Handan İle Detoks Mucizesi…

Sevgili Handan Ercengiz detoks yolculuğunu her sorduğum da detay, detay anlattı.Görüntüsü, neşesi, keyfi ile beni de  ikna etti, motive etti. Bu gün de kendi yazıp   gönderdi. Evet Handan’dan dinliyoruz, nasıl karar verdi, nasıl başladı,nasıl başarılı oldu.Önce hedef koyduğu düğün gecesi   fotoğrafını paylaştım. Hem arkadaşının düğününde olmak hemde başarmanın mutluluğu içinde gülümsüyor.Aşağıda da kendi anlatımı ile güzel, tatlı  hikayesi…

10635993_10152876583043530_6314204347198471885_n

“Herkes midesine kelepçe taktırırken ben düşüncem ile sanırım beynime kelepçe taktım:)))) Önce vücuduma artık iyi davranacağım ,onu olması gerektiği gibi beslemem lazım diyerek Life-Co ‘ya başvurdum .Ve sanırım öğrendim, çünkü azmedip aldığım fazla kiloları ,doğru beslenmeyi anlayıp azmederek yolladım:)))Kendime bir tarih koydum o da Nikah şahidi olacağım sevgili Ceren’in düğünün tarihi idi 🙂 Bir de idol bulun dediler Gisele Bünchen dedim:)))) Ve sonrası ; Sabahları 6 da kalkıyorum hafta arası spor salonuna ,hafta sonu açık havada yürüyüş yapıyorum . Su ile güne başlıyorum ve her acıktığımda  önce su içiyorum çünkü beynimiz açlık ile susuzlukta aynı hissi verirmiş . Kahvaltıda (beyaz ve kepekli hariç) kocaman bir dilim ekmek”çavdar,tam buğday ,çok tahıllı olabilir “, özellikle yeşil zeytin,”siyah zeytinde boya katkısı  olabiliyor “,maydanoz,biber,domates ,yeşillikler,keçi peyniri,şeker yerine Agave doğal şeker ve tahinin içine de karıştırarak mükemmel bir tat ile öğün bitiyor.Her öğünde olduğu gibi yerken ve 1 saat sıvı içmedim sonrasında bol bol su içtim .Türk kahvesini de hurma eşliğinde keyifle içtikten sonra çok zor acıkıyorum 🙂 Öğle yemeğinde kilom kadar gr hayvansal gıda yanına 3 misli salata&sebze ,Hayvansal gıdayı haftada 2 kere yedim.En önemli şeylerden biri de Inek Sütünden hiçbirşey yemiyorum .Keçi Sütünden  ürünler  alıyorum .yine kahve ve hurma ikilisi ve 1 saat sonra bol bol su içiyorum, akşam üstleri, acıkma olmuyor ama eğer oluyorsa çiğ badem,ceviz,,incir,kara üzüm atıştırıyorum.

15 kilo verene kadar akşamları çiğnemedim, sadece çorba ya da sebze&meyve suyu sıkıp içtim .Evde katı meyve sıkacağında yeşil elma,salatalık ,zencefil mutlaka olmak üzere canım başka ne sebze &meyve istiyorsa kocaman bir bardak hiç vitamini ölmeden keyifle içtim .

Çok ekstra özel davet olunca minnacık birşeyler yedim çok zorunlu kaldığımda sadece:) Erkenden de uyuyorum 11.30 -12 gibi .Derin uykuya geçersek 2.30 gibi yenilenme sağlıklı gerçekleşiyormuş 🙂 Kİlolar gideli 4 ay oldu bazı Akşamlar çok yediğimi düşünsem bile ertesi gün kendime çeki düzen veriyorum veee aynı kilodayım:) Unuttuğum yer vardır diye baştan sona yazdım:)))) Öpüyorum.

Bu gün başka söze gerek yok.Handan’a çok teşekkürler, sabırla izindeyiz, canım….

Detoks yazılarının hepsini blogda sağ tarafta  Handan İle Detoks Mucizesi etiketi altında bulabilirsiniz.

İdol Bulanlar Başlıyor…

Julia-Roberts-12Gisele Bündchen, Sandra Bullock idollerinden sonra iki sevgili arkadaşım da detoks diyeti yapmaya karar verdi.  Biri idolunu buldu, Julia Roberts.Diğeri pazartesiye kadar bulup başlıyacak. Amerika’dan kızım Jennifer  Lawrence ile süreci başlattı. Bir arkadaşım beni idol yapmayı düşündüğünü söyledi. İlk günün haberleri böyle.  ilk örneğimiz, modelimiz, detoksa başlama nedenimiz  Sevgili Handan Ercengiz,(idolu; Gisele Bündchen) de Frankfurt’dan döner dönmez ayağının tozuyla bizi desteklemeye başladı.Eksik yazdıklarımı hatırlattı. Yemek arası ve yemekten sonra 1 saat sıvı içmek yok diyor.SILVER LININGS PLAYBOOKGünde iki kahve ve yanına hurma yiyebilirsiniz,  çok tok tutuyor, diye ilave ediyor. Çok da severim. Hemen hurma almam lazım. Ben de dediklerine kesinlikle dikkat ediyorum.Yemek de ve yemek sonrası 1 saat sıvı içmiyorum.  Sabah kalkınca, aralarda ve yatana kadar sekiz bardak suyu içiyorum. İçine mutlaka limon atıp alkali su içiyorum. Sabah kalkınca esneme hareketlerimi ve jimnastiğimi evden çıkmadan yaptım. Akşam yine yapacağım.

Bu gün ne yedim derseniz, sabah keçi peyniri,salatalık alman ekmeği ile  kahvaltı, öğlen, 3 minik köfte, ıspanaklı, mantarlı, kırmızı biberli sebze,  ikindi;  çok az yağla yapılmış minik mücver ve bir kaşık keçi yoğurdu , akşam da yeşil elma, salatalık, ıspanak suyu çıkarıp limonlu içeceğim. Bu akşam bir mandalina ile shot yapayım istiyorum.Keyfim yerinde ,arkadaşlarımın katılımı  desteği ile moralim de çok iyi, hiç yemesem olacak gibi bir moddayım. Ama düzenli ve yeterli yiyeceğim tabii.

Sevgili Handan çok teşekkürler, bana arkadaşlarıma ve  blog okurlarıma   harika bir örnek ve yol gösterici oldun. İnşallah biz de senin gibi başarılı oluruz.

Arkadaşlarım başlayınca onlar da paylaşırlarsa keyifle yazacağım.

Daha önceki yazımı okumayanlar için geri gidip detoksla ilgili üç yazımı, her zaman da alkali beslenme konusunda yazdıklarımı okumalarını tavsiye ediyorum. Sevgiler, sevgiler…

Gisele Bündchen Gibi Olmak….

Gisele-Bundchen-17Bu gün çok  güzel bir hikaye anlatacağım. Masal gibi ama masal değil, gerçek…İki gündür, Life-Co ve detoks anlatıyorum, daha da çok anlatmaya niyetliyim.Şimdi de Life-Co ile zayıflayan arkadaşımın hikayesi….Çok sevdiğim  arkadaşım, zayıflamaya karar veriyor.İşe Life-Co nun bir haftalık detoks programı ile  başlıyor. Sadece içerek, tüm uygulamaları yerine getiriyor.O hafta 2.5  kilo veriyor. Çok mutlu, morali yükseliyor, ve de devam diyor.15 kilo daha verene kadar.Life-Co ‘nun önerilerini ve sistemini devam ettirerek. Life-Co daki koçu  bir hedef  ve bir de idol belirlemen lazım diyor. Arkadaşım, 4 ay sonra nikah şahidi olacağı günü 15 kilo vermek kaydiyle hedef, Gisele Bündchen’i de idol seçiyor.Sonra adım adım denilenleri yapıyor. Sabah kocaman bir dilim kepek ve beyaz olmayan bir ekmekle, otlar peynirler, domatesler, salatalıklar kahvaltı. Öğlen olmak istediği kilo kadar gr protein, 60 gr veya 70 gr gibi, yanına sebze, ya da salata. Arada acıkırsa ceviz, kuruyemiş, incir. Ama hepsi diyetlerde yaptığımız gibi makul ölçüde. Sonra akşama yaklaşırken, hava kararmadan yeme işlemi bırakılıyor. Sadece katı sebze meyva sıkacağı ile sıkılmış, sebze  suyu içiyor.Kocaman bardakla….

10417645_10152945414158530_5381476324477060885_nSonuç mükemmel 4 ay sonra harika bir fiziğe kavuşuyor.Hem de çok sağlıklı, fit ve de enerjik. Gisele’e benziyor mu? Evet çok benziyor. Hatta, gülüşü sıcaklığı ile ondan çok daha çekici ve hoş geliyor bize. Hepimiz kendisinin dört ay sonraki halini  çok beğendik, bayıldık. 251466_10150207114343530_35929_nHikayesini çok sevdik. Ama hadi yap deyince o kadar kolay değil.Başlamak karar vermek, uygulamak, en önemlisi sonuna kadar vazgeçmemek. Hedefden sonra da geri adım  atmamak.Tabii arkadaşım bütün bu süreç ve sonrası sürekli sabah yürüyüşlerini ve ve toparlayıcı, sıklaştırıcı , jimnastiklerini yapmayı da ihmal etmiyor.

20100210_sandra-bullock-oscar-in-favorisi_kŞimdi sıra ben de;  hikayeyi duyduğum günden beri başlamak istedim ama olmadı, başlayamadım. Şimdi 1 Şubat itibari ile başlayıp 1 Haziran’a kadar 6-8 kilo vermeye kararlıyım. Ayda 1.5-2  kilo haftada yarım kilo vermek istiyorum. İdolumu bulmakta çok zorluk çektim. Hem çok güzel olsun hem de biraz beni andırsın istedim. Sonunda Sandra Bullock’ta karar kıldım. Bir zamanlar benzetirlerdi, şimdi zayıflarsam belki yine biraz, bu çok güzel kadını andırırım.

IMG_6608

İsteğim onun gibi, olabildiğince  incecik olmak, ama idolum olunca biraz yüzü de benzesin istedim. Sonra da  önüme çok sevdiğim,filmi Proposal’daki fotoğrafını koydum. Şimdi evet kolay gelsin bana diyorum ve başlıyorum. Sizinle de paylaşarak ciddiyetimi,kararlılığımı sınamak istedim  galiba.

Sandra Bullock On Film Set for "The Proposal" Lower Manhattan,  NYC 06/06/08Bu gün yürüyüşle güne başladım, bir saat sahilde yürüdüm.Sonra kara buğday ekmeği keçi peyniri ve taze biber salatalık maydanozla kahvaltımı yaptım. Öğlen iki kaşık mercimek yemeği, yanında buharda pişmiş brüksel lahanası, kırmızı biber ve havuç ile yedim. Bol tarçınlı çay içtim, saat beş gibi, otlu lor peynirli minik bir enginar,  yemeği planladım. Akşama da sebze suyu yapacağım. Pancar, lahana, brokoli, maydanoz, zencefil,sıkıp  limon ekleyeceğim. Daha sonra gece hoşluğu canım isterse; bir elma sıkıp tarçınla ve limonla shot yapayım diyorum.Şimdi çok oturdum, hemen kalkıp hareket edeyim istiyorum. Gidilecek, görülecek, uğranacak, alınacak çok şey var. Marş, marş sevgiler, sevgiler….

Ersin Pamuksüzer ile…

Life-Co’ların  kurucusu Ersin Pamuksüzer’in çok ilginç bir girişimcilik hikayesi var. 2015’de yapmayı planladığı yurt dışı çalışmaları var. Önce Sibel Arna’nın güzel röportajı sonra da son haberlerle sizlerle paylaşmak istedim. Keyifli okumalar iyi hafta sonları, sevgiler…

Genel Müdür’ün hayatı nasıl saflaştı. Sibel ARNAGenel Müdür’ün hayatı nasıl saflaştıHayatının büyük bir bölümünü iş hayatının çetin yollarında geçirmiş biri nasıl olur da kendini sağlıklı beslenmeye, detoksa, çiğ yemeklere adar. Ersin Pamuksüzer’den bahsediyorum. Yıllarca Ericsson’ın genel müdürlüğünü yaptı. Turkcell’in Yönetim Kurulu üyesiydi. 2002’de işi gücü bıraktı, iyi yaşamak üzerine kafa yormaya başladı.18 kilo verdi ve yeni bir iş edindi. The Life Co adında bir yaşam destek şirketi kurdu. Detoksla başladı, vitamin ihraç etti, konuyla ilgili kitapları Türkçe’ye çevirdi, burun temizleyicisi, dil sıyırıcı bile sattı. Son olarak bir çiğ yemek restoranı açtı. İstanbul Asmalımescit’teki mekanın adı Saf. Peki Ersin Pamuksüzer’in hayatı nasıl bu kadar saflaştı?Yıl 2002. Ersin Pamuksüzer, “bu hayatta istediğim ne varsa yaptım galiba” diye düşünür ve Ericsson’ın genel müdürlüğünü bırakır, Turkcell’in yönetim kurulu üyeliğinden ayrılır. Dinlenmeye, yenilenmeye ihtiyacı vardır. Bir arkadaşı hayatında hiç duymadığı bir kelimeyi zikreder: Detoks. Onun önerisiyle Tayland körfezinin içindeki Koh Samui Adası’na gider. SPA Samui’de detoksla tanışır.Bu merkezde kendiyle ve yaşamla ilgili birtakım enteresan şeyler keşfeder. Su niye içilir, hangi yemek ne işe yarar, zihin nasıl çalışır, vücudun esnekliği nedir, duygusal zeka nedir gibi… Aydınlanır! Geri kalan yaşamında bu işlerle daha fazla ilgilenmeye ise yedi gün boyunca hiç katı yiyecek yemediğinde karar verir. Ağzına lokma koymamıştır ama aç değildir. Enerjisi azalmamıştır, durum tam tersidir. Bugüne kadar yaptığı performansa dayalı sporları bir kenara bırakır, yoga, plates gibi sporlara yönelir. Bir kere detoksa gitmek yetmez.Hemen hemen her ay bir haftasını bu tip işlere ayırır. İnsanın bir yere kapanıp yalnızca içini dinlediği meditasyon kamplarına da katılır, gidip bağırsak temizleme operasyonları da yaptırır, enerji transferini de öğrenir. Hiç boş çıkmaz. “Ben o kadar boştum ki, gittiğim her merkez bana bir şeyler kattı” der.Yıl 2005. 60-70 kişilik gruplarla değişik merkezlere gidip, gelmektedirler. Sonunda “Yahu biz bunu Türkiye’de yapalım, gidip gelmeyelim” diye düşünür, Bodrum’da “Detoks Turkey”i açar. Ama yalnızca detoksla olmayacağı kesindir. “Nasıl iyi yaşanır”ı iş kolu yapar. “Yeni bir yaşam reçetesi” sloganıyla “The LifeCo”yu kurar. Kitaplar yayınlarlar, vitaminler ihraç ederler, Himalaya dağlarının Karakurum bölgesinde elde edilen, dünyada bulunan toplam 92 elementten 84’ünü içeren Himalaya tuzunu getirirler, kurdukları internet sitesinden dil sıyırıcı, burun temizleyici satarlar.
/_newsimages/3150467.jpg
Ancak detoks bir haftadır, geriye 51 koca hafta kalır. İnsanlara farklı deneyimler yaşatmak şarttır. Saf Restaurant böyle doğar. “2004 yılında New York’ta bir restoranda yediğim yemek ciddi şekilde hayatımı değiştirdi. O güne kadar akşam yemek yediğim zaman mümkünü yok rahat uyuyamıyordum. İlk defa o yemekten sonra rahatlıkla uyudum. Seyahatim boyunca dört gün üst üste aynı restoranda yedim. Bütün mönüyü test ettim ve bu işi yapmaya karar verdim. Lokantanın sahibiyle görüştüm, ortaklığa niyetlendik. O ilk ortak şubenin Amerika’da ben ise Türkiye’de açılmasını istediğim için ayrıldık.”Ersin Pamuksüzer bu noktada yeni bir işbirlikçisi arar ve Chad Sarno ile tanışır. Sarno kendini şöyle anlatan biridir: “Lokantaları olan kalabalık bir İtalyan ailesinden geliyorum. Yemeğe olan tutkum, özellikle de İtalyan mutfağı, ailemle başladı ve devam etti. Çok küçük yaşlardan beri astımla boğuşurken bir aile dostumuz süt ürünlerini kesersem astımdan kurtulacağımı söyledi ve gerçekten de süt ürünlerini diyetimden çıkarttıktan sonra bu rahatsızlığım kalmadı. Vejetaryen mutfağıyla böyle tanıştım. Yememeniz gereken birçok şey varken kendinize elinizdeki malzemelerle zengin mönüler yaratmak zorunda kalıyorsunuz. Ben de zamanla sebzelerden zengin bir mönü yarattım.”FELSEFE: YÜZDE 75-25Ersin Pamuksüzer, bir yaşam tarzı destek şirketi olan LifeCO’cuların yaşam felsefesinin yüzde 75, yüzde 25 üzerine kurulu olduğunu söylüyor. Yani yaşantılarının en az yüzde 75’inde daha sağlıklı seçenekleri tercih ediyorlar. Geri kalan yüzde 25’inde de normal yaşam standartlarını koruyorlar. İçki de içiyorlar, cips de yiyorlar, canları istiyorsa hamburgerin de tadına bakıyorlar. Bu sebeple Saf’ın iyi bir bar mönüsü var. Barın ismi Organik Şarap ve Martini barı. Tam natürel, yüksek kaliteli şaraplar kullanılıyor, taze meyve sularıyla kokteyler hazırlanıyor. Bu işin başında Joe Mc Canta adında bir miksolojist var. O da ne mi? Deneyimli barmen ve şarap garsonu olarak tanımlanıyor.

SAF’TA NE YENİYOR

Saf mutfağında işlem görmüş, konserve ve pastörize ürünler kullanılmıyor. Yani et, tavuk, balık, süt ve süt ürünleri yok. Karnıbaharlı dolma, karamelize soğan ve kaparili çeşni, lezzetli salatalar, fıstık humusu gibi farklı lezzetler tatmanız mümkün. Organik şekerle yapılan tatlılar çok özel. Kakaolu Mermer Turta, Hindistancevizi Köpüğü, naneli dondurmanın tadına bakmalısınız. Unutmadan, Saf aynı zamanda Türkiye’nin ilk sigara içilmeyen restoran ve barı.

Ersin Pamuksüzer’in  Life-Co’nun web sitesinde başarının sürdürülebilirliği ile ilgili anlattıklarını da   aşağıya ekledim.

Günümüzde hedef şirketinizi başarılı hale getirmek değil, başarınızın sürdürülebilirliğini sağlamaktır!

Kullandığımız model algıladığımız dünyanın oluşturduğu bir “oyun alanı”, bunların üzerindeki “oyuncular”, bu oyuncuların “ilişki demeti” ve bu demetin kalitesinden oluşan bir üçgenin üzerine kurgulanmıştır. Algıladığımız dünyada bir yolculuk yaparken her an bir hayat yaşıyoruz, bir varoluşumuz bulunuyor ve bir görev ifa ediyoruz. Kişi eğer bu üçgeni bütünsel bir bakış açısıyla iyi yönetebilirse “sürdürülebilir başarıyı” yakalayabilir. “Sürdürülebilir başarı” dalgaların hep üst noktalarında veya bunun yakınlarında olabilmektir. Eğer dalganın zaman zaman en üst noktasında oluyor sonra da alt noktasına iniyorsanız başarınızın sürdürebilirliği sürekli risk altinda kaliyor demektir.

Başarıyı sürdürülebilir yapmayı sağlayan önemli birkaç ana noktadan bahsetmek isterim.

Bunlardan birincisi büyük resmi iyi okuyabilmek. Birçok büyük şirket büyük resim okumadaki eksiklikleri ve kendilerine fazla güvenmeleri sonucu rekabet sahnesinden çekilmek zorunda kalmıştır. Kişi oyun alanını değerlendirirken ortam analizini ve buradaki oyuncuların rollerini iyi kavramalıdır.

Değer yaratma sanatını anlamak ve iyi uyguluyor olmak başka bir kritik noktadır. Değer zinciri müşterinin ihtiyacından kişinin müşterilerinin beklentilerini tatmin edeceği zamana kadar geçen sürecin tamamıdır. Fikirden müşteriye giden süreçte alım, üretim ve satış yapılmaktadır. Buradaki sanat şirketin zincir içerisindeki pozisyonunu güçlü hale getirmektir. Bu zinciri yönetirken ortam analizini iyi yapmış, ortamdaki iş ortaklarını, denetleyici kurumları ve diğer oyuncuların rollerini iyi anlamış olmak gerekir. İşte o zaman iş hayatında fark yaratma şansı ciddi olarak yükselecektir.

Değişim yönetimi şirketler için hayati önem taşır. Bir şirket büyük resmi geç okur ama hızlı değişirse var olmaya devam edebilir ama büyük resmi görmesine ramen değişmekte direnirse yok olması kaçınılmazdır. Hızlı değişebilmek günümüzün en hayati yeteneği olmalıdır, çünkü bilgi ve ortamlar çok hızlı değişmektedir. Bunun için değişimi sürekli ve anında izleyen ve kendi sistemine adapte edebilen yönetim şekilleri geliştirmek gereklidir.

Şirket kültürünün sürdürülebilir sonuçlara ulaşmayı destekleyecek değerler ile donanmış olması çalışanların şirket zor durumda da olsa beraberce odaklı bir şekilde durumu düzeltmelerini ve içlerindeki potansiyeli iyi kullanmalarını sağlayacaktır. Bilinçli iş yapma sanatı diye adlandırdığımız değerler demeti şirket kültürünü sonuca hızla giden ve çevresiyle birlikte kazanan bir takım yaratacak şekilde değiştirmek üzere belirlenmiştir.

Şirketin olduğu kadar içindeki bireylerin de iş hayatındaki başarılarını sürdürülebilir kılmak gerekir. Kişi fiziksel taşıyıcı olarak beden, yaşadığı zaman dilimine kadar depoladığı bilgi ve tecrübelerden oluşan düşünce çerçevesi ya da zihin ve otomatik tepkilerin ve duyguların oluştuğu bilinçaltından oluşur. Bunlara ve hayatta üstlendiği rollere bağlı olarak değişik davranış ve yaklaşımlar sergiler. Şirketin başarısında bireyi oluşturan bu faktörler de dikkate alınmalı ve geliştirilmelidir.

Sizi bu noktalarda yukarılara taşıyacak kavram, araç ve yöntemleri sunmak ve potansiyelinizin daha fazlasını gerçekleştirmenize yardımcı olmak için Excellere Danışmanlık olarak fark yaratacak bir başarı modeli oluşturduk.

Keyfiniz ve enerjiniz bol olsun,

 

Borsamatik haber yazısında  da Life-Co ların  2015 yurt dışı açılımları ve yeni hedefler var. Hayırlı olsun, başarılı olsun.

 

Detoks Deyince Life-Co

10409200_1044150062266107_8926300208463643579_nGeçen ay detoks ile ilgili deneyimlerimi yazacağım, demiştim. Detoks hakkında  6 sene önce Life-Co ile tanışana kadar ben de kulaktan dolma bilgilere sahiptim.Sonra Bodrum Life-Co ya gitmeye karar verdik. Detoksa ilk başlayanlar için önerilen minumum süre 4-7 gün, iyisi bir hafta. Biz bunun 4 gününü Bodrum Life-Co da 3 gününü de İstanbul’da tamamladık.Kolay bir süreç değil, Dış dünya ile tüm bağlarını kesiyorsun. Telefon, gazete, televizyon,  yok.Tam bir arınma; ve sadece içiyorsun. Çiğneme bile yok. Günde 2 kere kolema (Bireysel Kolon Temizliği) terapiler, aydınlanma ve bilgilendirmeler ile bambaşka iki insan olduk. Fiziken yapılan kontrollerde, detoks sonrası , kocaman aşkımın bütün bozuk  kan değerleri (kolestrol, şeker, vb.) düzelmişti. Kendimizi çok enerjik hafiflemiş, sağlıklı hissediyorduk. Tüm beslenme düzenimiz tamamen değişti.Markete girince et, tavuk reyonlarını, paketlenmiş gıda reyonlarını hemen transit geçip; sadece taze sebze, meyva, reyonlarından alışveriş yapar oldum. Bodrum’a gitmeyi özellikle ben çok isteyip programlamama rağmen, süreçin ilk günlerinden itibaren perişan oldum. Orada herkes zaten bornozlar içinde dolaşıyor, ya da bir yerlerde uzanmış perişan yatıyordu.İlk gelenler alışana kadar deneyimliler hemen yardımcı oluyor. Vücudun bu yeni düzene alışması kolay olmuyor. Sonra yavaş yavaş toparlanıyorsunuz. İlk gün sabah 8.00 de doktor kontrolleri ve genel bilgilendirme güne başlanıyor.Sıvı sebze meyva karışımı içeceklerimiz, iki saat arayla getiriliyor.Yanında destekleyiciler de var. Her zaman içebileceğimiz bir sebze çorbası da hep hazır bizi bekliyordu.

1535084_1016706068343840_3756794158097507534_nGün içinde sauna, masaj,yoga programlarına katıldık.Doğru beslenme ve yaşam için yol gösterici filmler izledik, kitaplar okuduk. Akşamları da yorulduğumuz için erkenden uyuyup, erkenden uyanıyorduk. Programa katılan herkes birbirine destek oluyordu, tecrübeleri olanlar deneyimlerini anlatıyorlardı. Evet kolay değil ama faydalı bir dört günden sonra işimize döndük. İstanbulda ki merkezden de faydalanarak, hayatın için de de detoks ve kolema  yaptık, sonuç çok iyi,ve kalıcı etkileri oldu. Ben bir hafta içinde 1.5 kilo, kocaman aşkım 7 kilo verdi. Gidiş amacımız, sadece kilo vermek değil, sağlıklı yaşama merhaba demek, anlamaktı. 10 sene geri gittik mi? Bence gittik.Oraya gittiğimizden beri, beslenme düzenimiz tamamen değişti. Doğal şartlarda büyümeyen hiç bir tavuk ve tavuk  ürünü  yemiyoruz. İşlenmiş gıda yemiyoruz. Meşrubat asla içmiyoruz.Taze ve çiğ yediklerimizi çok daha arttırdık.Yine Life-Co da anlatılanlara göre yeni başlayanlar, önce senede 2 kere, sonra 1 kere ve daha sonra ihtiyaca göre 2 senede bir yaptırmalı,  ve tamamen toksinlerden temizlenmeli, ve arınmalı deniyor.Sistemi devam ettirdiğiniz süreçte ise, % 75- %25 felsefesini uyguluyorsunuz, yani % 75 doğru formülle yaşam; % 25 yanlış yaşamı telafi edebiliyor.Bir sürü yararlı, sihirli otu, bitkiyi orada öğrendim. Sonrasında Alkali Yaşam ve Raw Food’u öğrenmem anlamam çok kolay oldu.Konuyla ilgili sitelerine girerseniz çok faydalı bilgiler bulmanız mümkün. Ben de özet bilgileri paylaştım. Sonra bu fikir nasıl doğdu, Life-Co ları kim nasıl kurdu, gelecek hedefleri neler; onu anlatacağım. Sonra da son dönem çok sevdiğim arkadaşım Life-Co ile nasıl 15 kilo verdi, hayallerinin kadını nasıl olduğunun hikayesi var.Sevgiler, sevgiler…

 

1551780_1012696015411512_1280389478681809304_nTHE LIFECO

The LifeCo, Türkiye’de well-being/ well-aging, sağlıklı yaşama destek, hastalıklardan korunma & destek alanlarında hizmet veren ilk ve tek organizasyondur.

Aynı zamanda, her geçen gün önemi artan, bireylerin modern hayatın getirdiği hastalıklardan korunma ihtiyaçlarına karşılık veren, dünya çapında adı geçen bir merkezdir.

Şirketimiz:

  • TheLifeCo Istanbul (Akatlar)- Bodrum and Antalya olarak üç adet Sağlıklı Yaşam Merkezi’ni; .
  • İstanbul’da Saf Box ve Saf Express ürünlerinin üretimini ve dağıtımını gerçekleştiren ve aynı zamanda merkezlerdeki beslenme programlarının geliştirilmesini üstlenen Saf Mutfak’ı
  • Londra’da Saf Express ürünleri üretimi ve dağıtımını üstlenen Saf Mutfak’ı
  • Türkiye’de İzmir’de DÜAG tesisinde üretilen The LifeCo markalı BesinThe LifeCo’nun hikayesi, kurucumuzun detoksu keşfederek, bu keşifle beklemediği faydalar elde etmesi ve bu deneyimlerini herkesle paylaşmak istemesiyle başladı.Kurucumuz Ersin Pamuksüzer, hızlı adımlarla ilerlediği iş hayatında başarılı ancak bir o kadar da hızlı ve aşırı yoğun tempolu bir 20 yıl geçirdi. 50 yaşına geldiğinde hayatında ilk kez bir detoks programına katıldı. Bu programın ardından kendisini eskiye göre çok daha iyi hissettiğini fark etti.Öncelikle çok daha iyi görünüyordu. Enerjisi artmış, fazla kilolarını vermişti. Gözleri daha canlı, cildi daha parlaktı. Sindirim sistemi ve uykuları düzene girmişti. Zihni açıktı ve çok daha olumlu bir ruh haline sahip olmuştu. Bunun üzerine dünyadaki alternatif tedaviler ve bunların üzerine kurulduğu felsefe üzerine daha fazla araştırma yapmaya başladı. Vipassana meditasyonu yaptı, bir çok ‘wellness’ merkezini ziyaret etti, alternatif tedavinin farklı konular üzerinde çalıştı.Tüm bunları yaparken kendisini ailesinden, arkadaşlarından ve toplumdan izole etmeden ve yaşam tarzını daha sağlıklı seçeneklerle buluşturacak bir yol arıyordu.Günlük hayatında, yeme ve egzersiz alışkanlıklarında ufak ayarlamalar yaparak gözle görülür değişimler yakalayabileceğini ve daha sağlıklı olabileceğini fark etti. Bu değişimi ailesi ve arkadaşlarıyla paylaştı, onlar da kendi aileleri ve arkadaşlarına anlattılar. Böylece bu yeni yaşam tarzı fikri hızla benimsenmeye başladı. Sonunda, daha sağlıklı bir hayatı keşfetmekle ilgilenen herkesle bu deneyimlerini ve bilgilerini paylaşmak için bir kurumsal yapı oluşturmaya karar verdi. ve ithal edilen diğer Sağlıklı Yaşam ürünlerini kapsamaktadır.

 

DETOKS NEDİR?10931386_1041205509227229_4042515292524863076_n

Detoks Nedir?

Modern yaşam içerisinde farkında olarak ya da olmayarak bedenimize aşırı yükleniriz, soluduğumuz hava, içtiğimiz su, yediğimiz işlenmiş gıdalar, yaşadığımız stres vücudumuzda pek kolay atamayacağımız toksik birikim oluşturur. Hastalıklardan korunmak, gençlik enerjimizi ve görünümümüzü uzun yıllar devam ettirebilmek için bedenimizdeki bu toksik birikimi dışarı atmamız gerekiyor.

The LifeCo olarak merkezlerimizde uzmanlar eşliğinde hazırlanıp uygulanan detoks programları en kısa sürede en etkili arınmayı sağlamak üzere tasarlanmıştır. Programın en az 4 gün süreyle uygulanması gerekir fakat etkili arınma için 7 gün tavsiye edilir.

Neden Detoks?

Toksinlerden en etkili biçimde arınabilmek adına düzenli bir şekilde detoks programlarını uygulamanız gerekir. Uzmanlar eşliğinde hazırlanan detoks programı yalnız bedeniniz üzerinde değil bütünsel bir yaklaşım ile zihnin ve ruh üzerinde de yoğunlaşır.
Hangi durumlarda yapılır?

  •  Vücut bakımı ve temizliği
  • Enerji düşüklüğü,yorgunluk
  • Kabızlık, gaz ve şişkinlik gibi sindirim sorunları
  • Kilo alma, aşırı yeme, iştah açıklığı
  • Bağışıklık sistemi zayıflığı, sık hastalanma

1472755_1043651158982664_6098247833473733954_nSonuçları ne olur?

  • Kanın temizlenmesi ve temiz kanın organ, hücre ve dokuları beslenmesi ve onarması
  • Daha canlı ve parlak bir cilt
  • Enerjinin yükselmesi
  • Bağırsakların hareketlerini ve sindirimin düzene girmesi
  • Kilo kaybı ( 7 günlük programda kadınlar 2-4, erkekler 4-6 kg)
  • Ödem atma
  • Pozitif düşünme

Kimler yapamaz:

  • Hamileler
  • Son 6 ay içinde ciddi bir iç organ ameliyatı geçirdiyseniz, lütfen önce doktorumuza / detoks uzmanlarımıza danışın.

Gençliğinizdeki gibi enerjik olmak ya da 10 yıl daha genç görünmek ister misiniz? Bir detoks programı, modern yaşam sonucu bedeninizde biriken sayısız toksinden sizi arındırıp, sağlıklı alışkanlıklar edinmeniz için gerekli zemini hazırlar. Detoks bedeninizin temizliğidir!

Toksin kaynakları

  • Besinler ve İçecekler: İşlemden geçmiş hazır yiyecekler, kafeinli içecekler ve atıştırmalık şekerli gıdalar
  • Hava Kirliliği: Egzoz dumanı, sigara dumanı, yakılan kömür ve sanayi dumanlarından oluşan sis
  • Radyasyon: Bilgisayar, televizyon ve cep telefonları
  • Stres: Bedenin besin emme kapasitesini, dinlenmesini ve kendini onarmasını engeller

Bedenimiz bilgedir

Bedenimiz öncelikle yaşamsal önemi yüksek organları toksinlerden temizler ve temizleyemediği toksinleri onlardan uzak bölgelere depolar. Bedendeki toksin seviyesi yükseldikçe sağlığımız zarar görür. Bu toksinler sindirim sistemimiz ve enerji üretimimize zarar verir, bağışıklık sistemimizi zayıf düşürür ve kanser gibi bedenin kendi yapısında dejenerasyondan kaynaklanan hastalıklara neden olurlar.

1901238_1040242535990193_8673833581631370810_nBedenimiz kendini altı farklı yolla temizler:

Karaciğerimiz toksinlerden arınma işleminin ‘kontrol merkezi’dir. toksinleri işlemden geçirerek bedenden atılmaları için farklı kanallara yollar.

  • Lenf sistemi: Hücrelerdeki atıkları toplar ve gereken yerlere ulaştırır.
  • Bağırsaklar: Katı atıkları dışkı haline getirerek bedenden atar.
  • Böbrekler: İdrardaki asitli atıkları filtre eder ve atar.
  • Karaciğer: Detoks işleminin kontrol merkezidir. Atıklar burada işlemden geçer ve vücuttan atılmak üzere farklı kanallara doğru ayrıştırılır.
  • Akciğerler: Soluduğumuz havayı filtre edip temizler.
  • Sinüsler: Balgamın atılmasını sağlayan başlıca kanaldır.
  • Deri: Beden ısısını düzenler ve diğer kanallar dolu olduğunda asitli atıkların ve diğerlerinin bedenden atılmasına yardımcı olur.

Mide – son çaremiz

Et, süt ürünleri ve işlenmiş gıdaların çok tüketildiği diyetlerin bir yan ürünü olan asitli atıklar detoks sürecinde hücrelerden temizlenir. Midemiz, bedenimizde yüksek asite dayanıklı tek organ olduğundan bu atıkların biriktiği bir asit çöpü haline dönüşür. Ağır bir yemekten sonra veya içkili bir geceden sonra hissettiğimiz mide bulantısının nedeni işte bu aşırı asit birikimidir.

Detoks sırasında bedenimize nasıl yardım edebiliriz?10897075_1037104122970701_8357566351660155122_n

  • Detoks bedenimiz için zor bir süreçtir ve ona ne kadar yardım edersek bu süreci o kadar rahat atlatır.
  • Taze meyve ve sebzeler açısından zengin bir beslenme, hem ihtiyacımız olan enerji ve besinleri temin eder hem de az atık üretir.
  • Böbreklerdeki fazladan asitin atılmasına bol bol iyi su içerek yardımcı oluruz.
  • Egzersiz yaparken alınan derin nefesler ve harekete geçen dolaşım sistemi hücrelere daha fazla oksijen ve besin gitmesini sağlar.
  • Terleme sırasında gözenekler açılır ve temizlenir.
  • Derin nefes almak akciğerler yoluyla asitli atıkların temizlenmesini sağlar. – Adalelerimizi hareket ettirmek lenf sistemin,n yabancı maddelerden kurtulmasını destekler. Ayrıca dışkının bağırsaklarda ilerlemesine yardımcı olur. Hareketsiz bir yaşam atıkların atılmasını yavaşlatarak sağlığa zarar verir.
  • Gerektiği gibi desteklendiğinde bedenimiz toksinlerden kurtulup, dinlenebilir, kendini onarıp daha enerjik ve sağlıklı bir yaşama, zihin açıklığı ve duygusal dengeye ulaşmamızı sağlar. Yılda bir iki kez uygulayacağınız detoks programı, daha sağlıklı, üretken ve keyifli bir yaşam kurmanız için gerekli zemini hazırlamanıza yardımcı olur.