Las Vegas Mucizesi… “Bugsy” nin hayatı

Stajyer…The İntern

Bu akşam keyifli saatler geçirten çok hoş bir film seyrettim. Romantik komedi kapsamında her zaman çok güzel filmler yapan Nancy Meyers yapımı bir film.The-intern-film-premiere-stream Tabii her zamanki gibi güçlü ekip, güçlü isimler…Nancy Meyers hep gişe garantili parlak Hollywood yıldızları ile çalışıyor.Bu filmde de Robert De Niro Anne Hathaway ve Rene Russo var. Meyers filmlerinde genellikle  hem senarist, hem yapımcı, hem de yönetmenlik yapan ender insanlardan.

3000

İntern’in öyküsüne gelince…

Başarılı bir şirketin sahibi olan Jules Ostin, çalışanlarındn birinin tavsiyesiyle yeni bir stajyer programı başlatır. Biraz yaşını almış insanlara yönelik olan bu deneysel programa ilk başlayan kişi ise 70 yaşındaki Ben Whittaker olur. Şirketin genç kadrosunun yaş ortalamasını bir hayli yükselten Whittaker ile yanında çalıştığı Ostin arasında zamanla iş ilişkisi sağlam bir dostluğa dönüşecektir.intern

Eşini kaybedişi ve emekli oluşuyla birlikte ‘işe yaramadığını hissettiği’ bir yaşam döngüsüne giren Ben’in, ‘bir işin ucundan tutmak’ konusunda ister, İnternet üzerinden elbise satmakta olan popüler bir e-ticaret sitesinin sosyal sorumluluk projesi olarak okunabilecek ‘yaşlı stajerler arıyoruz’ ilanı kendisi için biçilmiş kaftan olur. İçindeki enerji hala sönmemiş Ben başvuru için çektiği keyifli video ile işi kaparken, yanına verildiği şirket sahibi Jules ise durumdan bir haberdir. Dört başı mamur işkolik Jules, ilk etapta ‘ayağının altında dolaşması muhtemel’ Ben’e ön yargı ile yaklaşsa da kariyeri boyunca önemli işler yürütmüş yaşlı adamın hem profesyonel anlamında hem de birebir ilişkilerde kendisini ispatlaması uzun sürmez.Tam da günümüz de yaşanılan bir çok olayları çok iyi işlemiş Meyers…

Eski kuşak Ben, teknolojinin tüm nimetlerinden faydalanılan yeni iş yerine alışma aşamasında hem kendi öğreniyor hem de etrafındaki gençlere ilham kaynağı oluyor. Sosyal yönden girişkenliği sayesinde sevilen simaya dönüşmesi inandırıcılık problemi yaşatmazken, Jules’la ağır adımlarla ilerlediği ast/üst ilişkisi dostluk sularına doğru şekil değiştiriyor. Bunda kafasını bilgisayarından ya da akıllı telefonundan kaldıramasa da snobluktan çok uzak bir karakter olan Jules’un da payı büyük elbette. İki iyi insanın yolu kesişiyor.

De Niro ve Hathaway çok başarılılar, sadece onlar için bile seyredilebilir film. Günümüzün iş dünyası, bu dünyaya bir kuşak öncesinin bile çok yabancı kalması, başarılı iş kadının ev aile sorunları… ama sonunda uzlaştırıcı bir noktada Jules ile Ben’in birbirlerini anlayabilmeleri.. Her Meyers filmi gibi keyifli vakit geçirten, harika oyuncularla destekli güzel bir film..Bu kadar Meyers dedikten sonra bir Nancy Meyers filmleri listesi eklemek istedim. Film ile ilgili çok güzel bir yazıyı da Selma Yalaman Serger yazmış, Ben önce filmi seyredin sonra da Selma Yalaman Serger‘i okuyun isterim. Çok daha keyifli olacak eminim.

Bir Kadın Yönetmenin Gözünden Yeni İş Hayatı, Başarılı Kadın ve Nesil Farkı…Selma Yalaman Serger

Filmography[edit]

Year Film Credited as Notes
Director Producer Writer
1980 Private Benjamin Yes Yes Writers Guild of America Award for Best Original Screenplay
Nominated – Academy Award for Best Writing (Screenplay Written Directly for the Screen)
1984 Irreconcilable Differences Yes
Protocol Yes
1987 Baby Boom Yes Yes Nominated – Golden Globe Award for Best Motion Picture – Musical or Comedy
1991 Father of the Bride Yes Yes
1992 Once Upon a Crime Yes
1994 I Love Trouble Yes Yes
1995 Father of the Bride Part II Yes Yes
1998 The Parent Trap Yes Yes Nominated – Young Artist Award for Best Family Feature – Comedy
2000 What Women Want Yes Yes
2003 Something’s Gotta Give Yes Yes Yes
2006 The Holiday Yes Yes Yes
2009 It’s Complicated Yes Yes Yes Nominated – Broadcast Film Critics Association Award for Best Comedy Film
Nominated – Golden Globe Award for Best Motion Picture – Musical or Comedy
Nominated – Golden Globe Award for Best Screenplay
Nominated – Satellite Award for Best Film – Musical or Comedy
2015 The Intern Yes Yes Yes

The Broad ve Downtown’da

12274380_10153988151659311_356267437969039019_nLos Angeles’da uzun süre  yaşayınca, yapılacaklar, gidilecekler listeleri çok farklılaşıyor. Şimdiye kadar hep ikişer haftalık geldiğimde de çok güzel günler geçirdim. Tüm bölgeyi sevdim, ama şimdi bambaşka bir Los Angeles’ı koşmadan, telaş etmeden keşfediyorum. İki haftadır, pazar günlerimi Downtown’da geçiriyorum. Daha da çok günler saatler geçirebilirim. Son bir kaç senedir, tamamen yenileşen güzelleşen, devleşen bir Downtown var. 12246603_10153988151744311_1452125384108627316_nTam bir kültür merkezi oluşmuş. Müzeler, konser salonları, sergiler, sanat galeri ile Downtown da her daim yapılacak çok şey var.Hatta çeşitli sanat turları da düzenleniyor.Biz de geçen hafta pazar, Başak ile çok eski balıkçılar çarşısı olan Grand Central Market‘e,  Bradbury Building ve Clifton’s Cafeteria‘ya  gittik, çok güzel vakit geçirdik, sonra bir gün anlatmalıyım, bu hafta The Broad‘ Museum’a gitmeyi kararlaştırdık. The Broad çağdaş sanat kolleksiyoneri karı koca Eli and Edythe  Broad’ların L.A ye hediyesi…Müzenin dizaynını   Diller Scofidio + Renfro’ın işbirliği  ile yapılmış.İnternette yer olmayınca, açılış saatinden 1 saat önce gidip, saat dokuzda kuyruğa girdik. 10.30 da içeri girdik.Kuyrukta iki kişiyseniz hiç sıkılmıyorsunuz. Binanın çevresi muhteşem, sırayla dolaşma fotoğraf çekme şansınız oluyor. 12249815_10153988151719311_3956657547162628553_n

The Broad ile Walt Disney Consert Hall yanyana…

Tüm bölgede binalar olağanüstü, caddelerde her cepheden çok farklı ve güzel görüntüler, yansımalar oluşturuyorlar.Downtwn semtinde gezilecek önemli bir iki yerin ismini aşağıya yazdım. Daha neler var, neler..Moca,Grand Park, Walt Disney Consert Hall,Redcat,Colburn Scholl, Grand Performance,LA Central Library..

20150920_133449

Binanın tümü şaşırtıcı, muhteşem, girişide öyle.. 

The Braud başlıbaşına harika bir bina, etrafında defalarca hayranlıkla dönebilirsiniz, yanında da yine muhteşem mimarisi ile Walt Disney Consert Hall var. Ben her gittiğim de geçtiğimde büyüleniyorum. The Broad çağdaş, Modern sanat anlayışıyla kurulmuş çok yeni bir bina. Size bina ve sergiler ile ilgili fotoğraf ve bilgi koydum.  Los Angeles’a yolunuz düşerse, bir kaç günü Downtown ve müzelerine ayırmanızı ben ısrarla öneririm. .Tıklayarak, müzenin hikayesi ve içindeki sergiler için

MANDALIT DEL BARCO

yazısına buradan ayrıca ulaşabilirsiniz.

12274232_10153988151854311_3106437741934715890_n

Kuyruk beklemeye deyiyor…Bu ara

Downtown’da harika restoranlar kafeler mevcut.Çoğunda çok önceden yer ayırtmadan, ya da kapıda 1-1.5 saat beklemeden içeri giremiyorsunuz, ama deyiyor. Onları da bazen kısa, kısa, bazen uzun anlatmaya çalışacağım

 

The Broad is a new contemporary art museum founded by philanthropists Eli and Edythe Broad on Grand Avenue in downtown Los Angeles. The museum is designed by Diller Scofidio + Renfro in collaboration with Gensler and offers free general admission.12239653_10153988151799311_7783832316174391767_n

Her detay ultra modern, ve de tatlı ışıltılarla  binanın her yerine gün ışığı sızıyor, ve yansıyor,

The museum is home to the 2,000 works of art in the Broad collection, which is among the most prominent holdings of postwar and contemporary art worldwide. With its innovative “veil-and-vault” concept, the 120,000-square-foot, $140-million building features two floors of gallery space to showcase The Broad’s comprehensive collection and is the headquarters of The Broad Art Foundation’s worldwide lending library.12249830_10153988152019311_4228397325295264243_n

İçeri girdikten sonra bambaşka bir şölen her köşede sizi karşılıyor.
The Broad makes its collection of contemporary art from the 1950s to the present accessible to the widest possible audience by presenting exhibitions and operating a lending program to art museums and galleries worldwide.
12249985_10153988151974311_688827154742313497_n

Özellikle fotoğraf ve stüdyo sanatçılarının yaptıkları akıl dışı…

By actively building a dynamic collection that features in-depth representations of influential contemporary artists and by advancing education and engagement through exhibitions and diverse public programming, the museum enriches, provokes, inspires, and fosters appreciation of art of our time.

12274407_10153988152304311_5280004810203066404_n

Bizim The Broad çıkışı tercihimiz, Perch oldu. Perch güzel bir binanın çatı katında, bölgenin ünlü restoranı. benim şu anda bir numaralı favorim oldu. 11990634_10153988152719311_7857612302881551961_nBrunch, sunset, kutlama, gece, gündüz, canlı müziği de olan çok hoş bir yer. Menüler, lezzetler ortam çok güzel, en güzeli manzarası, size anlatabilmek için bir kaç fotoğraf ekledim. Gerisi sizin yorumunuz..12295520_10153988152254311_3721668203460879509_n

 

Perch’e gidemeyecek kadar yorulursanız, hemen müzenin kapısının karşısında çok yeni bir restoran var.Life Hotel’in girişinde Otium restoran. Biz girdik çok beğendik, ama Perch’e programlandık diye bir daha sefere dedik.Sevgiler, sevgiler…

Dr. Müfit Ekdal ile Kadıköy Sokakları…

611251Ben bazen resimlere, bazen de kitaplara  aşık olurum.Aşık olduğum resimleri görmek için defalarca aynı sergiye, galeriye, gittiğim çok olmuştur. Satın alabilirsem, evimde karşısında keyif yapmaya bayılırım. Kitaplarla aşkı ise çok daha sık ve yoğun yaşarım. Önce bir vesileyle tanıtımını, ismini duyduğum kitabı almak için hemen listelerime yazar, alana kadar  heyacanlanır, arar bulur, alır ve okumak ,için sabırsızlanırım. Kitaplarım hep yanımda, yakınımda olsun isterim, hep bakmak tekrar tekrar okumak için…Çocukken de elime aldığım kitabı hiç bırakmadan okumak istememden dolayı annemden çok azar işitirdim.Lise ve üniversite dönemlerimde paramın büyük çoğunluğunu kitaba yatırırdım. O dönemlerde, resim alacak param olmadığı içinde,  ressamların  resimlerini ve hayat hikayelerini içeren kitapları toplar, bulur alırdım. Kitapçılardan çıkamazdım.Bu gün de sizlerle çok sevdiğim, beğendiğim, tanışma fırsatı bulup, uzun uzun kendisinden Kadıköy’ü dinlediğim; Dr. Müfid Ekdal‘ın hayatını   ve Kadıköy Sokakları  kitabından seçmeleri paylaşacağım.Müfid beyle sohbet ettiğimiz saatler hiç aklımdan çıkmayan hikayelerle dolu, hiç bitmesin istemiştim.  Müfid beyi geçen sene temmuz ayında kaybettik, nurlar içinde yatsın. Önce kitabı  ile ilgili çok güzel bir haber yazı ve kitaptan bazı  bölümler.Sonra ölümünü anma töreninde  kendisi ve eşiyle çok güzel anılar paylaşmış yakın dostları sayın Neşe Doster‘in  uğurlama  konuşması…Aşık olduğum, kitaplarımdan seçmelerle iyi hafta sonları diliyorum…sevgiler, sevgiler…

mufidekdal3

Okumaya devam et

Kocan Kadar Konuş ve Öncesi…

kocan-kadar-konus-filmi-izle-667Kocan Kadar Konuş bu sene seyrettiğim Kıvanç Baruönü’nün yönettiği çok neşeli çok güzel filmi.Geçen sene de Kıvanç Baruönü’nün Patron Mutlu Son İstiyor filmini çok beğenerek izlemiştim. Göreme’de geçen filmin çekimleri de çok başarılıydı.İki filmin de yapımcıları ve görüntü yönetmenleri aynı.Necati Akpınar- Pelin Kaya,  yapımcı ve Jean Paul Seresin’de görüntü yönetmeni.İki film de de Ezgi Mola var. Gün geçtikçe Ezgi çok daha iyi bir oyuncu olduğunu herkese ispatladı, Tolga Çevik de çok başarılı. Tüm ekip başarılı dersem daha doğru olur.İki çok güzel romantik komedi.Hafta sonu film seyretmek gibi bir düşünceniz olursa, hala seyretmediyseniz de kaçırmayın diyorum.Fregmanlar benden, gerisi sizden

http://www.beyazperde.com/filmler/film-223677/fragman-19534614/

http://www.sinemalar.com/film/230678/kocan-kadar-konus

Şebnem Burcuoğlu’nun çok satan Kocan Kadar Konuş romanından uyarlanan film bu toprağın kadınlarının daha çocukken nasıl koca bulmaya programlandıklarını anlatıyor.
Bu kadınların arasında 30 yaşındaki Efsun (Ezgi Mola) gerçek aşkı, sevgiyi, dürüstlüğü arar ama diğer kızlar gibi numara yapmayı, trip atmayı, erkeği parmağının ucunda oynatmayı bilmez. Bu yüzden bu yaşına kadar düzgün bir ilişkisi olmamıştır.
Efsun’un kadınlığın kitabını yazmış İzmirli ailesi ise ona kadınlığı öğretmeye kararlıdır.

Vizyon Tarihi:20 Mart 2015

Yapımı:2015Türkiye

Tür:KomediRomantik

Yönetmen:Kıvanç Baruönü

Oyuncular:Ezgi MolaMurat YıldırımNevra SerezliEbru CündübeyoğluCem Kılıç

Senaryo:Şebnem Burcuoğlu

Yapımcı:Necati Akpınar Pelin Kaya

Patron Mutlu Son İstiyor

Yapımcı İsfendiyar, senaristlik yapan Sinan’ı romantik komedi filmi senaryosu yazması için Kapadokya’ya gönderir. Burada bir butik otele yerleşen Sinan zor durumdadır. Çünkü ne yazacağı konusunda hiçbir fikri yoktur. Üstelik düşünmek için yeterli zamana sahip değildir. Patronu, işini bir an önce bitirmesi için ona baskı yapmaktadır. Sinan, butik otelin sahibi olan İzzet Bey’in kızı Eylül’le tanışır ve ondan çok etkilenir. Hatta ondan ilham alarak yazacağı senaryoyu onun üzerine kurmaya karar verir. Ancak bir sorun vardır: Eylül, ünlü bir oyuncu olan Faruk’la nişanlıdır. Faruk ile Sinan birbirlerini uzun zamandır tanımaktadırlar ve bu tanışıklık pek hoş anılarla dolu değildir. Çünkü Sinan, zamanında yakın arkadaş olduğu Faruk’un sevgilisini çalmıştır; bu yüzden de Faruk, Sinan’ı düşman ilan etmiştir.

Yönetmen: Kıvanç Baruönü
Oyuncular: Tolga Çevik, Ezgi Mola, Murat Başoğlu devamı…
Tür Komedi , Romantik