Meltem Kurtsan ve Harika Oryantasyon ……….

Dün yaşadığım uzun ve her anı başka güzel keyifli günün neresinden başlayayım bilemedim.Ama işte yüreğimin sesiyle sonuç bu oldu. Sabah Kagider de çok keyifli, yoğun  Üye İlişkiler toplantısından sonraki oryantasyon da, sevgili Münteha Kagider sunumu yaparken çok önemli bir şeyi hatırtlattı, ve uygulamaya ekledi,hepimiz de üzülerek paylaştık.Ne acı, çok yoğun yaşarken çok önemli şeyleri atlıyabiliyoruz, demek. Sevgili kurucu başkanımız       Meltem Kurtsan‘ın, diğer başkanlarımızın da  Kagider Biz ‘de hiç resmi yok. Bunu üzülerek hatırladığımız da yeni üyeler de sevgili Nur Ger‘in gecesinde tüm başkanlar bir aradaydı, yazıldı ama biz kimlerdi bilemedik dediler. Bu çok önemli eksiğimizin süper hızla halolacağına eminim. Oryantasyon da  en eski  bendim, tabii ilk günlerimizi , yoğun anımsadım, mutlaka kuruluş öncesi çalışmaları ve ilk günleri ayrıca yazmayı hep yine arzu ve temenni ettim. Bu yoğun duygularla da akşam İş Kuleleri Konser Salonun’da birşeyler okurken, birden çok güzel tatlı sesiyle ve süper yeni görüntüsüyle sevgili Meltem Kurtsan’ı buldum. Yanında da Kagider’in en vefalı gazeteci dostu sevgili Gila Benmayor’u.  Meltem’i görünce nasıl sevindim, nasıl özlemişim, nasıl göremedim diye üzülmüştüm. Eskiler yeniler hepimiz için sevgili Meltem’in son halini hemen sayfama koymak istedim.Birazcık zamanımızda hem Meltem ile hem sevgili Gila ile sohbet edebildik, çok iyi geldi.Daha çok sohbetlerimiz  paylaşımlarımız olsun inşallah.

Konser harikaydı, İş Kulerinde Konser keyfi de başka keyif. CKM evimin yanı diye çok mutluyum, ama karşıda konserleri de çok özlemişim. Sabahtan karşıya geçtiğim için erken gidebilme şansım oldu. Kapıda sevgili dostum, İş Kulelerinin yöneticisi Nilgün Baykara ile karşılaşmak, sohbet edebilmek, ortak dostları konuşmak, çay keyfi yapmak süperdi, üstüne Çağdaş Minyatür ustamız Mehmet Pesen‘in sergisini rahat rahat  gezebildim.1923 doğumlu çok değerli sanatçının 40lı  yıllardan bugünlere kadar geniş bir koleksiyonu var, sergide.Uzun uzun anlatmak istiyorum.İstanbul’a konserlere, etkinliklere erken gitmek gibi bir şansımız hiç olmuyor, ama bugün karşıda olmam bana neler neler daha yaşattı. İlk gününden beri takip ettiğim, Tekfen Filarmoni Orkestrası, kurucusu, çok değerli örneğim, enerji kaynağım, sevgili Nihat Gökyiğit‘i Orkestra Şefi Saim Akçıl‘ı 23 farklı ülkeden gelen orkestra üyelerini Tekfen gruptan çok sevdiğim dostlarımı görme şansım oldu. Sevgili Hıncal Uluç’a ne zamandır  rastlamıyordum, onu da görme şansım oldu.  Eskiden AKM konserlerinde, olduğu gibi hep tanıdık, bir çok dostla, arkadaşla, müzik severle, olmak müthişdi. Yine en sevdiğim sanatçılardan   Gülsin Onay‘ın solist olması, günü taçlandırdı.Hepsini daha sonra tek tek anlatacağım.Bu gün sadece harika oryantasyonu ve Meltem ile karşılaşımı sığdırabileceğim. O bile zor gözüküyor.

Kagider oryantasyonlarına katılmak  bana çok keyif veriyor.Son dönemde katıldığım üç oryantasyon ise beni çok fazla mutlu etti. Aramıza yeni katılan arkadaşlar hep çok özel, çok başarılı, bunun yanında genel yaş ortalamamızı oldukça  düşüren çok genç yeni üyelerimiz Y kuşağımız sürekli artıyor. Üye ilişkileri komitesinin bu çok önemli aksiyonlarından biri dün yapıldı. Yedi  yeni arkadaş kendini tanıttı.Yedisi de birbiriyle yarışır gibiydi, arka arkaya, işlerini, hayatlarını, sosyal çalışmalarını, anlatırken bizler de hayranlıkla ve  hayretle izledik. Enerjileri, motivasyonları,cesaretleri, iş yapış şekilleri, hedefleri, gençler özellikle hep, çıtaları çok yüksek başlatıyorlar, başarıyla da büyüyerek gidiyorlar.Kagider kadınları hep hiperaktif, bundan da çok memnunlar. Zamanı yönetme problemleri yok. Müthiş sorumluluk ve yoğunluluklarına, yenileri hiç düşünmeden hemen ekliyorlar. Onun için oradaydılar zaten. Hepsinden öğreneceğimiz çok şey var. Bu yeni yedi ismi hemen yazabilmek için sabırsızlanıyorum.Bugün birer satırla giriş yapayım istedim.

Sevgili Gonca Ergün bir önceki oryantasyondan listemde , genç Y kuşak gözdelerimden.Çünkü 1983 doğumlu, 2009 da 21 yaşında şirketini kuruyor,Türkiye de ilk kez çağrı sistemi ile tahsilat sistemini başlatmış. Çalıştığı isimler sektörlerin en büyükleri, 100 çalışanı var, büyümeler ve yeni projelerle devam. Başlıkları bile sığdırmak zor.Uzun uzun anlatacağım, çok yakında.

Firdevs Uzun  avukat, özellikle şirket hukuku konusunda etkin çalışmaları var.Yurt dışı eğitim ve işbirlikleri var. 1974 doğumlu, bence o da Y kuşağı. Hepimizin için çok değerli bir iş konusu var.                                                                                                                           Nuray Karaoğlu, yayıncılık dünyasından, eşiyle çok  önemli ilkleri başarıyorlar.Benim de Necil vasıtasıyla tanıdığım Nuray ve eşi Türkiye de ki  ilk Ansiklopedi Yayımcı şirketi. Milliyet Büyük Ansiklopedi’yi hazırlayıp yayınlıyorlar. STK deneyimleri çok.Toplumdan aldığını topluma ver ilkesi ile parlayan yıldız Kagider’i seçtim diyor. Uzun süredir de eşinle paylaştıkları işin dışında, kendi şirketinde SBS ve ÖSS Yayın seti pazarlaması yapıyor. Üç yetişkin  erkek çocuk, eşi ve köpeğiyle, uğraşmak da keyfi, mutluluğu. Y kuşağı değil ama görüntüsü o kadar genç ve alımlı.                                                                                                                  Beylem Birsen güleryüzlü tatlı sarışın arkadaşımız,aile şirketlerini kurumsallaştırma mücadelesine çok önem  veriyor.Neticesinde de aileye de şirkete  de kadın ve yeni nesil olarak farklılık ve başarı getiriyor. Otomotiv yedek parça sektöründe, Kim Demiş Kadınlar Anlamaz’a çok başarılı örnek oluyor. Sadece 1979 doğumlu.                                                                                                                            Bahar Sunman başka bir mücevher,Elektonik Tıp Sistemeleri Mümessillikleri var, işinde çok başarılı, süper isimlerle çalışıyorlar, ayrıca Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı olarak harika projelerin başında, hepsi benim de duyup hayran olduğum,çok değerli projeler, master yapıyor, başlıklar bile, sayfalar alabilir, daha sonra yazacağım.                                                                                                                            Orkide Gökhan yine çok başarılı Halkla İlişkilerci, çalıştığı isimler yine hep en büyük kuruluşlar, Özyeğin Üniversitesi Danışmanlığı bize Genç Kagider’de çok katkı sağlayacak, iletişim komitemizde olacak, tabii bütün Halkla İlişkilerciler gibi çok renkli bir yapısı olduğu kesin.                                                                                                                                       Derya Türkkorkmaz da tam hiperaktif yapısı, fütürist yaklaşımı,  sahip olduğu İnsan Kaynakları şirketinin  kuruluş öyküsü, sosyal çalışmaları ile dinlerken yorulduklarımızdan, harika ışıl ışıl gözleriyle müthiş yoğunluğuna Kagider’i özellikle Genç Kagider’i keyifle ekledi. X Kuşağı, Y Kuşağı ile ilgili bizlerle özel  paylaşımlar yapacak, söz verdi.

Oryantasyonun en önemli konularından biri Genç Kagider idi.Sevgili Münteha’nın çok emek verdiği proje çok kıymetli, hepimizin , özellikle yeni katılımcı üyelerimizin çok faydaları olacağı kesin.Herkes birşeyler üstlenip çok önemli sorumluluklarla ayrıldı.Bu da büyük mutluluk ve ilk günden süper bir katılım oldu. Yeşil-İş katılımı söylememe gerek yok, hepimiz gibi yeni üyelerimiz de zaten çevreci yaklaşımlarla bizzat işin içinde. Yeşil İş Kagider ile gönüllü paylaşım içinde olacaklar. Gün bitmeden  hepsinden katılım mesajları gelmeye başlamıştı.

Sevgili Meltem Kagider kurulalı 10 sene oluyor, sizlerin yola çıkışı daha da fazla, çok doğru bir adım ve başlangıç ile nasıl güzel günlere ulaşıldı.Binlerce teşekkürler sana ve seninle kuruluş mücadelesi başlatan çok sevgili arkadaşlara.

Harika günün birazının başlıklarını anlatmaya çalıştım, sevgiler

Nur Ger, Çok Değerli Ödül ve Kagider’de Kutlama

28 Mart gecesi Kagider’de çok güzel bir kutlama gecesi yaşandı. Çok arzu etmeme rağmen çok ağır grip  olduğum için gidemedim, aklım hep arkadaşlarımda idi.Perşembe günü inleye, sızlaya,  çıkmayan sesimle, sevgili Aydan’ı aradığımda Aydan harika , ve çok eğlenceli bir gece olduğunu, herkesin sahnede Zeynep Arabacıoğlu’na eşlik ettiğini sevgili Nur Ger’in “Huysuz ve Tatlı Kadını” söylediğini, Şule ile Aydan’ın da ona vokal yaptığını, Gülseren’in orkestra ile tumba çaldığını, ballandıra ballandıra anlattı. Daha da üzgün , aygın baygın yatarken gelen e-mail ve resimlerle ben de yaşamış kadar oldum. Mutluluğu zaten ödül haberi geldiğinden beri yaşıyordum, ama tekrar tazelendi,kendimi çok daha iyi hissetmeye başladım, ve sonunda bu güzel geceyi sevgili Aydan’ın yazısıyla sizlerle .de paylaşabildim. Herkese mutluluklar, sevgiler,

Dün Suteks’in ödül  törenini neredeyse Kagider 10.yıl kutlaması gibi yaşadık…. bembeyaz örtüler, şampanyalar, çilekler, her yerde gözü kulağı olan harika garsonlar            Güleryüzlü Suteks ekibi ve bizim gerçekten şahane üyelerimiz…  (üye ilişkileri Münteha Adalı on puan yaldızlı) sahnede kırmızı elbisesi ile kadife sesiyle Zeynep ve ona eşlik eden dünyanın tüm kakafonik seslerinine rağmen istifini bozmayan  yetenekli orkestrası.

İlk  şarkı Palavra  Palavra …Bunu söylerken palavraları atan erkek ben oldum. Küçük bir kıyafet değişikliği yapıp, kendime bıyık-sakal yaptım (şahken şahbaz olunuyor) sonra da sahneden inmedim… tabii davetliler Zeynep’in yanında domates atmayacak kadar efendiydiler.

Biz ne derseniz değin Münteha, Ayşegül , Şule ,Gülseren, Sevim, Özgül sahneyi pek sevdik. İnin aşağı demediler diye çocuklar gibi eğlendik. Nur Ger güzel sesiyle bir alaturka söyledi, kalpleri fethetti.. Sonra dans edenler de boldu. Bir ara baktım garsonlar salsa yapıyorlar, çok eğlenceli  bol sesli, kahkahalı bir gece yaşandı.

Hepimiz birbirimize doyamadık ama buradan bu güzel gece için emeği geçen herkese teşekkür etmek boynumuzun borcu.

Zeynep ve Orkestrası, Nur Ger ve Ekibi, Kagider profesyonelleri, Münteha Adalı’ya ayrıca gönül paketi veriyoruz

Ayıp oluyor  bu kadar da çok eğlendik denmez ki…bu konuda hafif bir sarhoşluk içindeyim.Hala da ayılmış değilim …

Ufak dedikodu …. Sevgili Meltem Kurtsan da geldi ve sarı saçları yakışmış, çok güzeldi. Gülseren de vardı o da podyumdan fırlamış Kate Moss gibiydi Tuba iyileşmiş (iyi haber) herkesin gülümseyen bakışlarının güzel hayalleriyle gece bitti.

Çok çok teşekkürler…Aydan Baktır

Kagider Anayasa Çalışma Raporları TBMM de

Sevgili Meltem Gürler‘in, başlatarak, uzun süredir emek verilen  çalışmayı, Kagider grup olarak başkanımız, Gülden Türktan, YK üyemiz Şule Yüksel ,Hatice Uçum ve genel sekreter yardımcımız  Nuray Özbay ile dün Ankara’da TBMM Anayasa Uzlaşma Alt Komisyonu’nda sundu.

Hepimiz için çok önemli bir tarih, neticeleri de olumlu  olsun istiyoruz.Aşağıda Meltem Gürler’in anlatımını, raporu ve basından iki yazıyı paylaştım, sevgiler.

Değerli dostlar,                                                                                             Kagider olarak siz üyelerimizin katılımıyla uzunca bir süredir devam ettirmekte olduğumuz yeni anayasaya katkı sürecimizde dün önemli bir gündü.

Kagider heyeti olarak dün önce TBMM Başkanı sayın Cemil Çiçek’i ziyaret ettik, ardından da Anayasa Uzlaşma Komisyonu sivil toplum alt komisyonuna sunumumuzu gerçekleştirdik ve raporumuzu verdik.

Sevgili başkanımız Gülden Türktan’ın da katılımıyla gerçekleştirdiğimiz ziyaret ve sunumlarımızda, tüm süreçte komisyonumuzda yönetim kurulunu temsil eden ve enerjisiyle her daim güç veren sevgili Şule Yüksel; başından itibaren komisyonun sorumluluğunu benimle beraber üstlenen ve detayları asla atlamayan sevgili Hatice Uçum ve çalışmalarımızın hem içinde, hem arkasında çalışkanlığı ve birikimiyle müthiş destek veren sevgili genel sekreter yardımcımız Nuray Özbay’la beraber beş kişiydik.

Cemil Çiçek bize yarım saat ayırmıştı ama bir saatte zor ayrıldık, özel kalemi her geldiğinde Sn Çiçek “biraz daha” dedi ve bizi bırakmadı, tüm talep ve önerilerimizi dile getirmenin yanı sıra, sayın başkana Meclis’te kavga görmek istemediğimizi, bu konuda kendisinden de talebimiz olduğunu ilettik.

Daha sonra Uzlaşma Komisyonu sunumumuzu gerçekleştirdik ve raporumuzu komisyon üyelerine sunduk.

Sivil toplum alt komisyonunda Meclis’te grubu bulunan her partiden bir temsilci var ve kendilerine sivil toplum tarafından iletilen talepleri derliyorlar ve dinliyorlar. Sunumumuz çok başarılı geçti; her şeyden önce çok netti ve bize verilen süre içinde düzenli biçimde gerçekleşti. Komisyon üyeleri “kadınların farkı olsa gerek” dediler ama ne yazık ki bu olumlu farkı yaratabilen kadınlardan kendi içlerinde hiç üye yoktu.

Sevgili dostlar, bugün umuyoruz basında da ziyaretimiz ve taleplerimiz yer alır ve ben basından önce size bilgi verebilmek istedim ama şimdilik daha detaylı yazamıyorum; belki heyetteki arkadaşlarımdan eklemeler yapacaklar olacaktır. Ama şunu söylemeliyim ki dün yine Kagider’in de tarihine not düştüğümüz, umuyoruz ülkemizin de yeni anayasa sürecine katkıda bulunduğumuz önemli bir görevi yerine getirdik; katkı veren tüm üyelerimizin sayesinde olabildi bu.

Başta Anayasa Çalışma Grubu’nda emek veren arkadaşlarım olmak üzere tüm üyelerimize teşekkür etmeyi görev sayıyorum. Süreci takip etmeye devam edeceğiz. İşimiz burada bitmedi.

Hepinize içten sevgilerimi yolluyorum.

Meltem  http://www.kagider.org/resim/27032012113952.pdf

Zihni ‘de Zeynep Arabacıoğlu İle Çok Özel Bir Gece

22 Mart Perşembe,tamamen spontene, hatta benim için Berrin tarafından kaçırılma, ama çok mutlu bir gece oldu.Önce EWMD toplantısına katılmak üzere saat 18.oo de Polat Tower’da oldum. Son dönemlerde ne kadar istesem de bir türlü katılamadığım, toplantılara katılmak, arkadaşlarımla bir arada olmak, yeni arkadaşlarımızın katılmasıyla gruba yansıyan yeni heyacan mutlulukla toplantı , çok verimli  geçti.Proje grubunun çalışmaları da çok umut verici ve devamlılığı olacak cinstendi.Kararlar alındı, uygulama hemen devreye giriyor, bu çok güzel, özellikle, kız öğrencilere ve öğrencilere  yönelik çalışmaları tekrar paylaşacağım.  Çok özlediğim ,Berrin ve Perihan ilede toplantı sayesinde bir araya gelmek benim için çok iyi  oldu. Her zamanki çılgın, hiperaktif, çocuksu, haliyle hepimizi hep enerjik tutan Berrin, yine müthişdi. Görüşmediğimiz kısacık zamanda, Avusturya Alpler, Küba, yurtiçinde Denizli , bu gün Bursa daha bilemediğim bir sürü aktiviteyi hızlı hızlı bana anlatırken, hepimizi, düşündüren, şaşırtıcı,  soruları ile de  toplantı konuşmalarına, aktif katılıyordu.

Sonra birkaç Kagiderli arkadaş yemeğe gidiyoruz, hemen oluşan bir karar, sen de gel deyince hiç düşünmedim.Buluşacağımız arkadaşlarım da çok sevdiğim, uzun zamandır görmediğim arkadaşlarımdı. Keyifle toplantı sonrası biz üç kız yola çıktık, ben şöförleri olarak nereye gidiyoruz, dediğimde Nişantaşı Zihni seçimine de çok sevindim. Benim için harika bir nostalji ama , hala Zeynep’e gittiğimizi anlayamadım.Belki daha da iyi oldu, hepsi bir arada hiç programlanmadan çok özel bir gece oldu.

Sevgili Zeynep’i mutlaka izleyeyim derken kendimi bir anda karşısında buldum, hem de hiç aklımda yokken çok sevdiğim beş arkadaşımla birlikte.

Bu çok hoş gelişen buluşma,  sevgili üyemiz, Pınar Akalın’ın bugünkü mailini anımsattı bize,

KAGİDER’li olmak çok acayip bişiy!

Dün sabah mentorümle bir iş konusunda uzuun uzun yazıştık. Sonra İTO’daki KOBİ zirvesine uğradım biraz, arada Begüm Özdoğularlı geçiyormuş uğramış, yanıma geldi sarıldık öpüştük; derken şahane bir akademisyen panelinin içinde başarılı iş kadını Berna İlter çıktı konuşma yaptı. Hocalarımızın teorik ve gözleme dayalı sunumlarının içinde nasıl bir “gerçeklik” rüzgarıydı, hikayesi ve geldiği nokta inanılmaz! Sonra çıktım Eminönü’nde arabaya doğru yürürken arkadan bir hanım “Sinem” diye seslendi, demekki kadın girişimcilerin iletişim kurabildiği ayrı bir frekans var ki adım Sinem olmasa da üstüme alındım, döndüm baktım şık bir hanım el kol sallıyarak fb’dan yazışmıştık ya ben Ayşe, Ayşe Ünal dedi, sarıldık öpüştük.

Her taraf sevgi dolu akıllı meleklerle kaplı, sağdan soldan çıkıçıkıveriyorlar 

Hava bugün şahane, mis gibi kokuyor, herkese verimli, güzel bir gün dileklerimle.. Pınar Akalın

Meltem Gürler,çok sevdiğim değerli reklamcı arkadaşımın, 4 sene önce Garanti Bankası Kagider  Girişimcilik Zirvesindeki konuşmasından etkilenerek,  şirketimizin tüm, blog, facebook, twitter çalışmalarını başlatmıştık. Sevgili Bahar Kayserilioğlu, (Kurumsallaşma ve Yönetim danışmanımız),birbuçuk sene önce Meral blogunda yaptıklarını, yazsana dedi, o da başka bir motivasyon oldu. Sevgili Aydan Baktır yaratıcı,çalışmalarıyla, Kagider’in hepimizin iletişim, reklam  danışmanı, hep çok güzel örneğimiz, korsan yazarımız, Perihan Görücü, sevgili Berrin Kuleli‘nin ablası ve benim tasavvuf derslerinde, tez arkadaşım, ve tabi Berrin, çılgın Berrin’im, hepimizin gizli müşteri araştırmacısı , ya Zeynep Arabacıoğlu, sanat evi sahibi ve latin şarkıları yorumcusu ,evet hepimiz Kagider’li hepimizin birbirimize yansıması katkısı müthiş,

Kagider’li  olmak çok büyük bir zenginlik hepimizin ortak fikri.

Neler konuştunuz, derseniz, Meltem’in başkanlığında hazırlanan Kagider’in  Anayasa Çalışmaları, eğitimde 4+4+4 sendromu, işlerimiz, eşlerimiz,annelerimiz,  herşeyimiz çocuklarımız,biraz sanat, sinema günleri, sergiler,biraz seyahatlerimiz, biraz önümüzdeki günlerin aktivitesi, biraz çevremizdeki güzel insanlar, biraz da küçük sırlar….

Zihni yeni yerinde, eski keyfinde kalitesinde ve tadındaydı, Zihni Bey de herzamanki  zarif duruşu ile bizlerleydi. Yemekler özenli ve güzeldi, ama  arkadaşımız Zeynep Arabacıoğlu‘nun  sahneye çıkmasıyla  her şey çok daha güzelleşti, farklılaştı. Hep söylüyorum,Zeynep sahneye çok yakışıyor, sahnedeki doğallığı, rahatlığı, romantik, duygusal, duruşu, bakışı, mükemmel tebessümü, ile herkesi kendine bağlıyor. Gelenler hep onu sevenler tanıyanlar olunca çok güzel  nezih  bir ortam oluşuyor.Sesi çok içten ve duygu yüklü,heyacan yüklü,çoşku yüklü,zerafet yüklü.

Perşembe gecesi, gençliğimin aşkı Nişantaşın’da  Zihni’de , sevdiklerimle, özlediklerimle çok keyifli ,hoş geçti.

Sağol Berrinim,

Meltem Kurtsan İle Çok Keyifli Bir Kahve Sohbeti


http://www.kure.tv/kultur/84-kahve-molasi/kahve-molasi-meltem-kurtsan/58-Bolum/89754/

Sevgili Meltem ile bir araya gelsek, bu kadar güzel bir sohbet etme şansımız olmazdı, çünkü iş, dünya yoğunluğu içinde vakitler o kadar kısıtlı ki, oradan oraya atlayan sohbetler de, hep sormak bilmek istediklerimizi değil, de o andaki akla ilk gelenler konuşuluyor.Halbuki benim Meltem’le ilgili yazmak, anlatmak isteyeceklerim onun kendi sesinden, ofisinde çok keyifli bir sohbetle gerçekleşiyor.Vaktiniz olduğunda sizde benim gibi çok keyifle ve ilgiyle seyredeceğinizi biliyorum.Yanınıza da kahvenizi almayı unutmayın.

Meltem Kagider’in de benim de ilk başkanım. Onunla çok güzel, çok motivasyonu yüksek, duygulu, heyacanlı, günlerimiz, çalışmalarımız oldu. Her yeni kuruluşun heyacanı ne kadar çok yüksek ve farklıysa, o heyacanı ve farklılığı da bir arada sevgiyle, kucaklamak, her fikri, katkıyı da, anlayışla değerlendirip çoğaltarak, devam ettirmek, çok önemli.Bu çok önemli devrede, sevgili Kurtsan hepimize çok sıcak ve anaç yaklaştı. İlk zamanlarda, genelde birbirimize yakın yaşlarda bir grup olmamıza rağmen onun sevgisinde hep çok tatlı bir kollama, kucaklama duygusu, hepimizi birarada olmak ve güçlü büyümek için çok iyi yönlendirdi. Bir bayrak yarışı olan Kagider yönetiminde, iki dönem kurucu başkan ve başkanlık döneminde, ileriki dönemlerde  yine çok iyi başarılı güçlü ekiplerle  Kagider’in devam edeceğini, şimdiden buna hazırlanmayı hep gösteren anlatan oldu.

Meltem Kurtsan hep çok çalışkan, çok disiplinli ve programlı. Her zaman ona çok yakışan mütevaziliği ile, özgüvenli duruşunu ve sıcaklığını bize çok güzel yansıttı.Kagider’in 37 girişimci kadınla 2002 de kuruluşunun, kuruluşundan önce bir sene biraya gelip, nasıl, nerede, ne zaman için hazırlıklar yapan bu grubun çok güzel öyküsünü Kagider Tarihçesi olarak ayrıca anlatmak istiyorum.Bu gün sevgili Meltem’in doğaya aşkı, doğa ve doğallık için çalışmaları, iyi bir evlat, anne, dost, girişimci kadın olarak başarısının temel sırlarını ve gençlere tavsiyelerini, kendi anlatımlarından yazmaya, ve kendi röportajlarıyla aktarmaya  çalıştım. Aile şirketi Kurtsan Holding, baba Niyazi Kurtsan ile başlıyor.Bu öykü çok güzel bir kitap da “Bir Otacı”nın Öyküsü” adı altında Niyazi Bey’in anlatımları ile yazıldı. Hatta devamı da olacakmış.Ben çok severek, ilgi ve merakla okudum. Devamını da bekliyorum.

Çok çalışkan ve idealist baba Gümülcine göçmeni. Küçük yaşlarda Türkiye’ye göç ediyorlar.Zorluklar yaşıyorlar. Baba önce tıp fakültesini kazanmışken, sonra rahatsızlığı yüzünden gidemiyor, ikinci sene de tesadüfen eczacılığı kazanarak devam ediyor ve mezun oluyor. Çok yaratıcı, çalışkan ve girişimci özellikleri olan Niyazi Bey eczane ile yetinmeyip labaratuar kurup doğal ilaçlar konusunda ilk günlerden çalışmaya başlıyor. Sonra evlendikleri zaman daha lisede olan eşi de üniversite okumak isteyince onu da eczacılığı seçmeye yönlendiriyor. Çocuklar evde hep çalışan, okuyan anne baba modeli ile onlarda hep okuyan ve anne babaya işlerinde yardım eden oluyorlar. Meltem hanım da babası gibi, herzaman öğrenmeye okumaya çok meraklı. Eczacılık Fakültesinden mezun olup çalışma hayatına başladıktan  10 yıl sonra, Harward’a gidip işletme mastırı da yapıyor.Şiketin büyüyüp holdigleşmesinde de çok katkıları oluyor. Yine hep doğa dostu ve bilgiye, bilime çok meraklı Meltem Kurtsan geçtiğimiz yıllarda Eczacılık Fakültesinde yeni kurulan Fito Terapi  bölümü için tekrar klasik test  imtihanlarına girip başarılı olup bir ikinci yüksek lisans yaptı. Sevgili Meltem’in her anı bilimle, yeni şeyler öğrenmekle, sporla, yogayla, sosyal çalışmalarla  çok dolu. Bunları buradaki satırlara sığdırmak mümkün değil. Bence Meltem için de, çok güzel bir kitap yazılmalı. Son görüştüğümüzde Bodrum daki arsasına sakız ağacı ekmek için uğraşıyordu.Bu çok değerli arkadaşımızı, başkanımızı, sizlere anlatmaya çalışırken , çok keyif aldım, onunla anılarımızı tazeledim, onun enerjisini , bilgiye, doğaya saygısını bende kendime yeniden aşıladım.Hayatındaki bol ödüller, çocukluğunda aldığı, ciddi bale eğitimi, her zaman sporun çeşitli dallarında çalışmaları, doğaya verdiği değer, bilgi küpünü hep doldurma iştahı, isteği, Meltem Kurtsan için söylenecek anlatacak çok şey var.Ben araştırırken içinden çıkamadım. Kitap yazılmalı diyorum, ısrarla.  İnşallah sizler de okuyacak, dinleyecek vakit bulursunuz, sevgiler.

Gençlere yararlı olmak için yapılmış çok güzel başka bir sohbeti de aşağıya ekledim.

Başarının Sırrı MELTEM KURTSAN                                                                                     Meltem Kurtsan (MK)Bülent Şenver (BŞ) 14.02.2010

BŞ: Değerli Gençler, “Başarının Sırrı” programına hoşgeldiniz. Başarının sırrını konuşmak üzere bugün bir misafirimiz var. Misafirimiz Sayın Meltem Kurtsan. Hoşgeldiniz.

MK: Hoşbulduk.

BŞ: Meltem hanım, hem Kurtsan İlaç’ın Yönetim  Kurulu Başkanı, Hem  Kurtsan Medikal, Otacı A.Ş. ‘nin Yönetim Kurulu Üyesi ve bu şirketlerin ortağı. Meltem Hanım biliyorsunuz  ben “Kulağınıza Küpe Olsun “isimli bir kitap hazırladım. Bu kitapta 152 adet işadamımızın başarı sırları var. Biz de bugün sizinle istiyoruz ki başarının sırlarını sohbet şeklinde gençlerimize aktaralım.

Sizce başarı nedir?
 
MK: Önce teşekkür ederim beni konuk ettiğiniz için programınıza ve kitabınıza. Gerçekten başarının tanımı çok değişik olabilir. İnsan başarıya ulaştığı zaman ya da çok başarılı görüldüğü zaman , kendini başarılı hissetmiyor olabilir. Genel olarak şöyle diyebilirim ki koyduğu hedefe, istediği noktaya ulaştığında insan kendini başarılı adledebilir diye düşünüyorum.

BŞ: O zaman konulan  hedefe ulaşmak bir başarıdır.

MK: Evet ama bu başarınında sürekli olabilmesi için , koyulan hedefin ileriye gitmesi lazım. Siz koyduğunuz hedefe ulaştığınız anda , belki  başka bir hedef daha koymuş oluyorsunuz. Ona ulaşmak için çabalarken başarınızın tadını pek çıkartamıyor olabilirsiniz.

BŞ: Siz hayata “Ben başarılıyım” dediğiniz oldu mu?

MK: Oldu. Bunun çok tescillendiği zamanlar oldu. Okul birincisi olduğum zaman, liseyi birincilikle bitirmiştim. Gerçekten şaşırmıştım, ben normal görevimi yaptığımı düşünmüştüm. Ayrı bir çaba harcadığımı düşünmemiştim ama bu yaptığım çabanın sonucunda en azından aynı okulda okuyan diğer arkadaşlarımın arasından sıyrılıp birinci olduğumu öğrendiğim zaman bunun bir başarı olduğunu düşünmüştüm. Ben farkında değildim, üniversiteye başlamıştık ve o geride kalmıştı. Yeni bir hedef vardı, üniversiteye girmek, üniversiteyi bitirmek, master yapmak.

BŞ: İş hayatında o hissi hiç duydunuz mu? Ne oldu da iş hayatında “Bak ben başarılı oldum” dediniz? Okumaya devam et