Sürdürülebilir Ekonomi için Kadının Güçlenmesi

Haftanın çok önemli toplantısına katılmayı çok istedim, programladım,ama gidemedim.Aşağıda iki haber yazısı ve resimlerle haberi ekledim.

PEPSİCO TÜRKİYE VE KAGİDER ‘KADIN LİDERLERİN ÖNCÜLÜĞÜ-SÜRDÜRÜLEBİLİR EKONOMİ İÇİN KADININ GÜÇLENMESİ’ KONULU FORUM DÜZENLEDİ
Dünyanın en güçlü iş kadını Indra Nooyi’nin onur konuğu olduğu
forumda, kadının iş dünyasındaki konumu tartışıldı.
Kurumsal kültüründe kadın erkek eşitliğini temel ilke kabul eden
PepsiCo Türkiye ve Türkiye Kadın Girişimcileri Derneği KAGİDER’in Four
Seasons Bosphorus’da düzenledikleri “Kadın Liderlerin Öncülüğü –
Sürdürülebilir Ekonomi için Kadının Güçlenmesi” forumuna başta PepsiCo
CEO’su Indra Nooyi olmak üzere, iş, akademi, medya ve sanat dünyasının
önde gelen temsilcileri katıldı.
“Kadın Liderlerin Öncülüğü – Sürdürülebilir Ekonomi için Kadının
Güçlenmesi” konulu forum, Forbes Dergisi tarafından dünyanın en güçlü
4. kadını olarak gösterilen PepsiCo dünya CEO’su Indra Nooyi’nin
katılımıyla İstanbul’da yapıldı. Etkinliğe, Indra Nooyi’nin yanı sıra
Türkiye Kadın Girişimciler Derneği Başkanı Dr. Gülden Türktan, Sabancı
Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Nakiye
Boyacıgiller, PepsiCo Asya Pasifik Bölge Başkanı Ümran Beba, PepsiCo
Batı Avrupa Bölgesi Başkanı Debra Crew, PepsiCo Türkiye Yiyecek Genel
Müdürü Ecek Aksel, Milletvekili Şafak Pavey, Eczacıbaşı Holding
Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Hürriyet Gazetecilik Yönetim
Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı ve sanatçı Serra Yılmaz katıldı.
Etkinliğin açılış konuşması “Eşitlik kültürünün sürdürülebilir
ekonomik gelişme için önemi, toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifi
ile iş dünyasına bakış” başlığı ile KAGİDER Başkanı Dr. Gülden Türktan
tarafından yapıldı. Açılış konuşmasının ardından PepsiCo Yiyecek
Türkiye Genel Müdürü Ece Aksel’in takdimi ve sunuş konuşmasıyla
başlayan forumda, Prof. Nakiye Boyacıgiller, PepsiCo Başkanı Indra
Nooyi ile “İş dünyasında kadının güçlenmesinde kadın liderlerin rolü,
Indra Nooyi’nin liderlik anlayışı nedir?” konuları üzerine devam eden
bir sohbet gerçekleştirdi.
Indra Nooyi, “PepsiCo’da biz, işimiz için doğru olanı yaparken
bunun dünya için de en iyisi olduğunu biliyoruz” sözleriyle başladığı
konuşmasında şu görüşlere yer verdi: “Bu yaklaşımımızın en önemli
unsurlarından biri, tüm ortaklarımız ve çalışanlarımız için güvenli ve
onları destekleyen bir iş ortamı yaratabilmemizdir. Bu yüzden, çok
kültürlü, farklı kuşaklardan insanları kadınlar için de liderliğini
gösterebilecekleri bir işgücü yaratmaya çalışıyoruz. Yapılan
çalışmalar yönetim kurullarında ve lider konumunda daha fazla kadın
barındıran şirketlerin, hem finansal anlamda hem de diğer boyutlarıyla
daha üstün performans gösterdiğini ortaya koyuyor. İşgücümüzün
farklılıklar barındırması ve kapsayıcı olması, aynı zamanda dünya
üzerindeki tüketicilerimizi daha iyi anlamamıza ve onların
ihtiyaçlarını karşılamamıza da katkı sağlıyor. Biz PepsiCo’da kadının
rolünü bir sosyal sorumluluk değil iş sorumluluğu olarak görüyoruz”
diye konuşan Nooyi sözlerini “Dünyadaki tüm kilit pozisyonlarda
erkekler yerine kadınlar olsaydı ne ekonomik kriz ne de savaşlar
olurdu. Daha çok kadın eğim imkanı bulur, çocuklar daha mutlu olurdu
ve daha iyi bir toplumda yaşardık” diye bitirdi.
Indra Nooyi ile sohbetin ardından gerçekleşen panel, Prof.
Boyacıgiller’in istatistiksel veriler ışığında iş dünyasında farklı
pozisyonlardaki kadınların konumları hakkında yaptığı konuşma ile
başladı. Ardından, Ümran Beba ve Debra Crew, iş dünyasından birer
kadın lider olarak, kadının güçlenmesine dair düşüncelerini
paylaştılar. Beba ve Crew, ekonomide daha fazla aktif kadın olmasının
getirilerini, ülkemizde, Avrupa’da ve dünyada kadının ekonomik
güçlenmesi için iş dünyasının neler yapabileceğini değerlendirdiler.
Panelin bir diğer katılımcısı olan vekadın-erkek eşitliği ile
insan hakları konularında çalışmalar yürüten Şafak Pavey, aktif bir
siyasetçi olmasından da yola çıkarak, ekonomide kadının güçlenmesi
için siyasi alanda neler yapılabileceğine dair düşüncelerini dile
getirdi.
Pavey’in ardından söz alan Bülent Eczacıbaşı, iş dünyasında üst
düzey bir erkek lider olarak kurumunun kadın güçlenmesine neden
öncelik verdiğini ve Eczacıbaşı Holding’in kadın güçlenmesi
konusundaki örnek çalışmalarını anlattı. Ardından Vuslat Doğan
Sabancı, özel sektör, medya ve sivil toplum alanında aktif çalışmalara
imza atan bir kadın lider olarak kadının ekonomik güçlenmesinin
önemine bu üç perspektiften birden değindi. Son olarak söz alan Serra
Yılmaz da, aktif bir kadın sanatçı olarak sanatın toplumu dönüştürücü
etkisini ve kadın sanatçıların farklı disiplinleri birleştirici ve
kamuoyunu etkileyici güçleri göz önünde bulundurulduğunda toplumsal
cinsiyet eşitliğini hayata geçirmek konusunda neler yapılabileceğini
tartıştı.
Four Seasons Bosphorus’da gerçekleşen “Kadın Liderlerin Öncülüğü –
Sürdürülebilir Ekonomi için Kadının Güçlenmesi” forumunu takip eden
200’den fazla davetli arasında, Türkiye’nin iş, sağlık, sanat ve medya
dünyasından önde gelen kadın temsilciler yer aldı.


Hanan Ercengiz, Indara Nooyi

Handan Ercengiz ve Şafak Pavey

Kagider grup Ayşegül Özsan,Yeşim Seviğ,Handan Ercengiz,Dilek Bil,Nuran Evrensel

Mutluluklar Karıştı

Berrin Kuleli, Fisun Usta, Şule Ateş,Selma Akdoğan,Zehra Güngör,Ferda Boyar,Nuran Evrensel ile Yarışma gecesi, Four Season Otelde. 

Artık doğum günlerinde kutlamalar bir günle sınırlı kalmıyor, haftaya dağılıyor. Hızlı yaşam şartları öyle gerektiriyor. Önemli olan o günlerde, mutlu anlar, sağlıklı anlar, çoğunlukta olsun.Neşe olsun, kahkaha olsun.Güzel şeylere, vesile olsun. Hatırlanmak güzel, güzel sözler duymak güzel, sevildiğini hissetmek çok güzel. Ben de böyle bir hafta yaşıyorum. 6 Haziran doğum günümdü.

Yeşim Müftüler Seviğ, Serpil Yılmaz, Gülden Türktan ile

Garanti Bankasının Kagider ve Ekonomist Dergisi ile 6 senedir yaptığı  Yılın Kadın Girişimcisi Yarışmasının Ödül Töreni ile aynı güne geldi, benim için çok güzel bir armağan oldu. Oradaki çoşku, heyacan, yarışmacıların hikayelerini bilmek, ya da yeni öğrenmek paylaşmak, yarışma neticelerinin açıklandığında yaşanan duygusal anlar çok güzel anlar benim için. Her sene katılmaya çalıştığım bir tören. Bu sene de benim doğum günüme denk geldi ve hiç olmayacağı kadar da, çok başarılı girişimci arkadaşımla biraraya gelerek, doğum günü tebriği alma şansım oldu.

Ayşe Işıl, Şenda Tüfekçioğlu, Ferda Boyar, Nuran Evrensel ile

Bu senenin tüm finalistleri de, birbirinden güçlü, değerli yarışmacılardı, 6250 kişinin arasından seçilen 15 finalistden  üçü ayrı, ayrı dallarda ödül aldılar. Ödül alan üç finalist de, tesadüf Anadolu’muzun çıkardığı güçlü kadınlardı. İnançla, sabırla, çok çalışarak, nasıl  mücadele ettiklerini ve başarıya ulaştıklarını kısa filmlerle gördük, kendilerinden dinledik, ve gözlerimiz doldu, içimiz titredi, onların azmi, cesareti hepimizi sarstı, silkeledi, bizi kendi mücadelelerimize götürdü. İkisi şuanda yine kendi şehirlerinde biri Mardin’de biri Bursa’da işlerine devam ediyorlar.Ama Türkiye’nin her yerin de de yurt dışında da çalışmaları, satışları  var.Üçü de çok doğal, güçlü, çoşkulu insanlar. Tören sonrası  finalistlerle  tanışmak, birarada olmak , sevgili Başkanımız Gülden Türktan‘dan  hikayelerini dinlemek çok ilgimizi çekti.Kagiderden arkadaşımız Nerma Gökçe‘nin de finalistler arasında olması bize ayrıca sürpriz ve mutluluk oldu.

Bu senenin  Kadın Girişimci birincisi Nurcan Özdemir‘in  hikayesi ise hepimizi  en çok sarsan, etkileyendi. Artık yeni girişimciler, gençler bilmeliler ki, Nurcan örneği gibi, sadece istemek, çalışmak, cesaret,  her zorluğu yeniyor. Sonra da, geçen senenin Bölgesinde Fark yaratanlar kategorisinin birincisi, Mardin’den Ebru Baybara ve bu sene yine Mardin’den aynı kategori birincisi Yasemin Kalya ile beraber olmak, onları çok öncelerden de tanıyor olmamız mücadelelerini bilmemiz ayrıca mutluluk oldu.Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimci dalında Gülay Özgön’ün  Genetik alanında Türkiye’de ilk uğraşan olması çok önemli idi.                                                                                                                                         Çok yakınen tanıdığım, çok başarılı Mardin’li kadınlar sürekli artıyor. Hepsinin çok özel farklı hikayelerini tek tek yazmam lazım. Aşağıda onlardan biri Ebru Baybara ile

 Sosyal medya sağolsun, heryerden, inanılmaz güzel mesajlar aldım, çok mutlu oldum, hepsini saklamak istiyorum.Güzel bir hafta, güzelliklerle devam ediyor.7 Haziran da da, sevgili arkadaşım Özlem Duyar Aytemiz ile  bizi  mutlu eden, bir toplantıya katıldık.Çok genç girişimci, Tuğçe Ergun‘dan  çevreye, doğaya,ülkemize, kadınlarımıza katkı sağlayacak bir proje çalışmasını, çoşkulu, inançlı anlatmasını dinlemek, çalışmalarını paylaşmak  çok hoştu.Toplantının arkasından beraber çok keyifli bir mola verdik. Benim, bizim, çoğumuzun çok sevdiği bir mekanda Erenköy’de Bistro 33 de, güzel arkadaşımın zarif teklifiyle, tekrar kutlama yapma,sohbet  etme şansım oldu.Hava çok güzeldi, bunaltmıyordu,çünkü hafif bir serinlik vardı.Umutlandırıcı projeleri dinlemek enerji vermişti. Arkasından, sohbet de çok güzel geçti.

Dünya Çevre Günü de 5 Haziran da çok katkı dolu, fayda dolu bir organizasyon oldu. Beni tüm ekibimizi, davetlilerimizi mutlu etti, umutlandırdı, arkadaşlarım çok güzel anlattılar, bende yarın  Yeşil Kagider Blog‘ a  kendi yorumumla anlatacağım. Benimle mutluluğumu paylaşan doğum günümü kutlayan herkese tekrar tekrar teşekkürler, sevgiler.

Aşağıda Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması ile ilgili kısa bir bilgi aktardım.

KAGİDER, Garanti Bankası ve Ekonomist Dergisi işbirliği ile düzenlenen ve bu yıl altıncısı gerçekleştirilen Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nın ödülleri dün akşam Four Seasons Bosphorus’ta yapılan ödül töreninde sahiplerini buldu. Okumaya devam et

Bir Mektubumuz Var Rana Kalfa

Rana’dan bir ay önce blogumda yayınlamam için aşağıdaki maili aldım. Anlattıklarından Rana’nın girişimcilik öyküsünde eğitime çok önem verdiğini bu yolda doğru adreslerde, eğitimler aldığını ve başarılı olduğunu anlıyorum. Çok güzel, çok takdir ettim.Bu anlatımı ile de tüm yeni girişimcilere çok güzel bir örnek oldu.Ben de paylaşmakla mutluyum.

Hepimiz için eğitim her zaman olmazsa olmazımız. Yeni girişimciler için de Rana’nın aldığı eğitimler çok doğru. Doğru kanallarla da ilişkiler kurmuş, kuruyor, çok başarılı olmuş.

Sevgili Rana, aynı parelellikte yaptığın üretimin  kalitesi de, farklılığı,ambalajı, sunumu, paketlenmesi, pazarlaması için çok önemli.Hedeflerin doğrultusunda, üretim yapabilme kapasiten, ya da ne boyutta, üretim yapabilirsin, kar etmek için ne kadar üretmeyi satmayı hedefledin.Büyüme hedeflerin nelerdir? Fiyatların, teslimat, tahsilat koşulların, piyasa sistemlerine uyabiliyor mu? İş kurmayı düşündüğünde tüm koşulları bir büyük resim içinde görmek çok önemli.                                                                                                                           Seni ve eşini iş kurma ve geliştirme yolundaki cesur başlangıcınızdan dolayı kutluyorum. Tüm üretim ve pazarlama konularında bir iş akış planı, fizibilite çalışmaları, yıllık, üç yıllık, beş yıllık, öngörü çalışmalarını hazırlayıp, her türlü değişken durumlarda da B, C planların var mı? Kagider de senin sektöründe imalat, pazarlama yapan bir kaç değerli,tecrübeli arkadaşımız da var.Onlardan da bilgi paylaşımı, destek alabilirsin.Çok değerli, başarılı arkadaşımız  Handan Ercengiz ile tanışmışsın,  Sevgili Handan’ın senden talebini,ihtiyacını karşılayabilirsen, hem Handan’dan çok şey öğrenir, hem de pazarlama tanıtım çalışmaların  için çok faydalı olur.Rana’cım sana yazarken kendimi Güzin Abla gibi hissettim.Hem sana faydalı olmak, hem senin gibi çok yeni yola çıkan arkadaşlara faydalı olmak istedim. Seni ve üretimini tanımadığım için şimdilik çok birşey yapamıyorum, senden gelen bilgilerle de,  senden öğrenmek istediklerime  tam ulaşamadım.Ama sen gönülden istedin, ben de gönülden yazdım, paylaşıyorum.Hedeflerini koymuş ve yepyeni bir yola çıkmışsın, bu yolda çok istekli  ve çok çalışkan olduğunda, her zorluğu yenip çözeceğine eminim.Ben de Kagiderli  arkadaşlarım da hep yanında olacağız.Güzel haberleri gelişmeleri bekliyorum. Sevgiler

“Merhaba, adım Rana KALFA. 34 yaşındayım. Evliyim. Sakarya Üniversitesi Kimya bölümünden mezun oldum. Kimyagerim.Almış olduğum eğitimin ve sahip olduğumbilgi ve becerilerimi geniş bir şekilde kullanabileceğim bir sektör olduğundan dolayı kozmetik sektörünü seçtim.

9 yıl’a yakın bir süre kimya sektöründe çalıştıktan sonra, şubat 2011’de Tekirdağ’ın Çorlu ilçesin’de, tüketicilerin kaliteli ve sağlıklı bir yaşam sürmesi için, ihtiyacı olan Doğal Kozmetik Ürünlerini(Doğal Aromaterapi Sabunları, Doğal Kabak Lifli Sabunları, Gliserinli Sabunlar, Doğal Parafinsiz Soya Mumları, Body Peeling, Aromaterapi Banyo Topları, Aromaterapi Banyo Tuzları, Banyo fizzy’leri, Doğal Katı vücut kremleri) üretmeyi ve sunmayı hedeflemek amacıyla şirketimi kurdum.

Üretim aşamasından, paketlenmesi ve tüketiciye sunulmasına kadar her türlü işlem el yapımıdır.

İş hayatına atılmadan önce, kurmayı istediğim işimde daha başarılı olabilmek, kendimi daha da geliştirmek için, KAGİDER’in düzenlemiş olduğu “İşimi Kuruyorum” eğitimine katıldım.

Goldman Sachs’ın, Türkiye’de Özyeğin Üniversitesi işbirliği ile başlattığı, ”Kadın Girişimcilik ve Yöneticilik” sertifika programına katılarak başarı ile bitirdim.

İşimi kurarken, KOSGEB’in Kadın Girişimci Destek Kredisini almaya hak kazandım.

Almış olduğum satış, pazarlama, Finans, Sermayeye Erişim, İş Planı Geliştirme ve Değerlendirme eğitimleri sayesinde, kendime olan güvenim ve bilgi birikimim arttı.

Hayata bakış açımı değiştirdim.

İkili insan ilişkilerinde kendimi daha iyi ifade edebildiğimi sezinledim.

İş ve sosyal çevrem daha da genişledi.En önemlisi, işimde başarılı olabileceğim inancım arttı.Kurduğum hayallere ulaşmanın hiç te zor olmadığnı anladım.

Sabırlı olmayı ve gerçekten işinde başarılı olmak için; gerekli çabayı göstermem gerektiğini öğrendim.Zor ve sıkıntılı günler geçirdim ama çalışma şevkimi, enerjimi ve motivasyonumu hiç kaybetmedim.

Öncelikli olarak hedefim, kurmuş olduğum şirketi ayakta tutabilmek 10 yıl içinde, marka bilinirliğini arttırarak , yurt içi ve yurt dışında ürünlerimin satıldığı mağazalar açabilmek.

Tüm kendi işini kurmak isteyen kadın girişimci arkadaşlarıma, işlerin kurmadan önce,bu tür “Girişimcilk ve Yöneticilik” eğitimlerini alarak iş hayatına atılmalarını tavsiye ediyorum.

Mirabellapure olarak misyonumuz; günümüz insanının, sağlıklı ve kaliteli yaşamı için gerekli olan, doğal ürünleri yapmak ve siz müşterilerimize yüksek kalite ve uygun fiyat ile sunmaktır.

Mirabellapure olarak vizyonumuz; insanlara doğal ürünler sunarak, yaşam kalitelerini artırmak. Doğal Kozmetik pazar payını genişletmek.

Kozmetik ürünler, gerekli hijyen koşullarına uyularak ve belirli bir bilgi birikimi ile laboratuvar koşullarında ve denetimlerle üretilmezse, yarardan çok zarar verir.”

Sevgi ve Saygılarımla

Rana KALFA

Web site: http://www.mirabellapure.com

E-mail: rana.kalfa@mirabellapure.com

Girişimci Aile Royal Eğitim

Bu hafta çok özel, girişimci bir aile ile tanışdım. Çok mutlu oldum, çok sevindim,                 Royal Eğitim‘in sahipleri böyle güzel bir aile şirketi, annenin 25 senelik başarılı iş hayatında, önce eşinin sonra da çocuklarının onun yanında yer alması ona destek vermesi, hep beraber işlerini büyütmek kurumsallaştırmak için beraberce sorumlulukları paylaşmaları,mücadele etmeleri, ortak çoşkuları, heyacanları, çalışmak için, sorumluluk almak için, birbiriyle adeta yarışmaları, her halleri ile müthiş güzel ve kutlanacak bir aile, ve tabi başarının kaynağı, başlangıcı çok özel anneleri iş kadını Feyza Batallı.

Onları ziyarete gittiğimde, randevu alıp gitmeme rağmen çok yoğun çalışma içindeydiler, çünkü işleri hep yoğun, hep dersler devam ediyor.Ailenin tüm ferleri ve hem eğitici hem yönetici olarak işin başındalar.

Tüm aile fertleri, aynı zamanda çok güzel, bakımlı,enerjik, samimi doğal, ve gözlerinin içi gülen insanlar.Onlarla tanışmak bana 19 Mayıs öncesi harika bir bayram hediyesi, enerjisi, mutluluğu oldu. Anne Feyza Batallı çok çalışkan, çalışmayı çok seviyor, hergün geç saatlere kadar işinin başında olmak ona hiç zor gelmiyor, aynı tempoyla devam diyor. Ama gönlünde sosyal katkılar da da bulunmak, kimsesiz, kızlarımızı eğitmek, meslek sahibi yapmak da var. Doğru bir STK ile topluma yararlı paylaşımlarda bulunmayı çok istiyor. Bu güne kadar hiç vakti olmamış ama şimdi, tüm aile yanında olduğu için, biraz zaman ayırabilmeyi umut ediyor.

Berkay Batallı Lütfi Kırdar’da tüm ekip, ailesi ve öğrencileriyle katıldıkları fuarda

Çocuklar  da biraz anneleri dışarıda da olabilsin, hem kendisi için, hem sosyal sorumluluk almak için  çalışmalara katılsın istiyorlar.Kagider’e başvuruyu oğlu Berkay yapmış. Herhalde annesi için böyle bir girişimde bulunan ilk erkek.Berkay kısa süre önce askerliğini yapmış dönmüş. Berkay’ın arzusu,kadın istihdamı, eğitimi, girişimciliği için çalışmak, yol göstermek, çözüm olmak. Bir de kurumsal şirketler için kaliteli,farkındalıkları olan, mavi yakalılar eğitimi vermek.Her alanda verilecek eğitimlerde önemli olan kaliteli ve kurumsal yapıya uygun elmanlar yetiştirmek.

Feyza hanım öğrencilerin yaptıkları bir çalışmayı gösteriyor.

Royal grubun en önemli özelliklerinden biri eğitim verdikleri herkese iş garantisi veriyorlar. Ayrıca İşkur ile de çalışıyorlar. Çok özel bir aile, kadın için girişimcilik için, kurumsal kaliteli eleman için çalışıyorlar, çalışıyorlar. Önümüzde ki günlerde de Pendik de yeni bir bina da da çalışmaya başlayacaklar. Şu an da da iki şubeleri var. Güzellik Salonları için makine ithalatı da yapıyorlar. Baba da bu işin başında.

Güzel genç kız Benay psikoloji mezunu o da annesi ve kardeşi gibi eğitim veriyor, yönetici olarak çalışıyor. O da çalışmayı çok seviyor, tek sıkıntısı, ailece bir araya geldiklerinde özel saatlerde bile hep iş konuşuluyor olması. Bu hem çok yararlı oluyor, ama biraz değişiklikler de istiyorlar.Bu çok çalışkan ailenin annesi uzun yıllardır, işinin başında çok mutlu , çok gururlu. Olmasın mı 25 yıl emek verdiği işini, şimdi de kocası ve çocuklarıyla paylaşıyor olmak, sağlıklı ve güvenilir büyümek, kurumsallık çalışmalarını başlatmak, hepsi çok güzel çalışmalar. Bu çok özel girşimci aileyi kutluyorum, bir an önce Kagider grubu içinde görmek,daha iyi tanımak, için, sabırsızlanıyorum.

Feyza hanım çok sevdiği değer verdiği ailesi, öğrencileri ve çalışanları ile

Başarısının Sırrı Sevdiği İşi Yapmak

VİLLA PAMİR FARKI                            Çok sevdiğim, çocukluk arkadaşım, Pamir (Vefkioğlu) üniversite sınavlarına girerken ne okumak istediğine kesin karar vermişti. İstediği bölümü kazandı ve çok severek, isteyerek okudu, mezun oldu. Aynı zamanda,  inşaat mühendisi babasının arzusunu da yerine getirdi. Pamir hep iç mimar olmak istemişti, babasının iç mimar ol ama  mimarlık oku, önerisini de dinleyerek   Devlet Güzel Sanatlar Akademisinde Mimarlık okudu.

 İlk iş hayatına başladığı günden itibaren de farklılığını, başarısını hemen gösterdi. Çünkü gönlünün sesini dinlemiş, mesleğini  öyle seçmişti.Gönül koyduğu işinde; çok sabır, itina, emek ve zevkle çalışınca çok başarılı oldu. Harika bir ev hanımı olan Pamir, annesinin bütün becerilerini, hünerlerini, titizliğini, mükemmelliyetçiliğini aldığı gibi ona kendi beceri ve zevklerini de kattı.Her zaman yaşadığı evlerini çok özel zevkiyle döşedi, ruhunu yansıttı, bu mekanlarda,  hep çok konuşulan davetlerine, kendi elleriyle hazırladığı yemeklerle donattı.                                                                                 Hiç aklımızdan çıkmayan, genç kızlık dönemlerimizde , annesinin  muhteşem  sofralarını yemeklerini, şıklığını  Pamir her zaman kendi sofralarına, evlerine taşıdı. Pamir,  hem çok zevkli , hem çok mükemmelliyetçi ve dikkatli  olmasının verdiği özelliklerle işinde hep çok başarılı ve özel oldu.

Sevgili Pamir ,sezgileri  kuvvetli ,  hassas , duygulu, sanatçı kişiliği ile de, müşterilerini, çok iyi anlayan onları mutlu edecek çözümleri , öneren  yol gösterendir. Hem de çok büyük, sabır hoşgörü ve anlayışla, hiç acele ettirmeden hep müşterilerinin, zevklerinin, beğenilerinin  yanında olur. Onun için de, Pamir’in  müşterileri ile ilişkileri hiç bitmez, hep senelerce,  ailenin diğer fertleriyle,de çocuklar büyüdükçe de, çocukların evleriyle de devam eder.  Çoğu müşterisi de zaman içinde vazgeçilmez aile dostları olmuştur.                                                                                               Her zaman çok iyi bir anne ve eş olan sevgili arkadaşım lise yıllarından beri, hep ne istediğini net olarak, algılayan,ve bilen oldu. Hiç tereddüt etmedi. Hep net ve tüm gönlüyle istedi, ve her istediğini hem gerçekleştirdi, hem çok başarılı oldu. Hep yüksek enerjiyle ve tutkuyla çalıştı. Her yaptığını çoşkuyla, hissetti,  yaşadı, yaşattırdı. Tüm projelerin de de bu enerjiyi, tutkuyu, çoşkuyu gösterdi. Bütün bu özellikler onu işinde de farklı bir başarıya götürdü. Genel de proje aşamasında başladığı bütün işlerde, çok başarılı bir ev ve iş kadını gözüyle, önerileri, çözümleri her yaptığını güzel ve şık olduğu kadar, kullanım konusunda da mükemmel yaptı.

Yaptığı her iş de en iyiyi yapmak için yola çıktığı için kalite, sağlamlık, rahat kullanım ve şıklık, her zaman bir arada oldu. Benim  için mobilya dekorasyon deyince koşulsuz sadece Pamir var. Evimdeki, aileden kalma  vazgeçilmez eşyaların, dışında herşeyim onun eseri. Ama yaptığı herşey o kadar iyi ve güzel ki hiç değiştirmek, yenilemek gibi bir isteğim  olmuyor. Sadece yüzleri değişiyor, cilaları yenileniyor, yerleri değişiyor. Pamir 1984 den beri  Ali Rıza Çarmıklı’nın isim babalığıyla Villa Pamir markasıyla çalışıyor. İlk kez  Maçka’da sonra Nişantaşı’nda açtığı   mağazasını sonraları  Bağdat Caddesine taşıdı.

Pamir’le 1988’de bir ortak arkadaşımızın evinde

Nişantaşın da mağazasını açtığı ilk günleri, ilk heyacanları yaşadığı dönemlerde, benimde  ilk showroomumu açtığım günlere denk geldi. İkimizde bambaşka umutlar ve hayallerle işimize sarılmıştık. İlk showroomu mu da, o günlerde yenilediğim ofisimi de, Pamir yapmıştı. Özel vitraylı aynalarla kaplı showroom, ofisimdeki hem yazıhanem hem de toplantı masası olarak kullandığım, özel dizayn, masam, kuşlu koltuklarım, kırmızı kumaş kaplı benim koltuğum, hepsi çok güzel ve harika olmuşlardı. O günlerde ev tekstili sektöründe,showroom pek bilinen, kullanılan birşey olmadığı için çok ilgi görmüş ve beğenilmişti. Ofisin ve showroomun bulunduğu, sıradan bir zemin kat, Pamir’in eli değince bambaşka olmuştu. O dönemlerde yeni yeni Türkiye’ye gelen tüm yabancı markaların, Printemp, Carrefour, Metro’nun hep ilk tercih ettikleri, ev tekstili imalatçısı olmam da bu şık showroomun da çok etkisi olmuştur sanırım.

Pamir önce Maçka ve Nişantaşı’ndaki mağazasında  çok özel müşterilerine değerli dekorasyon ve mobilyalar yaptı. Sürekli Avrupa ve Amerika daki fuarları takip etti. Çok zarif,  aksesuarları ithal ederek mağazaların da satışa sundu.Kendi stilini, beğenisini müşterisinin istekleri yönünde en güzel hale sokmakta  her zaman çok başarılı oldu. Sonra Mağazasını Bağdat caddesi Sahil  yoluna, taşıma kararı aldı. Önce Çiftehavuzlar da şimdi de Kızıltoprak, Fenerbahçe arasında caddede  çok keyifli ve şık mağazasında hizmet veriyor.

Klasik, dömi klasik, provans, şimdide kızı Perim Leyla ile minimal, modern çizgide de ruhunu , gönlünü, sevgisini, çoşkusunu yansıtmaya devam ediyor.                                                                                                                                               Perim Leyla’da, çocukluğundan beri hayranlıkla izlediği, annesinin izinden gitti. Domus Academy’ de mimarlık eğitiminin ardından Giugiaro Architettura’ daki deneyimleri ile tasarım dünyasına farklı bir perspektif katan başarılı çizgisiyle  P.V.P(Pamir ve Perim) adıyla  proje bazlı çalışmaların yanı sıra kişiye özel tasarımlar da yapmaya başladı. Leyla önceleri Kanyon da özel tasarım ve ithal aksesuarlar satan çok farklı şık bir mağaza açtı, kendi tarzının farkını, özelliklerini  mağazada ki seçimleriyle anlattı.  Daha sonra da anne kız, çok güzel bir işbirliği ve sinerji içinde çalışmaya başladılar.

 Perim hakikaten bir peri kızı, bütün güzelliğinin, yeteneklerinin yanında ,o kadar zarif ve duygusal ki sanki hiç bu dönemin genci değil. Bu çok özel iç güzelliği, zaten dış güzelliğine her zaman  yansıyor, ve onu çok daha değerli kılıyor. Her zaman favori gözdelerimden  olmasının, yanında çok sevdiğim, çok özel bir genç ve işinde de  farkını hemen belli ediyor.Leyla ile cocukluğundan beri her beraberliğimizi unutulmaz yapan o çok güzel gözleri, zarifliği tarzı ile çok da keyifli, çok özel.                                                                       Bir  Roma buluşmamız var ki tüm seyahatin en güzel anları onunla yaşadıklarımız oldu.

Lise arkadaşım, Pamir’le öğrencilik yıllarımız, iş hayatımız da ilk senelerimiz, çocuklarımızın küçücük olduğu yaşlardaki koşuşuturmacalarımız, hep çok güzel anılar. Arkadaşımın başarılarıyla,ilk gününden beri  çok gurur duydum, çok mutlu oldum. Pamir, çok özel bir insan ve tasarımcı,ailesi ile Leyla ve sevgili eşi can yoldaşı Umut’la uzun senelerdir, Villa Pamir’in olmazsa olmazı sevgili ablası Tülin’le müthiş bir ekip ve aile.

Birkaç sene önce Bodrum Göltürkbükünde kendileri için yaptıkları evlerini  gördüğümde,Pamir’in ve ailenin keyifle yaşayacağı olağanüstü güzel bir evi hep beraber sevgiyle yarattıklarını anladım. Bodrum’un dokusuna çok yakışan Provans tarzı ev muhteşem güzel ve davetkar olmuştu. Pamir’in ve tüm ev halkının  ev sahiplikleri ile harika bir Bodrum evi. Hem Bodrum Türkbükü’nün en güzel sahil ve plajına, hem en güzel manzarasına hakim evin bahçesi de, peysajıyla , bitkileri ile  çok özel oldu. Bu kadar güzel evde Pamir’in ağırladığı konuk olmak da, gerçekten keyiflerin en güzeli. Her şeyin en güzeline layık arkadaşımı, kutluyor, huzurla, mutlulukla nice güzel yıllara sevgiyle diyorum.