Zorluklarla Başlıyor; Ama……

Fatoş’u bu sene tanıdım, güzel bir başlangıçla da bir Kagider projesinde beraber çalışmaya başladık. Projemiz; İş Hayatında Yaşanan Zorluklar.Bu çalışmada ilk örnekleri bizler önce kendi hikayelerimizden derleyelim, dedik.Fatoş “Ben çok zorluklar yaşadım, yazarım.” dedi ve Girişimcilik hikayesi içinde zaman, zaman yaşadığı zorlukları da koyarak gönderdi. Ben hikayeyi okurken ,hep  artık bu son olsun dedim. Ama zorluklar, şansızlıklar  bitmek bilmedi. Fatoş’u aradım. Fatoş’cum bunlar sanki biraz fazla gibi diyecek oldum. O da bana hepsini yazmadım, zaten demez mi? Fatoş’un yaşadığı iş hayatının farklı alanlarda ki bir çok zorlukları yeni projemize bırakıp, ben, Fatoş’un girişimcilik  hikayesini burada, tersden okudum, başarılarla başladım, ve sizlerle paylaşıyorum.

Fatoş Somsa , 2007 yılında Meclis Haber Dergisi tarafından;‘Yılın En Başarılı İş Kadını ‘ seçiliyor. Aşağıda da dergiye verdiği röportajdan alıntılar, var.

Fatoş beş yıl önce, biraz kendi hayatını, iş hayatının, nasıl başladığını, aktif çalıştığı sosyal sorumluluk projesini, sonra da firmasını anlatmış.

“1972 yılında Erzincan’da doğdum.1979
senesinde ailemle birlikte İstanbul’a
yerleştim.Ticaret lisesi mezunuyum.Lise
döneminde iki yıl Etibank’ta cari hesaplar
–müşteri ilişkileri departmanında stajyer
olarak çalıştım.Okulu bitirdikten sonra
muhasebeci olarak iş hayatına
atıldım.Şansım bir gümrük firmasında işe
başlamış olmamdı.Beş yıl süren
muhasebecilik yaşamımda iyi bir
dinleyici,araştırmacı ve gözlemci
olmam,muhasebeciliğin yanı sıra ihracat gümrükleme departmanında düzenli olarak çalışmam
bende iyi bir birikim oluşturmuştu.Bu nedenle birikimlerimi en iyi şekilde değerlendirmek ve
kendimi daha fazla geliştirebilmek adına nakliye sektörüne geçiş yaptım.
Taytrans’ın kuruluşundan sonra bir yandan şirketi iyi bir noktaya taşımak için yoğun bir
şekilde çalışırken , diğer yandan kendi kişisel gelişimimden ve hobilerimden
vazgeçmedim.Aynı süre içinde Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde lisans eğitimi aldım
ve Cambridge Bell International Scholl’da dil eğitimimi tamamladım.                        Diğer taraftan ; “Ulusal
Köy Kütüphaneleri”adı altında Gazi Güder tarafından başlatılan çok güzel bir projenin
Avrupa Yakası temsilciliğini yapıyorum.Bu proje ; kitaba ve kütüphaneye gereksinimi olan
köylerle ,onlara destek olmak isteyen insanlarımız arasında bir köprü görevi
görmektedir.Mutlaka herksein kütüphanesinde atıl olarak duran muhtelif kitaplar var.Çocuk
kitaplarından romanlara,ansiklopedilere,ders kitaplarına kadar her çeşit kitabı bağışlamak
isteyen gönüllülerden yardımları topluyoruz ve kütüphanesi olmayan köylere,okullara
kütüphane kuruyoruz.Bunun yanında bilgisayar,giysi,kırtasiye ve oyuncak yardımları da
gönderiyoruz.
Fatoş’un ödül aldığı firması Taytrans;
Benim çocukluğumdan beri atlara ciddi bir merakım var ve son altı yıldır binicilik
yapmaktayım.”Tay” ismi de buradan geliyor.Taytrans 1996 yılında havayolu kargo
taşımacılığı alanında hizmet vermek üzere kuruldu.1997 yılı itibari ile denizyolu full ve
parsiyel konteynır kargo taşımacılığına da abünyesine kattı.Bugün 10.yılını geride bırakan
Taytrans ,Utikad ve Fiata üyesi olarak dünya çapında geniş acente ağı ile ; İstanbul
Havalimanı,Ankara ,İzmir ve Mersin şubeleri ile özellikle ithal kargolar için hava ve gemi
yoluyla servis vermeye devam etmektedir.Özellikle ithal kargolar diyorum çünkü biz bu işe
başladığımız zaman gördük ki ,Uzakdoğu ve Amerika’dan taşımacılık talebi oldukça yüksekti.

Fatoş’un iş hayatında  detaylara indiğimiz de hep zorluklarla dolu olduğunu görüyoruz. Hem de ne zorluklar. Bütün bunlarla uğraşırken, babasından da olumlu tepki almayacağını bildiği için, hep işini, ortaklığını, arabasını, herşeyi saklamak zorunda kalıyor.

Fatoş’un  işini kurarken, yaşadıklarının bazılarını aşağıda kendi anlatımı ile aktardım.Dediğim gibi hepsini bu hikaye de  anlatmak istemedim.

“Firma kuruluş konuşmalarını ,planlarını yaparken her şey toz pembe görünüyordu. Ortaklardan birinin  deniz taşımacılığı alanında faaliyet gösteren firması zaten vardı. Kurulu bir düzen içinde bir masa da bana vereceklerdi ve bende hava kargo taşımacılığını başlatmış olacaktım. Nasılsa deniz  kargo taşımacılığı yapan müşterilerin hava kargo potansiyelleri de  ve tüm satış kadrosu pazarlama yaparken hava kargo taleplerini bana yönlendirecekler  vardır, diye düşünmüştük.  Diğer ortak hava limanı ayağını çözecek  ve aynı zamanda kendi geçmiş portföyünü kullanarak müşteri de getirecekti. Bana da satış hariç ,ofis içinde , yurtdışı acenta ağı oluşturmak, maliyet ve satışları belirlemek, teklifleri vermek ve operasyonu yürütmek , hesapları tutmak  gibi diğer işler kalıyordu. Bu arada  Ben İngilizce bilmediğim için  özel ders almaya başlamıştım ve ben yazışmaları direkt olarak yapabilecek düzeye gelene kadar  diğer firmanın çalışanları yazışmalara destek verecek diye planlamıştık.

Yani kağıt üzerinden bakıldığında , Ofis , eleman  maliyeti yok , hazır müşteri potansiyeli var herşey mükemmel gibi  görünüyordu ama hiçbirşey planlandığı gibi gitmedi.

Ofisteki arkadaşlar kendi iş yoğunlukları nedeni ile yazışmalara destek veremediler, o zamanlar internet te yoktu, tüm yazışmalar fax yolu ile yapılıyordu. Bir arkadaşımın çok ciddi desteği oldu dışardan . Matbu acenta arama mektupları hazırladık ben onların ülke bölümlerini değiştirerek tüm dünyada acenta ağı oluşturmak için girişimde bulundum. Gelen cevapları bana tercüme ederdi ve benim söylediklerime göre cevap yazar bana geri gönderirdi. Bu şekilde dünyanın bir çok noktasından acentalar  ve maliyetler oluşturmaya başladım. Diğer taraftan da aldığım özel dersler de sadece teknik  iş İngilizcesi üzerineydi. Bu nedenle ben çok uzun bir süre ,Çin’liler gibi çok iyi İngilizce yazan ama konuşamayan biri oldum. Okumaya devam et

İşini Büyütmek İsteyen Kadın Girişimciler Aranıyor…

İşinizi Büyütmek mi İstiyorsunuz ?Harika bir fırsat hem de ücretsiz!!!!!!!

10.000 Kadın Girişimci Sertifika Programı

10.000 Kadın, küresel finansal hizmetler firması Goldman Sachs tarafından 2008 yılında başlatılan ve şu anda dünyada 43 ülkede yürütülen bir sosyal sorumluluk projesidir. Amaç dünya çapında işini kurmuş fakat yeterli imkanlardan yoksun 10.000 kadına girişimcilik ve işletme eğitimleri vererek kadınların işlerini büyütmelerine destek olmak, dolayısıyla paylaşımcı ekonomik büyümeyi güçlendirmektir.

10.000 Kadın Türkiye Programı, Özyeğin Üniversitesi ve Goldman Sachs Vakfı işbirliği ile 2009 yılında hayata geçmiştir. 4 yıl sürecek projenin temel hedefi, işlerini büyütme potansiyeline sahip 400 kadına işletme ve yöneticilik eğitimleri vererek işlerini büyütmelerine destek olmaktır.

Programın kapsamı ve getirileri:

  • Kadınlara işletme ve yöneticilik eğitimleri vererek paylaşımcı ekonomik büyümeyi desteklemek
  • Kadınların işlerini büyüterek yeni iş alanları yaratmasına ve ailelerine, toplumlarına ve uluslarına daha fazla zenginlik kazandırmalarına yardımcı olmak
  • Yüksek kaliteli işletme eğitimi almamış girişimci kadınların kapasitelerini arttırmak ve onları güçlendirmek
  • Mezunlara ağ oluşturma, mentörlük ve koçluk hizmetleri sunarak onları birer küresel oyuncu olma yolunda desteklemek

Eğitim Programındaki derslerin kapsamı:

  • Girişimciliğin Temel İlkeleri
  • Pazarlama ve Satış
  • Süreç Yönetimi ve Organizasyonel Planlama
  • Muhasebe ve Finans
  • Sermayeye Erişim
  • İş Planı Geliştirme ve Değerlendirme

Bu seneki başvurular 26/11/2012 tarihinde sona eriyor. İş fikrine güvenen girişimci kadınlar, var olan işlerini bir adım daha ileriye götürmek isteyenler, hayatta sorumluluktan kaçmayan hanımlar, kendilerine ve etrafına destek ve katkı sağlamak isteyenler mutlaka başvurmalı…  Bu program sizlere manevi güç almanızı ve şirket işleyişindeki bilinmesi gerekli tüm prosedürler hakkında donanım kazanmanızı sağlayacaktır. Başvuru  ve detaylı bilgi için:  www.10000kadin.org

Eğitimler Özyeğin Üniversitesi Altunizade kampüsünde verilmektedir.

Program dördüncü yılında da işini büyütmek isteyen kadın girişimcilere rehberlik etmeye devam ediyor. Türkiye’de 2013 yılı içinde toplam 160 kadının daha ücretsiz eğitim göreceği programdan yararlanmak isteyen kadın girişimcilerin, 26 Kasım 2012 tarihine kadar http://www.10000kadin.org adresinden başvurularını yapmaları gerekiyor.

Kadın girişimcilere rehberlik etmek amacıyla Goldman Sachs tarafından 43 ülkede yürütülen ve Türkiye’de Özyeğin Üniversitesi tarafından hayata geçirilen 10.000 Kadın Girişimci Sertifika Programı’ndan mezun olan kadınlar dikkat çeken başarılara imza atıyor. Programdan bugüne kadar ücretsiz olarak yararlanarak mezun olan kadın girişimcilerin yüzde 76’sı cirolarını ciddi oranlarda büyütmeyi başardı.

160 girişimci daha seçilecek

Kadın girişimcilere yol haritası çizerek hedeflerine ulaşmalarına destek olan program, 2013 yılında 160 kadına daha ücretsiz eğitim verecek. Yeni dönem eğitimlerine en az lise mezunu, işletme lisans veya yüksek lisans eğitimi almamış, işini büyütmeyi kendine hedef koyan, daha önce bu tür eğitimlerden maddi koşulları nedeniyle yararlanamamış, en az iki yıllık iş tecrübesine sahip, 3 aya yayılmış 6 haftalık programa katılabilecek durumda olan bütün girişimci kadınlar başvurabilecek. 10.000 Kadın Girişimci Sertifika Programı’ndan yararlanmak isteyen kadın girişimciler http://www.10000kadin.org adresinden başvurularını yapabilecekler. Bugüne kadar binlerce aday arasından büyük titizlikle seçilen 241 kadın girişimcinin yararlandığı proje tamamlandığında Türkiye’de 400 kadın girişimci eğitim almış olacak.

Nasıl Bir Eğitim ?

10.000 Kadın Girişimci Sertifika Programı kapsamında üç aya yayılmış bir süre içerisinde toplam altı haftada 175 saat eğitim veriliyor. Eğitimler; “girişimcilik ve sermayeye erişim”,  “pazarlama ve satış”, “organizasyonel planlama ve süreç yönetimi”, “muhasebe ve finans”,  “ticaret ve iş planı geliştirme” ve “iş planı değerlendirme” konularını içeriyor.

Programı tamamlayıp sertifikasını alan her kadın girişimci, mezun olduğu günden itibaren en az bir yıl süre ile izleniyor ve işini büyütebilmesi için mentörlük ve koçluk hizmetlerinden yararlanıyor.

Mezunlar ne diyor?

“Kendimi erkeklerin dünyasında tek kadın gibi hissediyordum. Programdan sonra, artık yalnız olmadığımı düşünüyorum, arkamda 10.000 Kadın var” ortak görüşünü dile getiren kadın girişimcilerin değerlendirmeleri, 10.000 Kadın Girişimci Sertifika Programı’nın başarısını da ortaya koyuyor:

Mana Akıneri (5. Dönem): Liseden sonra şartlarım nedeniyle okuyamadım. Program sayesinde üniversite eğitimini tamamlayamamış olmanın neden olduğu eksiklikleri giderme fırsatını yakaladım. Yaşıma rağmen beni seçip, eğiterek işlerimin daha iyi noktalara gelmesini sağlayan Özyeğin Üniversitesi’ne ne kadar teşekkür etsem azdır.

Refika Özoğlu (1. Dönem): Bu proje kendimi keşfetmenin ve geleceğe yeni bir vizyonla bakmanın en önemli adımı oldu. Kendimi tanımam, sahip olduğum değerleri ve eksiklikleri görmem için bana ayna tuttu. Yürüdüğüm bu uzun ve zorlu yolda artık yalnız olmadığımı gördüm. Bir misafir olarak karşılandığım Özyeğin Üniversitesi; artık benim için evim ve işimden sonra ‘Üçüncü Bir Ev’ oldu.

Meltem ile Keyifli Davetler

Canınız keyifli bir şeyler görmek istediğinde, Meltem Beyazıt Tepeler yazın, karşınıza çıkacak, her başlığa tıklayın. Bir güzellikten, diğerine, göz kamaştrıcı bir düğünden, hayaller ötesi bir davete dalın gidin. Her zaman çok çekici gülüşü,içinizi ısıtan bakışları, candan sohbeti, mütevazi hali tavrıyla, Meltem, olağanüstü, farklı, yaratıcılıkta sınır tanımaz davetler organizasyonu, yapan çok sevgili arkadaşımız.

                                                                              Evet düğün, dernek, davet ihtiyacınız olduğunda, en ihtişamlısını, farklısını, parmak ısırtacak cinsten olanını, her zaman anlatacağınız, çocuklarımıza, torunlarınıza güzel anılar bırakacağınız değerde, olanını yapmak istiyorsanız,Meltem’i arayın, ona danışın, yaptıklarını izleyin.Sonra, Meltem sakin, dingin, güleryüzlü,zarif yapısı ve tavrıyla, sizi alıp, bambaşka güzellikler, keyifler dünyasına, hayallerdeki masallardaki düğün davetlerin içine sokuverecek.

Meltem’i uzun zamandır tanıyorum, ikidir de tesadüf Pera Palas’da ortak davetlerde, organizasyonlarda   bir araya geliyoruz.Hem de bu çok sevdiğim otelde, tarihi yapıda,bakıyoruz, yanyana oturmuşuz. Bir çok arkadaşımı, değerli iş kadınını yazmakta geçiktiğim gibi, Meltem’i de  yazmakta çok geç kaldığımı düşünüyorum. Meltem sürekli, yaptığı muhteşem işler, organizasyonlar gibi, çok gurur duyacağımız başarı haberleriyle de bizi mutlu ediyor.

İlk biraraya geldiğimiz de Düğünler ve İstanbul kitabını yeni yazmıştı.Üzerinden hemen günler aylar geçiveriyor.

İstanbul’u en güzel düğünleri ile anlatan bu masalsı kitapda, tüm dünyada, her geçen gün daha da popülerleşen güzel şehrimiz ,İstanbul’un en seçkin düğün mekanlarında,birbirinden güzel düğünlerin hikayesiyle anlatılıyor ve  İstanbul’un ‘Düğün Destinasyonu’ olarak ne kadar önemli bir konumda olduğunu  kanıtlıyor. Evlenecek çiftler için de yeni trendler, şık düğün sofraları, muhteşem güzellikte nikah ve seremoni görselleri  içeriyor aynı zamanda…

‘Düğünler ve  Istanbul’ kitabı, geçtiğimiz 2011 Ocak ayında Paris’te ‘Maison Objet’ fuarında da satışa sunuldu. Uluslararası profesyonellerin katıldığı bu fuarda büyük ilgi gördü.

İstanbul’da her dini kucaklayan nikah seremonileri, eski İstanbul’un evlilik gelenekleri , sinagoglar, kiliseler, kına geceleri, kısacası  İstanbul’da evlilik tarihi ve kültürü de ilk defa bu özel kitapta.

Meltem’in benim  çok değer  verdiğim,çalışmalarından  biri de bir eğitimci olarak,  sektöre genç profesyoneller yetiştirme çabası.                                                                                    Tepeler, etkinlik sektöründe öncü derneklerinden Yaratıcı Etkinlikler Planlama ve Uygulama Derneği’nin (YEPUD) başkanı ve kurucularından.

Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi (BÜYEM) ve YEPUD işbirliğinde halen devam eden ‘Etkinlik Yönetimi Sertifika Programı’nın oluşmasının öncülerinden olan Tepeler, aynı eğitim programında mesleki tecrübeleri ile ilgili dersler veriyor. Tepeler, etkinlik sektörü ile ilgili çeşitli konferans ve seminerler düzenlemeye ve sektöre genç profesyoneller yetiştirmeye devam ediyor.

Aşağıda basında çıkan yazılardan birkaç başlık koydum.Hepsi birbirinden çekici, iddialı, şaşırtıcı başarıların haberleri,

İslam Konferansı’na ve Nato Zirvesi’ne imza atan kadın

Papa’ya yemek ziyafeti çekti, işleri bir anda açıldı

Bu kez KM’nin damadı George Bush’tu.

KM Events’in 2023 hedefi 65 bin uluslararası düğün

“Düğünler ve İstanbul” İçin Muhteşem Lansman

Ben tıklayın, bu müthiş kadını tanıtım videoları ile, TV programları ile, blogu, webi, muhteşem görselleriyle tanıyın, hem siz de rüya gibi güzelliklerle dolu bir dünyada gezinin diyorum.

Ben de aşağıda KM Events’ın hakkında sayfasını ve harika bir tanıtım görselini, sizler için  paylaştım.Sevgili Meltem’i bu müthiş başarıları, çalışmaları, ülkemizi İstanbul’u tanıtan organizasyonları, eğitime gençlere katkıları için defalarca kutluyorum. Seninle gurur duyuyoruz, Meltemcim.

KM Events  Türkiye’yi pek çok uluslararası etkinlik, davet ve düğünde temsil ederek, Türkiye adına, en önemli misafirleri ağırladı. Papa XVI. Benedict, George Bush, Tony Blair, Chirac, Berlusconi, Schröder, Aliyev, Condelizza Rice ve daha pek çok devlet adamı KM Events’in konukları oldular…

KM Events , 2004 yılında  gerçekleşen  Nato Zirve Toplantısı Başbakanlık  Gala Yemeği düzenlemesi  olmak üzere, 2004 yılında İslam Konferansı etkinlikleri düzenlemeleri , 2006 yılında Bakü- Ceyhan – Tiflis Boru hattı açılışı Cumhurbaşkanlığı yemeği düzenlemesi,  yine 2006 yılında Papa XVI. Benedict ‘in ve 2007 yılında Condelizza Rice’ın  İstanbul’da ağırlanmasına imza attı. Okumaya devam et

Başarısız Olmak Faydalıdır

Bu sene Kagider olarak  farklı bir proje çalışması içindeyiz. Başarılı olmanın sebeplerini başka bir pencereden aktarmaya çalışacağız.
İş hayatında karşılaşılan zorlukların başarısızlıkların, kazandırdığı deneyimlerin, tecrübelerin, çözüm önerilerinin,çeşitli yollarla, farklı platformlarda, paylaşılarak gençlere, yeni girişimcilere, örnek olmasını, fayda yaratmasını istiyoruz.
Konuyla ilgili çalışmalar yaparken İshak Alaton’da Genç Kagider buluşmasında aynı konuya değindi ve Hayatta Karşılaştığım Başarısızlıklar‘ı bir kitap da toplamak ve yayınlamak istiyorum, dedi.Lüzumlu Adam kitabında da 11.Bölümde bu konuyu işlemiş.“Başarısız Olmak Faydalıdır”.adlı bölümde İshak Alaton nasıl anlatmış, aşağıda paylaştım.

“Hata yapmak insanlara, tekrar etmek aptallara mahsustur.”                                                “Seni öldürmeyen yaralar,seni daha kuvvetli kılar.”

“Başarılarla ve başarısızlıklarla ilgili kendime göre felsefi görüşlerimi kağıda dökmeyi faydalı bulurum.Bir kitapçı dükkanına gidin; yüzlerce irili ufaklı, başarı öyküleri kitapları bulursunuz.
Peki başarısızlık kitapları diye sorun… Reyonu yoktur da,bu yol da yazılmış kitap var mı, ben bilmiyorum. Yani, başarısızlıkların anlatıldığı bir kitabın satmayacağı önyargısı bütün ülkelerin insanları arasında yaygın bir inançtır diyorum.
Başarı öykülerini okumak insana biraz mutluluk, biraz da “ben de başaracağım”heyacanı verir.Ancak insana fazla birşey öğretmez.
Bir yerde, vakit kaybıdır derim bu başarı öyküleri.Bence esas faydalı olan yön, başkalarının başarısızlıklarını, sağlıklı tahlil edip,aynı hataları yapmamanın yollarını bulmaktır. Bildiğiniz gibi,”Bir musibet bin nasihatten iyidir,” derdi atalarımız.Yani, insanın kendi hataları insana önemli ders olur ve biraz akıllı insan, aynı hatayı iki defa yapmaz. Başka bir deyişle, insan kendi hataları yoluyla akil olma yolunda ilerler.
Ne çare ki, insanın verimli ömür uzunluğu ona akil olma yolunu çok kısa tutar. Zira yirmili yaşlar tecrübe fakiridir.Otuzlu – kırklı yaşlar öğrenme ve hata yapma yılları….Ellili – altmışlı yaşlar, kamil ve verimli yaşlar iken , pat diye emekli olma yaşı gelmiş olur.Netice olarak, insanın sadece kendi hatalarından ders alarak kamil olma ihtimali bence çok kısıtlıdır.
Siz siz olun, beni dinleyin….
Etrafınızda, hata yapanları yakından izleyin. Onların hatalarından ders çıkarın.
Ben ahdettim…
Ömrüm vefa ederse, kendi yaptığım hataları tek tek kaleme alıp  Başarısızlık Öykülerim’i yayınlayacağım. Şimdilik hataları arka arkaya yapmakla meşgulüm.”

İshak Bey’in yapmak istediğini biz de farklı hikayelerle anlatmak, anlatılanları, yazmak biraraya getirmek ve paylaşmak istiyoruz. Aslında tüm başarı hikayelerin de  zorluklar çözümleri ya da kazandırdıkları var. Ama özellikle dikkatleri başarısızlıklardan alınacak derslere çekerek daha  etkili olunacağı da kesin. Hikayelerin başarı kısımları mutluluk ve heyacan verdiği gibi, zorlukların aşılması kısmı da tecrübe kazandıracak.Yeni hikayelerde, yeni heyacanlar, farklı tecrübeler,  şaşırtacak kararlar, deneyimler bulacağınızdan  eminim.                                    Körfez krizi sırasında çok ünlü bir otel zinciri için havlular yapmıştım. Teslim zamanı geldiğinde malı almadılar, ve bu first major bir durum alamayız dediler. Onlar için, onların logosu ile yapılmış tonlarla havlu elimde kaldı. Çaresiz olduğum o günlerde çok sevdiğim bir arkadaşım her gün ne oldu, ne yaptın , ne yapacaksın diye beni arıyordu. Bir sabah uyandığımda gazete de Özer Çiller‘in bir yazısını okudum. Özer Çiller, özellikle orta ölçekli şirketlerin, yaşadıkları krizler sayesinde, daha sağlıklı büyüyeceklerini söylüyordu. Ben de yazıyı okur okumaz, bezgin ve umutsuz ruh halimden çıkıp,” bu benim şansım, çok mutluyum” dedim.Son derece neşeli işe gittim. Sonra her gün arayıp halimi soran arkadaşıma da aynı neşeli mutlu sesimle bu krizin benim için iyi bir avantaj ve şans olduğunu o kadar inandırıcı anlatmışım ki,  arkadaşım panikle” peki ben kriz de değilim, ben nasıl büyüyeceğim”  demesini hiç unutamam.                                                                       Yeni çarpıcı girişimcilik hikayelerin de buluşmak dileğiyle, sevgiler, sevgiler

15.11.2012. 18.59 Not.Sevgili arkadaşım Münteha yukarıdaki yazımı okuyunca merak etmiş, bana sordu. Tonlarla logolu havlular ne oldu diye.Evet, almaları gereken tarihte almadılar,ödemelerini yapmadılar, o günlerde beni zora soktular.Büyük rakamlar olduğu için kredi almam gerekti, en önemlisi o günler de ki ödemelerim için sıkıntı yarattı. Ortalık biraz durulunca parti, parti aldılar ve ödediler.Şems’in dediği gibi hayatımızın efendisi değiliz, ama çözümsüz de değiliz.Yakın arkadaşımın ben krizde değilim, ben büyüyemiyeceğim mi?, telaşı da o kadar yürekten ve samimi idi ki, onun da  iş hayatı, zaman zaman zorluklar da yaşasa, hep sonunda  başarı ile  devam etti.

Zehra Güngör IPRA 2014 Dünya Başkanı

Çok güzel bir haberi beni çok mutlu eden bir olayı sizlerle hemen paylaşmak istedim. Uzun süredir, girişimcilik hikayesini, başarılarını,farklı dünyasını, değişik renklerini, güzel enerjisini  sizlere aktarmak istediğim sevgili Zehra’nın önce,bugün belli olan,  bu çok gurur verici başarısını paylaşıyorum. Hikayesini çok yakında uzun anlatıp resimleyeceğim.

ZEHRA GÜNGÖR IPRA’NIN 2014 DÜNYA BAŞKANI OLDU

Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği (IPRA-International Public Relations Association) 2014 yılı Dünya Başkanı’nı seçti.

STAGE İletişim Danışmanlığı Ajans Başkanı Dr.Zehra Güngör dünyanın en büyük ve en eski halkla ilişkiler meslek kuruluşu IPRA’nın 2014 Dünya Başkanlığı’na getirildi.

2008 yılından bu yana Türkiye’yi temsilen IPRA’da Yönetim Kurulu üyesi ve iki dönem Altın Küre Ödülleri (GWA) Jüri Başkanı olarak çalışmalarını sürdüren Dr. Zehra Güngör, IPRA Dünya Başkanlığı koltuğuna Ocak 2014’te oturacak.

Güngör 2013 yılında Başkan Yardımcısı (Seçilmiş Başkan) olarak 15 üyesi olan IPRA Yönetim Kurulu’nda çalışmalarını 2013 Dünya Başkanı Christophe Ginisty (Fransa) başkanlığında sürdürecek.

60 yıllık geçmişi olan IPRA,  dünya başkanlığı koltuğunu Dr. Zehra Güngör’le birlikte üçüncü kez bir Türk’e emanet etmiş olacak. Bilindiği gibi daha önce Betûl Mardin (1995) ve Ceyda Aydede (2003)  IPRA başkanlığı görevinde bulunmuşlardı.

Enerjisiyle hepimizin özel hayranlık merkezi olan arkadaşımın mavi ojelerinin, dövmelerinin anlamını sırrını,heyacan verici iş kurma hikayesini, çok güzel resimleriyle aktaracağım.

Zehra Güngör Kimdir?

İzmir Bornova Anadolu Lisesi (BAL) ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler bölümünde “Halkla İlişkiler’de Toplam Kalite Yönetimi” konulu yüksek lisansını yaptı. Aynı üniversitede  “Diplomaside İletişim Yönetiminin Uygulanması” konulu doktora tezini tamamlayarak iletişim doktoru ünvanını aldı. Okumaya devam et