Tatildeyim;Hem de Prensle….

fotograf (75)Bodrum’dayım; evi açmak yeni düzenlemeler ile yaşamı olabildiğince rahat konforlu, keyifli hale getirmek için önce bir koşuşturmaca başladı; sonra prensim bize geldi; hafta sonları annesi babası gelip, gitme programlarını yaptılar. Şimdi tüm düzen oturdu; hem çok sevdiğim denizimleyim, hem Bodrum’dayız hem prensleyiz. Bütün bunlar yerini bulduğunda galiba benim tatilim başladı dedim.

fotograf (85)

Prensimle  beraber denize girmenin dışında  farklı değişik programlar yapıyoruz. Partiler düzenliyoruz, partilere gidiyoruz, yeni yerler, yeni oyunlar keşfediyoruz.fotograf (87)Prens’le bütün kış ne zaman havalar ısınacak Bodrum’a gideceğiz diye hayaller kurarken artık onunla dolu dolu Bodrum’u yaşıyoruz. Yeni arkadaşları var, bu sene ilk defa evlenmeyi düşünür, rüyasında görür oldu. Beğendiği kız arkadaşları var.Bence hepsini ayrı ayrı anlatmalıyım.

Eveeeeet Bodrum’u çok seviyorum.İlk tanıştığım 70’li yıllardan beri çok seviyorum. Her geçen gün de daha çok seviyorum.Bol bol yüzüyorum;sırayla sevdiğim yerlere gidiyorum.Prensim’imle çok vakit geçiriyorum. Çocukları daha çok görüyorum. Sevdiklerim, dostlarım, arkadaşlarım hep gidip geldikçe buluşuyoruz.

IMGP2834

Bodrum’da yazacak çok ama çok şey var. Her yer de geçen seneye göre farklılaşmalar var.Ben daha güzel fotoğraflar çekmeyi planlıyorum. Evimiz bile bayağı değişti, farklılaştı.Hepsi ayrı heyecan keyif veriyor.Girişimcilik ve çevre haberlerini paylaşmaya devam ederken tüm bunları anlatacağım. Bu güne kadar yazdığım girişimcilik hikayelerini de tekrar paylaşacağım.Günler farklı heyecanlarla dolu. Tatildeyim; hem de prensle….

Artık Bir Fikri Var….

Prensim  sürekli yeni şeyler öğreniyor, her hafta bir önceki haftadan  daha  farklı. O küçücük bebek hızla büyüdü, akıllı  minik bir delikanlı oldu.Artık bir çok konuda kendine ait bir fikri var…

9427_278229965322_5781420_n

 Eylül 2009

Her hafta yeni öğrendiklerinle bizi şaşırtıyor.Artık tuvalete kendi başına girmek istiyor. Daha önce gittiğimiz yerlerde gayet bilinçli bir şekilde; siz burada bekleyin ben bir bakıp geleyim deyip bize neler bildiğini gösteriyor. Yemek seçimlerinde son derece özgür bilinçli seçimler yapıyor.Tabaktaki tüm kurabiyeleri  kendi yemek isterse;  “Onu ben alim canım.” diyerek hızla ve bütün sempatikliği ile yaklaşıyor.

Aralık 2009

Ya da elimizden Ipad’i almak isterse; bak sana ne vereceğim deyip,elindeki  iki objeyi sana uzatıyor, senin ellerin açılıp Ipad’i bıraktığında objeleri eline koyup, Ipad’i alıyor.

Bir Fikrim Var...

O kadar yerinde ve güzel kullandı ki hiç tartışmak, düşünmek istemedim.Bu fikre varım dedim.Bir ay kadar önce; ona sadece bir oyuncak araba alma sözümüz için mağazaya girdik. Seçmek için uğraştı, didindi, sonunda elinden iki tanesini bırakamadı, yanımıza geldi,

IMGP0278

Eylül 2010

“Bir fikrim var, dedi ciddiyetle; arabanın birini Necil alsın, birini de sen, olur mu?” Fikir güzeldi, sorusunu çok kibarca ve ısrarsız sordu; bir şansını denemek istemişti. Babinisi böyle akıllıca ve güzellikle sorulan soruya nasıl hayır derdi ki! Bir daha da bu konuda hiç pazarlık, yapmadık. Zekasını kullanıp  ödülünü almıştı.

382951_10150499520234311_12443943_n

 

Aralık 2010

Geçtiğimiz ay beraber olduğumuz  bir Pazar günü öğle yemeği için köfte  yiyelim mi ?diye konuştuk. O da yemek yememe bahanesi ile; Nişantaşı’nda annesiyle Sultanahmet Köftecisine gittiklerini oranın köftesini beğendiğini söyleyip; başka  köfteci sevmem dedi.

299601_10150771718695323_1322584_n

Ağustos 2011

100_0192

Kasım 2011

Bağdat caddesinde de bir çok Sultanahmet Köftecisi olduğunu düşünememişti. Aaa öyle mi! hemen o zaman bizde buradaki Sultanahmet köftecisine gideriz diye önünde durunca ne yapacağını bilemedi, şoka uğradı.Kendi oyununa gelmişti.Halini görmeliydiniz.

IMGP1249

Mayıs 2012

İlk zamanlar en çok müzikli oyuncaklar ilgisini  çekti.Sonra yapbozlarla çok severek oynadı. İki yaşından  sonrada  da arabaları öncelik kazandı.Müzik tutkusu, ilgisi hep var.Her zaman bir TOP 10 listesi var.

IMG-20120712-00004Temmuz 2012

Güneş gözlükleri ile arası hep iyiydi, haziran 2012 de de numaralı gözlük takmaya başladı,

545994_10152135759580323_150891556_n

Eylül 2012

Her gün yaşamdan öğrendiklerini o da hızla bize satıyor,çok da başarılı.

524254_10152387776495323_168097863_nAralık 2012

Prens büyürken sürekli bizi şaşırtmaya devam ediyor.Yılbaşı davetinde papyonu ile geldi, hediyesini de kendi verdi.

11946_10152762851620323_409115974_n

Nisan 2013

Henüz 3.5 yaşında, ama şimdiden minik bir delikanlı, hızla da büyümeye devam ediyor. Biz de hep şaşırarak , sevgiyle,  aşkla onu izliyoruz.

Prens’le CKM’de

Lise ve Üniversite  okul yıllığımda Meral’e en çok nerede rastlamak münkün sorusunun karşısında AKM, Sanat Galerileri, ve Fransız Kültür Merkezi yazıyor.O zaman Teşvikiye’de yaşıyordum, konserler,kitapçılar, sinemalar, tiyatrolar ve sergiler en önemli vazgeçilmezlerimdi. Yıllar, yıllar geçti, uzun zamandır Kadıköy yakasında yaşıyorum, AKM kapandı. Ben yine bol bol konser ve sergilere gitmeye devam ediyorum. Bu aralar en çok görüldüğüm yerlerden en önemlisi  ise, Caddebostan Kültür Merkezi . CKM’nin içinde sinemalar,bir çok sergi salonları, konser salonları,tiyatro söyleşi  salonları,kütüphane  ve de kitapçılar bir arada. 133_1289

Hepsi benim  vazgeçilmezlerim.Her pazar prensimle buluştuğumuz da da; zaman zaman, vaktimizin  bir kısmını CKM de geçiriyoruz.

133_1286Onun için seçtiğimiz tiyatroya, baleye konsere  gitmek için CKM ye gidiyoruz. Gösteri saatinden önce gelip sergileri dolaşıyoruz, kitapçıya uğruyoruz. Hepsinden beraberce çok keyif alıyoruz. .Gösterileri seyrettikten sonra sanatçıları tebrik edip bazen de fotoğraflar çektiriyoruz.

133_1273

Sergileri gezerken ikimiz de ayrı ayrı beğendiğimiz resimleri seçiyoruz.Yukarıda ki resim Aslan’ın Muzaffer Oruçoğlu’nun Antagonizma sergisinden en beğendiği;                                                       aşağıdakiler ise Şemsettin Başkurt’un “Bir Ustanın Anısına  sergisinden seçtikleri”133_1260Son derece sade ve  minimal olanları seçmiş.133_1268Bazen oturup ilgili DVD leri sanatçıların hayat hikayelerini izliyoruz.O henüz 3.5 yaşında ama paylaştığımız çok şey var.Lise yıllarımda sergileri dolaşırken genelde yalnız olurdum, benim bu merakımı benim kadar istekle paylaşan kimsem yoktu. Bazı sergilere defalarca gittiğim olurdu.26090313285841204 İlk sinemaya babam dört yaşlarımdayken  götürmüştü. Beyoğlu’nda Yeni Melek sinemasında Walt Disney’in Uyuyan Güzel‘ine gitmiştik. Sinema salonuna girdiğimizde film başlamıştı. Karanlıkta birden karşıma çıkan prensesin  o kocaman gözlerini hiç unutmadım. Babam tiyatroya da çok götürürdü. O zamanlar gezi adresimiz kışın genelde Beyoğlu idi.O günlerin Beyoğlu’su ile çok anım var. İlk konser hatıram ise yine babamın götürdüğü; ilkokulda küçücük bir kızken Johny Hallyday ve  Sylvie Vartan konseri oldu. Dünya Sineması’nda ki konserleri çok ses getirmişti. Sonra kızımla AKM de her cuma  Devlet Senfoni Orkestrası konserleri senelerce vazgeçilmezimiz, oldu. Seyahatlerimizde de hep konser ve sanat tarihi gezileri programımızın  başında yer aldı. Oğlumla  Michael Jackson konseri anım; kocaman aşkımın  beni AKM’ye Münir Özkul anma gecesine davet ederek ilgimi çekmesi, hepsi, hayatımda önemli anılar. Evet yıllıkta yazılanlar, hayatımda  aynı heyacan, ve etkisiyle  devam ediyor,bu sefer prensim de işin içinde. Babamın bu tercihlerim de  bana çok etkisi olmuştur diye düşünüyorum.Bakalım prensim de büyüyünce neler hatırlayacak.

Prensle Akvaryum’da

Her pazar prensimle  olduğumuz, onunla hiç bir şeye değişilmez saatler geçirdiğimiz için ne kadar  şanslı olduğumuzu söylemeye, anlatmama gerek yok. Onunla  gittiğimiz her yer, geçirdiğimiz saatler çok değerli.  Geçtiğimiz pazarlardan birinde havayı biraz güzel görünce rotamızı hemen Akvaryum’a çevirdik. Beraberce çok heyacanlı, meraklı, öğretici, değişik, keyifli  saatler yaşadık. Sizlerle de paylaşmak istedim.133_1167Pazar günü sabah 10:30 da Nişantaşından yola çıktık. Sabah o saatlerde yollar çok güzel. Çabucak Akvaryum’a vardık. Arabamızı valeye verip hemen içeri daldık.Biletlerimizi kulaklıklarımızı alıp sırayla dolaşmaya başladık. Önce Türkiye’nin çevresindeki denizlerden geziyi başlattık. Sonuna kadar bütün dünya denizlerini ve içinde ki canlıları görerek,dinleyerek devam ettik. 133_1171Akvaryum Florya’da. Hafta arası saat 10:00- 19.00 arası hafta sonu 10:00- 20:00 arası açık.

133_1169

İstanbul Florya’da bulunan dünyanın en büyük dev tematik akvaryumu geçen yaz Haziran ayında açıldı.Dünyanın en büyük tematik akvaryumu olan İstanbul Akvaryum, 1500 farklı türde 15 bin su ve kara canlısı ile İstanbul’un yeni cazibe merkezi oldu. Dünya çapında temalandırma anlamında rakiplerinden farklılaşan, içerisinde yer alan 16 tema ve 1 Yağmur Ormanı ile eşsiz bir deneyim sunuyor.

133_1175

Giriş ücretleri 29 TL , öğenci 22 TL ödeyecek. Ayrıca, ailelere özel indirim var. 3 yaşından itibaren ücretli.
133_1176

Florya’da yaklaşık 100 dönüm arazide yer alan kompleks, belediye tarafından projelendirildi. Hacmi ve barındırdığı canlı çeşidiyle gezi güzergahlarındaki aktiviteleriyle dünya çapındaki tüm akvaryumlar içerisinde önemli bir konuma sahip olan komplekste, gezi güzergahı Karadeniz’den, Pasifik’e uzanan toplam 16 bölge ve bir yağmur ormanından oluşuyor.

133_1179

İki kattan oluşan toplam 22 bin metrekarelik akvaryumda, alanların temalandırılmasında o alanın kültürel, coğrafi, tarihsel ve mimari özellikleri, buna uygun dekoratif unsurlar, interaktif oyunlar, filmler ve alan hakkında detaylı bilgilerin verildiği görsel grafikler de yer alıyor. Her biri 6 bin 800 metreküp su hacmine sahip 64 tankın bulunduğu akvaryumdaki bin 500 çeşit toplam 15 bin deniz ve kara canlısı, doğal ortamlarına en yakın koşullarda yaşamlarını sürdürecek.

Keyifli pazarlar, sevgiler, sevgiler

Yeni Yıl’a Fındıkkıran ile Başladık

Yeni Yıl’a Fındıkkıran ile başladık.Aralık, Ocak ayı yeni yıl buluşmaları, kutlamaları, davetleri ile devam ederken, bu hafta prensimle Fındıkkıran Çocuk Balesine gittik. İDOB  bu muhteşem eserle çocuklara gerçek bir şölen hazırlamış. Bizim içinde tam bir yeni yıl gösterisi oldu.İDOB Çocuk Balesi, bale eserlerini çocuklara tanıtmak ve sevdirmek amacıyla, ünlü Rus besteci P.İ. Çaykovski’nin “Fındıkkıran” balesini farklı bir yorumla ilk kez seyirciyle buluşturuyor.

Deniz Olgay Yamanus‘un eserin özgün libretto ve müziğini özet haline getirerek sahneye koyduğu “Fındıkkıran” balesi, yeni yıl kutlamalarıyla özdeşleşmiş ve pek çok bale topluluğu tarafından yılbaşında sahnelenmesi gelenekselleşmiştir.

DSC_2707Clara’nın yılbaşı armağanı olarak aldığı Fındıkkıran oyuncağıyla ilgili rüyalarını konu alan büyü – masal tarzı “Fındıkkıran” balesi,  İDOB’un çocuklara yeni yıl hediyesi!

İzleyici çocuklarla iletişimi sağlayan anlatıcı karakterin de bulunduğu bir perdelik “Fındıkkıran” çocuk balesi’nin koreografisini Deniz O. Yamanus, Bahar Vidinlioğlu ve Serap Meriç yapıyor. Dekor tasarımı Efter Tunç’a, kostüm tasarımı Gizem Betil’e ait eserin ışık  tasarımıysa Metin Koçtürk imzasını taşıyor.

findikkiran0

Prensim daha 3.5 yaşında bile değil, bir senedir, çocuk tiyatrolarına gidiyoruz, ama bu sefer ilk kez gerçek bir baleyi Çaykovski müziğiyle dinledik  ve seyrettik. Ben de onunla ilk kez bu tecrübeyi yaşarken, çok heyacanlandım, sonunda da inanılmaz mutlu çıktık salondan.Seyrederken neden konuşmadıklarını anlamadı ve sordu, ama   sabırla sonuna kadar merakla izledi ve dinledi.İkimiz için de harika bir yeni yıl kutlaması oldu.

Yılbaşı öncesinde Clara ve Fritz’in ailesi evlerinde bir parti vermektedirler. Misafirler soğuk kış gününde yavaş yavaş gelmekte, çocuklar sokakta oynamaktadırlar. Clara’nın büyük babası Drosselmeyer çocuklar için hediyelerle gelir. Misafirler yılbaşı ağacının önünde dans etmektedirler. En güzel hediye Clara’ya gelen Fındıkkıran dır. Fritz kıskanır. Misafirler ve çocuklar hep beraber dans eder, eğlenirler. Parti sona erince herkes ayrılır ve aile yatmaya gider. Clara koltukta Fındıkkıran’ı ile uykuya dalar ve bir düş görmeye başlar.

_wp_es_foto_ef0424s06

Her yerde fareler vardır. Clara kaçmaya çalışır fakat fareler onu durdururlar. Oyuncak Fındıkkıran prense dönüşür. Fareler ile savaşır ve onları yener. Prens ve Clara beraber bazı ülkelere doğru yol alırlar.Bu sırada Clara rüyadan uyanır ve kendisini Fındıkkıran’ı ile beraber evlerinin salonunda bulur.

fft99_mf2918662

Bu sene Nişantaşı sokakları ve caddelerinin  yılbaşı konsepti de Fındıkkıran Balesinden esinlenmesi çok hoş olmuştu. Büyükler,  küçükler,herkesin beğenisi kazanması belki hepimizi Clara’nın o düş masallarına götürmesi idi.