Renklerle Maçahel 3

Canım Ayşe’m (Şakar) kelebeğim, kalbi ölçüsüz  sevgi dolu, neşe dolu,aşk dolu arkadaşım, Temmuz ortasında kırk günlüğüne  canı aşkı,herşeyi  Maçahel’e gitti. Kiraladığı çok güzel bir evde ramazanı geçirdi,  bayramı geçirdi.Oradan harika resim ve mesajlarla sevdiklerine ulaştı. Her gün yolladığı resim, mesaj ve videolarla gün be gün bakamadım, bakmak için kendime özel bir zamanda olmak istedim, sadece kendimle olmak istedim, ve sonunda, o anı yakalayıp bakınca, ben de onunla yine  oralardaymış gibi hissettim, hatta çok keyifli,  daha da derinlere Maçahel’den Ayşe’min açtığı gönül  penceresinden çok daha etkili güzelliklerde kayboldum.Belki sizi de bu güzelliklere götürmek dileğiyle paylaşıyorum. Bugün mavilerle, sonra penbe lila morla…

MAVİLERLE

Ayşe 11 yıldır 52 kez  geldiği Macahel’de her seferinde  bir hafta on gün kalırken, bu sefer 40 gün kaldı, müthiş  manzaralı, harika bahçeli bir ev kiraladı.Her gün cennet bahçeden ya da sabah yürüyüşü yaparken bizlere günaydın dedi.Yolda karşılaştıklarını, komşularını, misafirlerini,bizlerle paylaştı.

Harika evim…Maçahel.. Sabah yürüyüşü…Cennette..))

Bugün Camili köyünde kızkardeşim Menşurgillere iftara davetliyiz…)) Hacer ve Halit ve ….

Maçahel!  Gözümün nuru   Gönlümün neşesi   Canımın canı…))

Çevrede dostlarla buluştu,sevdiklerine konuk oldu. Arkadaşları ziyaretine geldi.Harika sofralarda iftara davet edildi.Komşular ona hoşgeldine geldiler.Köprülerden çağlayanlardan, derelerden, geçti, şelalere, çiçeklere, güzel dostalara  günaydın dedi.Ayşe’nin, yaşadıklarını  gördüklerini, kendi anlatımından kalın yazılarla aktardım.

Sürprizlere bayılırım! Çat kapı geldiler yaaa!  Burası Maçahel! Karşımda bir anda görünce bayılacaktım.  Aşk dostlarım, başımın taçları……)) 

Şimdi Haca’lcığımın yanında Fındıklıdayım…))

Mavi kelebeklr..  Sanırsınız ki kelebek ormanına daldınız  Meredet yaylasının sembolü onlar. Çok ama çok zarifler…))

Bir melekle tanıştım Maçahel’de. Gerçek bir melek. Sadece benim fikrim değil, gelinleri torunları hep aynı şeyi söylüyor. Hep melekti, hep melek…Zahide teyze….))

Çağlayan köyüm  Heep hep mi çağlar?…))

Camili’de bir pencere  Ve köylüsü  Halit…))

Yol boyu arkadaşlık ettiklerim…))

Renklerle Maçahel 2

Ayşe (Şakar) ile  geçen sene Haziran’da ben de Maçahel yolcusu oldum. Kendimi Ayşe’nin rehberliğine teslim ettim, ve harika bir grupla altı Gürcü köyünde konaklayarak, yaşadık.Batum üzerinden Hopa ve sonra Maçahel’e geldik.İlk konaklama Cumali köyündeydi, ve sonra rüya gibi, cennette gibi geçen günler.Grupta yazar, fotoğrafçılar, sanatçılar,her dinden her ırktan dünyanın çeşitli yerlerinden çok özel dostlar vardı.Hepsi Ayşe’nin dostları. Hepimiz bölgeye hayran olduk, hepimiz ayrı ayrı fotoğraflar çektik, hikayeler yazdık.Hepsi çok güzel oldu. Ama ben sizlere Maçahel’i anlatırken Ayşe’nin son resimleri ve yazılarınla paylaşmak istedim.Daha özeller, daha özler, çünkü.O kadar çok güzel anlatım tarif resim vardı ki ben birazını seçtim, renklere göre gruplandırdım, şimdide paylaşıyorum. Bugün sarı ve turuncularla sonra mavilerle, sonra penbe lila morla…

SARI VE TURUNCULARLA

Günaydın,Hayat! Günaydın eeen en kıymetlim! Günaydın eeen  en özelim! Günaydın canumm babamm!                                                                                                                        

Ayşe 11 yıldır 52 kez  geldiği Macahel’de her seferinde  bir hafta on gün kalırken, bu sefer 40 gün kaldı, müthiş  manzaralı, harika bahçeli bir ev kiraladı.Her gün cennet bahçeden ya da sabah yürüyüşü yaparken bizlere günaydın dedi.Yolda karşılaştıklarını, komşularını, misafirlerini,bizlerle paylaştı. Ayşe’nin resimlerini altlarında, kalın yazılarıyla, kendi deyişleriyle aktardım.

Yuvam da yuvam….)) Bahçem de bahçem….)) Caparet.. Maçahel….))

Yuvama çiçeklerden arta kalan yerden giriş yapıyorum   Çok şahane ….))

Bu fıstık 200 yaşına yakın  Ceviz ağacından  Masif  Zerafete ne dersiniz?…))

En yeni ancak milyon yıl öteden tanıdığım gencecik dost..Dünyalar güzeli. Sanki başka gezegenden..Şeffaf gibi ruhunun bütün zerafeti gözlerindeydi..))

Altın çilek!  İçinde…   Her yerde.. Sizin için topladım….))

Çevrede dostlarla buluştu,sevdiklerine konuk oldu. Arkadaşları ziyaretine geldi.Harika sofralarda iftara davet edildi.Komşular ona hoşgeldine geldiler.Köprülerden çağlayanlardan, derelerden, geçti, şelalere, çiçeklere, güzel dostalara  günaydın dedi.

Ayşe’nin resimlerini kalın yazılarla kendi deyişleriyle aktardım.

Ve rengarenk   Yol arkadaşlarım  Yürümem mi hiç?  Bana böylesi eşlik eden yerler…))

Maçahel’de gönüller çok zengin,  Haliyle sofralarına yansıyor   Dün akşam ki iftar sofrası Kemalİmden … Ne çok özen emek ihtimam..Daha türkçesi var mı bir sözün?…))

Yaylada çiçekler…))

Bayram kahvaltımız..Yok yok…  Hamdolsun..))

Bu kadar yakışıklı bir bahçe misafiri gördünüz mü hiç?…)

Cennette aksam yürüyüsünden  Benide yanında götür diyenleri kıramadım.  Altın çilek, fındık ve armut . Komşunun bahçesinden değil    Tabiatın bahçesinden….)

 

Renklerle Maçahel 1

Canım Ayşe’m (Sakar) kelebeğim, kalbi ölçüsüz  sevgi dolu, neşe dolu,aşk dolu arkadaşım, Temmuz ortasında kırk günlüğüne  canı aşkı,her şeyi,huzur bulduğu,neşe mutluluk doldurduğu,doğa harikası bölge, Artvin, Maçahel’e gitti.  Kiraladığı çok güzel bir evde ramazanı geçirdi,  bayramı geçirdi.Oradan harika resim ve mesajlarla sevdiklerine ulaştı. Her gün yolladığı resim, mesaj ve videolara gün be gün bakamadım, bakmak için  özel bir zamanda olmak istedim, sadece kendimle olmak istedim, ve sonunda, o anı yakalayıp bakınca, ben de onunla yine  oralardaymış gibi hissettim, hatta çok keyifli,  daha da derinler de Maçahel’den Ayşe’min açtığı gönül  penceresinden çok daha etkili güzelliklerde kayboldum.Belki sizi de bu güzelliklere götürürüm, dileğiyle Maçahel’i farklı renklerle paylaşıyorum. Bugün yeşillerle, sonra  sarı ve turuncularla,  sonra mavilerle sonrada lila penbe morlarla…

YEŞİLLERLE

Ayşe 11 yıldır 52 kez  geldiği Maçahel’de her seferinde  bir hafta on gün kalırken, bu sefer 40 gün kaldı, müthiş  manzaralı, harika bahçeli bir ev kiraladı.Her gün cennet bahçeden ya da sabah yürüyüşü yaparken bizlere günaydın dedi.Yolda karşılaştıklarını, komşularını, misafirlerini,bizlerle paylaştı.Bende Ayşe’nin resimlerini kendi anlatımıyla koyu renkli sizlerle paylaşıyorum.

Cennet bahçeli harika yuvamdan Maçahel manzarası…))

Sabah yürüyüşlerinde yol arkadaşım   Bulut hep  eşlik etti…))

Borcka’da Karagöl’ de kahvaltıda….))

Çevrede dostlarla buluştu,sevdiklerine konuk oldu. Arkadaşları ziyaretine geldi.Harika sofralarda iftara davet edildi.Komşular ona hoşgeldine geldiler.Köprülerden çağlayanlardan, derelerden, geçti, şelalere günaydın dedi.

Cennette bereket sınırsız..Bu armutların bir kısmı yenecek.Bir kısmı da pekmez yapılacak.Organik sözü çok az çok az…))

Meyvalar topladı,yolda koparıp yedikleri oldu, her seferinde bambaşka dostlara rastladı.

Görmüyorsunuz ama yürüyen Süleyman abi,ineklerine ot kesmiş.Maçahel’de dağda bayırda çalışan, ot odun toplayan,erkektir.Kadın kıymetli…))Sabah yürüşünde zarif yol arkadaşları…))

Her işinizin de su gibi yumuşak,  kolay akan , ve hayrınıza olduğu bir gündiliyorum…)) 

Yol boyu kelebekler  Sabah Yürüyüşü   Cennette….))

Yayla emektarları   Çok cefakarlar, çoook..))Köprüleeer! İlle köprüler…Birleştirici,kaynaştırıcı,ortak yoldur köprüler…))

Günaydın can dostlar,sevgiye neşeye günaydın…))

Başak’la San Francisco, Napa,Carmel….

California bölgesini, kızım orada yaşadığı ve  uzun senelerdir gittiğim, geldiğim, yaşadığım bir yer olduğu  için, dünyanın bir çok güzel yerinden daha çok seviyorum ve kendimi oradaki yaşama çok yakın hissediyorum. Bölgeyi,iklimi, yaşam tarzı, insanları, kuralları,doğası, alışveriş merkezleri,kafeleri, restorantları, renkleri,evleri,okulları, yaşayanları ile beğeniyorum,  özlüyorum. Orada ki güzel dostlarla, buluşmak,onlarla hoşça vakit geçirmek,eski özlenen yerlere uğramak, yeni yerler keşfetmek, ve tabi en  güzeli,  kızımla olabilmek.Bölgenin farklı yerlerinde çok güzel anılar var. Anlatıp paylaşmaya çalışacağım. Bugün, San Francisco, Napa Valley, Carmel,ve çevresini anlattım.

Los Angeles’ dan San Fransisco‘ya gitmeyi, ne zamandır planlıyorduk. Bu çok hoş yolculuğu, 2009 Eylülde gerçekleştirdik.Hemde inanılmaz spontane, bir şekilde, ama sonuç süperdi.Böyle rahat söylüyorum,çünkü tüm programı Başak yaptı, yolu konaklamaları, restorantları, gezilecek yerleri saat saat tespit etmişti.Başak,1994 den beri önce Orange County sonra L.A de yaşadığı için bu turu defalarca yaptı.Giderken Los Angeles’dan arabamızla PCH Pasific Coast Highway yoluyla direkt San Fransico’ya gittik.Sekiz satte şehir merkezine ulaştık. Otelimiz Union Square‘de şirin güzel bir oteldi. Akşam yemeği için Little Italy North Beach de karar kıldık.Bölgeyi ve restorantları çok beğendik.Hepsi çok çekici duruyordu.Biz  Trattoria Pinocchio da yemeğe karar verdik. Çok  lezzetli italyan yemekleri yedik.Yemek, ortam, sohbet öyle keyifli idi ki, gece hiç bitmesin istedik.

Harika lezzetler, sıcak samimi servis, ilgi, çok hoş barıyla Trattoria Pinocchio

Her yer, renkli, çalışanlar samimi sıcak,  ve yemekler çok iyiydi. Ertesi sabah Napa için program yapmışdık .Ünlü bağlar bölgesi, şarap cenneti,Napa Valley. Onun için makul bir saatte otelimize döndük.Sabah farklı bir başlangıç için Başak’ın önerileri ile bir  Cafe’de klasik Amerikan kahvaltı çeşitleri ile  kahvaltı ettik.Ama mutlu olduğumuzu söyleyemiyeceğim. Sonra yola koyulduk,daha önceden kararlaştırdığımız, bölgenin en büyük bağları ve şarap tesislerinden biri olan  Sterling Winyards‘ a gittik .Bölgeyi tramle,boydan boya geçerken,tüm vadiyi uçsuz bucaksız bağları,  tepeden görme şansımız oldu.Vadideki bağları,çevreyi hayranlıkla seyrettik.Tesisleri özel rehberlerle gezdik ,gezi boyunca da  şaraplar tadarak, çok hoş saatler geçirdik.

 Sterling Winyards a Tram’dan kuş bakışı

Ama tadarken sarhoş olmamak için,  hepimiz  temkinli ve kontrollü idik. Bölgeyi tesisleri gezdikten sonra iyi bir yemeği hakettiğimizi düşünüp, St Helana‘a gittik,caddeyi  dükkanları dolaştık, alışveriş yaptık. Aslında  piknik için alışveriş yapıp, o çok güzel doğada, kırlarda  yemek  istemiştik.

St Helana’da dolaştığımız, alışveriş yaptığımız, yemek yediğimiz cadde.

Ama ilk gelişimiz olduğu için heyacanlıydık, daha çok yer görmek için, kafamızdaki gibi piknik alışverişi yapılan şık bir şarküteri restorant da çok özel sandviçler yaptırıp, yedik. Kırlarda yemeği, bir daha gelişimize bıraktık.Şehre dönünce Necil otele dönüp,dinlenmek istedi, biz Başak’la biraz alışverişe takıldık.

Otelimize döndüğümüzde akşam yemeği için üçümüzde bir önceki  gecenin keyfiyle, tekrar North Beach  Little Italy de yemek yemek istedik. Bu sefer ki tercihimiz Calzone‘du.Yine çok lezzetli İtalyan mutfağı yemekleriyle  şarapta tercihimiz de Pinot Noir oldu.

Üçüncü günümüzde sıra San Francisco’yu gezmeye geldi.Arabamızı almadık,klasik tranway turu ile şehri gezdik.Öğleden sonrayı da Fisherman’s Wharf’da geçirdik.

Tüm günün çok güzel geçtiğini söylememe gerek yok. San Francisco çok güzel bir şehir.Her köşesi başka güzel, samimi sıcak duygular verdi bana.Keyifle yaşanılabilir bir şehir.

Painted Ladies’de görülecek güzel noktalardan

Dördüncü gün önce Lombard Street, Painted Ladies,Golden Gate Bridge, Sausolito‘ya gittik. .Hepsi ayrı ayrı hoş San Francisco’ya özgü yerler. Turistik gezi için görülesi noktalar.

Ertesi sabah sahilden  Monterey yolculuğu başladı.Gece  konaklamak için Başak bölgeyi çok güzel yansıtan eski bir evden otele  dönüştürülen,  Victory Inn‘de kaldık. Kendimizi, otelde değil, konuk olduğumuz ev de gibi hissettik .Akşam yemeği için Başak’ın seçimi Cannery Row‘da (John Stenbeck’in ünlü romanın da ki Sardalya sokağı)  Bubba Gump Shrimp oldu. Forest Gump filminin konusundan esinlenerek, yapılmış, hoş farklı  bir yer.

Carmel  sahil

Carmel’in güzel caddelerinde

Sabah Carmel‘e yola çıkış.Carmel’de  sahilde yürüyüş,sonra şehirde yürüyüş ,dükkan gezisi,ve  devam.

Santa Barbara’nın güzel caddelerinden State Street’ de

Carmelden sonra duragımız Big Sur oldu.

Big Sur daki konaklamayı Necil’in maç saatine denk getirdiğimiz için önceden ayarladığımız gibi Necil, İstanbul’daki maçı internetten seyrederken biz Başak’la restorantın içinde bulunduğu, çok güzel geniş alanda, dinlendik, deniz kenarına indik, yürüyüş yaptık ve hep beraber yemek yedik.

Maçtan sonra Pismo Beach, ve Santa Barbara . Santa Barbara’da hafif yemek, akşamüstü  molası,sonra yola devam ve gece Los Angeles’da  evdeydik.Başak’ın harika organizasyonu ile hepimiz çok  keyifli bir yolculuğu bitirmenin mutluluğu ile bir sonraki seyahati düşünmeye başlamışdık bile. Defalarca teşekkürler Başak’cım, hiç unutmayacağımız çok güzel bir seyahatti.

Büyük Aşkımla Buluşma, Mini Seyahatname

Başak’la  Sandiago’da Seaworld’de

Anne kız, birbirinden çok uzakta yaşamak, senede bir ya da iki kere görüşebilmek,aranızda okyanuslar olması, nasıl bir duygu anlatmayacağım. Nasıl buluşuyoruz, buluştuğumuzda neler yapıyoruz, onları yazacağım.

En sevdiğinize kavuşmak için saatlerce uçmak, sonra  her seferinde değişik bir saatte bir havaalanın da, ya da otelde, ev de, buluşma.Buluşulan yerde en yakın dostlarla, çiçeklerle karşılama,ya da,olabiliyorsa, ailece  toplanıp kutlama.Tüm ailenin bir noktada toplanıp yaptığı programlar, seyahatler, yemekler……Tüm sevgililerimle birarada kutlamak, paylaşmak

Bazen, onun yaşadığı Los Angeles ‘de bazen İstanbul’da, bazen Bodrum’da bazen arada bir yerde, Paris’de, Newyork’da, Miami’de Boston’da.

Tüm ailenin Başak’ın gelişiyle Bodrum’daki evde  toplantığımız  sabah üç aşkımla  birarada

Bavullardan çıkan sürprizler, önceden yapılmış programlar, hem en sevdiğine kavuşmak, hem seyahatin tatilin müthiş büyüsü, hem tüm aile, sevgililerimle birarada olma.  Bazen de İstanbul’da ya da Los Angeles da buluşup, yepyeni noktalara,belki  Avrupa’da,Akdeniz’de belki Amerika ‘da farklı noktalara, yolculuklara, devam etmek.

Başak’la Santorini’de

İkimizin de en çok sevdiği şeyler.Seyahat etmek, konserlere, showlara, tiyatrolara,etkinliklere  gitmek,  sanat eserleri, müzeler, tarihi yerler, gezmek, her nerede olursak olalım,doğa da yürüyüşler yapmak,  lezzetli yemekler yemek, şaraplar tatmak, sonra da beraberce,kolay keyifli atıştırmalıklar, yemekler,  yapıp misafir davet etmek.Aylar öncesinden hazırlanan, programlar, alınan show, tiyatro, konser biletleri, yemek rezervasyonları, ya da son anda ilave edilen, kuyruklara girilip alınan gösteri biletleri,nerede yemek yenilecek, ne yenilecek, kim çağrılacak,menü ne olacak, kimlerle buluşulacak, listeleri, organizasyonları.

Çok seviğimiz  Neslihan ve Allen ile  Los Angeles’de

Zaman kısıtlı, gönüller çok şeyi birarada yapmak, göstermek, paylaşmak  isteyince başka şansı yok.

Los Angeles’de USC diploma töreninde Necil, Başak, ben

Törenlere, kutlamalara,  koşmak, belki yılbaşıları veya  doğumgünleri birarada olmak,sürpriz partiler yapmak, yeni doğumlara koşmak, paylaşmak, birarada olmak,

Üç aşkımla yılbaşında İstanbul’a bizim evde

Tabi, beraberce alışveriş merkezlerine, butiklere, outletlere gidip alışveriş yapmak, mutlaka marketlere, doğal, otantik  pazarlara,   gidip, her nerede olursak olalım yiyecekler almak.

Miami Key West’te Kuba restorant da doğum günü kutlamasında

Karşılaştığımız olaylarda, herşeye çok kolay gülebilmek, bol kahkahalar atmak,şakalar, taklitler yapmak,                                                                                                              Dünyanın neresinde olursak olalım, önce kocaman aşkımın maç seyretme, trafiğini ayarlamak, yolculuk anında önceden tespit edilmiş, özel noktalarda                                                                                          durup, maçları seyretmek, şampiyonlukları kutlamak,

Laguna Beach’da anneler günü sabahı Galatasaray Şampiyonluk kutlaması birarada

Ev de olduğumuz zamanlar film alıp seyretmek, her zaman her yerde müzik dinlemek, birbirimize beğendiğimiz müzikleri dinletmek,paylaşmak,  yine her nerede olursak olalım, oradaki dostlarla sevdiklerimizle buluşmak programlar yapmak, güzel yemekler,sofralar düzenlemek. İlla saatlerce kitap CD bakmak, almak, mutlaka her an her yerde dergiler almak okumak.

Las Vegas’da 

Araba ile yolculuk’a çıkarken, sevdiğimiz, sandviçler, meyvalar, kahveler hazırlamak. Beraberce kuaförlere, güzellik salonlarına uğrayıp kendimizi şımartmak, hepsi mutlaka her buluşmanın olmazsa olmazları. Ama ben yine de uzaklarda yaşayacağına,yakınımda  olsaydı, diyenlerdenim. Belki aynı şehirde yaşasak bu kadar çok zaman birarada olmayacağız bile, belki bu kadar zamanın değerini bilmeyeceğiz,ama o özlem, iç sızlaması var ya, belki aşkları, aşk yapan, ıstırab, ama yine de, çocuklarımız nerede mutlularsa orada olsunlar diyoruz, onların adına bunu istiyoruz, ama………….

Başak’la Ezgiler’de 

Şimdi yaptığımız programlarda,  beraberce resim  çekme var, belki resim çekme turları yapacağız.Bakalım günler neler getirecek bu gün bendeki yansımaları böyle, yürek sızıları,  çok güzel anılar, önümüzdeki günlerde ki yeni buluşmaların heyacanı, çok büyük, özlem, özlem, özlem…….                                                                                    Hepiniz, hepimiz bir an önce sevdiklerimizle olmamız dileğiyle, sevgiler, sevgiler