Prensle Akvaryum’da

Her pazar prensimle  olduğumuz, onunla hiç bir şeye değişilmez saatler geçirdiğimiz için ne kadar  şanslı olduğumuzu söylemeye, anlatmama gerek yok. Onunla  gittiğimiz her yer, geçirdiğimiz saatler çok değerli.  Geçtiğimiz pazarlardan birinde havayı biraz güzel görünce rotamızı hemen Akvaryum’a çevirdik. Beraberce çok heyacanlı, meraklı, öğretici, değişik, keyifli  saatler yaşadık. Sizlerle de paylaşmak istedim.133_1167Pazar günü sabah 10:30 da Nişantaşından yola çıktık. Sabah o saatlerde yollar çok güzel. Çabucak Akvaryum’a vardık. Arabamızı valeye verip hemen içeri daldık.Biletlerimizi kulaklıklarımızı alıp sırayla dolaşmaya başladık. Önce Türkiye’nin çevresindeki denizlerden geziyi başlattık. Sonuna kadar bütün dünya denizlerini ve içinde ki canlıları görerek,dinleyerek devam ettik. 133_1171Akvaryum Florya’da. Hafta arası saat 10:00- 19.00 arası hafta sonu 10:00- 20:00 arası açık.

133_1169

İstanbul Florya’da bulunan dünyanın en büyük dev tematik akvaryumu geçen yaz Haziran ayında açıldı.Dünyanın en büyük tematik akvaryumu olan İstanbul Akvaryum, 1500 farklı türde 15 bin su ve kara canlısı ile İstanbul’un yeni cazibe merkezi oldu. Dünya çapında temalandırma anlamında rakiplerinden farklılaşan, içerisinde yer alan 16 tema ve 1 Yağmur Ormanı ile eşsiz bir deneyim sunuyor.

133_1175

Giriş ücretleri 29 TL , öğenci 22 TL ödeyecek. Ayrıca, ailelere özel indirim var. 3 yaşından itibaren ücretli.
133_1176

Florya’da yaklaşık 100 dönüm arazide yer alan kompleks, belediye tarafından projelendirildi. Hacmi ve barındırdığı canlı çeşidiyle gezi güzergahlarındaki aktiviteleriyle dünya çapındaki tüm akvaryumlar içerisinde önemli bir konuma sahip olan komplekste, gezi güzergahı Karadeniz’den, Pasifik’e uzanan toplam 16 bölge ve bir yağmur ormanından oluşuyor.

133_1179

İki kattan oluşan toplam 22 bin metrekarelik akvaryumda, alanların temalandırılmasında o alanın kültürel, coğrafi, tarihsel ve mimari özellikleri, buna uygun dekoratif unsurlar, interaktif oyunlar, filmler ve alan hakkında detaylı bilgilerin verildiği görsel grafikler de yer alıyor. Her biri 6 bin 800 metreküp su hacmine sahip 64 tankın bulunduğu akvaryumdaki bin 500 çeşit toplam 15 bin deniz ve kara canlısı, doğal ortamlarına en yakın koşullarda yaşamlarını sürdürecek.

Keyifli pazarlar, sevgiler, sevgiler

Bu Partiye Bayıldım

539327_10151445312308482_1457217025_n

Muhteşem Bir Sevgililer Günü Partisi,

66147_10151445318493482_1214497602_n

Arkadaşım arzu etmiş, hazırlanmış, en sevdikleri canı ailesi, sevgili dostları için, hep bir arada bir sevgililer günü partisi düzenlemiş.377703_10151445324413482_1927168925_n (1) Tüm sevdikleri de onun bu müthiş davetine, günün anlamına uygun kırmızılar giyerek gelmişler.Tüm fotoğraf kareleri her şeyi çok güzel anlatıyor.

560205_10151445311218482_2049328385_n

Harcanılan emekler, yaratılan güzellikler hep sevgi için sevilenler için, hiç unutulmayacak çok güzel anılar olmuş. Ben de keyifle paylaşmak istedim.Fotoğraflara sığmayanlar da, fotoğraflar kadar çarpıcı. Partiye katılan herkes önceden aşklarının sevgilerinin sembolü olan şarkıyı arkadaşıma bildirmişler.Sevgili Nihal’de onları bir CD de toplamış gece boyunca sırayla  bu şarkılar çalınmış ve bütün  çiftler kendi şarkıları  ile dans etmiş.Yemek sırasında da herkes aşkı ile ilgili en unutulmaz anısını paylaşmış.

525512_10151445328983482_723768746_n (1)

Yemeğin , sevgililer gününün bahane olduğu, gerçek sevginin, dostluğun bir arada olduğu harika bir davet. Bir arada olmayı   tatlı anlar, güzel saatler geçirmeyi gönüller arzu etmiş, gerisi detay, ama çok özenli, çok keyifli hiç unutulmayacak, sevgiyle oluşturulan detaylar..598581_10151445334518482_1804891316_n

Ben bu partiye bayıldım, bayıldım, bayıldım. Fotoğraflara yansıyanlar,bütün gece yaşananlar, en sevdiklerimizle bir arada katlanan  müthiş sevgi dolu anlar, bu geceyi düşünen, dantel gibi işleyen hazırlayan arkadaşım Nihal’i  ona destek veren büyük büyük aşkı Murat ve Ece’yi de defalarca kucaklıyorum. Onların da davete katılan dostlarının da sevgililer günü kutlu olsun. Sevgiyle, sevgilerle, tüm güzellikler,  her zaman  onlarla olsun.

Sevgililer Gününüz Kutlu Olsun

Benim için; Şubat ayı en sevdiklerimin doğum  günlerinin çok  olduğu bir ay. Sevgililer günü de  Şubat ayında olunca, Şubat ayı baştan sona hareketli sevgi dolu kutlamalarla yoğun geçiyor. Ben zaten sevgililer günü için özel bir güne gerek duymayan her gününü sevgiyle geçirenlerdenim. Ama sevgililer gününe de karşı değilim.Sevgilisi olmayanların da 14 Şubat’da  üzgün, mahsun, mutsuz,  nasıl oluyorlar, onu da anlamıyorum. Benim için sevgilinin anlamı çok geniş. Kocaman aşkım, çocuklarım, minik prensim, canım ailem, sevdiğim yakınlarım, dostlarım, tüm sevdiklerim benim sevgilim. Yaşadığım an, aldığım nefes, bana bunları veren yüce tanrıma aşkım, hepsi birbirinden büyük, güçlü sevgiler.Böyle bolluk içinde insanlar beni de birisi kutlar, hediye alır mı? diye niye bekliyorlar; onu hiç anlamıyorum. Niçin çabalar ben kutlayayım, ben vereyim, ben hatırlayayım, diye değil.Çevremizde hepimizin kutlayacağımız o kadar çok neden ve kişi varken, neyi bekliyoruz, kimi bekliyoruz, neden veren kutlayan biz olmuyoruz.

133_1242

Evimizdeki taze çiçekler, her sabah uyandığımızda bizi çoşkuyla, sevgiyle kutluyor, mutlu ediyor.

Kocaman aşkımla ben sevgililer günü programımız da çok sevdiğimiz bir dostumuzu, kaldığı bakım evinde ziyaret etmeyi, onunla olmayı planladık. Aslında çok daha önce gitmeyi planladık ama beceremedik, kısmet böyle özel bir güneymiş.

Elimdem gelse, tüm sevdiklerimi özellikle gözleri yollarda bir dost, bir yakınını  bekleyenleri kutlayabilsem, ulaşabilsem.

mucevher_277615Sevgililer günü hediyesi bekleyenler, neden vermek değil de sadece almayı planladıklarını hiç anlayamadığım gibi, sıradan bulup çiçek , koku gibi hediyeleri kabul etmeyip mücevher ve benzeri istekleri  olanlar, olağan dışı organizasyonlar bekleyenleri de hayretle dinliyorum, izliyorum.  Bunların hepsi olur,  maddi değeri çok yüksek olan hediye, ya da çok olağanüstü bir  organizasyon, neden olmasın. Ama sipariş ile olmaz, yeri gelir, yürekler öyle düşünür arzu eder, anlamı olur,manevi değeri, maddi değerinin çok daha üstünde olur, hepsi olur.

Şimdiye kadar  herkes nasıl düşünüyorsa, düşündü, düşünecek, ben size ben neler hissediyorum, yapıyorum, onlardan biraz anlatıp tüm sevdiklerimin sevgililer gününü kutlayacağım. Benim için gününde şart değil, öncesi ve sonrasında bir kaç haftayı neredeyse tüm Şubat ayını bu mood da geçiriyorum. Bu ayın buluşmalarını, davetlerini fırsat sayıp tüm sevdiklerimle kutlamalar yapmaya çalışıyorum.Yeni yıl, kutlamaları davetleri gibi. Ama hiç birini de abartmadan, yeri geldiğinde, sözlü kutlama, evime gelenlere hatırlatıcı  bir ikram, davet edildiklerime uygun bir hediye gibi.

133_1184

Canım arkadaşımın evindeki davette, özel itina ile pişirdiği meyvalı, şekersiz kepek unlu kek, keçi boynuzu sosla yaptığı şekersiz tatlılar, inanılmaz güzeldi.Kalpli kurabiyeler, ise sadece işin görsel kısmı olarak kaldı.

Kocaman aşkımla her zaman, her öğün yediklerimiz, peynir simit bile olsa özenle keyifle yiyoruz. Ama o gün ne olsun derseniz, şampanya ile havyar neden olmasın derim.Kırmızı ya da beyaz şarapla peynir tabağı ve francala, benim hep favorim. Francala da;  Makro’nun çavdarlı kepeklilerine bayılıyorum.  Fırında balık,  harika salata . Çukulata, ya da  özellikle beyaz çukulatalı meyvalı pastalar, kalpli kurabiyeler.Kesinlikle az çeşit, hafif yemekler olmalı diyorum.

Bütün yukarıda yazılanları farklı farklı zamanlarda  yaptım. Bu sene ne yaptım, ve ne yapacağımı merak ediyorsanız,  çilek muz  ve ananasla çukulatalı fondüyü , kalpli, çukulatalı  kurabiyeleri, özel yapım kekleri, fırında balık, şarap, ve salataları kullandım.Özenle çin börekleri pişirdim. Kocaman aşkım için  iyi yapılmış taramayı son güne bıraktım.

72651_10152575283730323_1460137435_n

Minik prensimin geldiği gün hazırladıklarımı ona özel, çok renkli servislerle sunmaya çalıştım.Beğenip yiyince de dünyalar benim oldu.

Bu senenin en güzel kutlamalarından biri minik prensimiz ve çocuklarımızla beraber olduğumuz kutlama oldu. Her şeyin özellikle   minik prensimin hoşlanacağı şekilde olsun arzu ettim. Sonuçta çok mutluluk verici idi. . Uzun zamandır çok iştahsızken çok iştahla balığını salatasını sonra kalpli kurabiyelerini yemesi müthişdi. Ona özel kasesinde çukulata sosuna meyvalarını batırarak yiyişi,tüm suratını çukulata yapışı hiç unutmayacağımız  anılar oldu.

Sizler de de mutlu anılar, çok güzel anlar olmuştur, ya da bugün olacaktır,yalnız bu gün değil, hep sevgiyle yaşayın, sevmekten vazgeçmeyin, hiç sevgisiz kalmayın,  dileklerimle… sevgiler sevgiler, diyor, sevgililer gününüzü kutluyoruuuuuuuuuuum.

Davet İçkileri

Davet vermek, her zaman terapi, hoşluk enerji kaynağı benim için. Onun için bu ara bir iki davet de yapıp, bir iki de davet yazısı arka arkaya yazabilirim.

Hoş geldin içkisi benim için çok önemli.Bu konuda çok değişik alternatifleri, zamana, mevsime, davete göre değişik kullanıyorum. Alkollü olması da şart değil, gündüz yazın, değişik sunumlu ev yapımı limonatalar, ya da naneli ayranlar, yada buzlu ve bir damla meyva suyu ilaveli limonlu  sodalar, buzlu çaylar,kahveler. Akşamları şarap çeşitleri olduğu gibi, narlı , çilekli Şampanyalar,bazen Margaritalar, çeşit çeşit Sangrialar,bir ara illa Apple Martini’ler ,hele bu aralar, Limonçello ve Grappaları ya da bizim nefis Türk Likörlerimizi alışagelmiş yemek sonrası ikram etmenin  dışında; bol buz ve farklı bardaklarda çok soğutulmuş sunmak.Daha birçokları, hepsi, zaman zaman benim favorilerim oluyor.Bu gün anlatacağım ilk içki ise o güne  kadar tatmadığım ama tadınca da çok beğendiğim, farklı bir seçim oldu.

Arkadaşımın davetinde hoş geldin içkisi Caipirinha idi.

28

 

Misket limonu ve esmer şeker bardağın içinde limonon suyunu bırakıncaya kadar eziliyor.. Üzerine bardağı dolduracak şekilde kırık buzlar koyuluyor. Cachaca ilave ediliyor, servis ediliyor.

Tek yapılacak şey gelirken bir şişe Cachaca getirmek.

IMGP2361

Caipirinha,Brezilyalıların dünyaya tanıttığı ve sevdirdiği  ve bütün dünyaya yayılan ve çok ve sevilen bir kokteyl türü. Brezilya’da sokaklarda olmak üzere her yerde bulabileceğiniz , bu kokteyl ülkemizde de  oldukça popüler bir kokteyl.

Portekizcesinde “Küçük Köylü Kız ” anlamına gelen caipirinha’yı sevgili arkadaşlarımız Nihal ve Murat İnsel Büyük Güney Amerika, Brezilya seyahatlerinde, her akşam üstü keyifle içince; dönerken yanlarında Cachaca ve şekerleri limonla ezmek için tahta bir içki karıştırıcısı  ile gelmişler,bize de evlerine gittiğimizde hemen güzel misket limonları kokuları içinde hazırlayıp ikram ettiler.Hepimiz  için de seyahat anılarını dinlerken  çok keyifli bir hoş geldin içkisi oldu.

??????????????????????????????????????                                                                    Şimdi de benim yaptığım, yaparken de sunarken de çok beğendiğim ve de beğeni aldığım bir hoş geldin içkisi tarifi veriyorum.Keyifli davetleriniz olsun.                                                                            Ananaslı Sangria                                                                                                                    3 bardak Ananas suyu , 1 şişe sek beyaz şarap, 1 bardak kanyak, 1 adet soyulmuş 2 cmlik küpler halinde kesilmiş ananas 1 paket iri doğranmış taze nane, 1 adet ince dilimlenmiş portakal.  Bir sürahiye tüm malzemeyi ekleyip karıştırın. Buz ilave ederek servis yapın.Ben yaptığımda fotoğraf çekmeyi düşünmediğim için yukarıdaki fotoğraf bana ait değil,onun için de nane yaprakları yok. Bir daha yaptığımda orjinal fotoğrafı çekip koymalıyım. Sevgiler sevgiler

Davet Anılarım

Davetler bana her zaman terapi etkisi yapıyor. Her davetten sonra küçük olsun büyük olsun, kendimi daha iyi daha enerji dolu ve mutlu hissediyorum.Her davete kim olursa olsun,ne amaçla olursa olsun özen göstermeyi, özel detayların olmasını  arzu ediyorum, dikkat ediyorum.Tanrı bana güç versin, ömür boyu, misafirlerim, konuklarım olsun, keyifle  ağarlayayım. Aralık ve Ocak ayı yeni yıl davetleri ile dolu olan aylar.Bize gelenler olduğu gibi, konuk olduğum da  çok davet oldu. Hepsinden ilgi çekici olanları minik minik yazacağım. Bu gün yazmak istediğim, davetlerimde çok kullandığım ve de çok sevilen benim için de çok değerli anıları olan bir kiş tarifi.

İşimi yeni kurduğum günlerde, çalıştığımız bankanın müdürü iken tanıştığım, zaman içinde çok sevdiğim çok zarif ve becerikli arkadaşım, büyüğüm sevgili Semiha Sabuncuoğlu, bana tanıştığım günlerden itibaren, yani 1980lerin başından, aşağı yukarı 2005 yıllarına kadar, hep tecrübe ve becerileriyle senelerce destek vermiştir.Bu destekler paylaşımlar, yeni iş kurduğum dönemlerde, iş fikri, pazar alternatifi olduğu gibi,yemek ve davet konusunda da bana çok katkıları olmuştur.Onun  dostluğuna, misapirverliğine,  pratikliğine,  becerisine her zaman hayran olmuşumdur. Üç sene önce ani bir şekilde aramızdan ayrılan bu çok değerli dost,beni hayatımda çok etkileyen bir kaç insandan biridir.Onu kaybetmek de beni çok sarsan önemli olaylardan biri oldu..Allah rahmet eylesin, nurlar içinde yatsın.

Önemli sayılacak, yemek davetlerim olduğu  zamanlarda; mutlaka bana yardım etmek, ona özel bazı spesiyalleri yapıp getirmek konusunda çok bambaşka bir yaklaşımı vardı.O kadar farklı ve reddedilmez bir yapısı vardı ki ne desem içine sinmez ya bana yardıma gelir, organizasyona dahil olur, ya da destek gönderirdi.İnanılmaz lezzetlerin içinde saklandığı harika bir yemek defteri vardı. Ben bütün dostluğumuzun sürdüğü seneler çoğunu tatdım. İçinden kendi tarzıma uygun olan bu müthiş tariflerinden üç tanesini kendime seçip aldım, ve davetlerde  kullanmaya başladım. Sonra da zaman içinde gördüm ki ne kadar değişik farklı şeyler yapsam da bu üç tarif hep numberone oluyor. Her yaşta herkesin sevdiği illa sorduğu tarifini istediği üç çeşit.Bu gün sadece birini yazıyorum, bekleyen tüm arkadaşlarım ve sizler için.

Patlıcanlı Kiş;

541865_10152387531575323_1867301470_n

Sevgili Semoş’umun tarifi ile,

125 gr Becel, 1 çay bardağı zeytinyağı,2 çorba kaşığı yoğurt, 1 yumurta, 1 paket kabartma tozu , aldığı kadar un.(3 su bardağı gibi)

Yukarıdaki malzemelerle hamur hazırlanıyor.Elde edilen hamur, tart kabına konmadan  buzdolabında  yarım saat kadar  bekletilip dinlendiriliyor.Sonra tart kabı Becel’le iyice yağlanıyor,hamurun  ilk yarısı konuyor, sonra arasına hazırlanan patlıcanlı  malzeme konuyor.Hamurun ikinci yarısı da üstüne konuyor.200 derecede ısıtılmış fırında üstü, altı, içi iyice pişene kadar  pişiriliyor.Kibrit çöpü kontrolü ile fırından çıkarılıp biraz bekletilip servis yapılıyor.Tart kabı olarak ben  yandan açılan kilitli yuvarlak  tart kapları kullanıyorum. İçini hazırlamak için; 3 büyük ya da 2 bostan patlıcanı ateş de,ya da ızgarada  közleniyor.2  kaşık un, tereyağında kavruluyor, közlenmiş ayıklanmış temizlenmiş patlıcanlar bütün bütün içine atılıyor.Tahta kaşıkla eziliyor, göz kararı sütle macun kıvamına getiriliyor.Biraz karabiber ve rende kaşar konuyor, tuzuna bakılıyor, ve artık pişirilmiyor. Sonra da bu malzeme buzdolabında dinlendirilmiş tart hamurunun arasına koyup pişiriliyor.