ev de iki üç gün bekletmek gerekiyor, ben meyvalarımın özellikle elmalarımın yanında mutfak masasında bekletiyorum.Elinizle yumuşadıklarını hissettiğinizde boyuna ikiye kesiyorsunuz, ortalarında ki çekirdeği alıyorsunuz,sonra da kaşıkla ya da bıçakla avakadonun içini alıyorsunuz, kararmaması için limon sıkıyorsunuz. Zeytinyağı, pul biber,taneli hardal ve limonla yapılmış sosla karıştırıyorsunuz. İnce kıyılmış yeşilliklerle servis ediyorsunuz. Çok lezzetli ve faydaları saymakla  bitmiyor. Ben bol yeşil salatayla karıştırarak da denedim yine çok başarılı oldu.  Afiyet olsun.

fotograf (126)

Muammaralı ekmekleri; Ayşegül en esprili tarzıyla çok güzel anlatıyor. Francala ekmeklerini alıyorsunuz. Dilimledikten sonra üstüne, Sahan’dan aldığınız muammaraları sürüyorsunuz. Sonra buyrun, afiyet olsun.Muammarayı evde de çok kolay yapabilirsiniz, ama ben de arkadaşımı dinledim. Hemen Sahan’a uğradım ve muammara aldım. Evet gerçekten çok leziz ve farklı baharatlarla zenginleştirilmiş.Çok güzeldi.

fotograf (116)

Kahvaltıda herşey çok bol çeşitli ve güzeldi, kavrulmuş fındıkla servis edilen, evde yapılmış ayva reçeli ve taze çıtır sivri biberler benim diğer favorilerimdi.

fotograf (122)

Bioritmciler ve takipçilerinin ne kadar güzel olduğunu ve ışık saçtığını  gösteren, doğrulayan fotoğraflardan biri.

Bu güzel davet için canım arkadaşlarıma ve ekiplerine çok teşekkür ediyorum.Daha önceki davetlerinde de sevgili Güzin’den çok beğendiğim çeşitler vardı, başka sefere de onları anlatmak sözüyle, sevgiler, sevgiler…

Kosgeb Fırsatları III

Sevgili yeni girişimci adayları, henüz şirketini kurmamış olanlar; kuruluş giderleriniz için hibeler ve mentörlük almak istiyorsanız aşağıda çok önemli bilgileri sizler için paylaşıyoruz. Kosgeb ile ilgili yazı dizisinin 3.bölümü ile devam ediyoruz.

indir Sevgili NazmiyeSabuncuoğlu‘nun  katıldığı eğitimleri ve Kosgeb fırsatları ile ilgili tüm bilgileri,  uzun uzun paylaşıyoruz..Nazmiye ile bu yazı serisi ile ilgili buluştuğumuzda öncelikle paylaşmam gereken bilginin,  bu eğitimlere ve dolayısıyla öğrenmek istediğiniz her şeye nasıl ulaşacağınız konusunu olduğunu düşünüyorum.Kosgeb yeni girişimci adaylarına çok değerli fırsatlarla birlikte eğitimler de veriyor.Eğitimlere katılabilmek ve bilgi alabilmek için Boğaziçi Kosgeb’i aramalısınız.Tel: 0212 285 05 00 .Belirli dönemlerde tekrarlanan eğitimler için bir mülakattan sonra başlıyabiliyorsunuz.Yeni bilgilendirme ve eğitim fırsatları  için Ocak’ta yeni müracatları tekrar kabul edecekler.Sonra da eğitim döneminde hem girişimcilik ile ilgili çok önemli bilgiler,  hem Kosgeb fırsatlarını nasıl kullanabileceğiniz, öğretiliyor. Nazmiye bu güne kadar  hem profesyonel olarak, hem de iş sahibi olarak 18 senelik iş hayatının içinde olmasına rağmen, yeni işini kurarken bu eğitimlerden çok şeyler öğrendiğini heyecanla anlattı. Özellikle bu eğitim notlarını paylaşan öğretmenleri İstanbul Aydın Üniversitesi MdYardımcısı Doçent Dr Faris Kocaman‘ın katkılarını defalarca tekrarladı.Bilgilerin teknik ve teorik içeriklerinin yanında kişileri girişimciliğe ruhen hazırladığını özellikle belirtti.Ben de bu eğitimleri sizlerle gün gün paylaşmaya başlıyorum. Sevgili Nazmiye Sabuncuoğlu’na ve Faris Kocaman’a sonsuz teşekkürler.Bilgiler ve eğitimlerin paylaşımı ile birlikte  Nazmiye’ye  eğitimlerin  kazandırdıkları, sonra şirketini kurarken yaşadıklarını da paylaşmaya çalışacağız.Sevgiler, sevgiler…

Kosgeb ile daha önce de genel bir anlatım paylaşmıştım. Buradan ulaşabilirsiniz. 2. yazıya da buradan ulaşmak mümkün. Resmi site adresleri ise http://www.kosgeb.gov.tr.Aşağıda 9 bölüm halinde paylaşacağım Kosgeb Eğitimlerinin birincisiyle başladım.Üçüncüsü  ile devam…

N7VA3oeqj47A0h2neRFB3.BÖLÜM GİRİŞİMCİLİKTE İNOVASYON

Girişimcilerin, yöneticilerin ve çalışanların son yıllarda en çok duyduğu ve bilmek istediği kavramlardan biri inovasyon olmuştur.

Bunu uygulamak ve bundan yararlanmak için yönetim yeteneği haline getirmek gerektiği bilinmektedir.

İnovasyonun yönetsel olarak uygulanabilmesi ve bu konuda kalıcı başarıların sağlanabilmesi için sürdürülebilir özelliğe kavuşması beklenmektedir.

Yani inovasyon konusunda önce bilgi olmalı buna beceri eklenmeli sonra da bu ikisinin maharetli kullanımıyla hayata geçmelidir

Bu nedenle inovasyon konusunda bilgi vermek için inovasyonu kavram olarak incelemek gerekmektedir.

İNOVASYON KAVRAMI

İnovasyon, bir düşünce biçimi, bir sonuç, tüketicilere fayda girişimciye kâr sağlayan insanların ihtiyaçlarını gideren, sorunlarını çözen, merak ve sezgiyle başlayan, hayallerle devam eden sonunda ürün, hizmet ve toplumsal faydaya dönüşen içinde keşif, icat ve AR-GE’yi barındıran yaratıcılık ve yenilik süreçleriyle oluşan bir kavramdır.

Son zamanlarda insanlık için önemli hale gelen bu kavram daha çok konuşulmaya ve kullanılmaya başlandı.

Çünkü inovasyon, sorunların çözümünde kullanılan bir sihirli değnek gibi algılandı.

Hatta dünyayı bu hale getiren bundan sonra da hızlı ve yoğun değişimi sağlayacak olan olgu olarak görülmektedir.

İnovasyonun merkezinde insan olduğundan insandan, sermayeden, topraktan, teknolojiden daha değerli hale gelmiştir.

İnsanın beyin gücüne dayalı emeği gün geçtikçe artmaya başlamıştır.

İnovasyon kavramı dünyadaki tüm yapıları ve sistemleri baştan aşağı yerinden oynatmış ve bunların kalıcılığı ve sürdürülebilirliği konusunda tartışma başlatmıştır.

İnovasyon gücü bu kadar önemli hale gelince ülkeler inovasyon potansiyellerini ölçmeye ve bunu nasıl artırırız? sorusunun cevabını aramaya başlamışlardır.

Burada esas olan yaratıcılıktır. İnovasyon yaratıcılıktan sonra gelen bir süreçtir.

Yaratıcılık ile ekim, inovasyon ile biçim yapılır.

Yaratıcılık her zaman inovasyondan önce gelir.

Yaratıcılık, inovasyonun ham maddesidir.

Bir de bu iki kavram arasında süreç olarak yenilik vardır.

Yenilik de yaratıcılıktan sonradır.

Yaratıcılık olmadan yenilik olmaz.

Her yaratıcılık yenilik ile sonuçlanmaz ama her yenilikte yaratıcılık vardır.

Yine aynı şekilde her yenilik inovasyon demek değildir.

Ama her inovasyon da hem yaratıcılık hem de yenilik vardır.

Yaratıcılık ve yenilik inovasyonun girdileridir.

Yaratıcılık yenilik haline getirilmeden inovasyona dönüşmez.

Çoğu kez inovasyon yerine yenilik kullanılır ama tam karşılığı değildir.

Girişimcilik açısından baktığımızda sadece yaratıcılığın hatta yeniliğin de yetmediğini, mutlaka inovasyonun da gerekli olduğunu görmekteyiz. Okumaya devam et