Kandilli de Davet

Dün akşam Sevgili Fisun’un  (Usta) evindeki davette Kagider grup birarada idik.Fisün’un davet mailinde bile kendini hissetiren zerafet,  konukseverlik, samimiyet baştan sona aynen devam etti . Kandilli iskelesinin tam karşısındaki muhteşem manzaralı, kırmızı evin çok büyük bahçesinde, en büyük katılımlı davetlerden biri gerçekleşti.Son derece iyi organize edilmiş, telaşsız,kusursuz, süper bir yemek davetinde herşey çok bol, yerli yerinde ve zamanında yapıldı. Servis eksiksiz idi.Kat kat bahçede kimse bir şey aranmadı, her şey yanıbaşında ve istediği anda geldi. Tüm grup yazın  göreşememenin özlemi içinde  birbirini kucakladı.Yaz öncesi belirlenen davete Adana’dan Antalya’dan Konya’dan katılanlar gerçekten çok değer kattılar.

İlk gelenler,hava henüz aydınlık, Ayşe Işıl, Saime Yardımcı, Handan Ercengiz,Altın Mimir

Nur Ger gelince çok sevindik, çok beğendik,uzun zamandır göremediğimiz sevgili Nur, çok zayıflamışdı, çok hoştu.

Yavaş yavaş herkes gelmeye başlamış.Fisun aramızda,sevgili Handan, kankası, Fisun’un davetinde  her zamanki gibi neşeli, mutlu hepimizi ayrı ayrı kucakladı. DJ liğimizi  Fisun’un oğlu yaptı ve herkesi meshetti.Çaldığı parçaların seçimi hepimizin ruhuna, mooduna, çok iyi geldi.Davetlilerin çok hoş renkleri ile köprümüzde ışıl ışıl, renkten renge, bürünerek  yarıştı sanki. Zeynep Rüstemoğlu, Ayşe Işıl, Handan Ercengiz,Meltem Tepeler Nuran Evrensel, Firdevs Uzun ile

Hava yeni yeni kararmaya başlamış, sevgili Ayşe Bilge, Galia ve Lerzan ile

Manzara her kattan çok güzel, boğaza köprüye hakim, İstanbul’un en güzel, en değerli nokatalarından birinde harika bir kırmızı ev ve kat kat bahçede her köşeşede, masalar,kamelyalar, davetlileri bekliyor.

Sevgili Ayşe Köroğlu geç gelenlerden, artık merak etmeye başlamıştık.

Nihayet sevgili Gülden Türktan’da geldi,  her zamanbki farklı şıklığı ve hoşluğu içinde.Ferda Boyar ve Fisun Usta ile birlikte

Roza Hatem, Ayla Sevand çok özlemişim,çok  özlemişiz.

Zehra Güngör ve Şule Yüksel ‘de geç gelenlerden. Geç gelenlerin çoğu trafik kurbanı, dört saatte gelenler bile vardı.

Yemekler yenmiş, sohbetler yapılmış, menti Çiğdem’den bebekler alınmış artık son kare resimler çekmeye sıra gelmiş.Herkes resimlerde yok, bazı arkadaşlarımız katılamadı, ama çok keyifli hoş bir davetti.

Fisun girişte, yukarda her yerde,her  yeni geleni aynı samimi, sıcak,her zamanki doğal sadeliği ve güzelliği ile karşıladığı gibi giderken tek tek yolcu etti.Harika bir ev, harika bir manzara, harika bir davet ellerine,ayaklarına,gönlüne  sağlık, tekrar tekrar teşekkürler.

Ben davete  giderken sevgili komşum Saime Yardımcı ile buluşup,beraberce Kandilli’ye gittik. Yolda ki sohbetimiz de, biz de son ay yaşadıklarımızı konuştuk.Ülkemiz içindeki üzücü olaylar,hepimizi çok etkilerken nasıl neşeli mutlu olabilirdik derken cevap yine Saime Hanım’dan geldi. Acılar beraberken azalıyor,sevinçler beraberken çoğalıyor, gerçeği ile.Sevgiler herkese.

Bodrum Gliss Otel Daveti

Bodrum’da aşık olduğum şehirdeyim. Her zamanki büyüleyici,sabahı, gecesi,denizi, havası, davetleri  ile her an başka heyacanlarla dopdolu.Bodrum’da hayat,benim için  Güvercinlik’de  köşeyi dönünce gözüken mavilikleriyle başlıyor, ve beni her noktada, renkleri,kokusu, tadı, müziği, anıları ile içine çekiyor. Artık ayrılana kadar, bambaşka bir dünyadayım. Dünyadaki çok beğendiğim cennet köşelerden biri.

Burada olduğum sürece benim Bodrum’umu sizlere anlatmaya çalışacağım. Bugünün konusu, ilk Bodrum daveti .Gündoğan Küçükbük  Gliss Hotel &Spa da sevgili Gülden’in (Türktan) Kagider grup yaz daveti.Bodrum’da buluşmak çok güzel bir duygu.

Bu resimde ben de varım. Ahu Serter, Nilgün Keleş,Devrim Erol, Berrin Kuleli, Ayşegül Demirağ, Güzin İlker,Ferda Boyar, Yasemin Tutal,Nilgün Erdem,Hürriyet Özçelik,Begüm Özdoğularlı,Orkide Gökhan,Münteha Adalı çoğumuz bir aradayız. Bir o kadar da resme girmeyen arkadaşımız daha vardı.

Bodrum’da uzun yaşayan bir grup olarak biz bazı Kagider’li arkadaşlar  yazları hep beraber oluyoruz zaten.Bedriye’nin Gülseren’in  klasik doğum günü partilerine katılanlar, Gündoğan ve yakın çevresinde oturanlar grubu, İstanbul’da birbiriyle yakın görüşenler, yazları  hep Bodrum’da da buluşuyoruz. Bu buluşmalar neticesinde bir kaç arkadaşımız da Bodrum’da evi olanlar, ya da ev kiralayanlar, grubuna katıldı. Bodrum ortak heyacan, ortak tutku nedenimiz.

Yaz, Bodrum, tatil, cennet köşe, ve çok özel bir otel’de sevgili başkanımızın daveti.Bizi misafir eden otelin diğer ortağıda Kagiderin  kuruluşunda çok emeği olan ilk  üyelerinden sevgili Yasemin Tutal. Böyle olunca da ayarlayabilen herkes bu güzel davetteydi.. Tuğba Jabban teknesiyle gelmiş, bazı arkadaşlar, iki üç gün daha ekleyip tatil fırsatı yaratmış. Bazıları benim gibi evine gelmiş. Bazıları hem tatil, hem davet hem iş organizasyonu yapmış. Hepimiz Bodrum için çok erken bir saatte akşamüstü beşbuçuktan itibaren Gliss’deydik. Eşleri ile gelenler de çoktu.Nilgün Erdem, Ferda Boyar, Ayşe Özsan,Berrin Kuleli, Özlem Duyar Aytemiz bu grubun temsilcileri oldu. Ev sahibi olarak Gülden’in eşi Cüneyt Türktan’da bizlerle idi.Gülden kırmızı elbisesi ve ayakkkabıları, özellikle de taşlı gözlükleri ile her zamanki renkli ve farklı tarzını sergiledi.Orkide’cim mavileri Diara’cım sarı kıyafeti ile tam yaz daveti hoşluğu içindeydiler. Herkes cıvıl cıvıl , keyifli ve eğlenmek hoşça vakit geçirebilmek için oradaydı. Benim tatlı misafirim, Begüm’ümün beyaz elbisesinin sırt dekoltesi , ona çok yakışmıştı.Ayşegül Özsan çoğunluğa göre daha iddialı  bir akşam daveti kıyafeti seçmişti.Ayşegül Demirağ ve Güzin İlker kardeşler her zamanki  kendilerine özel tarzları ile,   davetin hep gülen neşe saçan ikilisi idi. Hürriyet her zamanki tarzından  farklı, çok çekici bir tatil kadını olmuştu.

Gülden’in oteli çok özel bir otel. Yirmialtı  birbirinden farklı konumda, metrekarade ve farklı konseptte döşenmiş,odasıyla, spası, alternatif , ya da koruyucu, önleyici tıp seçeneklerinden yararlanabileceğiniz,sıcacık ev  tadında bir butik otel. Plajı manzarası , bitki örtüsü harika.Benim senelerdir, evimizin olduğu plajdan Gülden’in oteline yüzdüğüm koyda.İki sene önce Gliss otele, ilk Gülden’i ziyarete  gittiğimde şaşırıp kalmıştım             Ama nasıl olur burası her gün iki kere yüzdüğüm otel diye. Sevgili Gülden Bodrum’a ve Gündoğan’a çok güzel bir otel kazandırdı. Uzun seneler yarım bir inşaat halinde olan oteli satın alıp, koyun değerini artırdı. Artık her Bodrum’a gelen arkadaşlarıma ilk otel tavsiyem Gliss Otel oluyor. Benim çok sevdiğim koyda, çok özel bir bir otel. İlk gezdiğimizde hepimiz hem şaşırdık, hem hayran olduk. Sevgili Gülden her odayı birbirinden çok ayrı şekilde döşemiş. Kimi romantik, kimi modern, kimi rüyalar alemi, kimi masal dünyasındaymış hissi veriyor.Hiç bir eşyadan bir tane daha yok. Gülden hem ailenin eşyalarını değerlendirmiş, hem çok özel bir otel yapmış. Anlatmakla değil mutlaka görmeniz yaşamanız lazım. Yine hayretle gezerken, bir ara Burhan Doğançay’ın bir tablosuna rastladım, Gülden onu da evden getirmiş, ve böylece çok değerli, hikayeleri olan, anıları olan bambaşka bir otel yaratmış.                               Bu harika yaz davetinden sonra bu neşeli grubun büyük bir çoğunluğu, Bodrum gecelerinde de hep beraber olmaya karar vermiş, Bülent Özdemir’e de rezarvasyon yapmışlar, davet sırasında  başka bir grup da onlara katılma kararı aldı. Biz de, kocaman aşkımla, daha geç bir vakitte tüm yapmamız gerekeleri halledip, bu özel grupla olma şansı yarattık.

Bodrum da da konser festival, keyifli sohbetler yapılan  yemekleri, Marinaları ve çevrelerini daha çok tercih eden  biz de, klasik bir Bodrum gecesi ile sezonu açmış olduk. Herşey Bodrum’a özgü, ve çok keyifli geçdi.Bülent Özdemir hepimizin ayrı ayrı şarkılarını çaldı,herkesi güzel besteleri yorumları ve partneri Hande’nin güzel sesi ile aldı uzaklara taşıdı.

Gece eve oldukça geç dönmemize rağmen sabah annemle deniz sefamıza Begüm de katılmak istedi..Odasının kapısını tıklatmamla şapkası mayosu ile anında hazır, aşağıya indi.Sabahları bizim koyda yüzmek benim için sanki kendimi ayindeymişim gibi hissettiriyor.Deniz, gök, doğa ve ben hepsi bir bütün bir haline geliyor. Begüm’cüm ile bu büyülü sabahta, o kadar keyifle sohbet ederek yüzmeye başladık, ki yirmibeş dakika sonra Gliss Otel’in sınırındaydık. Bu işe en çok şaşıran Begüm oldu, yine aynı sohbet ve deniz keyfi ile geri dönüp, hep beraber hazırladığımız kahvaltı da da sohbete devam ettik.Bodrum, geçen hafta böyle başladı, İstanbul’daki yaşamdan  çok daha yoğun bir tempo ile devam ediyor, anlatmaya çalışacağım.Sevgiler, sevgiler

Leyla’m Evlendi

Leyla’m (Perim Vefkioğlu) Cumartesi akşamı Çırağan’da masallarda ki gibi bir düğünle evlendi. Prens’i Kıbrıs’tan onu almaya gelmişdi.İkisini de sevgisi aşkı, düğünün de keyfi neşesi oldu. Pamirim,Tülinim, Umut  hep çok,  mutlu ve keyifli idi, biraz da üzgün tabii, kızlarından ayrılmak kolay mı!                  Necil’le ben de çok mutlu idim. Çok sevdiğimiz, Leyla’mız sevdiğinle evleniyor diye. Ama biz de karı koca her düğün de anne babaların heyacanını hisseder, buruk oluruz, gözlerimiz hep nemlenir.Düğünler, nikahlar, çok duygusal anlar,hem ağlarım, hem giderim, hem ağlarım, hem veririm dedirten.Darısı tüm gençlere, anne babalara.

Herşey çok şık çok güzeldi.Sarayın bahçesinde, deniz kenarında, nikah organizasyonu yapılmıştı, kokteyl de yan tarafta idi.

Gelinle damadın gelişi muhteşem oldu.Işıklar müzik, havaii fişekler, sarayın ihtişamı, iki birbirini seven güzel yürek, ve tüm konukların heyacanı, mutluluğu hepsi birbirine karıştı.Nikah başladığında artık hava da kararmış çok daha büyüleyici bir ortam oluşmuştu.Selami (Öztürk) Başkanımın nikahı kıyacak olması bana sürpriz oldu. Sevgili Sevgi Öztürk yanımda yedi nikah şahidi, gelin damat yerlerine yerleşirken başkanım esprileri yapmakta gecikmedi.

Nikah çok sıcak, tatlı  sohbet ortamında başladı. Selami Bey kız tarafı ve kız babası olduğunu,belli etmekte sakınca görmedi, ya da ben öyle görmek istedim, öyle yorumladım.Çok neşeli bir nikah oldu.

Murat Hakkı üç kez evet, evet, evet  dedi,Leyla altında kalmadı, sonsuza dek evet dedi.

İlk ayak basan Leyla oldu, ama arkasından Murat da basınca Selami Bey bir rahatsızlık varsa tekrar baştan kıyalım önerisinde bulundu.Leyla’ya adınız diye sorduğunda, Perim,  Leyla Hakkı cevabını almak, hepimizi çok mutlu etti.Kahkalarla nikah da sonlanmış  oldu.

Nikah sonrası hepimiz masalarımıza yerleştik, biz liseli kızlar bir arada idik. O kadar zaman  birbirinden hiç ayrılmayan bizler Pamir’in de katılmasıyla, poz verirken de tüm düğün boyunca da çok neşeli idik.Keyifli gecede hiçbirimiz saatlerin nası geçtiğinin farkına varmadık.

Bu senenin renkleri harika,biz lisedeyken bu kadar renkli değildik.

Gelinle damat Sevgi ve Selami Öztürk’ün masasında

Heryerdeki muhteşem çiçeklerin, güzelliğini bolluğunu,nikah şekerlerimizin şıklığını güzelliğini masaların şıklığını anlatmak göstermek paylaşmak istedim, çektim de ama hiç biri gerçeği kadar güzel değildi. Ya yemeklerin lezzeti,menüyü Pamir ben seçtim, sadece orada karıştım, diğer herşeyi Leyla seçti dedi.

Pamir’in seçimi burada da kendini hemen farkettirmişti. Her zaman yenilenlerden çok daha  lezzetli olduğu ortak kanımızdı.

Yemek sonrası, gelinle damadın dansı, pasta seromonisi,şampanya ile kutlama, sonra karnaval tadında eğlenceler,hepimizin özgür mutlu dansı, bol renkli mutluluk, neşe shotları  ve Orhan Baba hepsi bu düğünde vardı.

Pasta kesilmiş sıra şampanyada

Orhan Gencebay gelini kırmıyor, şarkı söylüyor.

Pamir ve Umut çılgınca dans edebilir artık.

Çok lezzetli buğay çimi shot mı acaba,bir daha sefere kırmızı mı alsam, yine yeşil mi!

Necil kırmızıya dayanamamış,

Sanki karnavaldayız.

Hep beraber söylenmez mi!

Şarkılarla, kahkalarla, sağlıkla, ömür boyu mutluluklar Leyla’m. Her şey gönlünce olsun, sonsuza dek.

Bu Davet Daha Keyifli Olamazdı.

Hürriyetin Yaza Merhaba Partisi,Beylerbey’deki tüm doğal güzellikler içinde ve Boğaz Manzaralı evin bahçesinde, çok huzur dolu, mutluluk dolu, samimiyet dolu geçti.

Meral Tamer Meltem Kurtsan tatlı sohbette

Bir bahçe daveti, böyle büyük bir grup için,bu sıcak günlerde,bundan daha keyifli olamazdı.Kimse ayrılmak istemedi, herkes kendine uygun saatte geldi.

Handan Ercengiz Berrin Kuleli

Her gelen, hangi saatte gelirse gelsin, her an bol leziz yiyeceklerden yedi. İçecekler her an taze ve çok boldu.

Sofradaki çeşitlerin bolluğu lezzeti,sürekli ikram edilen, nefis sıcak gözlemeler, evin bahçesinin taze meyvaları sebzeleri, ev sahiplerinin, çok rahat telaşsız,

ama hiç eksiksiz, kusursuz, misafirperverlikleri herhalde, çok uzun süre anlatılacak, hiç aklımızdan çıkmayacak.

Herkes çok neşeli,Belma Satır, Nuran Evrensel, Ferah Türel, Hürriyet Özçelik

Bu güzel davette yok yoktu.

Masadaki çeşitli yiyeceklerin, gözlemelerin, meyvaların, kuruyemişlerin bolluğu, Handan’ın  sevgili kayınpederinin makoronları, özel  Kagider kurabiyeler, dondurmalar, Yeşil Kagider, yüzükler, magnetler, herkese yapılan

Dilek Bil, Miyase Bülbül

dövmeler,tattolar, elişi fularlar, kolyeler, Adana’dan davet için sabah gelip akşam dönenler, Paris seyahatinden uçak  değişikliği  yapıp, yetişenler, anlatmakla bitmeyecek, güzel, duygu dolu enerji dolu katkılar.

Belma Satır,Beylem Leblebici,Ayşe Işıl, Aslı Şardan, Aydan Baktır, Orkide Gökhan , Güzin İlker,Selma Akdoğan, Elif Gedikbaşı, Münteha Adalı , Özlem Açıkel,Funda Acar.

Hepsi bu davette vardı.Katılımı çok yüksek Kagider etkinliklerinden biriydi. Herhalde en büyük katılımlı ev davetiydi.

Bugün için Adana’dan gelen Filiz Yaldız,mükemmel davetin evsahibi,Hürriyet Özçelik,başarılı Kagider etkinliklerinin yapımcısı Münteha Adalı,Paris’den dönüş uçağını erkene alıp yetişen Zehra Güngör, Nuran Evrensel, Güzin İlker

Kapıda bu kadar çok hanımı karşılayan ve hep eşine bu davette yardımcı olan Necdet Bey,  ailenin güzel kızı ve kuzeninin ev sahiplikleri,

Hürriyet’in  herzamanki doğal, sımsıcak hali, davranışları, yazmayacağım , resimler anlatacak..

Böyle mükemmel bir yaza merhaba davetinde bizleri biraraya getiren sevgili Hürriyet’e teşekkürlerin en büyüğü, en güzeli, Özçelik ailesine, tüm emeği geçenlere tekrar tekrar teşekkürler

Ben bu yazımda,kendi çektiğim resimlerle başladım, yeni  resimler geldikçe koymaya devam edeceğim, çünkü herkesin mutluluğu, huzuru, keyfi resimlere yansımış,sonradan aklıma gelenleri de yazacağım. Arada sırada hepimiz bakabilelim, bu güzel günü hatırlayalım, yazı aşağıda devam ediyor, atlamayın. Belki sizler oradasınız.

Okumaya devam et

Ayın Davetleri

Üniversiteden arkadaşlarımla geçen hafta Cuma akşamı bizde buluştuk. Yaza, merhaba partisi yaptık. Moda’ya taşınıp bizlere yakın gelen sevgili Esen’e  hoşgeldin demek ve  geçen hafta doğum gününde olamadığımız Nazan’ı da kutlamak istedik.

Herkes kendi yaptıklarının servis öncesi son hazırlıklarını yaparken

Bu partide ilk defa farklı bir uygulama yaptık. Dört arkadaş tespit ettiğimiz, menüyü  paylaştık ve herkes kendi evinde yaptı.Ben ev sahibi olarak masa organizasyonunu ve servis de kullanılacak tüm tabak, bardak ve diğer herşeyi hazırladım.

Hoşgeldin içkisi olarak şampanya ve çilek, kuru yemiş,fırınlanmış keten tohumlu gevrekler hazırladım, ayrıca, balık ve salatanın yanına  özel soslu brokoli ve fırınlanmış yaz sebzeleri yaptım. Masada yeşil organze yemek örtüsü ve sekiz ayrı renkteki keten peçetelerle yazın sıcaklığını vermeğe çalıştım. Nehla somonları ve sosuyla geldi, özel hazırladığı sosla balıkları fırına koydu. Nazan harika salatasını ve sosunu salata tabağına yerleştirdi.Esen krem karamellerin yemek sonrası servisi için hazırlıklarını yaptı. Annem de konuk olmasına rağmen arzu etti, çok güzel zeytiyağlı fasulye yaptı getirdi.Sonra herkes tabağına istediği kadar aldığı  önce zeytinyağlı ızgara sebzeler ve  salata ile masada yerini  aldı. Haluk içki servislerimizi yaptı. Soğuttuğum beyaz şarapları sundu.

Partinin  iki  konuğundan  biri annem, biri de yine hepimizin çok sevdiği üniversite arkadaşımız,   tasavvuf da aşk sohbetleri ile gönlümüzde bambaşka yeri olan, neşesi, enerjisi, herkesle bol bol paylaştığı sevgisiyle sevgili Ayşe Sakar’dı.Damatlar Necil ve Haluk bizlerle olmaktan  çok keyifliydiler. Davetin en önemli özelliği, sağlıklı, hafif, abartmadan  yeterli miktarda bir yemeği, hep beraber hazırlayıp, servis edip, hep beraber keyif yapmaktı. Benim misafirlere özel sürprizim ise herkesin tabaklarına koyduğum Yeşil Kagider Farkındalık  Yaratma, Hatırlatma Projesi olarak kullanacağımız akıl yüzükleri oldu. Bu minik zarif yüzüklerlerin özelliği,amacı, her zaman Yeşil Kagideri, tweeterda, facebookda blogumuzda takip ederek, doğa dostu olmamızı, hatırlatmaktı. Çok da anlamlı  ve yararlı oldu. Ertesi gün, güzel geri dönüşler geldi,sonra anlatacağım, mutlaka.Sohbet güzeldi, yemekler güzeldi, annem herkesin servise ve mutfağa yardım etmesine çok şaşırdı ve alışamadı ama çok keyifli bir akşam oldu.

Ayın  diğer iki davetinden biri,  Leyla bebeğin bir yaş partisi idi.

Bebekler hayatın çok farklı, en güzel mutluluğu, onların büyümesini izlemek,dokunmak, konuşmak, anlamak, anlatmak, herşeye değer. O kadar saf, korumasız, ve güzeller ki.Bu dönem de hayatımdaki önemli bebeklerden biri Leyla, onunla zaman zaman bir araya gelme şansım olduğu için çok mutluyum. Leyla sakin, güleryüzlü, biraz ürkek,zarif, minicik bir kız bebek. Şimdi de bir yaşını doldurdu. Mutlulukla, keyifle yaşgünü partisindeydi, anlamaya çalşıyordu, ama zordu tabi.

İlk kez bu kadar kalabalık ilgi, bütün sevdikleri, tanıdıkları, tanımaya çalıştıkları oradaydı, minik başka bebekler vardı, onlarla oynadı, pastasını üflemeye çalıştı,  bol bol gülümsedi, güldü, çok mutluydu. Bizde onunla çok keyifli ve mutlu olduk. Hiç başka şeyler düşünmeden onunla ve çevremizdeki bu çok değerli sevgiyi, güzelliği mutluluğu paylaştık.

Haftanın  önemli  davetlerinden biri de sevgili arkadaşımız Nilgün Gülen‘in Bağdat Caddesindeki Mağazası BNQ‘nun  sezon açılışı idi.

Bu güzel mağazada, Avrupa ‘da Milano’da bir Türk markası olarak kendini kabul ettiren defileler, tanıtımlar  yapan çok beğendiğimiz başarılı markasının yeni koleksiyonunu onunla paylaşmak, görmek, dokunmak, denemek, sipariş vermek, almak, çok hoşdu.Sezon modellerinde Milano tanıtımından çeşitlerde vardı, hem farklı, hem spor, hem abiye, hem rahat, hem şık koleksiyonu ile ve hep güleryüzlü  tarzıyla   Nilgün de koleksiyon da içimizi ısıttı, hava yine biraz soğusa da artık yazdayız dedik.

Hepsinde güzel olan sıcak samimi ortamlar eski yeni dostlarla bir araya gelmek, birbirimizden güzel enerjiler, bilgiler, tüyolar almak, en güzeli,gülmek, gülebilmekdi.