Antika ve Sanat Eseri Alım Satım Platformu

Antika ve Sanat Eserleri ile aranız nasıl? Ben neden bilmiyorum! çocukluğumdan beri diyebilirim, ya da ilk gençlik yıllarından itibaren antika ve sanat eserlerine meraklı oldum. Neden diyorum, ailem de böyle bir merak yok. Özellikle annem hep yeni severdi. Evdeki eşyaları da hep yenileri ile değiştirip, aynı şeyleri görmekten sıkıldım, yeni olsun illaki isterdi. Ben de özellikle ona da ailesinden kalan, istemediği eşyaları  toplar oldum. Anneannemden özel el dokuması, işlemeli örtüler, bakır kaplar, tepsiler, kandiller, camlar… Tabi her eski eşya antika olmuyor, ama şimdi bunların hepsinin özellikle benim için değeri çok. Yine Nişantaşı ve çevresinde, Pangaltı ve Kurtuluş civarında o dönem, eskici ve antikacı minik mağazalar vardı. Onları da sık sık takip eder, beğendiğim, aksesuarları, yemek servisi için tabaklar, örtüler,  alırdım.Böyle bir sürü eşyam oldu, ve zaman içinde de birikti. Sonra yurt dışında ve yurt içinde, antika pazarlarına , antika fuarlarına gitmeyi çok sevdim. Oralardan evime eşyalar aldım, sandalye, koltuk, sehpa, yazıhane, dolap vs. Ama aldığım her şeyi kullanmak için aldım, ve seve seve kullandım.Yine gençlik yıllarımdan beri  resim almaya meraklıydım, hep galeri galeri dolaşır, resim almaya çalışırdım. Böyle de bir sürü tablom oldu. Onları da alırken aşık olur, nereye koyacağımı düşünür, eğer alabilirsem de günlerce aylarca etrafında gezinir, oturur,keyif yapardım.Çoğaldıkça onlara yer bulmak, birbirleriyle uyumlu yerleştirmek çok vaktimi aldı.Hep aldım ama hiç satmadım, satabilir miyim? bilmiyorum…Ama artık evlerde sadeleşmeyi de çok seviyorum. Sevgili Muazzez’i tanıdığımdan beri de düşünür oldum. Bazılarını versem mi? birkaç tanesini verip yeni bir tane ile değiştirsem mi? bilemiyorum. İşte Muazzez Bodur’un antika ve sanat eserleri ile ilgili bütün konularda çok yardımcı olan bir şirketi, hatta iki şirketi var, birinde değerlerini tespit ediyor, diğerinde de de alım  satım yapıyor.  www.bukacparaeder.com’un açıldığından beri gönlü, hedefi alım satım şirketini açmaktı, onu da yaptı. Haberi gelince çok sevindim, sizlerle de paylaşmak istedim. Sizin bu konuda neye ihtiyacınız varsa, hemen arayabilirsiniz; sevgiler, iyi hafta sonu keyifleri…

http://www.degerliesyalar.com Açıldı!

Muazzez Bodur (2)Türkiye’nin “En Güvenilir” Antika ve Sanat Eseri Alım ve Satım Platformu Açıldı

Antika ve sanat eserleri alış ve satış platformu www.degerliesyalar.com sitesinin arkasında konusunda uzman 72 eksper ve uzman kadrosu bulunmaktadır. Uzman onayı alınmadan listelemenin yapılmadığı sitede, antika ve sanat eseri, vintage objeler, gelecekte antika kategorisine girecek olan tasarımcı objeleri bulunmaktadır. www.degerliesyalar.com sitesinde kişiler, kendilerine ait eşyaları değerinde satış yapabilmekte ve aynı zamanda değerli eşya satın alabilmektedirler.

1200x628BannerAtaturk (2)

Bunun yanında evinizde yer kaplayan, nereye koyacağınızı bilemediğiniz eserleri de satışa çıkarmak için ekspertiz, depolama, nakliye, paketleme, restorasyon gibi hizmetleri de alabileceğiniz bir sistem ile hayatınızı kolaylaştıran www.degerliesyalar.com “güvenilir“ bir site olma yolunda her ihtiyacı karşılamaktadır.

1200x628BannerGozluk (2)

İlk online sanat eseri ekspertizi sitesi olan www.bukacparaeder.com’un tamamlayıcısı niteliğinde kurulan www.degerliesyalar.com sitesi müşterileri, sahip oldukları değerli eşyaların objektif piyasa değerini öğrendikten sonra satış yapmak için güvenilir bir platformun olmamasını dile getirmesinin ardından, mevcut uzmanların onayı ile satışa çıkabilecek değerli eşyaların alım ve satımının yapılacağı bir site olma amacıyla kurulmuştur.1200x628BannerIbrik (2)

www.bukacparaeder.com üyeleri, ekspertiz raporu aldıkları eserleri raporları ile satışa koyabilecekler. Bu güne kadar 250.000 adedin üzerinde eserin ekspertiz raporunu veren organizasyon, müzelere, müzayede şirketlerine, antikacılara ve bireylere hizmet vermiş en güvenilir organizasyondur.

1200x628Banner (2)

Basın Bilgi: Optima İletişim / Funda Özpak / funda@optima-tr.com / 0212 347 79 11

Sitemize hoşgeldiniz!

Değerli Eşya Danışmanlık AŞ’ yi, 2012 yılında, Türkiye’de her döneme, her sanatçıya ait kültürel varlıkların objektif ekspertiz hizmetini vermek amaçlı kurulduk.

72 Türk eksperle hizmet veren şirketimiz, bugüne kadar yerinde ve internet ortamından (www.bukacparaeder.com), 250.000’in üzerinde esere ekspertiz hizmeti verdi. Yerinde değerleme hizmetimizle, müzelere, sigorta şirketlerine, mahkemelere, koleksiyonerlere hizmet verdik.

Müşterilerimizin çoğunluğunun ekspertizi yapılan eserlerin, gerçek değeri üzerinden satışı konusunda desteğe ihtiyacı olması talebiyle ortaya çıkan ve bu ihtiyacı karşılayan satış platformumuzda size en güvenilir ve kolay yoldan mevcut değerli eşyalarınızın ekspertizi ve gerçek değer üzerinden satışı, aynı zamanda güvenle değerli eşya satın alabileceğiniz bir platform oluşturduk.

Ağırlıklı Türkiye olmak üzere dünyanın her yerinden eski eşya, sanat eserlerini güvenli alım ve satımının yapılabileceği, ücretsiz danışmanlık, restorasyon, profesyonel fotoğraflama, nakliye ve depolama hizmetini alabileceğiniz site olan http://www.degerliesyalar.com’u siz değerli müşterilerimiz için 2015 yılında hayata geçirdik.

Bizim birinci esas Güvendir….

Değerli Eşya Danışmanlık A.Ş çalışanları olarak, kendi etik değerlerine benzer değerlere sahip kişi, firma, kurum ve kuruluşlar ile çalışmayı hedefliyoruz.

Etik kurallara bağlı, konusunda uzman bir kadroya sahibiz. Sitemizde satılan ürünler dikkatle uzmanlarımız tarafından sorgulanır ve satışa uygunluk onayı ile sitede sergilenmeye başlar. Ekspertiz raporlu eserlerimizin ekspertiz bilgileri sitemizde yer alır ve bu eserler sitemiz uzmanlarımız tarafından bizzat incelenmiş ve piyasa değeri onaylanmıştır. Güven içinde satın alabileceğiniz eserleri istediğiniz zaman satışa ücretsiz tekrar çıkarabilirsiniz. Sitede ekspertizi olmayan eserlerin ekspertiz talebinde bulunabilir, evinizdeki değerli eşyaların yerinde ekspertizini talep edip, satış öncesinde depolatabilir, güvenle satışa çıkarabilirsiniz.

Her türlü sorunuz için çekinmeden bizimle iletişim kurabilirsiniz.

Saygı ve Sevgilerimle,
Muazzez Bodur / muazzez@deger.li

Aşağıya da ekspertiz raporları ile ilgili biraz siteden açıklayıcı bilgi ekledim. Muazzez çok güzel anlatmış, ilgiliyseniz bakmakta fayda var..

Eski eşya ve sanat eserlerinde objektif değer piyasada alıcı bulabilecek en düşük ve en yüksek bir  fiyat aralığıdır. Objektif / tarafsız değer;  alım – satım, paylaşımda size gerçek değer üzerinden karar verebilmenize yardımcı olacak yegâne değer aralığıdır. Elinizdekinin değerini bilmeden satışa çıkartmak yada alım yapmak gelecekte çok önemli kayıplara sebep verebilir!

Degerliesyalar.com’da amacımız herkese güvenle satın alabileceği unique eser sunmaktır. Peki ekspertiz raporu ne işe yarar? Elinizdeki objenin değerini nasıl tespit ediyoruz?

Değer, objenin materyal ve tarihsel birikimi ile güncel piyasa talebi doğrultusunda; ilgili eşya grubu konusunda uzmanlık kazanmış, yurtiçi ve yurtdışında uzmanlığı kabul gören bir veya birkaç eksperin görüşleri alınarak hesaplanır.

Eksperlerimiz, yerinde ya da sanal ortamda ekspertizi talep edilen objenin güncel değerini, eşya sahibinin verdiği bilgi, bunu destekleyen her türlü açıklama ve sanal ortamda değerleme durumunda gönderilen fotoğraf ve ölçümleri baz alarak ve bu hususların birebir gerçeği yansıttığı varsayılarak, azami gayret bazında değerlemektedir.

Değerlenmeyecek hiçbir obje yoktur!

Her eski obje antika olmayacağı gibi her antika da değerli değildir. Aslında geçmişten bugüne gelen her eser, obje tektir, aynı dönemi yansıtsa bile ekspertizinde aynı kondüsyonda olmayacaktır ve kondüsyonu çok önemlidir.

Antika eser , döneminde de değerli olmalıdır. Dönemin özel sanatkârları tarafından yapılmış olması antika değerini arttıracaktır. Eserin sanatçısı veya üreticisi antika eserin değerinde önemli bir kriterdir. Eserin hangi şartlarda ve ne amaç uğruna yapıldığı, antika değerine etki eden bir diğer ölçüttür.

Günümüzde antika terimi, genel olarak en az yüz yaşında sanat yapıtları ve tarihsel değer taşıyan eşyalar için kullanılmaktadır. Antikanın değeri, tarihsel zaman, dönemi ve şu anki durumu ile ölçülebilir. Her eski eşya antika değildir.

Elinizdeki objenin değerini öğrenmek artık çok basit !

Sitemizde satılan ürünler dikkatle uzmanlarımız tarafından sorgulanır ve satışa uygunluk onayı ile sitede sergilenmeye başlar. Ekspertiz raporlu eserlerimizin ekspertiz bilgileri sitemizde yer alır ve bu eserler sitemiz uzmanlarımız tarafından bizzat incelenmiş ve piyasa değeri onaylanmıştır. Güven içinde satın alabileceğiniz eserleri istediğiniz zaman satışa ücretsiz tekrar çıkarabilirsiniz. Sitede ekspertizi olmayan eserlerin ekspertiz talebinde bulunabilir, evinizdeki değerli eşyaların yerinde ekspertizini talep edip, satış öncesinde depolatabilir, güvenle satışa çıkarabilirsiniz.

Ekspertiz Raporu Örnekleri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kocan Kadar Konuş ve Öncesi…

kocan-kadar-konus-filmi-izle-667Kocan Kadar Konuş bu sene seyrettiğim Kıvanç Baruönü’nün yönettiği çok neşeli çok güzel filmi.Geçen sene de Kıvanç Baruönü’nün Patron Mutlu Son İstiyor filmini çok beğenerek izlemiştim. Göreme’de geçen filmin çekimleri de çok başarılıydı.İki filmin de yapımcıları ve görüntü yönetmenleri aynı.Necati Akpınar- Pelin Kaya,  yapımcı ve Jean Paul Seresin’de görüntü yönetmeni.İki film de de Ezgi Mola var. Gün geçtikçe Ezgi çok daha iyi bir oyuncu olduğunu herkese ispatladı, Tolga Çevik de çok başarılı. Tüm ekip başarılı dersem daha doğru olur.İki çok güzel romantik komedi.Hafta sonu film seyretmek gibi bir düşünceniz olursa, hala seyretmediyseniz de kaçırmayın diyorum.Fregmanlar benden, gerisi sizden

http://www.beyazperde.com/filmler/film-223677/fragman-19534614/

http://www.sinemalar.com/film/230678/kocan-kadar-konus

Şebnem Burcuoğlu’nun çok satan Kocan Kadar Konuş romanından uyarlanan film bu toprağın kadınlarının daha çocukken nasıl koca bulmaya programlandıklarını anlatıyor.
Bu kadınların arasında 30 yaşındaki Efsun (Ezgi Mola) gerçek aşkı, sevgiyi, dürüstlüğü arar ama diğer kızlar gibi numara yapmayı, trip atmayı, erkeği parmağının ucunda oynatmayı bilmez. Bu yüzden bu yaşına kadar düzgün bir ilişkisi olmamıştır.
Efsun’un kadınlığın kitabını yazmış İzmirli ailesi ise ona kadınlığı öğretmeye kararlıdır.

Vizyon Tarihi:20 Mart 2015

Yapımı:2015Türkiye

Tür:KomediRomantik

Yönetmen:Kıvanç Baruönü

Oyuncular:Ezgi MolaMurat YıldırımNevra SerezliEbru CündübeyoğluCem Kılıç

Senaryo:Şebnem Burcuoğlu

Yapımcı:Necati Akpınar Pelin Kaya

Patron Mutlu Son İstiyor

Yapımcı İsfendiyar, senaristlik yapan Sinan’ı romantik komedi filmi senaryosu yazması için Kapadokya’ya gönderir. Burada bir butik otele yerleşen Sinan zor durumdadır. Çünkü ne yazacağı konusunda hiçbir fikri yoktur. Üstelik düşünmek için yeterli zamana sahip değildir. Patronu, işini bir an önce bitirmesi için ona baskı yapmaktadır. Sinan, butik otelin sahibi olan İzzet Bey’in kızı Eylül’le tanışır ve ondan çok etkilenir. Hatta ondan ilham alarak yazacağı senaryoyu onun üzerine kurmaya karar verir. Ancak bir sorun vardır: Eylül, ünlü bir oyuncu olan Faruk’la nişanlıdır. Faruk ile Sinan birbirlerini uzun zamandır tanımaktadırlar ve bu tanışıklık pek hoş anılarla dolu değildir. Çünkü Sinan, zamanında yakın arkadaş olduğu Faruk’un sevgilisini çalmıştır; bu yüzden de Faruk, Sinan’ı düşman ilan etmiştir.

Yönetmen: Kıvanç Baruönü
Oyuncular: Tolga Çevik, Ezgi Mola, Murat Başoğlu devamı…
Tür Komedi , Romantik

Eğlenceli ve Neşeli Moda Tasarımcısı

Benim modacım, Hande Çokrak olmalıymış. Hande’nin eğlenceli, neşeli, renkli, çılgın, sıra dışı tasarımlarını çok beğeniyorum. Hande tasarımlarıyla nasıl mesaj vermek istediğini , ve 2015 bahar koleksiyonunda neler var; bakın nasıl anlatıyor.

Hande-Çokrak

“Maid in Love’ın pozitif duruşu ve eğlenceli çizgisi benim insanlara vermek istediğim en önemli mesaj, klişelerden ve sıradanlıktan uzak giyinmekten zevk alan,espri anlayışını dışarıya yansıtabilen kadınlara hitap ediyor.Hayatı fazla ciddiye almakla dalga geçiyorum.Kimi zaman ise tasarımlarımda kendim ile dalga geçtiğim oluyor.Aslında “kendinizi çok ciddiye almayın ölümlü dünya” demek istiyorum. 2015 Bahar koleksiyonu 80’lerin eğlenceli,dinamik sosyal ve iyi hissettiren hayatından ilham alıyor.Şekerleme renkleriyle yaratılmış baskı hikayelerle sokak stilini eğlenceli yaklaşımıyla en üst seviyeye çıkarıyor.

Evet böyle anlatıyor, Hande; ben de hem vermek istediği mesajı,  hem tasarımlarının renkli eğlenceli ve cool tarzını kendime çok yakın buluyorum. Bu güne kadar çok  renkli ve çok sıra dışı  giyinmedim, ama her zaman giyinirken, hep bir yerinde aykırı olmak olmazsa olmazım oldu. Hande’nin tasarımlarını görünce heyecanlanmamın nedeni bu olsa gerek.

Genç, başarılı ve sıradışı Hande Çokrak ile MAG’in yaptığı röportajı aşağıda paylaşıyorum. Hem de Hande’nin fotoğrraflarıyla, sevgiler, iyi haftalar…

Maid in Love Markasının Sıra Dışı Tasarımcısı

Mercedes Benz Fashion Week İstanbul’da, Maid in Love markasının çılgın koleksiyonlarıyla büyük beğeni toplayan Hande Çokrak ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Hande+Cokrak+Maid+Love+Presentation+MBFWI+4IIdqmx_0OQl

Hande Çokrak kimdir ?
Hareketli bir hayatım var. Seyahat etmeyi, yeni insanlar tanımayı ve monotonluktan uzak yaşamayı seviyorum. Sürekli kendime ne katabilirim, hayatımı nasıl daha da güzelleştiririm diye düşünürüm. Modadaki hızlı ve sürekli değişim ise hayatımın büyük bir parçası…

Moda ne zamandır hayatınızın bir parçası?
İlk adımı lisede resim dersleri almaya başlayarak fark etmeden atmış oldum. O zamanlar kafamda heykel veya seramik dallarına yönelmek olsa da moda her zaman hayatımın içindeydi. Spontane bir şekilde bir arkadaşımın yönlendirmesiyle London College of Fashion’a başvurdum ve kabul edildim. Şu an geri dönüp baktığımda en doğru kararı verdiğimi biliyorum. Beni tatmin edecek başka bir iş yaptığımı düşünemiyorum. Modanın sürekli olan değişimi beni besliyor.weartoday_photo-326329

Markanız Maid in Love nasıl ortaya çıktı?
Her zaman kendi markamı kurmak istiyordum. İlk adımı atmak ise en zoruydu. Arkadaşlarımın ve ailemin desteği ile kendimde o cesareti buldum. Tabii ki marka sahibi olmak çok emek ve fedakarlık isteyen bir iş… Kendim için çok doğru bir seçim yaptığımı ve işimi geliştirdiğim gibi işimin de beni geliştirdiğini düşünüyorum.

Maid in Love markasının çılgın bir karakteri var. Sıra dışı çizginizden bahseder misiniz?
2011 yılında ilk koleksiyonumu hazırlarken kendimi ve Maid in Love’ın çizgisini doğru ifade etme konusunda korkularım vardı. Kendime ve markama olan inancım zamanla oturdu… İlk koleksiyonlara baktığımda daha çekimser adımlar attığımı görebiliyorum. Artık kendimi çok daha rahat ifade ettiğimi, Maid in Love’ın algısının oturduğunu ve kuvvetlendiğini düşünüyorum.weartoday_photo-325408

Capsule New York, Who’s Next Paris, Tranoi, Scoop London gibi önemli fuarlarda yer aldınız. Nasıl bir deneyimdi?
Maid in Love’ın yer aldığı bütün fuarlar yurt dışında daha çok bilinir, daha güçlü bir marka olmasına adım atmasını sağlıyor. Dünyanın birçok farklı noktasından, farklı dokulardan markalarla aynı çatı altında bir araya gelmek markanın ufkunu açan bir deneyim oluyor.
Müşterilerle iletişim halinde olmak, koleksiyonu onların gözünden görmeye çalışmak markayı her zaman daha da ileri götürüyor.
Çok büyük mağazaların satın alma ekipleriyle tanışma ve çalışma fırsatı, markayı uluslararası bir platforma taşıyor.

Who’s Next Paris fuarında Capitale de la Création Yılın Tasarımcısı Ödülünü kazandınız, bu ödül hayatınızı nasıl etkiledi?
Ödüller hayat değiştirmiyor, tasarımcıları cesaretlendiriyor ve doğru yolda olduğumuzun sinyallerini veriyor. Bana da aldığım her ödül ‘Devam et, bir şeyleri doğru yapıyorsun’ diyor.weartoday_photo-326357

Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul’u nasıl değerlendiriyorsunuz?
Fashion Week’te üç sezon geçirdim. İlk ikisi studio prezantasyonuydu. En son sezon ise Maid in Love, Mercedes Benz’in sunduğu bir marka olduğu için ilk defilemi yaptım. Maid in Love’da her koleksiyonun bir ruhu var ve defileleri bir kanal olarak kullanarak, o ruhu aktarmayı seviyorum.
Mercedes Benz Fashion Week İstanbul kısa zamanda önemli bir yere sahip oldu. MBFWI’ye katılmak sadece İstanbul’un değil uluslararası bir platformun parçası olmamıza zemin hazırlıyor. Dünyada on iki noktadan biri olan MBFW İstanbul, Türkiye için büyük bir değer… Son zamanlarda moda ve sanat dallarında dünyanın gözü Türkiye’ye çevrilmiş durumda… Tabii ki sadece organizasyonun ve showların iyi olması tek başına bir anlam ifade etmiyor. Moda gözü olan, sektörü takip eden ve böyle büyük önemli bir organizasyonu ve tasarımcıları destekleyen izleyicilerin de olması MBFWI’nin her sene daha da gelişmesine büyük katkıdır.weartoday_photo-327312

Moda haftasının renkli defilelerinden biri size aitti. Koleksiyonunuzdan bahseder misiniz?
Maid In Love İlkbahar/Yaz 2015 “Don’t K My J” koleksiyonu 80’lerin eğlenceli, iyi hissettiren ve dinamik sosyal hayatından ilham alıyor. Dönemin bize sunduğu şekerleme renkleriyle yaratılmış baskı hikayeleri, sokak modası stilini eğlenceli bir yaklaşımla en üst seviyeye çıkarıyor. Aykırı ve bir o kadar da hayata pozitif bir açıyla bakan büyük bir parti tadında bir koleksiyon oldu.

Tasarımlarınızı oluştururken nelerden ilham aldınız?
Hayatı, doğal akışında yaşayan biriyim o yüzden hayatın kendisinden ilham alıyorum… Beni besleyen ve enerjimi yükselten her şeyden… Müzik, filmler, yazılar, kişiler, aşk, fotoğraflar, farklı tasarımlar, farklı ülkeler, doğa, çalışma masam, gösteriler, vintage elbiseler, daha çok sıralayabileceğim birçok şeyden.
Hayata karşı meraklı olmak, ilgili olmak, sorular sorabilmek yaratıcılığa yer açıyor, dünyaya daha farklı ve dikkatli bakmayı öğretiyor.

Takip ettiğiniz ve tarzınıza yakın bulduğunuz tasarımcılar kimler?
House of Holland – Antipodium – Asish – Moschino takip listemin başında gelenler…

2015 trendlerinden bahseder misiniz?
Denim’in lüks ile birleşimi ve şık kıyafetler altına giyilen spor ayakkabı modası, bantlı terlikler, 70’ler tarzında yazlık süet parcalar, kısa paçalı pantolon etekler ilk aklıma gelen beğendiğim yaz trendleri arasında…

Yakın zamanda gerçekleştirmeyi hedeflediğiniz projeleriniz var mı?
Maid in Love büyüdükçe hedefler de büyüyor… Daha iyi koleksiyon çıkartmak, model sayısını arttırmak, ekibimi genişletmek, erkek koleksiyonuna başlamak, satış noktalarını çoğaltmak, marka ulaşılabilirliğini artırmak, yurt dışında mağaza açmak hedeflerimin başında geliyor.-maid-in-love-defile-1101309

Sana Anlatasım Var….

382352_10151481198599311_1035951485_nSeni kaybedeli, tam 9 gün olmuş. Nasıl hızla geçti günler…İlk üç gün, Pazar, Pazartesi, Salı…tamamen sis içinde, kimlerle telefonla konuştum, kimler cenazeye geldi, kimler duada idi.Ne söyledim, ne söylediler, hem biliyorum, hatırlıyorum,  hem de sanki sis altında, gerçek değil  gibi.Hala sabahları bugün anneme ne götürecektim, ne yapacaktık, diye uyanıyorum. Her gördüğümü, duyduğumu, hep sana anlatasım var.

923513_10152291458389311_1862446648_n

Çiçekleri ne kadar  çok severdin, cenazede, kabristan da her yer çiçeklerle doldu.Ya evimiz, bütün sevdiğin kır çiçekleri, beyaz papatyalar, muhteşem buketleriyle, rengarenk orkideler, her yer de…

Aileden herkes, halalar, yeğenler, kuzenler, gelinler, damatlar, enişteler….uzaklardan, yakınlardan koşup geldiler.Komşular, dostlar, senin tanımadığın, ama seni kardeşim, benden ve Necil’den dolayı tanıyanlar,hep geldiler aradılar.Bir de benim ve kardeşimin tanımadığı ama seni tanıyan çok seven, çok değer veren bir sürü insan vardı, seninle babamla ilgili inanılmaz güzel anılar anlattılar.Kısacık zaman içinde her şey arka arkaya hızla oldu, söylendi yapıldı.Duada, tüm aile, ve en  yakın dostlar bir arada olduk. Kuzenler, yeğenler, ailenin en gençleri  seninle, ve babamla ilgili o kadar güzel şeyler anlattılar, paylaştılar ki; bunları hep duyasın, bilesin, sana anlatayım istedim.DSC_0057-1

Nasıl gelin olmuşsun, gri şapkalı nikah kıyafetinle ne kadar  güzelmişsin. Babamla nasıl uyumlu güzel bir çiftmişsiniz.Bizden çok küçük kuzenler için bile nasıl güzel örnek idol olmuşsunuz, nefis sofralarınız, babamın muhteşem tarih bilgisi ve hikayeleri fıkraları… senin herkesi güler yüzlü zarif tarzınla kucaklaman ağırlaman, komşularınla olan benzersiz  ilişkilerin, komşum rahatsız olmasın, kırılmasın diye hiç bir fedakarlıktan kaçınmaman. Sevdiğin yemeklerini onlarla paylaşman, hep anlatıldı, anıldı…

Sonra ki günler de ise, cenazeye duaya yetişemeyenlerin ziyaretleri ile nasıl geçti, anlamadım. Sen ikramı,misafirlerini en güzel şekilde  ağırlamayı çok severdin, babam da öyleydi. Ben de her geleni en iyi şekilde ağırlamak istedim. Çok dost, yakın, uzun zamandır birbirimizi göremediklerimiz de, geldiler… Çoğu da çiçeklerle geldiler, rengarenk, tüm güzellikleriyle çiçeklerle; evimiz sanki harika bir bahçeye  döndü. Sen olmalıydın, çiçeklerin hepsiyle  ayrı ayrı konuşur, öper severdin.530957_10151481194614311_1009808557_n

Dua da yemeklerin helvan çok lezzetli ve güzeldi. En sevdiklerin tüm organizasyonu üstlendiler, ben hep her şeyin hem içinde hem dışında gibi hem yaşadım, hem sanki uzaktan izledim. Ya hafta sonu sabah kahvaltıdan akşam geç saatlere kadar, taziyeye gelenlerimiz oldu. Birileri çıktı, birileri geldi. Hiç yalnız kalmadık.Hep senin sevdiğin gibi. Sonra bu hafta 7 si Pazartesi günü; halamla kararlaştırdığımız gibi, helvanı yaptık, dualar ettik, bütün hafta okuduklarımızı ruhuna gönderdik. Halam,  Necati eniştem, Şafak eniştem, Nihal,   Kerem hep beraberdik. Kiminle helvanı yaptık biliyor musun? Çok sevdiğin arkadaşım Nihal ve Şennur  ile. Senin de olduğun pazartesi sofraları yerine bu sefer senin için dua edip helva yaptık. Hem de üçümüz  de ilk defa helva yapmanın beceriksizliği ve heyecanı ile. Ama fena da olmadı, beğendiler.

Evde ilk yaptığım, yemek menüsünde farkında olmadan fava eklemişim. Senin hep çok güzel yaptığın favayı…Bana misafirler geldiğinde bana yapıp gönderdiğin, favayı…Çok da güzeldi, senin yaptığın gibi olmuştu. Sonra bitince yine yaptık, gelen misafirlerimize de ikram ettik. Sonra de senin yemeklerinden seçtiğim lahana dolması, fava ve mozaik pastayı sık sık  yapalım, istiyorum. Bir de harika anne köftenden…Ispanaklı böreğini de yapsak mı? bilemedim.10547491_10152717914849311_3023149617575257387_n

İşte böyle anneciğim, bana hep seni en güzel anılarla yaşatan, yokluğunun acısını hafifletmeye çalışan sevdiklerimizle 9 gün böyle geçti. Yarın cenaze nedeniyle ertelenen bir toplantıya gideceğim. Arkadaşlarıma; senin için helva götüreceğim, sabah dualarımı okuyacağım, helvanı götürmeden…

Babam da sen de yas sevmezdin, evimiz de zaman zaman acı dolu, zor günler yaşandı, ama yas ile değil, tevekkülle karşılandı.Ben de yokluğunu kabullenmiyorum, başka bir boyuttasın ama kalben hep yanımdaymışsın gibi hissediyorum, yas tutmuyorum, seni, sizleri güzelliklerle anarak geçiyor günler….

Canım anneciğim benim anlatacaklarım, şimdilik bu kadar, nurlar içinde ol…

Canım annem…

Nazlı sultan, güzeller güzeli anneciğim; ne söylenir, nasıl anlatılır, bilmiyorum. Doğum gününü kutluyalı henüz bir ay olmuşken seni kaybedeli nasıl dört gün geçti, zor geçen son haftalarda neler yaşandı, hep bir sis gibi.15886_10153353253529311_7482099762589050437_n Ne yapsak; son günlerdeki sıkıntılarına çare olamadık.Çaresizliklerle dolu günlerin sonunda da seni kaybettik.Senin için hep en iyisini yapmaya çalışsam da her zaman başarılı olamadım. İlaçlarını içiriyim, istirahat etmeni, rahat uyumanı, doğru beslenmeni  sağlayayım, sağlığını koruyayım diye incittiğim de oldu.Sen çocuklarına kırılan bir anne hiç olmadın, belki de kırıldın belli etmemeye çalıştın. Ama sen affetsen de tanrım beni affeder mi? bilmiyorum.Her zaman seni çok iyi anlayabildiğimi de söyleyemem.Çok farklı, çok ayrı yapılarda idik. Sadece gayret ettim, seni mutlu ve sağlıklı görmek için elimden geleni yaptım. Ama yine de, gerçek değişmedi; sonunda ölüm seni bizden aldı.Şimdi ebedi istirahatgahında, nurlar içinde yat, ışıklar içinde ol. Mekanın cennet olsun.Canım annem…11016091_10153353253239311_1691986509719764981_nÇok sevdiğin çiçekler her zaman seni hatırlatacak..